logo
04 EYLÜL 2026

Malazgirt, Şehit Binbaşı Arslan Kulaksızı unutmadı

Şehit Binbaşı Arslan Kulaksız Malazgirt’te anıldı   
 

28.07.2019 00:00:00
 
Malazgirt, Şehit Binbaşı Arslan Kulaksızı unutmadı
Malazgirt, Şehit Binbaşı Arslan Kulaksızı unutmadı
 
Muş'un Malazgirt ilçesinde PKK'lı teröristler tarafından düzenlenen silahlı saldırı sonucu şehit düşen Malazgirt Jandarma Komutanı Binbaşı Arslan Kulaksız için anma programı düzenlendi
 
Malazgirt Kaymakamlığı, şehit Binbaşı Arslan Kulaksız'ın şahadetinin 4. yılı nedeniyle mevlit ve anma töreni düzenledi. 1071 Alparslan Merkez Camii'nde düzenlenen anma programına Malazgirt Kaymakamı Emre Yalçın, Muş İl Jandarma Komutan Yardımcısı Albay Gürsel Cebeci, Belediye Başkanı Cengiz Altın, İlçe Jandarma Komutanı Yüzbaşı Samet Tonga, Emniyet Müdürü İlker Ekşi, kurum amirleri, STK'lar,  siyasi parti temsilcileri ile çok sayıda vatandaş katıldı.


Mevlit okunması, 15 Temmuz demokrasi şehitleri ve diğer tüm şehitler için duanın yapılması ile başlayan program, daha sonra Binbaşı Kulaksız'ın şehit edildiği yerde devam etti.

Protokol ile birlikte hain saldırının yapıldığı yere karanfil bırakan Malazgirt Kaymakamı Emre Yalçın

"Bugün burada görevi sırasında PKK terör örgütü tarafından haince ve kalleşçe bir saldırı sonucu şehit olan ve bizlerde derin izler bırakan Binbaşı Arslan Kulaksız komutanımızın şahadetinin 4. senesinde onu dualarla anmak için toplandık. Vatanın canı, her bir şehidimizin kanındadır ve o gün burada akan kan bizim huzurumuzun, namusumuzun, ezanımızın ve özgürlüğümüzün yegâne varlığının komutanımızın değerli şahsında bir kez daha ortaya çıkışının günüdür.

Milletimiz ve değerli Malazgirtliler, komutanlarını ve onun değerli ailesini unutmamış ve unutmayacaktır. Zaman akıp gider ama ülkemizin ve  milletimizin aziz varlığı, şehitlerimizin ve gazilerimizin tanımsız fedakarlıklarıyla ilelebet var olacaktır.

Bu varlığa söz söylemek isteyenler ise kutsal vatan topraklarında sadece ve sadece onursuzca çürümeye mahkum olacaklardır. O gün yapılan hain saldırının failleri, güvenlik güçlerimizin yaptığı operasyonla etkisiz hale getirilerek şehit Binbaşı Arslan Kulaksız'ın kanını yerde bırakmadık. Bir kez daha komutanımızın şahsında tüm şehitlerimizi rahmetle, minnetle, hürmetle yâd ediyor, onların değerli yakınlarına gösterdikleri metanet ve sabır için teşekkürlerimi sunuyorum" dedi. 
 

CHP Genel Başkan Yardımcısı Berhan Şimşek, partideki görevlerinden istifa ettiğini açıkladı

CHP Genel Başkan Yardımcısı ve MYK üyesi Berhan Şimşek, hakkında devam eden davalar sonuçlanana kadar partideki görevlerinden ayrılma kararı aldığını duyurdu

04.09.2026 14:20:00
Haber Merkezi
 
CHP Genel Başkan Yardımcısı Berhan Şimşek, partideki görevlerinden istifa ettiğini açıkladı
CHP Genel Başkan Yardımcısı Berhan Şimşek, partideki görevlerinden istifa ettiğini açıkladı
CHP Genel Başkan Yardımcısı ve MYK üyesi Berhan Şimşek, hakkında devam eden davalar sonuçlanana kadar partideki görevlerinden ayrılma kararı aldığını duyurdu.

Şimşek'in 10 yıldır birlikte olduğu Özlem Şanver'e şiddet uyguladığı anlara ilişkin ortaya çıkan görüntülere tepki yağmıştı. Görüntülerde Şimşek'in Şanver'in ayağına tekme attığı, ardından elinden kurtulmaya çalışan kadını zorla evin içine sokmaya çalıştığı görülmüştü. Videoda, içereyi götürülen Şanver'in, "Bırak beni" diye bağırdığı da duyuldu.

Berhan Şimşek'in 10 yıllık hayat arkadaşı Özlem Şanver, Nisan 2026'da fiziksel ve psikolojik şiddete maruz kaldığını öne sürerek mahkemeye başvurmuştu.

Başvuruyu değerlendiren İstanbul Anadolu 1. Aile Mahkemesi, 6284 sayılı Kanun kapsamında Şimşek hakkında 2 ay süreyle uzaklaştırma ve koruma tedbiri uygulanmasına karar verdi. Söz konusu tedbir kararının daha sonra 2 ay daha uzatıldığı belirtilmişti.

