logo
23 MAYIS 2026

Millî Mücadele yıllarında medya

İzmir’in işgali, basın üzerinde de derin etkiler bırakmış, birçok gazete halkı uyandırmak, Kuvva hareketi etrafında kenetlemek için makaleler kaleme almıştır
 

19.04.2025 01:10:00
Haber Merkezi
Millî Mücadele yıllarında medya
Millî Mücadele yıllarında medya
"İzmir'in işgali, basın üzerinde de derin etkiler bırakmış, birçok gazete halkı uyandırmak, Kuvva hareketi etrafında kenetlemek için makaleler kaleme almıştır.

Tasvir-i Efkar, Vakit, İkdam, İfham, İleri, Yeni Gün, Sebilürreşad gazeteleri Millî Mücadele'yi savunmuştur.

"Tasvir-i Efkar, Ruşen Bey ve fotoğrafçısı Kenan Bey'i, Sivas'taki Millî Mücadele'yi yürütenlerin yanına göndererek önemli bir atılımda bulunmuş. Mustafa Kemal Paşa, Rauf ve Refet Beylerle mülakatlar yapmış, bunlar Tasvir-i Efkar gazetesinde yayınlanmıştır."

Yine bu gazetede, 18 Ekim 1919'da, gazete ile Mustafa Kemal Paşa arasında geçen telgraf görüşmesi ve millî hareketin hedeflerini açıklayan bir görüşme yayınlanmıştır.

İkdam gazetesinin başyazarı Yakup Kadri Karaosmanoğlu'dur. İzmir'in işgali konusunda geniş bilgiler vermiş, işgali protesto mitinglerini yayınlamıştır.

Yeni Gün gazetesinin başyazarı Yunus Nadi'dir. Millî Mücadele'ye İslami açıdan bakan Sebilürreşad mecmuası hareketin destekleyicisidir.

Yine Kuvva hareketini destekleyen gazeteler arasında, Ahali (Samsun), Ahali (Edirne), Albayrak, Anadolu'da Yeni Gün, Antalya'da Anadolu, Babalık, Öğüd, Açıksöz, İstikbal, İzmir'e Doğru, Satvet-i Milliye, Yeni Adana gazeteleri vardır.

İrade-i Milliye, Mustafa Kemal Paşa tarafından, Heyet-i Temsiliye adına yayın yapmak için kurdurulan ilk Millî Mücadele gazetesi olarak 14 Eylül 1919'da Sivas'ta çıkmaya başlamıştır.

Başyazılarının çoğu Mustafa Kemal Paşa'nın dikte ettirdiği yazılardan oluşmaktadır. Hakimiyet-i Milliye; Mustafa Kemal'in direktifleri ile Sivas'ta yayınlanan İrade-i Milliye gazetesinin bir devamı olarak Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyet-i Temsiliyesi adına Ocak 1920'de Ankara'da çıkarılmaya başlanmıştır.

İlk önceleri yazılar imzasız olarak çıkıyordu. Bu imzasız yazıların çoğu Mustafa Kemal (Atatürk) tarafından dikte ettirilen yazılardır.

Gizlenen her türlü hıyanet ve habaset şahlanmıştı. Hürriyet ve İtilaf Partisi'ne mensup Alemdar, Sabah, Peyam gibi gazeteler, akıl ve hayale sığmayan ve vatanseverlikle zerrece telif kabul etmeyen şekilde tahrikat yapıyorlar; 'İttihad ve Terakki valileri azlediliyor' diye manşetler koyuyorlar, valilerin hemen değiştirilmesini istiyorlar ve bilhassa Sabah ile Peyam, 'Bitlis Valisi Mazhar Müfid'in azli takarrür etmiştir' şeklinde devamlı haberler yayıyorlardı. Hatta 'Azledilmiştir' diyenleri bile vardı.

Bu tarz neşriyat, yalnız beni manen kırmakla kalmıyor, halk üzerindeki tesirleri ile çalışmama ve iş çıkarmama da mâni oluyordu. Bir sabah düşündüm, yapılacak iş yoktu. Dahiliye Nazırı olan Mehmet Ali Bey'e bir telgraf çekerek, 'Bu neşriyat doğru ise azlimi tebliğ buyurunuz. Değilse, idare bakımından bilhassa zararlı olan bu neşriyata nihayet verdiriniz' dedim.

Özetini kaydettiğim bu telgrafıma Nazır, 19 Nisan 1335 tarih ve 5236 sayılı telgrafı ile cevap verdi. Nazır Bey, 'Gariptir ki, asayiş ve izale-i şekavet hususundaki himmetiniz şayan-ı teşek kürdür. Temin-i asayişe mütemadiyen itina olunması tavsiye olunur efendim' diyen bu cevabında azlime ait müspet veya menfi hiçbir işarette bulunmuyordu."

