logo
28 EYLÜL 2026

Mehmet Şimşek, ekonomi gündemini değerlendirdi

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek ekonomi gündemini değerlendirdi. Şimşek, enflasyonun Merkez Bankasının hedef patikası içerisinde kalacağının altını çizerek, "Beklentilerde sınırlı bir kötüleşme var, doğru. Lirada sınırlı bir değer kaybı var, bunlar enflasyonu yukarı çeken faktörler" dedi

29.04.2025 12:36:00 / Güncelleme: 29.04.2025 12:54:57
Anadolu Ajansı
 
Mehmet Şimşek, ekonomi gündemini değerlendirdi
Mehmet Şimşek, ekonomi gündemini değerlendirdi

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, ABD'nin gümrük tarifelerinin etkilerini değerlendirerek, "Avrupa'nın tedarik zincirlerini çeşitlendirmesi gerekecek, Asya'da şu anda kırılma var. Bu kırılma yaşanırken Türkiye'ye tedarik anlamında fiyattan bağımsız ilave talep gelecektir." dedi.

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, BloombergHT ve HaberTürk ortak yayınında ekonomi gündemine ilişkin soruları yanıtladı.

ABD temaslarına ilişkin bilgi veren Şimşek, toplantıların oldukça verimli ve yoğun geçtiğini, 60'ın üzerindeki toplantıda 2 binin üzerinde yatırımcıya hitap ettiğini söyledi. Şimşek, ülkedeki siyasi gelişmeler nedeniyle programın dayanıklılığının kendisine sorulduğunu bildirerek, "Bizim burada çok net bir yol haritamız var. Şu an itibarıyla geçmişte de bugün de içerideki gelişmelerden bağımsız olarak enflasyonu düşürmek birincil önceliğimiz. Bu konuda herhangi bir irade değişikliği yok. Programa olan siyasi destekte de herhangi bir gerileme yok. Tam aksine programa çok güçlü destek söz konusu. Bizim gündemimiz, özetle vatandaşımızın gündemi." diye konuştu.

"Tedarik anlamında fiyattan bağımsız ilave talep gelecek"

Şimşek, ABD'nin uyguladığı gümrük tarifelerinin Türkiye'ye yansımasına ilişkin değerlendirmede bulunarak, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bütün bu küresel şok nereden kaynaklandı' Yeni Amerika yönetiminin korumacı tarife açıklamalarıyla başladı. Türkiye'ye uygulanan ilave gümrük tarifesi yüzde 10. Avrupa Birliği bizim iki katımız. Asya'daki birçok ülke bizim 3 ila 5 katımız. Dolayısıyla büyük bir avantaj orada da var.

Nasıl' Avrupa'nın tedarik zincirlerini çeşitlendirmesi gerekecek, Asya'da şu anda kırılma var. Bu kırılma yaşanırken Türkiye'ye tedarik anlamında fiyattan bağımsız ilave talep gelecektir. Geldiğini biliyoruz, duyuyoruz. Asya'daki üreticilerin yeni dönemden nemalanmak için Türkiye'ye yatırımlarını kaydırma ihtimalleri yüksek. Hem gelişmiş dünyadan hem de o gelişmiş dünyaya eskiden rahat şekilde mal satanlar tekrar Türkiye'ye imalat sanayi yatırımlarını artırabilirler."

Türkiye'nin fon çıkışı konusunda diğer ülkelere göre içerdeki gelişmelere de bağlı olarak bir miktar daha fazla etkilenmiş olabileceğini aktaran Şimşek, "Ortalık yatıştığı zaman Türkiye'nin çok ciddi avantajları olduğu ortaya çıkacak" ifadesini kullandı.

Şimşek, küresel kırılmalara karşı en büyük ilacın bölgesel entegrasyon olduğuna dikkati çekerek, ülkenin bu anlamda büyük avantajları olduğunu anlattı. Şimşek, şartların Avrupa Birliği ile entegrasyon sürecinin güçlenmesini gerektirdiğini söyledi.

Küresel büyüme yavaş seyrettiğinde küresel emtia fiyatlarının düşmesinin Türkiye için avantaj olduğunu belirten Şimşek, "Petrol fiyatları bir ara 70-80 dolar aralığındaydı, şimdi 60 civarına kadar indi. Şu anda 65-70 aralığında. Bu, Türkiye açısından inanılmaz olumlu etkilere sahip. Hem enflasyonu hem de cari açığı aşağı çeken bir niteliğe sahip." değerlendirmesinde bulundu.

"Yatırım ayağını çok güçlü destekleyeceğiz"

Şimşek, enflasyonun Merkez Bankasının hedef patikası içerisinde kalacağının altını çizerek, şu ifadeleri kullandı:

"Beklentilerde sınırlı bir kötüleşme var, doğru. Lirada sınırlı bir değer kaybı var, bunlar enflasyonu yukarı çeken faktörler. Petrol fiyatlarındaki düşüş çok net şekilde dezenflasyonist. Tabii ki program tepki verdi, finansal koşullar içeride sıkılaştı. Yani ekonomide özellikle iç talep daha da yumuşayacak. Programda herhangi bir değişikliğe ihtiyaç yok. Biz yüzde 70 olasılıkla enflasyonun yüzde 19 ile 29 arasında olacağını öngörmüştük. Orta nokta olarak yüzde 24'ü belirlemiştik. Merkez Bankamız, bugün itibarıyla hala yüzde 24'e rahat ulaşabileceğine inanıyor. Enflasyonla ilgili kafamızda bir tereddüt yok."

Büyüme verisine ilişkin de değerlendirmede bulunan Şimşek, "Büyümede bir yavaşlama söz konusu olabilir. Beklentilerde bir bozulma söz konusu. İkincisi, içeride finansal koşullar daha sıkı, üçüncüsü dünyada muhtemelen daha yavaş. Biz de arz yönlü bazı tedbirler alıyoruz. Bütçede kaynakları daha üretken, verimli ve rekabet gücünü artırıcı alanlara kaydıracağız. Geçen sene başlattığımız tasarruf ve verimlilik paketi süreci devam edecek. Ayrıca, Yatırım Taahhütlü Avans Kredisi Programı'nı büyütme üzerinde çalışıyoruz. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığımız yeni teşvik sisteminde çalışmaların sonuna geldi, o da arz yönlü olarak devreye girecek. Özetle yatırım ayağını çok güçlü destekleyeceğiz." dedi.

Şimşek, ihracatçılara verilen destekleri artırmayı planladıklarını ve bu konuda ilave çalışmalar yapacaklarını da söyledi.

Yenilenebilir enerji üretimi artacak

TBMM'de enerjide dönüşümü hızlandıracak önemli bir reform olduğunu belirten Şimşek, "Özellikle izin süreçlerini ve yatırımların hayata geçişini hızlandıracak çok güçlü bir reform çabası. Burada özellikle Türkiye'nin enerjide dışa bağımlığını azaltmak bizim için en büyük öncelik." diye konuştu.

