logo
30 TEMMUZ 2026

Milyonlarca sürücüye müjde: Polis artık ceza kesemeyecek

İçişleri Bakanlığı, araçlara sonradan takılan port bagaj, çadır ve kayak taşıma aparatları gibi sökülebilir ekipmanların teknik tadilat kapsamında değerlendirilmeyeceğini duyurdu. Yeni düzenlemeyle bu ekipmanlar nedeniyle 2918 sayılı Kanun'un 32'nci maddesi kapsamında işlem yapılmayacak

30.07.2026 15:00:00
Haber Merkezi
 
Milyonlarca sürücüye müjde: Polis artık ceza kesemeyecek
Milyonlarca sürücüye müjde: Polis artık ceza kesemeyecek
İçişleri Bakanlığı, araçlara sonradan takılan port bagaj, çadır ve kayak taşıma aparatları gibi sökülebilir ekipmanların teknik tadilat kapsamında değerlendirilmeyeceğini duyurdu. Yeni düzenlemeyle bu ekipmanlar nedeniyle 2918 sayılı Kanun'un 32'nci maddesi kapsamında işlem yapılmayacak.

İçişleri Bakanlığı, yaklaşık 35 milyon araç sahibini ilgilendiren yeni bir düzenlemeye imza attı. Araçlara sonradan takılan port bagaj, çadır ve kayak taşıma aparatları gibi sökülebilir ekipmanların teknik tadilat olarak değerlendirilmeyeceği bildirildi.

Bakanlık tarafından yapılan açıklamada, son dönemde port bagaj, çadır ve kayak taşıma aparatlarının Araçların İmal, Tadil ve Montajı Hakkında Yönetmelik (AITM) kapsamında teknik tadilat sayılıp sayılmayacağı konusunda uygulamada farklı değerlendirmeler yapıldığı belirtildi. Yapılan bilgilendirmeyle bu ekipmanların araçta teknik değişiklik oluşturmadığı vurgulandı.

Araçların İmal, Tadil ve Montajı (AITM) Alt Komitesi'nin aldığı karara göre port bagajlar, araç üzerine monte edilen ara atkılar üzerinde kullanılan kapalı ve kilitli eşya taşıma ekipmanı niteliğinde bulunuyor. Bu ekipmanların aracın yapısal bütünlüğünü veya güvenlik parametrelerini değiştiren kalıcı bir işlem oluşturmadığı ifade edilerek teknik tadilat kapsamında değerlendirilmemesi gerektiği belirtildi.

Yeni düzenleme kapsamında trafik denetimlerinde port bagaj, çadır ve kayak taşıma aparatları gibi sökülebilir ekipmanlar nedeniyle 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 32'nci maddesi kapsamında idari işlem uygulanmayacak. Böylece bu ekipmanlar nedeniyle ceza kesilmesine yönelik uygulamaya son verilmiş oldu.

Daha önce bazı polis ve jandarma uygulama noktalarında söz konusu ekipmanları kullanan araç sahiplerine, memurun değerlendirmesine bağlı olarak 1.000 TL idari para cezası uygulanabiliyor ve ekipmanların projelendirilmesi için 30 gün süre verilebiliyordu. Bakanlığın yayımladığı bilgilendirme yazısıyla bu uygulama kaldırıldı.

Bayraktar KIZILELMA dahili mühimmat yuvasından ilk atış testlerini tamamladı

Baykar tarafından milli ve özgün olarak geliştirilen insansız savaş uçağı Bayraktar KIZILELMA, dahili mühimmat yuvasından gerçekleştirdiği ilk atış testlerini başarıyla tamamladı

30.07.2026 15:23:00
AA
 
Bayraktar KIZILELMA dahili mühimmat yuvasından ilk atış testlerini tamamladı
Bayraktar KIZILELMA dahili mühimmat yuvasından ilk atış testlerini tamamladı
Baykar tarafından milli ve özgün olarak geliştirilen insansız savaş uçağı Bayraktar KIZILELMA, dahili mühimmat yuvasından gerçekleştirdiği ilk atış testlerini başarıyla tamamladı.

Baykar'dan yapılan yazılı açıklamaya göre, KIZILELMA'nın geliştirme ve yeni kabiliyetlerin entegrasyon çalışmaları, Tekirdağ'daki Çorlu Uçuş Eğitim ve Test Merkezi'nde sürdürülüyor.

Çalışmalar kapsamında KIZILELMA'nın S2 kuyruk numaralı seri üretim modeli, 25 Temmuz'da dahili silah istasyonunda taşıdığı ROKETSAN üretimi TEBER-82 mühimmatıyla atış gerçekleştirdi. KIZILELMA, 28 Temmuz'da ise ASELSAN tarafından geliştirilen TOLUN mühimmatını dahili yuvasından ateşledi.

