logo
21 TEMMUZ 2026

Milli Devlet’te korunan değerler -2-

Namus emniyeti: Milli Devlet, namus emniyetinin garantisidir. Can ve malın, devlet garantisinde olduğu Milli Devlet sisteminde elbette ki, insanın fıtri bir özelliği olan namus ve toplumun en küçük yapıtaşı olan aile, devlet garantisinde korunması gereken önemli değerlerdendir

20.07.2026 00:14:00
Haber Merkezi
 
Milli Devlet’te korunan değerler -2-
Milli Devlet’te korunan değerler -2-
Namus emniyeti: Milli Devlet, namus emniyetinin garantisidir. Can ve malın, devlet garantisinde olduğu Milli Devlet sisteminde elbette ki, insanın fıtri bir özelliği olan namus ve toplumun en küçük yapıtaşı olan aile, devlet garantisinde korunması gereken önemli değerlerdendir.

Hazırladıkları beyannamelerde kadın ve erkeğin eşitliğinden söz ettikleri halde, aslında asrımızda kadını erkeklerin oyuncağı olarak kullananlar, namus emniyetinden ve kadının haysiyet ve şerefini korumaktan çok uzaktırlar.

Özel hayatında ve toplumda sömürülen kadın, hak ettiği değere ve namusuna yakışır bir hayata ancak Sosyal Devlet/ Milli Devlet içerisinde sahip olabilir. Tezimize göre, kadın geçimini temin için çalışmak zorunda da değildir.







Zira Sosyal Devlet/ Milli Devlet'in sunduğu imkanlarla kadının çalışmasına gerek kalmadan rahat yaşaması temin edilmektedir. Çalışmak kadın için bir mecburiyet olmaktan çıkarılıp, bireysel tercih haline getirilmektedir.

Kaldı ki, biz, Milli Devlet tezimizin Sosyal Devlet projeleri içinde kadına ayrıca haklar ve imkanlar tanıyarak, onun çalışmadan da maddi olanaklara sahip olmasını garanti altına aldık.

Bu kapsamda ev hanımlarının işçi statüsünde emekli edilmeleri, doğum yapan her anneye verilecek doğum ikramiyesi ve her doğan çocuğa maaş bağlanması ile; kadına, toplum içinde maddi olarak da ayrı bir saygınlık getirecektir.







– Din emniyeti: Milli Devlet, din emniyetinin de garantisidir. Bu noktada laik demokratik Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nde, laikliğin, gereği gibi uygulanmasının da Milli Devlet'le sağlanacağının altını çizmekte yarar vardır. Laiklik ilkesi, özetle, devlet işleri ile din işlerinin birbirinden ayrılması olarak tanımlanmaktadır. Buna göre, laikliğin ihlalinden bahsedebilmek için, kamu adına, devlet işinin din kaynaklı olarak yapılması gerekir.

Anayasanın 24. Maddesine göre de "Herkes, vicdan, dini inanç ve kanaat hürriyetine sahiptir. Kimse dini inanç ve kanaatlerinden dolayı kınanamaz ve suçlanamaz."
Din emniyetinin garantisi olan Milli Devlet'te, devlet, laikliğin gereği olarak din ve vicdan hürriyetinin sonuna kadar ve herkes tarafından kullanılmasının garantisi olacaktır. Aynı zamanda laikliğin bir diğer boyutu olan devlet işlerinin dini kaynaklı yapılmasının da önüne geçecektir.







– Vatan emniyeti: Sosyal Devlet/Milli Devlet, vatan emniyetinin de garantisidir. Vatan emniyeti, diğer saydığımız emniyetlerin tamamının sağlanması için de gereklidir. Vatan emniyetinin olmadığı yerde, hiçbir insan hakkı ve emniyetinden bahsedilemez. Vatan emniyeti, top yekun olarak milletin bekası varlığını devam ettirmesi demektir.

Vatan emniyeti demek, esasında milletin tamamına ait olan vatan topraklarının, yine milletin olarak kalmasının garanti edilmesidir. Bize göre vatan mukaddestir ve milletin malıdır.

Bugün milletten habersiz yabancılara devredilen yer altı kaynakları, satılan vatan toprakları, aslında millete ait olanın gizlice yabancılara verilmesidir.

