logo
08 AĞUSTOS 2026

Nebati'den pembe tablolar

Bakan Nebati: "Kur Korumalı Mevduat ve Katılım Hesabı bakiyesi 1 Nisan itibarıyla 695 milyar TL'ye ulaşmıştır'

04.04.2022 14:40:00
 
Nebati'den pembe tablolar
Nebati'den pembe tablolar
Bursa Ticaret Sanayi Odasında düzenlenen 'İş Dünyası Buluşması'nda konuşan Hazine ve Maliye Bakanı Nureddin Nebati, "Rusya-Ukrayna savaşından sonra Türkiye, salgın döneminde olduğu gibi pozitif olarak ayrışan ender ülkelerden birisi olacaktır" dedi.

Bursa'da bir dizi ziyaretler bulunmak için gelen Bakan Nebati, ilk olarak Bursalı iş adamlarıyla bir araya geldi. Bursa'nın, otomotiv, tekstil, makine-metal imalatı, tarıma dayalı sanayi, gıda ve mobilya gibi sektörlerdeki güçlü üretim kapasitesi ile Türkiye'nin kalkınmasına ve ekonomik büyümesine katkılar sunduğunu ifade eden Bakan Nebati, 'Nitekim, ülkemizin yerli ve milli otomobili TOGG'un, otomotiv sanayinin kalbi Bursa-Gemlik'ten yola çıkması hiç şüphesiz ki bunun en büyük göstergesidir. Güçlü sanayisi ve tarımının yanı sıra turizm çeşitliliği açısından yüksek potansiyele sahip olan Bursa, kültür turizmi, termal turizm, kış turizmi, doğa turizmi, gastronomi turizmi ve macera turizmi alanında ziyaretçiler ağırlanmaktadır' dedi.

Son iki yıldır salgın sebebiyle olağandışı bir dönem yaşayan dünya ekonomisi Rusya-Ukrayna savaşı sebebiyle bir kez daha sarsıldığının herkes tarafından bilindiğini belirten Bakan Nebati, salondakilere şu şekilde seslendi;

'Savaşın trajik bireysel ve toplumsal etkilerinin yanı sıra ekonomik etkileri de tüm dünyayı etkisi altına aldı. Özellikle tarım ve enerji ürünlerinde yaşanan tedarik sıkıntıları ülkeler üzerindeki enflasyonist baskıyı daha da artırdı. İnşallah Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde ev sahipliğini yaptığımız müzakere görüşmeleri olumlu sonuçlanacak, iki ülke arasında barış en kısa sürede sağlanacaktır. Bizler küresel düzeyde yaşanan emtia fiyat artışları ve arz sıkıntılarının etkisini en aza indirebilmek için adımlar atmaya devam ediyoruz. Bu çerçevede, bu yıl tarım desteklerini 29 milyar liraya çıkardık. Atıl tarım arazilerinin tarımsal üretime kazandırılması için yatırımların yüzde 75'ine kadar destek verilmesine yönelik düzenlemeler yaptık. Tarımsal sulamada kullanılan elektriğin güneş enerjisi ile sağlanması için GES projelerine Ziraat Bankası vasıtasıyla 1 yıl ödemesiz 8 yıl vadeli kredi desteği ya da kredi kullanmayı kabul etmeyen çiftçimize yüzde 50'ye kadar hibe desteği sağlayacağız. Ülkemizin jeopolitik konumu ve ihracatçılarımızın ürün, pazar çeşitliliği, pazar ve ürün değiştirme kabiliyetleri sayesinde savaşın ihracatımıza etkisinin sınırlı olacağını beklesek de ihracatçılarımıza yönelik tedbirler almayı ihmal etmedik. Diğer yandan enerji arz güvenliğimize katkı sağlayacak yatırımlara da devam ediyoruz. Özellikle YEKDEM desteklerinin katkısı ile toplam enerji üretimi içerisinde yenilenebilir enerji payımızı yüzde 53,9'a çıkardık. Bu alandaki potansiyelimizi giderek artıracak düzenlemeleri hayata geçirdik.'

Karadeniz'de bulunan, mesken ve konutlarımızın 30 yıllık ihtiyacını karşılayacak doğalgazın bir an evvel çıkarılıp vatandaşlarımızın kullanımına sunulması için çalışmalara devam ettiklerini belirten Bakan Nebati, 'Son dönemde dünya ekonomilerinin en büyük sorunu artan enflasyon meselesidir. Dünya karşı karşıya kaldığı en büyük enflasyon sorunuyla mücadele etmek zorunda kalıyor. Türkiye'de de özellikle ekonomik temellerden uzak fiyatlama oluşumlarının geçici etkileri, küresel enerji, gıda ve tarımsal emtia fiyatlarındaki artış ile tedarik sürecindeki aksaklıklar gibi arz yönlü unsurlar ve talep gelişmeleri enflasyonun yükselmesinde etkili olmaktadır. Bizler Mart Ayı itibarıyla yüzde 61,1 seviyesine yükselen enflasyonu kalıcı olarak düşürmek, fiyat istikrarını sürdürülebilir şekilde sağlamak noktasında kararlı adımlar atmaktayız. Bu amaçla öncelikle Kur Korumalı Mevduat ve Katılım Hesabı (KKM) ve sunulan çeşitli finansal enstrümanlar ile döviz kurlarındaki oynaklığı kısa zamanda giderdik. Enflasyon faiz ve kur. Bu önemli bir kıskaçtı. Kur Korumalı TL Mevduat ve Katılma Hesaplar ile döviz kurunda stabilizasyonu sağladık. İş ve yatırım ortamında öngörülebilirliği artırdık. Enflasyon üzerindeki kur baskısını azalttık. TL mevduatların vadesini 24 günden 49 güne uzattık. Kur Korumalı Mevduat hesaplarının en net ve güçlü etkisini ve ne kadar doğru bir karar almış olduğumuzu Rusya-Ukrayna Krizi, petrol fiyatlarındaki yükseliş ve FED faiz artırımı kararına rağmen kurun stabil durumunu koruması ile görmüş olduk. Kur Korumalı Mevduata ilk girenlerde vadelerin 23 Mart itibarıyla dolması ile birlikte hesap sahipleri getirileri almaya başlamışlardır. Bu tarihte 596 milyar TL olan KKM bakiyesi 1 Nisan itibarıyla 695 milyar TL'ye ulaşmıştır' dedi.

