logo
28 EYLÜL 2026

Melek İpek'e tahliye çıkmadı

Birleşmiş Milletler (BM), Myanmar'da askeri darbe karşıtı gösterilerde 1 Şubat'tan bu yana en az 138 kişinin öldüğünü açıkladı

15.03.2021 23:31:00
 
Melek İpek'e tahliye çıkmadı
Melek İpek'e tahliye çıkmadı
Geçtiğimiz 7 Ocak tarihinde Döşemealtı ilçesi Ilıca Mahallesi'ndeki iki katlı müstakil evde meydana gelen olayda, servis şoförlüğü yapan Ramazan İpek (36) ile 12 yıllık eşi Melek İpek (31) arasında tartışma çıktı. Ramazan İpek, ellerine kelepçe taktığı eşi Melek İpek'i saatlerce darp etti. Gördüğü şiddetten dolayı gözlerinde şişlik ve morluk oluşan Melek İpek, eşinin kendisini ve çocuklarını öldüreceği tehditlerine maruz kaldı. Ramazan İpek, sabah servis dönüşü geldiği evinde elleri kelepçeli olan Melek İpek'in av tüfeği ile beklediğini gördü. Yaşanan arbedede Melek İpek'in elindeki tüfek ateş aldı. İpek'in durumu bildirmesiyle eve gelen sağlık ekipleri Ramazan İpek'in hayatını kaybettiğini belirledi. Elleri kelepçeli ve çıplak şekilde bulunan Melek İpek'e de sağlık ekipleri müdahale etti. Melek İpek, çıkarıldığı nöbetçi sulh ceza hakimliğince tutuklandı. Melek İpek hakkında hazırlanan iddianamede "haksız tahrik" indirimi uygulanarak, sanığın 18 yıldan 24 yıla kadar hapisle cezalandırılması istendi. Antalya E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nda tutuklu bulunan Melek İpek, 66 gün sonra ilk kez hakim karşısına çıktı.

Antalya Adliyesi 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmaya SEGBİS bağlantısı ile katılan Melek İpek'in savunmasının ardından duruşmaya ara verildi.



'Taziyesini kabul etmiyorum'

Duruşmanın devamında Ramazan İpek'in annesi Esma İpek, Melek İpek'in savunmasını kabul etmediğini belirterek, 'Ben olayı görmedim. Melek'in taziyesini kabul etmiyorum. Soy ismimi kullanmasını istemiyorum. Kendisini Allah'a havale ediyorum. Şikayetçiyim. Davaya katılmak istiyorum. Ona yaptığım iyilikler gözüne dizine dursun. 8 yıl önce bir oğlumu kaybetmiştim, şimdi de Ramazan'ın acısını yaşıyorum' dedi.

Oğlunun kendisine Melek İpek'in iç çamaşırlarını göstermediğini anlatan Esma İpek, 'Bilmiyorum ben görmedim. Melek 6 Haziran 2017'de geldiğinde sırtındaki yaraları görmedim, krem de sürmedim' diye konuştu.



'Kızım demeyeyim'

İfade arasında Melek İpek'e 'Kızım' kelimesini kullanan Esma İpek, 'Kızım demeyeyim. Öküz öldü, ortaklık bitti derler ya misal. Ramazan'a küs kaldığımız doğrudur. Melek'e eğlenceli nişan yaptık. Nişanlılarken Ramazan, Melek'e tokat vurmuş, kötü söz söylemiş. Ramazan'ın babası bunu duydu ve kızdı. Bu nedenle düğüne gitmedik. Düğünü de karşı taraf yapmış. Oğlum kredi kullanmış. Sonra barıştık ama biz evlerine çok sık gitmezdik' dedi.



'Ne yaptılarsa bizden gizli yaptılar'

Ramazan İpek'in babası Murat İpek ise, 'Ben olayı görmedim. Şikayetçiyim. Karşılıklı olarak kavgalarını görmedim, duymadım. Bana şikayette bulunmazlardı. Hanımla görüşürlerdi. Karı koca bize pek ziyarete gelmezlerdi. Genelde ben giderdim. Ben gittiğimde anormal bir durum görmedim. Çocuklar anneciğim, babacığım diyerek sakin olurlardı. Bunlar ne yaptılarsa bizden gizli olarak yaptılar. Ben daha da fazla konuşmak istemiyorum. Suç işleyen cezasını çeksin. Bana gelip baba bizim halimiz şu deseydi onları çözerdim. Servise gidip, ekmeğinin peşinde giden eşe silah sıkılır mı hakim bey'' ifadelerini kullandı.

Müştekilerin ifadesi sonrasında duruşma tanıkların dinlenmesiyle devam etti. Tanık sıfatıyla ifade veren anne, baba, kardeşlerini gören Melek İpek gözyaşlarına boğuldu.



'Sizle tehdit ediyordu'

Babasının salona girmesiyle gözyaşlarına boğulan Melek İpek'in babası Menderes Çelik, 'Lisedeyken tanışmışlar. Evlendirmek istemedik ama kızım istedi. Düğünü ben yaptım, evlerini tuttum. Çalıştıkları şantiyede kızımı dövmüş, kızım ilaçla intihar etmeye çalışmış. Ben çobanım, köydeyken haberim oldu. Damat kızımı hastaneye götüren taksiciyi bile dövmüş. Kızım korkuyordu, ben de korkuyordum. Sürekli büyük silah ve bıçak taşıyan biriydi. Sürekli tehdit, sürekli tehdit. Kızım için hep sustum. Kızım 'İki çocuğum var baba' dedi. Kızımın yüzü gözü şiş geldiği oluyordu. Damadın babasını aradım, böyle olmaz dedim. Ama oralı olmadılar. Defalarca kızıma yalvardım, ayrıl bu şekilde olmaz diye uyardım. Ama kendisi 'Baba ben sakin sakin ayrılmayı düşünüyorum. İki çocuğum var, sizle tehdit ediyor' diye söylüyordu' dedi.



