logo
28 EYLÜL 2026

Mansur Yavaş'tan Altınok'a: Yapacağını söylediklerinin bir tanesini Keçiören'de yapsana

"'Ben şunu yapacağım, bunu yapacağım' diyor. Sen belediye başkanısın dediklerinin bir kısmını yapsana. Emekliye 5 bin verecekmiş. Ya geç Turgut Bey verse hükümet verir o 5 bini verebilecek olursa. 1 milyon 100 bin emekli var Ankara'da. Aylık 6 katrilyon eder. Hiç maaş ödemezsen gelen parayı aktarsan yine ödeyemezsin. Keçiören'de peki kaç tane emekliye yardım yapıyorsun, sıfır. "

28.03.2024 10:56:00 / Güncelleme: 28.03.2024 11:00:56
Haber Merkezi
 
Mansur Yavaş'tan Altınok'a: Yapacağını söylediklerinin bir tanesini Keçiören'de yapsana
Mansur Yavaş'tan Altınok'a: Yapacağını söylediklerinin bir tanesini Keçiören'de yapsana
Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, Kaleciklilerle iftar sofrasında buluştu. Yavaş, "Bana yarın 'Sen 10 yıl Ankara'da Belediye Başkanlığı yaptın, ne eser bıraktın?' derlerse,  ben 4 binin üzerindeki ihaleyi canlı yayınladım, hesap verdim, şeffaf davrandım… Mansur Yavaş belediyeciliği bütün ülkeye bu şekilde yayılsın. Benim eserim bu olsun ki; toplumda yaşanan zengin ve fakir arasındaki bu ayrım, israf ve yolsuzluk ortadan kalkmadıktan sonra bitmez" dedi.

Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı ve CHP Başkan Adayı Mansur Yavaş, Ramazan ayı boyunca ilçeleri ziyaret ederek Ankaralılarla iftar sofrasında buluşmaya devam ediyor.



Mansur Yavaş, CHP Kalecik Belediye Başkan Adayı Satılmış Karakoç tarafından düzenlenen iftar programına katılarak Kalecikli hemşehrileriyle bir araya geldi.

"KARALAMAK YERİNE VAATLERİNİZLE ORTAYA ÇIKACAKSINIZ"

Yavaş, seçim dönemlerinde kendilerine yönelik yapılan karalamalara değinerek, "Başka bir şey bilmiyorlar. Ancak işleri güçleri adam karalamak. Niye? Düzen devam etsin diye. Bunu 2019 seçimlerinde yapmadılar mı? Ne oldu? Utanmıyorlar da. Karalamak yerine vaatlerinizle ortaya çıkacaksınız ve anlatacaksınız. O karalamalara Ankara inansaydı bugün Ankara'da bu yönetimin yaptığı şeylerin çoğu olmayacaktı. Başkent Kart olmayacaktı, kırsal kalkınma destekleri olmayacaktı, açık ihaleler olmayacaktı. Hiçbir yönetici hesap vermeyecekti. Betona boğacaklardı, eser yapıyoruz diye" ifadelerini kullandı.

"232 KÖYDE KANALİZASYON AÇIKTAN AKIYOR, SEN GİDİP DİNOZOR ALIYORSUN"

Göreve geldiğinde Ankara'da 232 köyde kanalizasyonun açıktan aktığını belirten Yavaş, "232 köyde kanalizasyon açıktan akıyor, sen gidip dinozor alıyorsun. Otobüs kalmamış, sen gidip dinozor alıyorsun. Altyapılar berbat, suyu 1.6 dolara sattılar kent merkezinde, 50 liraya tonu, sen gidip parayı başka yere harcıyorsun. Bunlar belediyecilik değil. Belediyecilik; her kentin, her ilçenin kendi değerleriyle kalkınmasını da sağlamak demektir. Önünü açmaktır, yol göstermektir, liderlik yapmaktır halka" diye konuştu. 

"4 BİNİN ÜZERİNDE İHALEYİ CANLI YAYINLADIM, HESAP VERDİM, ŞEFFAF DAVRANDIM"

Hiç kimseyi, hiçbir ilçeyi ayırmadan asli ihtiyaçlar doğrultusunda çalıştıklarını vurgulayan Yavaş, konuşmasına şöyle devam etti:

"Ben şuna inanıyorum. Bana yarın 'Sen 10 yıl Ankara'da Belediye Başkanlığı yaptın, ne eser bıraktın?' derlerse,  ben 4 binin üzerindeki ihaleyi canlı yayınladım, hesap verdim, şeffaf davrandım ki; Ankara'da okuyan 400 bin öğrencinin 250-300 bini dışarıdan gelme. Onlar kendi şehirlerine, beldelerine gittikleri zaman oradaki belediye başkanına sorsun istiyorum. 'Ankara'da Büyükşehir Belediye Başkanı açık ihaleler yapıyor, canlı yayınlıyor. Siz niye yapmıyorsunuz?' diye sorsun. 'Siz niye hesap vermiyorsunuz?' diye sorsun. İnşallah Mansur Yavaş belediyeciliği bütün ülkeye bu şekilde yayılsın. Benim eserim bu olsun ki; artık toplumda yaşanan zengin ve fakir arasındaki bu ayrım, israf ve yolsuzluk ortadan kalkmadıktan sonra bitmez. Yeter artık."

"BELEDİYE BAŞKANLARI, KAMU YÖNETİCİLERİ HESAP VERMELİDİR"

Beypazarı Belediye Başkanlığı döneminde tek bir soruşturma geçirmediğini belirten Yavaş, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı döneminde de tek bir bürokratının bile savcılığa gitmediğini vurguladı. Yavaş, "En önemli şey, en önemli hizmet budur. Kamu yöneticilerinin maaşını halktan aldığını bilirim, paramız, maaşımız sizden çıkar. Belediye personelimizin maaşı da sizden çıkar. Kalecik'e yapılacak yatırımın da parası sizden çıkar. O zaman belediye başkanları, kamu yöneticileri hesap vermelidir" dedi.



