logo
07 MAYIS 2026

Metal sektöründe uyuşmazlık

16.10.2006 00:00:00
Metal iş kolundaki grup toplu iş sözleşmesi görüşmeleri uyuşmazlıkla sonuçlandı. Sendikalar yetkili kurullarıyla yapacakları toplantıların ardından, yol haritalarını belirleyecek MESS'in daha önce Türk Metal ve Çelik-İş'e sunduğu teklifi Birleşik Metal-İş'e de sunmasından sonra taraflar arasında uyuşmazlık tutanağı tutuldu. MESS'in teklifini kabul etmeyen Türk Metal ve Çelik-İş de daha önce uyuşmazlık tutanağına imza atmıştı. MESS, sendikalara, işçi ücretlerine birinci 6 ayda yüzde 4,29, ikinci, üçüncü ve dördüncü altı aylarda enflasyon oranında zam yapmayı önermişti.Türk Metal ücretlere birinci 6 ayda yüzde 19, Çelik-İş ise yüzde 18 oranında zam yapılması teklifinde bulunmuş, Birleşik Metal-İş ise ücretlerde yüzde 20 artışa karşılık gelen bir zam önerisi sunmuştu. Grup toplu iş sözleşmesi kapsamındaki 153 metal işyerinde çalışan yaklaşık 110 bin işçi, görüşmelerden çıkacak sonucu bekliyor."Tepkimizi göstereceğiz"Birleşik Metal-İş Genel Sekreteri Selçuk Göktaş, yaptığı açıklamada, MESS'e, ikramiye ve mesaileri ortadan kaldırmaya yönelik esnek çalışma uygulamasına son verilmesi amacıyla bir "karşı teklif" sunduklarını söyledi. Uyuşmazlık tutanağını imzaladıktan sonra Başkanlar Kurulu'nu olağanüstü toplantıya çağırdıklarını belirten Göktaş, toplu sözleşme sürecinde bundan sonra neler yapılabileceğini ele aldıklarını anlattı."MESS'in tekliflerini püskürtmenin yolu tepki göstermek" diyen Göktaş, tüm işyerlerindeki toplu iş sözleşmesi temsilcilerini toplayarak bir eylem programı hazırlayacaklarını dile getirdi. Göktaş, alınacak kararları pazartesi gününden itibaren uygulamaya koyacaklarını bildirdi. Selçuk Göktaş, bunun dışında, metal sektöründeki büyümeye karşılık işçinin içinde bulunduğu duruma dikkat çekmek için 18 Ekim'de İstanbul'da "Metal işçisinin gerçeği" konulu bir toplantı yapacaklarını söyledi.Göktaş, 19 Ekim'de Kocaeli Gebze'de, 20 Ekim'de Bursa'da yapacakları etkinliklerle MESS'in teklifine karşı sessiz kalmayacaklarını göstereceklerini kaydetti. Türk Metal ve Çelik-İş'de yetkili kurullarıyla yapacağı toplantılarla bundan sonra izleyeceği yol haritasını çizecek.

YSK Başkanlığı'na Serdar Mutta Seçildi

YSK, yeni başkanını belirledi. Yargıtay üyesi ve mevcut YSK Üyesi Dr. Serdar Mutta, YSK Başkanlığı'na seçildi

06.05.2026 17:08:00 / Güncelleme: 06.05.2026 18:05:40
Haber Merkezi
YSK Başkanlığı'na Serdar Mutta Seçildi
YSK Başkanlığı'na Serdar Mutta Seçildi
Yüksek Seçim Kurulu (YSK), yeni başkanını belirledi. Yargıtay üyesi ve mevcut YSK Üyesi Dr. Serdar Mutta, YSK Başkanlığı'na seçildi.

YSK üyeleri, bugün gerçekleştirdiği olağan toplantıda gizli oylama ile başkan ve başkanvekili seçimini tamamladı. Yapılan seçim sonucunda Dr. Serdar Mutta, YSK'nın yeni başkanı olarak belirlendi. Seçimde Mutta'nın oy çokluğuyla kazandığı öğrenildi.

