Meclisin başköşesi ona aittir
İmam Ali (a.s.) şöyle buyurmuştur: “Meclisin başköşesinde sadece kendisinde şu üç haslet bulunan kimse oturmalıdır: Kendisine sorulunca cevap veren, insanlar konuşmaktan aciz kalınca konuşan ve meclistekilerin hayır ve salahının bulunduğu görüşler belirten kimse. Her kim de bu özellikler olmaksızın meclisin başköşesine oturursa ahmaktır”





Meclis adabıyla ilgili olarak Resûlullah (s.a.a.) şöyle buyurmuştur:
"Sizden birisi bir meclise girince meclisin en alt yerinde otursun." (el-Bihar, 16/240).
"İnsanlar bir yere toplanınca, birisi kardeşini çağırdığında veya o toplantıda kendisine yer açtığında davetini kabul etmeli ve yanına gitmelidir. Zira o davetiyle kardeşine ikramda bulunmuştur. Ama eğer hiç kimse ona yer açmazsa, bakmalı ve bulduğu en geniş yere oturmalıdır." (el-Bihar, 75/465/3).
"Oturduğun yerde insanların senin kötü ahlakından çekinmesine sebep olacak şekilde edepsizlik etme. Yanında biri otururken başka biriyle gizlice konuşma." (el-Bihar, 84/354/2).
Resûlullah (s.a.a.) mescidde tek başına otururken yanına birisi geldi. Peygamber (s.a.a.) onun için yer ayırdı. O şahıs, "Ya Resûlallah! Yer çoktur" deyince, Peygamber (s.a.a.) şöyle buyurdu: "Müslüman'ın Müslüman üzerindeki haklarından biri de yanına oturmak istediğini görünce ona yer ayırmasıdır." (Mekarim'ul-Ahlak, 1/65/69).
Aynı hususta İmam Ali (a.s.) şöyle buyurmuştur: "Meclisin başköşesinde sadece kendisinde şu üç haslet bulunan kimse oturmalıdır: Kendisine sorulunca cevap veren, insanlar konuşmaktan aciz kalınca konuşan ve meclistekilerin hayır ve salahının bulunduğu görüşler belirten kimse. Her kim de bu özellikler olmaksızın meclisin başköşesine oturursa ahmaktır." (el-Bihar, 78/304/1).
Yine buyurmuştur: "Meclisin en üst köşesine oturmak için çırpınma; zira hiç şüphesiz yükseltileceğin yer alçaltılacağın yerden daha hayırlıdır." (Gurer'ul-Hikem, 10283).
İmam Bakır (a.s.) ise şöyle buyurmuştur: "Sizden birisi kardeşlerinden birinin evine girecek olursa ev sahibinin dediği yere oturmalıdır. Zira ev sahibi evin gizli durumunu misafirinden daha iyi bilir." (Kurb'ul-İsnad, 69/222).
İmam Askeri (a.s.) da şöyle buyurmuştur: "Her kim meclisin baş köşesinden daha aşağısına razı olur ve oturursa oturduğu süre boyunca Allah ve melekleri ona rahmet ve bağışlanma diler." (el-Bihar, 78/371/2). (Muhammed Muhammedî Reyşehrî, Mizanu'l-Hikmet).
OKAN EGESEL















































