"ÇIKAR NEYİN VARSA ZİYNETİ DE AÇIKLA, DÖVİZİN VARSA DA AÇIKLA"

2009, 2014 ve 2019 seçimlerinde aday olduğunda mal beyanını açıkladığına işaret eden Yavaş, "Şimdi yine 2019'la 2023'ü yan yana koymak suretiyle mal beyanımı açıkladım. Neden açıkladım? İnsanlar kamu yöneticilerini, siyaseti siyasetten zenginleşen insanlar olarak görüyor. Bu bizim zorumuza gidiyor. Herkes açıklasın diye, noktası noktasına açıkladık. Rakibim açıklamadı uzun süre. Sonra açıkladı, eksik açıkladı. Antalya'da bir şeyler çıktı, 'değil' dedi, gazeteci tapusunu televizyonda dün gösterdi. Ziynet eşyası hiç yok. Zannedersin ki 3-5 ton altını var da saklıyor. Çıkar neyin varsa ziyneti de açıkla, dövizin varsa da açıkla… Bankada da hesap yok, o kadar dairenin kira geliri de görünmüyor ki beş kuruş vergi de vermemiş. Nasıl bir anlayış böyle? Öğreniyoruz ki, o kadar mal göz olmuşlar ki kız kardeşinden aldığı vekaleti kötüye kullanarak, babasından kız kardeşine gelen malları da üstüne geçirmiş ve onun mahkemesini görüyorlar. Bu nedir Allah aşkına, bu nedir?" şeklinde konuştu.

"ALNININ TERİNİ YİYOR, EMEĞİNİN HAKKINI ALIYOR"

Yavaş, rakibinin kendisine yönelik 'Belediye Başkanı olduktan sonra Londra'dan ev aldı' iddialarına da değinerek şunları kaydetti:

"2014 seçiminden sonra mesleğimi yapmaya devam ettim. Kızım 2014'te evlendi. Doğum yaptıktan sonra bir yıl iş aradık. Mansur Yavaş ya babası nereye gittiyse kapılar kapandı. Eşiyle beraber yurt dışına gitme kararı verdi. Ankara Anlaşması'yla İngiltere'ye gitti. 6 yıldır kirada oturuyor. Ben Belediye Başkanı olduktan sonra kredi çektim. Her şeyim açık. Bunu da mal beyanımda yayınladım ve oraya bir miktar para gönderdim. Biliyorsunuz yurt dışında İngiltere'de mortgage diye bir sistem var. Şimdiye kadar ödediği kira 1500 sterlindi, 1777 sterline 32 yıl sürecek şekilde kredi çekip, krediyle ev aldı. 32 yıl… Alnının terini yiyor. Eşiyle beraber çalışıyor, emeğinin hakkını alıyor. Gidiyorlar, kiraya durduğu evin de fotoğraflarını internette yayınlıyorlar. O yetmiyor, 'Mansur Yavaş'ın kızı İngiliz vatandaşı olmuş' diye yalanlara sığındılar. Niye böyle yapıyorlar? Kendi açıkları ortaya çıkmasın diye."

"BU KUL HAKKINI ÖDEYEMEZSİNİZ GENÇLERE"

Rakibinin iki kızının da KPSS puanı olmadan istisnai kadroyla memur yapıldığını söyleyen Yavaş, "Bu kadar servet var. İhtiyacınız mı var? KPSS'siz işe giriyorsun. Kalecik'teki işsizler fasulye sırığı mı, bunlar niye giremiyor işe? Bunların ihtiyacı daha çok değil mi? Bu kul hakkı değil mi? Olmaz böyle bir şey. İhtiyacınız da yok sizin. Keçiören Belediye Başkanı olmasaydınız onları işe de sokamazdınız. Ben diyorum ki malınızdaki şaibeyi falan bilmem öyle bir iddiam yok. Ama siz bu kul hakkını ödeyemezsiniz bu gençlere. Bu daha berbat bir konudur torpille, mülakatsız, sınavsız işe sokmak kendi çocuklarını. Daha beter, daha ayıp bir husustur. Kamu yöneticilerinin her şeyi açık olmalıdır. İnşallah bu yol alacaktır ve 'Bu işi Mansur Yavaş başlattı' diyecekler. Ve inşallah artık gençlerimiz işsiz kalmasın. Gelir adaletinde dağılım uygunca sağlasın. Bunun da yolu şeffaflıktan geçiyor" ifadelerini kullandı.

"BELEDİYE BAŞKANISIN, DEDİKLERİNİN BİR KISMINI YAPSANA"

Rekor bir oyla seçileceklerini söyleyen Yavaş, "Onu da gördü insanlar… Beş yıldır da beni gördü" diyerek şunları söyledi:

"'Ben şunu yapacağım, bunu yapacağım' diyor. Sen belediye başkanısın dediklerinin bir kısmını yapsana. Emekliye 5 bin verecekmiş. Ya geç Turgut Bey verse hükümet verir o 5 bini verebilecek olursa. 1 milyon 100 bin emekli var Ankara'da. Aylık 6 katrilyon eder. Hiç maaş ödemezsen gelen parayı aktarsan yine ödeyemezsin. Keçiören'de peki kaç tane emekliye yardım yapıyorsun, sıfır. Doğal gaza o 1000 lira yatıracakmış. Peki Keçiören'de kaç kişiye yatırıyorsun, sıfır. Hep 1 Nisan'dan sonra."

"NE KADAR DOĞRU İŞ YAPTIĞIMIZI ANKARA HALKI GÖSTERECEK"

Mansur Yavaş belediyeciliğinin devreye girerek Ankara'da 34 bin emekliye destek olduğunu kaydeden Yavaş,  "Hükümetin verdiğinin 4'te 1'ine yakın 6-7 aydır destek oluyorum ki bu ahir yaşında insanca yaşasın, evinde üşümesin, kursağından et girsin, başkasına muhtaç olmasın diye. İşte belediyecilik budur. Benim anlayışıma göre Ankara'nın ortasına yapılacak bir kavşak var, bir tarafta da bu ekonomik gidişatta belli ki kiraların da artması nedeniyle insanlar son derece mağdur oldu. O kavşak gerekirse 2 sene bekleyecek, ben bu tarafta işsiz kalan, mağdur kalanları yine aç ve açıkta bırakmayacağım. Benim önceliğim budur. İnsan sağlığıdır. Böyle bir belediyecilik anlayışımız var. Ve bunun ne kadar geçerli olduğunu 31 Mart akşamı göreceksiniz. Ankara halkının ne kadar benimsediğini, ne kadar doğru iş yaptığımızı Ankara halkı sandık sonuçlarıyla inşallah gösterecek. Patlatacaklar o sandıkları" sözleriyle konuşmasını sonlandırdı.

