logo
23 TEMMUZ 2026

Moskova'dan kuklalar geçti

16.10.2006 00:00:00
 
"Kukolnıy Master" Dergisi ve Rusya Kukla Koleksiyoncuları Kulübü'nün ortak teşebbüsüyle Moskova'daki T-Modul sergi salonunda 12-15 Ekim tarihleri arasında düzenlenen olan fuara toplam 10 ülkeden 300'den fazla kukla koleksiyoncusu ve sanatçısı katıldı. Çocuklardan ziyade büyüklerin yoğun katılımına sahne olan fuarda birbirinden ilginç kuklalar ziyaretçileri büyüledi.  Aralarında 180 cm yüksekliğinde "en büyük kukla", 1 cm'den küçük "en küçük kukla", 200 yıldan yaşlı "en eski kukla", Rusya Başkanı Vladimir Putin'i canlandıran "en üst düzey devlet yetkilisinin kuklası", "en popüler kukla" gibi eserlerin de bulunduğu sergide ABD'li sanatçı Stephanie L. Calley'e ait 45 bin dolar değerindeki "kızkardeşler" isimli en pahalı kukla da ziyaretçilerden büyük ilgi gördü. Serginin en pahalı kuklası konusunda açıklamalarda bulunan Kukolnıy Mir dergisinin baş redaktörü Anastasiya Kavılkina, "Aslında bu kuklanın herhangi bir olağanüstü özelliği yok. Kukla için kullanılan malzemelerin de pek pahalı malzemeler olduğunu söyleyemeyiz.Ama Uluslararası Kukla Federasyonu bu eserin değerini 45 bin dolar olarak belirlemiş. Bu değer eserin çok ünlü bir sanatçıya ait olması ve sanatçının kendine özgü düşüncesine verilen bir değerdir" dedi. Ama fiyatın böyle yüksek oluşu sanatçının sahip olduğu ün ve kendine özgü düşünce ürünü olmasından kaynaklanmaktadır" dedi. Sergi ziyaretçilerinden 13 yaşındaki Trifon Markov, "Ben de son iki yıldan beri okul dışındaki boş zamanlarımı kukla hazırlayarak değerlendirmeye çalışıyordum. Fakat bu sergide gördüğüm eserler benim kuklacılık sanatıyla ilgili anlayışımın kökten değişmesine neden oldu. Burada çok şey öğrendim. Öğrendiklerimi uygulamaya çalışacağım" dedi. Trifon Markov'un 11 yaşındaki kardeşi Vasiliy Markov ise "Kukla sergisine ilk kez abimin teşebbüsüyle gelmeye karar verdim. Burada gördüğüm kuklalar gerçekten çok harika. Böyle mucize kuklaların benzerlerini ben de yapmayı çok arzu ediyorum" dedi.

Gençler, dikkat! Uykusuzluk kanser yapıyor


 
Amerikan Klinik Onkoloji Derneği toplantısında paylaşılan veriler, modern yaşamın bozduğu uyku düzeninin erken yaşta görülen bazı kanserlerle ilişkili olabileceğine işaret ediyor.

22.07.2026 23:56:00 / Güncelleme: 23.07.2026 00:01:50
MURAT ÇORBACI
 
Gençler, dikkat! Uykusuzluk kanser yapıyor
Gençler, dikkat! Uykusuzluk kanser yapıyor

Son yıllarda dünya genelinde 'erken başlangıçlı' ya da bir başka ifadeyle  '50 yaş altı' kolorektal, meme ve rahim kanserlerinde ciddi artışlar görülüyor. Amerikan Klinik Onkoloji Derneği'nin (ASCO) yürüttüğü çalışmaya dair açıklanan son veriler, modern hayatın getirdiği uyku düzensizliklerinin (mavi ışık, gece mesaileri, stres) bu artışta ana tetikleyici olabileceğini gösteriyor. Sonuçları değerlendiren İstanbul Okan Üniversitesi Hastanesi Nöroloji Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Daryuş Heydari, kaliteli uykunun yalnızca dinlenmek anlamına gelmediğini belirterek, şunları söyledi: "Bilimsel veriler artık uykunun hücresel düzeyde çalışan doğal bir onarım mekanizması olduğunu gösteriyor. Özellikle derin uyku sırasında beyin, gün boyunca biriken zararlı atıkları temizliyor ve bağışıklık sisteminin sağlıklı çalışmasına katkı sağlıyor."