Etki altındaki basın elbette sadece tabandan başlayan Kuvva hareketinin aleyhinde yalanlar yazmıyordu. Mustafa Kemal'in hakkında da her türlü iftirayı ve yalanı yazdığı malumdur.

Bakınız, Erzurum Kongresi'ne Mustafa Kemal, askerî tüm vazifelerini tamamen bırakarak girmiştir.

"… Paşa'nın, 'Katiyen reddediyorum, İstanbul'a dönmeyeceğim' demesinden sonra, Padişah da Paşa'ya, 'O halde, resmi vazifeniz sona ermiştir' tebliğini yapmış bulunuyordu.

Yani Mustafa Kemal, Ordu Müfettişliğinden azlediliyordu. Paşa, bu anda demir bir iradenin ve kesin bir kararın tesiri altındaydı, bize, 'Arkadaşlar, mesaimizin en ciddi ve en açık safhası işte şimdi başlıyor' diyerek tebliğ etti: 'Onlar beni azle diyorlar. Fakat ben hem memuriyetimden, hem de canım kadar sevdiğim mesleğimden, askerlikten de çekiliyorum.' Ve derhal, yani Saray'la telgraf muhaberesinin sona ermesini  ve bu sözleri bize söylemesini takiben Saray'a ve Harbiye Nezareti'ne istifasını bildirdi. Ve istifa telgrafnamesi saat on bire on kala Harbiye Nazırı'na, on birde de Padişah'a çekildi.

1335 yılı 7 Temmuzunu 8 Temmuza bağlayan tarih gecesi, o anda muvaffakıyet kadar muvaffakiyetsizlik ihtimalini de sinesinde taşıyan bu hadiseye işte böylece sahne oldu.

Telgrafların çekilmesinden sonra, Paşa, en küçük bir tereddüt ve hatta teessür kaydetmeyerek, 'Aziz arkadaşlarım, bu andan itibaren hiçbir resmi sıfat ve memuriyetim yok, bir millet ferdi olarak ve milletten kuvvet ve kudret alarak vazifeye devam edeceğim' dedi."

Bu hadise o vakit gerek hükûmet-i merkeziyenin resmi gazetesi olan Takvim-i Vekayi de, gerek diğer İstanbul gazetelerinde tamamiyle tahrif edilmiş olarak halk efkarına arz ediliyordu.

Takvim-i Vekayi 9 Şevval 1337 ve 8 Temmuz 1335 tarihli nüshasında şu iradeyi neşrediyordu: "Üçüncü Ordu Müfettişi Mustafa Kemal Paşa'nın memuriyetine hitam verilmiştir. İşbu irade-i seniyenin icrasına Harbiye Nazırı memurdur." Bu haber, Harbiye Nazırı Ferit Sadrazam Ve kili Mustafa Sabri (Şeyhülislam) imzaları ile verilmişti.

İstifa eden Mustafa Kemal Paşa olduğu halde aşağı yukarı bir ay sonra 12 Ağustos 1335 tarihli İkdam gazetesinde şu manşeti kuyorduk: "Mustafa Kemal Paşa silk-i askeriden tardolundu."

Ve yine büyük puntolu harflerle şu havadis neşrediliyordu: "Müfettişliğe tayin olunduğu halde Anadolu'da harekat-ı milliye namı altında iğtişaşkarane hadiseler tevlit ve Erzurum'da akteylediği kongre kararıyla bazı mutalebatta bulunmak suretiyle hükûmet-i merkeziyeyi müşkül bir vaziyet-i siyasîyeye ilkaya sebebiyet veren Mustafa Kemal Paşa'nın harekat-ı vakıası müstelzimi mücazat ahvalden bulunduğu cihetle kendisinin silki."

Bazı gazeteler alenen İngiliz taraftarlığı yapmaktaydı. Mesela Alemdar gazetesi, 21 Mayıs 1919'da yayınladığı nüshasındaki başmakalede: "İngilizleri istiyoruz" başlığını atmıştır.

"… Refi Cevad (Ulunay) tarafından yazılan makalede; Türklerin kendi güçleri ile adam olmalarına imkan bulunmadığını, bunun acı olmakla beraber hakikat olduğu iddia edilmekte ve yatağımıza serilmeden önce bir kere daha Türklerin ellerini İngiltere'ye doğru uzatmaları istenmektedir.

Gazete üç günden beri şehrin her tarafında İngiliz mandasına Türkiye'nin terkedilmesi lehine imza toplandığını, halkın daha çoğunlukla bunu istemekte olduğunu ileri sürmekte ve '24 saat içinde 40 bin imza toplandı' denilmektedir."

