logo
08 AĞUSTOS 2026

Mustafa Kemal ile hareket dönemi

Erzurum Kongresi’nde bir Temsil Heyeti meydana gelmişti. Ancak Kuvva hareketinin düzene girmesi, Sivas Kongresi’nde ve bu kongreyi izleyen kumandanlar toplantısında ele alındı

06.02.2026 00:08:00
Haber Merkezi
 
Mustafa Kemal ile hareket dönemi
Mustafa Kemal ile hareket dönemi
Erzurum Kongresi'nde bir Temsil Heyeti meydana gelmişti. Ancak Kuvva hareketinin düzene girmesi, Sivas Kongresi'nde ve bu kongreyi izleyen kumandanlar toplantısında ele alındı. (16-20 Kasım 1919).






Şevket Süreyya Aydemir, özellikle güney cephelerinin bu tarihe kadar kendi başına hareket ettiğini yazar:

"O kadar ki, Sivas Kongresi'nde güney illerinden, hele savaş halinde bulunan cephelerden temsilciler bile yoktu." 

4 Aralık'ta Kayseri'de Ali Fuat Paşa, çalışmaları sonucunda Adana Umum Kuvva-yi Milliye, Antep Kuvva-yi Milliye cepheleriyle ilk birliği sağladı.







Mustafa Kemal, Samsun'a çıktığında, onu ilk karşılayanlar da din adamları olmuştur:

"… Hasta olan mutasarrıf evinden çıkmadığı için 9. Ordu Müfettişi'ni karşılamaya gelememiştir. Belediye reisi yok… Vekalet eden zat da Çarşamba'da arazisinin bulunduğu köydedir.

Belediye meclisinden bir zat Hacı Molla, Atatürk'e şehir namına, 'hoş geldiniz' diyor." 

"… 25 Mayıs 1919 akşamüstü Havza'ya geldi. Ertesi gün başlarında ulemadan Hacı Mustafa Efendi'nin bulunduğu bir heyet kendisini ziyaret ederek memleket meseleleri hakkında görüşmelerde bulundular.







Bu zatlar, diğer bir gece belediye reisinin evinde toplanarak Müdafaa-i Hukuk Heyeti'ni teşkil ettiler." 

Samsun'a çıkıştan kısa bir süre sonra Mustafa Kemal, 1 Haziran 1919'da Diyarbakır, Erzurum, Van, Bitlis, Sivas, Erzincan, Kayseri illerine çekilen telgraflarda Vilayet-i Şarkiye Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti'nin il merkezleri ile mutasarrıflıklarda ve yörelerinde örgütleri var mı şeklinde telgraflar çekmiştir." 

Bunlar Erzurum'da yapılacak kongrenin de hazırlığı olmaktadır.







20 Mayıs'a Sadaret'e gönderdiği telgrafla, İzmir'in Yunanlılar tarafından işgalinin ordu ve millete kabul edilemeyeceğini bildirmişti. 

Ağustos 1919'da Trabzon ve yöresindeki önemli faaliyetlerden birisi  İstanbul'dan gönderilen Tahkik Heyeti'nin çalışmaları olmuştur.

Tahkik Heyeti'nin 22 Ağustos tarihli raporunda; bölge halkının Pontus ve Ermeni hükûmetlerinin teşkili tehlikesine karşı resmi izinle cemiyetler kurdukları, İzmir'in işgali üzerine Erzurum'da bir kongre toplayarak bazı kararlar aldıkları, yörede siyasî amaçla kurulmuş hiçbir Müslüman çetesinin bulunmadığı, Rumların teşkil ettiği çetelerin bulunduğu ifade edilmiştir. 







