Bugün devletlerin genişleme ilkesi, geçmişin savaşlara dayanan yayılmacı politikalarından çok farklı ilkelere dayanmaktadır.SSCB'nin yıkılmasının ardından tek hakim güç olmak isteyen ABD'nin izlediği yayılmacı siyaset bu farlı ilkelere damgasını vurmuştur. Basın yoluyla izlenen psikolojik taktik, ABD'nin üstünlüğünü hiçbir savaşa gerek kalmadan dünya halklarına kabul ettirmiştir.1989'da Fukuyama, "Tarihin Sonu" tezinde liberalizmin diğer ideolojiler karşısında nihai üstünlüğünden bahsederken; 1993'te Huntington meşhur "Medeniyetler Çatışması" görüşünde asıl çatışmanın din ve kültürler üzerine kurulu uygarlıklar arasında olacağını belirtiyordu. Yine tarihe mal olmuş o dönemin görüşlerinden Brzezinski ise, "Büyük Satranç oyunu" kitabında ABD'nin süper güç olarak kalmasının stratejilerini yazıyordu.Yukarıdaki yazılarda işlenen mantık, beyinlerin kuşatılmasıdır ve etkili de olmuştur. Batının ortak bir düşmana karşı savaşından bahseden medeniyetler çatışması büyük yankı bulmuş ve Hıristiyanlığın İslam'a karşı üstünlük savaşı açıkça başlatılmıştır. Bundan sonra izlenen psikolojik taktiklerin temeli de inançlar üzerinden yürütülmüştür.İlerleyen zamanlarda Birleşik devletler BOP' u devreye koymuş, Başkan Bush, Haçlı savaşını ilan etmiştir. 22 İslam ülkesinin coğrafyasını ve demokrasi anlayışını değiştirme projesi olan BOP, bunu yapabilmek için İslam halklarının inancını yumuşatma, ılımlı İslam kalıbına sokmayı temel hedef belirlemiştir.Ne hazindir ki, Türkiye, BOP sürecinde, İslam ülkelerine örnek ılımlı İslam modelidir.1990'ların Medeniyetler Çatışması, Dinlerarası diyalog ifadesine en sonunda da 2000'lerde Medeniyetler İttifakına da dönüştürülmüştür. Dinlerarası diyaloğun "şartlara uydurulmuş misyonerlik" olduğu Hıristiyan din adamlarınca dahi dile getirilmektedir. Zannedilmesin ki, Medeniyetler İttifakının maksadı, medeniyetler Çatışmasından farklıdır. Yine, Batı, ortak düşman olarak İslam'ı seçmiş, "çatışma" kelimesinin tepkileri "ittifak" kelimesi ile yumuşatılmıştır. Maksat aynıdır.Türkiye inançlar üzerinden yürütülen bu parçalama -yutma taktiklerinde hep kilit noktalardadır. BOP'un eş başkanlığı, medeniyetler İttifakı projesine ev sahipliği vs...Son dönemde Peygamberimize ve İslam dinine yaptığı hakaretler göz ardı edilerek İslam -Türk düşmanı papa 16. Benediktus da Türkiye'de ağırlanmıştır. Papanın ziyareti ile Türk halkının Papaya olan bakışının da değiştiğinden bahsedilmektedir.Dikkat edilmesi gereken nokta şudur: İngiliz sömürgeler Bakanlığının Hicaz Bölgesinde sürdürdüğü çalışmalar Osmanlı'yı bitirmiştir. Endülüs'ün hazin sonunu getiren yine aynı oryantalist mantığın devreye konulmasıdır. Yani inanç üzerinde akaid kuralları üzerinde yapılan tahribatlar bu büyük devletleri çökertmiştir.Kısaca, Prof. Dr. Haydar Baş' in ifadesi ile " dini bütünlüğümüz milli bütünlüğümüzdür" tespiti tarih boyunca kendini defalarca ispatlamıştır.Çünkü dinler arasında ittifak olmaz. Tarih boyu bloklaşmaların temelini inançlar oluşturmuştur ve bu asla değişmez bir kuraldır. Bugün oynanan oyun da Batının parçalama projelerinde izlediği inançları kullanma yoludur.1990'larda çeşitli ABD'li teorisyenlerin görüşleri ve makaleleri ile gönüller ve beyinler ele geçirilirken, bugün adeta devletler makalelerin yerini almış ve uluslar arası organizasyonlar ile oyun devam etmektedir.Bunların tamamı askeri ifadesiyle Psikolojik harekattır. Ve Türk milleti, savaş alanlarında elde ettiği başarıları psikolojik harekatta da kazanmak zorundadır.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Misafir Kalem (A) / diğer yazıları
- RESUL BALCI: Karlar düşerken / 22.02.2025
- Niçin organik cilt ürünlerini tercih etmeliyiz? / 01.06.2014
- Ali Ekber ARAS / 17.12.2013
- İbretlik ve dramatik bir olay: Yassıçemen Savaşı / 15.10.2012
- Savaşsız işgal ya da kaldırım taşlarını yemek / 12.10.2012
- Gavur Kadı / 21.09.2012
- Doğru söze ne denir? / 14.09.2012
- Süslü cümleler.... / 14.09.2012
- Çözümün önünden çekil! / 07.09.2012
- 2011'de neler olmadı' (Hüsamettin Çalışkan) / 04.01.2012
- Niçin organik cilt ürünlerini tercih etmeliyiz? / 01.06.2014
- Ali Ekber ARAS / 17.12.2013
- İbretlik ve dramatik bir olay: Yassıçemen Savaşı / 15.10.2012
- Savaşsız işgal ya da kaldırım taşlarını yemek / 12.10.2012
- Gavur Kadı / 21.09.2012
- Doğru söze ne denir? / 14.09.2012
- Süslü cümleler.... / 14.09.2012
- Çözümün önünden çekil! / 07.09.2012
- 2011'de neler olmadı' (Hüsamettin Çalışkan) / 04.01.2012


























































