Çorlu'dan havalanarak hedef bölgesine ilerleyen KIZILELMA, her iki testte de belirlenen hedefleri tam isabetle vurdu. Testlerle birlikte KIZILELMA'nın düşük radar görünürlüğünü koruyarak hassas taarruz gerçekleştirme kabiliyeti geliştirilmiş oldu.

Dahili mühimmat yuvası radar izini azaltıyor
KIZILELMA, mühimmatların gövde içinde taşınmasını sağlayan dahili mühimmat yuvası sayesinde, düşük radar görünürlüğünü koruyabiliyor. Bu yapı, uçağın radar izini azaltırken, yüksek süratini ve aerodinamik verimliliğini korumasına da katkı sağlıyor.

Daha önce GÖKDOĞAN hava-hava füzesi, TOLUN, TEBER-82, KGK, LGK-82 ve JET-230 süpersonik füzesinin kullanıldığı atış testlerini de tamamlayan KIZILELMA ile hava savunma sistemlerinin yoğun olduğu bölgelerde milli mühimmatlarla stratejik görevler icra edebilmesi hedefleniyor.

Otonom kol uçuşu gerçekleştirmişti
KIZILELMA'nın PT3 ve PT5 prototipleri, 27 Aralık 2025'te gerçekleştirilen testte, Baykar tarafından geliştirilen akıllı filo otonomisi algoritmalarıyla eş güdümlü hareket ederek, otonom yakın kol uçuşu gerçekleştirmişti.

Sinop açıklarında 29 Kasım 2025'te yapılan testte ise KIZILELMA, ASELSAN üretimi MURAD AESA Radarının işaretlediği jet motorlu hedef uçağı, TÜBİTAK SAGE tarafından geliştirilen GÖKDOĞAN görüş ötesi hava-hava füzesiyle vurmuştu.

Baykar'ın ihracat anlaşmaları
Açıklamaya göre, Baykar 2025'te 2,2 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirirken, şirket son yıllarda gelirlerinin yüzde 90'ını, ihracattan elde etti.

Baykar, Bayraktar TB2 için 36, AKINCI için 16 ülkeyle olmak üzere, toplam 39 ülkeyle ihracat anlaşması imzaladı.

Türkiye'deki tüm sektörlerde 2023, 2024 ve 2025 yıllarında en çok ihracat yapan ilk 10 firma arasına girerek İhracatın Şampiyonları Ödülü alan Baykar, 2021, 2022, 2023 ve 2024 yıllarında Savunma Sanayii Başkanlığı ve Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) verilerine göre savunma ve havacılık sektörünün ihracat lideri oldu.

Diyanet İşleri Başkanlığı, 2027 hac kurasında ismi çıkan adayların kesin kayıt işlemlerinin bugün itibarıyla başladığını bildirdi

Diyanet İşleri Başkanlığı, 2027 hac kurasında ismi çıkan adayların kesin kayıt işlemlerinin bugün itibarıyla başladığını bildirdi

30.07.2026 15:20:00
AA
 
 Diyanet İşleri Başkanlığı, 2027 hac kurasında ismi çıkan adayların kesin kayıt işlemlerinin bugün itibarıyla başladığını bildirdi
 Diyanet İşleri Başkanlığı, 2027 hac kurasında ismi çıkan adayların kesin kayıt işlemlerinin bugün itibarıyla başladığını bildirdi
Diyanet İşleri Başkanlığı, 2027 hac kurasında ismi çıkan adayların kesin kayıt işlemlerinin bugün itibarıyla başladığını bildirdi.

Hac ve Umre Hizmetleri Genel Müdürlüğünün internet sayfasında yer alan bilgiye göre, ​hacı adayları, işlemleri 18 Ağustos'a kadar e-Devlet kapısı üzerinden yapabilecek.

Boş kalan kontenjanların doldurulması işlemleri ise kura sırası gözetilerek 24 Ağustos-1 Eylül'de gerçekleştirilecek.

Hac ibadeti için kesin kayıt hakkı elde edip kayıt süresince kaydını yapmayanlara ek kayıt süresinde, belgelendirilebilir mücbir sebepler ile Hac ve Umre Hizmetleri Genel Müdürlüğünün onayı olmadıkça kesin kayıt hakkı verilmeyecek.

Aynı yılda kayıt yaptırmayanlara ise gelecek yıllarda kesin kayıt hakkı tanınmayacak.