Şimşek, sağlıklı sürdürülebilir büyümenin devamı için arz yönlü tedbirler alacaklarına işaret ederek, "Cari açık, programda öngördüğümüzden daha düşük olacak. Çünkü petrol fiyatlarındaki düşüş bu haliyle kalırsa cari açığı 7-8 milyar aşağı çekecek. Avro dolar paritesinin 1 civarına düşmüşken tekrar 1,1'in üzerine çıkması nette Türkiye'nin dış ticaret açığını 4 milyar dolar iyileştirecek. Bu ikisini topladığınız zaman milli gelirin yaklaşık yüzde 1'i kadar, eğer bu seviyeler korunursa cari açığımızda programa göre iyileşme olacak. Biz yüzde 2'lik cari açık öngörmüştük. Cari açık bunun oldukça altında olacak. Bizim için en kritik değişkenlerden birisi bu." değerlendirmesinde bulundu.

"Kurumlar vergisi için Gelir İdaresi ile tekrar görüşeceğim"

Kurumlar vergisi beyannamesi için gelen süre uzatma taleplerini değerlendiren Şimşek, şunları kaydetti:

"Kurumlar vergisi beyannamesinin son tarihinin 30 Nisan olduğu bir yıl öncesinden belirli. Dijital bir çağdayız, bütün veriler elektronik ortamda. Artık muhasebe el yordamıyla yapılmıyor. Ona rağmen tabii ki uzatma talepleri her zaman oluyor. Gelir İdaresiyle bir istişarede bulunduk, arkadaşlar bir ihtiyaç olmadığını düşündüklerini söylediler. Ancak bu yönde epey talep var. Bu konuda dün parti grubumuzdan da bu yönde talepler iletildi. Ben genelde arkadaşların teknik görüşüne saygı duyarım, benim çalışma tarzım o. Ben şimdi toplantı sonrası Gelir İdaresi Başkanımızla tekrar görüşeceğim gerekirse 1-2 gün belki uzatırız."

"Türkiye AB'nin 5. en büyük ticaret ortağı"

Türkiye'nin ABD ve Avrupa Birliği (AB) ile ilişkilerini değerlendiren Şimşek, 6 yıl aradan sonra Türkiye-AB Yüksek Düzeyli Ekonomik Diyaloğu Toplantısı'nın Brüksel'de gerçekleştirildiğini anımsattı.
 
Şimşek, burada Avrupa'nın önde gelen finans çevreleri ve iş insanlarıyla toplantılar yaptıklarını dile getirdi. Bu toplantılarda "Avrupa'nın Türkiye'ye ihtiyacı olduğu" sonucuna ulaşıldığına işaret eden Şimşek, Türkiye'nin AB'nin 5. en büyük ticaret ortağı olduğunu dile getirdi.
Şimşek, ekonomi programının, fiyat istikrarı ve cari dengede kalıcı iyileşme sağlayarak, yapısal dönüşüm üzerinden küresel yatırım cezbedecek bir nitelikte olduğunu vurguladı. AB ile ekonomik entegrasyonda sorun görmediklerini, nihai hedefin tam üyelik olduğunu belirten Şimşek, bunun da stratejik bir öncelik olduğunun altını çizdi.
 
Gümrük Birliği'nin güncellenmesinin iki tarafın lehine olduğunu anlatan Şimşek, AB'nin özellikle savunma sanayisi ve güvenlik alanlarında Türkiye'ye ihtiyacı olduğunu söyledi.
 
⁠"Yeni ABD yönetimiyle diyaloğumuz her seviyede çok güçlü"
 
Şimşek, ABD'nin başka ülkelere uyguladığı gümrük tarifelerine de değinerek, şu değerlendirmede bulundu:
 
"ABD, yüzde 10 ilave gümrük vergisiyle bizi en avantajlı ülkeler statüsüne çekti. Demir, çelik ve alüminyum gibi ürünlerde bize daha önce yüksek tarife uyguluyordu, bütün dünya tarifesini yükseltince Türkiye tekrar avantajlı konuma geldi. Türkiye'nin 2018 öncesinde demir, çelik ve alüminyumda ABD'ye ihracatı 2,5 milyar doların altına düşmüyordu. Bize geçirilen ilave gümrük vergisiyle bu 600 milyon dolara kadar düştü. Türkiye'nin orada tekrar 2,5-3 milyar doları yakalama ihtimali oldukça yüksek. Yeni ABD yönetimiyle diyaloğumuz her seviyede çok güçlü. Hem Türkiye'nin ABD'ye karşı dış ticaret fazlasının olmaması hem de bu iyi ilişkiler nedeniyle bizi en düşük gümrük tarifesine tabi tuttular. Bu Türkiye için muazzam bir avantaj. Türkiye'ye doğrudan yatırımların gelmesine ve ülkenin küresel tedarik zincirinde konumunun güçlenmesine büyük katkıda bulunacak bir hamle."
 
⁠"Büyük veri merkezleri bizim için çok değerli"
 
Türkiye'nin enerji kaynaklarını çeşitlendirmek istediğini vurgulayan Şimşek, ülkenin savunma sanayisinde de önemli bir mesafe kat ettiğini bildirdi.
 
Şimşek, üç ayda savunma sanayisi ihracatının yüzde 70 arttığını söyleyerek, "ABD, çok büyük ihtimalle, yaptırımların kaldırılmasına yönelik şu anda bir çalışma grubu kurdu. Bu alanda ilerleme öngörüyoruz." diye konuştu.
 
ABD'nin önde gelen teknoloji firmalarının üst yöneticileriyle bir araya gelerek verimli görüşmeler yaptıklarını bildiren Şimşek, şu ifadeleri kullandı:
 
"Türkiye, yapay zeka hazırlık endeksinde kendisine benzer ülkelerden çok daha ileride ama gelişmiş ülkelerin bir miktar gerisinde. Biz gelişmiş ülkelerle aynı seviyeye çıkmak istiyoruz. Fiber optikte biz dünyanın gelişmiş ülkeleri ile aynı seviyede olmak istiyoruz. 5G artıya yatırım bu sene inşallah gerçekleşir. Türkiye birçok konuda özellikle dijital dönüşümün altyapısını hazırlamakla meşgul. Büyük veri merkezleri bizim için çok değerli."
 
"Türkiye hizmet ihracatında en avantajlı ülkelerden"
 
Bakan Şimşek, ABD ile ticaret hacmini 100 milyar dolara çıkarmayı hedeflediklerini anımsatarak, bunun için gerekli altyapıyı oluşturduklarını söyledi.
 
