logo
08 AĞUSTOS 2026

Müdafaa-i Hukuk cemiyetlerinde yer alan din adamları

Siz, Kurtuluş Savaşı’ndaki manevî boyutu çıkarırsanız, görmezden gelirseniz; Yunan’a, Fransız’a, İtalyan’a, Ermeni’ye karşı girişilen büyük mücadeleyi anlayamazsınız

13.02.2026 00:10:00
Haber Merkezi
 
Müdafaa-i Hukuk cemiyetlerinde yer alan din adamları
Müdafaa-i Hukuk cemiyetlerinde yer alan din adamları
Siz, Kurtuluş Savaşı'ndaki manevî boyutu çıkarırsanız, görmezden gelirseniz; Yunan'a, Fransız'a, İtalyan'a, Ermeni'ye karşı girişilen büyük mücadeleyi anlayamazsınız.

İman gücü ile kazanılan zafer, din adamlarının manevî sohbetleri, meydanlardaki çıkışları ile halka güç vermiş bu da savaşın kazanılmasını sağlamıştır.







Mustafa Kemal, Diyarbakır'da İngiliz etkisinde kurulan Kürt Teali Cemiyeti'nin kapatıldığını öğrenmiş ve Amasya'dan 15 Haziran'da Diyarbakır vali vekilliğine çektiği telgrafta Müdafaa-i Hukuk Cemiyetlerinin ve Redd-i İlhak derneklerinin gayesini şöyle ifade etmiştir:

"… Kürt kulübü konusundaki davranış biçimi bence de pek uygun görülmüştür. Şu kadar ki, İtilaf Devletleri'nin hak çiğneyici işlemleri, İzmir'in Yunanlılara işgal ettirilmesi etkisiyle ülkenin en uzak köşesinde bile ortaya çıkan çok büyük uyanış her türlü siyasal tutku ve çıkarcı amaçtan arınmış olmak üzere Müdafaa-i Hukuk-i Milliye ve Redd-i İlhak derneklerini doğurmuş ve bu derneklere hangi siyasal kümeye bağlı olursa olsun, her Türk, her Müslüman katılmış ve ulusal vicdanın eylemli görünüşleri bütün dünyaya böylece duyurulmakta bulunmuştur."   







VİLAYET-İ ŞARKİYE MÜDAFAA-İ HUKUK CEMİYETİ

Şark vilayetlerinde kuruluş hakkında bizzat şahidi olarak, o dönemde Bitlis Valisi olan ve kendine de Damat Ferit'in bu mânâda bir telgrafı ulaşan Mazhar Müfit Kansu şu yorumu yapar:

"Damat Paşa'nın şark vilayetlerinin Ermenistan'a terki hakkındaki yumuşak ve mütemayil hareket tavrı sezilir sezilmez, teşekkül eden Vilayât-ı Şarkiye Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti…" 







Halk padişahtan, saraydan, başbakandan ümidini keserek ve hatta onların vatan sathını vermeye başladığını görerek ayağa kalkmıştır. Mazhar Müfit, 2 Aralık 1918'de kurulan cemiyetin faaliyete geçiş günlerini şöyle anlatır:

"… Şubenin reisi Hoca Raif Efendi (şimdi Erzurum Milletvekili) idare heyeti azası da, Hacı Hafız Efendi, emekli Binbaşı Süleyman ve Kazım Beyler, Necati Bey ve Dursun Beyzade Cevat (şimdi Erzurum Mebusu ve CHP Genel Sekreter Yardımcısı) Bey'di.

Cemiyet ve gayesi hakkında pek muhterem bir zat olan Raif Efendi, bana daha ilk mülakatımızda şu malümat ve izahatta bulunmuştu: Ermenistan'a şark vilayetlerinden toprak terkedilmesi şayiaları dolaşmaya başlar başlamaz içinde bulunduğumuz mütareke şartlarını da gözönüne getirerek hemen İstanbul'a gittim. İstanbul'da bir iki Türk gazeteci maalesef hezeyan halindeydi.







Şimdi mebus ve miralay (Albay) mütekaidi. Ve memleket bunaltıcı bir havanın sıkıntısı içindeydi. Memleketin kurtulması ilk hedefimiz olmalı ve şark vilayetlerimizden bir karış toprak dahi her ne şekil ve her ne vesile ile olursa olsun anavatandan ayrılmamalıydı.

İstanbul'a varır varmaz temaslarıma başladım. Bu arada Ayasofya civarında merhum Süleyman Nazif Bey'e rastladım.

Selamlaştıktan ve hal hatır sorduktan sonra:

-Erzurum'dan yeni mi geldin, diye sordu.

-Evet.

-Halk nasıl ve ne düşünüyor?