Milli Savunma Bakanlığı, Ağustos 2026 dönemi askerlik sınıflandırma sonuçlarını açıkladı. Ağustos, Eylül ve Ekim 2026 dönemlerinde silahaltına alınacak yedek subay/astsubay adayları ile erlerin sınıflandırma sonuçları bugün ilan edildi

Milli Savunma Bakanlığı, Ağustos 2026 dönemi askerlik sınıflandırma sonuçlarını açıkladı. Ağustos, Eylül ve Ekim 2026 dönemlerinde silahaltına alınacak yedek subay/astsubay adayları ile erlerin sınıflandırma sonuçları bugün ilan edildi

30.07.2026 14:30:00
Haber Merkezi
 
 Milli Savunma Bakanlığı, Ağustos 2026 dönemi askerlik sınıflandırma sonuçlarını açıkladı. Ağustos, Eylül ve Ekim 2026 dönemlerinde silahaltına alınacak yedek subay/astsubay adayları ile erlerin sınıflandırma sonuçları bugün ilan edildi
 Milli Savunma Bakanlığı, Ağustos 2026 dönemi askerlik sınıflandırma sonuçlarını açıkladı. Ağustos, Eylül ve Ekim 2026 dönemlerinde silahaltına alınacak yedek subay/astsubay adayları ile erlerin sınıflandırma sonuçları bugün ilan edildi
Milli Savunma Bakanlığı, Ağustos 2026 dönemi askerlik sınıflandırma sonuçlarını açıkladı. Ağustos, Eylül ve Ekim 2026 dönemlerinde silahaltına alınacak yedek subay/astsubay adayları ile erlerin sınıflandırma sonuçları bugün ilan edildi.
Açıklamaya göre, yedek subay, astsubay ve erler ile bedelli askerlik yapacaklar, sınıflandırma sonuçlarını bugün e-devlet ve askerlik şubesi başkanlıklarından öğrenebilecek. Sonuç duyurusunda; "Ağustos, Eylül ve Ekim 2026 dönemlerinde silahaltına alınacak yedek subay/astsubay adayları ile erlerin sınıflandırma sonuçları açıklanmıştır. Sonuçları e-Devlet ve askerlik şubelerinden öğrenebilirsiniz." ifadelerine yer verildi.
"Ağustos 2026 sınıflandırma dönemi duyurusu" ile paylaşılan yazılı açıklamada;
"Seçim ve sınıflandırma sonuçları 30 Temmuz 2026 tarihinde e-Devlet üzerinden yükümlülere duyurulacaktır. Sınıflandırılan yükümlüler tekrar sınıflandırma işlemine tabi tutulmayacaktır. Ancak daha önceki sınıflandırma dönemlerinde sınıflandırılanlar da dâhil olmak üzere yedek subay/astsubay adaylığına ayrılmış yükümlülerden, tabi oldukları celp ve sevk döneminde 7179 sayılı Askeralma Kanunu'nda belirtilen mazeretleri olmaksızın bakaya kalanlar er statüsünde askere sevk edileceklerdir." ifadeleri yer almıştı.

Sevk takvimi açıklandı
Milli Savunma Bakanlığı tarafından yayımlanan sevk takviminde "Ağustos 2026 sınıflandırma döneminde" silah altına alınacak yükümlülerin birliklerine katılacakları tarihlere de yer verildi.
Buna göre, yedek subay ve yedek astsubay adayları ile birinci grupta yer alan erler 6 Ağustos 2026 tarihinde sevk edilecek. İkinci grup erlerin sevk tarihi 3 Eylül 2026, üçüncü grup erlerin sevk tarihi ise 1 Ekim 2026 olarak belirlendi.

Başaran Holding'in sahibi Hüseyin Başaran'ın emniyetteki ifadesi ortaya çıktı

Ahbap Derneği'ne yönelik soruşturma kapsamında gözaltına alınan Başaran Yatırım Holding Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Başaran emniyetteki ifadesinde, Haluk Levent ile 2026 yılı Şubat ve Nisan ayları aralığında toplamda 22 adet taşınmaz satışı yapıldığını, bu taşınmazların toplam bedelinin 2 milyar 298 milyon 985 bin 908 TL tutarında olduğunu kaydettiği öğrenildi

30.07.2026 06:01:00
İHA
 
Başaran Holding'in sahibi Hüseyin Başaran'ın emniyetteki ifadesi ortaya çıktı
Başaran Holding'in sahibi Hüseyin Başaran'ın emniyetteki ifadesi ortaya çıktı
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca Ahbap Derneği'ne yönelik başlatılan yolsuzluk soruşturması kapsamında son dalga operasyonunda gözaltına alınan şüphelilerin polisteki ifadeleri tamamlandı. Dördüncü dalga operasyonda gözaltına alınan 12 kişi arasında yer alan iş adamı Hüseyin Başaran'ın İstanbul Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü'nde verdiği ifade işlemi sona erdi.


Toplam 22 taşınmaz ve bedeli 2 milyar 298 milyonu aşan tutar



Hüseyin Başaran'ın ifadesinde; Haluk Levent ile 2026 yılı Şubat ve Nisan ayları aralığında toplamda 22 adet taşınmaz satışı yaptıklarını, bu taşınmazların toplam bedelinin 2 milyar 298 milyon 985 bin 908 TL tutarında olduğunu, tüm bu satışlara ait protokol ve senet kayıtlarının kendisinde mevcut olduğunu söylediği öğrenildi. Satmış olduğu taşınmazlar karşılığında Haluk Levent ile aralarında oluşan güvene dayalı satışı vadeli yaptığını belirten Başaran'ın, bu vadeleri Haluk Levent'in yurt dışından alacağı fonlarla karşılayacağını ve bu fonları alacağı konusunda kendisine güven verdiğini söylediği öğrenildi.

