Natalie Portman'dan İsrail hükümetine sert eleştiri
Dünyaca ünlü Yahudi asıllı Oscar ödüllü oyuncu Natalie Portman, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ve hükümetine yönelik sert eleştirileriyle gündeme gelmeye devam ediyor
17.06.2026 22:39:00
Haber Merkezi
Haber Merkezi





Dünyaca ünlü Yahudi asıllı Oscar ödüllü oyuncu Natalie Portman, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ve hükümetine yönelik sert eleştirileriyle gündeme gelmeye devam ediyor.
Kudüs doğumlu olan ve İsrail kökenleriyle bağını her fırsatta dile getiren Portman, sağcı hükümetin politikalarının İsrail halkını temsil etmediğini belirterek, Filistinlilere yönelik şiddete ve sivil can kayıplarına karşı net bir duruş sergiliyor.
Natalie Portman'ın Netanyahu hükümetine karşı yürüttüğü muhalefetin geçmişi
Krizin Başlangıcı: "Yahudi Nobeli" Reddi

Portman ile İsrail hükümeti arasındaki en büyük kırılma, 2018 yılında yaşandı. Portman, "Yahudi Nobeli" olarak bilinen ve 2 milyon dolar değerindeki Genesis Ödülü'nü almak üzere Kudüs'e gitmeyi reddetti.
Kararının arkasındaki nedeni açıklayan Portman, ödül töreninde konuşma yapması planlanan Başbakan Binyamin Netanyahu'yu destekliyor gibi görünmek istemediğini ilan etti.
Oyuncu, o dönem Gazze sınırındaki protestolarda onlarca Filistinli sivilin İsrail ordusu tarafından öldürülmesine atıfta bulunarak, "Bugünkü vahşetlerden muzdarip olanlara yapılan kötü muamele, Yahudi değerlerimle kesinlikle bağdaşmıyor" açıklamasını yaptı.
İsrail Hükümetinin Sert Tepkisi ve "Vatan Hainliği" Suçlaması
Portman'ın bu protestosu İsrail siyasetinde infiale yol açtı ve tören iptal edilmek zorunda kaldı.
Netanyahu'nun lideri olduğu Likud Partisi'nden milletvekilleri, Portman'ı "vatan haini" ilan ederek İsrail vatandaşlığından çıkarılması çağrısında bulundu.
Dönemin İsrail Kültür Bakanı Miri Regev, Portman'ın İsrail karşıtı boykot hareketlerinin (BDS) tuzağına düştüğünü iddia etti. Enerji Bakanı Yuval Steinitz ise oyuncunun tavrının "anti-semitizm unsurları barındırdığını" öne sürerek özür dilemesini istedi.
Eleştirilerin ardından geri adım atmayan Portman, sosyal medya hesapları üzerinden hem kendisini savundu hem de duruşunu netleştirdi. Portman, Netanyahu liderliğindeki sağ koalisyon hükümetinin anti-demokratik, yolsuz ve şiddet yanlısı politikalarının tüm İsrail halkına mal edilemeyeceğini savundu.
Irkçılık ve Gazze eleştirileri süreklilik kazandı
Portman'ın Netanyahu yönetimine yönelik eleştirileri tek bir olayla sınırlı kalmadı.
İsrail meclisinin kabul ettiği ve Arapçayı resmi dil statüsünden çıkaran tartışmalı "Yahudi Ulus Devlet Yasası"nı Anadolu Ajansı'na verdiği demeçte açıkça "ırkçı" olarak nitelendirdi ve kınadı.
Portman, Haziran 2026'da Fransız gazetesi Le Monde'da yayımlanan ortak bir bildiride yer aldı. Bildiride, Gazze'deki askeri operasyonları ve hükümetin "faşizan, sömürgeci eğilimlerini" eleştirdiği için kültürel boykota uğrayan İsrailli muhalif yönetmen Nadav Lapid'e destek verdi. Portman, bireylerin ve sanatçıların, yönetimlerin işlediği suçlar nedeniyle cezalandırılamayacağını savundu.
Kudüs doğumlu olan ve İsrail kökenleriyle bağını her fırsatta dile getiren Portman, sağcı hükümetin politikalarının İsrail halkını temsil etmediğini belirterek, Filistinlilere yönelik şiddete ve sivil can kayıplarına karşı net bir duruş sergiliyor.
Natalie Portman'ın Netanyahu hükümetine karşı yürüttüğü muhalefetin geçmişi
Krizin Başlangıcı: "Yahudi Nobeli" Reddi

Portman ile İsrail hükümeti arasındaki en büyük kırılma, 2018 yılında yaşandı. Portman, "Yahudi Nobeli" olarak bilinen ve 2 milyon dolar değerindeki Genesis Ödülü'nü almak üzere Kudüs'e gitmeyi reddetti.
Kararının arkasındaki nedeni açıklayan Portman, ödül töreninde konuşma yapması planlanan Başbakan Binyamin Netanyahu'yu destekliyor gibi görünmek istemediğini ilan etti.
Oyuncu, o dönem Gazze sınırındaki protestolarda onlarca Filistinli sivilin İsrail ordusu tarafından öldürülmesine atıfta bulunarak, "Bugünkü vahşetlerden muzdarip olanlara yapılan kötü muamele, Yahudi değerlerimle kesinlikle bağdaşmıyor" açıklamasını yaptı.
İsrail Hükümetinin Sert Tepkisi ve "Vatan Hainliği" Suçlaması
Portman'ın bu protestosu İsrail siyasetinde infiale yol açtı ve tören iptal edilmek zorunda kaldı.
Netanyahu'nun lideri olduğu Likud Partisi'nden milletvekilleri, Portman'ı "vatan haini" ilan ederek İsrail vatandaşlığından çıkarılması çağrısında bulundu.
Dönemin İsrail Kültür Bakanı Miri Regev, Portman'ın İsrail karşıtı boykot hareketlerinin (BDS) tuzağına düştüğünü iddia etti. Enerji Bakanı Yuval Steinitz ise oyuncunun tavrının "anti-semitizm unsurları barındırdığını" öne sürerek özür dilemesini istedi.
Eleştirilerin ardından geri adım atmayan Portman, sosyal medya hesapları üzerinden hem kendisini savundu hem de duruşunu netleştirdi. Portman, Netanyahu liderliğindeki sağ koalisyon hükümetinin anti-demokratik, yolsuz ve şiddet yanlısı politikalarının tüm İsrail halkına mal edilemeyeceğini savundu.
Irkçılık ve Gazze eleştirileri süreklilik kazandı
Portman'ın Netanyahu yönetimine yönelik eleştirileri tek bir olayla sınırlı kalmadı.
İsrail meclisinin kabul ettiği ve Arapçayı resmi dil statüsünden çıkaran tartışmalı "Yahudi Ulus Devlet Yasası"nı Anadolu Ajansı'na verdiği demeçte açıkça "ırkçı" olarak nitelendirdi ve kınadı.
Portman, Haziran 2026'da Fransız gazetesi Le Monde'da yayımlanan ortak bir bildiride yer aldı. Bildiride, Gazze'deki askeri operasyonları ve hükümetin "faşizan, sömürgeci eğilimlerini" eleştirdiği için kültürel boykota uğrayan İsrailli muhalif yönetmen Nadav Lapid'e destek verdi. Portman, bireylerin ve sanatçıların, yönetimlerin işlediği suçlar nedeniyle cezalandırılamayacağını savundu.













































