Fatih Ergin’in anlattıklarının hangisi yanlış?

Gazeteci Fatih Ergin, Kaşif Kozinoğlu’nun ölümüne ilişkin soruşturma kapsamında yaptığı sosyal medya paylaşımı nedeniyle “halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” suçlamasıyla tutuklama talebiyle hakimliğe sevk edildi

28.09.2026 18:47:00
Haber Merkezi
 
Fatih Ergin’in anlattıklarının hangisi yanlış?
Fatih Ergin’in anlattıklarının hangisi yanlış?
Gazeteci Fatih Ergin, Kaşif Kozinoğlu'nun ölümüne ilişkin soruşturma kapsamında yaptığı sosyal medya paylaşımı nedeniyle "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" suçlamasıyla tutuklama talebiyle hakimliğe sevk edildi.

Peki, Ergin'in paylaşımında hangi bilgiler yanlış, hangileri doğru? Kaynaklar karşılaştırıldığında tartışmanın merkezinde tek bir ifade bulunuyor: "eski Adli Tıp çalışanı."

Gazeteci Fatih Ergin, Kaşif Kozinoğlu'nun ölümüne ilişkin yeniden yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan Turgay Tamer'in daha sonra evinde ölü bulunmasına ilişkin sosyal medya hesabından paylaşım yaptı.

Ergin'in paylaşımında Tamer'in Kozinoğlu soruşturması kapsamında gözaltına alındığı, 14'ünde serbest bırakıldığı ve daha sonra evinde ölü bulunduğu aktarıldı.

Bu olayların önemli bölümü farklı haber kaynaklarında da yer aldı.

"GÖZALTINA ALINDI" BİLGİSİ DOĞRU

Turgay Tamer'in Kaşif Kozinoğlu soruşturması kapsamında gözaltına alındığı doğrulanıyor.

DHA'nın haberine göre Tamer, yaklaşık iki hafta önce soruşturma kapsamında gözaltına alındı ve "yurt dışına çıkış yasağı" şeklindeki adli kontrol tedbiriyle serbest bırakıldı.

Dolayısıyla Ergin'in "Tamer, kısa süre önce Kozinoğlu soruşturması kapsamında gözaltına alınıp serbest bırakılmıştı" şeklindeki aktarımının bu bölümü kaynaklarla örtüşüyor.

"SERBEST BIRAKILDI" BİLGİSİ DOĞRU

Tamer'in gözaltı işleminin ardından serbest bırakıldığı da doğrulanıyor.

DHA, Tamer'in adli kontrol tedbiri uygulanarak serbest bırakıldığını bildirirken, soruşturmayla ilgili diğer haberlerde de aynı bilgi yer alıyor.

"EVİNDE ÖLÜ BULUNDU" BİLGİSİ DE DOĞRU

Ergin'in paylaşımındaki en önemli bilgilerden biri olan Tamer'in evinde ölü bulunması da doğrulanıyor.

Tamer, Büyükçekmece'deki evinde eşi tarafından yerde yatarken bulundu. Sağlık ekipleri Tamer'in hayatını kaybettiğini belirledi. Cenazesi kesin ölüm nedeninin belirlenmesi amacıyla Adli Tıp Kurumu morguna gönderildi. DHA, ilk incelemede ölümün şüpheli bulunduğunu aktardı.

Dolayısıyla "evinde ölü bulundu" bilgisi de doğrulanmış durumda.

PEKİ YANLIŞ OLAN NE?

Tartışmanın asıl noktası Turgay Tamer'in mesleki tanımı.

Ergin'in paylaşımında Tamer için "eski Adli Tıp çalışanı" ifadesinin kullanıldığı aktarılıyor.

Ancak Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı'nın açıklamasına göre Tamer, Adli Tıp doktoru değildi. Tamer, Kozinoğlu'nun tutuklu bulunduğu dönemde cezaevinde kampüs doktoru olarak görev yapıyordu. Başsavcılık ayrıca Tamer'in Kozinoğlu'nun sağlık durumunun kötüleştiğinden haberdar edilmediğini ve Kozinoğlu'na herhangi bir tıbbi müdahalede bulunmadığını açıkladı.

Yani resmi açıklamaya göre yanlış olan nokta Tamer'in "Adli Tıp çalışanı" olarak nitelendirilmesi.

BİR İFADE, TUTUKLAMA TALEBİ

Ergin'in gözaltına alınmasının ve ardından tutuklama talebiyle hakimliğe sevk edilmesinin, söz konusu paylaşım üzerinden yürütüldüğü haberleştirildi. Ergin hakkında "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" suçlamasının yanı sıra, suçun basın ve yayın yoluyla işlendiği iddiasının da bulunduğu bildirildi.

Burada dikkat çeken tablo şu:

Tamer'in gözaltına alınması: doğrulanıyor.

Tamer'in serbest bırakılması: doğrulanıyor.

Tamer'in daha sonra evinde ölü bulunması: doğrulanıyor.

Tamer'in cezaevinde görev yapmış doktor olması: doğrulanıyor.

Tamer'in "Adli Tıp çalışanı" olması: Başsavcılık tarafından reddediliyor.

Dolayısıyla Ergin'in paylaşımındaki olayların tamamının yanlış olduğu söylenemiyor. Tartışmalı olan, Tamer'in görevine ilişkin kullanılan ifade.

GAZETECİLİKTE HATA NEREDE BİTER, SUÇ NEREDE BAŞLAR?

Fatih Ergin dosyasında hukuki sürecin nasıl sonuçlanacağı henüz belli değil. Ancak mevcut bilgiler üzerinden bakıldığında tartışma, paylaşımın ana olay örgüsünün yanlış olup olmadığı ile bir meslek tanımındaki hatanın "halkı yanıltıcı bilgi" kapsamında değerlendirilip değerlendirilemeyeceği noktasında düğümleniyor.

