logo
08 AĞUSTOS 2026

Maraş’ın işgali ve kutsal direniş

Bir yanan Müdafaa-i Hukuk Cemiyetleri suratla artıyor, halkın Mustafa Kemal etrafında kenetlenmesi vatan müdafaasını da güçlendiriyordu.

27.02.2026 00:10:00
Haber Merkezi
 
Maraş’ın işgali ve kutsal direniş
Maraş’ın işgali ve kutsal direniş
Bir yanan Müdafaa-i Hukuk Cemiyetleri suratla artıyor, halkın Mustafa Kemal etrafında kenetlenmesi vatan müdafaasını da güçlendiriyordu.

Bu esnada, 30 Ekim 1919'da Fransızlar Maraş'ı işgal ettiler. Sütçü İmam'ın başlattığı direniş ve gayretler 12 Şubat 1920'de şehri kurtardı.

"Ermeniler, Fransızların Maraş'ı işgalinin ikinci günü olan 31 Ekim 1919'da sokak ve caddelere çıkarak halkı rahatsız etmeye başladılar.







Sarhoş Ermeni askerlerden ikisi Uzunoluk hamamından çıkan Müslüman kadınlara 'çarşafa ihtiyaç yoktur, yüzünüzü açın' diye bağırarak sarkıntılık etti.

Bunun üzerine yakındaki bir dükkanda sütçülük yapan ve adı İmam olan bir Türk, tabancasını çekerek askerlerden birini öldürüp, diğerini yaraladı.

Sütçü İmam veya Uzunoluk olayı olarak tarihe geçen bu olay üzerine Müslümanlar ile Ermeniler arasında olaylar çıktı. Çıkan olaylarda iki Ermeni daha öldürüldü ve her iki taraftan 14 kişi yaralandı.







Fransızlardan arka bulan Ermeniler, karşılaştıkları Müslümanları kurşuna dizdiler, kadınlara da tecavüz ettiler. Müslümanlar korkudan evlerinden dışarı çıkamaz olmuşlardı."

"Mustafa Kemal ile Kuvvacıları, işgal sürecinde omuz omuza görüyoruz. Tarihî vesikalarda ve yazışmalarda Kuvva hareketi ile Heyet-i Temsiliye Başkanı Mustafa Kemal arasındaki birlik ve birbirine sarılış maalesef bugüne kadar kaleme alınmamıştır.

"Maraşlı kardeşlerimize ulaştırılmak üzere, Elbistan Heyet-i Milliyesi adına Denizli Ziraat Bankası'na 400 lira yatırıldı."







"Sivas Kongresi'nden sonra, 20 Aralık 1919 günü Mustafa Kemal Paşa, halkla ve bilhassa ulema ile toplu bir halde görüşmek istediklerinden başta, Kızıklı Hacı Kasım Efendi olduğu halde ilmiye sınıfının ileri gelenleri, tüccar ve esnaftan bazıları, Raşit Efendi Kütüphanesi'nde toplandılar.

Kütüphaneye gelen Mustafa Kemal Paşa, hocaların ve diğerlerinin ayrı ayrı ellerini sıkarak iltifatta bulundu.







Memleketin içine düştüğü bu durumdan ancak, birlik ve beraberlik içerisinde, milletçe kurtulanacağını söyledi.

15. Kolordu Kumandanı Miralay Kazım Karabekir tarafından 19 Kasım 1919'da Erzurum Valiliği'ne gönderilen 540 sayılı yazı, TİTEA, kutu no: 22, belge no: 16. Sarıkoyuncu, 2002, c.1, s.107.

21 Aralık günü, bu defa Ankara yolunda Mustafa Kemal Paşa'yı Mucur'da başlarında Müftü İsmail Hakkı Efendi'nin olduğu kalabalık karşılıyor.







Müftü Efendi evvela bir dua okuyor, cemaatin amin sesleri arasında zafer niyaz ediyor.

Heyet-i Temsiliye 23-24 Aralık 1919 gecesini Mucur'da geçirmiş ve müftü efendinin başkanlığında Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti Mucur Merkezi kurulmuştur.

24 Aralık 1919 günü Mucur'dan ayrılan Heyet-i Temsiliye aynı gün Kırşehir'e geldi.

Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti'ni medrese binasında kurmuştuk. İlk toplantımız burada oldu. Daha sonra lise binasına naklettik. İlk Müdafaa-i Hukuk heyeti şöyle kuruldu:

Reis Müftü Halil, aza Ömer Aydın,Mehmet Ağa, imam Hayrullah, Hacı Nafi, Şube Reisi Haydar Beyefendiler.







Gecenin çok geç saatlerine kadar Müdafaa-i Hukuk'un çalışmasıyla meşgul olan Paşa, Kırşehir ve havalisi üzerinde izahat aldı, çok az uyudu.

Gönülden ve coşkun bir törenle uğurlandı. Kapıcı Camii çevresini dolduran binlerce halk alkış tuttu.

Hacı Ali, Mülazimin Ethem Hoca ile Termacının Hafız Şevket, karşılıklı tebriklerle kurban kestiler.







Kırşehir'den 24 Aralık günü ayrılan Heyet-i Temsiliye, Kaman, Çiçekdağı ve Beynam'dan sonra 27 Aralık 1919 günü Ankara'ya ulaştı." (Prof. Dr. Haydar Baş Hoş Geldin Atatürk eserinden)

Medyada holdingleşme tarafsızlığı yok etti

Küresel çapta dev holdinglerin ve siyasi güç merkezlerinin medya sektöründeki hakimiyeti, haberciliğin temel ilkesi olan siyasal tarafsızlığı giderek daha fazla yıpratıyor

08.08.2026 00:18:00
Abdülkadir Gündoğdu
 
Medyada holdingleşme tarafsızlığı yok etti
Medyada holdingleşme tarafsızlığı yok etti
Küresel çapta dev holdinglerin ve siyasi güç merkezlerinin medya sektöründeki hakimiyeti, haberciliğin temel ilkesi olan siyasal tarafsızlığı giderek daha fazla yıpratıyor.

Medya sahipliğinin birkaç merkezde toplanması, halkın haber alma hakkını ve demokratik çoğulculuğu riske atıyor.

Medya, tarihsel olarak demokrasilerin "dördüncü kuvveti" ve kamuoyunun denetim mekanizması olarak konumlandırılsa da son yıllarda mülkiyet yapılarında yaşanan dönüşüm bu işlevi tartışmalı hale getirdi.

Yayın organlarının bağımsız gazeteciler veya kamu odaklı kurumlar yerine; inşaat, enerji, finans ve savunma gibi farklı sektörlerde faaliyet gösteren büyük sermaye gruplarının eline geçmesi, haber merkezlerindeki yayın çizgisini doğrudan etkiliyor.







Sermaye ilişkileri ve siyasal iklimin habere yansıması

Geleneksel gazetecilik ilkeleri; tarafsızlık, nesnellik ve kamu yararını her türlü çıkarın üzerinde tutmayı gerektirir. Ancak medya organlarının ticari ve siyasi ağlarla örülü mülkiyet yapıları, haberin mutfağında ciddi bir "filtreleme" sürecini beraberinde getiriyor.

Medya sahiplerinin devlet ihalelerine giriyor olması veya kamu düzenlemelerine bağımlı sektörlerde yatırım yapması, yayın organlarının siyasi iktidarlarla ve güç odaklarıyla çatışmaktan kaçınmasına yol açıyor. Bu durum, eleştirel haberciliğin yerini otosansüre ve tek sesliliğe bırakması riskini doğuruyor.







Çapraz sahiplik ve algı yönetimi

Medya sektöründe çapraz sahiplik (aynı sermaye grubunun gazete, televizyon, radyo ve dijital platformların tümüne sahip olması) yayın çeşitliliğini görünürde artırsa da, özünde aynı mesajın farklı kanallardan yinelemesine dayanıyor.

Gündem Belirleme Gücü: Farklı mecralara sahip gruplar, kamuoyunun neyi konuşup neyi konuşmayacağını tek elden yönlendirebiliyor.

Otosansör Mekanizması: Gazeteciler, bağlı bulundukları holdingin ticari veya siyasi çıkarlarıyla çelişen haberleri yapmaktan kaçınmak zorunda kalabiliyor.

Tiraz ve Reyting Kaygısı: Reklam verenlerle ve kamusal fonlarla kurulan ilişkiler, editoryal bağımsızlığın önüne geçebiliyor.