Şeyhülislam Dürrizade es-Seyyid Abdullah Efendi'nin yazdığı fetvaya karşılık, Mustafa Kemal'in hazırlattığı; "Millî fetva metnini telgrafla öğrenip, hemen katılan müftüler arasında Tirebolu Müftüsü Ahmet Necmettin, Maçka müftüsü Kamil Efendiler de yer almış, Trabzon Kadısı Süleyman Sırrı Efendi de fetvayı desteklemişti."  (Prof. Dr. Haydar Baş Hoş Geldin Atatürk eserinden)

Medyada holdingleşme tarafsızlığı yok etti

Küresel çapta dev holdinglerin ve siyasi güç merkezlerinin medya sektöründeki hakimiyeti, haberciliğin temel ilkesi olan siyasal tarafsızlığı giderek daha fazla yıpratıyor

08.08.2026 00:18:00
Abdülkadir Gündoğdu
 
Medyada holdingleşme tarafsızlığı yok etti
Medyada holdingleşme tarafsızlığı yok etti
Küresel çapta dev holdinglerin ve siyasi güç merkezlerinin medya sektöründeki hakimiyeti, haberciliğin temel ilkesi olan siyasal tarafsızlığı giderek daha fazla yıpratıyor.

Medya sahipliğinin birkaç merkezde toplanması, halkın haber alma hakkını ve demokratik çoğulculuğu riske atıyor.

Medya, tarihsel olarak demokrasilerin "dördüncü kuvveti" ve kamuoyunun denetim mekanizması olarak konumlandırılsa da son yıllarda mülkiyet yapılarında yaşanan dönüşüm bu işlevi tartışmalı hale getirdi.

Yayın organlarının bağımsız gazeteciler veya kamu odaklı kurumlar yerine; inşaat, enerji, finans ve savunma gibi farklı sektörlerde faaliyet gösteren büyük sermaye gruplarının eline geçmesi, haber merkezlerindeki yayın çizgisini doğrudan etkiliyor.







Sermaye ilişkileri ve siyasal iklimin habere yansıması

Geleneksel gazetecilik ilkeleri; tarafsızlık, nesnellik ve kamu yararını her türlü çıkarın üzerinde tutmayı gerektirir. Ancak medya organlarının ticari ve siyasi ağlarla örülü mülkiyet yapıları, haberin mutfağında ciddi bir "filtreleme" sürecini beraberinde getiriyor.

Medya sahiplerinin devlet ihalelerine giriyor olması veya kamu düzenlemelerine bağımlı sektörlerde yatırım yapması, yayın organlarının siyasi iktidarlarla ve güç odaklarıyla çatışmaktan kaçınmasına yol açıyor. Bu durum, eleştirel haberciliğin yerini otosansüre ve tek sesliliğe bırakması riskini doğuruyor.







Çapraz sahiplik ve algı yönetimi

Medya sektöründe çapraz sahiplik (aynı sermaye grubunun gazete, televizyon, radyo ve dijital platformların tümüne sahip olması) yayın çeşitliliğini görünürde artırsa da, özünde aynı mesajın farklı kanallardan yinelemesine dayanıyor.

Gündem Belirleme Gücü: Farklı mecralara sahip gruplar, kamuoyunun neyi konuşup neyi konuşmayacağını tek elden yönlendirebiliyor.

Otosansör Mekanizması: Gazeteciler, bağlı bulundukları holdingin ticari veya siyasi çıkarlarıyla çelişen haberleri yapmaktan kaçınmak zorunda kalabiliyor.

Tiraz ve Reyting Kaygısı: Reklam verenlerle ve kamusal fonlarla kurulan ilişkiler, editoryal bağımsızlığın önüne geçebiliyor.







Dijital medya çözüm mü, yeni bir bağımlılık mı?

Geleneksel medyadaki bu tarafsızlık krizine karşı dijital yayıncılık ve bağımsız haber platformları alternatif bir kanal olarak öne çıksa da, dijitalleşme kendi zorluklarını beraberinde getiriyor. Algoritma bağımlılığı, fonlama sorunları ve dev teknoloji şirketlerinin tekelci yapısı, dijital haberciliğin de sürdürülebilirliğini ve tarafsızlığını sınamaktadır.







