logo
12 AĞUSTOS 2026

Merkez Bankası'nın temmuz sınavı için geri sayım başladı

Yılın ikinci yarısına dezenflasyon ve iç talep dengesi tartışmalarıyla giren ekonomi yönetiminde gözler, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) perşembe günü açıklayacağı kritik faiz kararına çevrildi. Son üç toplantıda politika faizini yüzde 37 seviyesinde sabit tutan bankanın, Temmuz ayında da pas geçmesi beklenirken, karar metninde eylül ayına dair ipuçları aranacak

21.07.2026 14:03:00
Eyüp Kabil
 
Merkez Bankası'nın temmuz sınavı için geri sayım başladı
Merkez Bankası'nın temmuz sınavı için geri sayım başladı
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Para Politikası Kurulu (PPK), 23 Temmuz 2026 Perşembe günü saat 14.00'te yılın en kritik toplantılarından birini gerçekleştirecek. Piyasalarda oluşan genel konsensüs, bankanın sıkı para politikası duruşunu bozmayarak politika faizini değiştirmeyeceği yönünde.

AA Finans tarafından gerçekleştirilen beklenti anketine katılan 16 ekonomistin tamamı, faiz oranının sabit bırakılacağını öngörüyor. Benzer şekilde TCMB'nin yayımladığı son Piyasa Katılımcıları Anketi de temmuz ayında faizlerin mevcut seviyesinde korunacağına işaret ediyor.

Ekonomistlerin yıl sonuna ilişkin beklentilerinin medyanı ise politika faizinin yüzde 35 seviyesine gerileyebileceğini gösteriyor. Bu durum, piyasanın son çeyrekte kademeli bir gevşeme döngüsü öngördüğünü ortaya koyuyor.

Gözler karar metninde

Piyasa uzmanları, Merkez Bankası'nın bu ay faiz oranını sabit tutsa bile makro ihtiyati tedbirler ve likidite yönetimiyle ilgili yeni adımlar atabileceğini belirtiyor. Küresel yatırım bankalarının raporlarında, petrol fiyatlarındaki gerilemenin yurt içindeki enflasyonist baskıları hafiflettiği, ancak iç talep ile sanayi üretimi arasındaki makasın daralmaya devam ettiği vurgulanıyor.

JPMorgan'ın Türkiye ekonomisine yönelik yayımladığı son raporda, TCMB'nin faiz indirimlerinde ihtiyatlı ve temkinli yaklaşımını sürdüreceği öngörüldü. Bankanın, piyasayı fonlama stratejisinde repo ihalelerine ağırlık vererek efektif faizlerde teknik bir ayarlamaya gidip gitmeyeceği ise finans çevrelerinde en çok tartışılan konular arasında yer alıyor.

Ağustos ayında takvim gereği PPK toplantısı yapılmayacak. Bu durum, temmuz ayında yayımlanacak karar metnindeki şahin veya güvercin tonlu mesajların eylül ayına kadar piyasaların ana yönünü tayin etmesine neden olacak.

Piyasaların güncel görünümü ve makro veriler

Kritik faiz kararı öncesinde serbest piyasada döviz kurları ve emtia fiyatlarındaki yatay seyir devam ediyor. Hafta ortası itibarıyla serbest piyasada dolar 47 liranın üzerinde alıcı bulurken, Euro ise 54 lira sınırındaki seyrini koruyor.

Küresel tarafta ise ABD Merkez Bankası (Fed) ve Avrupa Merkez Bankası'nın (ECB) faiz patikaları yakından izleniyor. Yurt içinde dezenflasyon sürecinin başarısı açısından kritik bir viraj olan temmuz ayı PPK kararı, yabancı yatırımcıların Türk tahvillerine olan ilgisini de doğrudan etkileyecek güçte bulunuyor.

Yıllar içinde ‘PKK’ düştü, geriye sadece ‘şehit’ kaldı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Trabzon'un Maçka ilçesinde dokuz yıl önce katledilen 15 yaşındaki Eren Bülbül ve Jandarma Astsubay Kıdemli Başçavuş Ferhat Gedik için yayımladığı anma mesajında, fail terör örgütü PKK'nın adına yer vermedi

12.08.2026 04:13:00
Haber Merkezi
 
Yıllar içinde ‘PKK’ düştü, geriye sadece ‘şehit’ kaldı
Yıllar içinde ‘PKK’ düştü, geriye sadece ‘şehit’ kaldı
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Trabzon'un Maçka ilçesinde dokuz yıl önce katledilen 15 yaşındaki Eren Bülbül ve Jandarma Astsubay Kıdemli Başçavuş Ferhat Gedik için yayımladığı anma mesajında, fail terör örgütü PKK'nın adına yer vermedi.

11 Ağustos 2026 tarihinde yapılan bu paylaşım, geçmiş yıllardaki mesajlarla karşılaştırıldığında dikkat çekici bir üslup değişikliğini ortaya koydu.


Geçmişte "hain PKK" deniyordu



Cumhurbaşkanı Erdoğan, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda yalnızca şu ifadelere yer verdi:

"Vatan için, bayrak için toprağa düşen iki kahramanımızı; Eren Bülbül evladımız ile Jandarma Astsubayımız Ferhat Gedik'i şehadetlerinin 9'uncu yılında rahmetle yâd ediyorum."

Oysa geçmiş yıllardaki anma mesajlarında terör örgütünün adı net bir şekilde telaffuz ediliyor ve "Hain terör örgütü PKK tarafından katledilen evlatlarımız" vurgusu yapılıyordu.