Bakan Nebati, 'Kur Korumalı Mevduatla birlikte kur-faiz sarmalından çıktık. Böylece, enflasyonun en önemli belirleyicilerinden biri olan döviz kurunda serbest piyasa koşulları içerisinde istikrar sağlandı. Enflasyonun diğer önemli belirleyicisi olan beklentilerdeki düzelmeye yönelik atacağımız adımlar ile birlikte yıl sonunda enflasyonun makul bir seviyeye geldiğini hep birlikte göreceğiz. Ekonomik kararların belli süreye ihtiyacı var. Türk ekonomi modeli devreye girdiğinde kur riskini aldık. Şimdi bunun sürecini yaşıyoruz. Ticaret canlı, havalar güzel tarım patlaması olacak. En büyük probelemimiz enflasyon da bireylerin davranışlar tutumlarını değiştirmek olacaktır. Yıl sonunda beklentilerimize uygun şekilde bir düşüş yaşayacağız. Zor bir süreç. Bizi kastığını gerdiğini biiyoruz. Bunun üstesinden nasıl geleceğimizi de biliyoruz. 20 Aralık'ta döviz şuralara giecek diye karalar bağlayanlar vardı. Faişz arttırılmadan olmaz diyenler vardı. Piyasa artık faiz oranlarının nerede olmasını gerektiğini çok iyi takip ediyor. Enflasyonla ilgili yapılması gerekenleri herp beraber yapacağız. Milletimizi korumaya devam edeceğiz" şeklinde konuştu.

"Stokçuluğü izin vermeyeceğiz"

Bakan Nebati, 'Hayat pahalılığı karşısında milletimizi korumayı teminen gıda ürünlerinde KDV oranlarını üretim, toptan ve perakende aşamalarının tamamında yüzde 8'den yüzde 1'e düşürdük. Deterjan, sabun, tuvalet kâğıdı, peçete ve bebek bezi gibi temel ihtiyaç ürünlerinde ve yeme içme hizmetlerinde KDV oranını yüzde 18'den yüzde 8'e indirdik. Kurduğumuz Enflasyonla Mücadele Timleri bu indirimlerin etiketlere yansıyıp yansımadığını kontrol etmektedirler. Fahiş fiyat uygulayan işletmeler de denetlemektedirler. Bu çerçevede 40 bini aşkın işletme Bakanlığımızca bizzat saha denetimine tabi tutulmuştur. Fahiş fiyat, fiyat manipülasyonu ve stokçuluğa asla izin vermeyeceğiz. Bu konuda kararlı ve net tavrımız devam edecek ve KDV indirimlerinin etiketlere yansıması mutlak surette sağlanacaktır. Enerji maliyetlerinin vatandaşlarımız üzerindeki etkisini azaltmayı teminen elektrik tarifeleri üzerindeki KDV oranını düşürdük. Bazı bakliyat ürünlerine, yemlik ürünlere, karkas et ve yağlık bitkilere ihracat kısıtlaması getirdik. Bitkisel yağlarda 30 Hazirana kadar gümrük vergisini sıfırladık. Tarım ürünlerine yönelik Erken Uyarı Sistemi ve tarımsal ürünlerde girdi maliyetlerini düşürmek için çalışmalarımız devam etmektedir. Bu süreçte Fiyat İstikrarı Komitemiz ile her ay düzenli olarak toplandığımızı, fiyat gelişmelerini düzenli olarak izlediğimizi belirtmek isterim' diye konuştu.

Doğalgaz zammı hakkında konuşan Bakan Nebati, 'Küresel piyasalarda enerji fiyatlarında görülen yükseliş dolayısıyla BOTAŞ maalesef konutlarda kullanılan doğalgazda yüzde 35, elektrik üretimi için kullanılan doğal gazda yüzde 44,3 ve elektrik üretimi dışında kullanılan doğal gazda yüzde 50 fiyat artışı yapmak zorunda kaldı. Bu fiyat artışları sonrasında bile hane halkımızın kullandığı doğalgazda devletimizin sübvansiyon oranı Nisan ayında yüzde 78 seviyesindedir. 2 yıldır pandeminin olumsuz etkilerini vatandaş hissetmesin diye kamu elinden gelen her şeyi yapmıştır. Türkiye'de salgının en az hissedilmesi yönünde sonuçlar elde edilmiştir. Tüm sorunların tamamının sıfırlanması gibi bir hayal bir dünya yok. Zorlukların üstesinden birlikte başa çıkacağız. Her zorlukta bir kolaylık vardır. Ülkesine, işletmesine, vatanına, toplumuna inanan ve buna ilişkin olarak pozisyonunu belirleyenlerle bunları aşacağız. Allah'ın izniyle umudumuz yüksek. Gözlerimizi kapatıp, zorlukları görmezden gelmiyoruz. Adımlarımızı çözüm üreterek atıyoruz. Aldığımız ve almakta olduğumuz önlemler, döviz kurundaki istikrar ve emtia fiyatlarındaki normalleşmenin katkısıyla enflasyon oranlarının yılsonunda kalıcı şekilde düşmesini bekliyoruz' şeklinde konuştu.

"Yabancı yatırımcıları Türkiye'ye bekliyoruz"

Yabancı yatırımcılarla sık sık bir araya geldiklerini belirten Bakan Nebati, 'Son dönemde ülkemizin sunduğu fırsatlardan yabancı yatırımcıları haberdar etmek, potansiyel yatırımcıların talep ve sorularını alarak tereddütlerini gidermek için sık sık yabancı yatırımcılar ile bir araya geliyor, ülkemizin sunduğu cazip koşulları anlatarak onları yatırıma davet ediyoruz. Bu amaçla son dönemde Fransa, İngiltere ve Bahreyn'de yatırımcılarla bir araya geldik. Aynı zamanda yabancı ülkelerle ekonomik ve ticari iş birliğimizi güçlendirmeye yönelik görüşmeler yapıyoruz. Bu hafta Bahreyn'de Karma Ekonomik Komisyon Toplantı'sında ticaretten sanayiye iş birliğine dayalı pek çok farklı alanı çevreleyen konularda yapıcı görüşmeler yaptık. Yatırım, üretim ve ihracatımızı artırmak, toplumun tüm kesimlerinin artan refahtan faydalanmasını sağlamak üzere geçmiş ekonomi politikalarımızın bütüncül değerlendirmesi ile tecrübelerimiz doğrultusunda Türkiye Ekonomi Modelimizi hayata geçirdik' dedi.