Milli Devlet, vatan emniyeti ile, işte bunun önüne geçecek bir devlet anlayışını hayata geçirmektedir.







Sosyal Devlet/Milli Devlet'te ordunun güçlü olmasının üzerinde ısrarla durulmasının sebebi, bu temel güvenliklerin sağlanması içindir. Ancak güçlü ordu, milletlere yukarıda ifade ettiğimiz güvenlikleri sağlayabilir.

Görüldüğü gibi Milli Devlet, insana verdiği değer ve gösterdiği saygı ile, insan hakları konusunda da diğer sistemlerin ele almadığı konularda ayrıntılı düzenlemeler yapmıştır." Devam edecek (Prof. Dr. Haydar Baş Milli Ekonomi Modeli)

Gurbetçilerin Kapıkule'den yurda girişleri sürüyor

Yaz tatillerini memleketlerinde geçirmek isteyen gurbetçiler, Avrupa'nın çeşitli ülkelerinden çıktıkları binlerce kilometrelik yolculuğun ardından Kapıkule Sınır Kapısı'ndan Türkiye'ye giriş yapıyor. Uzun yolculuğun yorgunluğunu sınır kapısından geçer geçmez unuttuklarını söyleyen gurbetçiler, Türk bayrağını görmenin ve ezan sesini yeniden duymanın tarifsiz bir mutluluk olduğunu ifade etti

17.07.2026 12:41:00
İHA
 
Gurbetçilerin Kapıkule'den yurda girişleri sürüyor
Gurbetçilerin Kapıkule'den yurda girişleri sürüyor
Türkiye'nin Avrupa'ya açılan en büyük kara hudut kapısı olan Kapıkule Sınır Kapısı'nda yaz sezonuyla birlikte gurbetçi yoğunluğu yaşanıyor. Almanya, Fransa, Belçika, Hollanda ve Avusturya başta olmak üzere birçok Avrupa ülkesinden yola çıkan gurbetçiler, yıllık izinlerini aileleri ve yakınlarıyla geçirmek için ana vatana geliyor. Kavurucu sıcaklara ve uzun yolculuğun yorgunluğuna rağmen memleketlerine ulaşmanın sevincini yaşayan gurbetçiler, sınır kapısından içeri girdikleri ilk anda hissettikleri duygunun her şeye değdiğini belirtiyor. İlk duraklarının anne-babaları, akrabaları ve yıllardır özlemini çektikleri memleketleri olduğunu söyleyen gurbetçiler, Türkiye ile bağlarının hiçbir zaman kopmadığını dile getiriyor.






"Ezan sesine hasret kalıyoruz"

Fransa'nın Marsilya şehrinden yola çıkan Gökhan Koçak, "Fransa'nın Marsilya şehrinden yola çıktım, Ankara'ya sevdiklerimi görmeye gidiyorum. Ülkeye ilk girdiğimde her zamanki gibi yine çok duygulandım. Yolun verdiği yoğunluğu ve yorgunluğu ülkemize girer girmez unutuyorum. Çünkü bu bambaşka bir duygu. Öncelikle bayrağımızı görmek, ardından ezan sesini duymak insanı çok etkiliyor. Evet, Avrupa'da ezan sesine hasret kalıyoruz. Bazı Avrupa ülkelerinde ezan dışarıya verilmediği için bunu yaşayamıyoruz. Bu yüzden ülkemize geldiğimizde ilk hissettiğimiz şeylerden biri de ezan sesi oluyor. Burada doğup büyüdüm, sonradan yurt dışına gittim. Her sene olduğu gibi bu yıl da ülkeme gelmenin mutluluğunu yaşıyorum. İnşallah iznim güzel geçer. Sağ salim geldik, dönüşte de yine sağ salim dönmeyi nasip etsin" dedi.








"Yorgunluğumuzu ülkeye girince unutuyoruz"

Eda Nur Koçak ise, "Maalesef Fransa'da bunlar yok, hasret kalıyoruz. Çok mutluyuz. Tabii ki yol yorgunuyuz ama ülkeye giriş yaptığımız andan itibaren bütün yorgunluğumuzu unutuyoruz. Rabbim, memleketine gelmek isteyen herkese bunu nasip etsin inşallah. Şu anda eşimin ailesinin yanına gidiyoruz. Onları da çok özledik. Çok mutluyuz. Yolumuzun büyük kısmını tamamladık. İnşallah Ankara'ya sağ salim ulaşacağız" dedi.