Ahbap Derneği ve Haluk Levent hakkındaki soruşturma haberleri, Türkiye’de STK’lara duyulan güveni sarstı. Katılımcıların yüzde 85,6’sı bu gelişmelerin STK’lara duyduğu güveni azalttığını söyledi.

Ahbap Derneği ve Haluk Levent hakkındaki soruşturma haberleri, Türkiye’de STK’lara duyulan güveni sarstı. Katılımcıların yüzde 85,6’sı bu gelişmelerin STK’lara duyduğu güveni azalttığını söyledi

04.09.2026 14:00:00
Haber Merkezi
 
 Ahbap Derneği ve Haluk Levent hakkındaki soruşturma haberleri, Türkiye’de STK’lara duyulan güveni sarstı. Katılımcıların yüzde 85,6’sı bu gelişmelerin STK’lara duyduğu güveni azalttığını söyledi.
 Ahbap Derneği ve Haluk Levent hakkındaki soruşturma haberleri, Türkiye’de STK’lara duyulan güveni sarstı. Katılımcıların yüzde 85,6’sı bu gelişmelerin STK’lara duyduğu güveni azalttığını söyledi.
Türkiye'de STK'lara yönelik güven, Ahbap Derneği ve Haluk Levent hakkındaki soruşturma haberlerinin ardından sarsıldı. Aksoy Araştırma'nın gerçekleştirdiği "STK'lara Güven" araştırmasına göre katılımcıların yüzde 85,6'sı bu gelişmelerin STK'lara duyduğu güveni azalttığını söyledi. Her iki kişiden birinin bağışlarını azaltmayı ya da tamamen bırakmayı düşündüğü araştırmada belirtildi.

Marketing Türkiye adına Aksoy Araştırma tarafından gerçekleştirilen "STK'lara Güven" araştırması, Türkiye'de STK'lara yönelik güvenin hangi dinamikler üzerinden şekillendiğini, bağış davranışının ne ölçüde karşılık bulduğunu ve son dönemdeki tartışmaların bu güven üzerindeki etkisini ortaya koydu. Araştırmanın saha çalışması, Ahbap Derneği ve Haluk Levent hakkındaki soruşturma haberlerinin kamuoyunda yoğun biçimde tartışıldığı bir dönemde gerçekleştirildi ve araştırma sonucunda Ahbap Derneği, 1,7 güven ortalamasıyla son sırada yer aldı.

STK'lara duyulan güven azaldı
Araştırmaya katılanların, yüzde 64,8'i bu gelişmelerin STK'lara duyduğu güveni "çok azalttığını", yüzde 20,8'i ise "biraz azalttığını" söylüyor. Yüzde 14,4'lük kesim ise güveninin etkilenmediğini belirtiyor. Böylece araştırma, toplamda yüzde 85,6'lık bir kesimin güveninin azaldığını ortaya koydu.

Bağış davranışını olumsuz etkiledi
Katılımcıların yüzde 26,5'i bundan sonra daha az bağış yapacağını, yüzde 22,5'i ise STK'lara bağış yapmayacağını belirtirken, yüzde 27,8'i henüz karar vermediğini ifade etti. Bu tablo, katılımcıların yüzde 49'unun bağışlarını azaltma ya da tamamen sonlandırma eğiliminde olduğunu gösterirken, yüzde 27,8'lik kararsız kesim de gelecekteki bağış davranışlarının güven ortamına bağlı olarak şekillenebileceğini söyledi.

Adalet Bakanı Akın Gürlek, 31 avukat hakkında gözaltı kararı verildiğini, 39 farklı avukatlık bürosunda arama ve el koyma işlemi başlatıldığını duyurdu

Adalet Bakanı Akın Gürlek, 31 avukat hakkında gözaltı kararı verildiğini, 39 farklı avukatlık bürosunda arama ve el koyma işlemi başlatıldığını duyurdu

04.09.2026 12:32:00
Haber Merkezi
 
 Adalet Bakanı Akın Gürlek, 31 avukat hakkında gözaltı kararı verildiğini, 39 farklı avukatlık bürosunda arama ve el koyma işlemi başlatıldığını duyurdu
 Adalet Bakanı Akın Gürlek, 31 avukat hakkında gözaltı kararı verildiğini, 39 farklı avukatlık bürosunda arama ve el koyma işlemi başlatıldığını duyurdu
Kişisel bilgileri hukuka aykırı yollarla ele geçirerek oluşturulan 'panel' adı verilen sorgulama sistemlerini kullandığı tespit edilen 31 avukat hakkında gözaltı kararı verildi. Adalet Bakanı Akın Gürlek, "Vatandaşlarımıza ait kişisel verilerin yasa dışı yollarla ele geçirilerek 'panel' adı verilen sorgulama sistemlerinde kullanıldığı tespit edilmiştir. Sistemi kullandığına ilişkin somut deliller elde edilen 31 avukat hakkında gözaltı kararı verilmiş, 39 avukatlık bürosunda arama ve el koyma işlemlerine başlanmıştır" açıklamasında bulundu