ABD'nin uyguladığı vergi oranlarının Türkiye açısından olumlu sonuçlar oluşturabileceğine dikkati çeken Şimşek, şu değerlendirmede bulundu:
 
"ABD Türkiye'nin rakiplerine yüksek vergi uygulamaya devam ederse ülkemiz doğal ortağa dönüşür. Korumacı politikalar daha çok mal ihracatına yönelik. Ancak Türkiye, hizmet ihracatında en avantajlı ve rekabetçi ülkelerin başında geliyor. Burada bizim için en büyük risk Asya'ya yönelik gümrük vergilerini çok yüksek tutulması durumunda ABD'ye satılamayan ürünlerin bizim pazarlarımıza yönlendirilmesi. Bu belirsizlik yatırımcılar tarafından dile getiriliyor. "
 
"Türkiye'nin şu anda bir kaynak sorunu yok"
 
Şimşek, dezenflasyon programıyla çelişmediği sürece rezerv birikiminin söz konusu olduğunu belirterek, Türkiye'nin bu konuda kat ettiği mesafeye ilişkin bilgi verdi.
 
Son dönemde rezerv kaybının yüzde 58'inin dış kaynaklı olduğunu ve bu durumun birçok ülkede de yaşandığını anlatan Şimşek, şu ifadeleri kullandı:
 
"Türkiye'den çıkış duruldu. Son bir haftadır önemli ölçüde dalgalanmalar altın fiyatlarıyla yakından ilişkili ama büyük oranda durdu. Vatandaşlarımız ilk defa programa güvenin göstergesi olarak bu çıkışa ilgi göstermedi. Dezenflasyonda biz bir sorun görmüyoruz. Merkez Bankası bu süreçte doğru adımlar attı. Cari açık azalacak ve ben doğrudan yatırımların da artacağına inanıyorum. Uluslararası finansal kuruluşlarının temsilcileriyle görüştüm hepsinin ülkemize bakışı olumlu yönde. Buralardan elde ettiğimiz düşük maliyetli finansal imkanları da yapısal dönüşümde kullanacağız. Dolayısıyla Türkiye'nin şu anda bir kaynak sorunu yok."
 
Şimşek, önceliklerinin enflasyonu düşürmek ve bütçe dengelerini iyileştirmek olduğunu vurgulayarak, kısa vadeli piyasa iniş ve çıkışlarına göre adım atmadıklarının altını çizdi.
 
"Gelsinler, pişmanlık beyannamesi versinler"
 
Vergi konusunda Gelir İdaresi Başkanlığı çalışanlarının "gayretle" mesai yaptıklarını belirten Şimşek, "İlk defa beyanname sayısı Türkiye'de 5 milyonu aştı. Dolayısıyla biz sahadayız. Bütün şehirler arası yollarda, organize sanayi bölgeleri ile hallerin giriş ve çıkışlarında olacağız. Başka türlü kayıt dışılıkla mücadele olmaz. Biz hasılat denetimini getirdik. O hasılat tespitlerini 2025'te zirveye çıkartacağız. Gidip hasılat tespiti yapmadığımız bir müessese kalmaması gerekiyor. İlave yapay zeka algoritmaları geliştiriyoruz. Gelir İdaresini güçlendireceğiz." diye konuştu.
 
Kira beyanname verme süresinin dolduğunu anımsatan Şimşek, mülk sahiplerine çağrıda bulunan Şimşek, "Gelsinler, pişmanlık beyannamesi versinler. Çünkü biz MERNİS sistemindeki ve tapudaki bütün verilere sahibiz. Algoritmalarla verilen bütün kira ilanlarındaki verilere sahibiz. Gelir İdaresi Başkanlığı, verilerle beyannameleri karşılaştırıyor. Bizim amacımız rehberlik yapmak. Bizim amacımız kimseye ceza yazmamak." dedi.
 
Gelecek ay yapmayı planladığı yurt dışı temasları hakkında da bilgi veren Şimşek, Londra'da Avrupa İmar ve Kalkınma Bankasının (EBRD) düzenleyeceği foruma katılacağını, Brüksel'de de ekonomik görünüm, bölgesel entegrasyon gibi konuları konuşacaklarını söyledi.
Şimşek, "Katar Ekonomi Forumu, Doha Ekonomik Forumu var. Yatırımcılarla bir araya geleceğiz. Katar'la bizim çok özel ilişkilerimiz var. Oradan yatırım ihtimali bu dönemde nispeten yüksek. Yine İslam Kalkınma Bankasının yıllık toplantıları olacak. Mayıs ayı da bizim için oldukça yoğun geçecek." ifadelerini kullandı.

Komedyen Deniz Göktaş ilk duruşmada tahliye edildi

"Ölü Deniz" isimli stand-up gösterisindeki şakaları gerekçe gösterilerek 88 gündür "kuyu tipi" cezaevinde tutulan komedyen Deniz Göktaş, çıkarıldığı ilk duruşmada tahliye edildi. Mahkeme Göktaş'a toplam 1 yıl 7 ay hapis cezası verirken, hükümle birlikte serbest bırakılmasına hükmetti

28.09.2026 16:10:00
Haber Merkezi
 
Komedyen Deniz Göktaş ilk duruşmada tahliye edildi
Komedyen Deniz Göktaş ilk duruşmada tahliye edildi
YouTube üzerinden yayımladığı "Ölü Deniz" adlı stand-up gösterisi nedeniyle hakkında soruşturma başlatılan ve 3 Temmuz'dan bu yana cezaevinde bulunan ünlü komedyen Deniz Göktaş, İstanbul 14. Asliye Ceza Mahkemesi'nde ilk kez hâkim karşısına çıktı. Hakkında 12 yıl 2 aya kadar hapis cezası talep edilen davanın ilk duruşmasında mahkeme, Göktaş hakkında tahliye kararı verdi.

Yoğun güvenlik önlemlerinin alındığı ve salon yetersizliği nedeniyle İstanbul 4. Ağır Ceza Mahkemesi salonunda görülen duruşmayı siyasi parti temsilcileri, çok sayıda gazeteci, avukat ve yurttaş takip etti.

İki suçtan ceza, bir suçtan beraat

Kararını açıklayan mahkeme heyeti, Deniz Göktaş'ı "Cumhurbaşkanına alenen hakaret" suçundan 11 ay 20 gün, "halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik veya aşağılama" suçundan ise 7 ay 15 gün olmak üzere toplam 1 yıl 7 ay 5 gün hapis cezasına çarptırdı. "Daltonlar Çetesi" ile ilgili yaptığı espriler nedeniyle yöneltilen "suçu ve suçluyu övme" suçlamasından ise beraatine hükmedilen Göktaş, aldığı cezaların hükmüyle birlikte tahliye edildi.