Serdar Mutta, 26 Ocak 2023 tarihinde Yargıtay kontenjanından YSK üyeliğine seçilmişti. Hatay'ın Kırıkhan ilçesi doğumlu olan Mutta, İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunu olup Yargıtay 12. Hukuk Dairesi üyeliği görevini de yürütüyordu. Daha önce Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu (HSYK) Genel Sekreter Yardımcılığı gibi önemli görevlerde bulunan Mutta, seçim hukuku ve yargı süreçlerindeki tecrübesiyle tanınıyor.

YSK kaynakları, başkanlık seçiminin sorunsuz tamamlandığını ve yeni yönetimin çalışmalarına kısa süre içinde başlayacağını belirtti. Ahmet Yener'in görev süresi dolan başkanlığının ardından gelen bu değişim, yaklaşan seçim süreçleri öncesi yakından takip ediliyor.

Dr. Serdar Mutta'dan ilk açıklama 

Mutta yaptığı ilk açıklamada, "Ülkemizin demokrasisine ve adil seçim süreçlerine katkı sunmak için büyük bir sorumluluk üstlendim. Bağımsızlık, tarafsızlık ve hukuka bağlılık ilkeleri doğrultusunda görevimi en iyi şekilde yerine getireceğim" ifadelerini kullandı.

Kurban Bayramı'nda yola çıkacaklar dikkat: Bilet fiyatlarına zam bekleniyor

Kurban Bayramı'nda 9 gün tatil ilan edilmesinin ardından otobüs ve uçak biletleri fiyatlarında da zam sinyalleri geldi

06.05.2026 14:30:00
Haber Merkezi
Kurban Bayramı'nda yola çıkacaklar dikkat: Bilet fiyatlarına zam bekleniyor
Kurban Bayramı'nda yola çıkacaklar dikkat: Bilet fiyatlarına zam bekleniyor
Türkiye, Kurban Bayramı'na hazırlanırken 9 gün tatil ilan edilmesiyle birlikte çok sayıda kişi de tatile ya da memleketine gitmek için bilet bakmaya başladı. Ama hem otobüs hem de uçak bileti fiyatlarına zam hazırlığı da başladı. Türkiye Otobüsçüler Federasyonu Başkanı Mustafa Yıldırım maliyetlerden dolayı zam yapmak zorunda kalındığını belirtirken "Yaz dönemine girerken yeniden bir yüzde 20'lik zam gelir" ifadelerini kullandı. Sosyal medyada ise bilet fiyatlarındaki artışa tepki gösterildi.

Yaz döneminde yeniden zam gelir uyarısı
Sözcü'nün haberine göre Türkiye Otobüsçüler Federasyonu Başkanı Mustafa Yıldırım, son beş yılda seyahat talebinin yüzde 50 düştüğünü belirterek, "Akaryakıt, otoyol gibi maliyetlerimiz arttığı için sektör, iş olmamasına rağmen zam yapmak zorunda kalıyor. Yaz dönemine girerken yeniden bir yüzde 20'lik zam gelir" dedi.

Memlekete gitmek bile lüks
Bir sosyal medya kullanıcısı, İstanbul-Hatay uçak biletlerinin 5 bin liradan başladığını belirterek, "Allah sizi bildiği gibi yapsın ya bayramda memlekete gitmek bile lüks" ifadelerini kullandı.
İstanbul-Ankara uçak bileti 1500-2000 lira, otobüs bileti 1100-1400 lira arasında seyrediyor. İstanbul-İzmir uçak bileti 3000-5000 lira, otobüs bileti 1300-1500 lira. İstanbul-Gaziantep gibi uzun mesafelerde ise uçak bileti 6000-7300 lira, otobüs bileti 1800-2100 lira arasında değişiyor.
Uçak bileti fiyatlarına ise tavan fiyatlara geçen ay yüzde 14 zam gelmiş ve iç hat biletlerde tavan fiyat 6 bin 990 liraya yükselmişti. Ancak sektörde bilet fiyatları şimdiden bu tutarı geçti. Havayolu şirketlerinin yeni bir zam daha yapabileceği konuşulmaya başlandı.