Uykuda beyin kendini temizliyor!

Dr. Öğr. Üyesi Heydari, 2012 yılında Rochester Üniversitesi araştırmacıları tarafından tanımlanan Glimfatik Sistem'in yalnızca derin uyku sırasında tam kapasiteyle çalıştığını belirterek, şu bilgileri verdi: "Derin uyku sırasında beyin hücreleri küçülür, hücreler arasındaki boşluk genişler ve beyin omurilik sıvısı bu alanlardan geçerek gün içinde biriken toksik atıkları temizler. Bu süreç, beynin adeta her gece kendini yıkaması demek. Beyin yeterince temizlenemediğinde ise beta-amiloid gibi toksik proteinler birikmeye başlar. Bu durum uzun vadede Alzheimer, Parkinson ve demans gibi nörodejeneratif hastalıkların riskini artırabilir. Aynı zamanda hücresel stres yükselir, bağışıklık sistemi zayıflar ve vücudun kanserli hücreleri erken dönemde tanıyıp yok etmesini sağlayan immün gözetim mekanizması da olumsuz etkilenebilir. ASCO'da paylaşılan bulgular da bu olası ilişkiye dikkat çekiyor." Dr. Öğr. Üyesi Heydari'ye göre yetişkinlerde ideal uyku süresi 7-9 saat olsa da, yalnızca süre yeterli değil. Asıl önemli olan kesintisiz ve kaliteli uyku. Hücresel yenilenme ve bağışıklık sisteminin en etkin çalıştığı dönem derin uyku evresi. Gece boyunca sık sık bölünen bir uyku, yeterli süre uyunmuş olsa bile bu koruyucu süreçleri sekteye uğratabilir. Özellikle saat 23.00-03.00 arasında melatonin salgısı en yüksek seviyeye ulaşıyor. Bu saatlerde uykuda olmak, sağlıklı uyku düzeni açısından oldukça önemli.


Derin uyku evresi önemli

Eğer uyku bozukluğu yapısal bir hastalıktan ziyade yaşam tarzı, stres veya kötü uyku hijyeninden kaynaklanıyorsa, doğru yaklaşımlarla tamamen iyileştirilebilir. Yetişkin bir insan için ideal uyku süresi ortalama 7 ilâ 9 saat arasıdır. Hücresel yenilenme ve kansere karşı koruyucu mekanizmalar özellikle derin uyku evresinde aktifleşiyor. Gece sık sık bölünmeyen, blok halinde uyunan uyku kalitelidir. Saat 23.00 ile 03.00 arası, melatonin hormonunun en zirve yaptığı saatlerdir. Bu saatlerde uykuda olmak kritik öneme sahip.

Güzel uyku için 4 kural

Dr. Öğr. Üyesi Daryuş Heydari'nin son olarak sağlıklı bir uyku düzeni için 4 öneride bulunuyor:
• Ritim Oluşturun: Hafta sonu dâhil her gün aynı saatte yatıp aynı saatte uyanmaya özen gösterin.
• Dijital Detoks Yapın: Uykudan en az 1 saat önce tüm ekranlarla (telefon, TV, bilgisayar) bağınızı koparın.
• Karanlık ve Serin Yerleri Tercih Edin: Melatonin sadece zifiri karanlıkta salgılanır. Yatak odanızda hiç ışık (gece lambası veya cihaz ışığı dâhil) olmamasına dikkat edin. Ayrıca oda sıcaklığının yaklaşık 18-20°C olması uykuya geçişi kolaylaştırır.
• Sınır Koyun: Öğleden sonra (saat 14:00-15:00'ten sonra) kafein tüketimini kesin.

‘Bilseydim asla katılmazdım!’

Ahbap soruşturması kapsamında ifadesine başvurulan sunucu Ece Üner, "Haluk Levent'in toplanan yardım paralarını bu şekilde kullanacağını bilseydim en başından böyle bir açıklamada veya yayında bulunmazdım. Haluk Levent'in eylemlerini lanetliyorum" dedi

22.07.2026 22:40:00
İhlas Haber Ajansı
 
‘Bilseydim asla katılmazdım!’
‘Bilseydim asla katılmazdım!’
Ahbap soruşturması kapsamında ifadesine başvurulan sunucu Ece Üner, "Haluk Levent'in toplanan yardım paralarını bu şekilde kullanacağını bilseydim en başından böyle bir açıklamada veya yayında bulunmazdım. Haluk Levent'in eylemlerini lanetliyorum" dedi.