"Cümle başına 22 gün hücrede kaldım"

Çorlu Karatepe Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nda (kuyu tipi cezaevi) tek kişilik hücrede geçirdiği 88 günü anlatarak savunmasına başlayan Deniz Göktaş, mizahın suç sayılamayacağını vurguladı. Göktaş savunmasında şu ifadelere yer verdi:

"3 Temmuz'dan beri kuyu tipi bir cezaevinde güneş görmeden, başka hiçbir insan temasım olmadan hücredeyim. Harbiye'de kurduğum 4 cümle ile suçlanıyorum ve kurduğum cümle başına tam 22 gündür hücredeyim. Yasalar değişmedi. Değişen ne? Şaka kaldıramayan, eleştiri kaldıramayan kırılgan yöneticiler."

Cumhurbaşkanı Erdoğan'a yönelik kullandığı "diktatör" ifadesinin hakaret değil, siyasi bir betimleme olduğunu savunan komedyen, "Bu coğrafyanın yüzlerce yıllık geleneği olan hicve açık olunmalıdır" dedi. İddianamedeki "oruç tutan canlı bombalar" ve "dalgıçlar (haşema)" şakalarının ise toplumsal gerginliklerin mizahi bir dille dışa vurumu olduğunu ekledi.

Adliyede yaşananları anlattı: "Zorla Kılıçdaroğlu ile görüştürüldüm"

Göktaş savunmasında, gözaltına alınma ve tutuklanma sürecindeki usulsüzlüklere de dikkat çekti. Yurt dışı tatilini kendi isteğiyle yarıda keserek Türkiye'ye döndüğünü belirten Göktaş, havalimanında ters kelepçeyle gözaltına alındığını söyledi. Göktaş, Çağlayan Adliyesi'nde yaşadığı ilginç bir anıyı da mahkeme salonunda paylaştı:

"Hâkimliğe çıkarılmayı beklerken bana üç kez 'Kemal Kılıçdaroğlu ile görüşmek istiyor musun?' diye soruldu. Görüşmek istemediğimi net bir şekilde söylememe rağmen emrivakiyle adliye koridorunda kendisiyle görüştürüldüm. Ters kelepçe yetmezmiş gibi bir de Kılıçdaroğlu ile görüştürüldüm. Kılıçdaroğlu bana 'Niye döndün, imkanım olsa bir dakika durmam burada' demeyen tek kişiydi."

88 günlük belirsiz bekleyişin ardından özgürlüğüne kavuşan Deniz Göktaş'ın tahliye kararı, adliye koridorlarında ve sosyal medyada büyük bir sevinçle karşılandı.

Lisede korku dolu anlar: Silahla vurulan öğretmen öldü

Osmaniye'de yeğeni tarafından görev yaptığı okulda silahla vurulan öğretmen hayatını kaybetti

28.09.2026 14:11:00 / Güncelleme: 28.09.2026 14:14:16
İHA
 
Lisede korku dolu anlar: Silahla vurulan öğretmen öldü
Lisede korku dolu anlar: Silahla vurulan öğretmen öldü
Olay, merkez Çardak köyündeki Farabi Anadolu Lisesi'nde yaşandı.

Okulda görev yapan Edebiyat Öğretmeni Mehmet Bilgili, ilk bilgilere göre yeğeni olan A.B. tarafından silahla vuruldu.



İhbar üzerine bölgeye polis ve sağlık ekibi sevk edildi.

Sağlık ekiplerinin kontrollerinde Bilgili'nin hayatını kaybettiği belirlendi.

Savcılığın Merkezi Kayıt Kuruluşu'ndan talebinde 1 Temmuz ile 16 Eylül tarihleri arasında fondan çıkış yapan yatırımcılara yönelik, adet, tutar, bakiye bilgilerinin ise öncelikli olarak gönderilmesi istendi

Savcılığın Merkezi Kayıt Kuruluşu'ndan talebinde 1 Temmuz ile 16 Eylül tarihleri arasında fondan çıkış yapan yatırımcılara yönelik, adet, tutar, bakiye bilgilerinin ise öncelikli olarak gönderilmesi istendi. Bu kayıtlarla, tasfiye sürecine yaklaşılırken fonlardan gerçekleşen çıkışların büyüklüğü, zamanlaması ve yatırımcı bazındaki dağılımı soruşturma dosyasında incelenecek

28.09.2026 14:00:00
Haber Merkezi
 
Savcılığın Merkezi Kayıt Kuruluşu'ndan talebinde 1 Temmuz ile 16 Eylül tarihleri arasında fondan çıkış yapan yatırımcılara yönelik, adet, tutar, bakiye bilgilerinin ise öncelikli olarak gönderilmesi istendi
Savcılığın Merkezi Kayıt Kuruluşu'ndan talebinde 1 Temmuz ile 16 Eylül tarihleri arasında fondan çıkış yapan yatırımcılara yönelik, adet, tutar, bakiye bilgilerinin ise öncelikli olarak gönderilmesi istendi
20 milyar dolarlık büyüklüğe ve 450 binin üzerinde hesap sahibine ulaşan fon soruşturmasında tasfiye koşulları netleşiyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın ekonomi kurmaylarıyla yaptığı toplantıda, öncelikle 1 milyon lira ve altındaki fon paylarının ödenmesinin gündeme geldiği belirtildi.

Toplam büyüklüğü 20 milyar dolara ulaşan ve 450 binin üstündeki hesap sahibini doğrudan ilgilendiren fon kriziyle ilgili İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturma giderek derinleştirilirken, kapatılan fonların tasfiyesine ilişkin koşullar da netleşmeye başladı. Bu kapsamda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın ekonomi kurmaylarıyla yaptığı toplantıda, öncelikli olarak 1 milyon lira ve altındaki fon paylarının ödenmesi yönünde karar çıktığı ifade ediliyor. Son üç aylık dönem başta olmak üzere soruşturmaya konu fonlardaki tüm hesap hareketleri detaylıca incelenecek. Devam eden soruşturmada tutuklu sayısı 51'e yükselirken, 46 düzel kişi, 18 fon ve 42 gerçek kişinin malvarlığı ise kaçırma, değer azaltma, üçüncü kişilere devrin önlenmesi amacıyla donduruldu.

Kapsamda hangi fonlar var?
Son dönemlerde çok sayıda operasyona imza atan Adalet Bakanlığı'nın en kapsamlı soruşturmasını fonlarla ilgili sürdürülen soruşturma oluşturuyor. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama ve Sermaye Piyasası Kanunu'na muhalefet suçları kapsamında yürüttüğü fon soruşturmasında, 7 yatırım şirketine ait fonların para ve yatırımcı trafiğinin ortaya çıkarılması için Merkezi Kayıt Kuruluşuna müzekkere yazdı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçları Soruşturma Bürosunca yürütülen 2026/149004 sayılı fon soruşturması kapsamında 22 Eylül'de Merkezi Kayıt Kuruluşu'ndan fonlara ilişkin ayrıntılı yatırımcı ve işlem kayıtlarını istedi.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı MKK'ya yaptığı başvuruda, Pusula Finans Anonim Şirketi, Tera Yatırım Menkul Değerler A.Ş., Hedef Portföy Yönetimi A.Ş., Bulls Yatırım Menkul Değerler A.Ş., A1 Capital Menkul Değerler A.Ş., Atlas Menkul Kıymetler Yatırım Ortaklığı ile Pardus Menkul Kıymetler A.Ş. ile bağlantılı fonlara ilişkin kayıtların incelenmesini istedi. TCK'nın suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama ile 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu'na muhalefet suçları kapsamında yürütülen soruşturmada tasfiye tarihine kadar yapılan yatırımcı bazlı tüm hareketlerin tespiti istendi.

