HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 25 HAZİRAN 2021, CUMA

2011'de neler olmadı' (Hüsamettin Çalışkan)

04.01.2012 00:00:00
Adettendir, her yılın sonunda neler oldu diye yazılır veya madde madde sıralanır. İşte, şu olay oldu, şöyle oldu, böyle oldu, o öldü, bu çıktı vs vs vs... Ben olaya tersinden bakayım istedim ve bu yıl neler olmadı diye araştırdım. Olanları her gazetede bulabilirsiniz, olmayanları yazmak da bize düştü. Bakın 2011'de neler olmamış:OCAK AYI: Millet, Prof. Dr. Haydar BAŞ'ı ve eserlerini bildiği, tanıdığı ve sevdiği halde oralı olmadı, önemsemedi. Güç dedikleri şeyin arkasından gitmenin efsununa kapıldığından vatanına, milletine, devletine ve dinine sahip çıkanlara sahip çıkmadı.ŞUBAT AYI: Prof. Dr. Haydar BAŞ Bey'in profesörlüğüne, ailesine ve kişiliğine dil uzatarak karalama kampanyaları başlatanlar, erken kondukları dalları kestiklerini farkedemeyince düşüp attıkları pisliklere bulandılar. 30 Şubat'tan mağdur olduklarını iddia edenler, 28 Şubat'ın gerçek mağduru Haydar Hoca'yı örterek milletten gizlemeye çalıştılar. İnsanımız, şubatın soğuğunda ayaza tutulduğundan basireti bağlandı ve Hakk'ı batıldan ayıran olmadı.MART AYI: 22 İslam ülkesini dolaşan deccal fitnesi, Haydar Hoca sayesinde bizi teğet geçti. Büyük Ortadoğu Projesi'nin, kılıfına uydurulmuş Haçlı Seferi olduğunu çok önceden görüp Türk Milleti'ni uyaran Prof. Dr. Haydar BAŞ Bey'in söylediklerinin aynen bugün gerçekleştiğini gördü millet.. duydu millet.. okudu millet.. ama oralı olmadı. NİSAN AYI: Vatikan'ın projesi olan Dinlerarası Diyalog ve türevlerinin asıl hedefinin Türk milletinin kimliğini yok etmek olduğu görülmeyince yerden (!) kilise ve kiliseevler türedi, "hepimiz aynı Allah'a inanıyoruz" safsatasıyla insanlar inançlarını kaybettiler ve maneviyat ikliminde çil yavrusu gibi dağılmaya başladılar. Haydar Hoca'nın madde ve manada tevhid,birlik ve beraberlik çağrısını duyanlar oralı olmadı.MAYIS AYI: 19 Mayıs 1919'da Samsun'a çıkan asker Atatürk, I. Kuva-yı Milliye hareketini başlatınca Yunan'ın İzmir'e çıktığını ve İngiliz, İtalyan, Fransızların insanımızı katletmeye başladığını görenler ona katıldı ve Kurtuluş Savaşı ile bağımsızlık kazanıldı. Eylül 2001'de siyaset sahnesine çıkan (Haydar) hoca Atatürk, II. Kuva-yı Milliye hareketini başlattı. Ama ülkenin içinde dostu düşmandan ayıran olmadığından (mesela İncirlik'te İncir ağaçları vardı çünkü) vatanın tehlikede olduğunu gören olmadı.HAZİRAN AYI: "Haydar Hoca büyük bir alim ancak, iktidara gelemez ki, oyumuz boşa gitmesin; Hocamızı çok seviyoruz ama CAMBAZA BAK Partisini bir daha deneyelim vs vs"  diyenlere, iblisin ağzının açık kaldığını gören olmadı.TEMMUZ AYI: "Haydar Hoca diğer kanallara da çıksın, millet onu görsün" diyenler, ellerindeki kumandanın tuşlarına basıp Meltem TV'ye çevirme zahmetinde (!) bulunmadı.A?USTOS AYI: ABD'den izinsiz hiçbir şey yapılamayacağını iddia eden, bizi de Irak'a çevirir korkusu taşıyan, dünyanın jandarması olarak görüp yaptıklarının düzenin sağlanması için gerekli olduğunu savunan ve ABD'ye göbek bağıyla bağlanmış olan zat-ı muhteremler, güç ve izzetin yalnız Allah'ın yanında olduğunu anlamadılar. Bu doğrultuda, ABD büyükelçisinin Haydar Hoca'ya teklif ettiği parayı ve Haydar Hoca'nın "o (büyükelçi), bizim burada misafirimiz, gidin, bir ihtiyacı varsa biz karşılayalım" cevabını duyan olmadı.EYLÜL AYI: Haydar Baş Bey, Milli Ekonomi Modeli'ni 7 kongre ile tüm dünyaya tanıttığı halde, Türkiye'de vatandaş oralı olmadı; medya ile daha önemli (!) şeylere objektifini çevirdi: Ağaca çıkan keçinin dala bakan oğlağında çıkmayan sakalların sebebine odaklandı. Ekonomi konusunda akıl isteyen siyasiler, ABD, AB ve IMF'nin koyduğu aklı yeterli bulmadıklarını deklare etseler de Haydar Hoca'ya bakacak yüzleri olmadığından mıdır nedir, onun tezini duy(a)madılar. O; cüssesi, sesi ve nefesiyle yedi kıtayı dolaşırken düz ovada yollarını şaşıranlar ayılmadı. Böylece her Türk vatandaşına maaş verileceğinden, her anneye maaş bağlanacağından, faizsiz kredi sistemine geçilerek ekonominin sırtındaki kamburdan kurtulunacağından, tüketimin artırılarak esnafın ve üreticinin üretiminin ve dahi istihdamın artacağından hiç kimsenin hem de hiç kimsenin haberi olmadı(!).EKİM AYI: Ehl-i Beyt'in Haydar'ıyla adaş ve yoldaş olan Haydar Baş Hoca, Nuh'un gemisine bindi ve insanları davet etti. Ehl-i Beyt'e dil uzatamayanlar Şii ve Alevi diyerek saldırınca, onun kükreyişi cihanı tuttu. İlim şehrinin kapısının kolu olduğunu, onun elini tutmadan o kapının da açılamayacağını bilen olmadı.KASIM AYI: Televizyonlardan, kahvehanelerden bilgi devşiren ve kurdukları hayal dünyasıyla amel eden insanımız; madenlerinin, topraklarının ve zenginliklerinin satılmasının bir "hikmet"i olduğunu düşündü. Bir karış toprağın satılmasına müsade etmeyen  Atatürk'e düşmanlığın, İslam'ın 6. şartı olarak kulağına üfürenlere karşı duran Haydar Hoca'nın Davudi sesini duydu tüm millet, ancak oralı olmadı. ARALIK AYI: Doğruyu yanlış, yanlışı doğru gösterenlere karşı Suriyeli kardeşlerimizin hakkını savunan, ordaki insanları öldürenlerin BOP ajanları olduğu gerçeğini vurgulayan ve müslümanın kardeşliğini öğreten Haydar Hoca'nın hakkını veren olmadı.  Ancak; olacak.. olacak.. olacak.. Bir yıl, 365 gün 52 hafta, 12 ay böyle geçse de biz seni gördük, bildik ve tanıdık sayın ve muhterem Hocam; gösterene de gönderene de binlerce şükür olsun!..2012'de milletimizin seni ve davanı tanıyacağı, seveceği ümidini taşıyor ve insanımıza seni taşımaya var gücümüzle çalışıyoruz. Dualarını ve himmetlerini bekleriz.
 
Misafir Kalem (A) / diğer yazıları


logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 425 10 66
Faks: (212) 424 69 77
E-posta: [email protected] [email protected]


WhatsApp haber: (0542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2021

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez.