logo
12 AĞUSTOS 2026

Mahallelerde salça zamanı

Ayvalık Belediyesi ile Ayvalık Üretim ve Pazarlama Kooperatifi tarafından ortaklaşa yürütülen ücretsiz salça makinesi uygulaması, bu yıl da vatandaşların hizmetine sunuluyor

12.08.2026 12:10:00
İHA
 
Mahallelerde salça zamanı
Mahallelerde salça zamanı
Kış hazırlıklarının vazgeçilmezleri arasında yer alan ev yapımı salça üretimini kolaylaştırmayı amaçlayan uygulama kapsamında, vatandaşlar salçalık domates ve kapya biberlerini ücretsiz olarak işletebilecek.






Program kapsamında salça makineleri; 18 Ağustos'ta Sarımsaklı Pazaryeri, 19 Ağustos'ta Altınova Pazaryeri, 20 Ağustos'ta Perşembe Pazaryeri, 22 Ağustos'ta Alibey (Cunda) Pazaryeri ve 23 Ağustos'ta Armutçuk Pazaryeri'nde hizmet verecek.








Yaz sezonunun sonlarına yaklaşılmasıyla birlikte hız kazanan kış hazırlıkları kapsamında kurulacak makinelerde, pazarlardan temin edilen domates ve kapya biberler kısa sürede işlenerek salçaya dönüştürülecek. Uygulamanın özellikle ev yapımı salça hazırlayan aileler için önemli kolaylık sağlaması bekleniyor.








Geçtiğimiz yıl yoğun ilgi gören uygulamada zaman zaman uzun kuyruklar oluştuğunu belirten Ayvalık Belediye Başkanı Mesut Ergin, vatandaşların memnuniyetinin kendilerini mutlu ettiğini ifade etti.








Başkan Ergin, "Amacımız hemşehrilerimizin kış hazırlıklarına küçük de olsa katkı sunmak ve bu güzel geleneği yaşatmak. Vatandaşlarımızın yaşamını kolaylaştıran sosyal belediyecilik uygulamalarımızı önümüzdeki yıllarda da sürdürmeye devam edeceğiz" dedi.






Kocaeli'de kimya fabrikasında yangın: 2 işçi yaralandı

Kocaeli'nin Gebze ilçesinde çeşitli kimyevi ürünlerin üretildiği fabrikada çıkan yangında 2 işçi yaralandı. Yangında 2 at da telef oldu

12.08.2026 12:30:00
İHA
 
Kocaeli'de kimya fabrikasında yangın: 2 işçi yaralandı
Kocaeli'de kimya fabrikasında yangın: 2 işçi yaralandı
Gebze ilçesi Balçık Mahallesi Kumtepe mevkiinde bulunan kimya fabrikasının bir bölümünde yangın çıktı. Çevredekilerin ihbarı üzerine olay yerine çok sayıda itfaiye, sağlık, jandarma ve AFAD ekibi sevk edildi.






Yangın sırasında yaralanan 2 işçi, olay yerindeki ilk müdahalelerinin ardından ambulanslarla hastaneye kaldırıldı. İtfaiye ekiplerinin müdahalesiyle kontrol altına alınan yangında fabrikada maddi hasar meydana geldi. 






Ekiplerin bölgede soğutma çalışmaları devam ederken, yangında 2 atın da telef olduğu öğrenildi. Yangının çıkış nedeninin belirlenmesi için inceleme başlatıldı.



























Seydikemer'de yangının yaraları sarılıyor

Muğla'nın Seydikemer ilçesinde çıkan ve birden fazla mahalleyi etkileyen orman yangınında mağdur olan vatandaşlara yönelik destekler sürüyor. Muğla Büyükşehir Belediyesi, yangından etkilenen ailelerin yaralarının sarılması amacıyla çalışmalarına devam ederken, Dere Mahallesi'nde evini kaybeden Çobanoğlu ailesine yaşam konteyneri desteğinde bulundu. Hayırsever vatandaşların katkılarıyla temel yaşam eşyaları da temin edilen konteyner aileye teslim edildi

12.08.2026 12:14:00
İHA
 
Seydikemer'de yangının yaraları sarılıyor
Seydikemer'de yangının yaraları sarılıyor
Muğla Büyükşehir Belediyesi, yangının ilk anından itibaren bölgede yürüttüğü çalışmaların yanı sıra yangın sonrasında da vatandaşların yanında olmaya devam ediyor. Yangından etkilenen mahallelerde ihtiyaçların belirlenmesine yönelik yapılan çalışmalar kapsamında, evlerini kaybeden ve barınma ihtiyacı bulunan vatandaşlara yönelik destekler gerçekleştiriliyor.