2019 mesajı



"Şehadetlerinin 2. yılında, bölücü terör örgütü PKK tarafından alçakça katledilen Eren Bülbül evladımızı ve Jandarma Astsubay Kıdemli Başçavuş Ferhat Gedik'i rahmetle, minnetle anıyorum. Terörle mücadelemiz içeride ve dışarıda amansız bir şekilde devam edecek."

2020 Mesajı

"Şehadetinin üçüncü yılında, terör örgütü PKK tarafından alçakça katledilen Eren yavrumuzun kanını yerde bırakmadık ama acısı hala yüreğimizde... Eren Bülbül ile birlikte bu vatan uğruna canlarını gözünü kırpmadan feda eden tüm şehitlerimizi rahmetle, hürmetle yâd ediyorum."

2022 mesajı



Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 11 Ağustos 2017'de Trabzon Maçka'da teröristlerin kurduğu pusuda şehit düşen Eren Bülbül ve Jandarma Astsubay Ferhat Gedik'i andı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "Terör örgütü PKK'nın alçakça katlettiği Eren evladımız ile Jandarma astsubayımız Ferhat Gedik'i şehadetlerinin 5. yılında tazimle yâd ediyorum. Şehitlerimizin eli kanlı katiller sürüsüne cesurca karşı gelişinden aldığımız güçle terörle mücadelemize aman vermeden devam edeceğiz." ifadelerini kullandı. (https://www.iletisim.gov.tr/turkce/haberler/detay/cumhurbaskani-erdogan-5-yil-once-sehit-edilen-eren-bulbul-ve-ferhat-gediki-andi)

Kamuoyundan ve Siyasetten Tepki Yağdı

Mesajda PKK ifadesinin kullanılmaması, sosyal medyada ve muhalefet kanadında tepkiyle karşılandı. Yapılan eleştirilerde, terörle mücadelede kararlılık vurgusu yapılırken, şehitlerin katili olan örgütün adının anılmamasının kabul edilemez olduğu belirtildi.

Hain saldırıda 41 kurşun yiyerek şehit düşen Ferhat Gedik ve henüz çocuk yaştaki Eren Bülbül'ün anmasında ortaya çıkan bu yeni dil politikası, terörün adını koymaktan imtina edildiği gerekçesiyle eleştirilerin odağında kalmaya devam ediyor.

Taraftar grubu lideri Muzaffer Şirin hakkında adli kontrol kararı

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan taraftar grubu lideri Muzaffer Şirin hakkında "ev hapsi" ve "yurt dışına çıkış yasağı" şeklinde adli kontrol hükümleri uygulanmasına karar verildi

12.08.2026 00:34:00
AA
 
Taraftar grubu lideri Muzaffer Şirin hakkında adli kontrol kararı
Taraftar grubu lideri Muzaffer Şirin hakkında adli kontrol kararı

Başsavcılığın Yasa Dışı Bahis ve Spor Suçları Soruşturma Bürosunca sosyal medya paylaşımları nedeniyle yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan "UltraAslan taraftar grubu lideri Sebahattin Şirin" olarak bilinen Muzaffer Şirin'in emniyetteki işlemleri tamamlandı.

Sağlık kontrolünden geçirilen Şirin, Çağlayan'daki İstanbul Adalet Sarayı'na getirildi.

Savcılıktaki ifade işlemlerinin ardından şüpheli Şirin, "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yaymak" ve "ruhsatsız silah ve mermi bulundurma" suçları ile 6222 sayılı Sporda Şiddet ve Düzensizliğin Önlenmesine Dair Kanun'un "sosyal medyadaki beyanları ile müsabaka düzeninin bozulması" ve "müsabaka ve seyir alanlarına usulsüz seyirci girişi"ni düzenleyen maddeleri kapsamında "ev hapsi" ve "yurt dışına çıkış yasağı" şeklindeki adli kontrol hükümleri uygulanması talebiyle nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edildi.

Hakimlik, şüpheli Şirin hakkında "ev hapsi" ve "yurt dışına çıkış yasağı" şeklindeki adli kontrol hükümleri uygulanmasına karar verdi.

Soruşturma

Başsavcılığın Yasa Dışı Bahis ve Spor Suçları Soruşturma Bürosunca sosyal medya paylaşımları nedeniyle yürütülen soruşturma kapsamında "UltraAslan taraftar grubu lideri Sebahattin Şirin" olarak bilinen Muzaffer Şirin hakkında, 6222 sayılı Kanun'un 14 ve 15. maddelerinde düzenlenen "spor alanlarında yasaklı eylemler ve spor müsabakalarıyla bağlantılı suçlar" ile "uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmak veya bulundurmak", "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yaymak" ve "suç işlemek amacıyla örgüt kurmak" suçlarından gözaltı kararı verilmişti.

Şirin, polis ekiplerince gözaltına alınmıştı. 

MASAK raporundan milyonluk para trafiği çıktı

Yasa dışı bahis ve spor suçları soruşturması kapsamında gözaltına alınan Galatasaray taraftar grubu ultrAslan'ın lideri Sebahattin (Muzaffer) Şirin emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilirken, Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) tarafından hazırlanan detaylı inceleme raporu finansal hareketlerdeki devasa boyutu gözler önüne serdi

11.08.2026 16:56:00 / Güncelleme: 11.08.2026 17:01:08
Haber Merkezi
 
MASAK raporundan milyonluk para trafiği çıktı
MASAK raporundan milyonluk para trafiği çıktı
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Yasadışı Bahis ve Spor Suçları Soruşturma Bürosu tarafından yürütülen geniş kapsamlı soruşturmada, "Sebahattin Şirin" ismiyle tanınan tribün lideri Muzaffer Şirin'in emniyetteki sorgusu tamamlandı. Sağlık kontrolünden geçirilen Şirin, ifadesi alınmak üzere Çağlayan'daki İstanbul Adliyesi'ne sevk edildi.