"Memlekete geldiğinizde insanda bambaşka bir duygu oluşuyor"

Fransa'da yaşayan Enes Dağlar, "Fransa'da yaşıyorum, memleketim Sivas'a gidiyorum. Gurbet zor. Anne ve babadan ayrı kalınca daha da zor oluyor. Ama aileniz yanınızdaysa orada da normal bir hayat sürüyorsunuz. Ben beş yıl öncesine kadar Türkiye'de yaşıyordum. İnşaat sektöründe, demir işinde çalışıyordum. Evlendikten sonra Fransa'ya yerleştim. Türkiye'de sabah 08.00'de iş başı yapıyordum. Fransa'da ise sabah 06.00'da kalkıyorum. Patron beni 06.30-06.40 gibi alıyor, yine 08.00'de iş başı yapıyoruz. Orada herkes kendi yemeğini götürüyor. Çalışma düzeni farklı. Maddi anlamda alım gücü biraz daha rahat olabilir ama ben Türkiye'ye para için gelmiyorum. Ben annemle babamı görmek için geliyorum. İki yıldır memleketime gelemiyordum. Bu yıl kavuşacağım için çok heyecanlıyım. Onlar da beni heyecanla bekliyor. İnşallah kazasız belasız varırız. Memlekete geldiğinizde insanda bambaşka bir duygu oluşuyor. İnsan 'Çok şükür evime geldim' diyor. Bunu anlatmak gerçekten çok zor. Rabbim bütün gurbetçi kardeşlerimize, ağabeylerimize ve ablalarımıza kazasız belasız memleketlerine gelip dönmeyi nasip etsin" ifadelerini kullandı.

Manavgat Belediyesi'ne gece yarısı haciz operasyonu

Antalya'nın Manavgat ilçesinde kamulaştırma bedellerini alamayan 20 vatandaşın avukatı tarafından Manavgat Belediyesi'nde haciz işlemi gerçekleştirildi. Haciz işlemini gerçekleştiren Avukat Emre Erdoğan, yaklaşık 60 milyon lirayı bulan kamulaştırma bedeline karşılık toplam 7 milyon değerinde 3 aracın yediemine çekildiğini söyledi

16.07.2026 11:29:00
İHA
 
Manavgat Belediyesi'ne gece yarısı haciz operasyonu
Manavgat Belediyesi'ne gece yarısı haciz operasyonu
Kamulaştırma bedellerini alamayan 20 vatandaşın avukatı tarafından Manavgat Belediyesi'nde gece yarısı haciz işlemi gerçekleştirildi. Manavgat Belediyesi üst düzey yöneticilerinin makam aracı olarak kullandığı 3 araç Avukat Emre Erdoğan ve Manavgat Emniyet Müdürlüğü Trafik Denetleme Büro Amirliği ekiplerinin gözetiminde yediemin otoparkına götürülürken, Side Hizmet binasında haczedilen bir araç ise kapalı otoparkta olması nedeniyle yediemin otoparkına çekilemedi.






Konuyla ilgili kısa bir açıklama yapan Avukat Emre Erdoğan, "20 dolayında müvekkilimin mülkleri otopark olarak kullanılmak üzere Manavgat Belediyesi tarafından kamulaştırılmıştı. Ne var ki Manavgat Belediyesi bugüne kadar kamulaştırma bedellerini ödemedi. Müvekkillerim adına Manavgat 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde açmış olduğumuz dava karara bağlandı. Mahkemenin kararı doğrultusunda haciz işlemi gerçekleştiriyoruz. Müvekkillerimin Manavgat Belediyesinden kamulaştırma bedeli olarak alacağı yaklaşık 60 milyon liradır. Şu an 3 makam aracı yediemin otoparkına çekildi, bir araç ise Side'de bulunan hizmet binasının kapalı otoparkında olması nedeniyle yediemine çekilemedi. Haczedilen araçların tahmini değeri 7 milyon lira dolayındadır" dedi.













logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.