Ergin'in tutuklama talebiyle hakimliğe sevk edilmesiyle birlikte kamuoyunun önündeki soru da şu:

Bir gazetecinin haberindeki tek bir yanlış ifade, paylaşımın diğer bölümleri doğru olsa dahi "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" suçlamasıyla tutuklama talebine dayanak yapılabilir mi?

Adıyaman'da DEAŞ operasyonu: 5 gözaltı

Adıyaman'da DEAŞ terör örgütüne yönelik düzenlenen operasyonda yabancı uyruklu 5 şüpheli gözaltına alındı

28.09.2026 14:27:00
İhlas Haber Ajansı
 
Adıyaman'da DEAŞ operasyonu: 5 gözaltı
Adıyaman'da DEAŞ operasyonu: 5 gözaltı
Adıyaman'da DEAŞ terör örgütüne yönelik düzenlenen operasyonda yabancı uyruklu 5 şüpheli gözaltına alındı.

Adıyaman Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen soruşturma çerçevesinde, İl Jandarma Komutanlığı Terörle Mücadele ekiplerince DEAŞ'a yönelik operasyon gerçekleştirildi.



Jandarma ekipleri tarafından yürütülen çalışmalar kapsamında yabancı uyruklu R.K.Q.B., W.K.Q.B., R.H.K.B., N.T.H.M. ve N.T.G. isimli şahısların adresleri tespit edildi.

Belirlenen adreslere Özel Harekat Timlerinin de katılımıyla eş zamanlı operasyon düzenlendi. Operasyonda 5 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı.

Şüpheliler, sağlık kontrollerinin ardından işlemleri yapılmak üzere İl Jandarma Komutanlığına götürüldü.

Olayla ilgili soruşturma sürüyor.

Lisede korku dolu anlar: Silahla vurulan öğretmen öldü

Osmaniye'de yeğeni tarafından görev yaptığı okulda silahla vurulan öğretmen hayatını kaybetti

28.09.2026 14:11:00 / Güncelleme: 28.09.2026 14:14:16
İHA
 
Lisede korku dolu anlar: Silahla vurulan öğretmen öldü
Lisede korku dolu anlar: Silahla vurulan öğretmen öldü
Olay, merkez Çardak köyündeki Farabi Anadolu Lisesi'nde yaşandı.

Okulda görev yapan Edebiyat Öğretmeni Mehmet Bilgili, ilk bilgilere göre yeğeni olan A.B. tarafından silahla vuruldu.



İhbar üzerine bölgeye polis ve sağlık ekibi sevk edildi.

Sağlık ekiplerinin kontrollerinde Bilgili'nin hayatını kaybettiği belirlendi.

Savcılığın Merkezi Kayıt Kuruluşu'ndan talebinde 1 Temmuz ile 16 Eylül tarihleri arasında fondan çıkış yapan yatırımcılara yönelik, adet, tutar, bakiye bilgilerinin ise öncelikli olarak gönderilmesi istendi

Savcılığın Merkezi Kayıt Kuruluşu'ndan talebinde 1 Temmuz ile 16 Eylül tarihleri arasında fondan çıkış yapan yatırımcılara yönelik, adet, tutar, bakiye bilgilerinin ise öncelikli olarak gönderilmesi istendi. Bu kayıtlarla, tasfiye sürecine yaklaşılırken fonlardan gerçekleşen çıkışların büyüklüğü, zamanlaması ve yatırımcı bazındaki dağılımı soruşturma dosyasında incelenecek

28.09.2026 14:00:00
Haber Merkezi
 
Savcılığın Merkezi Kayıt Kuruluşu'ndan talebinde 1 Temmuz ile 16 Eylül tarihleri arasında fondan çıkış yapan yatırımcılara yönelik, adet, tutar, bakiye bilgilerinin ise öncelikli olarak gönderilmesi istendi
Savcılığın Merkezi Kayıt Kuruluşu'ndan talebinde 1 Temmuz ile 16 Eylül tarihleri arasında fondan çıkış yapan yatırımcılara yönelik, adet, tutar, bakiye bilgilerinin ise öncelikli olarak gönderilmesi istendi
20 milyar dolarlık büyüklüğe ve 450 binin üzerinde hesap sahibine ulaşan fon soruşturmasında tasfiye koşulları netleşiyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın ekonomi kurmaylarıyla yaptığı toplantıda, öncelikle 1 milyon lira ve altındaki fon paylarının ödenmesinin gündeme geldiği belirtildi.

Toplam büyüklüğü 20 milyar dolara ulaşan ve 450 binin üstündeki hesap sahibini doğrudan ilgilendiren fon kriziyle ilgili İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturma giderek derinleştirilirken, kapatılan fonların tasfiyesine ilişkin koşullar da netleşmeye başladı. Bu kapsamda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın ekonomi kurmaylarıyla yaptığı toplantıda, öncelikli olarak 1 milyon lira ve altındaki fon paylarının ödenmesi yönünde karar çıktığı ifade ediliyor. Son üç aylık dönem başta olmak üzere soruşturmaya konu fonlardaki tüm hesap hareketleri detaylıca incelenecek. Devam eden soruşturmada tutuklu sayısı 51'e yükselirken, 46 düzel kişi, 18 fon ve 42 gerçek kişinin malvarlığı ise kaçırma, değer azaltma, üçüncü kişilere devrin önlenmesi amacıyla donduruldu.

Kapsamda hangi fonlar var?
Son dönemlerde çok sayıda operasyona imza atan Adalet Bakanlığı'nın en kapsamlı soruşturmasını fonlarla ilgili sürdürülen soruşturma oluşturuyor. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama ve Sermaye Piyasası Kanunu'na muhalefet suçları kapsamında yürüttüğü fon soruşturmasında, 7 yatırım şirketine ait fonların para ve yatırımcı trafiğinin ortaya çıkarılması için Merkezi Kayıt Kuruluşuna müzekkere yazdı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçları Soruşturma Bürosunca yürütülen 2026/149004 sayılı fon soruşturması kapsamında 22 Eylül'de Merkezi Kayıt Kuruluşu'ndan fonlara ilişkin ayrıntılı yatırımcı ve işlem kayıtlarını istedi.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı MKK'ya yaptığı başvuruda, Pusula Finans Anonim Şirketi, Tera Yatırım Menkul Değerler A.Ş., Hedef Portföy Yönetimi A.Ş., Bulls Yatırım Menkul Değerler A.Ş., A1 Capital Menkul Değerler A.Ş., Atlas Menkul Kıymetler Yatırım Ortaklığı ile Pardus Menkul Kıymetler A.Ş. ile bağlantılı fonlara ilişkin kayıtların incelenmesini istedi. TCK'nın suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama ile 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu'na muhalefet suçları kapsamında yürütülen soruşturmada tasfiye tarihine kadar yapılan yatırımcı bazlı tüm hareketlerin tespiti istendi.

Para hareketleri ortaya çıkarılacak
Yatırımcıların fonlardaki alım-satım işlemlerinin TL karşılıkları, mevcut hesaplardaki katılma payı değerleri, pay oranları ve benzeri nitelikteki kayıtları isteyen İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, fonlardaki yatırımcı hareketlerinin dönemsel olarak ortaya çıkarılarak, para trafiğinin ayrıntılı biçimde incelenmesini hedefliyor. Savcılığın MKK'dan talebinde 1 Temmuz ile 16 Eylül tarihleri arasında fondan çıkış yapan yatırımcılara yönelik, adet, tutar, bakiye bilgilerinin ise öncelikli olarak gönderilmesi istendi. Bu kayıtlarla, tasfiye sürecine yaklaşılırken fonlardan gerçekleşen çıkışların büyüklüğü, zamanlaması ve yatırımcı bazındaki dağılımı soruşturma dosyasında incelenecek. Soruşturmaya ilişkin sosyal medya hesabından değerlendirmede bulunan Adalet Bakanı Akın Gürlek, amacın birikimlerin istismarına izin vermemek ve mağduriyetin kanunun öngördüğü koşullar çerçevesinde giderilmesinin amaçlandığını bildirdi. Bakan Gürlek, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Aklama Suçları Soruşturma Bürosu tarafından "suç işlemek amacıyla örgüt kurma-üye olma", "nitelikli dolandırıcılık", "suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama" ve "sermaye piyasası kanununa muhalefet" suçları kapsamında yürütülen soruşturmada, para hareketlerinin tüm yönleriyle ortaya çıkarılmasına yönelik çalışmaların sürdüğünü aktardı.

Anayasa Mahkemesi (AYM), Yeni Parti'nin isim ve rumuzunun Siyasi Partiler Kanunu'na aykırı olduğu iddiasıyla hükümsüzlüğüne ve siyasi partiler sicilinden terkinine ilişkin talebi yarın görüşecek

Anayasa Mahkemesi (AYM), Yeni Parti'nin isim ve rumuzunun Siyasi Partiler Kanunu'na aykırı olduğu iddiasıyla hükümsüzlüğüne ve siyasi partiler sicilinden terkinine ilişkin talebi yarın görüşecek. Yenilik Partisi'nin isim benzerliği itirazıyla başlayan süreçte Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı daha önce Yeni Parti'ye isim değişikliği yönünde tebligat göndermişti

28.09.2026 13:30:00
Haber Merkezi
 
 Anayasa Mahkemesi (AYM), Yeni Parti'nin isim ve rumuzunun Siyasi Partiler Kanunu'na aykırı olduğu iddiasıyla hükümsüzlüğüne ve siyasi partiler sicilinden terkinine ilişkin talebi yarın görüşecek
 Anayasa Mahkemesi (AYM), Yeni Parti'nin isim ve rumuzunun Siyasi Partiler Kanunu'na aykırı olduğu iddiasıyla hükümsüzlüğüne ve siyasi partiler sicilinden terkinine ilişkin talebi yarın görüşecek
Anayasa Mahkemesi (AYM), Yeni Parti'nin isim ve rumuzunun Siyasi Partiler Kanunu'na aykırı olduğu iddiasıyla hükümsüzlüğüne ve siyasi partiler sicilinden terkinine ilişkin talebi yarın görüşecek. Yenilik Partisi'nin isim benzerliği itirazıyla başlayan süreçte Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı daha önce Yeni Parti'ye isim değişikliği yönünde tebligat göndermişti.

AYM'nin 24 Eylül'de yayımladığı 29 Eylül Genel Kurul gündeminin ilk sırasında, E.2026/9 (Değişik İşler) numaralı dosya yer aldı. Gündemde dosyanın konusu, "Yeni Parti'nin isim ve rumuzunun 2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunu'nun 96. maddesine aykırılığı ileri sürülerek anılan Kanun'un 104. maddesi gereğince hükümsüzlüğüne ve siyasi partiler sicilinden terkinine karar verilmesi talebi" olarak belirtildi.

Süreç, Yenilik Partisi'nin itirazıyla başladı
Öztürk Yılmaz'ın genel başkanlığını yaptığı Yenilik Partisi, "Yeni Parti" adının kendi parti adıyla karıştırılabileceğini savunarak Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na başvurdu. Yılmaz, "Yeni" ve "Yenilik" ifadelerinin seçmen açısından karışıklığa yol açabileceğini ve Yeni Parti isminde ayırt edici bir ek bulunmadığını ileri sürdü.

Başvurunun ardından Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, 14 Eylül'de Yeni Parti'ye isim değişikliği talebi içeren bir tebligat gönderdi. Yeni Parti Grup Başkanvekili Murat Emir ise parti adının belirlenmesinde mevcut içtihatların dikkate alındığını belirterek isim benzerliği iddiasına karşı çıktı.

İki seçenek konuşuluyor
Yeni Parti yetkilileri isim benzerliği olmadığını belirtmiş, "Buna rağmen aksi yönde bir karar çıkarsa küçük bir değişiklikle yola devam ederiz" mesajını vermişti.

Kulislerde "Halkın Yeni Partisi" ve "Değişim Partisi" gündeme gelen seçenekler arasında yer alıyor.