Borcunuz yasal takibe düştü diyen avukatların izi sürüldü
Adalet Bakanı Gürlek konuyla ilgili sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada şu bilgileri paylaştı:
"Vatandaşlarımızın mahremiyeti bizim için dokunulmazdır! Vatandaşlarımızın kişisel verilerinin hukuka aykırı yollarla ele geçirilmesi, ticari bir meta hâline getirilmesi ve bu bilgiler kullanılarak vatandaşlarımızın mağdur edilmesi asla kabul edilemez. Bu çerçevede İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığımız Bilişim Suçları Soruşturma Bürosu koordinasyonunda, İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce yürütülen çalışmalarda; vatandaşlarımıza ait kişisel verilerin yasa dışı yollarla ele geçirilerek "panel" adı verilen sorgulama sistemlerinde kullanıldığı tespit edilmiştir.
Yapılan incelemelerde bu yasa dışı sistemlerin bazı hukuk bürolarına ücret karşılığında satıldığı ve abonelik sistemiyle kullandırıldığı; bazı hukuk bürolarının da herhangi bir hukuki ilişkisi bulunmayan vatandaşların kişisel bilgilerine bu sistemler üzerinden ulaşılarak "borcunuz yasal takibe düştü", "uzlaşma sürecini kaçırdınız", "hakkınızda haciz işlemi başlatıldı" gibi gerçeğe aykırı ifadelerle mağdur edildiği anlaşılmıştır.

31 avukat hakkında gözaltı kararı verildi
Soruşturmanın ilk aşamasında yasa dışı sistemi kuran, işleten ve gelir akışında yer aldığı tespit edilen şüpheliler hakkında adli işlemler yapılarak 10 şüpheli hakkında kamu davası açılmıştır. Soruşturmanın genişletilmesiyle de yasa dışı panel sistemini kullandığına ilişkin somut deliller elde edilen 31 avukat hakkında bugün gözaltı kararı verilmiş, 39 farklı avukatlık bürosunda arama ve el koyma işlemlerine başlanmıştır. Bu önemli soruşturmayı büyük bir titizlikle yürüten İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığımıza, İstanbul Emniyet Müdürlüğümüze ve soruşturmada görev alan tüm kamu görevlilerimize canı gönülden teşekkür ediyorum. Hukuku istismar ederek hukuksuzluk yapan hiç kimsenin yanına kâr kalmayacaktır."

İBB davasında savunma yapan Ekrem İmamoğlu, duruşmaların canlı yayımlanması tartışmasına ilişkin, yalnızca bundan sonraki duruşmaların değil, davanın ilk gününden itibaren tüm kayıtların kamuoyuna açılmasını istedi

İBB davasında savunma yapan Ekrem İmamoğlu, duruşmaların canlı yayımlanması tartışmasına ilişkin, yalnızca bundan sonraki duruşmaların değil, davanın ilk gününden itibaren tüm kayıtların kamuoyuna açılmasını istedi. İmamoğlu, “Her milimi yayınlansın, millet izlesin” dedi

04.09.2026 12:17:00
Haber Merkezi
 
 İBB davasında savunma yapan Ekrem İmamoğlu, duruşmaların canlı yayımlanması tartışmasına ilişkin, yalnızca bundan sonraki duruşmaların değil, davanın ilk gününden itibaren tüm kayıtların kamuoyuna açılmasını istedi
 İBB davasında savunma yapan Ekrem İmamoğlu, duruşmaların canlı yayımlanması tartışmasına ilişkin, yalnızca bundan sonraki duruşmaların değil, davanın ilk gününden itibaren tüm kayıtların kamuoyuna açılmasını istedi
İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne yönelik davada tutuklu yargılanan Ekrem İmamoğlu, duruşmaların canlı yayımlanmasına ilişkin çağrıda bulundu.

Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi'nin X hesabından İmamoğlu'nun duruşmadaki sözleri paylaşıldı. İmamoğlu, davanın canlı yayınlanmasını istediğini belirterek geçmiş duruşmaların da kamuoyuna açılmasını talep etti.

İmamoğlu, "Evet, canlı yayını istiyorum. Hem de misliyle istiyorum" diyerek, davanın başladığı ilk günden bugüne kadar yapılan duruşmaların da yayımlanması çağrısında bulundu.

Duruşmaların SEGBİS sistemi üzerinden kayıt altına alındığına dikkat çeken İmamoğlu, teknolojik imkanların bulunduğunu belirterek, "Her milimi yayınlansın, millet izlesin" dedi.

İmamoğlu, kamuoyundan saklayacağı bir sözü olmadığını savunarak vatandaşların davayı doğrudan izlemesi gerektiğini söyledi. "Millet dinlesin, millet görsün. Millet kendi kararını versin" ifadelerini kullanan İmamoğlu, kendisine yönelik iddialara karşı hesabını kamuoyu önünde vermeye hazır olduğunu belirtti.

İmamoğlu'nun açıklamasından öne çıkan bölüm şöyle:

"Evet, canlı yayını istiyorum. Hem de misliyle istiyorum. Başladığı ilk günden bugüne geçmiş duruşmalar da yayınlansın. Her milimi yayınlansın, millet izlesin."