Altın Tasarruf Sistemi hakkında adımlar attıklarını belirten Bakan Nebati, 'Yastık altındaki altınların finansal sisteme aktarılması amacıyla vatandaşlarımızın kuyumcular üzerinden veya doğrudan banka şubelerine gelerek fiziki altınlarını banka hesaplarına aktarabileceği Altın Tasarruf Sistemi'ni kamuoyu ile paylaştık. Çeyrek hesap uygulamasını hayata geçirdik. Altın Tasarruf Ekosisteminde toplanan altın miktarı 2 kat arttı. Önceden tek firma ile ilerleyen sürecin katılımcıları genişlettik. Devlet İç Borçlanma Senetleri stopaj oranını Eurobond faiz gelirlerinde olduğu gibi yüzde 0'a indirdik. Yatırımcıların alternatif enstrümanlar yerine borsada yatırım yapmasını sağlamak üzere şirketler tarafından yapılacak temettü ödemeleri üzerindeki stopajıyüzde15'ten yüzde10'a indirdik.

Yurtiçi tasarruf oranlarımızı artırmak için Bireysel Emeklilik Sistemi'nde Devlet Katkısını yüzde 25'ten yüzde 30'a çıkardık. Diğer yatırım fonu katılma paylarından elde edilen kâr paylarında kurumlar vergisi istisnası uygulamasını başlattık' şeklinde konuştu.

Bakan Nebati, konuşmasını şöyle sürdürdü;

Bizler ülkemizde katma değeri yüksek üretimin ve ihracatın artırılması için var gücümüzle çalışıyoruz. Bu çerçevede işletmelerimize Kredi Garanti Fonu (KGF) kanalıyla 60 milyar TL'lik kredi ve kefalet imkânı sağladık. Yeni açıkladığımız Yatırım Destek Paketi ve İhracat Destek Paketi için 25'er milyar TL ve İşletme Harcamaları Destek Paketi için 10 milyar TL kaynak ayırdık. 2 yıl önce salgın Türkiye'de küçülmeye sebep olacak diyenlere karşı siz inançlıydınız. İş insanlarını temsilen Bursa bu işin üstesinden gelecek diyordunuz. Şimdi ben de size söylüyorum. Bu savaştan sonra Türkiye, salgın döneminde olduğu gibi pozitif olarak ayrışan ender ülkelerden birisi olacaktır. Özellikle Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın duruşuyla birlikte Rusya-Ukrayna arasında barışçıl görüşmelerin sağlandı. Bununla birlikte Türkiye'nin tavrı, Türkiye'yi dünyaya yeni bir güç merkezi olarak sunacaktır. Aynı zamanda barışçıl söylemlerin uygulanabilir hale dönüştürülerek Türkiye'nin aslında tam bir güvenli yatırım merkezi olması noktasında kendini kanıtlayacaktır. Çok uzun beklemeye gerek yok."

"Sadece ayrıştığımız, kendi bencil çıkarlarını düşünen stokçulardır"

İhracatçı ve sanayi şirketlerimizin vergi yükünü azaltarak uluslararası rekabetçiliklerini desteklemek üzere kurumlar vergisinde 1 puanlık indirim uyguladıklarını belirten Bakan Nebati, "Ekonomide kayıt dışılığın azaltılması, kayıtlı mükellef sayısının artırılması, iş ve yatırım ortamının iyileştirilmesi için Katma Değer Vergisinde sadeleştirme çalışmalarına başladık. Sadece ayrıştığımız, kendi bencil çıkarlarını düşünerek, stokçuluk yapıp hareket edenlerdir. Ama biz onlardan daha çoğunluğuz. Siz üreteceksiniz biz size hizmet edeceğiz. Bu çerçevede gıda ürünleri tesliminde toptan-perakende ayrımı, toptancı hallerinde faaliyet gösterme, KDV mükellefi olma gibi şartları kaldırarak nereden alındığına, kime satıldığına bakılmaksızın tüm teslimlerde KDV oranlarını eşitledik. Konut ve arsalarda satın alınan konut nerede olursa olsun metrekaresine göre değişen, aynı kademeli KDV oranı uygulanması kararını aldık. Firmalarımızı KDV iadesi yoluyla finansmana hızlı bir şekilde erişmesini sağlayacak düzenlemeler yaptık. Önümüzdeki dönemde de ülke ekonomimiz için önem arz eden sektörleri desteklemek üzere Öncelikli Sektör Kredilendirme Programını hayata geçireceğiz. Proje bankacılığını yaygınlaştıracağız. Teknoloji Odaklı Sanayi Hamlesi Programı'nın etkinliğini artıracak, orta-yüksek ve yüksek teknolojili ürünlerin yerli üretimini destekleyeceğiz. Mega Endüstri Bölgelerinin kurulmasını güçlü şekilde teşvik edeceğiz. Mesleki eğitim merkezlerini cazip kılmak amacıyla, kalfalık dönemindeki öğrencilerin aldığı ücretleri artırdık ve bu merkezlerdeki öğrencilerin ücretlerini kamu olarak biz üstlendik. Ayrıca tüm OSB'lerde mesleki eğitim merkezi kurduk. İşgücü piyasasını yönlendirmek için sektörel beceri haritaları oluşturacak ve işgücü planlaması yapacağız' diye konuştu.

"81 ilde 500'den fazla şarj istasyonu için destek veriyoruz"

Yerli otomobil hakkında konuşan Bakan Nebati, 'Avrupa'nın doğuştan elektrikli ilk SUV'u olacak yerli otomobilimiz TOGG, bildiğiniz gibi, Gemlik'te üretiliyor. Bizler TOGG'un üretiminin en büyük destekçiyiz. Hal böyleyken elektrikli otomobil üretimi ve kullanımındaki gelişmeleri yakından takip ediyor, bu alanda gereken neyse yapıyoruz.

TOGG'un ilk seri üretimi inşallah bu yılın son çeyreğinde başlayacak, aracımızı 2023 yılının ilk çeyreğinde yollarda görmeye başlayacağız. TOGG'un ticari olarak satışa sunulmasından önce 81 ilde bin 500 den fazla yüksek hızlı şarj istasyonunun kurulması için de destek veriyoruz. Ayrıca, elektrik motorlu otomobil üretilmesini desteklemek amacıyla münhasıran ülkemizde Ar-ge faaliyetleri çerçevesindeki mühendislik hizmetlerine de destek verdik. İlk yerli batarya hücresi ve modül üretimi tesisi, sağladığımız proje bazlı desteğin katkısı ile, yine Gemlik'te kurulacak. Bu tesis ülkemizin elektrikli araçlar ve mobilite ekosisteminin teknolojik dönüşüme büyük katkı sağlayacak' dedi.