Başaran'ın ifadesinde, Haluk Levent'in satılan tüm taşınmazların devirlerinin Yeliz Kaya isimli şahıs üzerine yapılmasını istediğini, çünkü yurt dışından gelecek olan fonların yetkilisinin Yeliz Kaya olduğunu kaydettiği öğrenildi. Başaran, 22 taşınmaz için çok küçük bir kısmının ödemesinin yapıldığını, sonrasında durumdan şüphelenmeye başladıklarını ve yapmış oldukları araştırmalar sonrasında Yeliz Kaya'nın 1-2 gün içerisinde bu taşınmazları Esin Önder Çağlayan isimli bir başka şahsa devrettiğini hatta bu devirlerin hemen ardından bankalardan yüksek tutarlı krediler çekmek suretiyle taşınmazlara ipotek koydurduklarını anlattı.


Yeliz Kaya'ya devredilen taşınmazlar



Bunun üzerine kendisinin ihtiyati tedbir kapsamında hukuk davası açtığını söylediği belirtilen Hüseyin Başaran'ın, şikayetçi olduğunu bu dava kapsamında satışı gerçekleşen taşınmazlara tedbir konulduğunu, taşınmazların rayiç bedelinin doğru ve geçerli olduğunu anlattığı, bankaların eksper sonuçlarında rayiç bedellerin her zaman düşük çıktığını ve bu durumun kendisi ile bir ilgisinin olmadığını ifade ettiği kaydedildi. Başaran'ın, taşınmaz devirleri kapsamında kendisinin de mağdur edildiğini beyan ettiği aktarıldı.
Öte yandan Holding CEO'su Başaran'ın, soruşturmanın ilk aşamasında "müşteki" olarak yer aldığı belirtilmişti.


Zanlılar, yarın adliyeye sevk edilecek



Hüseyin Başaran hakkındaki işlem, soruşturmanın kilit isimleri arasında gösterilen "Yeliz Kaya'ya devredilen taşınmazlara ilişkin işlemler" başlığı kapsamında yürütülüyor.

Yolsuzluk soruşturmasının merkezindeki Ahbap Derneği'nin mali yapısına yönelik son operasyonda gözaltına alınan Hüseyin Başaran da dahil 12 şüphelinin tamamının Mali Suçlarla Mücadele Şubesindeki ifade işlemleri sona erdi. Zanlılar, yarın sabah saatlerinde polis eşliğinde soruşturmanın yürütüldüğü Çağlayan'daki İstanbul Adalet Sarayı'na götürülecek.

Güvenpark’ta gazilerin hak arayışı 17. gününde

Türkiye'nin dört bir yanından Ankara'ya gelen er şehit yakınları ve gazilerin Güvenpark'taki oturma eylemi yarım ayı geride bıraktı. Rütbeli personel ile aralarındaki özlük hakları uçurumunun kapatılmasını isteyen vatan evlatları, talepleri karşılanmazsa açlık grevine başlayacaklarını duyurdu

29.07.2026 23:00:00
Haber Merkezi
 
Güvenpark’ta gazilerin hak arayışı 17. gününde
Güvenpark’ta gazilerin hak arayışı 17. gününde
Türkiye'nin 81 ilinden seslerini duyurmak için başkente gelen er şehit yakınları ve gazilerin Ankara Güvenpark'ta başlattığı oturma eylemi bugün 17. gününe girdi. 13 Temmuz'da "Gaziliğin rütbesi olmaz" şiarıyla meydanlara inen yüzlerce gazi ve şehit ailesi, özlük haklarında adalet sağlanana kadar alanı terk etmeyeceklerini vurguluyor.

"Aynı çatışmada kopan bacağın rütbesi olmaz"

Eylemin öncülüğünü üstlenen Şehit Aileleri ve Gaziler Derneği Genel Başkanı Erdem Çerçioğlu, Güvenpark'ta yaptığı açıklamada rütbeli personel ile er statüsündeki gaziler arasında çok ciddi bir maaş ve sosyal hak uçurumu olduğunu belirtti.

Çerçioğlu, hükümete seslenerek şu ifadeleri kullandı:

"Bizler bu vatan için göğsümüzü siper ettik. Aynı çatışmada, aynı mayın patlamasında kopan bacağın, kaybedilen gözün rütbesi olmaz. Ancak iş maaş ve özlük haklarına gelince er statüsündeki gazilerimiz üvey evlat muamelesi görüyor. Emsal aylık düzenlemesi yapılana, haklarımız rütbeli gazilerle eşitlenene kadar buradan ayrılmayacağız. Eğer sesimiz duyulmazsa, çok yakında açlık grevine başlayacağız."