Mersin'de iki ayrı iş kazası: 1 ölü, 2 yaralı

Mersin'in Tarsus ilçesinde 2 ayrı inşaatta yaşanan kazalarda 1 kişi hayatını kaybetti, 2 kişi de yaralandı

04.09.2026 12:15:00 / Güncelleme: 04.09.2026 12:17:48
İHA
 
Mersin'de iki ayrı iş kazası: 1 ölü, 2 yaralı
Mersin'de iki ayrı iş kazası: 1 ölü, 2 yaralı
Alınan bilgiye göre, ilçeye bağlı Atatürk Mahallesi Atatürk Caddesi üzerindeki inşaatta çalışan T.B. (48) ile M.B. (38) iskeleden düştü. Mesai arkadaşlarının ihbarıyla olay yerine sevk edilen ambulanslarla 2 işçi ilçe devlet hastanesine kaldırıldı.

Kırklarsırtı Mahallesi 2673 Sokak'ta yaşanan kazada da iddiaya göre, inşaatta çalışan Abdülkadir Polat (43), dengesini kaybederek aşağı düştü.



Haber verilmesi üzerine olay yerine sevk edilen ambulansla hastaneye kaldırılan Polat, yapılan müdahalelere rağmen kurtarılamadı.

Her iki olayla ilgili soruşturmanın sürdüğü bildirildi.

Akhisar'daki cinayetin failleri 10 yıl sonra bulundu

Manisa'nın Akhisar ilçesinde 2 Nisan 2016 tarihinde Cin Deresi kenarında çıplak bedeni kafatasından ayrılmış halde bulunan Abdurrahman Aysu'nun failleri ve suçun gizlenmesinde rol aldığı değerlendirilen şüphelilerin tespit edilerek gözaltına alındığı bildirildi

04.09.2026 11:39:00
İHA
 
Akhisar'daki cinayetin failleri 10 yıl sonra bulundu
Akhisar'daki cinayetin failleri 10 yıl sonra bulundu
Manisa'nın Akhisar ilçesinde marangozluk yapan evli 2 çocuk babası Abdurrahman Aysu kaybolduktan 13 gün sonra 2 Nisan 2016 tarihinde Cin Deresi kenarında başı koparılmış ve çıplak halde cesedi bulunmuştu.

Olayın üzerinden geçen 10 yılın ardından Adalet Bakanlığı Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığının koordinasyonunda yürütülen çalışmalar sonucunda cinayetin aydınlatıldığı açıklandı.

Adalet Bakanı Akın Gürlek sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, "Manisa Akhisar'da 2016 yılında öldürülen Abdurrahman Aysu'nun cinayetine ilişkin yürütülen yeni çalışmalar sonucunda olayın failleri ve suçun gizlenmesinde rol aldığı değerlendirilen şüpheliler tespit edildi. Akhisar Cumhuriyet Başsavcılığımızın koordinesinde Manisa, Bursa ve İstanbul'da gerçekleştirilen operasyonlarda 7 şüpheli gözaltına alındı" ifadelerini kullandı.

Sivas Kongresi’nin 107. yıldönümü: Milli Mücadele’nin dönüm noktası

Anadolu’nun kalbinde, işgal altındaki bir vatanın kaderini değiştiren ve çağdaş Türkiye Cumhuriyeti’nin harcını karan Sivas Kongresi, Türk tarihinin en kritik kırılma noktalarından biri olma niteliğini koruyor. 4-11 Eylül 1919 tarihleri arasında toplanan bu tarihi kurultay, yalnızca yerel bir direnişin organizasyonu değil, milletin kendi geleceğini kendi eliyle tayin ettiği tam bağımsızlık manifestosudur

04.09.2026 11:37:00
Hasan Gündoğdu
 
Sivas Kongresi’nin 107. yıldönümü: Milli Mücadele’nin dönüm noktası
Sivas Kongresi’nin 107. yıldönümü: Milli Mücadele’nin dönüm noktası
Amasya Genelgesi'nden Sivas'a uzanan çetin yol

Mustafa Kemal Paşa'nın 19 Mayıs 1919'da Samsun'a ayak basmasıyla başlayan örgütlenme süreci, Amasya Genelgesi'nde dile getirilen "Milletin bağımsızlığını yine milletin azim ve kararı kurtaracaktır" ilkesiyle hukuki ve siyasi bir boyut kazanmıştı.

Bu çağrının en somut adımı olarak planlanan Sivas Kongresi; İstanbul Hükümeti'nin engelleme çabalarına, İtilaf Devletleri'nin baskılarına ve Elazığ Valisi Ali Galip'in kongreyi basma girişimlerine rağmen kararlılıkla toplandı.

Mustafa Kemal Atatürk'ün dönüştürücü rolü

Mustafa Kemal Paşa'nın kongredeki rolü, askeri bir liderliğin ötesine geçerek diplomatik ve stratejik bir deha sergilemesini sağladı. Sivas Mekteb-i Sultani binasında gerçekleşen görüşmelerde kongre başkanlığına seçilen Mustafa Kemal Atatürk, birçok başarılara imza attı

Liderlik ve meşruiyet mücadelesi: İstanbul Hükümeti'nin hareketi "yasadışı" ilan etme çabalarına karşı, Anadolu'daki halk iradesini meşru kılacak hukuki zemini inşa etti.

