logo
08 AĞUSTOS 2026

Muaviye, Ehl-i Beyt sevenlerini katliama tabi tutmuştur

Muaviye döneminde ciddi katliamlar da yapılmıştır. Özellikle Hz. Ali (a.s.)’ı ve Ehl-i Beyt’i sevenlerin yoğun yaşadığı Medine’de ve civarında büyük ordular ile halk kılıçtan geçirilmiştir

07.04.2026 00:10:00
Haber Merkezi
 
Muaviye, Ehl-i Beyt sevenlerini katliama tabi tutmuştur
Muaviye, Ehl-i Beyt sevenlerini katliama tabi tutmuştur
Muaviye döneminde ciddi katliamlar da yapılmıştır. Özellikle Hz. Ali (a.s.)'ı ve Ehl-i Beyt'i sevenlerin yoğun yaşadığı Medine'de ve civarında büyük ordular ile halk kılıçtan geçirilmiştir.

Muaviye, Busr b. Ertat yönetimindeki ordu dört bin Şamlı savaşçı ile Medine'den harekete geçti. Bu ordu Medine'de, Mekke'de, Taif'de, Tebale'de, Necran kabilesinde ve San'a'da Ben-i Hâşim soyunu ve Hz. Ali (a.s.) sevenlerini kılıçtan geçirdiler.  

Kaynaklarda, öldürülen insanların 30 bini aştığı yazmaktadır. Bu seferler sırasında Ebu Hureyre de Ebu Busr'un ordusu ile hareket etmiştir.







Nitekim İmam Muhammed Bâkır (a.s.)'dan şöyle rivayet edilmektedir:

"Tüm şehirlerdeki sevenlerimiz öldürüldü. Ehl-i Beyt taraftarı olabileceği zannıyla nice insanların elleri ve ayakları kesildi. Bizi sevmek, bizim yanımızda yer almakla suçlananlar ya zindanlara atıldılar, ya malları müsadere edildi, ya da evleri yıkıldı."

Muaviye döneminde İmam Ali (a.s.)'ı sevenlerle ilgili şu minval üzere çeşitli genelgeler yayınlanmıştır: "Eğer bir kişi, bir kimsenin Ali ve ailesi taraftarı olduğuna tanıklık ederse, o kimsenin adını Beytülmal defterinden siliniz, hak ve ödeneklerini kesiniz."







İmam Ali (a.s.)'ı sevenlerin mahkemelerde tanıklıklarının kabul edilmeyeceğini de genelge ile ilan etmişti.

Muaviye, Kûfe'ye Ziyad b. Sümeyye'yi vali yaptı. Onun yardımcısı olan Semure b. Cundeb, sekiz bin kişiyi katletmiştir.

Muaviye, zaman içinde Kûfe'ye Muğire b. Şube'yi ve Basra'ya Abdullah b. Amir'i vali olarak atamıştır. Bu idarî zulüm onlar döneminde de devam etmiştir.

"Birkaç yıl geçmeden Kûfe halkı temsilcileri, Medine yollarına düşüp İmam Hasan (a.s.)'ın huzuruna varıp sıkıntılarını, şikayetlerini dile getiriyor ve onun buyruklarını dinliyorlardı."







Bu dönemde İmam Hasan (a.s.) yönetimden şikayet eden halkın İslamî hükümleri çiğnedikleri konusunda ikaz ediyordu.

Yapılan bu ikaz çalışmaları aslında, rayından çıkmış halifelik makamına karşı ileride kıyam edecek İmam Hüseyin (a.s.) için bir zemin hazırlamakta idi. 







Muaviye'nin Hz. Ali (a.s.) hakkında yalan hadis uydurtması

Muaviye döneminin en korkunç olaylarından biri Hz. Ali (a.s.) hakkında hadis uydurtmasıdır.

İmam Ebu Câfer es-Sakafî'den şöyle nakledilmektedir:

Muaviye b. Ebi Süfyan, sahabe ve tabiinden bir grubu toplayıp, onlardan Hz. Ali (a.s.)'ı yeren hadisler uydurmalarını ve bunları halkın arasında yaymalarını istedi. Onlar da bu işle meşgul olmaya başladılar. Ebu Hureyre, Amr b. As ve Muğire b. Şube, Hz. Ali (a.s.)'ı yeren hadisleri uyduran kimselerdendir."

Yalan hadis uyduran bu kişilerden Ebu Hureyre, Halife Hz. Ömer zamanında yalan hadis rivayet ettiği için, hadis rivayetinden yasaklanmıştı.







