logo
08 AĞUSTOS 2026

Marmara’nın incisi Gemlik

Bursa’nın denize açılan kapısı olan Gemlik, sadece sanayisiyle değil, derin tarihi kökleri, eşsiz körfez manzarası ve dünyaca ünlü lezzetleriyle Karadeniz ve Ege arasında bir köprü görevi görmeye devam ediyor

12.05.2026 00:14:00
Abdülkadir Gündoğdu
 
Marmara’nın incisi Gemlik
Marmara’nın incisi Gemlik
Bursa'nın denize açılan kapısı olan Gemlik, sadece sanayisiyle değil, derin tarihi kökleri, eşsiz körfez manzarası ve dünyaca ünlü lezzetleriyle Karadeniz ve Ege arasında bir köprü görevi görmeye devam ediyor.

Antik çağlardan günümüze kadar stratejik önemini koruyan bu liman kenti, ziyaretçilerine hem kültürel hem de gastronomi odaklı bir yolculuk vaat ediyor.

İşte Gemlik'in zengin dünyasına dair kapsamlı bir bakış:







Kuruluşu ve Tarihsel Yolculuğu: Antik "Kios"tan Günümüze

Gemlik'in temelleri, M.Ö. 630 yıllarına kadar uzanmaktadır. Antik dönemde Kios adıyla anılan şehir, Miletoslu kolonistler tarafından kurulmuştur. Mitolojiye göre Herakles'in (Herkül) arkadaşı Kios'un adını taşıyan bu yerleşim, tarihin her döneminde stratejik bir liman kenti olmuştur.

Roma ve Bizans Dönemi: Şehir, ipek yolu ticareti ve deniz taşımacılığı için kilit bir nokta olmuştur.







Osmanlı Dönemi: 1333 yılında Orhan Gazi tarafından fethedilerek Osmanlı topraklarına katılmıştır. Osmanlı döneminde donanmanın kadırga ihtiyacını karşılayan önemli bir tersane merkezi haline gelmiş, adını da bu gemi yapım faaliyetlerinden (Gemilik) almıştır.






Tarihi Yapılar: Geçmişin Sessiz Tanıklarını Keşfedin

Gemlik ve çevresi, farklı medeniyetlerin izlerini taşıyan yapılarla bezelidir:

Paşa Konağı: 19. yüzyıl Osmanlı sivil mimarisinin en güzel örneklerinden biri olan konak, bugün kültürel etkinliklere ev sahipliği yapmaktadır.

Celal Bayar Müzesi: Türkiye Cumhuriyeti'nin 3. Cumhurbaşkanı Celal Bayar'ın doğduğu ev ve anıt mezarı, Gemlik'in Umurbey mahallesinde yer alan önemli bir tarihi duraktır.

Yılanlı Sütun ve Antik Kalıntılar: İlçe merkezinde ve köylerinde Helenistik ve Roma dönemlerine ait sütun başlıkları ve sur kalıntılarına rastlamak mümkündür.

Tarihi Camiler: Umurbey ve Kurşunlu bölgelerindeki asırlık camiler, bölgenin Türk-İslam mimarisindeki yerini vurgular.







Doğal Güzellikler: Mavinin ve Yeşilin Her Tonu

Gemlik, hem sahil şeridi hem de sırtını yasladığı dağlarla doğaseverler için bir cennet niteliğindedir:

Gemlik Körfezi: Marmara Denizi'nin en sakin ve etkileyici köşelerinden biridir. Sahil boyu yapılan yürüyüşler, özellikle gün batımında eşsiz manzaralar sunar.

Kurşunlu ve Kumla Sahilleri: Yaz aylarında bölgenin en canlı turizm noktaları olan bu bölgeler, temiz plajları ve sakin deniziyle bilinir.

Narlı ve Karacaali: Zeytin ağaçlarının denizle kucaklaştığı, huzur arayanlar için ideal balıkçı köyleridir.

Sudüşen Şelalesi (Yakın Çevresi): Gemlik'e komşu olan bu doğa harikası, serin havası ve gür ormanlarıyla trekking tutkunlarının uğrak yeridir.







Mutfak Kültürü: Zeytinin Başkenti ve Deniz Lezzetleri

Gemlik denince akla gelen ilk şey şüphesiz dünyaca ünlü Gemlik Zeytinidir. Ancak ilçenin mutfağı bundan çok daha fazlasını sunar:

Sofralık Zeytin ve Zeytinyağı: İnce kabuğu, küçük çekirdeği ve etli yapısıyla dünyanın en kaliteli sofralık zeytinleri burada yetişir. Bölge mutfağının temelini sızma zeytinyağı oluşturur.

Taze Deniz Ürünleri: Körfez kenti olmanın avantajıyla; istavrit, lüfer ve hamsi gibi mevsimlik balıklar restoranların başrolündedir.







Gemlik Pidesi: Bölgeye özgü hazırlanan, çıtır hamuru ve bol malzemesiyle bilinen pideler yerel halkın vazgeçilmezidir.

Turşu Çeşitleri: Gemlik ve çevresi (özellikle komşu ilçelerle etkileşim halinde), geleneksel yöntemlerle kurulan turşularıyla da meşhurdur.

Medyada holdingleşme tarafsızlığı yok etti

Küresel çapta dev holdinglerin ve siyasi güç merkezlerinin medya sektöründeki hakimiyeti, haberciliğin temel ilkesi olan siyasal tarafsızlığı giderek daha fazla yıpratıyor

08.08.2026 00:18:00
Abdülkadir Gündoğdu
 
Medyada holdingleşme tarafsızlığı yok etti
Medyada holdingleşme tarafsızlığı yok etti
Küresel çapta dev holdinglerin ve siyasi güç merkezlerinin medya sektöründeki hakimiyeti, haberciliğin temel ilkesi olan siyasal tarafsızlığı giderek daha fazla yıpratıyor.

Medya sahipliğinin birkaç merkezde toplanması, halkın haber alma hakkını ve demokratik çoğulculuğu riske atıyor.

Medya, tarihsel olarak demokrasilerin "dördüncü kuvveti" ve kamuoyunun denetim mekanizması olarak konumlandırılsa da son yıllarda mülkiyet yapılarında yaşanan dönüşüm bu işlevi tartışmalı hale getirdi.

Yayın organlarının bağımsız gazeteciler veya kamu odaklı kurumlar yerine; inşaat, enerji, finans ve savunma gibi farklı sektörlerde faaliyet gösteren büyük sermaye gruplarının eline geçmesi, haber merkezlerindeki yayın çizgisini doğrudan etkiliyor.







Sermaye ilişkileri ve siyasal iklimin habere yansıması

Geleneksel gazetecilik ilkeleri; tarafsızlık, nesnellik ve kamu yararını her türlü çıkarın üzerinde tutmayı gerektirir. Ancak medya organlarının ticari ve siyasi ağlarla örülü mülkiyet yapıları, haberin mutfağında ciddi bir "filtreleme" sürecini beraberinde getiriyor.

Medya sahiplerinin devlet ihalelerine giriyor olması veya kamu düzenlemelerine bağımlı sektörlerde yatırım yapması, yayın organlarının siyasi iktidarlarla ve güç odaklarıyla çatışmaktan kaçınmasına yol açıyor. Bu durum, eleştirel haberciliğin yerini otosansüre ve tek sesliliğe bırakması riskini doğuruyor.







Çapraz sahiplik ve algı yönetimi

Medya sektöründe çapraz sahiplik (aynı sermaye grubunun gazete, televizyon, radyo ve dijital platformların tümüne sahip olması) yayın çeşitliliğini görünürde artırsa da, özünde aynı mesajın farklı kanallardan yinelemesine dayanıyor.

Gündem Belirleme Gücü: Farklı mecralara sahip gruplar, kamuoyunun neyi konuşup neyi konuşmayacağını tek elden yönlendirebiliyor.

Otosansör Mekanizması: Gazeteciler, bağlı bulundukları holdingin ticari veya siyasi çıkarlarıyla çelişen haberleri yapmaktan kaçınmak zorunda kalabiliyor.

Tiraz ve Reyting Kaygısı: Reklam verenlerle ve kamusal fonlarla kurulan ilişkiler, editoryal bağımsızlığın önüne geçebiliyor.







Dijital medya çözüm mü, yeni bir bağımlılık mı?