'Çocukları da dövüyormuş'

Melek İpek'in annesi Hatice Çelik, 'Bunlar lisedeyken tanıştılar anlaştılar. Melek'in dersleri çok iyiydi. Biz seviyoruz, evleneceğiz dediler. Biz vermek istemedik ama kızım ısrarcı oldu. Daha nişanda tartıştılar. Kızıma vazgeç dedim ama dinlemedi. Eşyalarını aldık, evini tuttuk, düğünlerini yaptık. Anlaşamamışlar, 2-3 ay sonra kızım ilaç içmiş, Ramazan bizi arayarak kızımın gebermek üzere olduğunu söyledi. Bizim oradan Karataş'a taşındılar. Orada kavga ediyorlarmış. Bana sürekli kavga ettiklerine dair şikayet geliyordu. Bir gün kızıma sordum 'Niye dövdü'' diye, gece bakkala gitmediği için dövdüğünü söyledi. Kızımı yine gördüm gözü mordu. Sordum kızıma, kafasını çarptığını söyledi. İnanmadım, 'Kızım olmuyorsa boşanın' dedim. Dünürler boşanmaya razı gelmedi. Ramazan bir şey demiyordu ama biz yokken kızımı tehdit ediyordu. Çocuklar bize geldiğinde eve gitmek istemiyordu. Çocukları da dövüyormuş' dedi.



'Ablamın yüzü ve gözünü mor gördüm'

Melek İpek'in kardeşi Göksel Çelik, "Bu olaydan 4-5 gün önce ailecek bize gelmişlerdi, yufka yapıyorlardı. Eniştemle konuşmuyordum. Başka bir şeyle ilgilenmek için evden çıktım. Dolandı geldi yanıma, yine üzerinde bıçak vardı. 'Sana bir şey soracağım, sen nişan attın, bu süreci psikolojik olarak nasıl atlattın' dedi. 'Benim diğer avrat tartışıp benden ayrıldıktan sonra başka biriyle evlenmiş, ben üzerimden bunu atamıyorum, nasıl atacağım, psikolojik destek aldın mı' diye bana sordu. Bende 'Bunu bana niye soruyorsun, git kime sorarsan sor' dedim, sonra yanımdan ayrıldı. Bir kere ablamın yüzünü mor gördüm, kapıya çarptığını söyledi. Bir kez de kendisiyle mangal yakarken kavga ettik. Melek ablam Nimet'e mesaj atmış, 'Göksel'i vurmaya geliyor' diye mesaj atmış. Bende bunun üzerine babamın arkadaşıyla oradan ayrıldım' diye konuştu.



'Melek kavga ettiklerini, dayak yediğini anlatırdı'

Melek İpek'in kardeşi Nimet Çelik, '2008 yılında Melek, Ramazan'la tanıştı. Ramazan'la tanıştıktan sonra dersleri kötüleşti. Israrla evlenmek istedi. Melek, evlenmeden önce Ramazan'ın kendisine tecavüz ettiğini söyledi. Ben kimseye söylemedim. Melek benim için kardeşten daha öteydi. Aynı oyunlar oynuyor, aynı yatakta yatıyorduk. Ben o tarihte liseye başlamıştım, ne yapacağımı bilmiyordum. Amcamlar, babamlar, köyü düşününce bu durumu yok saymaya karar verdim ve öyle devam ettim. Sonra isteme oldu, nişan yapıldı. Nişandan sonra Ramazan ailesi ile tartışarak bize geldi. 3-4 ay sonra ailem düğünlerini yaptı. Evde yatarken telefonlarım kayboldu. Kaybolduktan sonra ablam 'Nimet senin telefonlarını Ramazan aldı' dedi. Sen erkeklerle konuşmayacakmışsın, bu nedenle aldığını söylemiş, ablam bunu bana söyledi. Ramazan'la fazla konuşmazdım. Üniversiteye gittikten sonra boşanması gerektiği konusunda telkinlerde bulunuyordum. Melek'te kavga ettiklerini ve dayak yediğini anlatıyordu. Ramazan, 2012 yılında beni görüntülü arayarak ablamı dövdüğünü gösterdi. Melek'in yüzü mor şekilde, 'Bak bunların hepsi senin yüzünden oldu. Sen boşan demeye devam edersen onu öldüreceğim' dedi. Bundan sonra Ramazan'la görüşmedim ama ablamla görüşmeye devam ettim. Ablam bana yaşadıklarını anlatıyordu' ifadelerini kullandı.



'Yüzü gözü morluk içinde görmedim'

Ramazan İpek'in kız kardeşi Dudu İnce, 'Olaydan bir gün önce ağabeyimle yazıştık. Ne Melek, ne ağabeyim bana sıkıntılarıyla ilgili hiçbir şey anlatmadı. Benim yanımda asla tartışmaları olmadı. Melek'i yüzü gözü morluk içinde görmedim. Melek, zaman zaman tartıştıklarını beyan ederdi. Ağabeyimin Melek'i aldattığını biliyordum, bunu en başından beri Melek'te kendisi biliyordu. Artık kabullendi mi yoksa aşık olduğu için görmezden mi geldi bilmiyorum" dedi.



'Gece silah sesi duydum'

Komşu Turgut Yaraşçı, Ramazan'la arkadaşlıklarının olduğunu belirterek, 'Ailecek birbirimize gidip geliriz. Melek'in eve geldiğini duydum ama kendisini görmedim. Zil çaldı kapıya eşim baktı. Ramazan'ın silahı bizde mi değil mi diye onu sorduğunu söyledi. Bende 'Bizde silah ya da başka bir şey yok' dedim. Sabah silah sesi duymadım. Akşam 22.00, 22.40 sıralarında silah sesi duydum. Ramazan'la ava gittiğimiz oldu. Ramazan'ın bizim eve silah bırakma gibi bir alışkanlığı yoktu. Köpekleri korkutmak için silah sıktığını söylemişti. Ara ara tartışmaları oluyordu. Eşim Melek'i yüzünü mor şekilde gördüğünü söylemişti. Eşim Melek'le görüştüğünde ne olduğunu sordum ve şaşırmış şekildeydi. Akşam kavga etmişler boşanacaklarmış, Ramazan'ın işe gittiğini söyledi. Melek'in silah istemesi bize de garip geldi, Ramazan evde değil deyince çokta üzerinde durmadık. Eşim de Melek'in üzerinde bir polar gibi bir şey örtülü olduğunu ve çıplak şekilde olduğundan bahsetti. Eşim yüzünde morluk olduğunu söylediğini söyledi' dedi.