Yeni Parti’nin hafta sonu düzenlenen ilçe başkanlıkları ön seçimleri kapsamında, Ankara’da sandık başına giden üyelerin oylarıyla 13 ilçe başkanı belli oldu

Yeni Parti’nin hafta sonu düzenlenen ilçe başkanlıkları ön seçimleri kapsamında, Ankara’da sandık başına giden üyelerin oylarıyla 13 ilçe başkanı belli oldu

28.09.2026 13:00:00
Haber Merkezi
 
 Yeni Parti’nin hafta sonu düzenlenen ilçe başkanlıkları ön seçimleri kapsamında, Ankara’da sandık başına giden üyelerin oylarıyla 13 ilçe başkanı belli oldu
 Yeni Parti’nin hafta sonu düzenlenen ilçe başkanlıkları ön seçimleri kapsamında, Ankara’da sandık başına giden üyelerin oylarıyla 13 ilçe başkanı belli oldu
Yeni Parti'nin hafta sonu düzenlenen ilçe başkanlıkları ön seçimleri kapsamında, Ankara'da sandık başına giden üyelerin oylarıyla 13 ilçe başkanı belli oldu.

Yeni Parti'nin ilçe ön seçimleri 26-27 Eylül tarihlerinde, Türkiye genelinde kurulan sandıklarla gerçekleştirildi. 26 Ağustos tarihine kadar partiye üye olan tüm üyelerin oy kullanabildiği seçimlerde, Ankara'da da 13 ilçede sandık kuruldu. Ön seçim sonuçlarına göre Ankara'nın 13 ilçe başkanı şöyle:

Akyurt - Yalçın İpek

Altındağ - Gökhan Urun

Ayaş - Fatih Öztürk

Çankaya - Ercan Başal

Elmadağ - Mehmet Kurusakız

Etimesgut - Özgür Şahbaz

Gölbaşı - Nazım Sağlam

Keçiören - Görkem Cevahir Yıldırım

Mamak - Şeref Demirbaş

Nallıhan - Mustafa Sarıkaya

Pursaklar - Hüseyin Benek

Sincan - Önder Ağdede

Yenimahalle - Halil Alankuş

Trabzon'da palamut 100-125 lira arasında

Trabzon'da balıkçılar, tezgahlarında yerini alan palamudu tanesi 100 ile 125 lira arasında değişen fiyatlardan satışa sunuyor

 

28.09.2026 12:20:00
Anadolu Ajansı
 
Trabzon'da palamut 100-125 lira arasında
Trabzon'da palamut 100-125 lira arasında

Ortahisar ilçesindeki Moloz mevkisinde yer alan balıkçı tezgahlarında palamudun tanesi 100 ile 125 liradan satılırken, istavritin kilogramı 100, somon 200, çipura 500, levrek ise 600 liradan alıcı buluyor.

Balıkçı Ahmet Çoğalmış, AA muhabirine, vatandaşların bu sezon daha çok palamuda ilgi gösterdiğini söyledi.

Tezgahlardaki palamutların taze olduğunu belirten Çoğalmış, sıcak havanın balıkların görünümünü etkileyebildiğini ifade etti.

Çoğalmış, piyasadaki herkesin şu an taze balık sattığına dikkati çekerek, "Havalar sıcak gittiği için balıklar ezik gibi görünÜyor ama ezik değil. Havaların sıcaklığından dolayı biraz gevşek oluyor. Vatandaş bayat balık aldığını sanıyor ama öyle değil. Şu an piyasa herkes taze balık satıyor." diye konuştu.

Balıkçı Emin Avcı da bu sezon palamudun daha fazla, hamsinin ise daha az olmasını beklediklerini dile getirdi.

Hamsinin şu anda Marmara tarafından geldiğini aktaran Avcı, "Hamsi palamut gibi olmaz, az olur. Şu anda hamsi geliyor ama Marmara tarafından geliyor. Bizim yerli hamsi daha çıkmadı. Palamut olduğu zaman hamsi biraz daha az oluyor" dedi.

Gaziantep’teki kazada ölen 7 kişinin kimlikleri belli oldu

Gaziantep-Nurdağı kara yolunda yolcu otobüsü ile otomobilin kafa kafaya çarpıştığı feci kazada hayatını kaybeden 2'si çocuk 7 kişinin kimlikleri belirlendi. Otomobilde bulunan ve aynı aileden olan kurbanların cenazeleri otopsi işlemlerinin ardından Hatay'a gönderilirken, hastaneye kaldırılan 16 yaralıdan birinin durumunun ciddiyetini koruduğu açıklandı

28.09.2026 11:40:00 / Güncelleme: 28.09.2026 11:43:58
Haber Merkezi
 
Gaziantep’teki kazada ölen 7 kişinin kimlikleri belli oldu
Gaziantep’teki kazada ölen 7 kişinin kimlikleri belli oldu
Gaziantep'in Şehitkamil ilçesi kırsal Acaroba Mahallesi yakınlarında dün akşam saat 18.06'da meydana gelen, 34 HBS 100 plakalı yolcu otobüsü ile 31 AHB 98 plakalı otomobilin çarpıştığı feci kazanın bilançosu netleşti.

Hatalı sollama sonucu kontrolden çıkan otomobilin şerit ihlali yaparak otobüsün önüne kırılmasıyla gerçekleşen kazada, adli tıp kurumundaki kimlik tespit çalışmaları tamamlandı.

Aynı aileden 7 can yok oldu

Yapılan incelemelerin ardından otomobilde can veren sürücü ve yolcuların tamamının Hatay nüfusuna kayıtlı akrabalar olduğu belirlendi. Feci kazada hayatını kaybeden vatandaşların isimleri şu şekilde açıklandı:

• Gülistan Özdemir (46)

• Nisanur Özdemir (23)

• Zeynep Alin Özdemir (6 - Çocuk)

• Senem Gökşen (44)

• Atakan Gökşen (1 - Bebek)

• Fatma Balık (73)

• Gülhan Yaman (47) 

Gaziantep Adli Tıp Kurumu morgunda geceden bu yana süren otopsi işlemlerinin tamamlanmasının ardından, 7 kişinin cenazesi ailelerine teslim edilerek defnedilmek üzere memleketleri Hatay'a uğurlandı.

1 kişinin hayati tehlikesi sürüyor

Kazanın ardından yan yatan midibüsten çıkarılarak kentteki çeşitli hastanelere sevk edilen 16 yaralının tedavisi hassasiyetle sürdürülüyor. Gaziantep Vali Yardımcısı İlker Eker, ilk saatlerde otobüsteki yolcuların büyük bölümünün hafif ve orta dereceli yaralanmalara sahip olduğunu bildirmişti.