Para hareketleri ortaya çıkarılacak
Yatırımcıların fonlardaki alım-satım işlemlerinin TL karşılıkları, mevcut hesaplardaki katılma payı değerleri, pay oranları ve benzeri nitelikteki kayıtları isteyen İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, fonlardaki yatırımcı hareketlerinin dönemsel olarak ortaya çıkarılarak, para trafiğinin ayrıntılı biçimde incelenmesini hedefliyor. Savcılığın MKK'dan talebinde 1 Temmuz ile 16 Eylül tarihleri arasında fondan çıkış yapan yatırımcılara yönelik, adet, tutar, bakiye bilgilerinin ise öncelikli olarak gönderilmesi istendi. Bu kayıtlarla, tasfiye sürecine yaklaşılırken fonlardan gerçekleşen çıkışların büyüklüğü, zamanlaması ve yatırımcı bazındaki dağılımı soruşturma dosyasında incelenecek. Soruşturmaya ilişkin sosyal medya hesabından değerlendirmede bulunan Adalet Bakanı Akın Gürlek, amacın birikimlerin istismarına izin vermemek ve mağduriyetin kanunun öngördüğü koşullar çerçevesinde giderilmesinin amaçlandığını bildirdi. Bakan Gürlek, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Aklama Suçları Soruşturma Bürosu tarafından "suç işlemek amacıyla örgüt kurma-üye olma", "nitelikli dolandırıcılık", "suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama" ve "sermaye piyasası kanununa muhalefet" suçları kapsamında yürütülen soruşturmada, para hareketlerinin tüm yönleriyle ortaya çıkarılmasına yönelik çalışmaların sürdüğünü aktardı.

Anayasa Mahkemesi (AYM), Yeni Parti'nin isim ve rumuzunun Siyasi Partiler Kanunu'na aykırı olduğu iddiasıyla hükümsüzlüğüne ve siyasi partiler sicilinden terkinine ilişkin talebi yarın görüşecek

Anayasa Mahkemesi (AYM), Yeni Parti'nin isim ve rumuzunun Siyasi Partiler Kanunu'na aykırı olduğu iddiasıyla hükümsüzlüğüne ve siyasi partiler sicilinden terkinine ilişkin talebi yarın görüşecek. Yenilik Partisi'nin isim benzerliği itirazıyla başlayan süreçte Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı daha önce Yeni Parti'ye isim değişikliği yönünde tebligat göndermişti

28.09.2026 13:30:00
Haber Merkezi
 
 Anayasa Mahkemesi (AYM), Yeni Parti'nin isim ve rumuzunun Siyasi Partiler Kanunu'na aykırı olduğu iddiasıyla hükümsüzlüğüne ve siyasi partiler sicilinden terkinine ilişkin talebi yarın görüşecek
 Anayasa Mahkemesi (AYM), Yeni Parti'nin isim ve rumuzunun Siyasi Partiler Kanunu'na aykırı olduğu iddiasıyla hükümsüzlüğüne ve siyasi partiler sicilinden terkinine ilişkin talebi yarın görüşecek
Anayasa Mahkemesi (AYM), Yeni Parti'nin isim ve rumuzunun Siyasi Partiler Kanunu'na aykırı olduğu iddiasıyla hükümsüzlüğüne ve siyasi partiler sicilinden terkinine ilişkin talebi yarın görüşecek. Yenilik Partisi'nin isim benzerliği itirazıyla başlayan süreçte Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı daha önce Yeni Parti'ye isim değişikliği yönünde tebligat göndermişti.

AYM'nin 24 Eylül'de yayımladığı 29 Eylül Genel Kurul gündeminin ilk sırasında, E.2026/9 (Değişik İşler) numaralı dosya yer aldı. Gündemde dosyanın konusu, "Yeni Parti'nin isim ve rumuzunun 2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunu'nun 96. maddesine aykırılığı ileri sürülerek anılan Kanun'un 104. maddesi gereğince hükümsüzlüğüne ve siyasi partiler sicilinden terkinine karar verilmesi talebi" olarak belirtildi.

Süreç, Yenilik Partisi'nin itirazıyla başladı
Öztürk Yılmaz'ın genel başkanlığını yaptığı Yenilik Partisi, "Yeni Parti" adının kendi parti adıyla karıştırılabileceğini savunarak Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na başvurdu. Yılmaz, "Yeni" ve "Yenilik" ifadelerinin seçmen açısından karışıklığa yol açabileceğini ve Yeni Parti isminde ayırt edici bir ek bulunmadığını ileri sürdü.

Başvurunun ardından Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, 14 Eylül'de Yeni Parti'ye isim değişikliği talebi içeren bir tebligat gönderdi. Yeni Parti Grup Başkanvekili Murat Emir ise parti adının belirlenmesinde mevcut içtihatların dikkate alındığını belirterek isim benzerliği iddiasına karşı çıktı.

İki seçenek konuşuluyor
Yeni Parti yetkilileri isim benzerliği olmadığını belirtmiş, "Buna rağmen aksi yönde bir karar çıkarsa küçük bir değişiklikle yola devam ederiz" mesajını vermişti.

Kulislerde "Halkın Yeni Partisi" ve "Değişim Partisi" gündeme gelen seçenekler arasında yer alıyor.

Trabzon'da palamut 100-125 lira arasında

Trabzon'da balıkçılar, tezgahlarında yerini alan palamudu tanesi 100 ile 125 lira arasında değişen fiyatlardan satışa sunuyor

 

28.09.2026 12:20:00
Anadolu Ajansı
 
Trabzon'da palamut 100-125 lira arasında
Trabzon'da palamut 100-125 lira arasında

Ortahisar ilçesindeki Moloz mevkisinde yer alan balıkçı tezgahlarında palamudun tanesi 100 ile 125 liradan satılırken, istavritin kilogramı 100, somon 200, çipura 500, levrek ise 600 liradan alıcı buluyor.

Balıkçı Ahmet Çoğalmış, AA muhabirine, vatandaşların bu sezon daha çok palamuda ilgi gösterdiğini söyledi.

Tezgahlardaki palamutların taze olduğunu belirten Çoğalmış, sıcak havanın balıkların görünümünü etkileyebildiğini ifade etti.