Çobanoğlu ailesine yaşam konteyneri

Yangından etkilenen vatandaşlar arasında Dere Mahallesi'nde yaşayan Çobanoğlu ailesi de yer aldı. Yangında evlerini kaybeden ailenin barınma ihtiyacının karşılanması amacıyla Muğla Büyükşehir Belediyesi tarafından yaşam konteyneri temin edildi. Ailenin yalnızca barınma ihtiyacının değil, günlük yaşamını sürdürebilmesi için gerekli temel ihtiyaçlarının da karşılanması için çalışma yürütüldü. Hayırsever vatandaşların destek ve katkılarıyla konteynerin içerisindeki yaşam alanı için gerekli eşyalar temin edildi. Hazırlıkları tamamlanan eşyalı konteyner, Dere Mahallesi'nde Çobanoğlu ailesine teslim edildi.

Yangında evlerini kaybeden Ahmet Çobanoğlu, "Yardım eden ekiplerimize, herkese komple hepsinden Allah razı olsun. Başımızı sokacak bir yuvamız oldu. Allah o yangını kimseye göstermesin" dedi.








Evin kızı olan ve annesi ile babası için endişelenen Kader Çakal, "Yangın esnasında buradaydık. Arazözlere, tankerlere su taşıyorduk. Sonra yangın bu tarafa gelince biz kaçmak zorunda kaldık. Kaçtık gittik. Sonra Çatak'a gittik, keçilerimizi götürdük. Ondan sonra yangın Çatağ'a da geçti. Oradan kaçtık Fethiye'ye gittik. Sonra bir gün sonra geldik. Buralar zaten küle dönmüştü. Ondan sonra böyle böyle ilerledik artık. Hani çok kötü ya, hani Allah'ım kimselere yaşatmasın, göstermesin. Çok kötü bir şey. Hani geliyorsun, her yer simsiyah. Ora gidiyorsun yeşil. İnsana gerçekten o kadar çok koyuyor ki hani anlatamam. Çok kötü bir duygu. Şimdi kafalarını sokacak bir evleri var. Allah'ın izniyle inşallah rahat edecekler. Herkese çok teşekkür ederiz. Allah razı olsunlar."








Dere Mahalle Muhtarı Birol Koyuncu, "Yüzyılın afeti diyebileceğimiz büyük bir afet yaşadık. Bu süreçte altı tane, yedi tane evimiz kullanılamaz halde bir tanesi de bu evimiz. Onun dışında yarım yanan evlerimiz var, birçok evimiz var, ahırlarımız var. Bu süreçte bize yardımcı olan Büyükşehir Belediye Başkanımıza, Daire Başkanlarımıza teşekkür ediyorum" dedi.
Sağlık ve Sosyal Hizmetler Dairesi'nde Görevli Sosyal Hizmet Uzmanı Zeliha Balık, "Seydikemer'de yaşanan yangınlardan dolayı birçok vatandaşımızın evi, eşyaları ve günlük yaşamın önemli bir parçası zarar gördü. Biz de Sağlık ve Sosyal Hizmetler Dairesi olarak Başkanımız Ahmet Aras'ın talimatlarıyla yangının ilk anından beri sahada vatandaşlarımızın yanında olmaya ve ihtiyaçlarını da yerinde tespit ederek destek olmaya çalışıyoruz. Bugün Dereköy Mahallemizde hanesi yanan bir vatandaşımız için konteyner ve eşya getirdik. Muğla Büyükşehir Belediyesi olarak yangından etkilenen tüm vatandaşlarımızın yanında olmaya, ihtiyaçlarını dinlemeye ve elimizden gelen desteği sunmaya devam edeceğiz" dedi.
Kıyı Belediyeler Birliği ve Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, yangından etkilenen vatandaşların yalnız olmadığını belirterek Büyükşehir Belediyesi'nin afet sonrasında da tüm imkânlarıyla sahada olmaya devam edeceğini söyledi. Başkan Aras, yangının ilk anından itibaren ekipler ile sahada oldukları gibi yangın sonrasında da vatandaşların yanında olmaya devam ettiklerini, asıl önemli olanın, afetten etkilenen vatandaşların yeniden hayatlarını kurabilmelerine destek olmak ve yaralarını birlikte sarabilmek olduğunu belirtti.