Millî Mücadele başlarken basın, Kuvva hareketini ve Mustafa Kemal'i destekleyenler ile dış güçlerin himayesi için çalışanlar olarak ayrılmaktaydı. Bu ikinci guruba Saray da yardım ediyordu." (Prof. Dr. Haydar Baş, Hoş Geldin Atatürk eseri sh: 233)

MİT'ten sınır ötesinde DEAŞ operasyonu

Milli İstihbarat Teşkilatı, sınır ötesinde DEAŞ'a yönelik bir operasyona imza attı. MİT'in Suriye'de Suriye İstihbarat Servisi ile koordineli gerçekleştirdiği operasyon sonucu Kırmızı Bülten ile aranan 10 DEAŞ'lı yakalanarak Türkiye'ye getirildi. MİT ve Emniyet Genel Müdürlüğü TEM Daire Başkanlığı'nın yürüttüğü ortak çalışmalar sonucunda 10 DEAŞ mensubunun 9'u tutuklandı, birinin ise gözaltı süreci uzatıldı

23.05.2026 12:06:00 / Güncelleme: 23.05.2026 12:11:38
İHA
MİT'ten sınır ötesinde DEAŞ operasyonu
MİT'ten sınır ötesinde DEAŞ operasyonu
Yakalananlardan biri Ankara Gar saldırısı ile bağlantılı

MİT'in istihbari çalışmaları sonucunda, Türkiye'den Suriye'ye geçerek DEAŞ terör örgütüne katılan Türk kökenli şahıslar tespit edildi. Yapılan istihbari çalışmalar sonucu bu şahısların DEAŞ bünyesinde faaliyet gösterdiği ortaya çıkarıldı. Ayrıca söz konusu şahısların geçmişte Türkiye'de gerçekleştirilen birçok terör eylemi içerisinde yer aldığı da belirlendi.

Yakalanan DEAŞ'lı 10 teröristten birinin, 109 kişinin hayatını kaybettiği Ankara Garı saldırısının failleri ile bağlantılı olduğu da ortaya çıktı.






Suriye'de sınır ötesi operasyon

MİT, DEAŞ mensubu 10 şahsın Suriye'de olduğunu tespit etmesi üzerine Suriye İstihbarat Servisi ile iletişime geçti. Kurulan koordine sonucu sahada çalışmalar yürütülmeye başlandı. Yürütülen çalışmalar neticesinde şahısların yerleri tespit edildi. Teröristlerin hareketleri adım adım izlendi.









Düzenlenen operasyon ile DEAŞ'lı 10 terörist Suriye'de yakalanarak Türkiye'ye getirildi. MİT ve Emniyet Genel Müdürlüğü TEM Daire Başkanlığı'nın yürüttüğü ortak çalışmalar sonucunda 9 DEAŞ mensubu sorgularının ardından çıkarıldıkları mahkemece tutuklandı, birinin ise gözaltı süreci uzatıldı.








DEAŞ'lı 10 terörist Emniyet'te verdikleri ifadelerinde;
- DEAŞ tarafından verilen eylem talimatlarına,
- DEAŞ bünyesinde aldıkları silahlı ve dini eğitimlere,
- DEAŞ adına gerçekleştirdikleri propaganda faaliyetlerine,
ilişkin hususları aktardı.








DEAŞ bünyesinde faaliyet yürüten 10 şahısların Kırmızı Bülten ile aranan şahıslar:

DEAŞ'ın Türkiye'den Sorumlu İstihbarat sözde emiri Ali Bora; 2014'te DEAŞ'a katılmak amacıyla Suriye'ye geçti. DEAŞ içerisinde farklı birimlerde görev aldı. Pek çok çatışmaya katıldı. Faruk Ofisi (Türkiye Vilayeti) içerisinde görev aldı. Sözde Türkiye Vilayeti unsurlarınca TSK güçlerine yönelik düzenlenen 3 ayrı eylemin planlayıcıları arasında yer aldı.

2015'te 109 kişinin ölümüyle ve yüzlerce insanın yaralanması ile sonuçlanan Ankara Gar saldırısını düzenleyen DEAŞ'lı teröristlerle irtibatlı olan Ömer Deniz Dündar; 2014'te DEAŞ'a katılmak için Suriye tarafına geçti. DEAŞ içinde farklı birimlerde görev aldı. Pek çok çatışmaya katıldı. DEAŞ'ın Faruk Ofisi (Türkiye Vilayeti) içerisinde görev aldı. DEAŞ'ın 2015'te düzenlediği Ankara Garı saldırısı failleri ile bağlantılı olduğu tespit edildi. Ayrıca, terör örgütünün Türkiye'ye yönelik gerçekleştirdiği birçok saldırı ile de bağlantılı olduğu ortaya çıktı.
2017 yılında Türkiye'de olası eylemlerin önüne geçilmesi için düzenlenen operasyonlar sırasında yakalanan, intihar kemerli 2 saldırganın üzerlerinde yer alan bomba düzeneklerine yönelik yapılan parmak izi tespitinde Ömer Deniz Dündar'ın da parmak izine rastlandı.