Ahbap soruşturması kapsamında sunucu Ece Üner'in verdiği ifade ortaya çıktı. Üner ifadesinde, "Haluk Levent adlı şahsı sanatçı kişiliğinin yanı sıra Ahbap Derneğinin yöneticisi olarak tanırım. Kendisiyle ilk defa ülkemizde yaşanan büyük deprem sonrası Oğuzhan Uğur tarafından düzenlenen Babala TV adlı Youtube kanalı yayınında gerçekleştirilen programda yüz yüze karşılaştık. O zamana kadar kendisiyle hiçbir şekilde yüz yüze veya telefonla görüşmüşlüğümüz yoktur.

Sonraki süreçte de aynı şekilde görüşmedik. Bu husus gerekli görülmesi halinde arama kayıtlarından da anlaşılacaktır. Bana sormuş olduğunuz Ahbap Derneğine yönelik eleştirilere karşılık olarak söylediğim ifadelerin yer aldığı canlı yayındaki ifadelerde kastettiğim husus Ahbap Derneğinin lehine yapılmış açıklamalar değildir. Ben o dönemde AFAD da bizim Ahbap da bizim şeklinde paylaşımda da bulunmuştum. Bu açıklamadaki amacım ülke olarak içinde bulunduğumuz durumda birlik ve beraberlik mesajı vermekti. Şahsen Ahbap Derneğine bir bağışta bulunmadım. Aynı şekilde gerekli görülmesi halinde banka hesap hareketlerim incelenebilir" dedi.



İfadesinin devamında Üner, "Geldiğimiz noktada ben de diğer insanlar gibi yapılan bağışların kaynağının sorgulanması konusunda yine aynı şekilde sosyal medya hesabımdan sürecin şeffaflıkla yürütülmesi gerektiği yönünde paylaşımlarda bulundum. Yine basından öğrendiğimiz kadarıyla eğer Haluk Levent tarafından yardım paralarının bu şekilde kullanılması sebebiyle ben de kendimi kandırılmış hissediyorum.

Haluk Levent'in toplanan yardım paralarını bu şekilde kullanacağını bilseydim en başından böyle bir açıklamada veya yayında bulunmazdım. İfademin başında da söylediğim gibi o dönemde Haluk Levent'e devlet büyükleri tarafından da çeşitli teşekkürlerde ve ödüllerde bulunulduğu için ben de o amaçla böyle bir açıklamada bulunmuştum. O dönemde böyle bir paylaşımda bulunduğum için pişmanım.

Ahbapla ilgili kendimi kandırılmış hissediyorum. Haluk Levent'in ifadesinde de gördüğümüz kadarıyla yaptığı savunmanın hiçbir geçerliliği bulunmamaktadır. Nitekim bu savunmasının ve yaptıklarının kamu vicdanına sığmadığını düşünüyorum. Bu yönde görüşlerimi belirten altı gün önce de bir tweet atmıştım. Orada da belirttiğim şekilde Haluk Levent'in eylemlerini lanetliyorum" dedi.

Ece Üner adliyede verdiği ifadesinin ardından ayrıldı.

Numan Kurtulmuş yol haritasını açıkladı

TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, siyasi partilerle gerçekleştirdiği kritik "çerçeve yasa" turunun ardından basın toplantısı düzenledi. Kurtulmuş, "Asla genel af ya da şahsa özel af olmayacak" diyerek kırmızı çizgileri çekti ve yasanın Meclis tatile girmeden önce yasalaşmasını ümit ettiklerini belirtti

22.07.2026 22:30:00
Haber Merkezi
 
Numan Kurtulmuş yol haritasını açıkladı
Numan Kurtulmuş yol haritasını açıkladı
Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanı Numan Kurtulmuş, iktidarın "Terörsüz Türkiye" hedefi kapsamında hazırlamayı planladığı "çerçeve yasa" öncesinde yürüttüğü liderler turunu tamamlayarak kameraların karşısına geçti.