TOKİ kurasında kazanamayanlar için iadeler başladı

İstanbul'daki 100 bin sosyal konut projesinde hak sahibi olamayanlar için başvuru bedelleri iade edilmeye başlandı

06.05.2026 14:11:00
Haber Merkezi
TOKİ kurasında kazanamayanlar için iadeler başladı
TOKİ kurasında kazanamayanlar için iadeler başladı
İstanbul'daki 100 bin sosyal konut projesinde hak sahibi olamayanlar için başvuru bedelleri iade edilmeye başlandı.
TOKİ, "500 Bin Sosyal Konut Projesi" kapsamında kurada İstanbul'da hak sahibi olamayan vatandaşların başvuru bedellerinin iade edilmeye başlandığını duyurdu. TOKİ iadeleri nasıl alınacak? Para iadesi işlemleri nasıl yapılacak?

TOKİ iadeleri hangi bankadan alınabilecek?
TOKİ'nin sosyal medya hesabından yapılan duyuruya göre, 500 Bin Sosyal Konut kampanyası kapsamında İstanbul'da hayata geçirilecek 100 bin konutluk proje için hak sahipliği belirleme kurası, 25, 26 ve 27 Nisan'da tamamlandı.
Bu kapsamda hak sahibi olamayan vatandaşların başvuru bedelleri, başvuru sırasında Ziraat Bankası tarafından başvuru sahibi adına açılan hesaba iade edilmeye başlandı.

TOKİ iadeleri nasıl alınacak?
Başvuru bedeli iadeleri, Ziraat Bankası ATM'lerinden "kartsız işlemler > diğer işlemler > diğer para çekme > TOKİ başvuru iadesi" menüsü üzerinden alınabilecek.
Şubeler üzerinden yapılacak iade işlemleri ise vatandaşların Ziraat Bankası şubelerine başvurarak sıra çağrı sistemi numarası almasının ardından gerçekleştirilecek.
Hesabını kapatan vatandaşların iade işlemleri de ilgili şubeler aracılığıyla yapılacak.

CHP kurultayı davası 1 Temmuz'a ertelendi

CHP'nin 38. Olağan Kurultayı'nda usulsüzlük yapıldığı iddiasıyla açılan ceza davasının beşinci duruşması 6 Mayıs'ta Ankara 26. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görüldü. Ara kararını veren mahkeme, davayı 1 Temmuz'a erteledi

06.05.2026 11:54:00
Haber Merkezi
CHP kurultayı davası 1 Temmuz'a ertelendi
CHP kurultayı davası 1 Temmuz'a ertelendi
CHP'nin 38. Olağan Kurultayı'nda usulsüzlük yapıldığı iddiasıyla açılan ceza davasının beşinci duruşması 6 Mayıs'ta Ankara 26. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görüldü.

Ara kararını veren mahkeme, davayı 1 Temmuz'a erteledi.

Bir sonraki davada İBB davasında etkin pişmanlık ifadesi veren Adem Soytekin'in dinlenmesine karar verildi.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, 4-5 Kasım 2023'teki 38. Olağan Kurultay sürecinde bazı delegelere "oy karşılığında para" teklif edildiği öne sürülüyor.

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan ve İstanbul'da tutuklu bulunan Ekrem İmamoğlu'nun yanı sıra 11 kişi sanık sandalyesinde.

Savcılık, İmamoğlu'nun, "Divan Başkanı" olarak görev yaptığını, diğer şüphelilerin de iştirak halinde hareket ettiğini iddia ediyor.

Sanıklar hakkında "oylamaya hile karıştırma" suçlamasıyla bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası talep ediliyor.

İddianamede eski CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu mağdur olarak yer alıyor.
İmamoğlu'nun yanı sıra sanıklar arasında İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, tutuklu Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat, CHP Erzurum İl Başkanı Serhat Can Eş, CHP Parti Meclisi Üyesi Baki Aydöner, Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, Hüseyin Yaşar, Mehmet Kılınçaslan, CHP Bitlis İl Başkanı Metin Güzelkaya ve Özgen Nama bulunuyor.

Önceki duruşmalarda neler yaşandı?
Davanın dördüncü duruşması 1 Nisan'da görüldü. Üçüncü duruşma ise 23 Şubat'ta yapıldı.

Ara kararını açıklayan mahkeme, dosyanın Aziz İhsan Aktaş davası olarak bilinen dava dosyasıyla birleştirilmesi için İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi'ne müzekkere yazılmasına karar verdi.

İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi 24 Ocak'ta "dosyalar arasında fiili ve hukuki bağlantı bulunmadığı" gerekçesiyle birleştirme talebini reddetti.

Bu duruşmada eski CHP delegeleri ve CHP üyeleri tanık olarak dinlendi.

Tanıklar, delegelerin kurultayda oy kullanmaları karşılığında para teklif edildiği, para ve hediye alış verişi olduğu iddialarını dile getirdi.

Avukatlar, tanıkların "şahsen bir şeye şahit olmadığını" ve "duydum" gibi ifadelerle konuştuğunu söyleyerek suçlamaları reddetti.

Kasım 2025'te başlayan mahkemenin ikinci duruşması 13 Ocak'ta yapılmıştı.

Görev tartışması yaşandı
Eski Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Lütfü Savaş ve bazı delegeler, 38. Olağan Kurultayı ile Nisan 2025'teki 21. Olağanüstü Kurultayının iptali için bir dava açmıştı.

Bu dava Ankara 42. Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından 24 Ekim'de reddedilmişti.

Bu dava ise bundan ayrı bir ceza davası.

Dava başlamadan önce, hangi mahkemenin yetkili olduğu konusunda asliye ceza mahkemesi ile ağır ceza mahkemesi arasında görev tartışması yaşandı.

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi, davayı "görevsizlik" kararı veren 26. Ankara Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülmesine hükmetti.

Mahkeme bu karara itiraz ederek Anayasa Mahkemesi'ne götürdü.

Anayasa Mahkemesi ise 10 Eylül'de mahkemenin başvurusunu reddetti ve davanın Ankara 26. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülmesi kesinleşti.

Öte yandan CHP yönetimi 24 Ekim'deki duruşma öncesi kurultay davasını düşürmek için yeni bir hamle yapmış ve 39. Olağan Kurultay kararı almıştı.

Özel'in başkanlığında duruşmadan bir gün önce toplanan Parti Meclisi'nde, kurultayın 28-30 Kasım tarihlerinde yapılması kararlaştırılmıştı.

Muhittin Böcek ile oğlu ve gelinin mal varlıklarına el konuldu

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, Muhittin Böcek ile oğlu ve gelinin mal varlıklarına el konuldu

06.05.2026 11:07:00
İhlas Haber Ajansı
Muhittin Böcek ile oğlu ve gelinin mal varlıklarına el konuldu
Muhittin Böcek ile oğlu ve gelinin mal varlıklarına el konuldu
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, Muhittin Böcek ile oğlu ve gelinin mal varlıklarına el konuldu.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında aralarında tutuklu Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek'in gelini Zuhal Böcek'in de bulunduğu 3 kişi, 30 Nisan'da gözaltına alınmıştı. Emniyette işlemleri biten 3 kişi adliyeye sevk edilmiş, savcılıkta ifadeleri alınan şüphelilerden Zuhal Böcek, "suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama" suçundan tutuklanmıştı.