Hüseyin Peri; 2014 yılında DEAŞ'a katılmak için Suriye'ye geçti. DEAŞ içerisinde sağlık birimde faaliyet yürüttü. 2015'te PYD/YPG unsurları tarafından yakalanarak cezaevinde kaldı. PYD/YPG ile DEAŞ arasında gerçekleştirilen esir takısında serbest bırakıldı. Serbest bırakılması sonrasında 2019'a kadar DEAŞ'ın sağlık biriminde faaliyetlerine devam etti.

Kadir Gözükara; DEAŞ'a bağlı faaliyet yürüten Dokumacı Grubu lideri Mustafa Dokumacı'nın yönlendirmesi ile 2015'te DEAŞ'a katılmak amacıyla Suriye'ye geçti. Engelli olmasından dolayı DEAŞ içerinde silahlı faaliyetlerde bulunmadı ama Suriye'ye gelen DEAŞ unsurlarının lojistik ihtiyaçlarını karşılamada görev aldı. M. Dokumacı'nın yönlendirmesi ile 2021'e kadar medya faaliyetlerini yürüttü.








Abdullah Çobanoğlu; çatışma bölgelerinde faaliyet göstermek üzere 2016'da Suriye'ye geçti. Suriye alanında selefi/tekfiri görüşü benimseyen gruplar içerisinde silahlı olarak faaliyet gösterdi. Bulunduğu araca yönelik gerçekleştirilen EYP'li saldırıda bacağını kaybetti. 2020'de DEAŞ'a biat ederek Faruk Ofisine bağlı şekilde medya biriminde görev aldı.

Hakkı Yüksek; DEAŞ'a katılmak için 2016'da Suriye'ye geçiş yaptı. DEAŞ içerisinde silahlı olarak faaliyetlere ve çatışmalara katıldı. DEAŞ'ın kontrol sahasını kaybetmesi üzerine örgütün hücre yapılanması içerisinde faaliyetlerini sürdürdü. Bir dönem Faruk Ofisi (Türkiye Vilayeti) içerisinde faaliyetlerine devam etti. DOKUMACI Grubu lideri Mustafa Dokumacı'nın yardımcılığını yaptı, özel işlerini dahi yürüttü.


Siverek CHP İlçe Başkanı gözaltına alındı

Şanlıurfa'nın Siverek ilçesinde CHP İlçe Başkanı Mehmet Eyyüp Demirböken, CHP'nin 38. Olağan Kurultayı'na ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alındı

23.05.2026 11:57:00 / Güncelleme: 23.05.2026 11:59:10
İHA
Siverek CHP İlçe Başkanı gözaltına alındı
Siverek CHP İlçe Başkanı gözaltına alındı
Edinilen bilgilere göre, Demirböken, sabah erken saatlerde polis ekiplerince evine düzenlenen operasyonla gözaltına alınarak emniyete götürüldü. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmanın, CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in seçildiği 38. Olağan Kurultay'da "delegelerin oy kullanma iradesine müdahale edildiği" ve "rüşvet verildiği" iddialarına ilişkin olduğu iddia edildi.



Soruşturma kapsamında İstanbul Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince İstanbul merkezli 7 ilde eş zamanlı operasyon düzenlendiği, çok sayıda şüpheli hakkında gözaltı kararı bulunduğu öğrenildi. Operasyonların İstanbul, Ankara, İzmir, Şanlıurfa, Kahramanmaraş, Kilis ve Malatya'da gerçekleştirildiği, şüphelilere ait adreslerde arama ve el koyma işlemleri yapıldığı bildirildi.

Olayla ilgili soruşturma sürüyor.

Dindar nesil buhar oldu


 
 
MAK Danışmanlık ve Araştırma şirketinin “2026 Gençlik Araştırması”nın sonuçlarına göre 'dindarım' diyen gençlerin oranı yüzde 12.2... Fırsatını bulduğunda yurtdışına gitmek isteyenlerin oranı ise yüzde 64...