İki gün boyunca MHP, DEM Parti, Yeni Yol Partisi, CHP, İYİ Parti ve AK Parti gruplarıyla yoğun bir diplomasi yürüten Kurtulmuş, yeni dönemin yol haritasına ilişkin hayati açıklamalarda bulundu.

"PKK'nın silah bırakmasıyla yeni bir dönem başladı"

Meclis'te gerçekleştirilen görüşmelerin son derece yapıcı ve nitelikli geçtiğini ifade eden TBMM Başkanı Kurtulmuş, Türkiye'nin yarım asırlık terör kamburundan kurtulması için tarihi bir eşikte olunduğunu belirtti.

Kurtulmuş, "PKK'nın silahları bırakması ile birlikte Türkiye açısından yeni bir süreç başlamıştır. Artık silahların tamamen geride bırakıldığı, demokrasinin ve sivil siyasetin tahkim edildiği bir döneme giriyoruz" dedi.

Kırmızı çizgiyi çekti: "Asla genel veya özel af olmayacak"

Kamuoyunda uzun süredir tartışılan ve spekülasyonlara neden olan 'af' iddialarına son noktayı koyan Kurtulmuş, düzenlemenin içeriğine dair net bir sınır çizdi. Meclis Başkanı, "Bu yasal düzenleme geniş bir ittifakla olsun istiyoruz. Ancak şunun altını kalın çizgilerle çizmek isterim: Bu çalışma asla bir genel af ya da şahsa özel bir af niteliğinde olmamalıdır, olmayacaktır" ifadelerini kullandı.

Düzenlemenin, terör örgütü üyelerinin silah bırakmasının ardından hukuki ve infaz şartlarını belirleyen müstakil ve geçici bir yasa olacağını kaydetti.

"Sorumluluk Meclis'teki partilerin üzerindedir"

Hazırlanacak yasal çerçevenin kapsayıcı ve kalıcı olması için tüm siyasi partilerin taşın altına elini koyması gerektiğini hatırlatan Numan Kurtulmuş, parlamentonun ortak iradesine vurgu yaptı. Görüşmelerde genel bir anlayış birliği müşahede ettiğini aktaran Kurtulmuş, şu sözlerle partilere çağrıda bulundu:

"Bu yasa konusundaki sorumluluk, doğrudan TBMM'de grubu bulunan ve temsil edilen tüm siyasi partilerin üzerindedir. Bütün partilerin katılımı ve katkısı ile bu sürecin yürütülmesi hayati önem taşıyor. Ortaya çıkacak metin, son derece nitelikli ve geleceğe yön veren bir çalışma olacak. Bu durum aynı zamanda Gazi Meclis'imizin demokratik gücünü ve kurumsal taşıyıcılığını tüm dünyaya bir kez daha gösterecektir."

Hedef Meclis tatile girmeden yasalaşması

Hükümetin ve parlamentonun takvimine ilişkin de bilgi veren Meclis Başkanı Kurtulmuş, zaman kaybetmeden adımların atılacağını sinyalini verdi.

Görüşmelerden elde edilen çıktıların hızlıca yasa taslağına dönüştürüleceğini belirten Kurtulmuş, "Ümit ve arzu ederiz ki, Meclis yaz tatiline girmeden evvel bu yasa genel kuruldan geçerek yasalaşmış olur. Böylece Türkiye için yepyeni ve temiz bir dönemin kapılarını ardına kadar açmış olacağız" diyerek konuşmasını sonlandı yardı.

Leyla Aydemir davasında gerekçeli karar

Ağrı'da kaybolduktan 18 gün sonra cansız bedeni bulunan 3 yaşındaki Leyla Aydemir'in ölümüne ilişkin davada amca Yusuf Aydemir'e verilen ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasının gerekçeli kararı açıklandı. Mahkeme, küçük Leyla'nın bir süre alıkonulduğu, öldürüldükten sonra ise dere kenarına bilinçli şekilde bırakıldığı kanaatine vardığını bildirdi

22.07.2026 19:20:00
İHA
 
Leyla Aydemir davasında gerekçeli karar
Leyla Aydemir davasında gerekçeli karar
Ağrı'da 2018 yılında kaybolduktan 18 gün sonra cansız bedeni bulunan 3 yaşındaki Leyla Aydemir'in ölümüne ilişkin davada amca Yusuf Aydemir'e verilen ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasının gerekçeli kararı açıklandı. Ağrı 1. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından hazırlanan gerekçeli kararda, 15 Haziran 2018'de Ramazan Bayramı dolayısıyla ailesiyle birlikte Bezirhane köyüne giden 3 yaşındaki Leyla Aydemir'in kaybolmasının ardından başlatılan arama çalışmalarına rağmen çocuğun 18 gün sonra köye yaklaşık 2 kilometre uzaklıktaki dere kenarında ölü bulunduğu hatırlatıldı.