Noter onaylı aracı 'change' çıktı

Gökberk Arabacılar'ın, 9 ay önce kendi otomobiliyle takas edip satın aldığı araca, "change" ve çalıntı şüphesiyle el konuldu. Tüm bakımlarını yaptırıp vergisini ödediği ve fenni muayeneden geçirdiği aracıyla ilgili aylar sonra gelen telefon, Arabacılar'a hayatının şokunu yaşattı

11.08.2026 12:00:00
İHA
 
Noter onaylı aracı 'change' çıktı
Noter onaylı aracı 'change' çıktı
Edinilen bilgiye göre, Gökberk Arabacılar yaklaşık 9 ay önce internet üzerinden gördüğü 2000 model BMW 5.20 otomobili kendi aracıyla takas ederek satın aldı. Noter satışını gerçekleştiren Arabacılar, otomobilin motor ve mekanik bakımlarını yaptırdı, Motorlu Taşıtlar Vergisi'ni ödedi ve fenni muayene işlemlerini tamamladı.

Aracını aylarca kullanan Arabacılar'ın hayatı, 14 Temmuz 2026'da kolluk kuvvetlerinden gelen bildirimle değişti. Otomobilin "change" ve çalıntı araç şüphesi taşıdığı bildirildi, ertesi gece karakola çağrılan Arabacılar'ın aracına el konuldu.






Her şeyi usulüne uygun bir şekilde yapıldı

Mağduriyet yaşadığını belirten Gökberk Arabacılar, aracının fenni muayenesi ve vergi ödemeleri dahil tüm işlemlerinin usulüne uygun yapıldığını söyledi. Arabacılar, "Noterden satış uygulandı. 9 aylık sonraki süreçte 14 Temmuz 2026'da kolluk kuvvetlerince bir tebligatname çekildi, aracımın change ve çalıntı araç olduğu şüphesiyle bilgilendirme yapıldı. 15 Temmuz günü 23.30 sıralarında kolluk kuvvetinden telefon geldi. Aracımız karakola çağrıldı. Karakol sonucunda da aracımıza change ve çalıntı araç şüphesiyle el konuldu. Herhangi bir işlem yapılamamaktadır. Aracımı teslim de alamıyorum. Bursa Kriminal incelemeye gidecekti, hala daha gitmedi. Mağduruz. Ben değil birçok kişi var bu mağduriyeti yaşayan. Aracımıza sahip olamıyoruz. Verdiğimiz parayı da kimden alacağız o da belli değil. Mağdur oldum. Şu an gerek hastalığım olsun gerek de kendi A noktasından B noktasına gitmeye herhangi vasıtam yok. Bu süreç ne kadar sürecek belli değil. Bu sürecin bir an önce çözülmesini, bu durumun da açıklığa kavuşmasını devletimizden talep ediyoruz" dedi.








"Araç şaşırtıcı bir şekilde 26 yıldır trafikte"

Otomobilinin 2000 model olduğunu belirten mağdur Gökberk Arabacılar, yasal prosedürlerde hiçbir sorunla karşılaşmadıklarına dikkati çekti. Aracın 2028 yılına kadar fenni muayenesinin bulunduğunu aktaran Arabacılar, şöyle konuştu:

"Kayıtlara göre aracımız mavi renkmiş. Aracın Türkiye'deki rengi gri, ruhsatında gri. 2028 fenni muayenesi mevcut. Şöyle söyleyeyim; bu araç muayene istasyonundan geçiyor. Onun haricinde Motorlu Taşıtlar Vergisi ödeniyor, noterden satışı oluyor. Her şey usulüne uygun, devletin belirlemiş olduğu prosedürler uygulanarak mevcut sistemde devam etmekte. Araç şaşırtıcı bir derecede 26 yıldan beri trafikte halihazır bir şekilde yürümekte. Bir an önce bu konunun çözümlenmesini, mağduriyetimizin giderilmesini talep ediyorum."