Mal varlıklarına el konuldu
Konuyla ilgili soruşturma sürerken, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nca, şüpheliler Muhittin Böcek, Mustafa Gökhan Böcek ile Zuhal Böcek'in 'rüşvet alma', 'rüşveti temin etme', 'irtikap' ile 'suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama' suçlarından mal varlıklarına el konuldu.İHA

Konya'da çok sayıda makineli tüfek ve tabanca ele geçirildi

Konya'nın Beyşehir ilçesinde KOM ekiplerince düzenlenen silah operasyonunda çok sayıda kalaşnikof benzeri yerli üretim makineli tüfek ve tabanca ele geçirilirken, 11 kişi gözaltına alındı

06.05.2026 10:23:00
İhlas Haber Ajansı
Konya'da çok sayıda makineli tüfek ve tabanca ele geçirildi
Konya'da çok sayıda makineli tüfek ve tabanca ele geçirildi
Konya'nın Beyşehir ilçesinde KOM ekiplerince düzenlenen silah operasyonunda çok sayıda kalaşnikof benzeri yerli üretim makineli tüfek ve tabanca ele geçirilirken, 11 kişi gözaltına alındı.



İl Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele (KOM) Şube Müdürlüğü ekiplerince Beyşehir Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen çalışmalar kapsamında silah operasyonu düzenlendi. Yürütülen çalışmalar neticesinde, Beyşehir ilçesinde belirlenen 13 ikamet, 3 iş yeri ve 18 araca eş zamanlı operasyon gerçekleştirildi.



Operasyon kapsamında yapılan aramalarda 51 adet AK-47 kalaşnikof benzeri yerli üretim makineli tüfek, 1 adet uzi otomatik tabanca, 34 adet tabanca, 2 adet av tüfeği, 41 adet fişek ve 10 adet tüfek kartuşu ele geçirildi. Operasyonda 11 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı. Konuyla ilgili adli tahkikatın çok yönlü olarak sürdüğü bildirildi.

Öte yandan, soruşturmanın ilk aşamalarında gerçekleştirilen iki ayrı ara yakalamada toplam 101 adet ruhsatsız tabanca ve şarjör ele geçirilirken, 3 şüpheli şahıs tutuklanmıştı.

Nisan ayında en az 26 kadın katledildi

Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu'na göre geçen ay en az 26 kadın erkekler tarafından öldürüldü

05.05.2026 16:22:00 / Güncelleme: 05.05.2026 16:28:51
Haber Merkezi
Nisan ayında en az 26 kadın katledildi
Nisan ayında en az 26 kadın katledildi
Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu'na göre geçen ay en az 26 kadın erkekler tarafından öldürüldü, 23 kadın da şüpheli şekilde ölü bulundu.

Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu geçen aya ilişkin verilerini yayımladı. Buna göre Türkiye'de nisanda en az 26 kadın öldürülürken, 23 kadın da şüpheli şekilde ölü bulundu.

Rapora göre öldürülen 26 kadından 20'sinin hangi bahaneyle öldürüldüğü tespit edilemedi. 4'ü ekonomik bahanelerle, 1'i barışmayı kabul etmemesi bahanesiyle, 1'i de bebeğini aldırmadığı bahanesiyle öldürüldü.

Kadınların yüzde 69'u evlerinde öldürüldü

Katledilen 26 kadından 10'u evli olduğu erkek, 2'si eskiden evli olduğu erkek, 2'si birlikte olduğu erkek, 1'i babası, 1'i akrabası, 1'i oğlu ve 1'i tanıdığı tarafından öldürüldü. Kadınların 18'i evinde, 2'si sokakta, 1'i otelde, 1'i arabada, 1'i su kenarında ve 1'i boş arazide öldürüldü. 2 kadının öldürüldüğü yer tespit edilemedi. Kadınların yüzde 69'u evlerinde katledildi.

Cinayetlerin 16'sı ateşli silahlarla, 2'si boğularak, 7'si kesici aletlerle, 1'i de darbedilerek öldürüldü.

Eylem Tok cezaevinden mektup gönderdi

Eylem Tok, ABD'deki cezaevinden gönderdiği mektupta Kemerburgaz’daki ölümlü kazanın ardından oğlu Timur Cihantimur’u kaçırmasının sorumluluğunu üstlendi. Eylem Tok, “Eğer bir hata varsa en büyük sorumluluk anne ve babası olarak bize aittir” dedi

05.05.2026 10:58:00
Haber Merkezi
Eylem Tok cezaevinden mektup gönderdi
Eylem Tok cezaevinden mektup gönderdi
İstanbul Kemerburgaz'da 1 Mart 2024'te meydana gelen ölümlü trafik kazasının ardından oğlu Timur Cihantimur'u önce Mısır'a, ardından ABD'ye kaçıran yazar Eylem Tok, Boston'daki tutukluluğunun sürdüğü cezaevinden 3 sayfalık bir mektup gönderdi.

Avukatı aracılığıyla kamuoyuna yansıyan mektupta Tok, "Eğer bir hata varsa bunun en büyük sorumluluğu anne ve babası olarak bize aittir. Evladımızı çok sevdik, çok koruduk; belki de bazı anlarda gerekli sınırları koyamadık. Bunun yükünü her gün yüreğimde taşıyorum" ifadelerine yer verdi.

Mektubunda olay gecesi "içgüdüsel" davrandığını savunan Tok, 16 yaşındaki oğlunu korumak dışında bir amacı olmadığını belirterek, "Bir annenin kendi çocuğunu koruma çabası, başka bir ailenin acısını hafifletmez. Bunun bilincindeyim ve bu gerçekle yaşamayı öğrenmeye çalışıyorum" dedi.

Hayatını kaybeden Oğuz Murat Aci'nin ailesine başsağlığı dileyen Tok, "Bu kaybın telafisi yok, biliyorum. Ancak yasal varislerle bir sulh anlaşması yaparak helalleştiğimizi de belirtmek isterim" ifadelerini kullandı. Ayrıca kaza yerine gitmediğini, telefonları almadığını ve polisin aranmasını engellemediğini iddia etti.

Kaza ve kaçış süreci

Kaza, Eyüpsultan Kemerburgaz Belgrad Ormanı yolunda saat 23.50 sıralarında meydana geldi. Timur Cihantimur'un ehliyetsiz kullandığı 34 EEG 06 plakalı araç, yol kenarında arıza nedeniyle park halinde bulunan üç ATV'ye çarptı. Kazada 29 yaşındaki Oğuz Murat Aci hayatını kaybetti; Süleyman Keçici, İbrahim Gümüş, Hasan Topal ve Tahsin Arslan yaralandı. Tanıklara göre araç aşırı hızlıydı ve kaza sonrası sürücü olay yerinden uzaklaştı.

Eylem Tok, oğlu Timur'u olay yerinden aldıktan sonra eşi Bülent Cihantimur'u bilgilendirdi. Anne-oğul, 2 Mart 2024'te önce Mısır'a, ardından ABD'ye kaçtı. Türkiye'nin iade talebi üzerine 14 Haziran 2024'te Boston'da yakalandılar. Her ikisinin de tutukluluk hali devam ediyor. Timur Cihantimur ayrı bir soruşturmayla "taksirle öldürme ve yaralama" suçlamasıyla yargılanıyor.

Hukuki gelişmeler

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın Şubat 2026'da hazırladığı iddianamede, Eylem Tok ve eski eşi Bülent Cihantimur'un da aralarında bulunduğu 5 şüpheli için "suçluyu kayırma" ve "suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme" suçlarından 10'ar yıla kadar hapis cezası istendi. İddianamede, ailenin kazadan hemen sonra delil kararttığı ve Timur'u yurt dışına çıkardığı vurgulandı.

ABD mahkemesi, Türkiye'nin iade talebini Şubat 2025'te kabul etmişti ancak Eylem Tok'un avukatlarının itirazı üzerine süreç geçici olarak durduruldu. Tutukluluk kararları ise Ekim 2024'teki üçüncü duruşmada da onandı.

Aci ailesinin durumu

Olayın ardından Oğuz Murat Aci'nin eşi Şükriye Aci şikayetinden vazgeçti ve yasal varislerle sulh sağlandı. Bu karar, Aci ailesi içinde tartışmalara yol açtı. Özer Aci (ölenin babası), "Benim oğlumun kanını sattı" diyerek tepki gösterdi. Şükriye Aci ise para iddialarını yalanladı ve aile içi baskıdan söz etti. Eylem Tok'un mektubunda bahsettiği "helalleşme", bu sulh anlaşmasına işaret ediyor.