Nitekim Halife Hz. Ömer onu kırbaçlayıp dövdü. Resulüllah (s.a.v.)'den hadis nakletmesine engel olarak dedi ki: "Hz. Peygamberden (s.a.v.) çok hadis naklediyorsun. O'na yalan isnad etmek sana yakışır. (Yani senin gibi şahsiyetsiz biri Peygamberin (s.a.v.) adına yalan söyler ancak). Peygamberden hadis nakletmeyi terk etmelisin. Yoksa seni ya Devs'e  gönderirim, ya da Buzinelerin yanına…"

Ebu Hureyre, Muaviye ile beraber Kûfe Camii'ne geldi. Halkın kendisine büyük bir ilgi gösterdiğini görünce ayağa kalktı ve (halkın dikkatini çekmek için) iki eliyle başına vurmaya başladı.







Sonra şöyle dedi: "Ey Irak halkı! Benim, Allah ve Peygamberinin (s.a.v.) adına yalan söyleyip, cehennem ateşini satın alacağımı zannediyor musunuz?

Peygamberden (s.a.v.) duyduğum o şeyi benden duyun (yani duyduğumu size naklediyorum). Hz. Peygamberin (s.a.v.) şöyle buyurduğunu duydum: "Her peygamberin bir haremi vardır; benim haremim de Medine'dir. Kim orada bir olay çıkarırsa, Allah'ın, meleklerin ve bütün insanların laneti üzerine olsun. Allah'ı şahit tutuyorum ki, Ali Medine'de olay çıkardı."

Muaviye, Ebu Hureyre'nin bu sözlerini duyunca, onu çağırtıp hediyeler verdi ve Ebu Hureyre'yi Medine'nin valisi yaptı.







Muaviye faiz yemekten kaçınmamıştır

Muaviye altın veya altın kaplı bir su kabını, ağırlığından daha fazlası altına sattı. Ebu Derda ona dedi ki:

"Resulüllah (s.a.v.)'in bu gibi şeylerin ancak misline karşılık satılabileceğini, mislinden fazlasına satılmasını yasakladığını duydum."

Muaviye dedi ki: "Ben bunda bir sakınca görmüyorum."

Bunun üzerine Ebu Derda şöyle dedi: "Kim, Muaviye'den beni kurtaracak? Ben ona, Resulüllah (s.a.v.)'den anlatıyorum, o bana, kendi görüşünü anlatıyor. Senin bulunduğun bir memlekette oturamam."

Sonra Ebu Derda Ömer b. Hattab'ın yanına gitti ve bu olayı ona anlattı. Hz. Ömer, Muaviye ye şöyle yazdı: "Bu gibi şeyleri misline karşılık ve eşit ağırlığına mukabil satmalısın." (Prof. Dr. Haydar Baş, İmam Hüseyin eserinden)

Karadeniz yaylalarında trafik levhaları kevgire döndü

Karadeniz'in eşsiz doğası ve yaylalarına ulaştıran karayollarındaki yön ve işaret tabelaları son yıllarda magandaların atış poligonuna dönüştü

01.08.2026 11:56:00 / Güncelleme: 01.08.2026 12:00:52
İHA
 
Karadeniz yaylalarında trafik levhaları kevgire döndü
Karadeniz yaylalarında trafik levhaları kevgire döndü
Bölge genelinde yollara güvenliği sağlamak amacıyla yerleştirilen yüzlerce trafik işaret ve yön levhası, kimliği belirsiz şahısların ateşli silahlarla hedef tahtası haline getirilmesi sonucu kevgire döndü. Sürücülerin can güvenliğini tehlikeye atan bu durum, aynı zamanda ülke ekonomisine de milyonlarca liralık dev bir yük bindiriyor.






Özellikle Trabzon, Rize, Giresun ve Artvin'in virajlı, dik ve sık sık sis çöken yayla yollarında hayati önem taşıyan "Keskin Viraj", "Dur" ve "Heyelan Riski" gibi uyarı levhaları magandaların kurşunlarıyla parçalanmış durumda. Kurşun delikleri sebebiyle üzerindeki reflektörleri (gece parlayan kaplama) özelliğini yitiren tabelalar, gece seyahat eden sürücüleri adeta kör noktada bırakıyor. Bölgede sürekli yolculuk yapan yerel halk ve sürücüler duruma isyan ederek, "Zaten yollarımız engebeli ve sisli. Tabelalara bakarak yolumuzu bulmaya çalışıyoruz ama tabelalar delik deşik. Virajı göremiyoruz, uçurumu fark edemiyoruz. Bir tabela magandalığı yüzünden her an canımızdan olabiliriz" sözleriyle tepkilerini dile getirdi.