Manda ve himaye fikrine kesin darbe: Kongre süresince en çetin tartışmalar, Amerikan veya İngiliz mandasını savunan delegelerle yaşandı. Mustafa Kemal Paşa'nın kararlı tutumu sayesinde "Manda ve himaye kabul olunamaz" ilkesi nihai olarak benimsendi ve tam bağımsızlık dışındaki tüm formüller reddedildi.

Örgütlerin tek çatı altında birleştirilmesi: Doğu ve Batı Anadolu'da bölgesel olarak faaliyet gösteren tüm direniş cemiyetleri, "Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti" adı altında birleştirildi. Böylece milli mücadele, bölgesel karakterden kurtularak ulusal bir nitelik kazandı.

Halkı bilgilendirme ve basın gücü: Milli iradenin sesini hem iç kamuoyuna hem de dünyaya duyurmak amacıyla Sivas'ta İrade-i Milliye gazetesinin çıkarılması kararlaştırıldı.

Tarihi önemi: Yeni devletin yürütme organı doğdu

Sivas Kongresi'nin en stratejik sonuçlarından biri de Heyet-i Temsiliye'nin (Temsil Heyeti) yetkilerinin tüm yurdu kapsayacak şekilde genişletilmesi ve başkanlığına Mustafa Kemal Paşa'nın getirilmesi oldu.

Bu gelişmeyle birlikte Temsil Heyeti, TBMM açılıncaya kadar geçici bir hükümet gibi çalışarak milli mücadelenin tek yürütme organı haline geldi.

İstanbul Hükümeti ile her türlü haberleşmenin kesilmesi kararı üzerine, baskılara dayanamayan Damat Ferit Paşa Hükümeti istifa etmek zorunda kaldı. Bu durum, Anadolu hareketinin İstanbul yönetimine karşı elde ettiği ilk büyük siyasi zafer olarak tarihe geçti.

Cumhuriyet'in temelleri Sivas'ta atıldı

Sivas Kongresi, yalnızca bir savaş stratejisinin belirlendiği yer değildir; aynı zamanda Misak-ı Milli sınırlarının çizildiği, halk iradesinin tecelli ettiği ve gelecekte kurulacak olan Türkiye Cumhuriyeti'nin hukuki ve siyasi temellerinin atıldığı bir mutabakat metnidir.

Atatürk'ün daha sonra "Burada bir milletin kurtuluşunu hazırlayan kararlar alındı" sözleriyle önemini vurguladığı Sivas Kongresi, Türk milletinin esaret kabul etmeyen çelikten iradesinin abidesi olarak tarihteki yerini korumaktadır.

İzmir'de belediyeye ait kafeye silahlı saldırı kamerada

İzmir'de belediyeye ait bir kafeye gece saatlerinde kimliği belirsiz bir kişi tarafından silahlı saldırı düzenlendi

04.09.2026 10:28:00
İhlas Haber Ajansı
 
İzmir'de belediyeye ait kafeye silahlı saldırı kamerada
İzmir'de belediyeye ait kafeye silahlı saldırı kamerada
İzmir'de belediyeye ait bir kafeye gece saatlerinde kimliği belirsiz bir kişi tarafından silahlı saldırı düzenlendi. O anlar güvenlik kamerası tarafından kaydedildi.

Olay, gece saatlerinde Çiğli ilçesinde bulunan ve Çiğli Belediyesi'ne ait Akvaryum Kafe'de meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, kafenin kapalı olduğu saatlerde bölgeye motosiklet ile kimliği belirsiz iki şahıs geldi.



Motosikletten inen şüphelilerden biri, kafeye doğru birkaç el ateş açtı. Saldırganlar, olayın ardından geldikleri motosikletle bölgeden hızla uzaklaştı. Saldırıda herhangi bir can kaybı veya yaralanma yaşanmadı. Kurşunlama anı ise güvenlik kameraları tarafından kaydedildi.

Polis ekipleri, kaçan silahlı saldırganın kimliğini tespit etmek ve yakalamak için çalışma başlattı.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: "Bir kişinin daha naaşına ulaşıldı"

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde düzenlediği basın toplantısında, "Bir kişinin daha naaşına ulaşıldığını ve yukarıya çıkarıldığını öğrenmiş bulunuyoruz. Bu şekilde vefat edenlerin sayısının 10'a çıktığını ifade etmek isterim" dedi