'Devletimizi yanımızda görmek bizler için çok değerli'

BTSO Başkanı İbrahim Burkay, 'Küresel ölçekte olduğu gibi ülkemizde de başta salgın ve yakın coğrafyamızda yaşanan savaşların yıkıcı etkileriyle mücadele içinde olduğumuz olağanüstü bir dönemden geçiyoruz. Kazanımlarımıza sahip çıkmak, üretimin ve ticaretin önündeki engelleri kaldırmak ve firmalarımızın rekabetçiliklerini korumak adına bu dönemde devletimizi yanımızda görmek bizim için çok değerli. İş ve yatırım ortamında yaşanan sıkıntıların ve bunlara yönelik çözüm önerilerimizin yapıcı bir diyalog ortamında ele alınması bizlere güç veriyor. Bu çerçevede Hazine ve Maliye Bakanlığı her zaman yanımızda oldu. Odamızın da girişimleri sonucunda finansmana erişimden vergi indirimlerine, kira yardımlarından gelir kaybı desteklerine kadar birçok uygulama Bakan Nureddin Nebati'nin destekleriyle hayata geçti. Firmalarımız, değişen koşullar karşısında yenilenen ihtiyaçlarını açıklanan paketler sayesinde koruyabildi. Bütün bu desteklerden dolayı, Bursalı iş adamları adına şükranlarımı sunuyorum' dedi.

'Rusya-Ukrayna savaşı dünya ticaretini yeni bir türbülansa sürükledi'

Son yıllarda Türkiye'yi ve iş dünyasını da yakından ilgilendiren makroekonomik ve finansal koşullarda radikal değişimler yaşandığını belirten Başkan Burkay, 'Tedarik zincirlerinin kırılması ve arz-talep dengesindeki bozulmaya sebep olan salgın koşullarının yıkıcı etkileriyle mücadelenin küresel ölçekte sürdüğü bir dönemde, Rusya ve Ukrayna arasında yaşanan savaş, dünya ticaretini yeni bir türbülansın içine sürükledi. Emtia milliyetçiliği, korumacılık politikaları ve artan jeopolitik riskler kritik madenlerin tedarikini riske attı. Karşılıklı yaptırımlarla birlikte hammaddeyi temin etmek artık finansal maliyetlerin de ötesinde politik argümanlara bağlandı. Bu çerçevede her iki ülkeyle de güçlü ekonomik ilişkiler içinde olan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın savaşın sona ermesi için yaptığı girişimleri ve sürdürülen dengeli politikaları iş dünyası temsilcileri olarak bizler de destekliyoruz. Diğer taraftan petrolün yanı sıra buğday ve metal fiyatlarının artması tüm dünyada yüksek enflasyon olarak karşılık buluyor. ABD'de son 40 yılın, Almanya ve İngiltere gibi gelişmiş ekonomilerde ise son 30 yılın en yüksek enflasyon oranları kaydedildi. Ülkemizde de başta enerji ve gıda fiyatları olmak üzere yüksek enflasyon tehdidini artıran ve cari açık riskini tetikleyen gelişmeler iş dünyamızın hareket kabiliyetini sınırlandırmaktadır. Bu sebeple yaşanan gelişmelere ve belirsizliklerle dolu senaryolara karşı hazırlıklı olma gerekliliğimiz bir kez daha ortaya çıktı. Başta enerji olmak üzere ülkemizin tedarik zinciri güvenliğinin güçlendirilmesi, yerli ve temiz enerji kaynaklarına dayalı üretimin desteklenmesi ve enerji verimliliğinin artırılması her zamankinden daha önemli hale gelmiştir. Bütün bu olumsuzluklara rağmen ekonomi yönetimimizin istişareye verdiği önem, geliştirdiği proaktif politikalar, şirketlerimizin değişen zorlayıcı koşullara adapte olmaları konusunda önemli bir dinamizme ve deneyime sahip olmaları ülkemizin iç ve dış şoklara karşı direncini de artırıyor. Tedarik zincirinde yakın bölgelerin daha da önemli hale geldiği, yeni ekonomi trendlerinin yanı sıra yeni rekabet alanları, Pazar büyüklüğü, üretim ve insan kaynağı gücü ve lojistik yapılanma gibi birçok başlık altında Türkiye akla gelen en avantajlı ülkeler arasında. 2021 yılında ortaya çıkan ekonomik göstergeler de taşıdığımız güçlü potansiyeli destekliyor' şeklinde konuştu.

Sanayide kapasite kullanımının son 3 yılda ilk kez yüzde 80'lerin üzerine çıktığını belirten Burkay, 'Geçen yılı 225 milyar dolarlık rekor ihracatla kapattık. Cumhuriyet tarihimizde ilk kez dünya ticaretinden yüzde 1'in üzerinde pay aldık. Yüzde 11'e ulaşan büyüme performansımızla küresel ölçekte pozitif ayrışan ülkeler arasında yer aldık. Bursa iş dünyası olarak bizler de 184 ülke ve 14 bölgeye yaptığımız 16 milyar dolarlık ihracat, 4,5 dolarlık kilogram başı ortalama ihracat değeri ve 8 milyar dolarlık ticaret fazlasıyla ülkemizin dış ticaret performansına 24 milyar dolar düzeyinde katkı sağladık. Ekonominin dönüşümü ve yaşanan gelişmeler, ülke topraklarımızdan daha fazla küresel değer zinciri geçirebileceğimize dair yeni fırsatlara işaret ediyor. Ancak bu güçlü potansiyeli üretimi ve ticaretimizi destekleyecek proaktif politikalarla bütünleştiremezsek bugün sahip olduğumuz avantajları yitirebiliriz. Büyümeyi sürdürülebilir kılıp, kalkınma atağına çevirmemiz katma değerli üretim ve teknoloji yatırımlarıyla mümkündür. Başka bir ifadeyle dünyaya sadece ucuz ihracat yapan bir ülke değil, katma değerli, kaliteli teknoloji ihracatı yapan bir ülke olmalıyız. Üretime dayalı ve ihracat öncelikli bir temele dayanan Türkiye Ekonomi Modeli de bu anlayış doğrultusunda ülkemizi küresel tedarik zincirinin merkezine taşıyacak, yüksek katma değerli yatırımları ve istihdam sorununa çare üretecek yeni bir yaklaşımın eseridir. Makroekonomik istikrarın sağlanması ve yüksek enflasyon ile mücadelede elde edilecek olumlu sonuçlarla birlikte bu modelin başarıya ulaşması, ülkemizin orta gelir tuzağından kurtulması ve değer zincirinde hızla aşama kaydetmesi demektir' dedi.