Gaziler, mevcut maaşların enflasyon karşısında eridiğini, protez desteklerinin yetersiz kaldığını ve ücretsiz sağlık hizmeti ile kira yardımı gibi en temel sosyal haklarda bile ayrımcılığa uğradıklarını dile getiriyor.

Muhalefetten Güvenpark'a ziyaret akını

Güvenpark'taki direniş, siyasetin de ana gündem maddelerinden biri haline geldi. Eylemin başından bu yana çok sayıda siyasi parti lideri ve milletvekili alanı ziyaret ederek gazilere destek verdi.

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu bugün ikinci kez gazileri parkta ziyaret ederek taleplerini dinledi. İYİ Parti TBMM grubuna talimat verdiğini ve mağduriyetin giderilmesi için acilen bir kanun teklifi hazırlayacaklarını açıkladı.

Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan da eylemin 13. gününde Güvenpark'a gitmişti. Arıkan, "Vatan için bedel ödeyenlerin hak mücadelesinde yanlarındayız" diyerek hükümeti adım atmaya çağırmıştı.

Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu ve Şanlıurfa Milletvekili Mahmut Tanal da eylem alanını ziyaret ederek Meclis kürsüsünden bu konunun takipçisi olacaklarının sözünü vermişti.

Gözler Meclis'e çevrildi

Ankara'nın kavurucu sıcağına rağmen Güvenpark'ta bekleyişini sürdüren gaziler ve şehit yakınları, yetkililerden somut bir adım bekliyor. Meclis'in tatile girmeden önce er gazilerin özlük haklarını düzenleyen bir kanun teklifini gündeme alması için baskılar artarken, gaziler "Söz değil, icraat bekliyoruz" diyerek kararlılık mesajı veriyor.

'Geçmiş yasakları bölücülük için kullanıyorlar'

Meltem TV’de Ebru Çanak’ın sunduğu Sümen6 programına konuk olan Anayasa Hukukçusu Prof. Dr. Süheyl Batum, ana dil hakları tartışmalarına ilişkin net mesajlar verdi. Batum, ana dilin konuşulmasının bir hak olduğunu kabul ederken, ana dilde eğitimin toplumsal ayrışmaya yol açacağını savundu. Geçmişteki dil yasaklarının bugün ülkeyi bölmek için fırsat haline getirilmesini “korkunç” olarak nitelendiren Batum, dünyada bu yaklaşımın aksi bir örnek bulunmadığını vurguladı

29.07.2026 19:30:00
Eyüp Kabil
 
'Geçmiş yasakları bölücülük için kullanıyorlar'
'Geçmiş yasakları bölücülük için kullanıyorlar'
Anayasa Hukukçusu Prof. Dr. Süheyl Batum, Meltem TV ekranlarında yayınlanan Sümen6 programında, 'Terörsüz Türkiye' ve Türkiye'nin güncel siyasi ve toplumsal tartışmalarını değerlendirirken ana dil meselesine özel bir yer ayırdı. Programda Ebru Çanak'ın moderatörlüğünde, Bağımsız Türkiye Partisi Başdanışmanı Harun Kayacı ve Yeniçağ gazetesi yazarı Fatih Ergin'in de yer aldığı tartışmada Batum, anayasa hukuku perspektifinden açıklamalarda bulundu.

Batum, konuşmasının ilgili bölümünde ana dil konusunu şu şekilde özetledi: "Ana dil bir haktır ve konuşulabilir. Ancak ana dilde eğitimle insanları ayrıştırmak mümkün değildir." Bu ifadeyle, bireylerin kendi ana dillerini günlük yaşamda kullanma ve öğrenme hakkını temel bir hak olarak kabul ettiğini ortaya koydu. Buna karşılık, eğitim sisteminin ana dil üzerinden yapılandırılmasının toplumsal bütünlüğü zedeleyebileceği uyarısında bulundu.

Batum, geçmiş dönemlerde uygulanan dil yasaklarına da değindi. Bu yasakların tarihsel bir hata olduğunu dolaylı olarak kabul ederken, aynı yasakların bugün siyasi amaçlarla yeniden gündeme getirilmesini eleştirerek, "Geçmişteki yasakları bugün ülkeyi bölmek için bir fırsat olarak kullanmak korkunçtur" ifadesini kullandı. Batum'a göre, geçmişte yaşanan kısıtlamalar, bugün bazı çevreler tarafından Türkiye'nin üniter yapısını zayıflatmak ve ayrışmayı derinleştirmek amacıyla araçsallaştırılıyor.

"Dünyada bunun aksi bir örnek yok"

Batum, görüşlerini uluslararası karşılaştırmalarla da destekledi. "Dünyada bunun aksi bir örnek yoktur" diyerek, hiçbir ülkede ana dilde eğitimin toplumsal ayrışmayı önleyen veya birliği güçlendiren bir model olarak başarıyla uygulanmadığını savundu. Bu yaklaşımın, Türkiye'nin anayasal düzeni ve ulusal bütünlüğü açısından risk taşıdığının altını çizdi.

