logo
09 MAYIS 2026

Kuşburnu C vitamini deposu

23.05.2002 00:00:00
Kuşburnu, C vitamini içeriği bakımından meyve türleri arasında en yüksek orana sahiptir, 100 gram kuşburnunda 5300 miligram C vitamini var. Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi (GOPÜ) Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümü Öğretim Üyesi Dr. Mehmet Güneş, Tokat ve çevre illerde yetişen kuşburnu bitkisinin C vitamini kaynağı olduğunu söyledi. Dr. Güneş, kuşburnunun meyve ve diğer bitkisel özellikleriyle oldukça fonksiyonel bir bitki olduğunu belirterek, "Kuşburnunun en dikkat çekici özelliği, vücutta depolanamadığı için günlük alınması gereken C vitamini içeriği bakımından bütün meyve türleri içerisinde en yüksek orana sahip olmasıdır. Yapılan araştırmalarda 100 gram kuşburnu meyvesinde 5300 miligram C vitamini belirlenmiştir. Kuşburnu meyvesi, C vitamini yanında diğer bazı vitamin ve mineral maddeler bakımından da zengindir. " dedi.

"Yeterli ilgi göremiyor"

Kuşburnunun dikenli, doğal bir çit bitkisi olduğunu kaydeden Dr. Güneş, "Meyvesinden marmelat, çay, meyve suyu, pasta sanayinde katkı maddesi, bebek maması, şarap gibi gıda maddeleri yapılmaktadır. Eczacılıkta vitamin tabletleri yapımında kullanılmaktadır. Kuşburnu çekirdekleri ise öğütülerek besi hayvanlarına yem olarak kullanılmaktadır. Birçok kullanım alanına sahip olmasına rağmen kuşburnu Türkiye'de gereken ilgiyi görememektedir" diye konuştu.

İsrail basını Türkiye'yi düşman kategorisine koydu


 
İsrail basını, Tel Aviv yönetiminin Türkiye'nin yükselişinden rahatsız olduğunu belirterek "Türkiye'nin, Yunanistan'dan Yemen'e Mavi Vatan İmparatorluğu inşa ettiğini" savundu.
 

09.05.2026 00:20:00
AA
İsrail basını Türkiye'yi düşman kategorisine koydu
İsrail basını Türkiye'yi düşman kategorisine koydu

İsrail'in Kanal 13 televizyonunda yayınlanan analizde, "bölgedeki güç merkezlerinde faaliyetlerini sıklaştıran Türkiye'nin baskın yükselişinin, İsrail için eşi benzeri görülmemiş bir zorluk teşkil ettiğine" dikkati çekti.
Analizde, Türkiye'nin "bölgedeki güç merkezlerinde faaliyetlerini sıklaştırdığı ve bölgedeki jeopolitik boşluğu dev adımlarla doldurduğu" öne sürüldü.

Türkiye'nin "Mavi Vatan" doktriniyle, Karadeniz ile Akdeniz arasındaki kilit deniz geçiş noktalarını kontrol edeceği ve Doğu Akdeniz'deki gaz ve petrol yataklarına ulaşarak, enerji bağımsızlığını sağlayacağı savunulan analizde, "Türkiye artık sadece haritalar çizmekle yetinmiyor. Bunları güç ve agresif bir diplomasi yoluyla hayata geçiriyor" ifadelerine yer verildi.
Analizde, "Türkiye'nin Suriye ve Libya'da kontrol sahibi olduğu" vurgulanarak, bunun Akdeniz'den Avrupa'ya bir "deniz köprüsü" oluşturmasını sağladığı; "Somali'de ise Babül Mendeb Boğazı üzerinde etki sahibi olduğu ve burada uydu fırlatma kapasitesine sahip bir üs kurduğu" belirtildi.

İsrail merkezli yayın organı, ABD ve Avrupa için Türkiye'nin değişilmez bir müttefik olduğuna işaret ederek, "Eşsiz coğrafi konumu sayesinde Türkiye NATO ve ABD için stratejik bir dayanak noktası olarak yeri doldurulamaz bir öneme sahiptir." ifadelerini kullandı. Üç kıta arasında bir köprü görevi görmesi, Boğazlar gibi kritik geçitleri kontrol etmesi, Orta Doğu'yla tampon bölge işlevi görmesi ve ABD ile askeri işbirliği yapmasının, Türkiye'yi hayati bir konuma taşıdığı ileri sürüldü.

İsrail, Türkiye'yi durdurmaya çalışıyor

Analizde, İsrail'in Suriye'ye düzenlediği saldırılarla, Yunanistan ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) ile kurduğu ittifakla ve Somaliland'ı ülke olarak tanımak gibi adımlarla Türkiye'yi durdurmaya çalıştığı ifade edildi.

