logo
08 AĞUSTOS 2026

Modern çağın vebası: Tükenmişlik sendromu

Eskiden sadece yoğun iş temposuna sahip profesyonellerin sorunu olarak görülen Tükenmişlik Sendromu, artık dijitalleşen dünyanın ve bitmek bilmeyen başarı baskısının bir sonucu olarak toplumun her kesimine yayıldı

03.04.2026 00:10:00
Abdülkadir Gündoğdu
 
Modern çağın vebası: Tükenmişlik sendromu
Modern çağın vebası: Tükenmişlik sendromu
Eskiden sadece yoğun iş temposuna sahip profesyonellerin sorunu olarak görülen Tükenmişlik Sendromu, artık dijitalleşen dünyanın ve bitmek bilmeyen başarı baskısının bir sonucu olarak toplumun her kesimine yayıldı.

Dünya Sağlık Örgütü'nün "mesleki bir fenomen" olarak tanımladığı bu durum, bireyleri sadece iş yerinde değil, sosyal hayatın her alanında birer "hayalete" dönüştürüyor.







Uzmanlar tarafından kronik stresle başa çıkamama hali olarak tanımlanan tükenmişlik, modern insanın en büyük sınavı haline geldi. Sadece fiziksel bir yorgunluk değil, derin bir duygusal boşluk ve anlamsızlık hissiyle karakterize edilen bu sendrom, sosyal bağları kopma noktasına getiriyor.






Bir Zincirin Halkaları: Sosyal Hayata Etkileri

Tükenmişlik sendromu yaşayan bireylerde görülen değişimler, sosyal çevrelerinde "görünmez bir duvar" örülmesine neden oluyor:

Sosyal İzolasyon: Birey, arkadaş toplantılarını ve aile buluşmalarını birer "yük" olarak görmeye başlıyor. Eskiden keyif alınan aktiviteler, yerini evde tek başına kalma ve dış dünyadan kaçma arzusuna bırakıyor.







Empati Yorgunluğu: Duygusal kaynakları tükenen kişi, çevresindeki insanların sorunlarına karşı duyarsızlaşıyor. Bu durum, ikili ilişkilerde "soğukluk" ve "ilgisizlik" olarak algılanarak çatışmalara zemin hazırlıyor.

Sinirlilik ve Tahammülsüzlük: En küçük ricalar veya günlük rutin etkileşimler, tükenmişlik yaşayan birey için bir öfke patlamasına dönüşebiliyor. Bu da kişinin sosyal çevresinden zamanla dışlanmasına yol açıyor.







Dijital Dünya Yangını Körüklüyor

Psikologlara göre, sosyal medyanın yarattığı "mükemmel hayat" illüzyonu ve sürekli ulaşılabilir olma zorunluluğu, tükenmişliği tetikleyen en büyük unsurlar arasında. Birey, sadece fiziksel olarak değil, dijital olarak da "hiç bitmeyen bir mesaide" hissettiği için zihinsel dinlenme şansını tamamen kaybediyor.







Uzman Görüşü: "Dinlenmek Bir Lüks Değil, İhtiyaçtır"

Klinik psikologlar, tükenmişliğin bir "zayıflık göstergesi" olmadığını vurguluyor:

"Tükenmişlik, kişinin çok az çaba göstermesinden değil, çok uzun süre çok fazla çaba göstermesinden kaynaklanır. Sosyal hayatın kurtarılması için bireyin önce kendine 'dur' deme hakkını tanıması gerekir. Hayır diyebilmek, bu vebanın en güçlü panzehiridir."







Kurtuluş Reçetesi: Küçük Adımlar, Büyük Farklar

Uzmanlar, sosyal hayatı ve zihinsel sağlığı korumak için şu önerilerde bulunuyor:

Dijital Detoks: Günün belirli saatlerinde tüm bildirimleri kapatmak.

Hobilerin Rehabilitasyonu: Sadece sonuç odaklı değil, süreçten keyif alınan aktivitelere dönmek.

Destek İstemek: Profesyonel yardım almanın bir tabu olmaktan çıkarılması.







Sonuç:

Tükenmişlik sendromu, bireysel bir sağlık sorunu olmanın ötesine geçerek toplumsal bir yalnızlaşma krizine dönüşüyor. Eğer modern çağın bu sessiz vebasına karşı önlem alınmazsa, geleceğin toplumları "bir arada ama yalnız" yaşayan bireylerden oluşacak.

Karadeniz yaylalarında trafik levhaları kevgire döndü

Karadeniz'in eşsiz doğası ve yaylalarına ulaştıran karayollarındaki yön ve işaret tabelaları son yıllarda magandaların atış poligonuna dönüştü

01.08.2026 11:56:00 / Güncelleme: 01.08.2026 12:00:52
İHA
 
Karadeniz yaylalarında trafik levhaları kevgire döndü
Karadeniz yaylalarında trafik levhaları kevgire döndü
Bölge genelinde yollara güvenliği sağlamak amacıyla yerleştirilen yüzlerce trafik işaret ve yön levhası, kimliği belirsiz şahısların ateşli silahlarla hedef tahtası haline getirilmesi sonucu kevgire döndü. Sürücülerin can güvenliğini tehlikeye atan bu durum, aynı zamanda ülke ekonomisine de milyonlarca liralık dev bir yük bindiriyor.