Milli servet çöpe gidiyor, tabela başına maliyet katlanıyor

Karayolları Genel Müdürlüğü (KGM) ekipleri, kurşunlanan levhaları yenilemek için yoğun mesai harcıyor ancak takılan her yeni tabela kısa süre içinde yeniden hedef tahtası haline geliyor. Yapılan son maliyet hesaplamalarına göre; yalnızca bir tek trafik levhasının sökülmesi, yeniden imal edilmesi ve sahada montajının yapılmasının maliyeti 3-5 bin TL arasında değişiyor. Yılda belki binlerce tabelanın tahrip edildiği ülkede harcanan milyonlarca liralık milli servet magandaların "zevk" uğruna yaptığı atışlar nedeniyle çöpe gidiyor.

Tabelaları kurşunlayan kişilerin tespit edilmesi durumunda ise cezai işlem uygulanıyor. Türk Ceza Kanunu (TCK) Madde 152 uyarınca "Kamu malına zarar verme" suçundan 1 yıldan 4 yıla kadar hapis cezası istemiyle dava açılıyor. TCK Madde 170 kapsamında meskun mahalde veya yolda silah ateşlemekten "Genel güvenliği kasten tehlikeye sokma" suçlamasıyla 6 aydan 3 yıla kadar ek hapis cezası uygulanabiliyor. Zarar verilen tüm tabelaların maliyetleri, faizleriyle birlikte faillerden nakit olarak tazmin ediliyor. Jandarma ve emniyet birimleri, vatandaşları da tabelalara ateş açan kişileri gördüklerinde plakalarıyla birlikte derhal 112 Acil Çağrı Merkezi'ne ihbar etmeye çağırıyor.

Ayvalık'ta ormanlara giriş yasak ama denetim yetersiz

Balıkesir'in Ayvalık ilçesi, son yılların en büyük orman yangınlarıyla mücadele ederken, Balıkesir Valiliği'nin 5 Mayıs 2026 tarih ve 2026/1 sayılı Orman Yangınları ile Mücadele Komisyonu Kararı kapsamında, 15 Haziran-30 Eylül 2026 tarihleri arasında belirlenen mesire alanları ve izin verilen noktalar dışında ormanlara giriş yasaklanmasına rağmen özellikle Ayvalık'taki bazı koy ve ormanlık alanlarda vatandaşların denetimsiz şekilde ormana girmeye devam ettiği gözleniyor

01.08.2026 11:41:00 / Güncelleme: 01.08.2026 11:45:00
İHA
 
Ayvalık'ta ormanlara giriş yasak ama denetim yetersiz
Ayvalık'ta ormanlara giriş yasak ama denetim yetersiz
Balıkesir Valiliğinin aldığı karar doğrultusunda, yangın sezonu boyunca yalnızca belirlenen orman parkları ve mesire alanlarında belirli kurallar çerçevesinde piknik yapılmasına izin verilirken, bunun dışındaki tüm ormanlık alanlara giriş 6831 sayılı Orman Kanunu kapsamında yasak bulunuyor.






Geçtiğimiz yıl söz konusu yasaklar Jandarma ekipleri tarafından sıkı şekilde denetlenirken, bu yıl denetim görevinin Orman İşletme Müdürlüğü ekiplerine bırakıldığı öğrenildi. Ancak sahadaki görüntüler, denetimlerin yeterli düzeyde yapılmadığı yönünde eleştirilere neden oluyor.








Objektiflere yansıyan fotoğraflarda, çok sayıda vatandaşın ormanlık alan içerisindeki sahillere rahatlıkla girerek gün boyu vakit geçirdiği görülüyor. Özellikle yoğun sıcakların ve kuvvetli rüzgârın etkili olduğu günlerde bu durumun, oluşabilecek bir ihmal veya dikkatsizlik sonucu yeni orman yangınlarına zemin hazırlayabileceği değerlendiriliyor.








Son günlerde Ayvalık, Gömeç ve çevresinde binlerce hektarlık alanın kül olduğu büyük orman yangınlarının ardından, vatandaşlar denetimlerin artırılmasını ve yasakların sadece kâğıt üzerinde kalmayıp sahada da etkin şekilde uygulanmasını istiyor.

Uzmanlar ise orman yangınlarıyla mücadelede en etkili yöntemin, yangın çıkmadan önce riskleri ortadan kaldıracak önleyici tedbirlerin eksiksiz uygulanması olduğuna dikkat çekiyor.

logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.