"Türkiye'nin baskın bir güç olarak yükselişi, İsrail için karmaşık ve eşi benzeri görülmemiş bir zorluk teşkil etmektedir." ifadesini kullanan İsrailli yayın organı, Ankara'nın Tahran'ın aksine bir NATO üyesi ve ABD ile müttefik olduğuna dikkati çekti.

Bu durumun, Türkiye'nin Gazze ve Suriye'de İsrail ordusunun hareket kabiliyetini kısıtlamasına neden olduğu ve İsrail'in çıkarlarını doğrudan tehdit ettiği de kaydedildi.

BTP lideri Hüseyin Baş’tan tarihi vurgu: ‘Küresel güç mücadelesinin en kritik dönemindeyiz’

Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Hüseyin Baş, küresel siyasette yaşanan son gelişmelere ilişkin çarpıcı açıklamalarda bulundu

09.05.2026 00:10:00 / Güncelleme: 09.05.2026 01:00:15
Haber Merkezi
BTP lideri Hüseyin Baş’tan tarihi vurgu: ‘Küresel güç mücadelesinin en kritik dönemindeyiz’
BTP lideri Hüseyin Baş’tan tarihi vurgu: ‘Küresel güç mücadelesinin en kritik dönemindeyiz’
Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Hüseyin Baş, küresel siyasette yaşanan son gelişmelere ilişkin çarpıcı açıklamalarda bulundu.

Baş, ABD ile İran arasındaki gerilimin arka planında yeni bir dünya düzeni mücadelesinin yattığını belirterek, Türkiye'nin bu süreçte "Milli Ekonomi Modeli" ile kendi yolunu çizmesi gerektiğini vurguladı.







"Küresel Güç Mücadelesinin En Kritik Dönemindeyiz"

Dünyanın bölgesel krizlerin ötesinde, sert bir küresel hakimiyet mücadelesine sahne olduğunu ifade eden Hüseyin Baş, ABD-İran gerilimini şu sözlerle değerlendirdi:

"Mesele yalnızca İran meselesi değildir. Mesele; enerji yolları, petro-dolar sistemi ve küresel hâkimiyet mücadelesidir. Uzun yıllardır dünyayı dolar üzerinden kontrol eden Amerikan sistemi artık ciddi şekilde sarsılıyor."

Çin'in ekonomik yükselişi, Rusya'nın etkisi ve BRICS ülkelerinin genişlemesiyle ABD merkezli düzenin zayıfladığını savunan Baş, İran'ın bu yeni denklemde Çin ve Rusya ile kurduğu ilişkiler nedeniyle kritik bir noktada durduğunu belirtti.







"Liberal Ekonomi Modeli Refah Üretmiyor"

Türkiye'nin içindeki bulunduğu ekonomik duruma da değinen BTP lideri, mevcut tablonun bir "sistem krizi" olduğunu söyledi. Liberal ekonomi modelinin artık insanlığa refah sağlamadığını ifade eden Baş, şu tespitte bulundu:

"Türkiye'de milyonlarca insan çalıştığı halde yoksullaşıyor, üretim düşüyor, gelir adaletsizliği büyüyor. Bunun adı ekonomik kriz değil, yanlış sistem krizidir."







"Kurtuluş Milli Ekonomi Modeli'ndedir"

Hüseyin Baş, Türkiye'nin başkalarının projelerine eklemlenmek yerine kendi medeniyet perspektifini ortaya koyması gerektiğini belirterek, çözümün Milli Ekonomi Modeli olduğunu vurguladı. Devletin ekonomide güçlü olduğu, milli kaynakların halk yararına kullanıldığı ve alım gücünün artırıldığı bir sistemin sadece Türkiye değil, dünya için de bir çıkış yolu olduğunu ifade etti.

Baş, açıklamasını "İnanıyoruz ki bu kritik süreçte ülkemizin geleceğini emperyal baskılar değil, milletimizin bu gerçekleri görüp tavır alması belirleyecektir" sözleriyle noktaladı.







BTP Lideri Hüseyin Baş'ın sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı açıklamanın tam metni:

Bugün dünya, yalnızca bölgesel krizlerin değil, küresel güç mücadelesinin de en sert, en kritik dönemlerinden birini yaşamaktadır.

ABD ile İran arasında yaşanan çatışma ve perde arkasındaki pazarlıklar, aslında yeni dünya düzeninin nasıl şekilleneceğini açıkça göstermektedir. Çünkü mesele yalnızca İran meselesi değildir. Mesele; enerji yolları, petro-dolar sistemi ve küresel hâkimiyet mücadelesidir.

Uzun yıllardır dünyayı dolar üzerinden kontrol eden Amerikan sistemi artık ciddi şekilde sarsılıyor. Çin'in ekonomik yükselişi, Rusya'nın artan etkisi, BRICS ülkelerinin genişlemesi ve milli paralarla ticaretin yaygınlaşması ABD merkezli düzeni zayıflatıyor.

