Milli devlet modeli olarak vergisiz Türkiye
Sosyal bir devlet olmanın en önemli şartlarından birisi de devletin, vatandaşından aldığından daha fazlasını ona hizmet olarak geri sunabilmesidir
23.08.2026 00:17:00
Haber Merkezi
Haber Merkezi





Sosyal bir devlet olmanın en önemli şartlarından birisi de devletin, vatandaşından aldığından daha fazlasını ona hizmet olarak geri sunabilmesidir.
Toplanan vergilerin az bir kısmını halkına hizmet olarak sunan devlet anlayışından, topladığı vergiden daha fazlasını halkına veren bir devlet anlayışına geçilecektir.
Milli Devlet'te vergi, devletin gelir kaynaklarından sadece birisidir. Senyoraj geliri ve yeraltı kaynaklarının devlet–millet ortaklığı ile işletilmesinden doğacak gelirler, Sosyal Devletin, vergilerden elde edilen kaynaktan daha fazlasını halkına hizmet olarak sunmasına imkan tanımaktadır.
Vergi alımında önemli olan kimlerden ne kadar vergi alınacağının tespitidir. Ekonomilerde denge noktası üretim ve tüketimin eşitlendiği noktadır.

Eğer her gelir düzeyi için aynı oranda vergi alırsak, bu, adalet olmayacak; aynı zamanda piyasalarda ciddi bir talep daralmasına da sebep olacaktır. Sosyal Devlet'in yapmak istediği; vergiyi, en az talep daralması ile toplumdan almaktır. Ancak bu sayede sosyal adalet temin edilebilir ve ekonominin büyümesi sağlanır.
Miktarı zamana ve koşullara göre değişebilmekle beraber; bugün, bizim Türkiye'miz için belirlediğimiz oran olarak geliri 200 bin TL'nin altında olan kesimden vergi alınmaması gerekmektedir. İlk bakışta, bu oran, gelir seviyesinde önemli bir dilim olduğu için, devletin bir vergi geliri kaybı olduğu düşünülebilir. Ancak vakıa öyle değildir.
Sosyal Devlet/Milli Devlet'in bu vergi anlayışı, devletin vergi gelirlerini arttırdığı gibi, ekonomileri de büyüten bir şekilde projelendirilmiştir.
Örneğin, geliri 50 bin TL olan bir esnaftan, devletin alacağı vergi miktarı %40'dan 20 bin TL'dir, diye düşünelim. Tezimizde ortaya koyduğumuz üzere, bu verginin alınmayacağını kabul edersek; söz konusu 50 bin TL, piyasalarda kalacak ve dar gelirli kesimin elinde olan bu para tüketime kanalize edilecektir.

Türkiye piyasaları şartlarında bir yıl içerisinde para 16 kez el değiştirmektedir. Bu da, yılda 50 bin TL'lik paranın 800 bin TL'lik bir tüketime, dolayısıyla bir üretim artışına sebep olması demektir.
Ortalama %30 kâr marjı ile paranın ticarette dolaştığını düşündüğümüzde; 800 bin TL'lik üretim artışı, ortalama 240 bin TL'lik bir gelir oluşumuna imkân verecektir. Devletin bundan alacak olduğu vergi ise 96 bin TL'dir. Yani dar gelirliden vergi almadığı için 20 bin TL'lik bir vergi kaybı olduğu zannedilen devlet, gerçekte üreten kesimden 96 bin TL'lik yeni vergi kazancı ile hem kaybını telafi etmiş, hem de fazlası ile kâra geçmiş olmaktadır.
Bu örnekte açıkça görüldüğü üzere Milli Ekonomi Modeli'nin söz konusu vergi anlayışı ile; aynı anda hem devlet, daha fazla vergi geliri elde etmiş, hem vergiden muaf tutulmak suretiyle tüketici kesim güçlendirilmiş hem de üreticinin en ciddi meselesi olan malına pazar ve müşteri bulunmuş olmaktadır.

Özetlersek, 200 bin TL'nin altında geliri olandan vergi alınmaması, tüketici kesimin bu vergi miktarınca gelirinin artmasına ve tüketim imkânlarının genişlemesine vesiledir. Bu sayede tüketici, pazarda ihtiyaçlarını almaya yönelecek, böylece pazarda daha çok malı satılan üretici de üretimini arttıracaktır. Daha çok kazanan üreticiden de daha çok vergi alınacaktır.
Sosyal Devlet'in dar gelirli kesimden vergi almaması, meydana gelen gelir dağılımındaki dengesizliği de ortadan kaldıracaktır. Bu bağlamda bir önemli adım da şudur: Dolaylı vergilere son verilerek doğrudan vergilendirme uygulamasına gidilecektir. Böylece vergide adalet de sağlanacaktır.
Ayrıca ikili vergi sistemi de devre dışı kalacaktır. Çünkü para ile para kazanma yerine, üretimle ve ticaretle para kazanma modelini hayata geçiren Milli Devlet, ikili vergi sistemine de son verecektir. Gerçek kayıt dışı diye nitelenebilecek off shore ülkelerde sanal olarak konumlanmış global şirketlerin vergi kaçırmasına imkan tanıyan mevzuatlarda da değişikliğe gidilecektir.
Milli Devlet'in vergi yaklaşımı, ekonomiyi büyüten, devletin gelirini katlayan ve sosyal adaleti de temin eden bir vergi sistemidir." (Prof. Dr. Haydar Baş Milli Ekonomi Modeli)
Toplanan vergilerin az bir kısmını halkına hizmet olarak sunan devlet anlayışından, topladığı vergiden daha fazlasını halkına veren bir devlet anlayışına geçilecektir.
Milli Devlet'te vergi, devletin gelir kaynaklarından sadece birisidir. Senyoraj geliri ve yeraltı kaynaklarının devlet–millet ortaklığı ile işletilmesinden doğacak gelirler, Sosyal Devletin, vergilerden elde edilen kaynaktan daha fazlasını halkına hizmet olarak sunmasına imkan tanımaktadır.
Vergi alımında önemli olan kimlerden ne kadar vergi alınacağının tespitidir. Ekonomilerde denge noktası üretim ve tüketimin eşitlendiği noktadır.