Programda Batum'un bu sözleri, aynı yayın içinde ele alınan diğer konularla da bağlantılıydı. Özellikle Türkiye Cumhuriyeti'nin resmi dilinin Türkçe olduğu vurgusu, PKK'nın Lozan öncesi düzen ve Sevr benzeri bir yapıya dönme hedefi iddiaları ve "eşit yurttaşlık" söylemlerinin ardında ayrılıkçı talepler bulunduğu yönündeki değerlendirmeleri, ana dil tartışmasına hukuki ve siyasi bir çerçeve kazandırdı. Batum, mevcut sürecin hukuki bir zemin üzerine oturmadığını, "ısmarlama" ve belirsiz bir yapı taşıdığını da dile getirdi.

Prof. Dr. Süheyl Batum'un bu açıklamaları, Türkiye'de dil, kimlik ve eğitim politikaları etrafında süregelen tartışmalara anayasa hukuku eksenli bir katkı olarak kayda geçti.

Seydikemer’de hastane ve evler boşaltıldı

Türkiye'nin gözde turizm ve doğa merkezleri Antalya ve Muğla, peş peşe çıkan orman yangınlarıyla sarsılıyor. Kaş'ta iki gündür sarp arazide süren yangınla mücadele zor şartlarda devam ederken, Fethiye'deki alevler söndürüldü; son olarak Seydikemer'de ziraat alanında başlayıp ormana sıçrayan yangın nedeniyle ilçe devlet hastanesi tahliye edilerek Fethiye-Antalya kara yolu trafiğe kapatıldı

29.07.2026 15:10:00
Haber Merkezi
 
Seydikemer’de hastane ve evler boşaltıldı
Seydikemer’de hastane ve evler boşaltıldı
Muğla'nın Seydikemer ilçesi Bayır Mahallesi yakınlarında ziraat alanında başlayan yangın, şiddetli rüzgarın etkisiyle hızla ormanlık alana sıçradı. Alevlerin yerleşim yerlerini ve kamu binalarını tehdit etmesi üzerine bölgede acil durum alarmı verildi.

Yangın bölgesine yakın mesafede bulunan Seydikemer Devlet Hastanesi'nin yoğun bakım ve palyatif bakım bölümleri tedbir amacıyla tamamen boşaltıldı. Ayrıca alevlerin tehdit ettiği 43 haneden 65 vatandaş tahliye edilirken, bölgedeki 3 boş evin yandığı bildirildi.

Yangının neden olduğu yoğun duman ve güvenlik riskleri sebebiyle Fethiye-Seydikemer-Antalya kara yolu sivil araç trafiğine geçici olarak kapatıldı. Tarım ve Orman Bakanlığı'nın "orman dışı alandan sıçradı" olarak duyurduğu yangına; 5 uçak, 18 helikopter, 93 arazöz, 3 TOMA ve toplam 835 personelle havadan ve karadan yoğun şekilde müdahale ediliyor.



Kaş'ta arazi şartları çalışmaları güçleştiriyor

Antalya'nın Kaş ilçesine bağlı Üzümlü Mahallesi'nde dün sabaha karşı başlayan orman yangını ise ikinci gününde de etkisini sürdürüyor. Yangının sarp, eğimli ve kayalık bir arazi yapısında yayılması kara ekiplerinin müdahalesini büyük ölçüde zorlaştırıyor.

Gece boyunca sarp kayalıklarda yangın işçileriyle yürütülen karadan mücadeleye, sabahın ilk ışıklarıyla birlikte helikopter ve uçaklar yeniden havadan destek vermeye başladı. Antalya genelinde son iki günde çıkan diğer yangınlardan Demre ve Kumluca'daki alevler ise ekiplerin hızlı müdahalesiyle kontrol altına alınarak soğutma çalışmalarına geçildi.

Fethiye'den sevindirici haber geldi

Muğla'nın Fethiye ilçesi Çiftlik Mahallesi'ndeki ormanlık alanda çıkan yangın ise yüreklere su serpti. Şiddetli rüzgarın etkisiyle büyüyen ve yerleşim alan sınırlarına dayanan alevler, Orman Genel Müdürlüğü ekiplerinin çok sayıda arazöz, uçak ve helikopterle gerçekleştirdiği yoğun koordineli operasyon sayesinde tamamen söndürüldü. Bölgede geniş çaplı soğutma çalışmaları yürütülüyor.

Meteoroloji ve Tarım ve Orman Bakanlığı, bölgedeki şiddetli rüzgar ve düşük nem oranına karşı vatandaşları ve ekipleri yeni risklere karşı teyakkuzda olmaya çağırdı.