Gelinen noktada İran; Çin ve Rusya ile kurduğu ilişkiler nedeniyle bu yeni güç denkleminde çok kritik bir yerde duruyor. Bu nedenle bugün yaşanan süreç sadece bir Ortadoğu gerilimi değil, küresel güç merkezleri arasındaki büyük paylaşım mücadelesidir.

İsrail güdümündeki ABD ise eski gücünü koruyabilmek adına daha sert ve daha saldırgan politikalar izliyor. Çünkü artık dünyanın tek patronu olmadığını görüyor. NATO içindeki çatlaklar, Avrupa'nın yeni arayışları ve doların alternatiflerinin konuşulması bunun en açık göstergeleridir.

Dünya yeni bir güç dengesine doğru ilerlerken Türkiye'nin nasıl bir yol izleyeceği de hayati önem taşımaktadır.

Bugün ülkemiz, ya yıllardır sürdürülen Batı merkezli ekonomik anlayışlara mahkûm olmaya devam edecek ya da kendi milli tezleriyle yeni dönemin güçlü aktörlerinden biri olacaktır.

Çünkü bugün görüyoruz ki liberal ekonomi modeli artık insanlığa refah üretmiyor. Türkiye'de milyonlarca insan çalıştığı halde yoksullaşıyor, üretim düşüyor, gelir adaletsizliği büyüyor. Bunun adı ekonomik kriz değil, yanlış sistem krizidir.

Bu nedenle Milli Ekonomi Modeli bugün her zamankinden daha büyük bir ihtiyaç haline gelmiştir. Devletin ekonomide güçlü ve otorite olduğu, milli kaynakların millet yararına kullanıldığı, milletin alım gücü ve refahının arttığı, milli kalkınmanın esas alındığı bir anlayış, artık yalnızca Türkiye için değil, dünya için de önemli bir çıkış yolu haline gelmiştir.

Türkiye'nin tarihi misyonu başkalarının projelerine eklemlenmek değil; kendi medeniyet perspektifiyle adalet merkezli yeni bir yol ortaya koymaktır.

Ve bu noktada en önemli görev şüphesiz yine yüce Türk milletinin olacaktır.

İnanıyoruz ki bu kritik süreçte ülkemizin geleceğini emperyal baskılar ve oyunlar değil, milletimizin bu gerçekleri görüp buna göre tavır alması belirleyecektir."

Oytun Erbaş’tan Hantavirüs’e karşı ilginç öneri

Prof. Oytun Erbaş’tan çarpıcı uyarı geldi. Erbaş, "Hantavirüs’e karşı dünyanın en güvenli yeri İstanbul. Kedilere mama vermeyi kesin, fare avlasınlar. Sokak kedileri doğal kalkanımız, avcı içgüdüsünü geri kazandırırsak virüs tehdidini durdururuz” dedi

08.05.2026 19:20:00
Haber Merkezi
Oytun Erbaş’tan Hantavirüs’e karşı ilginç öneri
Oytun Erbaş’tan Hantavirüs’e karşı ilginç öneri
Prof. Dr. Oytun Erbaş, son günlerde dünya gündemine oturan Hantavirüs vakalarıyla ilgili yaptığı açıklamada, Türkiye ve özellikle İstanbul'un bu konuda dünyanın en güvenli yerlerinden biri olabileceğini belirterek dikkat çeken bir öneride bulundu.

Erbaş, "Hantavirüs konusunda dünyanın en güvenli yeri Türkiye ve İstanbul. Kedilere mama vermeyi kesiyoruz, bundan sonra fare avlayacaklar" dedi.

Hantavirüs nedir, nasıl bulaşır?

Hantavirüs, kemirgenler (fare, sıçan gibi) aracılığıyla bulaşan bir virüs ailesidir. Virüs, enfekte hayvanların idrarı, dışkısı ve tükürüğü yoluyla çevreye yayılır. İnsanlar genellikle bu maddelerin toz haline gelip solunması veya doğrudan temasla enfekte olur. Belirtiler grip benzeri başlar: ateş, kas ağrısı, yorgunluk, baş ağrısı. İlerleyen aşamalarda solunum yetmezliği ve böbrek sorunları gibi ciddi komplikasyonlar gelişebilir. Ölüm oranı bazı varyantlarda yüzde 40'lara kadar çıkabilmektedir.

Dünyada son dönemde İsrail, İsviçre gibi ülkelerde vakalar rapor edilirken, Türkiye'de şu ana kadar doğrulanmış vaka bulunmuyor. Ancak uzmanlar, kemirgen popülasyonunun artması halinde riskin yükseleceği uyarısında bulunuyor.

