HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 09 AĞUSTOS 2022, SALI

Mevla kelimesinin anlamı

24.09.2012 00:00:00
Bazı Ehli Sünnet âlimleri Gadir-i Hum olayını inkâr edemedikleri için "Ben kimin mevlası isem Âli de onun mevlasıdır" hadisindeki mevla kelimesini ve bu hadisi tahrif etmeye çalışmışlar ve hadiste geçen mevla kelimesini "dost" manası ile eşdeğer tutmuşlardır. Oysa bu yanlış bir yaklaşımdır.
Mevla kelimesi Arap lügatinde genelde on tane anlam ifade eder. 1- Malik, 2- Köle, 3- Dost, 4- Yardımcı (sözleşmek), 5- Başkasının eliyle Müslüman olan, 6- Arap olmayan, 7- Evla- ihtiyar sahibi, 8- Amcaoğlu, 9- Komşu, 10- İki yeminci. Hadis içerisinde geçen mevla kelimesinin yukarıdaki lügat manalarına dayanarak ve birkaç delile göre evla yani ihtiyar sahibi manasında olduğu görülecektir. 1. Delil: Hadisin baş kısmında Peygamber şöyle buyuruyor; "Ben müminlere kendi nefislerinden daha evla (ihtiyar sahibi) değil miyim?" Akli ve nakli delillere göre Peygamber müminlere nazaran ihtiyar sahibidir. Zira Allah-u Teâlâ Ahzab suresinin altıncı ayetinde şöyle buyuruyor; "Peygamber müminlere kendi canlarından daha yakındır." 2. Delil: Gadir-i Hum'da konu ile ilgili nazil olan ayet Maide suresinin 67. ayetidir. Zira insanların dostu olmak onların kargaşa ve fesat çıkarmasına neden olmaz. Öyle ise neden Peygamber bu emri tebliğ etmekten endişeye kapılmıştır. Zira bunun mukabilinde yüce Allah, Resulüne; "bu emri yerine getirmediğin takdirde risalet görevini ifa etmemiş olacaksın" diye buyurmuştur. 3. Delil: Maide suresi üçüncü ayette Allah-u Teâlâ şöyle buyurmuştur;"Bu gün sizin dininizi kemale erdirdim ve nimetimi sizlere tamamladım ve sizin için İslam dinini seçtim, razı oldum." Zira dostu ve yardımcıyı insanlara duyurmak dinin kemale ermesine, nimetin tamamlanmasına ve Allah'ın İslam dinine razı olmasına neden olmaz. 4. Delil: Gadir-i Hum olayının gerçekleşme şeklidir. Peygamberin bir dostunu tanıtmak maksadı ile 120 bin kişiyi namüsait bir yerde ve güneşin yakıcı sıcağı altında toplaması mümkün olamaz. Çünkü orası bir çöl ortası idi. Hatta bu durumun nedenini anlayana kadar, insanlar bile şaşkınlık içerisindeydiler. Bir de şu noktaya işaret olunursa gaye ve hedef ortaya çıkacaktır. O da şudur; sanki Peygamber daha önce Ali'yi sevdiğini ve onun dostu olduğunu açıklamamıştır! Allah-u Teâlâ Tevbe suresinin 71. ayetinde şöyle buyuruyor; "Mümin erkeklerle mümin kadınlar da birbirlerinin velileridir." (Dostlarıdır). Bu ayetten sonra Resulullah'ın o kadar insanı, yalnızca dostunu ilan etmek, duyurmak için toplamış olması mümkün değildir ve böyle bir amaçla bunu yapmak yanlıştır. Resulullah da yanlış ve Allah'ın hükmü dışında bir şey yapmayacağına göre mesele dostu tanıtmaktan çıkmış ve velayet emrini tebliğ etmek için Gadir-i Hum hutbesini beyan buyurmuştur. 