'Daha önce bize karışma demişti'

Melek İpek'in komşusu Semra Yaraşcı, akşam sadece tüfek sesi duyduğunu anlatarak, 'Nerden geldiğini bilmiyoruz. Saat 24.00 gibi ışıkları yanmıyordu. Biz evimize gittik yattık, komşu ziyaretinden geliyorduk. O gün akşam gürültü kavga duymadık. Sabah 07.15-07.30 gibi o aralarda Melek geldi. Ramazan'ın tüfeği sizde mi diye sordu. Bizde olmadığını söyledik. Bu konuşmayı pencereden yaptık. Daha sonra dayak yediğini görünce kapıyı açtım. Üzerinde polar battaniye vardı. Çocuklar da yanındaydı. Ne olduğunu sorduğumda kocasının boşanmak istediğini ve kendisinin de kabul ettiğini ve anlaşmalı şekilde boşanmalarını tavsiye ettim. Kaşı üzerinde kesik vardı. Ne yaptın bu kadar kavga edilir mi, bir şey olursa bize haber ver dedik. Kendisi 'Telefonumu kırdı' dedi. Ben kesik zannetmiştim ama alnındaki çizgi kan lekesiymiş. Yine bir şey olursa çocuklardan birini gönder biz yine gelelim dedim. Kocasını sorduğumda servise gittiğini söyleyince o yüzden biz de müdahale etmedik. Sorduğum sorulara kısa cevaplar verdi. Kelepçeli şekilde ellerini görmedim. Battaniye aşağı kadar sarkıktı. Bir çıplaklığını görmedim, hava da alacakaranlıktı. Boynundan aşağısı fermuarla kapalı gibi düzgün şekilde duruyordu, o yüzden dikkatimi çekmedi. Ağlamaklı değildi. Eli yüzü kanlı şekilde görmesine rağmen polise ya da ambulansa haber verilmedi, bu yönde bir talepte bulunmadı. Daha önce bize 'Kavga edersem bize müdahale etme, bize karışma' demişti. Bende bu yönde kendisine müdahil olmadım. Daha önce kavgalarına şahit olmadım. Melek'in gözünü mor şekilde bir kez gördüm. Daha önce o bölgeden silah sesleri geliyordu ama kimin attığını bilmiyorduk. Melek İpek'i bir kez elinde silahla tavukların yanında görmüştüm' dedi.

Mahkeme heyeti Melek İpek'in tutukluluk halinin devamına karar verdi. 2 Nisan tarihine ertelenen duruşmada Melek İpek'in çocukları ve diğer sanıklar dinlenecek. 

Trabzon'da palamut 100-125 lira arasında

Trabzon'da balıkçılar, tezgahlarında yerini alan palamudu tanesi 100 ile 125 lira arasında değişen fiyatlardan satışa sunuyor

 

28.09.2026 12:20:00
Anadolu Ajansı
 
Trabzon'da palamut 100-125 lira arasında
Trabzon'da palamut 100-125 lira arasında

Ortahisar ilçesindeki Moloz mevkisinde yer alan balıkçı tezgahlarında palamudun tanesi 100 ile 125 liradan satılırken, istavritin kilogramı 100, somon 200, çipura 500, levrek ise 600 liradan alıcı buluyor.

Balıkçı Ahmet Çoğalmış, AA muhabirine, vatandaşların bu sezon daha çok palamuda ilgi gösterdiğini söyledi.

Tezgahlardaki palamutların taze olduğunu belirten Çoğalmış, sıcak havanın balıkların görünümünü etkileyebildiğini ifade etti.

Çoğalmış, piyasadaki herkesin şu an taze balık sattığına dikkati çekerek, "Havalar sıcak gittiği için balıklar ezik gibi görünÜyor ama ezik değil. Havaların sıcaklığından dolayı biraz gevşek oluyor. Vatandaş bayat balık aldığını sanıyor ama öyle değil. Şu an piyasa herkes taze balık satıyor." diye konuştu.

Balıkçı Emin Avcı da bu sezon palamudun daha fazla, hamsinin ise daha az olmasını beklediklerini dile getirdi.

Hamsinin şu anda Marmara tarafından geldiğini aktaran Avcı, "Hamsi palamut gibi olmaz, az olur. Şu anda hamsi geliyor ama Marmara tarafından geliyor. Bizim yerli hamsi daha çıkmadı. Palamut olduğu zaman hamsi biraz daha az oluyor" dedi.

Gaziantep’teki kazada ölen 7 kişinin kimlikleri belli oldu

Gaziantep-Nurdağı kara yolunda yolcu otobüsü ile otomobilin kafa kafaya çarpıştığı feci kazada hayatını kaybeden 2'si çocuk 7 kişinin kimlikleri belirlendi. Otomobilde bulunan ve aynı aileden olan kurbanların cenazeleri otopsi işlemlerinin ardından Hatay'a gönderilirken, hastaneye kaldırılan 16 yaralıdan birinin durumunun ciddiyetini koruduğu açıklandı

28.09.2026 11:40:00 / Güncelleme: 28.09.2026 11:43:58
Haber Merkezi
 
Gaziantep’teki kazada ölen 7 kişinin kimlikleri belli oldu
Gaziantep’teki kazada ölen 7 kişinin kimlikleri belli oldu
Gaziantep'in Şehitkamil ilçesi kırsal Acaroba Mahallesi yakınlarında dün akşam saat 18.06'da meydana gelen, 34 HBS 100 plakalı yolcu otobüsü ile 31 AHB 98 plakalı otomobilin çarpıştığı feci kazanın bilançosu netleşti.