-Maneviyat yüksek fakat bazı gazetelerin tehcir aleyhindeki ve Ermenileri mazlum mevkiinde gösteren yazıları ile doğu topraklarımızdan bir kısmının Ermenistan'a terki hakkındaki mütalaaları çok fena tesirler hâsıl etmekte ve zararlı akıbetler tevlit etmesinden hakkiyle endişe edilmektedir.







Üstad Nazif tereddütsüz:

-Haklısın, doğru düşünüyorsun. Ben de seninle beraberim, dedi.

Beyazıt'a kadar beraber yürüdük ve hep bu bahsi görüştük. Nihayet Beyrut eski valisi İsmail Hakkı, Hicaz eski valisi Mahmut Nedim, Bayezid (Ağrı) mebusu Şefik, Diyarbekir mebusları Zülfü ve Feyzi, Süleyman Nazif, Cevat Beyler ve ben, bir gün aramızda toplandık ve uzun görüşmelerden sonra, bir temel şart üzerinde mutabık kaldık.







Bu temel şart; kayıtsız ve şartsız Türk hukukunu muhafaza, doğu topraklarımızdan herhangi bir parçanın Ermenistan'a terkedilmesi gibi bir hal vukuunda veya herhangi bir fiil tecavüz karşısında doğu vilayetlerimiz halkının müttehiden silahlı müdafaasını temin eylemeye çalışmak üzere Vilayât-ı Şarkiye Müdafaa-i Hukuk-u Milliye Cemiyeti'ni kurmak ve buna ait diğer tali esasları tesbit etmek oldu."  






Müdafaa-i Hukuk Cemiyetleri daha sonra Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti adıyla teşkilatlanmış ve amacı da vatan sathını korumak olarak netleşmiştir.

Türkiye Büyük Millet Meclisi de, bu teşkilatlar üzerine bina edilmiştir." (Prof. Dr. Haydar Baş Hoş Geldin Atatürk eserinden)

Büyükçekmece'de toprak kayması: Çalışmalar tamamlandı

Büyükçekmece'de meydana gelen göçükte 2 kişinin toprak altında kaldığı ihtimali üzerine başlatılan arama kurtarma çalışmaları, göçük altında kimsenin bulunmadığının tespit edilmesinin ardından sona erdi

04.08.2026 00:30:00 / Güncelleme: 04.08.2026 06:17:18
İHA
 
Büyükçekmece'de toprak kayması: Çalışmalar tamamlandı
Büyükçekmece'de toprak kayması: Çalışmalar tamamlandı
Mimar Sinan Sahili'nde meydana gelen toprak kaymasının ardından göçük altında 2 kişinin bulunduğu iddiasına ilişkin yürütülen arama kurtarma çalışmaları sona erdi. AFAD, itfaiye, sağlık ve polis ekiplerinin iş makineleri desteğiyle yürüttüğü çalışmalarda herhangi bir kişiye rastlanmadı. Çalışmaların tamamlanmasının ardından ekipler bölgeden ayrıldı.








Akşam saatlerinde olay yerinde inceleme yaparak bilgi alan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Vekili Nuri Arslan, "Saat 18.00 civarı, Büyükçekmece Mimar Sinan Mahallesi'nde bir toprak kayması oldu. Olay duyulunca itfaiye, AFAD ekiplerimiz, Büyükçekmece Belediye Başkan Vekilimiz, Kaymakamımız, Valiliğimizle berabere olay yerine geldik. Şu an itibariyle toprak kayması olduğu yerde, toprak kaldırıldı. Şu ana kadar herhangi bir olumsuzluk yok. Hiçbir can kaybı ile karşı karşıya değiliz, şu an itibariyle de olay yeri temizlenmiş durumda. Burası, kum kaya dediğimiz bir sistem üzerine oturtulmuş ama yukarıda anladığım kadarıyla, tarım yapmış veya yoğun bahçe sulama nedeniyle oluşan bir toprak kayması. İlk ihbar, bir anne ve bir çocuk kaldığı, sonra üç kişi diye bir ihbar geldi ama tüm yetkililerle birlikte bir çalışma yaptık ve olumsuz bir şeye rastlamadık" dedi.








Toprak kayması anında bölgede olduğunu belirten Metin Küçük isimli bir vatandaş, "Buradan geçip sahile giderken bir patırtı koptu. Orada bir aile gördüm. Toprak gelince aile kalktı, oradan çıktılar" diye konuştu.