Kandil bu işe çok kızacak!

Hakkari'nin Yüksekova ilçesinde Jandarma İnsansız Hava Aracı (JİHA) destekli düzenlenen narkotik operasyonunda 253 kilogram esrar ele geçirildi, 1 şüpheli gözaltına alındı

08.08.2026 09:57:00
İhlas Haber Ajansı
 
Kandil bu işe çok kızacak!
Kandil bu işe çok kızacak!
Hakkari'nin Yüksekova ilçesinde Jandarma İnsansız Hava Aracı (JİHA) destekli düzenlenen narkotik operasyonunda 253 kilogram esrar ele geçirildi, 1 şüpheli gözaltına alındı.

İçişleri Bakanlığından yapılan açıklamaya göre, Jandarma Genel Komutanlığı Narkotik Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı, 7'nci Hudut Alay Komutanlığı ve Yüksekova Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde uyuşturucu ticareti yapanlara yönelik çalışma başlatıldı.



Yüksekova İlçe Jandarma Komutanlığı Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerinin gerçekleştirdiği titiz istihbari çalışmalar sonucunda belirlenen adrese operasyon düzenlendi. Havadan JİHA'ların da destek verdiği operasyonda, 253 kilogram esrar ele geçirildi, uyuşturucu ticareti yaptığı değerlendirilen 1 şüpheli yakalandı.

Açıklamada, uyuşturucuyla mücadeleye yönelik operasyonların kararlılıkla ve kesintisiz bir şekilde devam edeceği vurgulanarak, operasyonu başarıyla yürüten ve emeği geçen tüm güvenlik güçleri ile Yüksekova Cumhuriyet Başsavcılığı tebrik edildi.

Narko-terör



PKK terör örgütü, uluslararası raporlarda ve güvenlik kaynaklarında uyuşturucu ticaretini en birincil finansman kaynağı olarak kullanan tipik bir "Narko-Terör" örgütü olarak tanımlanmaktadır.

Soğuk Savaş sonrası dönemde devlet sponsorluklarının azalmasıyla birlikte PKK, silah temini, lojistik altyapı ve militan iaşesini sürdürebilmek için uyuşturucu kaçakçılığı ağlarına doğrudan entegre olmuştur

Dev finansal hacim



Europol ve uluslararası istihbarat raporlarına göre, PKK'nın uyuşturucu ticaretinden elde ettiği yıllık gelirin 1.5 milyar ile 3 milyar dolar arasında olduğu tahmin edilmektedir.

Bu devasa nakit akışı; silah alımlarında, kampların idamesinde ve kara para aklama faaliyetlerinde kullanılmaktadır.

Mekke Anlaşması ana gündem


 
 
Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan, Ortak Savunma Anlaşması imzaladı. Anlaşma, her türlü saldırganlığa karşı kolektif caydırıcılığı güçlendirmeyi amaçlıyor ve üç devletten herhangi birine karşı gerçekleştirilecek bir silahlı saldırının hepsine karşı yapılmış sayılacağını hükme bağlıyor. Anlaşmanın İsrail saldırganlığına karşı işleyip işlemeyeceği merak ediliyor. Anlaşmanın özellikle İsrail ve Yunanistan'da menfi karşılanması dikkat çekti. 

08.08.2026 06:53:00
Haber Merkezi
 
Mekke Anlaşması ana gündem
Mekke Anlaşması ana gündem

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ve Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif, Türkiye-Suudi Arabistan-Pakistan üçlü savunma anlaşmasını imzaladı. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığının sosyal medya hesabından, imzalanan üçlü anlaşmaya ilişkin ortak açıklama paylaşıldı. Açıklamada, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif'in, Suudi Arabistan Krallığı'na ziyarette bulunduğu hatırlatıldı.

Görüşmeler Mekke'de yapıldı

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman'ın, Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Pakistan Başbakanı Şerif ile Mekke'deki Safa Sarayı'nda bir araya geldiği, burada resmi görüşmelerin gerçekleştirildiği belirtilen açıklamada, bu görüşmeler esnasında Suudi Arabistan Krallığı, Türkiye Cumhuriyeti ve Pakistan İslam Cumhuriyeti arasındaki müstesna ilişkiler ile karşılıklı çıkar alanına giren konuların ele alındığı kaydedildi.

Anlaşmanın içeriği

Açıklamada, şu ifadelere yer verildi: "Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Pakistan İslam Cumhuriyeti Başbakanı Muhammed Şahbaz Şerif, üç devlet arasındaki derin tarihi ilişkiler, köklü kardeşlik ve İslami dayanışma bağları, müşterek stratejik çıkarları ve köklü savunma işbirlikleri temelinde, kolektif güvenliklerini daha da güçlendirmek, bölgede ve ötesinde barış, güvenlik ve istikrarı teşvik etmek, güvenli ve müreffeh bir geleceği birlikte inşa etmek yönündeki ortak iradelerini yansıtan Ortak Savunma Anlaşması'nı imzalamışlardır. Anlaşma, her türlü saldırganlığa karşı kolektif caydırıcılığı güçlendirmeyi amaçlamakta ve üç devletten herhangi birine karşı gerçekleştirilecek bir silahlı saldırının hepsine karşı yapılmış sayılacağını hükme bağlamaktadır. Anlaşma ayrıca, üç devlet arasındaki savunma işbirliğinin tüm boyutlarıyla geliştirilmesini öngörmektedir."

Peki, İsrail; Türkiye'ye ya da Suudi Arabistan'a saldırırsa anlaşma işleyecek mi?

Güncel gelişmelere bakıldığında şu anda Pakistan; Hindistan tehdidi altında bulunuyor. İki nükleer güç zaman zaman askeri olarak da karşı karşıya geliyor. Nitekim Mayıs 2025'te Hindistan ve Pakistan arasında Keşmir bölgesindeki artan gerilim nedeniyle kısa süreli ama şiddetli sınır ötesi hava çatışmaları yaşanmıştı. Günler süren bu askeri kriz, tarafların ateşkes sağlamasıyla sona ermişti.

Suudi Arabistan ise halen ABD üslerinden ötürü İran'ın ve Yemen'deki Husilerin baskısı altında bulunuyor. Anlaşmanın düşük yoğunluklu savaşlarda devreye girip girmeyeceği net değil.

Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan, yakın gelecekte İsrail tehdidi altında bulunuyor. İsrail'in Pakistan'ın ebedi düşmanı Hindistan ile yakın askeri ilişkileri var! İsrail sık sık Türkiye'yi de tehdit ediyor. Yahudi devletinin Suudi Arabistan'a saldırması ise bir kıvılcımla mümkün... Pakistan dün anlaşma imzalayan üç ülke içinde tek nükleer güç olarak öne çıkıyor. Peki Pakistan, Türkiye'ye ya da Suudi Arabistan'a özellikle İsrail'e karşı nükleer şemsiye olur mu?

Anlaşmanın içeriği detaylarda yumuşatıldı

Öte yandan "Müslüman NATO' olarak adlandırılan Mekke Ortak Savunma Anlaşması'nın detayları belli oldu. Anlaşma, herhangi bir ülkeyi hedef almayan, külfet paylaşımı ve ortak güvenlik anlayışı temelinde bölgesel ve küresel barış, istikrar ve refahın korunmasına yönelik taahhütleri güçlendirmeyi amaçlayan savunma odaklı bir işbirliği niteliği taşıyor.
Yetkililer, anlaşmanın yalnızca üç imzacı devletin birbirlerinin savunmasını destekleme taahhüdüyle değil, aynı zamanda savunma sanayisi işbirliğini ve birlikte çalışabilirliği artırma taahhütleriyle de tamamen savunma niteliği taşıdığını vurguluyor.
Türk yetkililer, "anlaşmanın saldırgan bir askeri cephe, çevreleme girişimi veya saldırı planlaması değil, bölgesel istikrarı sağlamaya yönelik Terörsüz Bölge hedefine de katkı sağlayacak bir adım" olduğunu ifade ediyor.

Şiddetli karın ağrısına dikkat!


 
 
Karnın sağ üst bölümünde başlayan, sırta veya sağ omuza yayılan ve saatlerce sürebilen şiddetli ağrı çoğu zaman basit bir hazımsızlık olarak değerlendirilse de altta yatan neden safra kesesi iltihabı olabiliyor.

08.08.2026 06:49:00
Murat Çorbacı
 
Şiddetli karın ağrısına dikkat!
Şiddetli karın ağrısına dikkat!

Karnın sağ üst bölümünde başlayan, sırta veya sağ omuza yayılan ve saatlerce sürebilen şiddetli ağrı çoğu zaman basit bir hazımsızlık olarak değerlendirilse de altta yatan neden safra kesesi iltihabı olabiliyor. Tıp dilinde 'akut kolesistit' olarak adlandırılan bu tabloda erken tanı ve zamanında uygulanan cerrahi tedavi sayesinde hastalar genellikle kısa sürede sağlıklarına kavuşuyor. Ancak gecikmiş başvurular safra kesesinde delinme, yaygın karın zarı enfeksiyonu ve sepsis gibi yaşamı tehdit eden ciddi sağlık sorunlarına yol açabiliyor.

Ne zaman harekete geçmeli

Genel Cerrahi Uzmanı Dr. İsmail Çalıkoğlu, "Bu nedenle saatlerce süren ve özellikle ateş, bulantı ile kusmanın eşlik ettiği şiddetli karın ağrısı hiçbir zaman ihmal edilmemeli ve en kısa sürede genel cerrahi uzmanına başvurulmalıdır" dedi. Safra kesesi, karaciğer tarafından üretilen safrayı depolayan ve özellikle yağlı yemeklerden sonra bağırsağa boşaltarak yağların sindirimine yardımcı olan küçük ancak önemli bir organ.


Kadınlarda daha sık görülüyor

Safra kesesi iltihabı kadınlarda erkeklere göre yaklaşık 2-3 kat daha sık görülüyor. Östrojen hormonunun safra içerisindeki kolesterol miktarını artırması ve hamilelik döneminde safra kesesi hareketlerinin yavaşlaması, kadınlarda daha sık rastlanmasının en önemli nedenleri arasında yer alıyor. İleri yaş, aile öyküsü, obezite, diyabet, yüksek kolesterol, uzun süreli açlık, hızlı kilo kaybı ve bazı kan hastalıkları da hastalık riskini artıran diğer faktörleri oluşturuyor.

Yağlı yemekler azdırıyor

Safra kesesi iltihabının en önemli belirtisi, özellikle yağlı yemeklerden sonra başlayan, karnın sağ üst bölgesinde hissedilen ve giderek şiddetlenen ağrı oluyor. Bu ağrı çoğu zaman sağ omuza, sağ kürek kemiğinin altına veya sırta yayılabiliyor ve birkaç saatten uzun sürüyor. Ağrıya bulantı, kusma, iştahsızlık ve ateş eşlik edebiliyor. Hastalık ilerledikçe titreme, yüksek ateş ve genel durum bozukluğu gelişebiliyor.

Aziz Yıldırım'ın kızına yönelik paylaşımlar yapan kişiye ev hapsi

Fenerbahçe Kulübü Başkanı Aziz Yıldırım'ın kızına yönelik sosyal medya paylaşımları nedeniyle gözaltına alınan şüpheli hakkında "konutunu terk etmemek" şeklindeki adli kontrol tedbiri uygulandı

07.08.2026 17:02:00 / Güncelleme: 07.08.2026 17:07:18
Anadolu Ajansı
 
Aziz Yıldırım'ın kızına yönelik paylaşımlar yapan kişiye ev hapsi
Aziz Yıldırım'ın kızına yönelik paylaşımlar yapan kişiye ev hapsi

Fenerbahçe Kulübü Başkanı Aziz Yıldırım, 5 Ağustos'ta avukatı aracılığıyla Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığına sunduğu şikayet dilekçesinde, X sosyal medya platformunda "2007 Hakan Safi" isimli, 20 üyeden oluşan bir sohbet grubu kurulduğunu, gruba üye hesap kullanıcılarının kendisi ve 18 yaşından küçük kızına yönelik sistematik bir şekilde "kişisel verileri hukuka aykırı olarak yayma", "tehdit" ve "hakaret" içerikli paylaşımlarda bulunduğunu iddia etti.

Şikayet üzerine başlatılan soruşturma kapsamında, söz konusu sosyal medya hesaplarının tespiti için İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce yapılan çalışma kapsamında şüpheli Cengiz Y. gözaltına alındı.

Emniyetteki işlemleri tamamlanan zanlı, Bakırköy Adliyesine sevk edildi.

Sevk yazısında "mağdurun ismi ve fotoğrafının kişisel veri kapsamında olduğu" değerlendirmesi

Burada savcılığa çıkarılan zanlı, "kişisel verileri hukuka aykırı olarak ele geçirmek veya yaymak" suçundan tutuklama talebiyle nöbetçi sulh ceza hakimliğine gönderildi.

Savcılığın sevk yazısında, somut olayda mağdurun ismi ve fotoğrafının kişisel veri kapsamında olduğu, eylemin hukuka aykırı olarak ve mağdurun rızası dışında gerçekleştirildiği belirtildi.

Yazıda, şüphelinin, mağdura yönelik "kişisel verileri hukuka aykırı olarak yaymak" suçunu işlediği hususunda kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren olguların bulunması, üzerine atılı suçun vasıf ve mahiyeti, öngörülen ceza miktarı ile olayın oluş şekli de dikkate alınarak tutuklanmasına karar verilmesi talep edildi.

Sulh ceza hakimliği, şüpheli Cengiz Y. hakkında "konutunu terk etmemek" şeklindeki adli kontrol tedbirinin uygulanmasına karar verdi.

Sokak ve muhalefet ayakta

TBMM Başkanlığı’na sunulan ve kamuoyunda “Çerçeve Yasa” olarak bilinen “Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi” ülkede tansiyonu yükseltti. Taslağın altına imza atan siyasi aktörlere yönelik sokaktaki öfke çığ gibi büyürken, muhalefet kanadından gelen sert açıklamalar ve sivil toplumun protestoları siyasetin gündemini tamamen değiştirdi

07.08.2026 15:20:00
Haber Merkezi
 
Sokak ve muhalefet ayakta
Sokak ve muhalefet ayakta
Meclis Adalet Komisyonu'nda görüşülmeye başlanan 12 maddelik yasa teklifi, toplumun geniş bir kesiminde büyük bir infiale yol açtı. AK Parti, MHP, DEM Parti ve HÜDA-PAR'lı milletvekillerinin ortak imzalarıyla TBMM'ye getirilen düzenlemeye karşı birçok şehirde eş zamanlı protesto gösterileri düzenleniyor.

Özellikle şehit yakınları, gazi dernekleri ve milliyetçi hassasiyeti yüksek sivil toplum kuruluşları meydanlara inerek yasanın geri çekilmesini talep ediyor. Sokaktaki vatandaşlar, örgüt suçlarına yönelik ceza ertelemesi ve adli kontrolle tahliye yollarının açılmasını "hukukun katledilmesi" olarak yorumluyor. İmza atan liderlerin ve milletvekillerinin fotoğraflarının taşındığı eylemlerde, "Gazi Meclis'te terör meşrulaştırılamaz" sloganları atılıyor.


Muhalefetten sert itiraz: "Lozan'a değil, Sevr'e imza atıyorlar!"


Siyasi arenada yasa teklifine en sert ve tavizsiz tepki İYİ Parti'den geldi. İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, Meclis kürsüsünden yasa metnini imzalayan MHP lideri Devlet Bahçeli ve Cumhur İttifakı ortaklarına adeta ateş püskürdü. Dervişoğlu, yapılan hamleyi tarihi bir benzetmeyle eleştirerek şu ifadeleri kullandı:

"Yasanın altına imza atarken gururla poz veriyorlar. Siz Lozan'a değil, Sevr'e imza atıyorsunuz ve ne yaptığınızın farkında bile değilsiniz. Çerçeve yasa olarak adlandırılan bu ihanet belgesini asla kabul etmeyeceğiz!"

İYİ Parti, yasa teklifinin TBMM Başkanlığı tarafından sahiplerine iade edilmesini talep ederken, Genel Kurul aşamasında her bir maddeye karşı çok sert ve kitlesel bir direnç göstereceklerinin sinyalini verdi.


Yeni Parti kanadı: "Özensiz ve kötü hazırlanmış bir metin"


Sürece dair usul ve yöntem eleştirilerini sürdüren Yeni Parti (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel de düzenlemeyi hedef aldı. Teklifin kapalı kapılar ardında, toplumsal mutabakat aranmadan ve adeta "boş kâğıda imza toplanarak" hazırlandığını belirten Özel, "Özensiz, kötü hazırlanmış bir teklif. Yaklaşımımızda bir değişiklik yok ancak sürecin yürütülüş biçimi baştan aşağı yanlıştır" diyerek iktidarın aceleci tutumuna tepki gösterdi.


İmzacıların savunması: "Terörsüz Türkiye için tarihi eşik"


Tepkilerin odağındaki AK Parti ve MHP kanadı ise eleştirileri "küresel odakların hezeyanları" olarak nitelendiriyor. AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, düzenlemenin iki yıllık bir emeğin ürünü olduğunu ve bizzat Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın talimatlarıyla şekillendiğini vurguladı. Çelik, "Bu hamle, bölgemize dönük emperyalist saldırganlığa verilmiş en büyük cevaptır" diyerek yasayı savundu.

HÜDA-PAR cephesinden ise "Türkiye'nin normalleşmesi adına bazı hususlara gözümüzü kapattık ve imzayı attık" itirafı gelirken, muhalefet kanadından ise metnin referanduma götürülerek nihai kararın millete bırakılması gerektiği çağrısını yapıyor.


11 Ağustos'a kadar yasalaştırılması hedefleniyor


Toplumsal öfke ve sokak protestoları eşliğinde Adalet Komisyonu'na gelen yasa teklifinin, iktidar bloku tarafından hızlandırılmış bir takvimle en geç 11 Ağustos Salı gününe kadar Meclis Genel Kurulu'ndan geçirilmesi planlanıyor. Ancak sokaktaki tansiyonun ve muhalefetin tırmandırdığı direncin, Meclis Genel Kurulu'ndaki görüşmeleri tarihin en gerilimli oturumlarından birine dönüştürmesine kesin gözüyle bakılıyor.


Tepkiler sokakta dalga dalga büyüyor


TBMM Başkanlığı'na sunulan ve kamuoyunda büyük bir kutuplaşmaya yol açan "Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi" sonrası sokağın ateşi düşmüyor. Başta büyük şehirler olmak üzere Türkiye genelinde protestoların merkezi haline gelen iller netleşirken, sivil toplum kuruluşları ve kadın hareketleri de 11 Ağustos Salı günü gerçekleşecek Genel Kurul oylamasına kadar sürdürecekleri yeni eylem planlarını yürürlüğe koydu.