Soruşturma dosyasına giren ve kamuoyunda büyük yankı uyandıran MASAK raporunda, Şirin ve 26 yaşındaki oğlu İbrahim Şamil Şirin'in banka hesaplarında toplam 51 milyon TL'ye yakın bir işlem hacmi belirlendi.

Şoför kadrosundaki oğulun hesabından milyonlar geçti

MASAK raporunun en dikkat çekici detaylarından biri, Sebahattin Şirin'in oğlu İbrahim Şamil Şirin'in hesaplarındaki hareketlilik oldu. İncelemelere göre, bir medya kuruluşunda aylık ortalama 39 bin 358 TL maaşla şoför olarak çalışan ve bu iş yerinden toplamda 275 bin 509 TL resmi gelir elde eden Şamil Şirin'in banka hesaplarındaki toplam işlem hacmi 38 milyon 440 bin TL olarak kayıtlara geçti.

Oğul Şirin'in hesaplarındaki yıllara göre parasal artış şu şekilde raporlandı:

• 2022 Yılı: 2 milyon TL işlem hacmi

• 2023 Yılı: 9 milyon 325 bin TL işlem hacmi

• 2024 Yılı: 11 milyon 331 bin TL işlem hacmi

• 2025 Yılı: 7 milyon 951 bin TL işlem hacmi

• 2026 Yılı (7 Ağustos'a kadar): 7 milyon 487 bin TL işlem hacmi

Raporda ayrıca İbrahim Şamil Şirin'in, babasının haricinde 1.282 farklı kişiyle toplamda 12,3 milyon TL'yi bulan yüksek tutarlı ve karmaşık para transferleri gerçekleştirdiği, Papara ve PayFix gibi elektronik ödeme platformları üzerinden milyonlarca liralık girdi-çıktı sağladığı saptandı. Şamil Şirin'in üzerine kayıtlı İstanbul Çatalca'da 5 dönümlük bir tarla ile Güngören'de bir daire bulunduğu da tespitler arasında yer aldı.

Baba Sebahattin Şirin'in 12,5 milyonluk hesabı ve gayrimenkulleri

Soruşturmanın odağındaki ultrAslan lideri Sebahattin Şirin'in 2011-2026 yıllarını kapsayan banka hesaplarında ise 12 milyon 558 bin TL'lik işlem hacmi saptandı. Bu tutarın 6 milyon 36 bin TL'sini hesaba gelen, 3 milyon 642 bin TL'sini hesaptan çıkan transferler oluştururken; 2 milyon 580 bin TL'yi aşan kısmın ise nakit olarak çekildiği belirlendi.

Raporda Şirin'in en yoğun finansal ilişkisinin, 2017 yılından bu yana bünyesinde çalıştığı görünen bir gayrimenkul şirketiyle olduğu ve bu şirketten hesabına 6 ayrı işlemle 4 milyon 350 bin TL aktarıldığı yazıldı. Baba ile oğul arasındaki karşılıklı doğrudan para transferinin ise 1 milyon 521 bin TL olduğu hesaplandı. Sebahattin Şirin'in üzerine kayıtlı taşınmazlar arasında İstanbul Güngören ve Balıkesir Ayvalık'ta gayrimenkuller ile 2023 model lüks bir araç bulunuyor.

Evinden adeta servet çıkmıştı

Soruşturma kapsamında polis ekiplerinin Şirin'in ikametinde gerçekleştirdiği ve yaklaşık 8,5 saat süren aramalarda ele geçirilenler de rapordaki mali tabloyu destekler nitelikte. Evde yapılan aramalarda; 841 bin 895 Euro, 51 bin 953 Dolar, 18 bin 865 Sterlin ve 795 bin 825 TL nakit paranın yanı sıra 13,3 milyon TL değerinde altın ve mücevherat ele geçirilmişti. Evdeki gizli bölmelerden çıkan nakit ve ziynet eşyalarının toplam piyasa değerinin 65 milyon TL olduğu aktarılmıştı. Maddi varlıkların yanında evde 1 adet ruhsatsız tabanca, mühimmat ve 4 adet balistik çelik yelek bulunması da dikkat çekmişti.

Ağır suçlamalar karşısında adli süreç başladı

Tribün lideri hakkında yürütülen soruşturmada suçlamalar oldukça geniş kapsamlı tutuluyor. Şirin; 6222 Sayılı Sporda Şiddet ve Düzensizliğin Önlenmesine Dair Kanun'a muhalefet, halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma, suç işlemek amacıyla örgüt kurma, karaborsada örgütlü bilet dolandırıcılığı, uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurma/kullanma suçlamalarıyla hakim karşısına çıkacak. Şirin'in savcılık sorgusunun ardından mahkemeye sevk edilmesi bekleniyor.

Eren Bülbül'ü şehit edenleri unutmadık!