Erbaş'ın tezi: Kediler doğal fare kontrolü

Oytun Erbaş, İstanbul'un "kedi şehri" kimliğinin bu virüse karşı en büyük avantaj olduğunu vurguluyor. Şehrin binlerce sokak kedisi, fare ve sıçan popülasyonunu doğal yollardan kontrol altında tutuyor. Mama ve yemle beslenen kediler ise av içgüdüsünü kaybederek fare avlamayı bırakıyor. Erbaş'a göre çözüm basit: Dışarıda mama ve yem vermeyi azaltmak veya kesmek. Böylece kediler doğal avcı rollerine dönecek ve kemirgenleri azaltacak.

Erbaş, sokak hayvanları konusunda daha geniş eleştirilerde de bulunuyor. Başıboş kedi ve köpek sayısının 25 milyona ulaştığını, dışarıda bırakılan mamaların bakteri (salmonella, E. coli) üremesine yol açtığını ve hijyen sorunları yarattığını belirtiyor. "Dışarıda yem vermeyin, evde besleyin veya sahiplenin" çağrısı yapıyor.

Diğer uzmanlar ne diyor?

Göğüs Hastalıkları Uzmanı Şevket Özkaya da benzer görüşleri paylaşıyor. Kemirgen temasının riskini vurgularken, sokak hayvanlarının (özellikle kedilerin) kemirgen popülasyonunun kontrolünde önemli rol oynadığını belirtiyor. Kapalı alanlarda fare dışkısı temizlerken maske kullanılmasını ve havalandırma yapılmasını öneriyor.

Tarihi örnekler de kedilerin önemini destekliyor. Orta Çağ'da veba salgını sırasında kedileri öldüren toplumlarda fareler artmış ve salgın şiddetlenmişti. Benzer şekilde, İstanbul'un kedileri yüzyıllardır şehrin "doğal muhafızları" olarak görülüyor.

Ne Yapılmalı?

- Kemirgen görülen yerlerde maske takın, temizlik yaparken ıslak bez kullanın, ellerinizi sık yıkayın.

- Sokak kedilerine mama yerine doğal av ortamı sağlayın. Aşırı mama bırakmak hem kedilerin avcılığını köreltiyor hem de hijyen sorunları yaratıyor.

- Kemirgen kontrol programları güçlendirilmeli, sokak hayvanı popülasyonu dengeli yönetilmeli.

Oytun Erbaş'ın açıklaması, hem Hantavirüs korkusunu hem de Türkiye'ye özgü "kedi çözümü" tartışmasını alevlendirdi. Bazıları "Kediler kurtarıcı" derken, diğerleri mama kesmenin pratik olmadığını savunuyor. Ancak uzmanlar ortak noktada birleşiyor: Fare ve sıçan kontrolü, Hantavirüs'e karşı en etkili önlem.

Efes-2026 tatbikatı hazırlıkları sürüyor

Türk Silahlı Kuvvetlerinin (TSK) en önemli planlı faaliyetlerinden biri olan Efes-2026 tatbikatı hazırlıkları hız kesmeden sürüyor. TCG Ç-154 ve TCG Ç-158 Çıkarma ve Hucum Harekatı kapsamında zırhlı araçların gemilere yüklenmesi ve amfibi komandoların katılımıyla çeşitli ön eğitim faaliyetleri gerçekleştirildi

08.05.2026 16:53:00
İhlas Haber Ajansı
Efes-2026 tatbikatı hazırlıkları sürüyor
Efes-2026 tatbikatı hazırlıkları sürüyor
Türk Silahlı Kuvvetlerinin (TSK) en önemli planlı faaliyetlerinden biri olan Efes-2026 tatbikatı hazırlıkları hız kesmeden sürüyor. TCG Ç-154 ve TCG Ç-158 Çıkarma ve Hucum Harekatı kapsamında zırhlı araçların gemilere yüklenmesi ve amfibi komandoların katılımıyla çeşitli ön eğitim faaliyetleri gerçekleştirildi.
EFES-2026 Birleşik, Müşterek Fiilî Atışlı Arazi Tatbikatı'nın asıl safhası 19, 20 ve 21 Mayıs tarihlerinde icra edilecek. Bu tatbikatın hazırlıkları kapsamında Demircili mevkiinde TCG Ç-154 ve TCG Ç-158 Çıkarma ve Hucum Harekatı için zırhlı personel taşıyıcı ve zırhlı muhabere araçları sahilden TCG-Ç-154 ile TCG-Ç-158 gemilerine yüklendi. Gündüz yükleme ve bindirme faaliyetlerinde amfibi komandoların da gemilere binmesinin ardından birlikler deniz üzerinden Doğanbey bölgesine geçti. Gece faaliyetleri kapsamında ise TCG-Ç-158 gemisinden gece şartlarında sahile darbe atışı yapıldığı, ardından karaya kapak atılarak çıkarma operasyonu düzenlendiği ve zorlu eğitimlerin birliklerin planlı geri çekilmesiyle başarıyla tamamlandığı bildirildi.İHA

Dizilerdeki Şiddet ve Entrika Temaları İzleyiciyi Nasıl Etkiliyor?