Kararda, adli tıp raporlarında ölüm nedeninin kesin olarak belirlenemediği ancak Leyla'nın açlık veya susuzluktan ölmediği, uzun süre bakımsız kaldığını gösteren herhangi bir bulgunun da tespit edilemediği ifade edildi.

Kararda, yoğun arama faaliyetleri sırasında bulunamayan Leyla'nın, denetimlerin azalmasının ardından dere yatağında ortaya çıkmasının tesadüf olmadığı değerlendirildi.

Gerekçeli kararda, küçük kızın kaybolmadığı, rızası dışında belli bir süre alıkonulduğu, öldürüldükten sonra ise fail tarafından bulunma ihtimali yüksek bir noktaya bilinçli olarak bırakıldığı kanaatine yer verildi.

Mahkeme, olay tarihinde 3 yaşında olan Leyla'nın herhangi bir kişiyle husumet yaşamasının mümkün olmadığına işaret ederek, cinayetin anne ve babasıyla husumeti bulunan biri tarafından işlenmiş olabileceğini değerlendirdi.

Kararda ayrıca, Leyla'nın kaybolduğu tarihten cesedinin bulunduğu güne kadar geçen süreçte yakın akrabaların evlerinde arama yapılmadığı, çocuğun bu süre içinde köydeki akrabalardan birinin evinde saklanmış olabileceği kanaatine ulaşıldığı belirtildi.

Tanık anlatımları doğrultusunda suçun aile içinde işlendiğinin bilindiği, bu nedenle olay hakkında bilinçli şekilde konuşulmaktan kaçınıldığı değerlendirmesi de gerekçeli kararda yer aldı.

Mahkeme, Yusuf Aydemir'in kullandığı SIM karta bağlı mobil internetin 15 Haziran-2 Temmuz 2018 tarihleri arasında kapalı olduğunun, Leyla'nın cansız bedeninin bulunmasının ardından yeniden aktif hale getirildiğinin tespit edildiğini belirtti.

Sanığın, "telefonunu tamire verdiği ve bu nedenle internet kullanamadığı" yönündeki savunmasının ise dosyadaki görüntü kayıtlarıyla çeliştiği ifade edildi. Gerekçeli kararda, Yusuf Aydemir'in olay sonrasında akıllı telefon yerine tuşlu telefon kullanmaya başladığı ve bunun suçtan kurtulmaya yönelik bir davranış olduğu değerlendirmesine yer verildi.

Mahkeme, Yusuf Aydemir'in Leyla'yı ilk etapta yeri belirlenemeyen bir noktada sakladığını, kayıp olduğunun anlaşılmasının ardından ise evinde ve daha sonra serin bir bölümde gizlediğini değerlendirdi.

Kararda, sanığın yoğun arama çalışmaları nedeniyle zaman zaman aramalara katılmadığı, telefonunu kapatarak çocuğun bulunduğu yere gittiği, Leyla'nın bir süre sütle beslendiği, daha sonra ise adli tıp tarafından kesin zamanı belirlenemeyen bir tarihte öldürüldüğü kanaatine varıldığı aktarıldı.

Mahkeme, arama ve denetim faaliyetlerinin azalmasının ardından Yusuf Aydemir'in küçük kızın cansız bedenini traktörüyle köye yakın dere yatağına bıraktığını değerlendirdi.

Leyla Aydemir'in ölümüyle ilgili davada ilk yargılamada Yusuf Aydemir ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılmış, diğer sanıklar ise beraat etmişti. İstinaf mahkemesinin bozma kararının ardından yapılan yeniden yargılamada tüm sanıklar beraat etmiş, karar Yargıtay tarafından hukuka aykırı bulunarak bozulmuştu.

Yeniden görülen davada mahkeme, Yusuf Aydemir'i "çocuğa karşı kasten öldürme" suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan ise toplam 9 yıl hapis cezasına mahkum etti.