Türkiye ile Irak arasında gerçekleştirilen resmi temaslarda imza töreni beklenmedik bir krizle gölgelendi

Türkiye ile Irak arasında gerçekleştirilen resmi temaslarda imza töreni beklenmedik bir krizle gölgelendi. 4 anlaşmanın ardından törenin sona erdiğinin açıklanması üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, beşinci anlaşmayı hatırlatarak sürece müdahale etti. Kriz, Kalkınma Yolu Anlaşmasını Irak Ulaştırma Bakanı'nın imzalamaması nedeniyle yaşandı

29.07.2026 13:20:00
Haber Merkezi
 
Türkiye ile Irak arasında gerçekleştirilen resmi temaslarda imza töreni beklenmedik bir krizle gölgelendi
Türkiye ile Irak arasında gerçekleştirilen resmi temaslarda imza töreni beklenmedik bir krizle gölgelendi
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Irak Başbakanı Ali ez-Zeydinin ortak basın toplantısı öncesinde düzenlenen imza töreninde dikkat çeken bir protokol krizi yaşandı.
Dört anlaşmanın imzalanmasının ardından sunucu tarafından törenin sona erdiğinin ilan edilmesi üzerine Erdoğan, "Bir yanlışlık olmasın, 5 anlaşma değil miydi?" diyerek sürece müdahale etti. Bu uyarının ardından törende kısa süreli bir belirsizlik yaşandı.

Krizin nedeni Kalkınma Yolu Anlaşması çıktı
Yaşanan aksaklığın, Kalkınma Yolu Anlaşmasının Irak Ulaştırma Bakanı Vehb el-Haseni tarafından henüz imzalanmamış olmasından kaynaklandığı anlaşıldı.
Kameralara yansıyan görüntülerde Irak Başbakanı Ali ez-Zeydinin, Iraklı bakana anlaşmayı neden imzalamadığını sorduğu ve tepki gösterdiği görüldü.

İki lider dakikalarca görüştü
Yaşanan gelişmenin ardından Erdoğan ile ez-Zeydi arasında protokol alanında birkaç dakika süren değerlendirme gerçekleştirildi. Bu sırada kameralar, bakanların bulunduğu bölüme çevrildi.
Görüşmenin ardından program planlandığı şekilde devam etti ve Cumhurbaşkanı Erdoğan ortak basın toplantısındaki konuşmasını yaptı.

Anlaşma basın toplantısından sonra imzalandı
İmza töreninde tamamlanamayan Kalkınma Yolu Anlaşması, ortak basın toplantısının ardından iki ülkenin ulaştırma bakanları tarafından, Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Irak Başbakanı ez-Zeydi'nin huzurunda imzalanarak resmiyet kazandı.

TBMM mutfak personeli davasında gerekçeli karar açıklandı

Ankara 57. Asliye Ceza Mahkemesi, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) mutfaklarında staj yapan öğrencilere cinsel taciz ve cinsel istismar iddialarına ilişkin davada verdiği mahkumiyet ve beraat kararlarının gerekçesini açıkladı. Mahkeme, mahkumiyet verilen sanıkların stajyer öğrenciler üzerinde sahip oldukları usta-çırak ilişkisinden kaynaklanan otoriteyi ve kamu görevinin sağladığı kolaylığı kötüye kullandıklarını, mağdur beyanlarının dosyadaki diğer delillerle desteklendiğini belirtti

29.07.2026 12:32:00
İHA
 
TBMM mutfak personeli davasında gerekçeli karar açıklandı
TBMM mutfak personeli davasında gerekçeli karar açıklandı
Gerekçeli kararda, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede sanıklar Halil İlker Güner, Durmuş Uğurlu, Recep Seven, İbrahim Beşlioğlu ve Ramazan Çetin hakkında farklı mağdurlara yönelik "çocuğun cinsel istismarı" ve "çocuğa karşı cinsel taciz" suçlarından kamu davası açıldığı hatırlatıldı.

Mahkeme, yargılama boyunca mağdur beyanları, tanık anlatımları, dijital materyaller, HTS kayıtları, WhatsApp yazışmaları, kamera görüntüleri ve bilirkişi raporlarının birlikte değerlendirildiğini belirtti. Kararda sanıkların duruşmalarda suçlamaları reddettikleri, mesajların cinsel amaç taşımadığını, fiziksel temas iddialarını kabul etmediklerini ve mağdurların kendilerine iftira attığını savundukları aktarıldı.

Sanık müdafilerinin de Yargıtay kararlarına atıf yaparak, eylemlerin cinsel taciz suçunu oluşturmadığını, mağdur beyanlarının çelişkili olduğunu ve beraat kararı verilmesi gerektiğini savunduğu belirtildi. Kararda, mahkeme dosya kapsamındaki tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde mahkumiyet verilen sanıkların savunmalarının suçtan kurtulmaya yönelik olduğuna karar verdiği, mağdur beyanlarının kendi içerisinde tutarlı olduğu ve dosya kapsamındaki diğer delillerle desteklendiği kanaatine varıldığı ifade edildi.