11 Ağustos 2017'de şehit düşen Eren Bülbül için iktidardan kararlılık açıklamaları peş peşe gelirken, dün gece yasalaşan PKK'lılara yönelik ceza erteleme adımları, evladını vatan uğruna toprağa veren aileleri ve gazileri derin bir üzüntüye sevk etti

11.08.2026 14:50:00 / Güncelleme: 11.08.2026 14:52:11
Haber Merkezi
 
Eren Bülbül'ü şehit edenleri unutmadık!
Eren Bülbül'ü şehit edenleri unutmadık!
Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu'nda dün yaklaşık 12 saat süren görüşmelerin ardından "Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi" kabul edilerek yasalaştı. 12 maddelik düzenleme, 467 "evet", 87 "ret" ve birkaç çekimser oyla geçti. Kamuoyunda "Terörsüz Türkiye yasası" veya "çerçeve yasa" olarak bilinen teklif, PKK/KCK ve bağlantılı oluşumların fiili varlığına son verdiğinin ve tüm silah ile mühimmatı teslim ettiğinin güvenlik kurumlarınca tespiti, bu tespitin Milli Güvenlik Kurulu (MGK) kararıyla teyit edilip Resmi Gazete'de yayımlanması şartına bağlanıyor.

Yasa; PKK/KCK'yı kurma veya yönetme, örgüte üye olma, bilerek ve isteyerek yardım etme, propaganda yapma, örgütün faaliyeti kapsamında işlenen suçlar ile terörün finansmanı suçlarını kapsıyor. Üst sınırı 15 yıl veya daha az hapis cezası gerektiren suçlarda soruşturma, kovuşturma ve infaz 5 yıl; daha ağır olanlarda 10 yıl ertelenebiliyor. Erteleme süresinde yeni terör suçu işlenmezse soruşturmalar düşebiliyor, cezalar infaz edilmiş sayılıyor. Kasten öldürme suçları ile 1 Haziran 2005 öncesi müebbet veya ağırlaştırılmış müebbet gerektiren suçlar (Abdullah Öcalan ve bazı üst düzey isimler dahil) kapsam dışında tutuluyor. Başvuru süresi ve izleme kurulları gibi mekanizmalar da öngörülüyor. Hükümet yetkilileri, düzenlemenin genel af olmadığını, yalnızca şartların oluşması halinde uygulanacak geçici bir çerçeve olduğunu vurguluyor.

Şehit aileleri ve gaziler tepkili

Ancak yasanın Meclis'ten geçmesi, şehit yakınları, gaziler ve bazı muhalefet çevrelerinde derin rahatsızlık yarattı. Düzenlemenin, terör örgütü mensuplarına yönelik ceza ertelemeleri öngörmesi nedeniyle şehitlerin, yakınlarının ve gazilerin onurunu ve acısını incittiği ifade ediliyor.

Şehit Aileleri ve Gaziler Derneği gibi kuruluşlar ile İYİ Parti gibi muhalefet partileri, sürecin mağdur-fail dengesini bozduğunu, şehit ailelerinin ve gazilerin yeterince dinlenmediğini savundu. Bazı gaziler ve şehit yakınları, özlük hakları talepleriyle eylemlerini sürdürürken, çerçeve yasayı "ihanet metni" olarak nitelendiren eleştiriler yükseldi. Adalet Bakanı Akın Gürlek gibi yetkililer, şehit aileleri ve gazilerin hassasiyetlerinin temel ölçü olacağını, onların onurunu incitecek hiçbir tasarrufa izin verilmeyeceğini belirtse de, eleştiriler dinmedi.

Eren Bülbül ve Ferhat Gedik 9 yıl önce şehit edilmişti

Bu tartışmalar, 11 Ağustos 2017'de Trabzon'un Maçka ilçesi kırsalında PKK'lı teröristlerin saldırısında şehit edilen 15 yaşındaki Eren Bülbül ve Jandarma Astsubay Kıdemli Başçavuş Ferhat Gedik'in şehadetlerinin 9. yılında daha da belirginleşti.

İktidar kanadı, Eren Bülbül'ün şehadetine ilişkin açıklamalarında her zaman "kanının yerde bırakılmayacağı" vurgusunu yapmıştı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, şehadetlerinin 9. yılında sosyal medya hesabından şu mesajı paylaştı: "Vatan için, bayrak için toprağa düşen iki kahramanımızı; Eren Bülbül evladımız ile Jandarma Astsubayımız Ferhat Gedik'i şehadetlerinin 9'uncu yılında rahmetle yâd ediyorum. Ruhları şad, mekânları cennet olsun."

Erdoğan daha önceki yıllarda da benzer anma mesajları yayımlamış, "Eren yavrumuzun kanını yerde bırakmadık ama acısı hala yüreğimizde" gibi ifadeler kullanmıştı. İçişleri Bakanı gibi yetkililer de "Eren Bülbül evladımız gibi başka hiçbir evladımızı teröre kurban vermek istemiyoruz" demişti. Eren Bülbül'ün annesi Ayşe Bülbül'ün bazı açıklamalarında sürece destek verdiği yönünde haberler yer alırken, genel olarak şehit yakınları ve gaziler cephesinde yasanın yarattığı incinme hissi güçlü şekilde dile getiriliyor.

Buna karşın, dün yasalaşan teklifle birlikte yürütülen "terörün tasfiyesi" süreçlerinin, iktidarın geçmişteki kararlı söylemleriyle ne derece uyuştuğu siyasetin ve halkın ana tartışma maddesi olmaya devam ediyor. Eren Bülbül'ün annesi Ayşe Bülbül ise evladının acısını ilk günkü gibi yaşadığını belirterek, adaletin ve hainlere karşı duruşun hiçbir zaman sarsılmaması gerektiğini yineliyor.