23.05.2026 11:19:00
Haber Merkezi
Dindar nesil buhar oldu
Dindar nesil buhar oldu

Gazeteci Ertuğrul Özkök, T24'teki yazısında MAK Danışmanlık ve Araştırma şirketinin "2026 Gençlik Araştırması"nın sonuçlarını yayınladı.  
Özkök'ün yazısına göre, araştırma 18-29 yaş arasındaki 8 bin genç üzerinde uygulanmış. Bu yaş grubu 16 milyon genci kapsıyor.
Nüfusun yüzde 20'sini oluşturuyor.  Bir anlamda AKP'nin iktidara geldiği 2002 yılından sonra geçen 24 yıl içinde doğmuş bir nesil diyebilirsiniz.

"Dindarım" diyen genç sayısı 2 milyon

SORU: "Kendinizi en çok ne olarak tanımlıyorsunuz?"
YÜZDE 29  : "Birden fazla kimlik"
YÜZDE 27.5: "Atatürkçü"
YÜZDE 15.8: "Milliyetçi-Ülkücü"
YÜZDE 12.2: "Dindar"
YÜZDE   7.8: "Kürt milliyetçisi"
YÜZDE   3.4: "Liberal"
YÜZDE   2.4: "Sosyalist/Komünist"
YÜZDE   1.3: "Kararsız/cevap yok"

SORU: "Bu ülkeyi yönetiyor olsanız öncelikle çözeceğiniz sorun ne olurdu?

1. İşsizlik/istihdam

2. Hayat pahalılığı
3. Adalet
4. Dış politika
5. Eğitim

SORU: "Ülkemizde kendinizi özgürce ifade edebildiğiniz şartlar olduğunu düşünüyor musunuz?

(*) YÜZDE 43.8 Kesinlike olmadığını düşünüyorum
(*) YÜZDE 29.3: Kısmen olduğunu düşünüyorum
(*) YÜZDE 15.2: Kesinlikle olduğunu düşünüyorum. 


SORU: Size kalıcı olarak bir başka ülke vatandaşlığı verilse Türkiyeyi terkedip o ülkeye yerleşmeyi düşünür müsün?

YÜZDE 64   "Evet, terk eder giderim"
YÜZDE 14.  "Hayır ülkemde kalırım"
YÜZDE 22   "Kararsızım" veya cevap yok


SORU: ("Türkiye'yi terk eder giderim" diyenlere soruldu)  "Hangi ülkeye gitmek istersin?

YÜZDE 43.      "Avrupa ülkelerine"
YÜZDE 39.8.   " ABD/Kanada
YÜZDE 14.8.   " İskandinav ülkelerine"

Yani yüzde 97'si "Demokrasinin bulunduğu" bir "Batı" ülkesine yerleşmek istiyor.
Bir İslam ülkesine gitmek isteyenler yüzde 0.4..

Parti hesaplarına erişimi de kaldırılıyor


CHP'nin 38. Olağan Kurultayı hakkında mutlak butlan kararı çıkması ardından CHP lideri Özgür Özel yönetiminin parti banka hesaplarına erişimi kaldırıldı.

23.05.2026 11:10:00
Haber Merkezi
Parti hesaplarına erişimi de kaldırılıyor
Parti hesaplarına erişimi de kaldırılıyor

CHP'nin 38'inci Olağan Kurultayı ile 21'inci Olağanüstü Kurultayı'nın iptali istemiyle açılan davada, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36'ncı Hukuk Dairesi, her iki kurultay hakkında da 'mutlak butlan' kararı verdi. Mahkeme, CHP Genel Başkanı Özgür Özel ve parti yönetiminin görevden uzaklaştırılmasına, kurultay öncesinde görevde olan Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu ve Parti Meclisi üyelerinin tedbiren göreve dönmesine karar verdi. Özel ve Kılıçdaroğlu arasında dün yapılan telefon konuşmasında "en yakın zamanda kurultay yapılması" kararının alındığı öğrenildi. Ancak bu kararın ne zaman alınacağı belli değil zira Kılıçdaroğlu, kılıçtan da keskin bir anlayışla şimdiden partide dizginleri ele geçirmeye çalışıyor.

Miting ve toplantı yapması zorlaşacak

Öte yandan CHP'nin kullanmakta olduğu banka hesaplarına Özgür Özel yönetiminin erişimine engelleme getirildi. 2026 bütçe planlamasında 1.5 milyar TL'ye yakın Hazine yardımı alan CHP yönetiminin harcamalarını yönettiği hesapların erişimi Kılıçdaroğlu ve ekibine devredilecek. Bu gerçekleştiğinde Özgür Özel'in miting ve toplantı düzenleme kapasitesi de önemli ölçüde darbe almış olacak.

Bayram trafiğinde akıcı yoğunluk yaşanıyor


 
Anadolu Otoyolu'nun Bolu, Sakarya ve Düzce kesiminde Kurban Bayramı tatili dolayısıyla bazı sürücülerin yola çıkmasıyla hareketlilik yaşanıyor. 