Kararda, sanıkların TBMM'de kamu görevlisi olarak çalışmaları ve stajyer öğrenciler üzerinde eğitim ve denetim yetkisine sahip olmalarının suçların işlenmesini kolaylaştıran bir unsur olduğu vurgulandı. Bu nedenle sanıklar hakkında kamu görevinin sağladığı nüfuzun kötüye kullanılmasına ilişkin nitelikli hal hükümlerinin uygulandığı ifade edildi. Aynı mağdura yönelik benzer eylemlerin farklı tarihlerde tekrarlanması nedeniyle ilgili sanıklar hakkında zincirleme suç hükümlerinin uygulandığı da kaydedildi.

Gerekçeli kararda, mahkemenin sanıkların geçmişi, yargılama sürecindeki tutum ve davranışları ile sabıka kayıtlarını da değerlendirdiği, bu kapsamda uygun görülen sanıklar hakkında takdiri indirim uygulandığı belirtildi. Buna mukabil verilen hapis cezalarının niteliği ve süresi dikkate alınarak hükmün açıklanmasının geri bırakılması, cezanın ertelenmesi veya seçenek yaptırımlara çevrilmesi şartlarının oluşmadığı değerlendirilerek bu taleplerin reddedildiği ifade edildi. Ayrıca mahkumiyet verilen sanıklar hakkında belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılmalarına ilişkin güvenlik tedbirlerinin uygulanmasına karar verildiği belirtildi.

Gerekçeli kararda, mağdur A.G.'nin soruşturma aşamasında verdiği ifadeler ile kovuşturma aşamasındaki beyanları arasında önemli çelişkiler bulunduğu, duruşmada önceki anlatımlarını kabul etmediği ve bazı olayları yaşamadığını söylediği belirtildi. Bu nedenle Recep Seven ve Durmuş Uğurlu hakkında A.G.'ye yönelik isnat edilen suçlardan beraat kararı verildiği, Ramazan Çetin hakkında ise üzerine isnat edilen suçun yasal unsurlarının oluşmadığı gerekçesiyle beraatına hükmedildiği kaydedildi.

Mağdur hakkında suç duyurusu

Mahkeme, A.G.'nin duruşma aşamasındaki beyanlarının soruşturma aşamasındaki ifadeleriyle uyuşmadığını değerlendirerek, gerçeğe aykırı beyanda bulunup bulunmadığının araştırılması için "iftira" suçu yönünden Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulmasına karar verdi.

Öte yandan mahkeme, sanıklar hakkında verilen mahkumiyet hükümlerinin temelini oluşturan deliller arasında mağdur anlatımlarının yanı sıra telefon incelemeleri, mesaj içerikleri, kamera kayıtları, bilirkişi raporları ve tanık ifadelerinin birlikte değerlendirildiğini, tek başına bir delile dayanılarak hüküm kurulmadığını vurguladı.

Kararda, ceza yargılamasında tüm delillerin birlikte değerlendirilmesi sonucunda vicdani kanaate ulaşıldığı ve mahkumiyet kararlarının bu kapsamda verildiği ifade edildi.

Kabine bugün toplanıyor. Gündemde hangi konular var?

Cumhurbaşkanlığı Kabinesi, yaklaşık iki haftalık aranın ardından bugün Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında bir araya gelecek

29.07.2026 12:00:00
Haber Merkezi
 
Kabine bugün toplanıyor. Gündemde hangi konular var?
Kabine bugün toplanıyor. Gündemde hangi konular var?
Cumhurbaşkanlığı Kabinesi, yaklaşık iki haftalık aranın ardından bugün Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında bir araya gelecek. Terörsüz Türkiye süreci, ekonomi ve ABD-İran savaşı gündemde olacak.

Kabine, bugün saat 15.30'da Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında Beştepe'de toplanacak.

Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) gündemine gelmesi beklenen süreç yasası kabinenin de önemli gündem başlıklarından biri olacak.

Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) ve Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) sahadaki son raporları kabinede ayrıntılandırılacak.

Toplantıda ekonomideki gidişatın da masada olması bekleniyor. Merkez Bankası'nın faizleri sabit tutma kararı sonrasında para piyasalarındaki göstergeler değerlendirilecek.

Fiyat istikrarının sağlanması adına atılabilecek ek adımlar ele alınacak.

Kabinede tekrar alevlenen ABD-İran savaşı da masada olacak. Hürmüz Boğazı'ndaki gerilimin başta enerji fiyatları olmak üzere Türkiye'ye etkileri değerlendirilecek.

Öte yandan ABD ile NATO zirvesi marjında gerçekleştirilen görüşmelerin ayrıntıları kabinede bir kez daha görüşülecek.

CAATSA yaptırımlarının kaldırılması ve F-35'lerin Türkiye'ye teslimine ilişkin ara formül bulma çalışmalarında gelinen aşamanın kabinede konuşulabileceği değerlendiriliyor.

Kabinede orman yangınları da değerlendirilecek. Hazırlıkların gözden geçirilmesi ve riskli alanların yeniden ele alınması bekleniyor. Yangınlarla sürdürülen mücadele de ayrıntılandırılacak.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.