logo
08 AĞUSTOS 2026

Mustafa Kemal kongrelere nasıl karar verdi?

Mustafa Kemal, Erzurum ve Sivas Kongresi’ni gerçekleştirmeye nasıl karar verdiğini şöyle anlatır

15.02.2026 00:20:00
Haber Merkezi
 
Mustafa Kemal kongrelere nasıl karar verdi?
Mustafa Kemal kongrelere nasıl karar verdi?
Mustafa Kemal, Erzurum ve Sivas Kongresi'ni gerçekleştirmeye nasıl karar verdiğini şöyle anlatır:

"İstanbul'da cereyan eden ahvalden, yapılan teşebbüslerden, bilhassa vaziyetin vehamet ve fecaatinden milletin haberi yoktu.

İstanbul'da oturup milleti haberdar etme imkanı da kalmamıştı. Dolayısıyla yapılacak şeyin İstanbul'dan çıkıp milletin içine girmek ve orada çalışmak olduğuna karar verdim.







Bunun icra sûretini düşündüm ve bazı arkadaşlarla müzakere ettiğim sırada idi ki, hükûmet beni ordu müfettişi olarak Anadolu'ya göndermeyi teklif etti. Bu teklifi derhal memnuniyetle kabul ettim ve tam Yunanlıların İzmir'e girdikleri gün idi ki, İstanbul'dan ayrıldım.

Benim düşündüğüm şu idi: Her tarafta muhtelif namlar altında bir takım teşekküller başlamıştı. Bunları aynı program ve aynı nam altında birleştirerek bütün milleti alakadar etmek ve bütün orduyu da bu maksadın hizmetinde kılmak lazımdı.

Anadolu'ya girdiğim zaman daha Ordu Müfettişi sıfat ve selahiyeti üzerimde iken, bu noktadan işe başladım ve bu maksad az zamanda hâsıl oldu.

Takip ettiğim mesai tarzı İstanbul'da malum olunca beni İstanbul'a getirtmek istediler, gitmedim. Neticede istifa ettim.







Milletin bir ferdi sıfatıyla Erzurum Kongresi'ne iştirak ettim. Erzurum Kongresi'nde tespit edilen esasları bütün memlekete yaymak maksadıyla Sivas'ta da bir kongre yapıldı.

Bu kongrelerin doğurduğu Heyet-i Temsiliye namındaki heyetle kongrelerin esaslarını takip ettik." 







ERZURUM KONGRESİ

Mustafa Kemal, Erzurum'a geldiğinde Anadolu genelinde halkın din adamları öncülüğünde oluşturduğu yerel Müdafaa-i Hukuk Cemiyetlerini değerlendirdi. Bunun yanında, o günün şartlarında düşman ile işbirliği yapan cemiyetlerde vardı. M. Müfit Kansu, o günleri şöyle anlatıyor:

"Kürd İstiklal Cemiyeti adını taşıyan ve Osmanlı Meclisi ayanından Abdülkadir Efendi'nin başkanlığı altında kurulmuş bulunan bu cemiyetin devamlı mevcudiyetinden ve cemiyetin hüviyet vesikalarını hamil bulunan ajanlarından ancak nice yıllar sonra, benim Şark İstiklal Mahkemesi reisliğim zamanında haberdar olabildik.

Abdülkadir Efendi'nin muhakemesine ve Şeyh Said isyanının tenkil edilmesi zamanına kadar bu cemiyet olağanüstü bir muvaffakiyetle mevcudiyetini, faaliyetini gizleyebilmişti.







Buna benzer iftirakçı, taklibci, ihtilalci ve yıkıcı cemiyetlerden biri de Yunanlıların müzahereti ile Rumlar arasında teşekkül etmişti. Mavrimira adını taşıyan bu cemiyete Yunan Salib-i Ahmeri de bağlanmıştı. Salib-i Ahmer'in buna bağlanışının sebebi; tıbbî malzeme, ilaç, sıhhî levazım ithal ve sevki, muhacirlere bakılmak maskesi altında memleket içine silah, harp malzemesi sokmak, Osmanlı vilayetleri dahilinde iftirakçı ve yıkıcı propaganda ve mitingler yapmak, çeteler teşkil etmek, ihtilal ve isyanlar çıkartmaktı.