Hatalı sollama sonucu kontrolden çıkan otomobilin şerit ihlali yaparak otobüsün önüne kırılmasıyla gerçekleşen kazada, adli tıp kurumundaki kimlik tespit çalışmaları tamamlandı.

Aynı aileden 7 can yok oldu

Yapılan incelemelerin ardından otomobilde can veren sürücü ve yolcuların tamamının Hatay nüfusuna kayıtlı akrabalar olduğu belirlendi. Feci kazada hayatını kaybeden vatandaşların isimleri şu şekilde açıklandı:

• Gülistan Özdemir (46)

• Nisanur Özdemir (23)

• Zeynep Alin Özdemir (6 - Çocuk)

• Senem Gökşen (44)

• Atakan Gökşen (1 - Bebek)

• Fatma Balık (73)

• Gülhan Yaman (47) 

Gaziantep Adli Tıp Kurumu morgunda geceden bu yana süren otopsi işlemlerinin tamamlanmasının ardından, 7 kişinin cenazesi ailelerine teslim edilerek defnedilmek üzere memleketleri Hatay'a uğurlandı.

1 kişinin hayati tehlikesi sürüyor

Kazanın ardından yan yatan midibüsten çıkarılarak kentteki çeşitli hastanelere sevk edilen 16 yaralının tedavisi hassasiyetle sürdürülüyor. Gaziantep Vali Yardımcısı İlker Eker, ilk saatlerde otobüsteki yolcuların büyük bölümünün hafif ve orta dereceli yaralanmalara sahip olduğunu bildirmişti.

Ancak gelişmeleri yakından takip eden İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi sosyal medya hesabından yaptığı son güncellemede, yaralılardan 1 vatandaşın sağlık durumunun ciddiyetini koruduğunu ve hayati tehlikesinin devam ettiğini duyurdu. Diğer 15 yaralının ise genel durumlarının iyi olduğu ve hayati risklerinin bulunmadığı öğrenildi.

Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından görevlendirilen 1 Başsavcı Vekili ve 2 cumhuriyet savcısı eşliğinde, otobüs içi kameralar ve çevre güvenlik kameraları incelenerek kazayla ilgili geniş çaplı adli tahkikat sürdürülüyor.

İstanbul'da yağışın da etkisiyle sabah saatlerinde trafik yoğunluğu

İstanbul'da, haftanın ilk iş günü sabah saatlerinde yağışın da etkisiyle bazı bölgelerde trafik yoğunluğu oluştu

28.09.2026 09:10:00 / Güncelleme: 28.09.2026 09:35:10
AA
 
İstanbul'da yağışın da etkisiyle sabah saatlerinde trafik yoğunluğu
İstanbul'da yağışın da etkisiyle sabah saatlerinde trafik yoğunluğu

Anadolu Yakası'nda, D-100 kara yolunda Tuzla'da başlayan yoğunluk Avrasya Tüneli girişine kadar ulaşıyor.

TEM Otoyolu'nda Sultanbeyli'de yoğunlaşan trafik, 15 Temmuz Şehitler Köprüsü'ne kadar devam ediyor.

Otoyolda Fatih Sultan Mehmet Köprüsü istikametinde, Şile Otoyolu'nda ise Altunizade'den Ümraniye'ye kadar araçlar ağır seyrediyor.

Avrupa Yakası'nda D-100 kara yolunda Haliç Köprüsü, Halıcıoğlu, Edirnekapı ve Cevizlibağ çevresinde trafik yoğunluğu yaşanıyor.

Mecidiyeköy'de yağışın da etkisiyle trafik yoğunluğu çift yönlü etkili oluyor.

TEM Otoyolu Bahçeşehir, Saadetdere ve Beylikdüzü'nde trafik ağır seyrediyor.

Öte yandan tramvay, metro, otobüs ve metrobüs duraklarında yolcu yoğunluğu yaşanıyor.

Zincirlikuyu, Cevizlibağ, Uzunçayır ve Altunizade gibi aktarma merkezlerine gelen vatandaşlar araçlara binmek için sıra bekliyor.

Metro İstanbul'un sosyal medya hesabından yapılan açıklamada, "Hava muhalefeti nedeniyle TF1 Maçka-Taşkışla Teleferik Hattı'nda seferler yapılamamaktadır." ifadesi kullanıldı.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Cep Trafik Haritası verilerine göre, kent genelindeki trafik yoğunluğu sabah saatlerinde yüzde 72'ye kadar çıktı.

Yoğunluk, Anadolu Yakası'nda yüzde 89, Avrupa Yakası'nda ise yüzde 58 olarak ölçüldü.
 

İstanbul'da gök gürültülü sağanak etkili oldu

İstanbul'da gök gürültülü sağanak hayatı olumsuz etkiledi, birçok ilçede su baskınları yaşandı

28.09.2026 06:30:00
AA
 
İstanbul'da gök gürültülü sağanak etkili oldu
İstanbul'da gök gürültülü sağanak etkili oldu

Meteoroloji Genel Müdürlüğünün uyarılarının ardından kentteki bazı bölgelerde kısa süreli etkili olan kuvvetli yağış nedeniyle cadde ve sokaklarda su birikintileri oluşurken bazı alt geçitleri, evleri ve iş yerlerini su bastı.

Avrupa Yakası'nda Beşiktaş, Fatih, Şişli, Bakırköy, Sultangazi, Eyüpsultan, Esenler, Küçükçekmece ve Kağıthane ilçelerinde gök gürültülü sağanak etkisini gösterdi.