Çoğalmış, piyasadaki herkesin şu an taze balık sattığına dikkati çekerek, "Havalar sıcak gittiği için balıklar ezik gibi görünÜyor ama ezik değil. Havaların sıcaklığından dolayı biraz gevşek oluyor. Vatandaş bayat balık aldığını sanıyor ama öyle değil. Şu an piyasa herkes taze balık satıyor." diye konuştu.

Balıkçı Emin Avcı da bu sezon palamudun daha fazla, hamsinin ise daha az olmasını beklediklerini dile getirdi.

Hamsinin şu anda Marmara tarafından geldiğini aktaran Avcı, "Hamsi palamut gibi olmaz, az olur. Şu anda hamsi geliyor ama Marmara tarafından geliyor. Bizim yerli hamsi daha çıkmadı. Palamut olduğu zaman hamsi biraz daha az oluyor" dedi.

Gaziantep’teki kazada ölen 7 kişinin kimlikleri belli oldu

Gaziantep-Nurdağı kara yolunda yolcu otobüsü ile otomobilin kafa kafaya çarpıştığı feci kazada hayatını kaybeden 2'si çocuk 7 kişinin kimlikleri belirlendi. Otomobilde bulunan ve aynı aileden olan kurbanların cenazeleri otopsi işlemlerinin ardından Hatay'a gönderilirken, hastaneye kaldırılan 16 yaralıdan birinin durumunun ciddiyetini koruduğu açıklandı

28.09.2026 11:40:00 / Güncelleme: 28.09.2026 11:43:58
Haber Merkezi
 
Gaziantep’teki kazada ölen 7 kişinin kimlikleri belli oldu
Gaziantep’teki kazada ölen 7 kişinin kimlikleri belli oldu
Gaziantep'in Şehitkamil ilçesi kırsal Acaroba Mahallesi yakınlarında dün akşam saat 18.06'da meydana gelen, 34 HBS 100 plakalı yolcu otobüsü ile 31 AHB 98 plakalı otomobilin çarpıştığı feci kazanın bilançosu netleşti.

Hatalı sollama sonucu kontrolden çıkan otomobilin şerit ihlali yaparak otobüsün önüne kırılmasıyla gerçekleşen kazada, adli tıp kurumundaki kimlik tespit çalışmaları tamamlandı.

Aynı aileden 7 can yok oldu

Yapılan incelemelerin ardından otomobilde can veren sürücü ve yolcuların tamamının Hatay nüfusuna kayıtlı akrabalar olduğu belirlendi. Feci kazada hayatını kaybeden vatandaşların isimleri şu şekilde açıklandı:

• Gülistan Özdemir (46)

• Nisanur Özdemir (23)

• Zeynep Alin Özdemir (6 - Çocuk)

• Senem Gökşen (44)

• Atakan Gökşen (1 - Bebek)

• Fatma Balık (73)

• Gülhan Yaman (47) 

Gaziantep Adli Tıp Kurumu morgunda geceden bu yana süren otopsi işlemlerinin tamamlanmasının ardından, 7 kişinin cenazesi ailelerine teslim edilerek defnedilmek üzere memleketleri Hatay'a uğurlandı.

1 kişinin hayati tehlikesi sürüyor

Kazanın ardından yan yatan midibüsten çıkarılarak kentteki çeşitli hastanelere sevk edilen 16 yaralının tedavisi hassasiyetle sürdürülüyor. Gaziantep Vali Yardımcısı İlker Eker, ilk saatlerde otobüsteki yolcuların büyük bölümünün hafif ve orta dereceli yaralanmalara sahip olduğunu bildirmişti.

Ancak gelişmeleri yakından takip eden İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi sosyal medya hesabından yaptığı son güncellemede, yaralılardan 1 vatandaşın sağlık durumunun ciddiyetini koruduğunu ve hayati tehlikesinin devam ettiğini duyurdu. Diğer 15 yaralının ise genel durumlarının iyi olduğu ve hayati risklerinin bulunmadığı öğrenildi.

Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından görevlendirilen 1 Başsavcı Vekili ve 2 cumhuriyet savcısı eşliğinde, otobüs içi kameralar ve çevre güvenlik kameraları incelenerek kazayla ilgili geniş çaplı adli tahkikat sürdürülüyor.

Polisler iş bırakacak mı? EGM’den açıklama geldi

Emniyet Teşkilatı Sendikası’nın 28 Eylül’de Türkiye genelinde iş bırakma kararı almasının ardından “polisler greve gidiyor” iddiaları gündeme geldi

28.09.2026 10:37:00
Haber Merkezi
 
Polisler iş bırakacak mı? EGM’den açıklama geldi
Polisler iş bırakacak mı? EGM’den açıklama geldi
Emniyet Teşkilatı Sendikası'nın 28 Eylül'de Türkiye genelinde iş bırakma kararı almasının ardından "polisler greve gidiyor" iddiaları gündeme geldi. Emniyet Genel Müdürlüğü ise eylemin polisleri kapsamadığını açıkladı.

Emniyet Genel Müdürlüğü (EGM), sosyal medya ve bazı haber sitelerinde yayılan "polisler 28 Eylül'de iş bırakacak" iddialarına ilişkin açıklama yaptı. EGM, iş bırakma kararı alan sendikanın üyelerinin sivil personelden oluştuğunu belirterek polislerin iş bırakacağı yönündeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını bildirdi.

Sendika neden iş bırakma kararı aldı?

Tartışmanın başlangıcında ise Emniyet Teşkilatı Sendikası'nın açıklaması bulunuyor. Sendika, 28 Eylül Pazartesi günü öğleden sonra Türkiye genelinde iş bırakma eylemi yapacağını duyurdu.

Sendika kararının gerekçeleri arasında emniyet teşkilatındaki intihar vakaları, ekonomik ve sosyal sorunlar, ağır çalışma koşulları, mobbing, emeklilikte yaşanan gelir kayıpları ve özlük haklarındaki eşitsizlikler gösterildi.

Sendika ayrıca son beş günde yedi emniyet teşkilatı mensubunun yaşamına son verdiğini, Bursa ve İstanbul'da iki teşkilat mensubunun ise intihar girişiminde bulunduğunu açıkladı. Anayasa Mahkemesi önündeki eylem sırasında emekli bir emniyet mensubunun yaşamına son vermesi de açıklamada hatırlatıldı.

"Bu tablo artık görmezden gelinemez"

Sendika, yaşananların ardından yalnızca sorunların dile getirilmesinin yeterli olmadığını belirterek eylem kararı aldığını duyurdu. Açıklamada 3600 ek gösterge, yardımcı hizmetler sınıfının sorunları, eşit işe eşit ücret ve Emniyet Meslek Kanunu gibi başlıklarda çözüm bekleyen sorunlara da dikkat çekildi.

EGM: Polisler eyleme katılmayacak

Tartışmaların "polisler bugün görev bırakacak" şeklinde yayılması üzerine EGM devreye girdi. Kurum, 28 Eylül'deki iş bırakma kararının sendika üyesi sivil personeli ilgilendirdiğini, polislerin iş bırakacağı yönündeki iddiaların ise gerçeği yansıtmadığını açıkladı.