Son yıllarda televizyon dizilerinde yaşanan dönüşüm dikkat çekiyor. Mahalle kültürünü, dayanışmayı ve güveni öne çıkaran yapımlardan; mafya, entrika ve şiddet temalı dizilere geçiş yalnızca bir içerik tercihi değil, toplumsal dönüşümün de bir yansıması olarak değerlendiriliyor

08.05.2026 16:45:00 / Güncelleme: 08.05.2026 17:02:06
Ahmet Turan Yiğit
Dizilerdeki Şiddet ve Entrika Temaları İzleyiciyi Nasıl Etkiliyor?
Dizilerdeki Şiddet ve Entrika Temaları İzleyiciyi Nasıl Etkiliyor?
Son yıllarda televizyon dizilerinde yaşanan dönüşüm dikkat çekiyor. Mahalle kültürünü, dayanışmayı ve güveni öne çıkaran yapımlardan; mafya, entrika ve şiddet temalı dizilere geçiş yalnızca bir içerik tercihi değil, toplumsal dönüşümün de bir yansıması olarak değerlendiriliyor. Uzmanlara göre bu değişim, izleyicinin ilişki algısını ve toplumsal değerlerini doğrudan etkileyebilecek güçlü bir kültürel dönüşümün parçası.






Eski dizilere duyulan özlem, yalnızca nostalji değil; aynı zamanda kolektif hafızanın bir ürünü. Ailece televizyon izleme kültürü, ortak duygular üretir ve gündelik iletişimin bir parçası haline gelirdi. Bugün bu diziler hatırlandığında yalnızca hikâyeler değil, o dönemin aile ortamı ve sosyal ilişkileri de yeniden hatırlanıyor. Bu nedenle insanlar yoğun duygular yaşadıklarında tanıdık anlatılara yönelerek psikolojik bir "güvenli alan" oluşturuyor.






Günümüzde ise dizilerde rekabet, güç mücadelesi ve çatışma temaları öne çıkıyor. Bu durum izleyicide sürekli yüksek gerilim ve duygusal yorgunluk yaratıyor. Özellikle mafya ve entrika temalı diziler, izleyici için bir tür duygusal boşalım alanı sağlarken aynı zamanda rol modeli işlevi görebiliyor. Güç, otorite ve şiddet temalarının sürekli tekrar edilmesi, zamanla normal kabul edilen davranış sınırlarını etkileyebiliyor.






Kuşaklar arasında dizi tercihleri de farklılaşıyor. X ve Y kuşakları daha bütünlüklü hikâyeler ve karakter gelişimine önem verirken, Z kuşağı dijital platformların etkisiyle daha hızlı ilerleyen, görsel açıdan yoğun içerikleri tercih ediyor. Buna rağmen genç kuşakların da eski dizilerdeki doğal ilişkileri ve güçlü sosyal bağları özlediğini ifade etmeleri dikkat çekici.

Türk bayrağına saldıranların birden fazla suçtan dosyası çıktı

ODTÜ bahar şenliklerindeki İlkay Akkaya konserinde Türk bayrağı açan öğrencilere saldıran gruptakilerin birden fazla suçtan dosyası olduğu ortaya çıktı

08.05.2026 15:46:00 / Güncelleme: 08.05.2026 17:40:04
İhlas Haber Ajansı
Türk bayrağına saldıranların birden fazla suçtan dosyası çıktı
Türk bayrağına saldıranların birden fazla suçtan dosyası çıktı
Orta Doğu Teknik Üniversitesi'nde (ODTÜ) düzenlenen bahar şenlikleri kapsamında 6 Mayıs'ta sahne alan İlkay Akkaya konseri sırasında Türk bayrağı açan öğrencilere saldıran gruptakilerin birden fazla suçtan dosyası olduğu ortaya çıktı. Konser sırasında meydana gelen olaylarla ilgili 'Devletin Egemenlik Alametlerini Aşağılama', 'Nitelikli Kasten Yaralama', 'Tehdit' ve 'Hakaret' suçlarından resen soruşturma başlatılmıştı. Gözaltına alınan 6 şüpheliden 4'ünün birden fazla suç kaydı olduğu öğrenildi.

İlhan Kaya'nın 16 suç kaydı var

İlhan Kaya'nın 2 adet Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma, 3 adet Terör örgütü Propagandası Yapma, 1 adet Yasa Dışı Örgüte Yardım Etme, 1 adet Kasten Yaralama, 2 adet Görev Yaptırmamak İçin Direnme, 7 adet Kanuna Aykırı Toplantı/Yürüyüş olmak üzere toplam 16 adet suç kaydı bulunduğu öğrenildi.

Celal Elmacı'nın 27 suç kaydı var

Celal Elmacı'nın 3 adet Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma, 3 adet Örgüt Propagandası Yapma, 1 adet Yasa Dışı Örgüt Üyesi Olma, 19 adet Kanuna Aykırı Toplantı/Yürüyüş ve 1 adet Başkasına Ait Kimlik Bilgilerini Kullanma olmak üzere toplam 27 Adet Suç Kaydı bulunuyor.

Mehmet Ferit Güneş ve Anıl Baran Dolu'nun 4 suç kaydı var

Muhammed Enis Yıldız ve Oktay Akpınar'ın suç kaydı olmadığı tespit edilirken Anıl Baran Dolu'nun 2 adet Kasten Yaralama ve 2 adet Kanuna Aykırı Toplantı/Yürüyüş olmak üzere toplam 4 adet suç kaydı, Mehmet Ferit Güneş'in ise 1 adet Devletin Kurumlarını Aşağılamak, 3 adet Kanuna Aykırı Toplantı/Yürüyüş olmak üzere 4 adet suç kaydı mevcut.

İsmi geçen 6 şahsın yakalaması Ankara Başsavcılığı'nın emriyle yapıldı. Diğer şahısların yakalanması hususunda gerekli çalışmalar devam ediyor.

Kaçakçılık revaçta

Ticaret Bakanlığı Gümrük Muhafaza ekiplerince 2026 yılının ilk dört ayında gerçekleştirilen 2 bin 264 operasyonda, 34 milyar 203 milyon lira değerinde kaçak ticari eşya ve uyuşturucu madde ele geçirildi

08.05.2026 10:35:00
İhlas Haber Ajansı
Kaçakçılık revaçta
Kaçakçılık revaçta
Ticaret Bakanlığı Gümrük Muhafaza Kaçakçılık ve İstihbarat birimleri; uzmanlaşmış beşeri kadroları, yeni teknolojiye sahip sistemleri ve geliştirilmiş farklı analiz tekniklerini kullanarak yürüttüğü kaçakçılıkla mücadele faaliyetlerini 2026 yılında sürdürmeye devam ediyor






Bakanlık verilerine göre, sadece nisan ayı içerisinde gerçekleştirilen 572 operasyonda, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 216'lık rekor bir artışla 12 milyar 359 milyon lira değerinde yakalama gerçekleştirildi.








Nisan ayındaki operasyonlarda; 1,9 ton uyuşturucu madde, 111 bin 625 adet tıbbi malzeme, 315 ton akaryakıt, 208 adet araç ele geçirildi.
2026 yılının Ocak-Nisan dönemini kapsayan ilk 4 ayında ise toplam 2 bin 264 operasyona imza atıldı. Geçen yılın aynı dönemine oranla yüzde 106 artış sağlanan bu süreçte, ele geçirilen kaçak eşya ve uyuşturucu maddenin toplam değeri 34 milyar 203 milyon liraya ulaştı.
Yılın ilk 4 ayındaki toplam yakalama listesinde 9,2 ton uyuşturucu madde, 1 milyon 539 bin adet makine aksamı, 862 bin 643 adet elektrik-elektronik eşya, 459 bin 539 adet tıbbi malzeme yakalaması öne çıktı.








Bakanlıktan yapılan açıklamada, operasyonların kararlılıkla sürdüğü belirtilerek, Cumhurbaşkanlığı tarafından ilan edilen '2026 Aile ve Nüfus On Yılı' vizyonuna dikkat çekildi. Açıklamada, toplumun temeli olan aileyi korumak ve özellikle çocukların fiziksel ve psikolojik bütünlüğünü güvence altına almak amacıyla kaçakçılıkla mücadelenin 7 gün 24 saat aralıksız devam edeceği vurgulandı.








Gümrük Muhafaza ekiplerinin, tütün mamullerinden tarihi eserlere, akaryakıttan tekstil malzemelerine kadar geniş bir yelpazede yürüttüğü operasyonlarla ülke ekonomisine ve toplum sağlığına yönelik tehditlerin önüne geçmeye devam edeceği kaydedildi.