6. Delil: Mearic suresinin birinci ayetinin nüzul sebebine bakıldığında hadiste geçen mevla kelimesinin -dost- anlamında olmadığı anlaşılır. Mearic suresinin birinci ayeti Haris b. Numan-ı Fahri hakkında nazil olmuştur. Ayetin nüzul sebebi kısaca şundan ibarettir.
Hz. Peygamber (s.a.a) Efendimiz Gadir-i Hum vadisinde insanların gözleri önünde Hz. Ali (a.s) hakkında, "Ben kimin mevlası isem Ali'de onun mevlasıdır" sözünü buyurduktan sonra, bu haber beldelere ve şehirlere yayıldı. Bunun üzerine Haris b. Numan Peygamber efendimizin huzuruna gelerek şöyle dedi; "Sen bize Allah'ın vahdaniyetine ve kendi Resullüğüne dair şahadet getirmemizi emrettin, biz de kabullendik ve şahadet getirdik. Sonra bizi cihada, hacca, oruca, namaza ve zekâta emrettin bunları da kabullendik. Ama sen bunlarla yetinmedin, kalktın bir de bu genci (Ali'yi) kendine halife tayin ettin ve 'Ben kimin mevlası isem Ali de onun mevlasıdır"'dedin. Acaba bu söz kendi tarafından mıdır, yoksa Allah tarafından mıdır?" Hz. Peygamber (s.a.a) buyurdu ki; "Kendisinden başka mabub olmayan Allah'a and olsun ki, bu söz Allah tarafındandır." Haris b. Numan Peygamberden yüzünü çevirerek şöyle söylenmeye başladı; "Ya Rabbi, eğer bu söz hak ise kendi tarafından bize gökten taş yağdır." Bu esnada gökten bir taş düşmüş ve neticede Haris b. Numan ölmüştü. Bu olaya binaen Mearic suresinin 1. ayeti nazil olmuştur; "İsteyen biri, istedi gelip çatacak azabı."
Allame Emini "El-Gadir" adlı eserinde, yukarıda ki olayı Ehl-i Sünnetin önde gelen, tanınmış otuz tane âliminden nakletmiştir.  Zikrolunan altı delilden anlaşılan şudur ki, inkâr edilmesi mümkün olmayan Gadir-i Hum olayındaki Peygamber efendimizin Hz. Ali (a.s) hakkında buyurmuş olduğu hadisteki mevla, dost anlamında değil de, evla- ihtiyar sahibi anlamındadır. Ama ne yazık ki, Emevi elleri ve zihniyeti bu tarihi gerçeği de inkâr edemedikleri için böyle bir tahrif safsatasına düşmüşlerdir. Konu hakkında daha detaylı ve geniş bilgi almak isteyenler Prof. Dr. Haydar Baş Hocaefendinin kaleme almış olduğu "İmam Ali" isimli eserine müracaat edebilirler.    
 