Yoğun yağış nedeniyle Zincirlikuyu'daki su basan alt geçitte ekiplerin çalışmaları devam ediyor. Araç trafiğine kapatılan alt geçidin su tahliyesinin sabah saatlerine kadar süreceği öğrenildi.

Fatih'teki Zeyrek Mahallesi Eski Mutaflar Caddesi'nde bir otomobil ile kamyonet çökme sonucu meydana gelen çukura girdi. Çevredeki vatandaşlar araçları iterek, bulundukları yerden çıkardı. Yola şerit çekilerek trafiğe kapatıldı.

Eyüpsultan Merkez Mahallesi Sayfiye Sokak'ta ise binaların arasında kalan arsada yağışın etkisiyle toprak kayması yaşandı. İhbar üzerine bölgeye gelen itfaiye ve AFAD ekiplerince çevredeki binalarda yaşayan 25 kişi tahliye edildi. Bölge, şerit çekilerek emniyete alındı.

Esenler'de Mehmet Akif İnan Caddesi'nde seyir halindeki motosiklet, yağış nedeniyle sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu devrildi. Kazada sürücü ve motosiklet savrulurken, olay anı güvenlik kamerasınca kaydedildi.

Küçükçekmece Kanarya Mahallesi Çalıkuşu Sokak'ta ise bir binanın bodrum katındaki otoparkı su bastı. Vatandaşlar otoparktaki araçlarını kendi imkanlarıyla dışarı çıkardı.

Yağış aralıklarla etkisini sürdürüyor. 

Sermaye piyasası işlemleri soruşturmalarında 45 firma ve 19 fon üzerindeki mal varlığı tedbiri kaldırıldı

İstanbul'da sermaye piyasasında gerçekleştirilen işlemlere ilişkin soruşturmalar kapsamında 45 firma ve 19 fon üzerindeki mal varlığı tedbiri kaldırıldı

28.09.2026 06:00:00
AA
 
Sermaye piyasası işlemleri soruşturmalarında 45 firma ve 19 fon üzerindeki mal varlığı tedbiri kaldırıldı
Sermaye piyasası işlemleri soruşturmalarında 45 firma ve 19 fon üzerindeki mal varlığı tedbiri kaldırıldı

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçları Soruşturma Bürosunca, sermaye piyasasında gerçekleştirilen işlemlere ilişkin soruşturmalar sürüyor.

Soruşturma kapsamında Başsavcılığın ilgili kurumlara yazdığı müzekkerede kişi ve kurumların hesaplarında bulunan sermaye piyasası araçlarının dondurulmasının talep edildiği bildirildi.

Yazıda, ilgili kurumlar nezdinde mal varlığı ve para hareketlerine yönelik tedbir uygulanan firmalar ve fonlarla alakalı olarak, Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) ve ilgili kurullar tarafından yeni değerlendirme ve bildirimlerin yapıldığı belirtildi.

Bu doğrultuda, söz konusu tedbirlerin ve mal varlığının dondurulması kararının kaldırılmasına karar verildiği kaydedildi.

Soruşturmada tedbir kararı kaldırılan 45 firma ile 19 fonun bulunduğu, gerçek kişiler üzerindeki tedbirin ise devam ettiği öğrenildi.

Soruşturma

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının MASAK'a 17 Eylül'de gönderdiği müzekkerede, Pusula Finans Holding AŞ, Tera Yatırım Menkul Değerler AŞ, Hedef Holding AŞ ve Bulls Yatırım Menkul Değerler AŞ ile bunların alt şirketlerinin yöneticilerine ilişkin mali verilerin temini talep edilmişti.

Şirketlerin tüm yöneticilerinin açık kimlik bilgilerinin tespit edilmesi, bunların 2024'ten bugüne kadar yurt dışına gerçekleştirdikleri para ve kripto varlık transferleri ile tüm para giriş-çıkışlarının ham veri halinde Başsavcılığa gönderilmesi istenmişti.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçları Soruşturma Bürosunca yürütülen soruşturmada, Tera Yatırım Holding Yönetim Kurulu Başkanı Emre Tezmen, Tera Yatırım Holding Yönetim Kurulu Üyesi Emre Alkin, Tera Yatırım Bağımsız Yönetim Kurulu Üyesi Kerem Alkin, Tera Portföy Genel Müdürü Alper Öztürk, Pusula Holding Yönetim Kurulu Başkanı Serdar Turhan, Pusula Portföy Yönetimi AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Muhammed Yarız, Namık Kemal Gökalp, Altunç Kumova ve İbrahim Bekçi tutuklanmıştı.

Gözaltına alınan Enver Çevik ve Kemal Akkaya, savcılıktaki ifadelerinin ardından serbest bırakılmıştı.

Soruşturma kapsamında gözaltına alınan Doğa Sigorta Yönetim Kurulu Başkanı Nihat Kırmızı, Tera Yatırım Yönetim Kurulu üyeleri Bülent Uygun ve Abdulkadir Özkan da adliyeye sevk edilmiş ve tutuklanmıştı.

Adliyeye sevk edilen şüphelilerden Furkan Baki, Murat Keçeci, Ramazan Erbey, İlhan Aygül, Salih Can Bülbül, Selçuk Kahya, Uğur Akkafa, Samet Çetinel, Celal Yarız, İsmail Ege, Mehmet Yıldırım, Lütfi Çetinel, Berkan Gülen ve Mehmet Erbey'in tutuklanmasına, 3 şüpheli hakkında ise adli kontrol tedbirinin uygulanmasına karar verilmişti.

Soruşturma kapsamında gözaltına alınan ve Çağlayan'daki İstanbul Adliyesi'ne sevk edilen 19 şüpheli tutuklanmış, 2 zanlı ise adli kontrol şartıyla salıverilmişti.

Devam eden soruşturmada 8 zanlı daha gözaltına alınmış, 6'sının tutuklanmasına hükmedilmişti.

Böylece soruşturmada tutuklananların sayısı 51'e ulaşmıştı.