Eğer her gelir düzeyi için aynı oranda vergi alırsak, bu, adalet olmayacak; aynı zamanda piyasalarda ciddi bir talep daralmasına da sebep olacaktır. Sosyal Devlet'in yapmak istediği; vergiyi, en az talep daralması ile toplumdan almaktır. Ancak bu sayede sosyal adalet temin edilebilir ve ekonominin büyümesi sağlanır.
Miktarı zamana ve koşullara göre değişebilmekle beraber; bugün, bizim Türkiye'miz için belirlediğimiz oran olarak geliri 200 bin TL'nin altında olan kesimden vergi alınmaması gerekmektedir. İlk bakışta, bu oran, gelir seviyesinde önemli bir dilim olduğu için, devletin bir vergi geliri kaybı olduğu düşünülebilir. Ancak vakıa öyle değildir.
Sosyal Devlet/Milli Devlet'in bu vergi anlayışı, devletin vergi gelirlerini arttırdığı gibi, ekonomileri de büyüten bir şekilde projelendirilmiştir.
Örneğin, geliri 50 bin TL olan bir esnaftan, devletin alacağı vergi miktarı %40'dan 20 bin TL'dir, diye düşünelim. Tezimizde ortaya koyduğumuz üzere, bu verginin alınmayacağını kabul edersek; söz konusu 50 bin TL, piyasalarda kalacak ve dar gelirli kesimin elinde olan bu para tüketime kanalize edilecektir.

Türkiye piyasaları şartlarında bir yıl içerisinde para 16 kez el değiştirmektedir. Bu da, yılda 50 bin TL'lik paranın 800 bin TL'lik bir tüketime, dolayısıyla bir üretim artışına sebep olması demektir.
Ortalama %30 kâr marjı ile paranın ticarette dolaştığını düşündüğümüzde; 800 bin TL'lik üretim artışı, ortalama 240 bin TL'lik bir gelir oluşumuna imkân verecektir. Devletin bundan alacak olduğu vergi ise 96 bin TL'dir. Yani dar gelirliden vergi almadığı için 20 bin TL'lik bir vergi kaybı olduğu zannedilen devlet, gerçekte üreten kesimden 96 bin TL'lik yeni vergi kazancı ile hem kaybını telafi etmiş, hem de fazlası ile kâra geçmiş olmaktadır.
Bu örnekte açıkça görüldüğü üzere Milli Ekonomi Modeli'nin söz konusu vergi anlayışı ile; aynı anda hem devlet, daha fazla vergi geliri elde etmiş, hem vergiden muaf tutulmak suretiyle tüketici kesim güçlendirilmiş hem de üreticinin en ciddi meselesi olan malına pazar ve müşteri bulunmuş olmaktadır.

Özetlersek, 200 bin TL'nin altında geliri olandan vergi alınmaması, tüketici kesimin bu vergi miktarınca gelirinin artmasına ve tüketim imkânlarının genişlemesine vesiledir. Bu sayede tüketici, pazarda ihtiyaçlarını almaya yönelecek, böylece pazarda daha çok malı satılan üretici de üretimini arttıracaktır. Daha çok kazanan üreticiden de daha çok vergi alınacaktır.
Sosyal Devlet'in dar gelirli kesimden vergi almaması, meydana gelen gelir dağılımındaki dengesizliği de ortadan kaldıracaktır. Bu bağlamda bir önemli adım da şudur: Dolaylı vergilere son verilerek doğrudan vergilendirme uygulamasına gidilecektir. Böylece vergide adalet de sağlanacaktır.
Ayrıca ikili vergi sistemi de devre dışı kalacaktır. Çünkü para ile para kazanma yerine, üretimle ve ticaretle para kazanma modelini hayata geçiren Milli Devlet, ikili vergi sistemine de son verecektir. Gerçek kayıt dışı diye nitelenebilecek off shore ülkelerde sanal olarak konumlanmış global şirketlerin vergi kaçırmasına imkan tanıyan mevzuatlarda da değişikliğe gidilecektir.
Milli Devlet'in vergi yaklaşımı, ekonomiyi büyüten, devletin gelirini katlayan ve sosyal adaleti de temin eden bir vergi sistemidir." (Prof. Dr. Haydar Baş Milli Ekonomi Modeli)










































































