Mehdi Aksu / diğer yazıları
- Eleştiri nedir ve nasıl olmalıdır? / 03.12.2012
- Maruf’a davet terk edilince değerler yozlaşır / 02.12.2012
- Hayırlı ümmetin önemli özelliği / 28.11.2012
- Marufa davet etmenin yöntemleri / 27.11.2012
- Marufa emretme ve münkerden nehyetme / 25.11.2012
- Bu mudur Ehl-i Beyt sevgisi / 22.11.2012
- İmam Hüseyin ve sünnet kavramı / 21.11.2012
- Muharrem aylarında genelde konuşulmayanlar / 20.11.2012
- İmam Hüseyin’i anlayabildik mi? / 19.11.2012
- Sönmeyen ebedi aşkın Hüseyin / 17.11.2012
- Hz. Hüseyin’in faziletlerinden / 16.11.2012
- “Biz” olmanın gerekleri / 14.11.2012
- Biz!-II / 13.11.2012
- Biz!-I / 12.11.2012
- Ehl-i Beyt’in yüce makamı / 06.11.2012
- Marifet-i Ehl-i Beyt / 05.11.2012
- Yeni Mesaj okurlarına-II / 02.11.2012
- Yeni Mesaj okurlarına-I / 01.11.2012
- Marifet-i İmam / 31.10.2012
- Tanıma (marifet) / 30.10.2012
- Mürekkebi döken değil, içendir ehil / 29.10.2012
- Anlayış meselesi / 23.10.2012
- Velayet hadislerinden... / 20.10.2012
- Ehl-i Beyt imamları dinin mercileridir / 19.10.2012
- Ehl-i Beyt imamları dinin mercileridir / 19.10.2012
- Ehl-i Beyt imamları dinin mercileridir / 18.10.2012
- "Kanlı gömlek" bir kez daha sahnede-II / 16.10.2012
- "Kanlı gömlek" bir kez daha sahnede-I / 15.10.2012
- Mezhepçilik fitnesini körüklemek ve gerçekleri çarpıtmak-VI / 13.10.2012
- Mezhepçilik fitnesini körüklemek ve gerçekleri çarpıtmak-V / 12.10.2012
- Mezhepçilik fitnesini körüklemek ve gerçekleri çarpıtmak-IV / 11.10.2012
- Mezhepçilik fitnesini körüklemek ve gerçekleri saptırmak-III / 09.10.2012
- Mezhepçilik fitnesini körüklemek ve gerçekleri saptırmak-II / 08.10.2012
- Mezhepçilik fitnesini körüklemek ve gerçekleri çarpıtmak-I / 06.10.2012
- Rivayetlerde On İki İmamın isimleri / 05.10.2012
- Kaynaklara göre On İki İmam hadisleri / 04.10.2012
- İmamete dair / 03.10.2012
- Zillet bizden uzaktır / 30.09.2012
- Kutsallara saldıran canilere sessiz kalma / 28.09.2012
- Zalim ne anlar masumiyetten / 27.09.2012
- İnkarı mümkün olmayan Gadir-i Hum / 26.09.2012
- Nur ve nar'ın furkanı / 25.09.2012
- Mevla kelimesinin anlamı / 24.09.2012
- İki kanıt / 23.09.2012
- Gelin canlar bir olalım / 20.09.2012
- Ehl-i Beyt sevgisinin faydası nedir? / 19.09.2012
- Allah için sevmenin önemi / 18.09.2012
- Sevgi ve nefret ilkelere göre olmalı / 17.09.2012
- Ehl-i Beyt'i tanıma ve tevhid / 15.09.2012
- Hz. Musa görüntüsünde firavunluk yapanlar / 14.09.2012
- Akıl mı, aşk mı? / 12.09.2012
- Dikkat! Zamanlardan fitne zamanı / 10.09.2012
- Ehl-i Beyt / 09.09.2012
- İcmal gençliği / 06.09.2012
- Barış Günü ve Suriye olayları / 05.09.2012
- Neden cahil kaldık? / 04.09.2012
- Ruhun gıdası ilahi reçetelerde aranmalıdır / 03.09.2012
- İnsan eğitiminde namazın rolü / 02.09.2012
- Maun Suresi ve müslümanların durumu / 01.09.2012
- Kişiler ve olayları analiz terazisi / 31.08.2012
- Akıl cevheri / 30.08.2012
- En şüca insan kimdir? / 29.08.2012
- Büyük cihadın ve küçük cihadın farklılıkları / 28.08.2012
- Neden cahil kaldık? / 27.08.2012
- Kimdir Müslüman? / 22.08.2012
- Midesi için yaşayanlar / 18.08.2012
- Seyr-i Sülukun alemdeki etkinliği / 17.08.2012
- Melekler kimlere nazil olur? / 16.08.2012
- İlim-iman farkı ve insanın tekamülü / 14.08.2012
- Nefis tezkiyesinin yapılmamasının zararları / 13.08.2012
- Emek ve hizmete kadirşinas olmak / 09.08.2012
- Dört kanun / 08.08.2012
- Hidayete vesile olmanın fazileti / 07.08.2012
- Öğretmenler ve öğretenlerin değeri / 06.08.2012
- İlme önem verebildik mi? / 05.08.2012
- Ortak akıl, saadet ve güzellik getirir / 04.08.2012
- Ortak akıl ve istişare / 03.08.2012
- Suriye olayları ve Arakan'da yaşanan vahşet / 30.07.2012
- Ekseni kayan birlik ve Suriye meselesi / 29.07.2012