Tera Portföy CEO'su Emir Münir Sarpyener'le birlikte hakkında yakalama kararı çıkarılan Tera Portföy Yönetim Kurulu Başkanı Erdin Özel de gözaltına alınmıştı. 

İstanbul'daki sağanak nedeniyle Zincirlikuyu'daki alt geçidi su bastı

İstanbul'da etkili olan sağanak nedeniyle su basan Zincirlikuyu'daki alt geçit, araç trafiğine kapatıldı

28.09.2026 00:10:00
AA
 
İstanbul'daki sağanak nedeniyle Zincirlikuyu'daki alt geçidi su bastı
İstanbul'daki sağanak nedeniyle Zincirlikuyu'daki alt geçidi su bastı

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Afet Koordinasyon Merkezinin (AKOM) uyarılarının ardından kentteki bazı bölgelerde sağanak etkisini gösterdi.

Yağış nedeniyle caddelerde su birikintileri oluştu, sürücüler ve yayalar zor anlar yaşadı.

Yoğun yağış nedeniyle Zincirlikuyu'daki alt geçidi su bastı. Alt geçidin araç trafiğine kapatılması nedeniyle bazı otobüsler seferlerini yapamadı.

Kağıthane'de de Güzeldere Caddesi'nde su birikintisi oluştu. Caddede ilerleyen araçlar güçlük çekti.

Beylikdüzü, Esenyurt ve Sultangazi'de de yağış aralıklarla etkisini sürdürüyor.

 

Üsküdar Belediyesi Başkan Yardımcısı Amine Cansu Çelik, ev hapsi süreci ve parti içi baskıları gerekçe göstererek CHP'den istifa ettiğini duyurdu

Üsküdar Belediyesi Başkan Yardımcısı Amine Cansu Çelik, ev hapsi süreci ve parti içi baskıları gerekçe göstererek CHP'den istifa ettiğini duyurdu

27.09.2026 19:00:00
Haber Merkezi
 
 Üsküdar Belediyesi Başkan Yardımcısı Amine Cansu Çelik, ev hapsi süreci ve parti içi baskıları gerekçe göstererek CHP'den istifa ettiğini duyurdu
 Üsküdar Belediyesi Başkan Yardımcısı Amine Cansu Çelik, ev hapsi süreci ve parti içi baskıları gerekçe göstererek CHP'den istifa ettiğini duyurdu
Üsküdar Belediyesi Başkan Yardımcısı Amine Cansu Çelik, belediye meclisinde belediye başkanı Sinem Dedetaş'ın tutuklanması sonrası yapılacak başkanvekilliği seçimi öncesinde gözaltına alınarak 5 Eylül'de tutuklanmış, daha sonra ev hapsi şartıyla tahliye edilmişti.

Çelik, yaşadığı sürecin ardından CHP üyeliğinden istifa ettiğini sosyal medya hesabından duyurdu.

"BEKLENTİMİN KARŞILANMADIĞINI GÖSTERDİ"
Amine Cansu Çelik'in sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda şu ifadeler yer aldı:

"2024 yerel seçimlerinde Cumhuriyet Halk Partisi'nden gelen teklifi, siyasi aidiyet tartışmalarının ötesinde, Üsküdar'a ve Üsküdarlılara hizmet etme imkânı bulabileceğim düşüncesiyle kabul ettim. Benim için temel ölçü, hangi makamda bulunduğumdan ziyade Üsküdarlılara ne ölçüde hizmet edebildiğimdi. Ancak zaman içerisinde karşılaştığım yönetim anlayışı, bu beklentimin karşılığını bulmadığını açık biçimde gösterdi.

"MARUZ KALDIĞIM SİSTEMATİK DIŞLANMA"
Görev sürem boyunca liyakat konusunda ciddi tereddütler yaşamama neden olan görevlendirmelere ve kurumsal yetki ve sorumlulukların dışında şekillendiğini düşündüğüm yönetim süreçlerine şahit oldum. Belediye Başkan Yardımcısı olarak yetki ve çalışma alanımın dönem dönem sınırlandırılması, görevimi sağlıklı biçimde yerine getirmemi güçleştiren uygulamalar ve maruz kaldığımı düşündüğüm sistematik dışlanma, zaman içerisinde benim açımdan kabul edilemez bir duruma ulaştı.

Bunun yanında; siyasi geçmişimin, duruşumun ve toplumdaki karşılığımın, şahsıma gerçek bir yönetim alanı açılmaksızın kamuoyuna yönelik bir görüntünün parçası hâline getirildiğini ve zaman zaman suistimal edildiğini gördüm.

"İSTİFA BASKISIYLA KARŞI KARŞIYA BIRAKILDIM"
Bugün yürütülmekte olan hukuki süreç ise bütün bu yaşananları benim açımdan çok daha ağır bir boyuta taşımıştır. Gözaltında bulunduğum süre içerisinde, Belediye Başkan Vekilliği seçimi öncesinde, belediye meclis üyeliğinden istifa etmem yönünde CHP ve Yeni Parti ilçe ve il örgütünden hem şahsıma hem de eşime baskı yapıldığına üzülerek şahit oldum.

İçinde bulunduğum şartlara ve ailemin yaşadığı ağır sürece rağmen böyle bir talep ve baskıyla karşı karşıya bırakılmam yerine öncelikle siyasi öngörü ve süreç yönetiminin başarısızlıklarından sorumlu olan kişilerin göz ardı edilmesi yaşadığım hayal kırıklığını daha da derinleştirmiştir.

"ÜSKÜDAR DIŞINDAN GELEN KADROLAR..."
Üsküdar'a hizmet edebilmek düşüncesiyle içerisinde yer aldığım bu yönetim yapısında, zaman içerisinde Üsküdar dışından gelen kadrolar belediyenin kurumsal işleyişinde etkin hale gelmiştir. Dönem dönem uyarılarda bulunduğum ve itiraz ettiğim benim iradem ve sorumluluğum dışında gerçekleşen birtakım yönetim, iş ve ilişkilerin sonuçları şahsıma ve aileme kadar ulaştı. Bu süreçte özgürlüğümden mahrum kaldım ve her şeyden önemlisi, dört yaşındaki evladımdan ayrı düştüm.