Eylem Tok mektubunda sessiz kalmayı tercih ettiğini ancak "eksik ve önyargılı yorumlar" nedeniyle konuşma ihtiyacı duyduğunu da belirtti. "Kimseye bilerek ya da isteyerek zarar vermediklerini" savunan Tok, sürecin hem hukuki hem insani bir sınav olduğunu ifade etti.

Olay, Türkiye'de uzun süre gündemde kalmış, ehliyetsiz araç kullanımı, aile korumacılığı ve adalet tartışmalarına yol açmıştı. Eylem Tok ve Timur Cihantimur'un iade süreci ile Türkiye'deki davalar devam ederken, Tok'un cezaevinden gönderdiği mektup kamuoyunda yeni tartışmalara neden oldu.

Rusya'nın Balkanlar'a ilgisinin arka planı


 
Rus düşünce tarihi üzerine yaptığı akademik çalışmalarla öne çıkan Tayyip Çakan’ın kaleminden Balkanlar’ın tarihsel ve düşünsel arka planına odaklanan “Rus Düşünce Tarihinde Balkanlar (1711-1877)” kitabı okurlarla buluştu.
 

05.05.2026 08:21:00
ABDÜLKADİR GÜNDOĞDU
 Rusya'nın Balkanlar'a ilgisinin arka planı
 Rusya'nın Balkanlar'a ilgisinin arka planı

"Rus Düşünce Tarihinde Balkanlar (1711-1877)" adlı eseri, 2026 yılının öne çıkan araşturma eserlerinden biri...
Kitap Osmanlı coğrafyasını konu alıyor. Rus zihniyetinin Balkanlara bakışı kitabın ana eksenini oluşturuyor. Özellikle Balkanlardaki isyanlarda Rus parmağı...
Hürriyet Kitap etiketiyle yayımlanan eser, Slavcılık ve Pan-Slavizm düşüncesinin yükselişiyle birlikte Balkan halklarının Rus düşünce dünyasında kazandığı anlamı, edebiyat ile tarih arasındaki etkileşim çerçevesinde ele alıyor.

Baştan sona bizim tarihimiz

"Rus Düşünce Tarihinde Balkanlar", I. Petro döneminden 93 Harbi'ne (1877) kadar uzanan süreçte Balkan isyanlarını yalnızca askerî ve diplomatik gelişmeler çerçevesinde değil; Rus aydınları, yazarları ve basınının perspektifinden inceleyerek çok katmanlı bir okuma sunuyor. Tayyip Çakan, "Bu eser, I. Petro döneminden 93 Harbi'ne kadar geçen sürede Rusya'nın Balkanlara yönelik giderek büyüyen ilgisini incelemektedir. Eser, yakınçağ Osmanlı tarihinin en önemli dönüm noktalarından biri olan 93 Harbi öncesinde gerçekleşen Balkan isyanlarını, Rus aydınlarının ve basınının perspektifinden incelemeyi amaçlamaktadır" sözleriyle kitap hakkındaki düşüncelerini aktarıyor.
"Rus Düşünce Tarihinde Balkanlar", tarih ve düşünce dünyasına ilgi duyan okurların yanı sıra Osmanlı-Rus ilişkilerini farklı bir perspektiften değerlendirmek isteyen geniş bir okuyucu kitlesine hitap ediyor. Disiplinlerarası yapısıyla, edebiyat, basın ve tarih ekseninde derinlikli bir analiz sunan eser, Balkan meselesine çok yönlü bir bakış geliştirmek isteyenler için önemli bir kaynak niteliği taşıyor.