İstanbul'da sokak çetelerine son bir ayda operasyonun bilançosu: 217 gözaltı

İstanbul'un 18 ilçesinde sokak çetelerine yönelik son 1 ayda düzenlenen operasyonlarda 217 şüpheli yakalanırken, 133 tabanca, 2 av tüfeği ve el yapımı 2 patlayıcı ve mühimmat parçaları ele geçirildi

11.08.2026 11:31:00
İHA
 
İstanbul'da sokak çetelerine son bir ayda operasyonun bilançosu: 217 gözaltı
İstanbul'da sokak çetelerine son bir ayda operasyonun bilançosu: 217 gözaltı
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmalar doğrultusunda, İstanbul'da eylemlerini artıran silahlı suç örgütlerine yönelik çalışmalarını genişleten İstanbul Emniyet Müdürlüğü Organize Suçlarla Mücadele Şubesi ekipleri, söz konusu çetelere yönelik son bir aylık operasyon bilançosunu açıkladı, ele geçen mühimmatları emniyette sergiledi.

Kişilerden maddi menfaat temini için iş yerlerine silahlı saldırı düzenleyen, yağmaya teşebbüsünde bulunan, silah imalatı, ticareti ve kaçakçılığı yapan kişilere yönelik Avcılar, Ataşehir, Bağcılar, Başakşehir, Çekmeköy, Esenyurt, Fatih, Güngören, Kadıköy, Kağıthane, Kartal, Maltepe, Sarıyer, Sultanbeyli, Sultangazi, Şişli, Tuzla ve Zeytinburnu ilçelerinde gerçekleştirilen operasyonlarda, 44 olaya karışmakla suçlanan 217 şüphelinin yakalandığı duyuruldu.

İstanbul Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, son yıllarda ortaya çıkan yeni nesil suç çeteleri olarak tabir edilen zanlıların ev ve işyerlerindeki aramalarda ise 133 tabanca, 2 av tüfeği, 2 el yapımı patlayıcı, 68 mermi ve 2 bin 851 silah mekanizması ele geçirildiği açıklandı.

Adli makamlara sevk edilen 217 şüpheliden 15'inin adli makamlarca serbest bırakıldığı, 39'u hakkında ise adli kontrol hükümleri uygulandığı kaydedilirken, 161 zanlının ise tutuklanarak cezaevine gönderildiği aktarıldı.

Öte yandan soruşturmalarda ele geçen suç unsurları, İstanbul Emniyet Müdürlüğü'nün Fatih'teki Vatan Yerleşkesinde sergilendi.

İşte madde madde yeni takvim

Kamuoyunda "Çerçeve Yasa" olarak bilinen ve "Terörsüz Türkiye" hedefiyle hazırlanan "Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi", TBMM Genel Kurulunda yapılan 12 saatlik tarihi mesainin ardından 467 kabul oyuyla yasalaştı. Geniş bir siyasi mutabakatla kabul edilen bu dönüm noktası niteliğindeki kanunun ardından, uygulamanın hayata geçirilmesi için bürokratik ve hukuki takvim işlemeye başlıyor

11.08.2026 10:50:00
Haber Merkezi
 
İşte madde madde yeni takvim
İşte madde madde yeni takvim
Meclis Genel Kurulundaki oylama sürecinin tamamlanmasıyla birlikte, Türkiye'nin terör unsurlarından tamamen arındırılmasını hedefleyen yasanın yürürlük ve uygulama aşamaları netleşti. Yasama sürecinin tamamlanmasının ardından hem Ankara bürokrasisinde hem de yargı mekanizmasında kritik adımlar atılacak. İşte Resmi Gazete yayımından başvuru sürelerine kadar adım adım işleyecek o takvim:

1. Cumhurbaşkanı onayı ve Resmi Gazete yayımı

TBMM Genel Kurulunda kabul edilen 12 maddelik kanun metni, ilk olarak Meclis Başkanlığı tarafından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın onayına sunulacak. Cumhurbaşkanı'nın anayasal inceleme ve onay sürecinin ardından kanun, yürürlüğe girmek üzere Resmi Gazete'de yayımlanacak.

2. Üst kurulun oluşturulması ve takip süreci

Yasanın Resmi Gazete'de yayımlanmasının hemen ardından, yasa kapsamındaki faaliyetlerin uygulanmasını takip edecek koordinasyon kurulu kurulacak. Cumhurbaşkanı Yardımcısı başkanlığında toplanacak bu kurulda; Adalet Bakanı, Dışişleri Bakanı, İçişleri Bakanı, Milli Savunma Bakanı, Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri, MİT Başkanı ve MGK Genel Sekreteri yer alacak. Eş zamanlı olarak Meclis bünyesinde bir İzleme Komisyonu hayata geçirilecek.

3. Silah teslimi ve MGK teyit kararı

Yasadaki yargısal kolaylıklar ve erteleme mekanizmalarının devreye girebilmesi için en kritik aşamayı Milli Güvenlik Kurulu (MGK) kararı oluşturuyor. PKK/KCK terör örgütünün fiili varlığına son verdiğinin ve tüm silah ile mühimmatını teslim ettiğinin güvenlik kurumlarınca tespit edilmesi gerekiyor. Bu tespitin ardından MGK'nın teyit kararı Resmi Gazete'de yayımlanacak ve takvimin hukuki uygulama aşaması resmen tetiklenecek.

4. 6 aylık başvuru süresi başlayacak

MGK kararının Resmi Gazete'de yayımlanmasını müteakiben, kanundan yararlanmak isteyen örgüt üyeleri için 6 aylık başvuru süresi işlemeye başlayacak. Şartları taşıyan kişiler, bu süre zarfında bulundukları yerdeki Cumhuriyet başsavcılıklarına veya kurulan özel mercilere yazılı başvuru yapmak zorunda olacak.

5. Silah ve envanter kayıt dönemi

Süreç içinde teslim olan ya da getirilen örgüt mensuplarının beraberinde bulundurdukları veya beyan ettikleri tüm silah, mühimmat, patlayıcı madde ve araç-gereçler güvenlik birimlerince kayıt altına alınacak.

6. Yargısal erteleme ve tedbirlerin değerlendirilmesi

MGK kararının ilanından sonraki dönemde, kanun kapsamına giren suçlarla ilgili yargı takvimi şu şekilde ilerleyecek:

• Kapsama giren suçlara yönelik soruşturma ve kovuşturmalar ertelenecek.

• Devam eden tutuklama ve adli kontrol tedbirleri ilgili mahkemeler, bölge adliye mahkemeleri veya Yargıtay tarafından hızla değerlendirilerek koşulları uyanların tedbirleri kaldırılacak.

• Üst mahkemelerde incelemede olan dosyalar hakkında erteleme hükümleri gereğince bozma kararları verilecek.

7. 5 ve 10 yıllık denetim ve erteleme süreci

Haklarında kesinleşmiş mahkumiyet hükmü bulunan ve kapsam dahilinde yer alan kişilerin cezalarının infazı, infaz hakimliği kararıyla ertelenecek. Bu noktada ceza miktarına göre ikili bir takvim uygulanacak:

• 15 yıl veya daha az hapis cezası alanların infazı 5 yıl süreyle ertelenecek.

• 15 yıldan fazla, müebbet veya ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası alanların infazı ise 10 yıl süreyle ertelenecek.

• (Kasten öldürme suçları ve 1 Haziran 2005 öncesi işlenen ağır müebbetlik suçlar bu takvimin tamamen dışındadır).

8. Dosyaların kapatılması veya iptal süreci

Erteleme süresi boyunca ceza zamanaşımı işlemeyecek ve süreç Cumhuriyet başsavcılıklarınca yakından takip edilecek. 5 veya 10 yıllık erteleme süreleri yeni bir terör suçu işlenmeksizin geçirildiği takdirde, dosyalar hakkında "kovuşturmaya yer olmadığı" ya da "düşme" kararı verilerek cezalar infaz edilmiş sayılacak. Ancak erteleme süresi içinde yeniden terör suçu işlenirse erteleme kararı kaldırılarak yargılamalara ve cezaların infazına kalındığı yerden devam edilecek.

Kanal İstanbul sessiz sessiz yapılıyor

Kanal İstanbul güzergahında inşa edilen ilk köprü olan Sazlıdere Köprüsü'nde çalışmalar gece saatlerinde de tüm hızıyla devam ediyor

11.08.2026 09:58:00
İhlas Haber Ajansı
 
Kanal İstanbul sessiz sessiz yapılıyor
Kanal İstanbul sessiz sessiz yapılıyor
Kanal İstanbul güzergahında inşa edilen ilk köprü olan Sazlıdere Köprüsü'nde çalışmalar gece saatlerinde de tüm hızıyla devam ediyor. Arnavutköy Sazlıbosna'da bulunan dev şantiye, gece karanlığında projektörlerle adeta gündüze dönerken, 196 metre yüksekliğindeki iki kulesi, yerleştirilen tabliyeleri ve gerilen eğik askı halatlarıyla köprü havadan görüntülendi.

Sazlıdere Barajı'nın güneyinde yükselen köprüde gece saatlerinde şantiyenin farklı noktalarındaki yoğun aydınlatma dikkat çekiyor. Havadan çekilen görüntülerde kulelerin çevresindeki çalışma platformları, vinçler, tabliye imalatları ve köprü güzergâhındaki şantiye faaliyetleri ışıklar altında net şekilde görülürken, köprünün çevresindeki karanlık arazi içerisinde yükselen aydınlık yapı İstanbul'un gece siluetine farklı bir görüntü kazandırıyor.



Kuzey Marmara Otoyolu'nun Başakşehir-Nakkaş kesiminin en önemli yapısı olan Sazlıdere Köprüsü'nde iki adet diamond yani elmas geometrisindeki kulenin imalatı tamamlandı. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı tarafından 1 Temmuz 2026'da yapılan açıklamaya göre doğu ve batıdaki kuleler 196 metre yüksekliğe ulaştı ve proje genelindeki fiziksel ilerleme yüzde 80'in üzerine çıktı. Gece köprünün her iki tarafındaki çalışma ışıkları, beyaz renkteki eğik askı halatlarını ve betonarme kuleleri a daha belirgin hale getiriyor. Karanlıkta ışıklandırılan köprü, çevresindeki Sazlıdere havzası ve uzakta görülen İstanbul yerleşimleriyle birlikte dikkat çekici görüntüler oluşturuyor. Gece boyunca devam eden çalışmalar, dev köprünün gündüz olduğu kadar gece de ne kadar büyük bir şantiye alanına dönüştüğünü gözler önüne seriyor.

440 metrelik ana açıklık

Sazlıdere Köprüsü, tamamlandığında ana açıklığı 440 metre olan gergin eğik askılı bir köprü olacak. Ana açıklığın iki yanında 210'ar metrelik yan açıklıklar bulunacak. Bu bölümlerle köprünün toplam uzunluğu 860 metreye ulaşacak. Yaklaşım viyadükleri de eklendiğinde toplam uzunluk 1 kilometre 618 metre olacak. Köprü 46 metre genişliğinde ve 4 gidiş, 4 geliş olmak üzere toplam 8 şeritli olarak tasarlandı. Köprüde toplam 136 eğik askı halatı ve bu halatların bağlanacağı 272 ankraj bulunacak. Elmas geometrisindeki kule tasarımı sayesinde köprü ayaklarının kanal kesitine etkisinin azaltılması hedefleniyor.

İstanbul'un en yüksek ikinci köprüsü

Sazlıdere Köprüsü, kule yüksekliği bakımından İstanbul'un en yüksek ikinci köprüsü olacak. Köprünün kuleleri 196 metreye ulaşırken, İstanbul'un mevcut en yüksek köprüsü Yavuz Sultan Selim Köprüsü'nün kule yüksekliği yaklaşık 330 metre. Diğer köprüler ile Karşılaştırıldığında Sazlıdere Köprüsü'nün 196 metrelik kuleleri, 15 Temmuz Şehitler Köprüsü'nün denizden 165 metre yüksekliğindeki kulelerini de geride bırakacak. Fatih Sultan Mehmet Köprüsü'nün kule yüksekliği ise yaklaşık 110 metre seviyesinde bulunuyor.

Düzce'de denizden İHA çıktı


 
Düzce'de denizde insansız hava aracı olduğu değerlendirilen cisim bulundu. Düzce Valiliği, "Olayla ilgili inceleme ve değerlendirmeler yapılmış olup, kamuoyunun endişe etmesini gerektirecek herhangi bir olumsuzluk bulunmamaktadır" açıklamasını yaptı.

11.08.2026 01:10:00
Haber Merkezi/AA
 
Düzce'de denizden İHA çıktı
Düzce'de denizden İHA çıktı

Düzce Valiliği, Akçakoca ilçesi sahilinde insansız hava aracı (İHA) olduğu değerlendirilen cismin SAS personeli tarafından güvenlik tedbirleri alınarak, emniyetli bölge olarak tahsis edilen alanda kontrol altına alındığını bildirdi.

Valilikten yapılan açıklamada, saat 16.50'de Sahil Güvenlik Batı Karadeniz Harekat Merkezi'ne Akçakoca ilçesi Çınar Plajı açıklarında şüpheli bir cisim bulunduğuna ilişkin ihbar alındığı belirtildi.

Hangi ülkeye ait olduğu açıklanmadı ancak...

Açıklamada, İHA olduğu değerlendirilen cismin, SAS personeli tarafından güvenlik tedbirleri alınarak, emniyetli bölge olarak tahsis edilen alanda kontrol altına alındığı kaydedildi. Açıklamada, "Olayla ilgili inceleme ve değerlendirmeler yapılmış olup, kamuoyunun endişe etmesini gerektirecek herhangi bir olumsuzluk bulunmamaktadır" ifadesine yer verildi.

Karadeniz'de son aylarda sık sık Ukrayna'ya ait İHA'lara rastlanıyor!

Kurşun rütbe sormadı ama iktidar soruyor

Ankara Güvenpark’ta rütbe ayrımı yapılmaksızın adil özlük hakları talebiyle yaklaşık üç haftadır oturma eylemi yapan er şehit yakınları ile erbaş ve er statüsündeki gazilerin hak arayışı, polis barikatına ve iktidarın sert duvarına çarptı

10.08.2026 22:21:00
Haber Merkezi
 
Kurşun rütbe sormadı ama iktidar soruyor
Kurşun rütbe sormadı ama iktidar soruyor
Ankara Güvenpark'ta rütbe ayrımı yapılmaksızın adil özlük hakları talebiyle yaklaşık üç haftadır oturma eylemi yapan er şehit yakınları ile erbaş ve er statüsündeki gazilerin hak arayışı, polis barikatına ve iktidarın sert duvarına çarptı.

Taleplerini Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne (TBMM) taşımak amacıyla barışçıl bir yürüyüş başlatan kahramanların önü çevik kuvvet ekipleri tarafından kesilirken, yükselen tansiyon sonrası polis barikatı önünde arbede yaşandı.

Vatan savunmasında uzuvlarını kaybeden gazilerin demokratik hak arayışına yönelik bu sert müdahale, kamuoyunda ve muhalefet kanadında iktidara karşı büyük bir tepki dalgasına yol açtı.

Gazilere Meclis yolunda abluka ve barikat



Türkiye'nin 81 ilinden Ankara'ya gelerek seslerini duyurmaya çalışan er gaziler ve şehit aileleri, rütbeli personel ile aralarındaki maaş ve sosyal hak uçurumunun kapatılmasını talep ediyor.

Hak mücadelelerini duyurabilmek adına son çare olarak TBMM'ye yürümek isteyen grubun etrafı polis ekiplerince sarıldı. "Biz buraya para istemeye gelmedik, bu ülke için bedel ödedik" diyerek isyan eden malul gazilerin ve acılı ailelerin meclis yolunda önüne set çekilmesi, başkentte vicdanları yaralayan görüntülere sahne oldu.

Hulusi Akar'ın Vicdanları Yaralayan "Evinize Gidin" Çıkışı



Sürecin başından beri eleştirilerin odağında yer alan eski Genelkurmay Başkanı, eski Milli Savunma Bakanı ve mevcut TBMM Milli Savunma Komisyonu Başkanı Hulusi Akar, eylem yapan gazilere karşı takındığı tepki çeken tavır nedeniyle sert şekilde eleştiriliyor. Akar'ın komisyon görüşmeleri sırasında şehit yakınları ve gazilere yönelik sarf ettiği iddia edilen şu sözler muhalefetin ve gazi derneklerinin büyük tepkisini topladı:

"Gerçekleri görün, evinize gidin oturun, kendinizi kullandırtmayın. Polemik üretmeye çalışanların oyuncağı olmayın."