Böylece 28 Eylül'deki iş bırakma tartışmasının, emniyet teşkilatındaki çalışma koşulları ve özlük haklarına ilişkin sorunlardan kaynaklandığı; ancak EGM'ye göre eylemin görevdeki polisleri kapsamadığı ortaya konuldu.

Fatih Altaylı herkesin merak ettiği soruyu sordu

Gazeteci Fatih Altaylı, AK Parti eski Genel Başkan Yardımcısı ve eski Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya hakkındaki borsa ve fon iddialarını köşesinde değerlendirdi

28.09.2026 10:08:00
Haber Merkezi
 
Fatih Altaylı herkesin merak ettiği soruyu sordu
Fatih Altaylı herkesin merak ettiği soruyu sordu
Fatih Altaylı, Fatma Betül Sayan Kaya hakkındaki borsa iddialarını köşesine taşıdı. Altaylı, Kaya ve eşinin Tera üzerinden yaptığı öne sürülen işlemlerdeki yüksek getiriyi gündeme getirirken, soruşturmanın toplam büyüklüğü olarak dile getirilen 25 milyar dolara dikkat çekti: "Fatma Betül Kaya'dan 45 milyon doları çıktı. Gerisi nereden çıkacak?"

Gazeteci Fatih Altaylı, AK Parti eski Genel Başkan Yardımcısı ve eski Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya hakkındaki borsa ve fon iddialarını köşesinde değerlendirdi.

Altaylı, Yeni Parti Sözcüsü Zeynel Emre'nin Kaya hakkında ortaya attığı iddiaları ilk duyduğunda bunların gerçeği yansıtmayacağını düşündüğünü belirtti. Ancak daha sonra gündeme gelen rakamların dikkat çekici olduğunu ifade etti.

63 MİLYON TL'DEN 1,3 MİLYAR TL'YE

Altaylı'nın aktardığı iddiaya göre Kaya, nisan ayında Tera üzerinden yaklaşık 63 milyon TL tutarında yatırım yaptı. İddiaya göre bu para eylül ayında yaklaşık 1 milyar 344 milyon TL olarak geri çekildi.

Altaylı, söz konusu rakamları dolar üzerinden de hesaplayarak, yaklaşık 1 milyon 432 bin dolarlık yatırımın 5 ay içerisinde 28 milyon dolara ulaştığı iddiasını gündeme getirdi. Yazar, bunun dolar bazında yaklaşık yüzde 2 binlik artış anlamına geldiğini yazdı.

EŞİNE AİT İŞLEMLER DE GÜNDEMDE

Altaylı, Kaya'nın eşi İlyas Kaya hakkındaki iddiaları da yazısına taşıdı.

Buna göre İlyas Kaya'nın nisan ayında yaklaşık 99 milyon TL yatırdığı, eylül ayında ise yaklaşık 826 milyon TL ile çıktığı öne sürüldü.

Altaylı, bu rakamların dolar karşılığının yaklaşık 2 milyon 250 bin dolardan 17 milyon 210 bin dolara yükselmek anlamına geldiğini belirterek, işlemlerin fonun batmasından hemen önce gerçekleştiği iddiasına dikkat çekti.

"SADECE FATMA BETÜL SAYAN KAYA MI?"



Altaylı'nın yazısının odağındaki soru ise fon soruşturmasının tamamına ilişkin oldu.

Yazar, "Sadece Fatma Betül Sayan Kaya mı yapmıştır bu işi? Başka kimler böyle servet edindi?" sorusunu gündeme getirdi.

Altaylı, ardından soruşturmayla bağlantılı olarak dile getirilen 25 milyar dolarlık toplam büyüklüğe dikkat çekerek şu soruyu sordu:

"Fatma Betül Kaya'dan 45 milyon doları çıktı. Gerisi nereden çıkacak! Çıkacak mı?"

ESKİ DOSYA: İBB'DEN 85 BİN 791 DOLARLIK EĞİTİM ÖDEMESİ

Kaya'nın adı daha önce de ABD'deki eğitimi nedeniyle İBB iştiraki İSBAK'tan aldığı öne sürülen ödemelerle gündeme gelmişti.

İBB'nin eski yönetimi döneminde, Kaya'nın 14 Kasım 2008'de İSBAK AŞ'de elektrik-elektronik mühendisi olarak işe başladığı, yaklaşık iki ay sonra da ABD'de eğitim için İBB bursuyla gönderildiği kamuoyuna yansıyan kayıtlarda yer aldı.

İSBAK tarafından Kaya'ya yurtdışı eğitim sözleşmesi kapsamında 85 bin 791 dolar ve 20 bin 289 TL ödeme yapıldığı belirtildi.

İBB PARAYI GERİ İSTEMİŞTİ

Konu 2021 yılında İBB Teftiş Kurulu'nun incelemesiyle yeniden gündeme geldi.

Dönemin İBB yönetimi, Kaya'dan ve kefil olan aile üyelerinden 85 bin 791 dolar ile 20 bin 289 TL'nin, masraflar ve yasal faiziyle birlikte geri ödenmesini talep etti. Ayrıca dönemin bazı İSBAK yöneticileri hakkında savcılığa suç duyurusunda bulunuldu.

İBB müfettişlerinin raporuna ilişkin haberlerde, yurtdışı eğitim sözleşmesindeki bazı hükümlerin ihlal edildiği iddiaları da yer aldı. Bunlar arasında eğitim sonrasında İSBAK'ta çalışma yükümlülüğü ve eğitim süresinin uzatılmasına ilişkin sözleşme hükümleri tartışma konusu oldu.

Ancak bu eski dosyada da önemli bir ayrım bulunuyor: Kaya hakkında 2021 sonunda işlem başlatıldığı, sonrasında takipsizlik kararlarının verildiği basına yansıdı. Ayrıca Kaya'nın başvurusu üzerine İBB bursuyla ilgili çok sayıda internet içeriğine 2024'te erişim engeli getirildi.

ALTAYLI'NIN VURGUSU NE?



Altaylı'nın yazısındaki temel vurgu, yalnızca Kaya hakkındaki iddialar değil. Yazar, Kaya üzerinden ortaya çıkan rakamların, eğer soruşturmadaki toplam para büyüklüğü iddiasıyla birlikte değerlendirilecekse, "başka kimlerin bu sistemden ne kadar kazanç sağladığı" sorusunu gündeme getirdiğini belirtiyor.

Dolayısıyla "25 milyar doların 45 milyonu eski Bakan'dan çıktı" ifadesi, 25 milyar dolarlık toplam büyüklüğün tamamının Kaya'ya ait olduğu anlamına gelmiyor. Altaylı, Kaya hakkında öne sürülen yaklaşık 45 milyon dolarlık tutarı, soruşturmada konuşulan 25 milyar dolarlık toplam rakamla karşılaştırarak geriye kalan miktarın akıbetini sorguluyor.