Geleneksel medyadaki bu tarafsızlık krizine karşı dijital yayıncılık ve bağımsız haber platformları alternatif bir kanal olarak öne çıksa da, dijitalleşme kendi zorluklarını beraberinde getiriyor. Algoritma bağımlılığı, fonlama sorunları ve dev teknoloji şirketlerinin tekelci yapısı, dijital haberciliğin de sürdürülebilirliğini ve tarafsızlığını sınamaktadır.







Uzmanlar, siyasal tarafsızlığın ve haber etiğinin korunabilmesi için şu adımların kritik olduğuna dikkat çekiyor:

Şeffaf Mülkiyet Yapısı: Medya organlarının nihai sahiplerinin ve finansman kaynaklarının kamuoyuna açıkça beyan edilmesi.

Editoryal Bağımsızlık Güvencesi: Yayın sahibi ile haber merkezi arasındaki sınırları koruyan yasal ve kurumsal güvencelerin oluşturulması.

Kamu Yayıncılığının Güçlendirilmesi: Siyasi baskılardan uzak, doğrudan halka hesap veren özerk kamu yayıncılığı modellerinin teşvik edilmesi.

Medya sahipliğinin şeffaflaşmadığı ve editoryal bağımsızlığın teminat altına alınmadığı bir düzende, siyasal tarafsızlık bir ilke olmaktan çıkıp yalnızca bir temenni olarak kalma riskiyle karşı karşıya.

Büyükçekmece'de toprak kayması: Çalışmalar tamamlandı

Büyükçekmece'de meydana gelen göçükte 2 kişinin toprak altında kaldığı ihtimali üzerine başlatılan arama kurtarma çalışmaları, göçük altında kimsenin bulunmadığının tespit edilmesinin ardından sona erdi

04.08.2026 00:30:00 / Güncelleme: 04.08.2026 06:17:18
İHA
 
Büyükçekmece'de toprak kayması: Çalışmalar tamamlandı
Büyükçekmece'de toprak kayması: Çalışmalar tamamlandı
Mimar Sinan Sahili'nde meydana gelen toprak kaymasının ardından göçük altında 2 kişinin bulunduğu iddiasına ilişkin yürütülen arama kurtarma çalışmaları sona erdi. AFAD, itfaiye, sağlık ve polis ekiplerinin iş makineleri desteğiyle yürüttüğü çalışmalarda herhangi bir kişiye rastlanmadı. Çalışmaların tamamlanmasının ardından ekipler bölgeden ayrıldı.








Akşam saatlerinde olay yerinde inceleme yaparak bilgi alan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Vekili Nuri Arslan, "Saat 18.00 civarı, Büyükçekmece Mimar Sinan Mahallesi'nde bir toprak kayması oldu. Olay duyulunca itfaiye, AFAD ekiplerimiz, Büyükçekmece Belediye Başkan Vekilimiz, Kaymakamımız, Valiliğimizle berabere olay yerine geldik. Şu an itibariyle toprak kayması olduğu yerde, toprak kaldırıldı. Şu ana kadar herhangi bir olumsuzluk yok. Hiçbir can kaybı ile karşı karşıya değiliz, şu an itibariyle de olay yeri temizlenmiş durumda. Burası, kum kaya dediğimiz bir sistem üzerine oturtulmuş ama yukarıda anladığım kadarıyla, tarım yapmış veya yoğun bahçe sulama nedeniyle oluşan bir toprak kayması. İlk ihbar, bir anne ve bir çocuk kaldığı, sonra üç kişi diye bir ihbar geldi ama tüm yetkililerle birlikte bir çalışma yaptık ve olumsuz bir şeye rastlamadık" dedi.








Toprak kayması anında bölgede olduğunu belirten Metin Küçük isimli bir vatandaş, "Buradan geçip sahile giderken bir patırtı koptu. Orada bir aile gördüm. Toprak gelince aile kalktı, oradan çıktılar" diye konuştu.

Olay hakkında konuşan görgü tanığı Çağlayan İşgören ise, "Yıkım anını görmedim ama ambulanslarla itfaiyeyi görünce yangın vardır diye tahmin ettim. Merak edip aşağı indim. Bir anne ile çocuğunun toprak altında kaldığını söylediler ama tam belli değildi. Allah'tan pazar günü olmadı. Yoksa çok insan altında kalırdı. Çünkü pazar günü iğne atsan yere düşmüyor buralarda" şeklinde konuştu.
 
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.