logo
08 AĞUSTOS 2026

Ne dediyse çıktı

07.10.2015 00:00:00
 
1 Kasım seçimlerine hazırlanan Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) seçim beyannamesini açıkladı.62 sayfalık beyannamenin en dikkat çekici bölümlerinden birini BTP lideri Prof. Dr. Haydar Baş'ın Türkiye ve Ortadoğu'ya dair yıllar öncesine dayanan öngörüleri oluşturdu.Beyannameyi okuyan Genel Başkan Yardımcısı Dr. Abdullah Terzi bu öngörüleri tek tek sıraladı.Abdullah Bey 20-30 yıl öncesine dayanan öngörüleri okudukça aklımıza bugün burnunun ucunu göremeyen, bırakın yıllar sonrasını bir gün sonrasını bile hesap edemeyen sözde dünya liderleri geldi.* * *İşte 10 madde halinde seçim beyannamesine konan BTP liderinin öngörüleri:1. 1991 yılında, ABD'nin körfez harekâtı sırasında, Özal'ın bir koyup üç alacağız dediği bir dönemde, Prof. Dr. Haydar Baş "Önce Irak'ı üçe bölecekler, sonra asıl hedef Türkiye'dir, Türkiye'yi bölecekler" dedi. Bugün yaşanan gelişmeler bunun ispatıdır.2. "Kürtler azınlık değildir. Türkiye'de Kürt sorunu değil, terör sorunu vardır" görüşünü Prof. Dr. Haydar Baş her vesileyle ifade etmiştir. Bugün Türkiye'yi yönetenlerin geldiği nokta budur.3. Şubat-1995'te, Prof. Dr. Haydar Baş: "Göreceksiniz, Güneydoğu tampon bölge haline getirilecek, eğitim kampları oluşturulup, fiili devlet kurulacaktır" dedi.Bugün bu fiili durum konuşuluyor.4. Mart-1998'de, Prof. Dr. Haydar Baş, "Güneydoğu üzerinde bölgesel ve global güçlerin hesabı olduğunu" söyledi. Bugün ülkeyi yönetenler bunu itiraf ediyor.5. Ve yine Mart-1998'de, Prof. Dr. Haydar Baş: "Kürdistan kılıf, hedef büyük İsrail" dedi. Bugün bu hesabın olduğu net anlaşılıyor.6. DSP-MHP-ANAP hükümeti döneminde(1999-2002) imzalanan self determinasyon yasaları olarak bilinen ikiz yasalar için "Amaç ülke bölünmeye gittiğinde yabancıların (BM ve NATO'nun) müdahalesine zemin oluşturmaktır" dedi. Bugün gelinen noktada dillendirilen konu BM müdahalesidir.7. 2002'de Trabzon'da, Prof. Dr. Haydar Baş: "Bu politikalar millete hayır getirmez. Bugün teröre birer ikişer kurban veriyoruz. Bu kafayla gidersek, evlatlarımızın tabutları düzine düzine kapımıza gelecektir" dedi.8. 12 Eylül 2010 referandumundan önce yaptığı ikazlarda Prof. Dr. Haydar Baş: "Referandumdan evet çıkması halinde ülkemiz demokratik krallıkla yönetilecek" demişti. Bugün bunların ispatı yaşanıyor.9. Mart 2013'te Prof. Dr. Haydar Baş: "Bu çözüm sürecinde AKP terörle masaya oturdu ve Türkiye'nin barışını ve anayasasını konuşuyor. Bu Türkiye'yi bölünmeye götürecek sürecin başlangıcıdır. Bu süreç toplumda barışı değil, çatışma ortamını çıkaracaktır. Barış derken bir de bakacağız ki herkes silahı beline koymuş mahalleleri ve sokakları pay etmeye başlamış" dedi. Bunu bugün aynen yaşıyoruz.10. 7 Haziran 2015 seçimlerinden hemen sonra, Prof. Dr. Haydar Baş: "Türkiye karanlık bir döneme girmiştir" dedi. Ve terörün tırmanışıyla bugün bu karanlık dönemi yaşıyoruz.* * *İşte durum bu!Bir tarafta dünya lideri takılıp çuvallama rekoru kıranlar, Türkiye'yi beladan belaya sokanlar önüne gelen tarafından kandırılanlar bir yanda da ne dediyse birebir gerçekleşen Haydar hoca.Sizce gerçek dünya lideri kim?Ve bir soru! Seçmenin artık başını kumdan çıkarma vakti gelmedi mi?Bu ülkenin son şansı 1 Kasım.Yazımızı yine BTP liderinin sözleriyle noktalayalım: "Türkiye adım adım federatif yapıya sürüklenmektedir. Uyarıyoruz ve net konuşuyoruz, yarın kendimize vatan bulamayız. O günlere girdik. Tiyatro oynamıyoruz."Evet? Karar artık milletin. Bu saatten sonra Türkiye'nin yaşayacağı her sorunun asıl sorumlusu millet olacaktır. Zira Türkiye'yi mahveden siyasiler onların oylarıyla bu işi yapmaktadır.Saygılar?
 
Bayram Çoşgun / diğer yazıları
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.