ODTÜ Bahar Şenlikleri'nde çıkan olaylarla ilgili 6 kişi gözaltına alındı

Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) kampüsü içinde Bahar Şenlikleri kapsamında gerçekleştirilen konser sırasında olaylara karıştığı tespit edilen 6 şüphelinin gözaltına alındığı bildirildi

 

08.05.2026 10:27:00 / Güncelleme: 08.05.2026 10:33:11
Anadolu Ajansı
ODTÜ Bahar Şenlikleri'nde çıkan olaylarla ilgili 6 kişi gözaltına alındı
ODTÜ Bahar Şenlikleri'nde çıkan olaylarla ilgili 6 kişi gözaltına alındı

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığından yapılan açıklamada, 6 Mayıs'ta ODTÜ Stadyumu'nda düzenlenen konser sırasında yaşanan olaylar üzerine "devletin egemenlik alametlerini aşağılama", "nitelikli kasten yaralama", "tehdit" ve "hakaret" suçlarından resen soruşturma başlatıldığı kaydedildi.

Ankara İl Emniyet Müdürlüğü Güvenlik Şube Müdürlüğü ekiplerince, yazılı ve görsel basın ile sosyal medyaya yansıyan görüntülerin incelenmesi sonucu olaylara iştirak ettiği belirlenen 6 şüphelinin gözaltına alındığı belirtildi.

Emniyet Genel Müdürlüğünün sosyal medya hesabından yapılan açıklamada, şu ifadeler yer aldı:

"Ay yıldızlı şanlı al bayrağımız, milletimizin bağımsızlık iradesinin, vatanımız uğruna verilen mücadelenin, ecdadımızın canı pahasına koruduğu mukaddes emanetin en büyük simgesidir. Bayrağımız, şehitlerimizin aziz hatırasını, gazilerimizin gösterdiği eşsiz fedakarlığı, milletimizin hiçbir şartta boyun eğmeyen istiklal ruhunu ebediyen yaşatmaktadır. Bahar Şenlikleri kapsamında gerçekleştirilen konser sırasında olaylara karıştığı tespit edilen İ.K, M.E.Y, O.A, M.F.G, C.E, B.D. yakalanmış ve adli işlemler başlatılmıştır." 

Bayrampaşa ve Güngören'de uyuşturucu operasyonu

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, 2 ilçede polis ekiplerince narkotik operasyonu düzenlendi. Operasyonda, 6 şahıs gözaltına alındı. 200 milyon değerinde uyuşturucu hap ele geçirildi

08.05.2026 09:31:00
İHA
Bayrampaşa ve Güngören'de uyuşturucu operasyonu
Bayrampaşa ve Güngören'de uyuşturucu operasyonu
İstanbul'un Bayrampaşa ve Güngören ilçelerinde, uyuşturucu ticaretinin önlenmesine yönelik Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı'nca soruşturma başlatıldı.








Bu kapsamda, İstanbul Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri harekete geçti. Tespit edilen 2 adres ve bir araca operasyon düzenlendi. 6 şüpheli gözaltına alındı.









200 milyon değerinde uyuşturucu hap ele geçirildi

Ekiplerce şahısların adreslerinde aramalarda, 200 milyon lira değerinde 1 milyon adet uyuşturucu hap, 5 adet hap üretiminde kullanılan makine, 84 adet kolinin içerisinde 21 bin adet kaçak kozmetik ürün ele geçirildi. Öte yandan gözaltına alınan şüphelilerin, ilerleyen saatlerde Bakırköy Adalet Sarayına sevk edileceği öğrenildi.İHA

Kübra'yı hayattan koparanlar, sosyal medya hesabına girip yaşıyor süsü vermiş

Burdur'da cinayete kurban giden 30 yaşındaki Kübra Yapıcı'nın vücut bütünlüğü bozulan cenazesi için Antalya Adli Tıp Kurumu Morgu'na gelen aileden DNA örneği alındı. Baba Yunus Yapıcı, ise olayla ilgili ilginç bir detay paylaştı. Tutuklanan zanlıların cinayet sonrası Kübra'nın sosyal medya hesabına giriş yapıp beğeni atarak kızlarının yaşadığı süsünü verdiğini söyleyen Baba Yapıcı, "Haberi aldığımız sabahın akşamında Instagram'ında giriş ve beğeni gördük. Biz 'yaşıyor' deyip sevindik. Oysa kendileri girmiş ve onlar atmış. Bunu yaptıysa hayatta dedik, sabahında ölüm haberini aldık" dedi

08.05.2026 07:00:00
İHA
Kübra'yı hayattan koparanlar, sosyal medya hesabına girip yaşıyor süsü vermiş
Kübra'yı hayattan koparanlar, sosyal medya hesabına girip yaşıyor süsü vermiş
Antalya'da yaşayan ve 30 Nisan'dan beri haber alınamayan Kübra Yapıcı'nın (30) cesedi, ekipler tarafından yapılan çalışmalar neticesi dün gece yakılmış halde bulunmuştu. Yapılan incelemede Yapıcı'nın silahla öldürülerek gömüldüğü, ardından gömüldüğü yerden çıkarılarak yakıldığı ortaya çıkmıştı. İlyas Umut D. olayı itiraf ederken, gece saatlerinde yapılan operasyonla Ataberk S. de ekipler tarafından gözaltına alınmıştı. Bucak Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturmada cinayette kullanılan silah Burdur'un Ağlasun ilçesinde, Yapıcı'nın cesedinin bir bölümü ise Antalya'nın Korkuteli ilçesindeki barajda bulundu.