Tutuksuz yargılanan diğer sanıklar A.A, Y.A, B.D, H.D, M.A.A. ve M.A. hakkında ise suçların sabit olmadığı gerekçesiyle beraat kararı verildi.

Alican Uludağ serbest bırakıldı

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından sosyal medya paylaşımları nedeniyle hakkında başlatılan soruşturma kapsamında gözaltına alınan gazeteci Alican Uludağ, adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı

22.07.2026 18:11:00
İhlas Haber Ajansı
 
Alican Uludağ serbest bırakıldı
Alican Uludağ serbest bırakıldı
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından sosyal medya paylaşımları nedeniyle hakkında başlatılan soruşturma kapsamında gözaltına alınan gazeteci Alican Uludağ, adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Alican Uludağ'ın; sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımlar ile bazı kullanıcıların paylaşımlarının, Türk Ceza Kanunu'nun 216'ncı maddesinde düzenlenen "halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama" ile 217/A maddesinde düzenlenen "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" suçlarını oluşturduğu değerlendirilerek hakkında soruşturma başlatılmıştı. Gözaltına alınan Uludağ, emniyetteki işlemlerinin tamamlanmasının ardından Ankara Adliyesi'ne sevk edildi.

Cumhuriyet savcısı tarafından ifadesi alınan Uludağ, "halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etme" suçundan adli kontrol talebiyle nöbetçi hakimliğe sevk edildi. Hakimlik, Uludağ'ın haftada 4 gün imza atması ve yurt dışına çıkış yasağı uygulanması şartıyla serbest bırakılmasına karar verdi.

SSB "Dron Avcısı" teknolojileri için resmi çağrıya çıktı

Küresel ölçekte İHA ve kamikaze dron tehditlerinin artması üzerine Türkiye, hava savunma ekosistemine yeni nesil yerli çözümler entegre etmek için düğmeye bastı. Savunma Sanayii Başkanlığı (SSB) tarafından yayımlanan Bilgi İstek Dokümanı ile tehditleri havada fiziksel ya da ağla yakalayarak imha edecek yerli "Dron Avcısı" sistemleri için başvuru süreci resmen başladı

22.07.2026 15:10:00
Eyüp Kabil
 
SSB "Dron Avcısı" teknolojileri için resmi çağrıya çıktı
SSB "Dron Avcısı" teknolojileri için resmi çağrıya çıktı
Asimetrik savaş senaryolarının en kritik unsuru haline gelen insansız hava aracı (İHA) tehditlerine karşı, Türkiye savunma sanayisinde yerlilik oranını ve teknolojik kabiliyetlerini bir üst faza taşıyor. Savunma Sanayii Başkanlığı (SSB), mikro ve mini İHA tehditlerini çarpma, parça tesirli imha veya ağ fırlatarak yakalama gibi fiziksel yöntemlerle etkisiz hale getirecek yerli sistemleri envantere katmak için resmi olarak çağrıya çıktı.

31 Temmuz'a kadar başvurular kabul edilecek

Yayımlanan dokümana göre, projeye dahil olmak isteyen şirketler, üniversiteler, araştırma merkezleri ve teknoparkların geliştirdiği sistemlerin teknoloji hazırlık seviyesinin en az 6 olması şartı aranıyor.

Sektör paydaşlarının mevcut imkân ve kabiliyetlerini belirlemeyi amaçlayan bu stratejik hamle kapsamında, gerekli dokümanlar 31 Temmuz 2026 saat 16.00'ya kadar elektronik kopya halinde SSB'nin Ankara'daki ilgili birimlerine teslim edilebilecek.

Üç yerli savunma sistemi ön plana çıkıyor

Sektör kaynaklarından edinilen bilgilere göre, SSB'nin bu hamlesine yurt içinden şimdiden somut yanıtlar verilmiş durumda. Türkiye'nin öne çıkan avcı ve önleyici İHA çözümleri arasında üç farklı yerli mimari rekabet ediyor:

STM – TUNGA-X: Kamikaze İHA'lara karşı özel olarak geliştirilen bu sistem, çok rotorlu mimarisi sayesinde dar alanlardan veya hareket halindeki askeri araçlardan dikey dikey kalkış yapabiliyor.