04.09.2026 03:00:00 / Güncelleme: 04.09.2026 06:03:36
İHA
 
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: "Bir kişinin daha naaşına ulaşıldı"
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: "Bir kişinin daha naaşına ulaşıldı"
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Girne açıklarında meydana gelen gemi faciasının ardından taziye ziyaretinde bulunmak üzere geldiği KKTC'deki temaslarının ardından basın toplantısı düzenledi. Ercan Havalimanı'nda KKTC Başbakanı Ünal Üstel ile düzenlediği ortak basın toplantısında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Kıbrıs Türk halkına selamlarını ve başsağlığı dileklerini iletti. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, kazanın ilk anından itibaren Türkiye Cumhuriyeti olarak gelişmeleri yakından takip ettiklerini ve tüm imkanları seferber ettiklerini ifade etti. Yılmaz, "Bugünkü ziyaretimiz kapsamında da, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Sayın Tufan Erhürman ile bir araya gelerek yaşanan faciaya ve yürütülen çalışmalara ilişkin değerlendirmeler yapma imkanı bulduk. İlgili kurumların yetkililerinden arama-kurtarma faaliyetlerinin mevcut durumu ve yaşanan elim kazanın aydınlatılmasına yönelik çalışmalar hakkında ayrıntılı bilgi aldık" dedi.

Kayıpların aileleriyle bir araya geldiklerini belirten Yılmaz, "Beklentilerini, ifade ettikleri hususları, önerilerini dinleme imkanı bulduk. Ateş düştüğü yeri yakıyor, en büyük acıyı onlar yaşıyorlar. Hepimizi derinden üzen bu hadisede. Ben ailelere bir kez daha sabır diliyorum ve her zaman yanlarında olduğumuzu olacağımızı ifade etmek istiyorum. Yakınlarını kaybetmenin derin acısını ve sebebi var mı' Sevdiklerinden gelecek bir haberi beklemenin ağır yükünü taşıyan ailelerimizle gerçekleştirdiğimiz görüşmelerde acılarını yürekten paylaştığımızı ve bu zorlu süreçte Türkiye Cumhuriyeti olarak ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti otoriteleri olarak her zaman yanlarında olduğumuzu ifade ettik" diye konuştu.


"Geniş çaplı ve 7 gün 24 saat esasıyla bir arama kurtarma faaliyeti halen sürdürülmektedir"



Faciaya ilişkin rakamları da paylaşan Yılmaz, "30 Ağustos günü Girne'den Mersin Taşucuna hareket eden Filojet isimli yolcu gemisi 259 yolcu ve 8 mürettebatı ile birlikte maalesef Girne açıklarında su alarak alabora olmuştur. Gemide bulunan 239 kişi sağ olarak kurtarılmış, 9 kardeşimiz hayatını kaybetmiş. Kayıp durumundaki 19 vatandaşımıza ulaşılması için geniş çaplı ve 7 gün 24 saat esasıyla bir arama kurtarma faaliyeti başlatılmıştır ve halen sürdürülmektedir" ifadelerini kullandı.

Arama çalışmalarında bugün yeni bir gelişme yaşandığını ifade eden Yılmaz, Deniz Kuvvetleri Komutanı Ercüment Tatlıoğlu'nun çalışmaları bizzat koordine ettiğini söyleyen Yılmaz, "Bugün itibariyle bir haber daha almış bulunuyoruz. Bugün Deniz Kuvvetleri Komutanımız Ercüment Bey bizzat kendisi yapılan çalışmaları koordine etmek üzere buradaki gemilerdeydi. Bir kişinin daha naaşına ulaşıldığını ve yukarıya çıkarıldığını öğrenmiş bulunuyoruz. Usulünce idari usuller gereğince kimlik tespiti yapıldıktan sonra bu kamuoyuyla paylaşılacaktır kimin naaşına ulaşıldığı. Bu şekilde vefat edenlerin sayısının 10'a çıktığını ifade etmek isterim" şeklinde konuştu.


"Şu anda hastanelerde sadece 2 hasta bulunuyor"



Arama-kurtarma çalışmalarında ilerleme sağlandığının altını çizen Yılmaz, "Diğer taraftan bu yapılan yoğun çalışmaların neticesinde başka naaşlara da ulaşılacağı anlaşılmıştır. Bununla ilgili gelişmeleri de ilgili kurumlar bu çalışmalar titiz bir şekilde tamamladığında kamuoyuyla paylaşmış olacaklardır. Ancak bir ilerleme sağlandığını bugün rahatlıkla ifade edebilirim. Bu çerçevede Deniz Kuvvetleri Komutanımıza görev yapan bu gelişmelerin sağlanmasında emeği olan tüm yetkililere şükranlarımla sunuyorum" dedi.

Sağ kurtarılan yolcuların sağlık durumlarına ilişkin de bilgi veren Yılmaz, "Diğer taraftan sağ olarak kurtarılan yolcularımızdan 131'inin tedavilerinin tamamlandığını ve taburcu edildiğini öğrenmiş bulunuyoruz. Şu anda hastanelerde sadece 2 hasta bulunuyor. Bunlardan biri yoğun bakımdaydı ama yoğun bakımdan çıkarılmış oldu. Şu an itibariyle aldığımız bilgi 2 hastamızın da hayati bir tehlikesinin olmadığı yönündedir. Sağlık Bakan Yardımcımız da bizzat onları ziyaret edip durumları hakkında detaylı bir şekilde bilgi aldı" diye konuştu.


"TCG Işın'ın gelişmiş sonar sistemiyle yaptığı taramalarla batığın yeri tespit edildi"



İhbarların ardından KKTC makamlarıyla güçlü koordinasyon sağlandığını belirten Cevdet Yılmaz, Türkiye'nin bütün imkanlarının arama-kurtarma faaliyetleri için bölgeye yönlendirildiğini söyledi. Dışişleri, Milli Savunma ve İçişleri Bakanlıkları başta olmak üzere ilgili kurumların KKTC makamlarıyla tam eş güdüm içerisinde hareket ettiğini ifade eden Yılmaz, "İhbarların alınmasının hemen ardından KKTC makamlarıyla güçlü bir koordinasyon tesis edilmiş. Arama kurtarma faaliyetleri için devletimizin bütün imkanları seferber edilerek bölgeye yönlendirilmiştir. Arama kurtarma koordinasyon merkezi tarafından tehlike safhası ilan edilmiş. Dışişleri Bakanlığımız, Milli Savunma Bakanlığımız ve İçişleri Bakanlığımız başta olmak üzere ilgili tüm kurumlarımız KKTC makamlarıyla tam bir eş güdüm ve iş birliği içinde harekete geçmiştir" ifadelerini kullandı.


"Türkiye Cumhuriyeti ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti çok yakın bir çalışma sergilemişlerdir"



KKTC Başbakanı Ünal Üstel ve ekibine teşekkür eden Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, "Gece gündüz bu konuda Türkiye Cumhuriyeti ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti çok yakın bir çalışma sergilemişlerdir. Sorumluluklarımızın da çok yakın bir çalışma sergilemişlerdir. Sorumlulukla hareket edilmiştir ve çok güçlü bir şekilde bu çalışmaların yapılması için tüm gayret sarf edilmiştir. Sayın Başbakan'ın şahsında emeği geçen herkese ben tekrar emeği geçen herkese teşekkür ediyorum" şeklinde konuştu.

Arama-kurtarma çalışmalarına katılan unsurlara ilişkin bilgi veren Yılmaz, "KKTC Güvenlik Kuvvetleri Komutanlığı'nın dört gemiyle katıldığı çalışmalara sahil güvenlik komutanlığımız üç gemi, bir helikopter, dalış ekipleri ve sonar sistemiyle KKTC Güvenlik Kuvvetleri Komutanlığı'nın dört gemi, bir helikopter, dalış ekipleri ve sonar sistemiyle destek vermektedir. Deniz Kuvvetlerimizin sekiz gemi ve üç insansız hava aracıyla, hava kuvvetlerimizin ise bir helikopter ve bir insansız hava aracıyla yer aldığı operasyon 24 saat esasına göre sürdürülmektedir" dedi.

Kıbrıs Kıyı Emniyeti'ne ait römorkör ve dalış ekipleri ile özel tekneler ve balıkçı teknelerinin de çalışmalara destek verdiğini belirten Yılmaz, gönüllülere teşekkür ederek, "TCG Işın'ın gelişmiş sonar sistemiyle yaptığı taramalarla batığın yeri tespit edilmiş, TCG Alemdar da uzaktan kumandalı su altı aracıyla batığın içinde ve çevresinde yürütülen arama çalışmalarına katılmıştır. Bu çalışmalar sonucunda yaklaşık beş yüz elli metre derinlikte bulunan geminin enkazına ulaşılmış, batığın çevresinde ayrıntılı görüntüleme ve arama faaliyeti başlatılmıştır. Nitekim az önce belirttiğim gibi bunun sonuçlarını da görmeye başladık" diye konuştu.


"Ambulans uçakla tahliyesi gereken vatandaşlarımızın nakli gerçekleştirilmiş"



Arama-kurtarma çalışmaları neticesinde dün ulaşılan naaşın kimlik tespit çalışmalarına başladığını belirten Yılmaz, "Ambulans uçakla tahliyesi gereken vatandaşlarımızın nakli gerçekleştirilmiş, yararlarımızın tedavi süreçleri yakından takip edilmiş, hayatını kaybeden kardeşlerimizin naaşlarının nakli konusunda ailelerimize gerekli destek sağlanmıştır. Ülkemize dönen vatandaşlarımızın ve yakınlarının karşılanarak illerine ulaştırılması için ilgili valiliklerimizle gerekli koordinasyon kurulmuştur. Diğer taraftan ilgili kurumların yetkililerinden kazanın meydana gelişine, sahadaki faaliyetlere ve yürütülen soruşturmalara ilişkin bilgi aldık. Az önce Sayın Başbakan'ın da ifade ettiği gibi Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın da çok net, altını çizdiği gibi bu konuda gerekli tüm soruşturmalar yapılacak KKTC ve Türkiye Cumhuriyeti makamlarının iş birliğiyle ve kimin ihmali varsa, kimin sorumluluğu varsa elbette hukuk önünde hesap vermesi için ne gerekiyorsa yapılmaktadır, yapılmaya devam edilecektir" ifadelerini kullandı.