Yaşadığım bu ağır süreç, uzun süredir taşıdığım tereddütleri benim açımdan artık geri dönülemez bir noktaya taşımıştır.

Siyaseti; kurumsal iradenin dışında, kişisel hesapların veya makam mücadelelerinin değil, millete hizmet etmenin vasıtası olarak gördüm. Bugün de aynı anlayışı muhafaza ediyorum.

"CHP ÜYELİĞİMDEN İSTİFA EDİYORUM"
Bu sebeplerle, siyasi ve vicdani sorumluluğumun gereği olarak Cumhuriyet Halk Partisi üyeliğimden istifa ettiğimi kamuoyunun bilgisine sunuyorum. Bundan sonraki süreçte de bugüne kadar olduğu gibi Üsküdar'ın, Üsküdarlının ve milletimizin menfaatini her türlü siyasi hesabın üzerinde tutmaya devam edeceğim.

Kamuoyuna saygıyla duyurulur. Amine Cansu Çelik"

DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, Erzurum İl Kongresi'nde "Terörsüz Türkiye" sürecine ilişkin konuştu

DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, Erzurum İl Kongresi'nde "Terörsüz Türkiye" sürecine ilişkin konuştu. Hatimoğulları, ekim ayının silahların sustuğu yeni bir dönemin başlangıcı olmasını istediklerini söyledi

27.09.2026 18:00:00
Haber Merkezi
 
 DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, Erzurum İl Kongresi'nde "Terörsüz Türkiye" sürecine ilişkin konuştu
 DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, Erzurum İl Kongresi'nde "Terörsüz Türkiye" sürecine ilişkin konuştu
Erzurum'daki bir otelde düzenlenen DEM Parti 2. Olağan İl Kongresi'ne katılan Hatimoğulları, Türkiye'deki sürecin toplumun tüm kesimleri tarafından yakından takip edildiğini belirtti.

Süreç kapsamında bir çerçeve yasanın ortaya çıktığını ifade eden Hatimoğulları, yasanın ne zaman uygulanacağı ve sonuçlarının nasıl hayata geçirileceği konusunda toplumda beklenti bulunduğunu söyledi.

Hatimoğulları, yasanın Türkiye açısından önemli bir fırsat sunduğunu belirterek, demokratik, adil ve eşit bir yaşamın önünün açılabileceğini dile getirdi.

Sürecin başarıya ulaşması için somut adımlar atılması gerektiğini vurgulayan Hatimoğulları, "Ekim ayı silahların sonsuza dek sustuğu, gençlerin çatışmalar yaşamadığı bir dönemin miladı olsun istiyoruz" dedi.

Sürecin yalnızca Türkiye açısından değil, bölge açısından da önemli olduğunu ifade eden Hatimoğulları, DEM Parti tabanının süreci izlemekle yetinmemesi gerektiğini söyledi.

Barış sürecinin kendiliğinden gerçekleşmeyeceğini belirten Hatimoğulları, geçmişte yürütülen mücadelelere ve ödenen bedellere dikkat çekerek daha güçlü bir örgütlenme ve çalışma yürütülmesi gerektiğini kaydetti.

Milyarlık iddia yanıtsız kaldı

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Fatma Betül Sayan Kaya, fon ve borsa işlemleriyle ilgili tartışmaların ardından görevlerinden istifa etti

27.09.2026 12:56:00
Haber Merkezi
 
Milyarlık iddia yanıtsız kaldı
Milyarlık iddia yanıtsız kaldı
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Fatma Betül Sayan Kaya, fon ve borsa işlemleriyle ilgili tartışmaların ardından görevlerinden istifa etti. Kaya, hakkındaki iddiaların tüm yönleriyle açıklığa kavuşturulması amacıyla görevlerinden ayrıldığını belirtti.

Ancak istifanın ardından gözler, YENİ Parti Sözcüsü Zeynel Emre'nin Kaya ve eşi İlyas Kaya'nın Özata Denizcilik hisselerindeki işlemlerine ilişkin ortaya attığı milyarlık iddialara çevrildi.

Emre, Kaya'nın 8 Nisan'da yaklaşık 255 lira seviyesinden 250 bin adet Özata Denizcilik hissesi aldığını, bunun için yaklaşık 63 milyon 359 bin lira yatırdığını ve hisseleri eylül ayında yaklaşık 4 bin 482 liradan satarak 1 milyar 344 milyon lira çektiğini ileri sürdü. Emre, Kaya'nın eşi İlyas Kaya için de benzer işlemler yapıldığı ve yaklaşık 826 milyon lira çekildiği iddiasında bulundu.

Emre ayrıca işlemlerin fon soruşturmasının kamuoyuna yansımasından önce gerçekleştirildiğini savunarak, paraların eylül ayında peş peşe çekildiğini iddia etti.

Şamil Tayyar: "Doğruysa hemen istifa etmeli"

İddiaların ardından AK Parti eski Gaziantep Milletvekili Şamil Tayyar da dikkat çeken bir açıklama yaptı.

Tayyar, Kaya ve eşine ilişkin iddiaların "çok vahim" olduğunu belirterek, iddialar doğruysa istifa edilmesi gerektiğini, doğru değilse de iddiaların derhal yalanlanarak hukuki yollara başvurulması gerektiğini söyledi.

Tayyar ayrıca kamuoyuna yansıyan iddialara o aşamada Kaya ve eşinden açıklama gelmemesine dikkat çekerek, "Açıkçası yorum için biraz da onu bekledim" ifadelerini kullandı.

Tayyar'ın değerlendirmesinin ardından Kaya'nın istifa etmesi dikkat çekti.