Dijital medya çözüm mü, yeni bir bağımlılık mı?

Geleneksel medyadaki bu tarafsızlık krizine karşı dijital yayıncılık ve bağımsız haber platformları alternatif bir kanal olarak öne çıksa da, dijitalleşme kendi zorluklarını beraberinde getiriyor. Algoritma bağımlılığı, fonlama sorunları ve dev teknoloji şirketlerinin tekelci yapısı, dijital haberciliğin de sürdürülebilirliğini ve tarafsızlığını sınamaktadır.







Uzmanlar, siyasal tarafsızlığın ve haber etiğinin korunabilmesi için şu adımların kritik olduğuna dikkat çekiyor:

Şeffaf Mülkiyet Yapısı: Medya organlarının nihai sahiplerinin ve finansman kaynaklarının kamuoyuna açıkça beyan edilmesi.

Editoryal Bağımsızlık Güvencesi: Yayın sahibi ile haber merkezi arasındaki sınırları koruyan yasal ve kurumsal güvencelerin oluşturulması.

Kamu Yayıncılığının Güçlendirilmesi: Siyasi baskılardan uzak, doğrudan halka hesap veren özerk kamu yayıncılığı modellerinin teşvik edilmesi.

Medya sahipliğinin şeffaflaşmadığı ve editoryal bağımsızlığın teminat altına alınmadığı bir düzende, siyasal tarafsızlık bir ilke olmaktan çıkıp yalnızca bir temenni olarak kalma riskiyle karşı karşıya.

Ayvalık'ta ormanlara giriş yasak ama denetim yetersiz

Balıkesir'in Ayvalık ilçesi, son yılların en büyük orman yangınlarıyla mücadele ederken, Balıkesir Valiliği'nin 5 Mayıs 2026 tarih ve 2026/1 sayılı Orman Yangınları ile Mücadele Komisyonu Kararı kapsamında, 15 Haziran-30 Eylül 2026 tarihleri arasında belirlenen mesire alanları ve izin verilen noktalar dışında ormanlara giriş yasaklanmasına rağmen özellikle Ayvalık'taki bazı koy ve ormanlık alanlarda vatandaşların denetimsiz şekilde ormana girmeye devam ettiği gözleniyor

01.08.2026 11:41:00 / Güncelleme: 01.08.2026 11:45:00
İHA
 
Ayvalık'ta ormanlara giriş yasak ama denetim yetersiz
Ayvalık'ta ormanlara giriş yasak ama denetim yetersiz
Balıkesir Valiliğinin aldığı karar doğrultusunda, yangın sezonu boyunca yalnızca belirlenen orman parkları ve mesire alanlarında belirli kurallar çerçevesinde piknik yapılmasına izin verilirken, bunun dışındaki tüm ormanlık alanlara giriş 6831 sayılı Orman Kanunu kapsamında yasak bulunuyor.






Geçtiğimiz yıl söz konusu yasaklar Jandarma ekipleri tarafından sıkı şekilde denetlenirken, bu yıl denetim görevinin Orman İşletme Müdürlüğü ekiplerine bırakıldığı öğrenildi. Ancak sahadaki görüntüler, denetimlerin yeterli düzeyde yapılmadığı yönünde eleştirilere neden oluyor.








Objektiflere yansıyan fotoğraflarda, çok sayıda vatandaşın ormanlık alan içerisindeki sahillere rahatlıkla girerek gün boyu vakit geçirdiği görülüyor. Özellikle yoğun sıcakların ve kuvvetli rüzgârın etkili olduğu günlerde bu durumun, oluşabilecek bir ihmal veya dikkatsizlik sonucu yeni orman yangınlarına zemin hazırlayabileceği değerlendiriliyor.








Son günlerde Ayvalık, Gömeç ve çevresinde binlerce hektarlık alanın kül olduğu büyük orman yangınlarının ardından, vatandaşlar denetimlerin artırılmasını ve yasakların sadece kâğıt üzerinde kalmayıp sahada da etkin şekilde uygulanmasını istiyor.

Uzmanlar ise orman yangınlarıyla mücadelede en etkili yöntemin, yangın çıkmadan önce riskleri ortadan kaldıracak önleyici tedbirlerin eksiksiz uygulanması olduğuna dikkat çekiyor.

logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.