Zanlılar tutuklandı

Şüpheli İlyas Umut D. ile Ataberk S., emniyetteki işlemlerin ardından bugün tutuklanma talebi ile adliyeye sevk edildi. 2 cinayet zanlısı şüpheli çıkarıldıkları mahkemece "kadına karşı kasten öldürme" suçundan tutuklanarak cezaevine gönderildi.









Anne ve baba DNA örneği verdi

Yapıcı ailesi, öğle saatlerinde kızlarının cenazesini alabilmek için Antalya Adli Tıp Kurumu'na geldi. Vücut bütünlüğü bozulan kızlarının kimlik tespiti için DNA örneği veren anne ve babanın son derece üzgün olduğu görüldü. Örneğin alınmasının ardından Kübra Yapıcı'nın babası ile annesi ifade için emniyete götürüldü. Adli tıp morgundaki işlemler sürerken baba Yunus Yapıcı, İHA kameralarına özel açıklamalarda bulundu.
 
 







"Bu işe en dahil olanlar her kimse en yüksek cezayı almasını istiyorum"

Yüreğinin yandığını belirten Yapıcı, kadın ve çocuk cinayetlerine verilen cezaların artırılmasını talep etti. Yapıcı, "Bu tip canilerin ortada gezmemesi gerek. Kimsenin çocuğunun canı bu kadar ucuz olmamalı. Bir daha gün yüzü görmemeli. En azından kadın ve çocuk katillerine idam çıkmasını istiyorum. Planlı yapılan bir cinayetin etkin pişmanlığı olmasın. Bu işe dahil olanlar her kimse en yüksek cezayı almasını istiyorum" dedi.
 
"







"Onlar öldürsünler diye mi, kızım geceleri üşümemesi için nöbet tuttum"

Tüm Türkiye halkına ve yetkililere teşekkür eden baba Yapıcı, "Ben bakamıyorum haberlere ama anlatıyorlar. Türkiye halkına ve yetkililerimize desteklerinden dolayı teşekkür etmek istiyorum. Bundan sonra da unutturmayıp bu desteklerinin devamını istiyorum. Çünkü bu şekilde gitmez, gitmeyecek. Buna bir çözüm bulunması lazım. Bu acıyı yaşayan biliyor. Herkes empati yapsın ona göre karar verilsin. Ben onun çocukluğunda sabahlara kadar uyku uyumadım, nöbet tuttum. Üşümesin diye üstünü örtüp büyüttüm. Onun için mi büyüttüm. Bunu yaşayan bilir. Herkes kendi çocuğunu gözünün önüne alsın ve ona göre karar versin. Benim tek ricam, en ufak dahil olana bile en az ağırlaştırılmış müebbet verilsin" diye konuştu.
 







"Tabancayı koyduğu yeri neden işaretlemiş?"

Olaydaki Suç aleti tabancanın saklandığı yerin işaretlenmiş olmasını da değerlendiren Yapıcı, "Silahın yerini niye belirlemiş gömdüğü yerde' Unutunca oradan çıkaracak ki işaret koymuş. Demek ki ikinciye bir daha niyetin var. Yazık herkes evladını bunlar için büyütmüyor. Bu insanın ciğerini parçalıyor. Ne yapacağımızı şaşırdık. Kafamız yerinden gitti. Bugün bana yarın sana. Buna hep birlikte dur dememiz lazım. Tüm Türkiye sağ olsun, hepsinden Allah razı olsun. Halk ile devlet el ele bunu bitirmeli."
 
 







"İnstagram'ından beğeni yapmışlar, yaşıyor sandık"

Baba yapıcı, cinayetin planlı bir şekilde işlendiğini ileri sürerek, "Haberi aldığımız sabahın akşamında İnstagram'ına giriş ve beğeni gördük. Biz 'yaşıyor' deyip sevindik. Oysa kendileri girmiş ve onlar atmış. Sosyal medya hesabına girdiyse hayatta dedik, sabahında ölüm haberini aldık. Çocuğumun telefonunun şifresini açmak için 60'ın üstünde deneme yapmışlar. Bir de diyorlar borcu var. Çocuk parasız değil ki sizden para alsın. Siz çocuğun IBAN'ını boşaltmak için bunu yaptınız. Parayı aldılar mı almadılar mı onu bilmiyorum ama uğraştıklarını ve yapamadıklarını duydum" ifadelerini kullandı.
 
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.