23.05.2026 10:53:00
AA
Bayram trafiğinde akıcı yoğunluk yaşanıyor
Bayram trafiğinde akıcı yoğunluk yaşanıyor

Anadolu Otoyolu'nun Bolu, Sakarya ve Düzce kesiminde Kurban Bayramı tatili dolayısıyla bazı sürücülerin yola çıkmasıyla hareketlilik yaşanıyor.

Sakarya'da Kuzey Marmara Otoyolu'nun sona erdiği, Anadolu Otoyolu'na bağlantı sağlanan Hendek-Akyazı bölgesinde trafik yoğunluğu yaşanıyor. Araç kuyruğu Akyazı kesimine kadar uzanıyor.

Yağışlar Muradiye Şelalesi'ni güzelleştirdi


 
Van'da etkili olan yağışlar, Muradiye Şelalesi'nin debisini artırdı.
 

23.05.2026 10:50:00
AA
Yağışlar Muradiye Şelalesi'ni güzelleştirdi
Yağışlar Muradiye Şelalesi'ni güzelleştirdi

Van'da etkili olan yağışlar, Muradiye Şelalesi'nin debisini artırdı.
Muradiye ilçesindeki Bendimahi Çayı üzerinde bulunan şelalenin debisi, yağışlar ve karların erimesiyle yükseldi.

Etkileyici manzarasıyla kent sakinlerinin yanı sıra çevre illerden gelenlerin de ilgisini çeken şelale, daha gür akmaya başladı.

Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Dr. Öğr. Üyesi Mustafa Akkuş, son 60 yılın en yağışlı kışını geçirdiklerini söyledi.

Yağışların bölgedeki bütün akarsu ve su kaynaklarını olumlu etkilediğini belirten Akkuş, şunları kaydetti: "Bunun en görünür yüzünü şu anda Muradiye Şelalesi'nde görüyoruz. Son yılların en coşkulu, en gürül gürül akan Muradiye Şelalesi karşımıza çıkıyor. Umut ediyoruz ki her yıl bu şekilde bol yağışlı olur ve havzadaki bütün şelaleler coşkuyla akar. Yağışlar inci kefalinin üreme göçüne de olumlu yansıyor. Geçen yıl akarsu debilerinin düşük olması nedeniyle sağlıklı bir göç yaşanmamıştı."

Türkiye uyuşturucu kıskacında

Adana'da dev operasyon: 4 milyon uyuşturucu hap ile 3 ton 994 kilogram etken madde ele geçirildi

23.05.2026 09:58:00
İhlas Haber Ajansı
Türkiye uyuşturucu kıskacında
Türkiye uyuşturucu kıskacında
Adana'da narkotik polisinin Adana ve Mersin'de faaliyet gösteren sentetik ecza tabletleme merkezlerine yönelik düzenlediği operasyonda 4 milyon uyuşturucu hap ile 3 ton 994 kilogram etken madde ele geçirildi. Operasyonda gözaltına alınan 30 şüpheliden 22'si tutuklanırken 8 kişi adli kontrol şartıyla serbest kaldı.

Adana Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, Adana ve Mersin'de sentetik ecza tabletleme merkezi kurulduğunu tespit etti. Yaklaşık 3 ay süren teknik ve fiziki takip çalışmaları sonucunda 30 şüphelinin kimliği belirlendi.



Elde edilen bilgiler doğrultusunda Adana merkezli olmak üzere Mersin ve İstanbul'da eş zamanlı operasyon düzenlendi. Operasyonda haklarında gözaltı kararı bulunan 30 şüpheli yakalandı.

Polis ekipleri, Adana ve Mersin'de tabletleme merkezine dönüştürülen depolarda yaptığı aramalarda blister makinesi, kapsül doldurma, kapsül temizleme, karıştırma, kompresör, soğutma ve öğütme makineleri olmak üzere toplam 14 makine ele geçirdi.

Operasyon kapsamında ayrıca 4 milyon sentetik ecza hap, 3 ton 994 kilogram etken madde, 27 milyon boş kapsül, 2 ruhsatsız tabanca ile 1 kilogram skunk maddesi bulundu. Ele geçirilen etken maddeden yaklaşık 11 milyon sentetik ecza üretilebileceği öğrenildi.

Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen şüphelilerden 22'si tutuklanırken 8'i adli kontrol şartıyla serbest kaldı.