Bu cemiyetin başında Rum patrik vekili Droneüs, Atinafora, Yunan kaymakamı Katehaksi, Poliminisi ve saire gibi eşhas vardı.

Ayrıca, Trabzon'da da Pontus Cemiyeti kurulmuş, Kastamonu ve İnebolu'ya kadar bu cemiyetin şubeleri açılmıştı. Bu teşkilat içinde de bilhassa eski mebus Fokindis ve Andiryadis çalışıyorlardı." 
Mustafa Kemal, 19 Mayıs 1919'da Samsun'a çıkışından kısa bir süre sonra, Dahiliye Nazırı Ali Kemal Bey'in telgrafı ile azledildiğini öğrenecektir.







"27 Haziran 1335'te (1919) Sivas'a varmıştım. Azledildiğimden bahisle Ali Kemal Bey'in bir tamiminin daha varit olduğunu öğrendim. 23 Haziran 1335 (1919) tarihli olan bu şifreli tamimde;

'İngiliz fevkalade temsilcisinin talep ve ısrarıyla azledildi. Adı geçenin İstanbul'a getirilmesi Harbiye Nezareti'ne ait bir vazifedir. Lakin Dahiliye Nezareti'nin size kati emri; artık o zatın azledilmiş olduğunu bilmek ve kendisiyle hiçbir resmî muameleye girişmemek ve hükûmet işleriyle alakalı hiçbir talebini kabul ettirmemektir' deniliyordu.

Bu muameleye dair Sadaret'e ve Harbiye Nezareti'ne 28 Haziran 1335'te (1919) şu telgrafı çektim:

"Müdafaa-i Hukuk-i Milliye ve Redd-i İlhak Cemiyetlerine yardımımdan ve İngilizler tarafından talep edildiğinden bahisle azlolunduğumu, Dahiliye Nazırı Ali Kemal Bey'in mülkiye makamlarına tamim eylediğini öğrendim.

Acizîlerini bu memuriyete veren ve tayin buyuran zat-ı hazreti padişahının bu konuda herhangi bir irade-i seniyelerine şeref telakki eylemediğim gibi ne makam-ı celil-i Sadaret'ten ve ne de Harbiye Nezaret-i celilesinden azlime dair hiçbir emir almadım' şeklinde bir karşı telgrafı Saray'a gönderir." (Prof. Dr. Haydar Baş Hoş Geldin Atatürk eserinden)

Amasya'da vatandaşlar 20 yıldır baraj inşa edilmesini bekliyor

Amasya'da vatandaşlar, arazilerinin kıyısından geçip Yeşilırmak Nehri'ne akan derenin üzerine 20 yıldır baraj inşa edilmesini bekliyor

05.08.2026 10:48:00
İhlas Haber Ajansı
 
Amasya'da vatandaşlar 20 yıldır baraj inşa edilmesini bekliyor
Amasya'da vatandaşlar 20 yıldır baraj inşa edilmesini bekliyor
Amasya'nın Taşova ilçesinde vatandaşlar, arazilerinin kıyısından geçip Yeşilırmak Nehri'ne akan derenin üzerine 20 yıldır baraj inşa edilmesini bekliyor. Yukarı Baraklı ve Özbaraklı köylüleri, yıllardır büyükşehirlere göç veren bölgedeki durumun baraj sayesinde tersine döneceğine inanıyor.






Baraklı Şelalesi'nin de bulunduğu bölgede inşa edilecek barajın 20 yıldır gündemde olduğunu hatırlatan Yukarı Baraklı Köyü Muhtarı Osman Yıldız, "Yetkililer bize 2006 yılında baraj yapılacağını söylemişti. Tüm aşamalar geçildi. ÇED raporu hazırlandı. Fakat henüz faaliyete geçip kazmayı vuramadık. Baraj olmadığından dolayı suyumuz boşa gitmektedir" dedi. Önceden belde olan iki komşu köyün toplam arazisinin 8 bin dönüm olduğunu anlatan Yıldız, "Çevremizde de su ihtiyacı olan komşu köyler var. Eğer baraj yapılsaydı komşu köylerin içme suyu ihtiyacı da karşılanabilir" diye konuştu.