Ancak gelişmeleri yakından takip eden İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi sosyal medya hesabından yaptığı son güncellemede, yaralılardan 1 vatandaşın sağlık durumunun ciddiyetini koruduğunu ve hayati tehlikesinin devam ettiğini duyurdu. Diğer 15 yaralının ise genel durumlarının iyi olduğu ve hayati risklerinin bulunmadığı öğrenildi.

Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından görevlendirilen 1 Başsavcı Vekili ve 2 cumhuriyet savcısı eşliğinde, otobüs içi kameralar ve çevre güvenlik kameraları incelenerek kazayla ilgili geniş çaplı adli tahkikat sürdürülüyor.

Tutuklu komedyen Deniz Göktaş'ın bugün Çağlayan Adliyesi'nde ilk kez hakim karşısına çıkması bekleniyor

"Ölü Deniz" isimli gösterisindeki sözleri nedeniyle tutuklanan komedyen Deniz Göktaş hakkında üç suçtan iki yıl iki aydan dokuz yıl sekiz aya kadar hapis cezası isteniyor

28.09.2026 11:30:00
Haber Merkezi
 
 Tutuklu komedyen Deniz Göktaş'ın bugün Çağlayan Adliyesi'nde ilk kez hakim karşısına çıkması bekleniyor
 Tutuklu komedyen Deniz Göktaş'ın bugün Çağlayan Adliyesi'nde ilk kez hakim karşısına çıkması bekleniyor
Tutuklu komedyen Deniz Göktaş'ın bugün Çağlayan Adliyesi'nde ilk kez hakim karşısına çıkması bekleniyor.

"Ölü Deniz" isimli gösterisindeki sözleri nedeniyle tutuklanan komedyen Deniz Göktaş hakkında üç suçtan iki yıl iki aydan dokuz yıl sekiz aya kadar hapis cezası isteniyor.

İstanbul 14. Asliye Ceza Mahkemesi'nce kabul edilen iddianameye göre bu suçlamalar, "cumhurbaşkanına hakaret", "halkı kin ve düşmanlığa tahrik ve aşağılama" ve "suçu ve suçluyu övme" olarak sıralanıyor.

Göktaş'ın X hesabından yapılan 27 Eylül'de yapılan bir paylaşımda komedyenin yeni bir mektubu yer aldı.

Duruşmayı hatırlatarak başlayan mektupta, "88 gün sonra ilk kez kelepçeleneceğim ve araba kornası duyacağım. Kelepçeyi özlemediğim kesin, bakalım araba kornasını özlemiş miyim? İyiyim. Güneş olmadan da yaşanıyormuş, güneş abartılmış bir balonmuş" ifadeleri yer aldı.

32 yaşındaki Göktaş, "kuyu tipi" olarak adlandırılan Tekirdağ Karatepe Cezaevi'nde güneş görmeyen bir hücrede tutuluyor.

Gösterisindeki ifadeleri nedeniyle 29 Haziran'da hakkında soruşturma başlatılan Göktaş, yurtdışı tatili dönüşünde 2 Temmuz'da havalimanında gözaltına alınmış ve 3 Temmuz'da tutuklanmıştı.

28 Ağustos'ta komedyen hakkında "halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etme" ve "cumhurbaşkanına hakaret" suçlamalarından tahliye kararı verilmiş ancak cezaevinden çıkmadan "suçu ve suçluyu övmek" suçlamasıyla yeniden tutuklanmıştı.

Ancak savcılık Göktaş'ın tahliye kararının kaldırılarak üzerine atılı suçlardan yeniden tutuklanmasını talep etti ve komedyenin "halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etme" ile "cumhurbaşkanına hakaret" suçlarından ayrı ayrı tutuklanmasına oy birliğiyle karar verildi.

Daltonlar isimli suç örgütünün eylemlerini övme suçu işlediği iddiasıyla mahkemeye çıkarılan Göktaş, SEGBİS ile yaptığı savunmada suçlamayı reddetmişti.

Göktaş uzun süredir sergilediği gösteriyi 24 Haziran'da YouTube'a yüklemişti.

Video üç ayda 15 milyondan fazla izlendi.

İddianamede neler var?
İddianamede Göktaş'ın "Ölü Deniz" adlı gösterisinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan hakkında kullandığı bazı ifadelerin eleştiri sınırlarını aştığı ve Cumhurbaşkanı'nın şeref ve saygınlığını zedelediği öne sürülüyor.

Savcılık ayrıca gösteride yer alan bazı bölümlerin, İslam dininin mensuplarını ve dini pratikleri konu alan ifadeler nedeniyle toplumun bir kesimini diğer kesimine karşı kin ve düşmanlığa tahrik ettiği görüşünü dile getiriyor.

Bu bölümde özellikle oruç tutan canlı bombalar ve Kur'an konulu şakalar ile Göktaş'ın dalgıçlarla ilgili sözlerinin haşema giyen kadınlarla ilgili olduğu çıkarımı yer alıyor.

Bir diğer suçlama ise kamuoyunda "Daltonlar" olarak bilinen suç örgütüne ilişkin stand-up bölümüne dayanıyor.

Savcılık, bu bölümdeki ifadelerin suç örgütünün faaliyetlerini övücü ve meşrulaştırıcı nitelik taşıdığını savunarak "suçu ve suçluyu övme" suçunun oluştuğunu ileri sürüyor.

İddianamede, gösteriyle ilgili 500'den fazla CİMER başvurusu ve çok sayıda şikâyet dilekçesi verildiği belirtildi.

Söz konusu ifadelerin kamu düzeni açısından "açık ve yakın tehlike" oluşturduğu değerlendirmesi de yer aldı.

Fatih Altaylı herkesin merak ettiği soruyu sordu

Gazeteci Fatih Altaylı, AK Parti eski Genel Başkan Yardımcısı ve eski Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya hakkındaki borsa ve fon iddialarını köşesinde değerlendirdi

28.09.2026 10:08:00
Haber Merkezi
 
Fatih Altaylı herkesin merak ettiği soruyu sordu
Fatih Altaylı herkesin merak ettiği soruyu sordu
Fatih Altaylı, Fatma Betül Sayan Kaya hakkındaki borsa iddialarını köşesine taşıdı. Altaylı, Kaya ve eşinin Tera üzerinden yaptığı öne sürülen işlemlerdeki yüksek getiriyi gündeme getirirken, soruşturmanın toplam büyüklüğü olarak dile getirilen 25 milyar dolara dikkat çekti: "Fatma Betül Kaya'dan 45 milyon doları çıktı. Gerisi nereden çıkacak?"