Uzmanlar, siyasal tarafsızlığın ve haber etiğinin korunabilmesi için şu adımların kritik olduğuna dikkat çekiyor:

Şeffaf Mülkiyet Yapısı: Medya organlarının nihai sahiplerinin ve finansman kaynaklarının kamuoyuna açıkça beyan edilmesi.

Editoryal Bağımsızlık Güvencesi: Yayın sahibi ile haber merkezi arasındaki sınırları koruyan yasal ve kurumsal güvencelerin oluşturulması.

Kamu Yayıncılığının Güçlendirilmesi: Siyasi baskılardan uzak, doğrudan halka hesap veren özerk kamu yayıncılığı modellerinin teşvik edilmesi.

Medya sahipliğinin şeffaflaşmadığı ve editoryal bağımsızlığın teminat altına alınmadığı bir düzende, siyasal tarafsızlık bir ilke olmaktan çıkıp yalnızca bir temenni olarak kalma riskiyle karşı karşıya.

Ayvalık'ta ormanlara giriş yasak ama denetim yetersiz

Balıkesir'in Ayvalık ilçesi, son yılların en büyük orman yangınlarıyla mücadele ederken, Balıkesir Valiliği'nin 5 Mayıs 2026 tarih ve 2026/1 sayılı Orman Yangınları ile Mücadele Komisyonu Kararı kapsamında, 15 Haziran-30 Eylül 2026 tarihleri arasında belirlenen mesire alanları ve izin verilen noktalar dışında ormanlara giriş yasaklanmasına rağmen özellikle Ayvalık'taki bazı koy ve ormanlık alanlarda vatandaşların denetimsiz şekilde ormana girmeye devam ettiği gözleniyor

01.08.2026 11:41:00 / Güncelleme: 01.08.2026 11:45:00
İHA
 
Ayvalık'ta ormanlara giriş yasak ama denetim yetersiz
Ayvalık'ta ormanlara giriş yasak ama denetim yetersiz
Balıkesir Valiliğinin aldığı karar doğrultusunda, yangın sezonu boyunca yalnızca belirlenen orman parkları ve mesire alanlarında belirli kurallar çerçevesinde piknik yapılmasına izin verilirken, bunun dışındaki tüm ormanlık alanlara giriş 6831 sayılı Orman Kanunu kapsamında yasak bulunuyor.






Geçtiğimiz yıl söz konusu yasaklar Jandarma ekipleri tarafından sıkı şekilde denetlenirken, bu yıl denetim görevinin Orman İşletme Müdürlüğü ekiplerine bırakıldığı öğrenildi. Ancak sahadaki görüntüler, denetimlerin yeterli düzeyde yapılmadığı yönünde eleştirilere neden oluyor.








Objektiflere yansıyan fotoğraflarda, çok sayıda vatandaşın ormanlık alan içerisindeki sahillere rahatlıkla girerek gün boyu vakit geçirdiği görülüyor. Özellikle yoğun sıcakların ve kuvvetli rüzgârın etkili olduğu günlerde bu durumun, oluşabilecek bir ihmal veya dikkatsizlik sonucu yeni orman yangınlarına zemin hazırlayabileceği değerlendiriliyor.








Son günlerde Ayvalık, Gömeç ve çevresinde binlerce hektarlık alanın kül olduğu büyük orman yangınlarının ardından, vatandaşlar denetimlerin artırılmasını ve yasakların sadece kâğıt üzerinde kalmayıp sahada da etkin şekilde uygulanmasını istiyor.

Uzmanlar ise orman yangınlarıyla mücadelede en etkili yöntemin, yangın çıkmadan önce riskleri ortadan kaldıracak önleyici tedbirlerin eksiksiz uygulanması olduğuna dikkat çekiyor.

logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.