Yıllarca komutası altında çarpışan, terörle mücadelede gözünü, kolunu, bacağını feda eden askerlerin hak arayışını "siyasi istismar" ve "provokasyon" olarak nitelendiren Akar, gazileri dinlemek ve adil bir yasa tasarısı hazırlamak yerine adeta "fırça atmayı" tercih etti

"Bizi bu yollara düşürenler utansın"

Hak arayışları engellenen er gaziler, Milli Savunma Komisyonu'nun kendilerini muhatap almadan, alanın sesini dinlemeden, kendilerine yakın sivil toplum örgütleriyle "kafalara göre" bir torba yasa tasarısı hazırladığını belirtiyor.

Güvenpark'ta açlık grevine başlayan ve polis barikatı karşısında gözyaşlarını tutamayan gazilerin "Bizi bu yollara düşürenler utansın. Reva mı bize bu yapılan?" feryatları, iktidarın terörle mücadele eden er ve erbaşları üvey evlat olarak gördüğü eleştirilerini bir kez daha tescilledi

Madencilere Ankara'da sert müdahale

Ödenmeyen maaşları ve tazminatları için Ankara'ya yürüyen Elazığ Eti Gümüş ve Eskişehir Doruk Madencilik işçileri, Enerji Bakanlığı önünde polis engeliyle karşılaştı. Bakanlığın "Arabulucu olacağız" sözüne rağmen aylardır haklarını alamayan ve metro çıkışında yaka paça gözaltına alınan 100'ü aşkın madenci, "Hakkımızı almadan dönmeyiz" diyerek direnişini sürdürüyor

10.08.2026 19:10:00
Haber Merkezi
 
Madencilere Ankara'da sert müdahale
Madencilere Ankara'da sert müdahale
Yıldızlar SSS Holding bünyesinde faaliyet gösteren Elazığ Maden'deki Eti Gümüş işletmesi ile Eskişehir Mihalıççık'taki Doruk Madencilik işçileri, aylardır ödenmeyen ücret, tazminat ve zorunlu ücretsiz izin alacakları için başlattıkları hak arayışında bir kez daha Ankara barikatlarına çarptı. Bağımsız Maden İşçileri Sendikası (Bağımsız Maden-İş) öncülüğünde Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı önünde seslerini duyurmak isteyen madenciler, polis müdahalesiyle karşılaşarak yaka paça gözaltına alındı.

Metro çıkışında abluka ve gözaltı

Sendikanın daha önce yaptığı çağrı üzerine, bugün saat 11.00 sularında Enerji Bakanlığı önünde basın açıklaması yapmak amacıyla Milli Kütüphane metro durağına gelen madenciler, istasyondan çıkar çıkmaz geniş bir polis ablukasıyla karşılaştı. "Bölgedeki insan sirkülasyonunun ve düzenin bozulacağı" gerekçesiyle yürümelerine izin verilmeyen işçilere sert şekilde müdahale edildi. Müdahale sırasında görüntü alınmasını engellemek amacıyla basın mensupları alandan uzaklaştırılırken; aralarında Bağımsız Maden-İş Genel Başkanı Gökay Çakır, sendika yöneticileri ve 100'den fazla madenci gözaltına alındı.

Bakanlık sözünü tutmadı, şirket protokolü çiğnedi

Madencilerin Ankara'ya gelerek eylem başlatmasının arkasında, kamu kurumları ve şirket tarafından defalarca verilen ancak tutulmayan resmi sözler yer alıyor.

Elazığ'da günlerdir eylem yapan Eti Gümüş işçilerine, şirketle yapılan mutabakat neticesinde ödenmemiş maaşlarının 6 Ağustos 2026 tarihinde yatırılacağına dair yazılı taahhüt verilmişti. Ancak vade günü geldiğinde hiçbir ödeme yapılmadı. İşçilerin yaklaşık 8 aylık maaş alacağı bulunuyor.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı müfettişlerince Temmuz ayı ortasında hazırlanan resmi İş Teftiş Raporu, Doruk Madencilik işçilerinin ücretsiz izin dönemi maaşları ile ihbar tazminatlarının derhal ödenmesi gerektiğini tescilledi. Ancak Yıldızlar SSS Holding, yasal rapora rağmen somut bir ödeme takvimi sunmayarak işçileri oyalamaya devam etti.

Daha önce Enerji Bakanlığı yetkililerinin sendikaya, "Haziran sonuna kadar alacaklar ödenmezse duruma el atacağız" güvencesi verdiğini hatırlatan madenciler, "Temmuz bitti, Ağustos'tayız. Bakanlık sözünü tutmadı, holding bizi soymaya devam ediyor" diyerek tepkilerini dile getirdi.

"Yasaklama kararı hukuksuz, madencinin hayatı düzeninizden önemli"

Gözaltıların ardından açıklama yapan Bağımsız Maden-İş Sendikası Avukatı Lütfi Sabri Batı, uygulanan yasak kararına sert tepki gösterdi. Batı, "Binlerce işçinin açlığa mahkum edildiği bir ortamda; buradaki bürokratik işleyiş, o işçilerin ve ailelerinin hayatından daha önemli değildir. İş Teftiş Raporu haklılığımızı zaten belgeledi. Gözaltılar çözüm değil, hakkımızı alana kadar buradayız" şeklinde konuştu.

Ankara sokaklarında hak arayışları engellenen madencilerin ve sendika avukatlarının emniyetteki işlemleri sürerken, gözaltına alınmayan diğer işçilerin kentteki bekleyişi ve eylemlilik kararlılığı devam ediyor.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.