Özellikle Trabzon, Rize, Giresun ve Artvin'in virajlı, dik ve sık sık sis çöken yayla yollarında hayati önem taşıyan "Keskin Viraj", "Dur" ve "Heyelan Riski" gibi uyarı levhaları magandaların kurşunlarıyla parçalanmış durumda. Kurşun delikleri sebebiyle üzerindeki reflektörleri (gece parlayan kaplama) özelliğini yitiren tabelalar, gece seyahat eden sürücüleri adeta kör noktada bırakıyor. Bölgede sürekli yolculuk yapan yerel halk ve sürücüler duruma isyan ederek, "Zaten yollarımız engebeli ve sisli. Tabelalara bakarak yolumuzu bulmaya çalışıyoruz ama tabelalar delik deşik. Virajı göremiyoruz, uçurumu fark edemiyoruz. Bir tabela magandalığı yüzünden her an canımızdan olabiliriz" sözleriyle tepkilerini dile getirdi.








Milli servet çöpe gidiyor, tabela başına maliyet katlanıyor

Karayolları Genel Müdürlüğü (KGM) ekipleri, kurşunlanan levhaları yenilemek için yoğun mesai harcıyor ancak takılan her yeni tabela kısa süre içinde yeniden hedef tahtası haline geliyor. Yapılan son maliyet hesaplamalarına göre; yalnızca bir tek trafik levhasının sökülmesi, yeniden imal edilmesi ve sahada montajının yapılmasının maliyeti 3-5 bin TL arasında değişiyor. Yılda belki binlerce tabelanın tahrip edildiği ülkede harcanan milyonlarca liralık milli servet magandaların "zevk" uğruna yaptığı atışlar nedeniyle çöpe gidiyor.

Tabelaları kurşunlayan kişilerin tespit edilmesi durumunda ise cezai işlem uygulanıyor. Türk Ceza Kanunu (TCK) Madde 152 uyarınca "Kamu malına zarar verme" suçundan 1 yıldan 4 yıla kadar hapis cezası istemiyle dava açılıyor. TCK Madde 170 kapsamında meskun mahalde veya yolda silah ateşlemekten "Genel güvenliği kasten tehlikeye sokma" suçlamasıyla 6 aydan 3 yıla kadar ek hapis cezası uygulanabiliyor. Zarar verilen tüm tabelaların maliyetleri, faizleriyle birlikte faillerden nakit olarak tazmin ediliyor. Jandarma ve emniyet birimleri, vatandaşları da tabelalara ateş açan kişileri gördüklerinde plakalarıyla birlikte derhal 112 Acil Çağrı Merkezi'ne ihbar etmeye çağırıyor.

Ayvalık'ta ormanlara giriş yasak ama denetim yetersiz

Balıkesir'in Ayvalık ilçesi, son yılların en büyük orman yangınlarıyla mücadele ederken, Balıkesir Valiliği'nin 5 Mayıs 2026 tarih ve 2026/1 sayılı Orman Yangınları ile Mücadele Komisyonu Kararı kapsamında, 15 Haziran-30 Eylül 2026 tarihleri arasında belirlenen mesire alanları ve izin verilen noktalar dışında ormanlara giriş yasaklanmasına rağmen özellikle Ayvalık'taki bazı koy ve ormanlık alanlarda vatandaşların denetimsiz şekilde ormana girmeye devam ettiği gözleniyor

01.08.2026 11:41:00 / Güncelleme: 01.08.2026 11:45:00
İHA
 
Ayvalık'ta ormanlara giriş yasak ama denetim yetersiz
Ayvalık'ta ormanlara giriş yasak ama denetim yetersiz
Balıkesir Valiliğinin aldığı karar doğrultusunda, yangın sezonu boyunca yalnızca belirlenen orman parkları ve mesire alanlarında belirli kurallar çerçevesinde piknik yapılmasına izin verilirken, bunun dışındaki tüm ormanlık alanlara giriş 6831 sayılı Orman Kanunu kapsamında yasak bulunuyor.






Geçtiğimiz yıl söz konusu yasaklar Jandarma ekipleri tarafından sıkı şekilde denetlenirken, bu yıl denetim görevinin Orman İşletme Müdürlüğü ekiplerine bırakıldığı öğrenildi. Ancak sahadaki görüntüler, denetimlerin yeterli düzeyde yapılmadığı yönünde eleştirilere neden oluyor.








Objektiflere yansıyan fotoğraflarda, çok sayıda vatandaşın ormanlık alan içerisindeki sahillere rahatlıkla girerek gün boyu vakit geçirdiği görülüyor. Özellikle yoğun sıcakların ve kuvvetli rüzgârın etkili olduğu günlerde bu durumun, oluşabilecek bir ihmal veya dikkatsizlik sonucu yeni orman yangınlarına zemin hazırlayabileceği değerlendiriliyor.








Son günlerde Ayvalık, Gömeç ve çevresinde binlerce hektarlık alanın kül olduğu büyük orman yangınlarının ardından, vatandaşlar denetimlerin artırılmasını ve yasakların sadece kâğıt üzerinde kalmayıp sahada da etkin şekilde uygulanmasını istiyor.

Uzmanlar ise orman yangınlarıyla mücadelede en etkili yöntemin, yangın çıkmadan önce riskleri ortadan kaldıracak önleyici tedbirlerin eksiksiz uygulanması olduğuna dikkat çekiyor.

logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.