"Tüm sorularına kadar bütün süreç titizlikle incelenecektir"



Geminin sefere çıkış şartlarından teknik yeterlilik ve denetim kayıtlarına, mürettebatın tutumundan ilgili kurumların kararlarına kadar tüm sürecin inceleneceğini belirten Yılmaz, "Geminin hangi şartlarda sefere çıktığından teknik yeterlilik ve denetim kayıtlarını, mürettebatın tutumundan ilgili kurumların kararlılığını, tüm sorularına kadar bütün süreç titizlikle incelenecektir. KKTC makamlarınca başlatılan adli, idari ve teknik soruşturmanın sağlıklı biçimde tamamlanması için Türkiye Cumhuriyeti olarak gerekli bütün teknik ve kurumsal desteği sunacağız. Kazaya ilişkin soruşturma büyük bir titizlikle sürdürülecek, facianın yaşanmasında ihmal veya kusuru bulunanların tespit edilmesi halinde, hukukun gerektirdiği adımlar inanıyorum ki kararlılıkla atılacaktır" şeklinde konuştu.

Soruşturma sonucunda ortaya çıkacak tespitlerin gelecekte benzer faciaların yaşanmaması açısından da önem taşıdığını ifade eden Yılmaz, "Üç önemli adım, görev var karşımızda. Birincisi bu arama kurtarma çalışmalarının yoğun bir şekilde sürdürülmesi, ikincisi sorumlulardan hesap sorulması, üçüncüsü de gelecekte bir daha böyle hadiseler yaşanmaması adına sistemde olabilecek eksikliklerin giderilmesi ve gerekli tedbirlerin alınarak adımların atılmasıdır. Kıbrıs ile Anavatan Türkiye, geçmişten bugüne karşılaştığı her zorluğa omuz omuza göğüs germiş, bu sarsılmaz kardeşlik böylesi ağır günlerde sahadaki dayanışma ve paylaşılan sorumlulukla güçlü karşılığını bulmuştur. Sayın Başbakan'ın az önce ifade ettiği gibi biz tasada da kıvançta da biriz, zor günlerde de geniş günlerde de bir aradayız ve böyle olmaya da devam edeceğiz" dedi.


"Gerekli bütün teknik ve kurumsal desteği sunacağız"



Girne'de yaşanan acının Türkiye'nin tamamında hissedildiğini belirten Yılmaz, "Bugün yine bir, bilgi olarak şunu paylaşabilirim. Kıbrıs'la Türkiye arasında bir adli yardımlaşma anlaşmamız söz konusu. Bu çerçevede bugün itibariyle bu konuda Kıbrıs Yargısı tarafından Adalet Bakanlığımıza iletilen bir talep söz konusudur. Bu çerçevede de Adalet Bakanlığımız gerekli tüm teknik desteği sunacaktır. En kısa sürede bu konudaki hazırlıklar, tamamlanarak soruşturma sürecine gerekli teknik destek sağlanacaktır" diye konuştu.

Yılmaz, konuşmasının sonunda hayatını kaybedenlere rahmet, ailelerine ve Kıbrıs Türk halkına başsağlığı dileyerek, "Kayıp yolcular için yoğun gayretlerin süreceğini bir kez daha ifade ediyorum. Büyük bir fedakarlıkla bu süreçte görev yapan bütün arama kurtarma ekiplerimize ve diğer alanlarda çaba sarf eden, katkı sunan tüm kişi ve kurumlara, KKTC ve Türkiye Cumhuriyeti'nden tüm katkısı olanlara gönülden teşekkür ediyorum. Şükranlarımı sunuyorum. Hepinizi bir kez daha saygıyla selamlıyorum" ifadelerini kullandı.

Alsu gemisinin 1. ve 3. kaptanı tutuklandı

Silivri açıklarında yaşanan gemi kazasına ilişkin gözaltına alınan Alsu gemisinin 1. ve 3. kaptanları tutuklandı. 4 mürettebat ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı

03.09.2026 23:33:00
İHA
 
Alsu gemisinin 1. ve 3. kaptanı tutuklandı
Alsu gemisinin 1. ve 3. kaptanı tutuklandı
İstanbul Silivri açıklarının 18 mil güneyinde meydana gelen kazada, Kocaeli'den Aliağa'ya giden Türk bayraklı 90 metre uzunluğundaki Alsu isimli ticari gemi ile İskenderun Limanı'ndan Karadeniz Ereğli'ye giden Tuğberk İmamoğlu isimli ticari gemi çarpışmıştı. Kazaya ilişkin Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma başlatmıştı. Soruşturma kapsamında ALSU isimli gemiden bulunan 10 kişiden aşçı hariç 9 kişiden, 6'sı ifadelerinin ardından adliyeye sevk edilmişti.

Savcılık ifadelerinin ardından şüphelilerden, geminin 1. kaptanı Ahmet Erarslan ile 3. kaptan Murat Evciman tutuklama talebiyle, 4 kişi ise adli kontrol istemiyle Sulh Ceza Hakimliği'ne sevk edildi.

Mahkeme, şüphelilerden geminin 1. kaptanı Ahmet Erarslan ile 3. kaptan Murat Evciman hakkında tutuklama kararı verdi. Mahkeme, 4 kişiyi ise adli kontrol şartıyla serbest bıraktı.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.