"Neden ayrıntılı açıklama yapılmadı?"

Söz konusu iddialar kamuoyunda geniş yankı uyandırırken, Kaya'nın ilk aşamadaki yanıtı ise ayrıntılı bir açıklama yerine "Müsait değilim" şeklinde oldu. Kaya'nın daha sonra yaptığı istifa açıklamasında da Emre'nin gündeme getirdiği 63 milyon liralık alım, 1 milyar 344 milyon liralık çekim ve işlem tarihleri gibi somut iddialara tek tek yanıt verilmedi.

Dolayısıyla kamuoyunun yanıt beklediği temel sorular arasında, hisse alım-satımlarının gerçekleşip gerçekleşmediği, işlemlerin hangi tarihlerde yapıldığı, satışlardan ne kadar gelir elde edildiği ve iddialarda belirtilen para transferlerinin doğru olup olmadığı bulunuyor.

Öte yandan iddialar şu aşamada Zeynel Emre'nin açıklamalarına dayanıyor; kamuoyuna açık MKK veya aracı kurum kayıtlarıyla bağımsız biçimde doğrulanmış değil. Ayrıca SPK'nın 25 Eylül tarihli kararında OZATD pay piyasasındaki işlemler nedeniyle 11 kişi hakkında suç duyurusunda bulunulmasına karar verildiği, ancak Kaya ve eşinin isimlerinin bu kararda yer almadığı bildirildi.

Ömer Çelik: "Tavizsiz mücadele"

İstifanın ardından AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik ise fon tartışmasına ilişkin açıklamasında, "Her türlü yanlış, yolsuzluk, istismar ve usulsüzlükle mücadele tavizsiz verilecektir" mesajını verdi.

Çelik ayrıca fon krizi olarak adlandırılan gündemin her bir maddesinin, Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın talimatıyla ilk andan itibaren partinin yetkili kurumlarınca takip edildiğini söyledi.

Kaya'nın istifasıyla siyasi sorumluluk tartışması yeni bir boyut kazanırken, kamuoyunda milyarlık hisse işlemi iddialarının belgeleri ve ayrıntıları konusunda yapılacak açıklamalar bekleniyor.

Sermaye piyasası işlemleri soruşturmalarında 2 şüpheli hakkında yakalama kararı

İstanbul'da sermaye piyasasında gerçekleştirilen işlemlere ilişkin soruşturmalar kapsamında 2 şüpheli hakkında yakalama kararı çıkarıldı

27.09.2026 01:15:00
AA
 
Sermaye piyasası işlemleri soruşturmalarında 2 şüpheli hakkında yakalama kararı
Sermaye piyasası işlemleri soruşturmalarında 2 şüpheli hakkında yakalama kararı

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçları Soruşturma Bürosunca, sermaye piyasasında gerçekleştirilen işlemlere ilişkin soruşturmalar sürüyor.

Soruşturma kapsamında hakkında yurt dışı çıkış yasağı uygulanan Tera Yatırım CEO'su Emir Münir Sarpyener ve Tera Portföy Yönetim Kurulu Başkanı Erdin Özel hakkında yakalama kararı çıkarıldı.

Soruşturma

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının MASAK'a 17 Eylül'de gönderdiği müzekkerede, Pusula Finans Holding AŞ, Tera Yatırım Menkul Değerler AŞ, Hedef Holding AŞ ve Bulls Yatırım Menkul Değerler AŞ ile bunların alt şirketlerinin yöneticilerine ilişkin mali verilerin temin edilmesi talep edilmişti.

Şirketlerin tüm yöneticilerinin açık kimlik bilgilerinin tespit edilmesi, bunların 2024'ten bugüne kadar yurt dışına gerçekleştirdikleri para ve kripto varlık transferleri ile tüm para giriş-çıkışlarının ham veri halinde Başsavcılığa gönderilmesi istenmişti.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçları Soruşturma Bürosunca yapılan soruşturmada, Tera Yatırım Holding Yönetim Kurulu Başkanı Emre Tezmen, Tera Yatırım Holding Yönetim Kurulu Üyesi Emre Alkin, Tera Yatırım Bağımsız Yönetim Kurulu Üyesi Kerem Alkin, Tera Portföy Genel Müdürü Alper Öztürk, Pusula Holding Yönetim Kurulu Başkanı Serdar Turhan, Pusula Portföy Yönetimi AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Muhammed Yarız, Namık Kemal Gökalp, Altunç Kumova ve İbrahim Bekçi tutuklanmıştı.

Gözaltına alınan Enver Çevik ve Kemal Akkaya, savcılıktaki ifadelerinin ardından serbest bırakılmıştı.

Soruşturma kapsamında gözaltına alınan Doğa Sigorta Yönetim Kurulu Başkanı Nihat Kırmızı, Tera Yatırım Yönetim Kurulu üyeleri Bülent Uygun ve Abdulkadir Özkan da adliyeye sevk edilmiş ve tutuklanmıştı.

Adliyeye sevk edilen şüphelilerden Furkan Baki, Murat Keçeci, Ramazan Erbey, İlhan Aygül, Salih Can Bülbül, Selçuk Kahya, Uğur Akkafa, Samet Çetinel, Celal Yarız, İsmail Ege, Mehmet Yıldırım, Lütfi Çetinel, Berkan Gülen ve Mehmet Erbey'in tutuklanmasına, 3 şüpheli hakkında ise adli kontrol tedbiri uygulanmasına karar verilmişti.

Soruşturma kapsamında gözaltına alınan ve Çağlayan'daki İstanbul Adliyesi'ne sevk edilen 19 şüphelinin tutuklanmasına, 2 zanlının ise adli kontrol şartıyla serbest bırakılmasına karar verilmişti.

Devam eden soruşturmada 8 şüpheli daha gözaltına alınmış, 6'sının tutuklanmasına hükmedilmişti.

Böylece soruşturmada tutuklananların sayısı 51'e ulaşmıştı.

 

logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.