Skydagger – Avcı Dron: Tehdit unsurlarını havada takip ederek fiziksel çarpma ya da parça tesirli yöntemlerle etkisiz kılmak için kurgulandı.

Han Robotics – TAYGAN: Mobil ağ fırlatma mekanizması ve otonom takip yeteneğiyle hassas altyapıların korunmasında stratejik bir kalkan görevi üstleniyor.

Tedarik zinciri KOBİ'lere yayılıyor

SSB'nin bu son çağrısı, Türkiye'nin savunma sanayiini sadece belirli büyük firmaların tekelinden çıkarıp 81 ile yayma vizyonunun da bir parçası olarak değerlendiriliyor. Savunma Sanayii Başkanlığı, kritik savunma teknolojilerinin kesintisiz üretimi için KOBİ'leri, yerel girişimleri ve üniversitelerin Ar-Ge laboratuvarlarını kapsayan geniş tabanlı bir yerli tedarik zinciri kurmayı hedefliyor.

Basın meslek örgütleri, gazeteci Alican Uludağ'ın sosyal medya paylaşımı gerekçesiyle "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" ve "halkı kin ve düşmanlığa tahrik" suçlamalarıyla gözaltına alınmasına tepki gösterdi

Basın meslek örgütleri, gazeteci Alican Uludağ'ın sosyal medya paylaşımı gerekçesiyle "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" ve "halkı kin ve düşmanlığa tahrik" suçlamalarıyla gözaltına alınmasına tepki gösterdi

22.07.2026 14:50:00
Haber Merkezi
 
 Basın meslek örgütleri, gazeteci Alican Uludağ'ın sosyal medya paylaşımı gerekçesiyle "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" ve "halkı kin ve düşmanlığa tahrik" suçlamalarıyla gözaltına alınmasına tepki gösterdi
 Basın meslek örgütleri, gazeteci Alican Uludağ'ın sosyal medya paylaşımı gerekçesiyle "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" ve "halkı kin ve düşmanlığa tahrik" suçlamalarıyla gözaltına alınmasına tepki gösterdi
Basın meslek örgütleri, gazeteci Alican Uludağ'ın sosyal medya paylaşımı gerekçesiyle "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" ve "halkı kin ve düşmanlığa tahrik" suçlamalarıyla gözaltına alınmasına tepki gösterdi. Ankara Adliyesi önünde açıklama yapan gazeteciler, ev baskınıyla gözaltı uygulamasının kabul edilemez olduğunu belirterek, "Gazetecilik suç değildir. Alican Uludağ bir an önce serbest bırakılmalı" çağrısında bulundu.

Gazeteci Alican Uludağ, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşım nedeniyle dün gözaltına alındı. Evinden gözaltına alınan Uludağ'a, "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" ve "halkı kin ve düşmanlığa tahrik" suçlamaları yöneltildi. Geceyi Ankara Emniyet Müdürlüğü Özel Güvenlik Şube Müdürlüğü'nde geçiren Uludağ'ın gün içinde adliyeye sevk edilmesi bekleniyor.

Ahbap soruşturması kapsamında Gökhan Özoğuz, Ece Üner, Fatih Portakal ve Feyza Altun gibi ünlü isimler bilgi sahibi olabilecekleri gerekçesiyle ifadeye çağrıldı

Rock yıldızı Gökhan Özoğuz, gazeteciler Ece Üner ve Fatih Portakal, hukukçu Feyza Altun ve program yapımcısı Öykü Serter'e ifade çağrısı yapıldı

22.07.2026 14:00:00
Haber Merkezi
 
Ahbap soruşturması kapsamında Gökhan Özoğuz, Ece Üner, Fatih Portakal ve Feyza Altun gibi ünlü isimler bilgi sahibi olabilecekleri gerekçesiyle ifadeye çağrıldı
Ahbap soruşturması kapsamında Gökhan Özoğuz, Ece Üner, Fatih Portakal ve Feyza Altun gibi ünlü isimler bilgi sahibi olabilecekleri gerekçesiyle ifadeye çağrıldı
Ahbap soruşturması kapsamında bazı yeni isimler bilgi sahibi olabilecekleri gerekçesiyle ifadeye çağrıldı.

Rock yıldızı Gökhan Özoğuz, gazeteciler Ece Üner ve Fatih Portakal, hukukçu Feyza Altun ve program yapımcısı Öykü Serter'e ifade çağrısı yapıldı.