Emniyet müdürü tebrik etti

Operasyon sonrası İl Emniyet Müdürü Ahmet Hakan Arıkan ekipleri tebrik ederek, "Gerçekten çok güzel bir iş çıkardınız. Emeklerinize sağlık. Adana'da Narkotik Şube Müdürlüğü dünyanın ve Türkiye'nin başına bela olan bir konuyla ilgili kararlılıkla mücadelesine devam ediyor. Çok güzel çok temiz bir iş yaptınız" sözlerine yer verdi.

CHP'de hesap kitap zamanı

 
 
CHP'de istinafın mutlak butlan kararı sonrası dengeler alt üst oldu. Zaten hükümetin ve yargının sürekli baskı uyguladığı parti, şimdi de içten içe kaynıyor. Olağanüstü kurultay kararının suhuletle çıkması Kılıçdaroğlu'na bağlı.

23.05.2026 07:59:00
Haber Merkezi
CHP'de hesap kitap zamanı
CHP'de hesap kitap zamanı

Mahkeme kararıyla CHP genel başkanlığı görevine geri getirilen, Cumhurbaşkanı Erdoğan ve AK Parti karşısında tek bir başarıya imza atamayan 77 yaşındaki Kemal Kılıçdaroğlu'nun basın danışmanı Atakan Sönmez, Kılıçdaroğlu ile Özgür Özel arasında 22 Mayıs'ta bir telefon görüşmesi gerçekleştiğini açıkladı. Açıklamaya göre görüşmede Kılıçdaroğlu Özel'e 'partiyi en uygun zamanda kurultaya götüreceğini' söyledi. Ancak 'en uygun zaman' ne zaman? Gelen ilk bilgilere göre Kılıçdaroğlu, hiç de acele etmeyecek... İlçe, il kurultayları, yeni ekip oluşturma derken bu süreci mümkün mertebe uzatmak isteyecek!

Özel, Kılıçdaroğlu'na ne dedi?

Bu açıklamayı izleyen saatlerde Özgür Özel de Ankara'daki CHP Genel Merkezi önündeki mitingde telefon görüşmesine dair detayları paylaştı: "Ona dedim ki, 'Sokağı görüyor musunuz? Milleti duyuyor musunuz? Bu baba ocağının bahçesinde olan 80 yaşındaki teyzemi, 15 yaşında evladı görüyoruz musunuz? Türkiye'nin dört bir yanından yükselen isyanı duyuyor musunuz? Bugün 65 baro isyan ediyor, tüm siyasi partileri en sağdan en sola yan yana duruyor. Bu CHP meselesi değil, bu Türkiye meselesidir."

Kilidi açacak anahtar Parti Meclisi'nde

CHP'nin 38. Olağan Kurultayı'nın mahkeme kararıyla iptal edilmesiyle, Kemal Kılıçdaroğlu ile o dönemki yönetimin görevlerine iade edilmesi gündemde. Bu durumda, Kılıçdaroğlu ile birlikte 2020 yılında yapılan 37. Olağan Kurultay'daki Parti Meclisi (PM) ve Merkez Disiplin Kurulu üyelerinin görevlerine dönüş yolu açıldı.
Kılıçdaroğlu'nun göreve başlamasından sonra yeni yönetimin çalışabilmesi ve kararlarını hayata geçirmesi PM, Yüksek Disiplin Kurulu (YDK), delege ve meclis grubundaki dengelere bağlı.

İlerleyen süreçte dengelerin değişebileceği yorumları yapılsa da göreve iade edilecek karar organları kritik rol oynayacak.
Altmış üyeli PM üyelerinin salt çoğunluğu olan 31 üyenin oyuyla olağanüstü kurultay kararı alınabilliyor. CHP tüzüğü, yedek üyelerin göreve çağrılmasından sonra, PM'deki üye sayısı, 60 olan üye tam sayısının üçte ikisinin, yani 40'ın altına düşmesi halinde, genel başkanın 45 gün içinde olağanüstü kurultayı toplantıya çağırmasını hükme bağlıyor.
Kılıçdaroğlu'nun son Merkez Yönetim Kurulu'nda o zamanki parti tüzüğüne göre seçilmiş 60 üye bulunuyordu. Ancak bu süreçte PM üyelerinin önemli bir bölümü Özgür Özel yönetimine girdi, bazı isimler ise 38. Olağan Kurultay'da değişimcilerden yana tutum aldı.
Ahmet Akın, Onursal Adıgüzel, Muharrem Erkek'in de aralarında bulunduğu isimler, belediye başkanı seçildiler ve üyelikleri düştü.
O dönem listede yer alan Gökhan Günaydın, Ali Mahir Başarır, Murat Emir ise şu anda meclis grup başkanvekili.
Tekin Bingöl, Gülizar Biçer Karaca ise Meclis Başkanlık Divanı'nda görev aldıkları için üyelikleri düştü.
Yedek listede bulunan Mehmet Ali Çelebi'nin de aralarında bulunduğu bazı isimler ise partiden ayrıldı.