"Baraj yapıldığı an köye geri dönüşler başlayacak"

Birçok arkadaşının büyükşehirlerden köye dönüş planı yaptığına değinen Özbaraklı köyünden Hasan Ünkan, "Büyük şehirlerde yaşamak çok sıkıntılı hale geldi. Nüfus yoğunluğu var. Köylerde ise hayvancılık artıyor. Sulama sıkıntısından dolayı köyümüze geri dönüş yapamıyoruz. Baraj yapıldığı an geri dönüşler başlayacak. Köyler canlanacak" dedi. Köylerinin etrafında geniş ormanlar bulunduğunu vurgulayan Ünkan, "Orman yangınlarının arttığı günümüzde burada baraj olması muhtemel yangın tedbirleri açısından çok önem arz etmektedir" ifadelerini kullandı.







Yıllardır barajın inşa edilmesini beklediklerini söyleyen Yukarı Baraklı Derneği Başkanı Ömer Evci ise, dereye yakın arazilerde elektrik pompaları kullanılarak sulama yapılan sebze ve meyve üretiminde barajın etkisiyle artış olacağına inandığını belirtti.








Ev hanımı Nevin Ünkan ile kahveci İsmail Kılıç da yetkililerden baraj konusunda destek beklediklerini söyledi.

Büyükçekmece'de toprak kayması: Çalışmalar tamamlandı

Büyükçekmece'de meydana gelen göçükte 2 kişinin toprak altında kaldığı ihtimali üzerine başlatılan arama kurtarma çalışmaları, göçük altında kimsenin bulunmadığının tespit edilmesinin ardından sona erdi

04.08.2026 00:30:00 / Güncelleme: 04.08.2026 06:17:18
İHA
 
Büyükçekmece'de toprak kayması: Çalışmalar tamamlandı
Büyükçekmece'de toprak kayması: Çalışmalar tamamlandı
Mimar Sinan Sahili'nde meydana gelen toprak kaymasının ardından göçük altında 2 kişinin bulunduğu iddiasına ilişkin yürütülen arama kurtarma çalışmaları sona erdi. AFAD, itfaiye, sağlık ve polis ekiplerinin iş makineleri desteğiyle yürüttüğü çalışmalarda herhangi bir kişiye rastlanmadı. Çalışmaların tamamlanmasının ardından ekipler bölgeden ayrıldı.








Akşam saatlerinde olay yerinde inceleme yaparak bilgi alan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Vekili Nuri Arslan, "Saat 18.00 civarı, Büyükçekmece Mimar Sinan Mahallesi'nde bir toprak kayması oldu. Olay duyulunca itfaiye, AFAD ekiplerimiz, Büyükçekmece Belediye Başkan Vekilimiz, Kaymakamımız, Valiliğimizle berabere olay yerine geldik. Şu an itibariyle toprak kayması olduğu yerde, toprak kaldırıldı. Şu ana kadar herhangi bir olumsuzluk yok. Hiçbir can kaybı ile karşı karşıya değiliz, şu an itibariyle de olay yeri temizlenmiş durumda. Burası, kum kaya dediğimiz bir sistem üzerine oturtulmuş ama yukarıda anladığım kadarıyla, tarım yapmış veya yoğun bahçe sulama nedeniyle oluşan bir toprak kayması. İlk ihbar, bir anne ve bir çocuk kaldığı, sonra üç kişi diye bir ihbar geldi ama tüm yetkililerle birlikte bir çalışma yaptık ve olumsuz bir şeye rastlamadık" dedi.








Toprak kayması anında bölgede olduğunu belirten Metin Küçük isimli bir vatandaş, "Buradan geçip sahile giderken bir patırtı koptu. Orada bir aile gördüm. Toprak gelince aile kalktı, oradan çıktılar" diye konuştu.

Olay hakkında konuşan görgü tanığı Çağlayan İşgören ise, "Yıkım anını görmedim ama ambulanslarla itfaiyeyi görünce yangın vardır diye tahmin ettim. Merak edip aşağı indim. Bir anne ile çocuğunun toprak altında kaldığını söylediler ama tam belli değildi. Allah'tan pazar günü olmadı. Yoksa çok insan altında kalırdı. Çünkü pazar günü iğne atsan yere düşmüyor buralarda" şeklinde konuştu.
 
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.