Soruşturma kapsamında şu ana kadar Haluk Levent ve Oğuzhan Uğur dahil 23 kişi tutuklandı.

Tutuklananlar arasında Ekrem İmamoğlu'na yakın avukat Ece Güner de yer alıyor.

Soruşturma, "Dernekler Kanunu'na muhalefet", "suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama" ve "örgüt üyeliği" suçlamaları üzerinden yürütülüyor.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, 12 Temmuz'da konuyla ilgili yazılı açıklamasında, "Ahbap Derneği adına toplanan bağışların bazı şüphelilerin hesaplarına yüksek tutarlarda aktarıldığı" yönündeki iddialar üzerine başlatılan soruşturmanın "titizlikle" sürdüğünü belirtmişti.

Açıklamada, Ahbap Derneği tarafından 6 Şubat 2023 tarihli depremlerde toplanan bağışların, şüpheliler tarafından şahsi hesaplara aktarıldığı, bahis oynandığı, üçüncü kişilere aktarıldığı iddiaları yer alıyor.

Haluk Levent soruşturma sürecindeki savunmasında, "Kişisel borç-alacak ilişkilerimde Ahbap tamamen konu dışıdır" demişti.

Soruşturma kapsamında tutuklanan Oğuzhan Uğur da ifadesinde suçlamaları reddetti ve özel olarak Ahbap Derneğine bağış yatırılmasını istemediğini söyledi.

Avukat Ece Güner de emniyetteki ifadesinde, Ahbap'a son 5-6 yıldır bağış yaptığını fakat Haluk Levent'in avukatlığını ve danışmanlığını yapmadığını söyledi.

Güner, Levent'e bir milyon dolar borç verdiğini fakat sonrasında bu borcu geri almakta çok zorlandığını belirtti.

Meclis'te çerçeve yasa turu sürüyor: Süreç başladıktan sonra Kurtulmuş'tan İyi Parti liderine ilk ziyaret

TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, iktidarın "Terörsüz Türkiye" olarak adlandırdığı süreç kapsamında yürütülen çerçeve yasa hazırlıklarını görüşmek üzere siyasi parti liderleriyle bir araya gelmeye devam ediyor

22.07.2026 13:45:00
Haber Merkezi
 
Meclis'te çerçeve yasa turu sürüyor: Süreç başladıktan sonra Kurtulmuş'tan İyi Parti liderine ilk ziyaret
Meclis'te çerçeve yasa turu sürüyor: Süreç başladıktan sonra Kurtulmuş'tan İyi Parti liderine ilk ziyaret
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, iktidarın "Terörsüz Türkiye" olarak adlandırdığı süreç kapsamında yürütülen çerçeve yasa hazırlıklarını görüşmek üzere siyasi parti liderleriyle bir araya gelmeye devam ediyor.

Süreç kapsamında çıkarılacak "çerçeve yasa" öncesi dün siyasi parti turuna çıkan TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş'un bugün ikinci turdaki ilk ziyareti İyi Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu'na oldu. İki isim süreç başladığından beri ilk kez bir araya geldi.

Görüşme, saat 13.00'te başladı. Zira, sürece karşı çıkan Dervişoğlu ve partisi, süreç kapsamındaki komisyona da katılmamış ve Kurtulmuş'u sert dille eleştirmişti.

Tokat'ta 10 kişi KKKA hastalığı teşhisiyle tedavi görüyor

KKKA hastalığı teşhisi konulan 10 kişi, Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi Hastanesi'nde tedavi ediliyor

 

22.07.2026 10:50:00
Anadolu Ajansı
 
Tokat'ta 10 kişi KKKA hastalığı teşhisiyle tedavi görüyor
Tokat'ta 10 kişi KKKA hastalığı teşhisiyle tedavi görüyor

Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) hastalığı teşhisi konulan 10 kişi, Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi (TOGÜ) Hastanesi'nde tedavi ediliyor.

Vücutlarına yapışan kene nedeniyle farklı zamanlarda rahatsızlanan 10 kişi, TOGÜ Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları Bölümü'ne başvurdu.

KKKA hastalığı tanısıyla tedavi altına alınan hastaların genel sağlık durumunun iyiye gittiği belirtildi. 

logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.