Olay hakkında konuşan görgü tanığı Çağlayan İşgören ise, "Yıkım anını görmedim ama ambulanslarla itfaiyeyi görünce yangın vardır diye tahmin ettim. Merak edip aşağı indim. Bir anne ile çocuğunun toprak altında kaldığını söylediler ama tam belli değildi. Allah'tan pazar günü olmadı. Yoksa çok insan altında kalırdı. Çünkü pazar günü iğne atsan yere düşmüyor buralarda" şeklinde konuştu.
 

Adana'daki kadın cinayetinde 13 tutuklama

Adana'da 24 yaşındaki kadını sokak ortasında öldüren zanlı, yaklaşık 750 saatlik kamera görüntülerinin incelemesinin ardından İstanbul'da saklandığı petshopta yakalandı

03.08.2026 10:50:00
İhlas Haber Ajansı
 
Adana'daki kadın cinayetinde 13 tutuklama
Adana'daki kadın cinayetinde 13 tutuklama
Adana'da 24 yaşındaki kadını sokak ortasında tabancayla vurarak öldüren zanlı, yaklaşık 750 saatlik kamera görüntülerinin incelemesinin ardından İstanbul'da saklandığı petshopta yakalandı. Şüphelinin ifadesinde cinayeti kıskançlık nedeniyle işlediğini öne sürdüğü öğrenilirken, olayla ilgili gözaltına alınarak adliyeye sevk edilen 15 şüpheliden 13'ü tutuklandı.






Olay, 24 Temmuz'da merkez Seyhan ilçesi Gülbahçesi Mahallesi 13362. Sokak'ta meydana geldi. İddiaya göre, Reyhan Acar (24) sokakta bir kişinin tabancayla açtığı ateş sonucu kanlar içerisinde yere yığılırken, saldırgan olay yerinden kaçtı. Çevredekilerin ihbarı üzerine bölgeye sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. İlk müdahalesi olay yerinde yapılan Acar, ambulansla kaldırıldığı hastanede tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti.

İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ekipleri, cinayeti aydınlatmak için yaklaşık 750 saatlik güvenlik kamerası görüntüsünü mercek altına aldı. Yapılan çalışmalar sonucunda saldırıyı Bilal F.'nin (24) gerçekleştirdiği belirlendi. Şüphelinin eşi Öykü F. (22) ile birlikte İstanbul'a kaçtığını tespit eden ekipler, soruşturmayı derinleştirdi. Çalışmalarda Bilal F.'nin kaçmasına ve saklanmasına yardım ettiği öne sürülen 13 kişinin kimliği de belirlendi.







Yunanistan'a kaçma planı başarısız oldu

Yapılan araştırmalarda Bilal F. ile eşi Öykü F.'nin Edirne'ye giderek Yunanistan'a kaçmayı planladığı tespit edildi. Ancak polis uygulamasını fark eden şüphelilerin ayçiçeği tarlasına kaçarak izlerini kaybettirdiği, bir gece burada saklandıktan sonra yeniden İstanbul'a döndükleri öğrenildi.







Yakalanmamak için 3 saatte bir adres değiştirdi, petshopta yakalandı

Cinayet dedektifleri, şüphelilerin İstanbul Bahçeşehir'de bir sitede saklandığını belirledi. Özel Harekat polislerinin de desteğiyle düzenlenen operasyonda Öykü F. sitenin bahçesinde yakalanırken, Bilal F. adreste bulunamadı. Bölgedeki güvenlik kameralarını inceleyen ekipler, zanlının yakalanmamak için yaklaşık 3 saatte bir adres değiştirdiğini belirledi. İzini süren polis, Bilal F.'yi siteye yakın bir petshopta saklanırken yakalayarak gözaltına aldı.

Bilal F.'nin yakalanmasının ardından harekete geçen ekipler, şüphelinin Adana'dan kaçmasına ve İstanbul'da saklanmasına yardım ettiği belirlenen 13 kişiyi de eş zamanlı operasyonlarla gözaltına aldı. Gözaltına alınanlar arasında bulunan Fırat T.'nin cinayet suçundan 39 yıl, Şeyhmus Y.'nin ise yine cinayet suçundan 37 yıl kesinleşmiş hapis cezasıyla arandığı öğrenildi.









Cinayeti kıskançlık nedeniyle işlediğini öne sürdü

Emniyetteki sorgusunda Bilal F.'nin "Reyhan ile ilişkimiz vardı. Başkasıyla görüştüğünü düşündüğüm için kıskançlık krizine girdim. Bu nedenle saldırıyı gerçekleştirdim" dediği öne sürüldü.

Emniyetteki işlemlerinin ardından Bilal F. ve eşi Öykü F. ile birlikte 15 şüpheli adliyeye sevk edildi. Mahkemeye çıkartılan Bilal F. ve 12 şüpheli tutuklanırken, Bilal F.'nin eşi Öykü F. ile 1 şüpheli adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.