Gazeteci Fatih Altaylı, AK Parti eski Genel Başkan Yardımcısı ve eski Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya hakkındaki borsa ve fon iddialarını köşesinde değerlendirdi.

Altaylı, Yeni Parti Sözcüsü Zeynel Emre'nin Kaya hakkında ortaya attığı iddiaları ilk duyduğunda bunların gerçeği yansıtmayacağını düşündüğünü belirtti. Ancak daha sonra gündeme gelen rakamların dikkat çekici olduğunu ifade etti.

63 MİLYON TL'DEN 1,3 MİLYAR TL'YE

Altaylı'nın aktardığı iddiaya göre Kaya, nisan ayında Tera üzerinden yaklaşık 63 milyon TL tutarında yatırım yaptı. İddiaya göre bu para eylül ayında yaklaşık 1 milyar 344 milyon TL olarak geri çekildi.

Altaylı, söz konusu rakamları dolar üzerinden de hesaplayarak, yaklaşık 1 milyon 432 bin dolarlık yatırımın 5 ay içerisinde 28 milyon dolara ulaştığı iddiasını gündeme getirdi. Yazar, bunun dolar bazında yaklaşık yüzde 2 binlik artış anlamına geldiğini yazdı.

EŞİNE AİT İŞLEMLER DE GÜNDEMDE

Altaylı, Kaya'nın eşi İlyas Kaya hakkındaki iddiaları da yazısına taşıdı.

Buna göre İlyas Kaya'nın nisan ayında yaklaşık 99 milyon TL yatırdığı, eylül ayında ise yaklaşık 826 milyon TL ile çıktığı öne sürüldü.

Altaylı, bu rakamların dolar karşılığının yaklaşık 2 milyon 250 bin dolardan 17 milyon 210 bin dolara yükselmek anlamına geldiğini belirterek, işlemlerin fonun batmasından hemen önce gerçekleştiği iddiasına dikkat çekti.

"SADECE FATMA BETÜL SAYAN KAYA MI?"



Altaylı'nın yazısının odağındaki soru ise fon soruşturmasının tamamına ilişkin oldu.

Yazar, "Sadece Fatma Betül Sayan Kaya mı yapmıştır bu işi? Başka kimler böyle servet edindi?" sorusunu gündeme getirdi.

Altaylı, ardından soruşturmayla bağlantılı olarak dile getirilen 25 milyar dolarlık toplam büyüklüğe dikkat çekerek şu soruyu sordu:

"Fatma Betül Kaya'dan 45 milyon doları çıktı. Gerisi nereden çıkacak! Çıkacak mı?"

ESKİ DOSYA: İBB'DEN 85 BİN 791 DOLARLIK EĞİTİM ÖDEMESİ

Kaya'nın adı daha önce de ABD'deki eğitimi nedeniyle İBB iştiraki İSBAK'tan aldığı öne sürülen ödemelerle gündeme gelmişti.

İBB'nin eski yönetimi döneminde, Kaya'nın 14 Kasım 2008'de İSBAK AŞ'de elektrik-elektronik mühendisi olarak işe başladığı, yaklaşık iki ay sonra da ABD'de eğitim için İBB bursuyla gönderildiği kamuoyuna yansıyan kayıtlarda yer aldı.

İSBAK tarafından Kaya'ya yurtdışı eğitim sözleşmesi kapsamında 85 bin 791 dolar ve 20 bin 289 TL ödeme yapıldığı belirtildi.

İBB PARAYI GERİ İSTEMİŞTİ

Konu 2021 yılında İBB Teftiş Kurulu'nun incelemesiyle yeniden gündeme geldi.

Dönemin İBB yönetimi, Kaya'dan ve kefil olan aile üyelerinden 85 bin 791 dolar ile 20 bin 289 TL'nin, masraflar ve yasal faiziyle birlikte geri ödenmesini talep etti. Ayrıca dönemin bazı İSBAK yöneticileri hakkında savcılığa suç duyurusunda bulunuldu.

İBB müfettişlerinin raporuna ilişkin haberlerde, yurtdışı eğitim sözleşmesindeki bazı hükümlerin ihlal edildiği iddiaları da yer aldı. Bunlar arasında eğitim sonrasında İSBAK'ta çalışma yükümlülüğü ve eğitim süresinin uzatılmasına ilişkin sözleşme hükümleri tartışma konusu oldu.

Ancak bu eski dosyada da önemli bir ayrım bulunuyor: Kaya hakkında 2021 sonunda işlem başlatıldığı, sonrasında takipsizlik kararlarının verildiği basına yansıdı. Ayrıca Kaya'nın başvurusu üzerine İBB bursuyla ilgili çok sayıda internet içeriğine 2024'te erişim engeli getirildi.

ALTAYLI'NIN VURGUSU NE?



Altaylı'nın yazısındaki temel vurgu, yalnızca Kaya hakkındaki iddialar değil. Yazar, Kaya üzerinden ortaya çıkan rakamların, eğer soruşturmadaki toplam para büyüklüğü iddiasıyla birlikte değerlendirilecekse, "başka kimlerin bu sistemden ne kadar kazanç sağladığı" sorusunu gündeme getirdiğini belirtiyor.

Dolayısıyla "25 milyar doların 45 milyonu eski Bakan'dan çıktı" ifadesi, 25 milyar dolarlık toplam büyüklüğün tamamının Kaya'ya ait olduğu anlamına gelmiyor. Altaylı, Kaya hakkında öne sürülen yaklaşık 45 milyon dolarlık tutarı, soruşturmada konuşulan 25 milyar dolarlık toplam rakamla karşılaştırarak geriye kalan miktarın akıbetini sorguluyor.

Kaya ise iddiaların ardından AK Parti Genel Başkan Yardımcılığı ve diğer görevlerinden istifa etti. Hakkındaki borsa işlemlerine ilişkin iddiaların hukuki olarak kesinleşmiş bir suç veya mahkûmiyet anlamına gelmediği de ayrıca belirtilmeli.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.