Kılıçdaroğlu daha güçlü gibi

Kılıçdaroğlu'na yakın kesimler yedeklerle birlikte üç dört üye farkla ağırlıkta görünüyor. Söz konusu PM üyeleri ile temasa geçen Özgür Özel yönetimi ise PM ağırlığının kendilerinde olduğunu savunuyor. Ancak bu konuda bir netlik yok. Özel ekibinin PM ağırlığında çoğunluğu sağlaması halinde, PM kararıyla olağanüstü kurultayı zorlaması bekleniyor.


Meclis'te Özgür Özel güçlü


TBMM Grubu'nda Özgür Özel'e destek veren milletvekili sayısı en az 80-90 civarında tahmin ediliyor. 15-20 dolayındaki milletvekilinin ise ya tutumu net değil ya da iki tarafa da mesafeli. 38. Olağan Kurultay'da Kılıçdaroğlu'na destek veren bazı isimler Özgür Özel'in yanında yer aldı. Oğuz Kaan Salıcı'nın da aralarında bulunduğu bazı isimler ise hem mutlak butlan kararını doğru bulmuyor, hem de partinin bölünmemesi için iki tarafın da uzlaşmaya varması gerektiğini savunuyor. Meclis grubu aynı zamanda cumhurbaşkanı adayını belirleme yetkisine sahip. Kılıçdaroğlu'nun Meclis grubu ve grup başkanvekilliği seçimi ile cumhurbaşkanı adayını belirlerken, Özel yönetimi ile uzlaşma aramak zorunda kalabileceği ifade ediliyor.

Giresun'da tır katliam yaptı


 
Giresun'da kırmızı ışıkta bekleyen araçlara arkadan çarpan tır, katliama yol açtı. Kazada 5 kişi öldü, 6 kişi yaralandı. Katil tır, kırmızı ışıkta bekleyen araçlar arasında bulunan tıra çarparak durabildi. 

23.05.2026 06:51:00 / Güncelleme: 23.05.2026 11:01:19
AA
Giresun'da tır katliam yaptı
Giresun'da tır katliam yaptı

 
Karadeniz Sahil Yolu Giresun Limanı mevkisinde 'katil ve canavar sürücü' Musa U. (59) idaresindeki 55 K 4065 plakalı tır, Ali Y'nin (43) kullandığı 34 PMS 61 ve Ferhat Y. (45) yönetimindeki 34 PNK 09 plakalı otomobil'e, araçların kırmızı ışıkta beklediği sırada aşırı hızla gelerek arkadan çarptı.







İhbar üzerine olay yerine 112 Acil Sağlık, polis ve itfaiye ekipleri sevk edildi.







İkisi çocuk, 5 kişiyi katletti
 
Ekipler, sürücü Ali Y. ile beraberindeki Melek Y. (40), Hamza Y. (7), Hasan Y. (7) ve Sadem Yağmur Y'nin (15) hayatını kaybettiğini belirledi.







Yaralılar Ferhat Y. (45), Fatma Y, Sümeyye Y. (9), Eymen Y. (16), Rana Meltem Y. (20) ile katil tır sürücüsü Musa U. ambulanslarla kentteki hastanelere kaldırıldı.

Bayram tatili öncesi İstanbul'da trafik yoğunluğu yüzde 65'e ulaştı

Kurban Bayramı tatili öncesi İstanbul dışına çıkmak isteyenlerin yola çıkmasıyla kent genelinde trafik yoğunluğu arttı. Mesai bitimine dakikalar kala İBB verilerine göre trafik yoğunluğu yüzde 65 olarak ölçümlendi

22.05.2026 17:50:00
İhlas Haber Ajansı
Bayram tatili öncesi İstanbul'da trafik yoğunluğu yüzde 65'e ulaştı
Bayram tatili öncesi İstanbul'da trafik yoğunluğu yüzde 65'e ulaştı
İstanbul'da Kurban Bayramı tatili öncesi trafik yoğunluğu etkili olmaya başladı. Beylikdüzü, Bahçelievler D-100 karayolu üzerinde trafik zaman zaman durma noktasına geldi. 9 günlük Kurban Bayramı tatili için yola çıkan vatandaşların, Mahmutbey gişelerde oluşturduğu yoğunluk dron ile havadan görüntülendi. Haftanın son günü ve mesai bitimine dakikalar kala İBB verilerine göre saat 16:00 itibariyle trafik yoğunluğu yüzde 65 olarak ölçüldü.

Trafiğin mesai bitiminin ardından da daha da artması bekleniyor.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.