Dr. Tayyip Çakan, ilk, orta ve lise öğrenimini Antalya'da tamamladı. 2016 yılında Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Rus Dili ve Edebiyatı Bölümü'nden mezun oldu. 2017 yılında Hacettepe Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Tarih Anabilim Dalı'nda yüksek lisans eğitimine başladı. "Nikolay Leskov ve Rusya'da Edebiyat ve İdeoloji" başlıklı tezini tamamlayarak 2020 yılında yüksek lisans derecesini aldı. Aynı yıl İstanbul Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Tarih Bölümü Yakınçağ Tarihi Anabilim Dalı'nda doktora programına başladı. "Rus Edipleri ve Basını Çerçevesinde 1875 Bosna-Hersek ve 1876 Bulgaristan Ayaklanmaları" başlıklı doktora tezini tamamlayarak doktor unvanını aldı. Rus düşünce tarihi üzerine çalışmalarını sürdürmektedir.

İstanbul'da Halk Ekmek'e zam geldi

İBB iştiraki Halk Ekmek AŞ, normal ve kepekli ekmek fiyatlarına yüzde 25 zam yaptı. Zamla birlikte 250 gramlık normal ve kepek ekmeğin fiyatı 10 liradan 12,5 liraya yükseldi 

04.05.2026 18:35:00
Haber Merkezi
İstanbul'da Halk Ekmek'e zam geldi
İstanbul'da Halk Ekmek'e zam geldi
İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) iştiraki Halk Ekmek AŞ, normal ve kepekli ekmek fiyatlarına yüzde 25 zam yaptı. Zamla birlikte 250 gramlık normal ve kepek ekmeğin fiyatı 10 liradan 12,5 liraya yükseldi. Yeni fiyatlar bugün itibarıyla tüm Halk Ekmek satış noktalarında uygulanmaya başlandı.

Halk Ekmek AŞ'den yapılan açıklamada, zam kararının artan üretim maliyetleri nedeniyle zorunlu hale geldiği belirtildi. Un fiyatlarındaki yükseliş, enerji giderleri, nakliye maliyetleri ve genel enflasyon baskısı, şirketin bu adımı atmasında etkili oldu. Yetkililer, kaliteli ve hijyenik üretimi sürdürmek için fiyat güncellemesinin kaçınılmaz olduğunu vurguladı. Diğer ekmek çeşitleri ve ambalajlı ürünlerde ise şu an için bir değişiklik yapılmadığı öğrenildi.

Halk Ekmek, İstanbul'da dar gelirli vatandaşların temel gıda maddesi olan ekmeğe erişimini kolaylaştırmak amacıyla faaliyet gösteren önemli bir kurum. Şehir genelinde yüzlerce satış noktasıyla hizmet veren şirket, özellikle emekliler, öğrenciler ve düşük gelir grupları için uygun fiyatlı ekmek alternatifi sunuyor. Ancak son dönemde yaşanan genel ekonomik sıkıntılar, un ve enerji gibi girdi maliyetlerini önemli ölçüde artırdı. Türkiye genelinde de fırıncılar benzer maliyet baskıları nedeniyle zamlara gitmiş, standart ekmek fiyatlarında da artışlar yaşanmıştı.

Vatandaşlar arasında zam tepkileri hızlı yükseldi. Sosyal medyada birçok kullanıcı, "Ekmeğe her zam daha da zorlaştırıyor" yorumlarını yaparken, bazıları da maliyet artışlarını anlayışla karşıladıklarını ifade etti. Özellikle büyükşehirlerde yaşam maliyeti yüksek olduğu için bu tür zamlar dar kesimleri doğrudan etkiliyor. Bir ailenin günlük ekmek tüketimi göz önüne alındığında, aylık bütçeye yansıyacak ek yükün 100-150 lirayı bulabileceği hesaplanıyor.

İBB yetkilileri, zamın sınırlı tutulduğunu ve Halk Ekmek'in sosyal sorumluluk misyonunu sürdüreceğini belirtti. Şirket, üretimde verimlilik artırıcı önlemlerle maliyetleri kontrol altında tutmaya çalışacağını açıkladı. Önümüzdeki dönemde un destekleri veya belediye sübvansiyonları gibi adımların gündeme gelip gelmeyeceği ise merak konusu.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.