Orijinal rengi mavi, mevcut araç gri

Arabacılar'ın ulaştığı Kocaeli'deki oto ekspertiz firması yetkilisi Sami Tarcan ise şüpheli araç üzerinde yaptıkları incelemenin detaylarını paylaştı. Aracın üretim kayıtlarındaki orijinal renginin mavi olduğunu ancak Arabacılar'ın kullandığı aracın gri renkte olduğunu belirten Tarcan, "Şasi numarası bölgesinde change olduğunu söyledim. Mavi bir araba griye boyanabilir ancak bu arabanın kapı içlerinde boya yoktu. Tamamıyla mavi bir aracın kimliğini, gri bir arabaya çevirmişler. Kriminal testten change kararı çıkarsa süreç dava yoluyla ilerleyecek" diye konuştu.








Yaklaşık 133 aracı bu şekilde polislere teslim ettim

Ekspertiz sektöründe change araç kontrolünün özel bir uzmanlık gerektirdiğini vurgulayan Tarcan, bugüne kadar bu yöntemle değiştirilmiş 133 aracı tespit ederek polise teslim ettiklerini kaydetti. Tarcan, "Change araca bakan ekspertiz sayısı çok azdır. Bu süreç içerisinde çoğu kişi 3-4 sene mahkeme yoluyla alabildi, alamadığı olduğu da oldu. Artık bu tamamıyla avukatlarıyla ve yargıyla kaynaklı bir şeydir. Change araç şase numarası değişme, değişim anlamına gelir. Şase numarasını tamamıyla taşıyorlar ve bunu birebir orijinaliyle basabiliyorlar. Orijinaliyle bastığı için de çoğu kişi anlamıyor. Anlamadığı için de maalesef bu insanlar mağdur olabiliyor" şeklinde konuştu.

6 ekspertize girdi, 7'nci incelemede change çıktı

Tarcan, başka bir araçtan örnek vererek, sözlerini şöyle noktaladı:

"Geçen bir araba daha paylaştık sosyal medya hesabımızda. Araç 6 tane ekspertize sokuldu, biz 7'nciydik. Araba change çıktı. Hatta inanamadılar. Aynı şekilde 9 ay sonra arabanın change olduğu tespit edildi. Araç icralıktır, adam satamıyor. Mecburen kazalı bir arabayla bunu change edebiliyor. Deprem bölgesindeki arabaları biliyorsunuz, enkaz altında kaldılar. Tek kalan şeyi, kaskosu yoksa eğer ki şase numarası kalıyor. İcralık arabalarla bunları yer değiştirme, yani şase numaralarını yer değiştirme yapıyorlar. Biz yer değiştirme diyoruz. Ya da yurt dışından gelen arabaları buraya getiriyorlar, gümrükten geçiyor. Buradaki kazalı arabalarla şase numarasını taşıyorlar, CNC ile aynı birebir orijinalini yapabiliyorlar. Kesinlikle illegal bir işlem. Yaklaşık duyduğuma göre 30 bin araç var diye tahmin ediyorum, öyle duydum ama net bir bulgu yok bununla ilgili."

Bozkurt'ta 5 yıl geçmesine rağmen selin acıları ilk günkü gibi taze

Batı Karadeniz'de 2021 yılında meydana gelen büyük sel felaketinde 65 kişinin hayatını kaybettiği, 7 kişinin kaybolduğu Kastamonu'nun Bozkurt ilçesinde, 5 yıl geçmesine rağmen vatandaşlar o günü unutamıyor

10.08.2026 12:50:00
İHA
 
Bozkurt'ta 5 yıl geçmesine rağmen selin acıları ilk günkü gibi taze
Bozkurt'ta 5 yıl geçmesine rağmen selin acıları ilk günkü gibi taze
Batı Karadeniz'de 11 Ağustos 2021 tarihinde meydana gelen büyük sel felaketinden en çok etkilenen yerleşim yeri Kastamonu'nun Bozkurt ilçesi olmuştu. Sel felaketinde ilçedeki onlarca bina zarar görmüş, 65 kişi hayatını kaybetmiş, 7 kişi ise kaybolmuştu. Aradan geçen 5 yıl geçmesine ve ilçenin yeniden ayağa kaldırılmasına rağmen, selin bıraktığı acılar hala ilk günkü tazeliğini koruyor.