- Suriye olaylarının analizi ve Müslümanların durumu / 28.07.2012
- Hayır konuşmayan, hayır bulamaz / 27.07.2012
- Hakkı haykırmak ilkeli olanların işidir / 26.07.2012
- Dalkavukluk alçaklıktır / 24.07.2012
- Ehl-i Beyt nimetine nankör olmanın ağır bedelleri / 23.07.2012
- İlim ve özgür ortam / 21.07.2012
- Çanakkale ruhu / 18.07.2012
- Gençlik ve önemi / 17.07.2012
- Gençlerin eğitiminin önemi / 16.07.2012
- Gençlik çağı kazanım dönemidir / 14.07.2012
- Vurdumduymazlık faciası / 13.07.2012
- Burjuvazi ile yozlaşan Müslümanlar / 12.07.2012
- Gösteriş budalası olmanın şekilleri / 10.07.2012
- Adam-adamcık / 09.07.2012
- Nehcü'l-Belağa'ya göre insan sınıfları / 07.07.2012
- Akıp giden ömürler / 06.07.2012
- Müslüman, kendisine kimleri model edinmelidir? / 05.07.2012
- Yanlışa tavır / 04.07.2012
- Şeytanlaşmış insanlar / 03.07.2012
- Allah'ın sevdiğini herkes sever mi? / 01.07.2012
- Allah'ı mı, halkı mı razı etmek? Hangisi kolay? / 30.06.2012
- Değerlerimizden ödün vermemeliyiz / 28.06.2012
- Medya ve Ehl-i Beyt programları / 28.06.2012
- Ehl-i Beyt sempozyumları ve bardağa dolu tarafından bakmak / 26.06.2012
- Değerlerinden ödün veren toplum gerilemeye mahkumdur / 25.06.2012
- Sığ düşünceler / 23.06.2012
- Vahdeti ilke edinenler / 22.06.2012
- Vahdetsizlik toplumların ecelini getirir / 20.06.2012
- Vahdeti ihlal edenin tevhidi bozulur / 19.06.2012
- Vahdet olgusuna göre yaşamanın önemi / 18.06.2012
- Ehl-i Beyt sempozyumları birliğimize hizmet ediyor / 17.06.2012
- Hedefsizlik faciası / 14.06.2012
- Terör fitneden kaynaklanır / 12.06.2012
- Fitne: Değerleri öldüren zehirin adı / 11.06.2012
- Fitne / 09.06.2012
- Din tüccarlarına karşı vazifelerimiz / 08.06.2012
- Din tüccarları / 07.06.2012
- Hz. Peygamberin, ümmeti adına korkuları / 06.06.2012
- Nur ile zulmetin savaşı / 05.06.2012
- Allah adına aldatan din tüccarları / 04.06.2012
- İnsan sretindeki şeytanlar / 03.06.2012
- İblis'in avlanma yöntemleri / 02.06.2012
- Hakka karşı batılın mücadele tarzı / 01.06.2012
- Bitmeyen Hak ve batıl mücadelesi / 31.05.2012
- Tarihi Ehl-i Beyt Sempozyumu'nda 7 sorunun cevabı-2 / 30.05.2012
- Tarih Ehl-i Beyt Sempozyumu'nda 7 sorunun cevabı-1 / 29.05.2012
- Hz. Ali'den yöneticilere-6 / 28.05.2012
- Hz. Ali'den yöneticilere-5 / 25.05.2012
- Hz. Ali'den yöneticilere-4 / 24.05.2012
- Hz. Ali'den yöneticilere-3 / 22.05.2012
- Hz. Ali'den yöneticilere-2 / 21.05.2012
- Hz. Ali'den yöneticilere-1 Halka hizmet Hakka hizmet midir? / 19.05.2012
- Rabbani alimler ve iktidarlarla ilişkileri-III / 18.05.2012
- Rabbani alimler ve iktidarlarla ilişkileri-II / 15.05.2012
- Rabbani alimler ve iktidarlarla ilişkileri-1 / 14.05.2012
- Köleler ve özgürler-2 / 13.05.2012
- Tarihi Ehl-i Beyt Sempozyumu’nun önemi / 12.05.2012
- Köleler ve Özgürler - 1 / 09.05.2012
- Hedef gösterme, hedef gösterilme-2 / 08.05.2012
- Hedef gösterme ve gösterilme-I / 07.05.2012
- Cahilliğin versiyonları - 2 / 05.05.2012
- Cahilliğin versiyonları - 1 / 03.05.2012
- Kuran ve Ehli Beyt beraberliği / 01.05.2012
- Vah haset edene, ah haset edilene! / 29.04.2012

Yeni Mesaj arşivinde 'tarihte bugün'

Yeni Mesaj Gazetesi arşivi 2001 yılına kadar eksiksiz içerikle erişime açık olup ayrıca tüm arşivde anahtar kelimelerle arama yapmak da mümkündür.

24.09.2011, 24.09.2010, 24.09.2009, 24.09.2008, 24.09.2007, 24.09.2006, 24.09.2005, 24.09.2004, 24.09.2003, 24.09.2002, 24.09.2001, 24.09.2000, 24.09.1999, 24.09.1998, 24.09.1997, 24.09.1996, 24.09.1995, 24.09.1994, 24.09.1993


logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 425 10 66
Faks: (212) 424 69 77
E-posta: [email protected] [email protected]


WhatsApp haber: (0542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2022

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez.