‘Mü’min sürekli tevbe edendir’
İmam Ali (a.s.) şöyle buyurmuştur: “Aziz ve Celil olan Allah’a tevbe edin, sevgisini elde edin. Şüphesiz Aziz ve Celil olan Allah tevbe edenleri sever. Temiz olanları da sever. Mü’min sürekli tevbe edendir”
14.11.2018 00:00:00





Cenab-ı Hak, Kur'an'da şöyle buyuruyor: "Kullarının tevbesini kabul eden, kötülükleri affeden, yaptıklarınızı bilen ancak O'dur." (Şûra, 25).
Resûlullah (s.a.a.) şöyle buyurmuştur: "Tevbe, geçmişi örter." (Mustedrek'ul-Vesail, 12/129/13706).
Resûlullah (s.a.a.) şöyle buyurmuştur: "Günahtan tevbe eden kimse, hiç bir günahı olmayan kimse gibidir." (Kenz'ul-Ummal, 10174).
Bu hususta İmam Ali Efendimizin (a.s.) bazı sözleri şöyledir:
"Tevbe rahmet indirir." (a. g. e. 13707).
"Tevbeden daha etkili bir şefaatçi yoktur." (el-Bihar, 6/19/6).
"İhlaslı tevbe günahları yok eder." (Gurer'ul-Hikem, 1264).
"Tevbe kalbi temizler ve günahları yıkar." (a.g.e., 1355).
"Güzel tevbe günahı yok eder." (Mustedrek'ul-Vesail, 12/130/13707).
Tevbe edenlerin makamı Kur'an'da şöyle anlatılır:
"Allah, şüphesiz daima tevbe edenleri de sever, temizlenenleri de sever." (Bakara, 222).
Bu konuda Resûlullah (s.a.a.) şöyle buyurmuştur:
"Allah nezdinde tevbe eden mümin erkek ve kadından daha sevimli bir şey yoktur." (el-Bihar, 6/21/15).
"Tüm Âdemoğulları hata edicidir. Hata edenlerin en hayırlısı tevbe edenlerdir." (Durr'ul-Mensur, 1/626).
"Allah'a yemin olsun ki, Allah tevbe eden kuluna, insanın (kaybolduktan sonra kavuştuğu) devesine sevinmesinden daha çok sevinir." (Kenz'ul-Ummal, 10159).
"Allah; doğuran kısırın, kaybettiğini bulan şaşkının ve suya kavuşan susuzun sevincinden daha çok tevbe eden kuluna sevinir." (Kenz'ul-Ummal, 10165).
İmam Ali (a.s.) ise şöyle buyurmuştur: "Aziz ve Celil olan Allah'a tevbe edin, sevgisini elde edin. Şüphesiz Aziz ve Celil olan Allah tevbe edenleri sever. Temiz olanları da sever. Mü'min sürekli tevbe edendir." (el-Hisal, 623/10, el-Mehebbet, 2, 660. Bölüm).
İmam Bâkır (a.s.) şöyle buyurmuştur: "Şüphesiz Allah'ın kullarından Allah'a en sevimli olanı tevbe eden kimsedir." (el-Bihar, 38/64).
Yine İmam Bâkır (a.s.) şöyle buyurmuştur: "Şüphesiz Allah-u Teâlâ tevbe eden kuluna karanlık bir gecede devesini ve azığını kaybedip sonra bulan kimseden daha çok sevinir." (el-Kafi, 2/435/8). (Muhammed Muhammedî Reyşehrî, Mizanu'l-Hikmet).
OKAN EGESEL
Resûlullah (s.a.a.) şöyle buyurmuştur: "Tevbe, geçmişi örter." (Mustedrek'ul-Vesail, 12/129/13706).
Resûlullah (s.a.a.) şöyle buyurmuştur: "Günahtan tevbe eden kimse, hiç bir günahı olmayan kimse gibidir." (Kenz'ul-Ummal, 10174).
Bu hususta İmam Ali Efendimizin (a.s.) bazı sözleri şöyledir:
"Tevbe rahmet indirir." (a. g. e. 13707).
"Tevbeden daha etkili bir şefaatçi yoktur." (el-Bihar, 6/19/6).
"İhlaslı tevbe günahları yok eder." (Gurer'ul-Hikem, 1264).
"Tevbe kalbi temizler ve günahları yıkar." (a.g.e., 1355).
"Güzel tevbe günahı yok eder." (Mustedrek'ul-Vesail, 12/130/13707).
Tevbe edenlerin makamı Kur'an'da şöyle anlatılır:
"Allah, şüphesiz daima tevbe edenleri de sever, temizlenenleri de sever." (Bakara, 222).
Bu konuda Resûlullah (s.a.a.) şöyle buyurmuştur:
"Allah nezdinde tevbe eden mümin erkek ve kadından daha sevimli bir şey yoktur." (el-Bihar, 6/21/15).
"Tüm Âdemoğulları hata edicidir. Hata edenlerin en hayırlısı tevbe edenlerdir." (Durr'ul-Mensur, 1/626).
"Allah'a yemin olsun ki, Allah tevbe eden kuluna, insanın (kaybolduktan sonra kavuştuğu) devesine sevinmesinden daha çok sevinir." (Kenz'ul-Ummal, 10159).
"Allah; doğuran kısırın, kaybettiğini bulan şaşkının ve suya kavuşan susuzun sevincinden daha çok tevbe eden kuluna sevinir." (Kenz'ul-Ummal, 10165).
İmam Ali (a.s.) ise şöyle buyurmuştur: "Aziz ve Celil olan Allah'a tevbe edin, sevgisini elde edin. Şüphesiz Aziz ve Celil olan Allah tevbe edenleri sever. Temiz olanları da sever. Mü'min sürekli tevbe edendir." (el-Hisal, 623/10, el-Mehebbet, 2, 660. Bölüm).
İmam Bâkır (a.s.) şöyle buyurmuştur: "Şüphesiz Allah'ın kullarından Allah'a en sevimli olanı tevbe eden kimsedir." (el-Bihar, 38/64).
Yine İmam Bâkır (a.s.) şöyle buyurmuştur: "Şüphesiz Allah-u Teâlâ tevbe eden kuluna karanlık bir gecede devesini ve azığını kaybedip sonra bulan kimseden daha çok sevinir." (el-Kafi, 2/435/8). (Muhammed Muhammedî Reyşehrî, Mizanu'l-Hikmet).
OKAN EGESEL















































