Kaya ise iddiaların ardından AK Parti Genel Başkan Yardımcılığı ve diğer görevlerinden istifa etti. Hakkındaki borsa işlemlerine ilişkin iddiaların hukuki olarak kesinleşmiş bir suç veya mahkûmiyet anlamına gelmediği de ayrıca belirtilmeli.

Sermaye piyasası işlemleri soruşturmalarında 45 firma ve 19 fon üzerindeki mal varlığı tedbiri kaldırıldı

İstanbul'da sermaye piyasasında gerçekleştirilen işlemlere ilişkin soruşturmalar kapsamında 45 firma ve 19 fon üzerindeki mal varlığı tedbiri kaldırıldı

28.09.2026 06:00:00
AA
 
Sermaye piyasası işlemleri soruşturmalarında 45 firma ve 19 fon üzerindeki mal varlığı tedbiri kaldırıldı
Sermaye piyasası işlemleri soruşturmalarında 45 firma ve 19 fon üzerindeki mal varlığı tedbiri kaldırıldı

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçları Soruşturma Bürosunca, sermaye piyasasında gerçekleştirilen işlemlere ilişkin soruşturmalar sürüyor.

Soruşturma kapsamında Başsavcılığın ilgili kurumlara yazdığı müzekkerede kişi ve kurumların hesaplarında bulunan sermaye piyasası araçlarının dondurulmasının talep edildiği bildirildi.

Yazıda, ilgili kurumlar nezdinde mal varlığı ve para hareketlerine yönelik tedbir uygulanan firmalar ve fonlarla alakalı olarak, Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) ve ilgili kurullar tarafından yeni değerlendirme ve bildirimlerin yapıldığı belirtildi.

Bu doğrultuda, söz konusu tedbirlerin ve mal varlığının dondurulması kararının kaldırılmasına karar verildiği kaydedildi.

Soruşturmada tedbir kararı kaldırılan 45 firma ile 19 fonun bulunduğu, gerçek kişiler üzerindeki tedbirin ise devam ettiği öğrenildi.

Soruşturma

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının MASAK'a 17 Eylül'de gönderdiği müzekkerede, Pusula Finans Holding AŞ, Tera Yatırım Menkul Değerler AŞ, Hedef Holding AŞ ve Bulls Yatırım Menkul Değerler AŞ ile bunların alt şirketlerinin yöneticilerine ilişkin mali verilerin temini talep edilmişti.

Şirketlerin tüm yöneticilerinin açık kimlik bilgilerinin tespit edilmesi, bunların 2024'ten bugüne kadar yurt dışına gerçekleştirdikleri para ve kripto varlık transferleri ile tüm para giriş-çıkışlarının ham veri halinde Başsavcılığa gönderilmesi istenmişti.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçları Soruşturma Bürosunca yürütülen soruşturmada, Tera Yatırım Holding Yönetim Kurulu Başkanı Emre Tezmen, Tera Yatırım Holding Yönetim Kurulu Üyesi Emre Alkin, Tera Yatırım Bağımsız Yönetim Kurulu Üyesi Kerem Alkin, Tera Portföy Genel Müdürü Alper Öztürk, Pusula Holding Yönetim Kurulu Başkanı Serdar Turhan, Pusula Portföy Yönetimi AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Muhammed Yarız, Namık Kemal Gökalp, Altunç Kumova ve İbrahim Bekçi tutuklanmıştı.

Gözaltına alınan Enver Çevik ve Kemal Akkaya, savcılıktaki ifadelerinin ardından serbest bırakılmıştı.

Soruşturma kapsamında gözaltına alınan Doğa Sigorta Yönetim Kurulu Başkanı Nihat Kırmızı, Tera Yatırım Yönetim Kurulu üyeleri Bülent Uygun ve Abdulkadir Özkan da adliyeye sevk edilmiş ve tutuklanmıştı.

Adliyeye sevk edilen şüphelilerden Furkan Baki, Murat Keçeci, Ramazan Erbey, İlhan Aygül, Salih Can Bülbül, Selçuk Kahya, Uğur Akkafa, Samet Çetinel, Celal Yarız, İsmail Ege, Mehmet Yıldırım, Lütfi Çetinel, Berkan Gülen ve Mehmet Erbey'in tutuklanmasına, 3 şüpheli hakkında ise adli kontrol tedbirinin uygulanmasına karar verilmişti.

Soruşturma kapsamında gözaltına alınan ve Çağlayan'daki İstanbul Adliyesi'ne sevk edilen 19 şüpheli tutuklanmış, 2 zanlı ise adli kontrol şartıyla salıverilmişti.

Devam eden soruşturmada 8 zanlı daha gözaltına alınmış, 6'sının tutuklanmasına hükmedilmişti.

Böylece soruşturmada tutuklananların sayısı 51'e ulaşmıştı.

Tera Portföy CEO'su Emir Münir Sarpyener'le birlikte hakkında yakalama kararı çıkarılan Tera Portföy Yönetim Kurulu Başkanı Erdin Özel de gözaltına alınmıştı. 

Yeni Parti milletvekili Mustafa Erdem hakkında rüşvet soruşturması başlatıldı

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Yeni Parti Antalya Milletvekili Mustafa Erdem hakkında Türk Ceza Kanunu’nun 252. maddesi kapsamında resen soruşturma başlattı. Başsavcılığın açıklamasında soruşturmanın ayrıntılarına yer verilmedi

27.09.2026 21:00:00
Haber Merkezi
 
Yeni Parti milletvekili Mustafa Erdem hakkında rüşvet soruşturması başlatıldı
Yeni Parti milletvekili Mustafa Erdem hakkında rüşvet soruşturması başlatıldı
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Yeni Parti Antalya Milletvekili Mustafa Erdem hakkında Türk Ceza Kanunu'nun 252. maddesi kapsamında resen soruşturma başlattı. Başsavcılığın açıklamasında soruşturmanın ayrıntılarına yer verilmedi.
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Yeni Parti Antalya Milletvekili Mustafa Erdem hakkında "rüşvet" suçundan resen soruşturma başlattı. Başsavcılık açıklamasında, soruşturmanın TCK'nin 252. maddesi uyarınca yürütüldüğü belirtildi.

Soruşturmayı ekonomik suçlar bürosu yürütüyor
Açıklamaya göre dosya, Başsavcılığın Kaçakçılık, Narkotik ve Ekonomik Suçlar Soruşturma Bürosu tarafından yürütülüyor. Soruşturma kapsamında elde edilen deliller üzerine resen işlem başlatıldığı bildirildi.

Başsavcılık ayrıntı paylaşmadı
Başsavcılığın kamuoyuna duyurduğu açıklamada, iddianın dayanağına, soruşturmanın kapsamına veya izlenecek adımlara ilişkin ek bilgi verilmedi.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.