Sel anını anlatan vatandaşlar o günü unutamadıklarını söyledi.






Selin yara izlerini vücudunda taşıyor

Sel sırasında semt pazarında esnaflık yaptığını ifade eden Mustafa Tezel, yapılan uyarılarının ardından tezgahını toplayarak evine gitmek istediğini ve selin bir anda gelmesinin ardından bir dükkana girerek kurtulduğunu dile getirdi. Mustafa Tezel, 8,5 saat sel ile verdiği mücadelenin ardından askerler tarafından sıkıştığı yerden kurtarıldığını ifade etti. Sel sebebiyle 5 arkadaşının hayatını kaybettiğini söyleyen Tezel, selin üzerinden 5 yıl geçmesine rağmen vücudunda oluşan yaraların izlerini taşıyor.








"8,5 saat selle mücadele verdim"

Sel anını anlatan Mustafa Tezel, "Hanıma, 'sen hükümet konağına git, ben de meydandan eve giderim' dedim. Eve giderken Sınarcık Tepesinde bir kepçe gördüm, 'kepçenin burada ne işi var' dememe kalmadan yukarıdan aşağıya sel geldi. Sel çarparak beni yere yatırdı. Kaçacak yer aradım. Kaçarken bir dükkana girdim. Dükkana girince içeride arkadaşlar can havliyle cama vuruyorlardı. Bende demir vardı, demiri tuttum. Baktım, sel burnuma kadar gelmiş. Suya daldım, baktım ayağımdan başıma kadar sel çıkmış. Üzerimde bir gözlük, bir saat var. Selin daha eseri bacağımda duruyor. 8,5 saat mücadele verdim. Sabah ekipler geldi, 'canlı var mı' diye bağırdılar. Bizi aldılar, meydana getirdiler, battaniye verdiler. Bir süre orada yattık Süleyman Soylu, askerler geldi, Allah razı olsun. Ben böyle asker görmedim. Asker beni temsil ediyor, benim askerim. Sonra askerler gelip evlerimizi, işyerlerimiz temizlediler. Bize elimizi bile sürdürmediler. Hepsinden Allah razı olsun" dedi.








"Bir ben kaldım, bir de eşim kaldı"
Hayatını kaybeden arkadaşlarını unutamadığını belirten Tezel, "Yakınlarım, arkadaşlarım gitti. Bir ben kaldım, bir de eşim kaldı. İki kişiyiz, başka kimse yok. Pazaryerindeki arkadaşlarım hayatını kaybetti. Hala unutamadık. Selin eserini vücudumda taşıyorum. Ayağım hep yaraydı. Pantolon, gömlek, kimlik hepsi selde kayboldu. Bir saat, bir de gözlüğüm kaldı. Askerlerden Allah razı olsun, beni selden kurtardılar. Pazaryerinde esnaflardan 5 kişi hayatını kaybetti" diye konuştu.

"Arkadaşımın evindeyken bir baktım kendi apartmanım yıkıldı"

Sel felaketinde evlerinin Ezine Çayı'nın kenarında olduğunu söyleyen Kayra Uhut Turan ise, "Evimiz Ezine Çayı'nın kenarındaydı. O yüzden biz de evde sıkışmıştık. Zabıta arabası gelip anons yapıyordu. Biz evden çıkmadık. Sel bir anda geldi. Evimiz su almaya başladı. Biz de selin içine girip kaçmaya karar verdik ve dışarıya çıktık. Kapıyı sel suyundan dolayı açamıyorduk, zor açtık. Biz çıktıktan sonra bina yıkılmıştı. 8 katlı bina. Biz de selden böyle kurtulduk. Annemin bir tane baktığı yaşlı ağabey vardı, onun evine sığındık. Selin olduğu zamanı hatırlıyorum. Ben arkadaşımın evinde kendi apartmanıma bakarken yıkıldı. Sonra yeni evim TOKİ oldu. TOKİ'den çok memnunum. Yeni evim çok güzel" şeklinde konuştu.








"Allah devletimizde zeval vermesin, Bozkurt ayakta dimdik duruyor"

Sel anında yaşadıklarını anlatan Şaban Demir de, "Selin ilk zamanları kimse tam farkına varmamıştı. Belediye anons yaptı, bizi uyardılar. Ondan sonra dükkanı topladık. Tam kaçarken ben içeri girmiştim. İçeride su seviyesi yavaş yavaş yükseldi. Ben giriş kattaydım. O arada bir arkadaş da içeri girmişti. 'Üst kata çıkalım' dedim. Ben de tam çıkarken içeride su seviyesi yükseldi, benim bulunduğum kata geldi. Aradaki merdivenden üst kata çıktık. Biz kurtulduk zannettik ama maalesef su birinci katı geçti, ikinci kata kadar geldi. İş yeri ağzına kadar su doldu. Yanımdaki komşuyla beraber çıktık. Saat 11.30'da kurtulduk. Şu anda Bozkurt düzeldi. At yapısıyla, dükkanlarıyla yenilendi. Bizim o zaman dükkanımız bu şekilde değildi. TOKİ yaptı. Şu anda daha dayanıklı, daha güzel. Caddemiz de daha bir geniş" ifadelerini kullandı.

İçişleri Bakanlığı: 9 organizatör, 132 kaçak göçmen yakalandı

İçişleri Bakanlığı, İzmir ve Muğla'da Göçmen Kaçakçılığına yönelik Jandarma ve Sahil Güvenlik ekipleri tarafından düzenlenen operasyonda; 9 göçmen kaçakçılığı organizatörü ile 132 düzensiz göçmenin yakalandığını bildirdi

10.08.2026 11:36:00
İHA
 
İçişleri Bakanlığı: 9 organizatör, 132 kaçak göçmen yakalandı
İçişleri Bakanlığı: 9 organizatör, 132 kaçak göçmen yakalandı
İçişleri Bakanlığı, İzmir ve Muğla İl Jandarma Komutanlıkları ile Sahil Güvenlik Ege Deniz Bölge Komutanlığınca yasa dışı yollardan yurt dışına gitme girişiminde bulunan düzensiz göçmenlere yönelik gerçekleştirilen ortak operasyon sonucu 9 göçmen kaçakçılığı organizatörü ile 132 düzensiz göçmenin yakalandığını açıkladı.






Bakanlığın sosyal medya hesabından yapılan paylaşımda, "İzmir ve Muğla'da Göçmen Kaçakçılığına yönelik jandarmamız ve Sahil Güvenliğimiz tarafından düzenlenen ortak operasyonda; 9 göçmen kaçakçılığı organizatörü ile 132 düzensiz göçmen yakalandı. Göçmen kaçakçılığı organizatörlerinden 4'ü tutuklandı. Diğerlerinin işlemleri devam ediyor. İzmir ve Muğla İl Jandarma Komutanlıkları ile Sahil Güvenlik Ege Deniz Bölge Komutanlığınca yapılan ortak çalışmalar sonucu; yasa dışı yollardan yurt dışına gitme girişiminde bulunan düzensiz göçmenlere yönelik Jandarma ekiplerince karadan, Sahil Güvenlik botlarıyla denizden arama tarama faaliyetleri gerçekleştirildi. 






Arama tarama faaliyetleri sonrası düzenlenen operasyon sonucunda; İzmir ve Muğla'da 'Göçmen Kaçakçılığı' ağları ortaya çıkarıldı. Yakalanan düzensiz göçmenler İl Göç İdaresi Müdürlüklerine teslim edildi ve sınır dışı işlemleri başlatıldı. Yasa dışı göç ile mücadele kapsamında; teknolojinin sağladığı tüm imkanlardan etkin şekilde yararlanarak, göçmen kaçakçılığını organize eden ve bu faaliyetlere aracılık eden kişilere yönelik mücadelemize kararlılıkla devam ediyoruz. Kahraman Jandarmamızı, Sahil Güvenliğimizi, İzmir ve Muğla İl Jandarma Komutanlıklarını, Sahil Güvenlik Ege Deniz Bölge Komutanlığını ve emeği geçenleri tebrik ediyoruz" ifadelerine yer verildi.

Ortak değerlerin kaybı ve ötekileştirme mekanizması

Modern toplumların karşı karşıya kaldığı en yıkıcı sosyolojik tehditlerden biri olan kutuplaşma, toplumsal dokuyu günden güne zedeliyor

10.08.2026 00:55:00
Abdülkadir Gündoğdu
 
Ortak değerlerin kaybı ve ötekileştirme mekanizması
Ortak değerlerin kaybı ve ötekileştirme mekanizması
Modern toplumların karşı karşıya kaldığı en yıkıcı sosyolojik tehditlerden biri olan kutuplaşma, toplumsal dokuyu günden güne zedeliyor.

Bireylerin ve grupların kendilerini keskin sınırlar üzerinden tanımlamasıyla derinleşen "Biz ve Onlar" ayrımı, ortak paydalarda buluşmayı zorlaştırırken, toplumsal diyaloğun yerini katı bir ötekileştirmeye bırakıyor.

Farklı fikirlerin zenginlik olarak görülmesi gereken platformlarda dahi uzlaşı zeminlerinin hızla kaybolması, sosyal barışı ve birliktelik duygusunu ciddi şekilde tehdit ediyor. Bu zihinsel ayrışma, bireylerin birbirlerine karşı duyduğu güveni zedelerken, ortak bir gelecek vizyonu etrafında kenetlenmeyi de imkansız hale getiriyor.







Dijital Yankı Odaları ve Algı Yönetimi

Kutuplaşma dinamikleri incelendiğinde, bu durumun sadece siyasi veya fikri ayrışmalarla sınırlı kalmadığı, günlük yaşamın her alanına sirayet ettiği görülüyor.

İletişim kanallarının ve özellikle dijital mecraların yankı odalarına dönüşmesi, bireylerin yalnızca kendi görüşlerini pekiştiren içeriklere maruz kalmasına yol açıyor. Algoritmaların tüketicilere sürekli benzer fikirleri sunması, farklı seslerin duyulmasını engelliyor.

Bu durum, karşı tarafın argümanlarını anlamak yerine onları doğrudan bir tehdit veya öteki olarak algılama eğilimini güçlendiriyor. Zamanla derinleşen bu zihinsel yarılma, bireyler arasındaki empati bağlarını kopartarak toplumsal hoşgörüyü ortadan kaldırıyor.







Gündelik Hayata Yansıyan Keskin Hatlar

Ayrışma hissi yalnızca teorik tartışmalarda kalmayıp, mahallelerden iş yerlerine, sosyal ilişkilerden aile içi diyaloglara kadar sızıyor. Bireyler, karşı gruptakilerin bilgi düzeyini, niyetini ve hatta ahlaki değerlerini sorgulamaya başladıkça, rasyonel zemin tümüyle ortadan kalkıyor.







Toplumun farklı kesimleri arasında paylaşılan kamusal alanlar giderek daralırken, insanlar kendilerini güvende hissettikleri homojen grupların içine çekiliyor.

Bu durum, farklı kültürlerin ve fikirlerin birbirini besleme potansiyelini yok ederek toplumu durağan ve tepkisel bir yapıya büründürüyor.







Onarım Süreci ve Onarıcı İletişim Dili

Sosyologlar ve toplumbilimciler, kutuplaşma ile mücadelede en kritik adımın kapsayıcı bir dil geliştirmek ve ortak değerler etrafında buluşabilme becerisini yeniden kazanmak olduğunu vurguluyor.







Sağlıklı bir kamuoyunun oluşabilmesi, farklı kitlelerin birbirini dinleme ve anlama iradesi göstermesine bağlı. Toplumsal yarılmanın önüne geçebilmek için eğitimden medyaya kadar pek çok alanda yapıcı söylemlerin benimsenmesi gerekiyor.

Bireylerin kriz anlarında dahi ortak akla başvurabilmesi, "Biz" tanımının ötekileştirmeden, tüm toplum unsurlarını kapsayacak şekilde genişletilmesiyle mümkün kılınabilir.

Güngören'de 5 katlı binanın balkonu çöktü

İstanbul Güngören'de 5 katlı binanın birinci katındaki balkon, henüz bilinmeyen bir nedenle çöktü. Bina tedbir amacıyla boşaltılırken ekipler tarafından mühürlendi. Bina çevresi bariyerle kapatılarak güvenlik önlemi alındı

09.08.2026 02:40:00
İHA
 
Güngören'de 5 katlı binanın balkonu çöktü
Güngören'de 5 katlı binanın balkonu çöktü
Olay, saat 22.30 sıralarında İstanbul Güngören Akıncılar Mahallesi Üstün Sokak üzerinde meydana geldi. İddiaya göre sokak üzerindeki 5 katlı binanın birinci katındaki balkonda bilinmeyen bir nedenle çökme yaşandı.






Vatandaşların ihbarı üzerine olay yerine itfaiye, polis ve zabıta ekipleri sevk edildi. Olayda ölen ya da yaralanan olmazken bina tedbir amacıyla boşaltılarak mühürlendi. Binanın çevresi ekipler tarafından bariyerle kapatılarak güvenlik önlemi alındı.








Konu ile ilgili konuşan Tayfun Kurt, "Bildiğim kadarıyla apartmanın balkonu çökmüş. Ama neden kaynaklandığı hakkında bilgimiz yok. Geldiğimizde o esnada binada hala oturanlar vardı. Sonrasında zaten ilgili ekiplere haber verildi. Polis, etrafı kapattı. Oturanları çıkarttı. Şimdi de önlem alıyor" dedi.

Amasya'da vatandaşlar 20 yıldır baraj inşa edilmesini bekliyor

Amasya'da vatandaşlar, arazilerinin kıyısından geçip Yeşilırmak Nehri'ne akan derenin üzerine 20 yıldır baraj inşa edilmesini bekliyor

05.08.2026 10:48:00
İhlas Haber Ajansı
 
Amasya'da vatandaşlar 20 yıldır baraj inşa edilmesini bekliyor
Amasya'da vatandaşlar 20 yıldır baraj inşa edilmesini bekliyor
Amasya'nın Taşova ilçesinde vatandaşlar, arazilerinin kıyısından geçip Yeşilırmak Nehri'ne akan derenin üzerine 20 yıldır baraj inşa edilmesini bekliyor. Yukarı Baraklı ve Özbaraklı köylüleri, yıllardır büyükşehirlere göç veren bölgedeki durumun baraj sayesinde tersine döneceğine inanıyor.






Baraklı Şelalesi'nin de bulunduğu bölgede inşa edilecek barajın 20 yıldır gündemde olduğunu hatırlatan Yukarı Baraklı Köyü Muhtarı Osman Yıldız, "Yetkililer bize 2006 yılında baraj yapılacağını söylemişti. Tüm aşamalar geçildi. ÇED raporu hazırlandı. Fakat henüz faaliyete geçip kazmayı vuramadık. Baraj olmadığından dolayı suyumuz boşa gitmektedir" dedi. Önceden belde olan iki komşu köyün toplam arazisinin 8 bin dönüm olduğunu anlatan Yıldız, "Çevremizde de su ihtiyacı olan komşu köyler var. Eğer baraj yapılsaydı komşu köylerin içme suyu ihtiyacı da karşılanabilir" diye konuştu.








"Baraj yapıldığı an köye geri dönüşler başlayacak"

Birçok arkadaşının büyükşehirlerden köye dönüş planı yaptığına değinen Özbaraklı köyünden Hasan Ünkan, "Büyük şehirlerde yaşamak çok sıkıntılı hale geldi. Nüfus yoğunluğu var. Köylerde ise hayvancılık artıyor. Sulama sıkıntısından dolayı köyümüze geri dönüş yapamıyoruz. Baraj yapıldığı an geri dönüşler başlayacak. Köyler canlanacak" dedi. Köylerinin etrafında geniş ormanlar bulunduğunu vurgulayan Ünkan, "Orman yangınlarının arttığı günümüzde burada baraj olması muhtemel yangın tedbirleri açısından çok önem arz etmektedir" ifadelerini kullandı.







Yıllardır barajın inşa edilmesini beklediklerini söyleyen Yukarı Baraklı Derneği Başkanı Ömer Evci ise, dereye yakın arazilerde elektrik pompaları kullanılarak sulama yapılan sebze ve meyve üretiminde barajın etkisiyle artış olacağına inandığını belirtti.








Ev hanımı Nevin Ünkan ile kahveci İsmail Kılıç da yetkililerden baraj konusunda destek beklediklerini söyledi.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.