Protestolar hangi illerde yoğunlaşıyor?


Yasa teklifine yönelik toplumsal öfke ve kitlesel yürüyüşler, özellikle milliyetçi hassasiyetlerin yüksek olduğu kentler ile metropollerde kritik noktalara ulaşmış durumda.

Protestoların idari merkezi konumunda olan başkentte, özellikle Güvenpark ve TBMM çevresinde şehit yakınları, gaziler ve sivil toplum örgütleri oturma eylemi ve açlık grevlerini sürdürüyor.

İstanbul Kadıköy, Beşiktaş ve Çağlayan Adliyesi önünde toplanan binlerce kişi, "hukukun üstünlüğü" vurgusuyla taslağın derhal geri çekilmesini talep ediyor.

İzmir Alsancak, Bornova ve Antalya Akdeniz Üniversitesi kampüsü çevresinde gençlik örgütleri ve sivil inisiyatiflerin düzenlediği yürüyüşlere polis müdahaleleri yaşanıyor.

Eskişehir, Kocaeli, Çanakkale, Adana, Mersin, Trabzon, Sakarya ve Bartın gibi illerde de yerel sivil toplum platformları öncülüğünde kitlesel basın açıklamaları gerçekleştiriliyor.


Sivil toplum ve kadın hareketlerinin "yeni eylem planı"


Bu arada yasa metninde yer alan "infaz erteleme mekanizmaları" ve "koşullu siyaset izinleri" gibi maddelere karşı çıkan sivil toplum, süreci kilitlemek amacıyla üç ana ayaktan oluşan çok yönlü bir eylem haritası hazırladı.

Örgütler, taslakla kurulması planlanan "Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu" gibi yapılarda kadınların ve toplumun geniş kesimlerinin eşit söz hakkına sahip olacağı bir güvence getirilmesini istiyor.

Sivil toplum kuruluşları, barış ve bütünleşme süreçlerinin kapalı kapılar ardında yürütülemeyeceğini savunarak Türkiye'nin de taraf olduğu Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin 1325 sayılı kararını gündeme taşıyor. Uluslararası hukuk zemininde meşruiyet arayan sivil toplum, kadınların karar alma ve izleme mekanizmalarına dahil edilmediği hiçbir yasal çerçeveyi tanımayacaklarını duyuruyor.

Eğitim-İş ve Hürriyetçi Eğitim Sen gibi büyük eğitim sendikaları, yasa teklifinin Meclis gündemine gelmesiyle birlikte eş zamanlı olarak seslerini yükseltmeye başladılar.

Hürriyetçi Eğitim Sen Genel Başkanı Levent Kuruoğlu, kamuoyunda Çerçeve Yasa olarak bilinen düzenlemeye karşı net bir duruş sergilediklerini açıkladı. Sendika, örgüt liderlerine ya da üyelerine yönelik getirilebilecek olası af veya infaz erteleme girişimlerinin karşısında olduklarını vurgulayarak, "Eli kanlı terör örgütü PKK'ya ve terörist başına af getirecek her türlü girişimin karşısındayız; şehit öğretmenlerimizin aziz hatıralarının yanındayız" açıklaması yaptı.


"Çerçeve Yasa" sosyal medyayı da salladı


Meclis Adalet Komisyonu'nda görüşmeleri süren 12 maddelik yasa teklifi, sosyal medya platformlarında cumhuriyet tarihinin en büyük dijital reaksiyonlarından birine sahne oluyor. Aralarında kamuoyunun yakından tanıdığı aydınlar, emekli bürokratlar ve hukukçuların yer aldığı 242 isim, yayımladıkları ortak bildiriyle sosyal medyada fitili ateşledi.

Kısa sürede yüz binlerce etkileşim alan bildiride, "Terörsüz Türkiye adı altında terör örgütü mensuplarına örtülü af getirilmesine, teröristbaşının muhatap alınmasına ve milli egemenliğin zedelenmesine Türk milleti olarak hayır diyoruz" ifadelerine yer verildi. Kampanya, "Çerçeve Yasaya Hayır" etiketleriyle kısa sürede milyonlarca kullanıcıya ulaştı.


Ekşi Sözlük ve forumlar ayakta


Sözlük platformları ve siyasi forumlarda da yasa teklifinin şifreleri masaya yatırıldı. "5 ağustos 2026 çerçeve yasanın meclise sunulması" başlığı altında binlerce yorum birikirken, kullanıcılar özellikle yasadaki "10 yıllık infaz erteleme" maddesine dikkat çekti.

Dijital analizlerde ve yorumlarda öne çıkan en büyük endişe ise "Lübnanlaşma" tehlikesi oldu. Kullanıcılar, kapalı kapılar ardında ve toplumsal mutabakat aranmadan hazırlanan bu metnin, Türkiye'yi etnik ve çoklu bir yönetim yapısına sürükleyerek kırılganlaştıracağını savunuyor. Meclis'teki partilerin "boş kağıtlara imza atarak" bu süreci yürütmesi ise dijital tabanda çok ciddi bir güvensizlik dalgası yarattı.


Milletvekillerine "istifa" çağrısı


Sosyal medyadaki öfkenin bir diğer hedefi ise taslağın altında ortak imzası bulunan milletvekilleri oldu. AK Parti, MHP, DEM Parti ve HÜDA-PAR'ın yanı sıra bazı CHP'li vekillerin de teklife destek verdiğinin ortaya çıkması, partilerin tabanlarında adeta deprem etkisi yarattı.

İYİ Parti lideri Müsavat Dervişoğlu'nun Meclis kürsüsünden yaptığı "Lozan'a değil, Sevr'e imza atıyorsunuz" konuşmasına ait videolar TikTok ve X platformlarında izlenme rekorları kırarken; seçmenler, kendi partilerinden imza veren milletvekillerinin hesaplarını etiketleyerek "İstifa edin" ve "O imzayı geri çekin" çağrıları yapıyor. Sosyal medyadaki bu büyük dijital ablukanın, 11 Ağustos Salı günü yapılması planlanan Genel Kurul oylamasına kadar artarak sürmesi bekleniyor.

KKKA'da önemli gelişme; aşının ilk fazı tamamlanmak üzere

Erciyes Üniversitesi (ERÜ) Rektörü Prof. Dr. Fatih Altun, Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) hastalığı aşısının çalışmalarında ilk fazın tamamlanmak üzere olduğunu söyleyerek, "Birinci fazla birlikte ikinci ve üçüncü faz sürecini de tamamlayıp aşının hazır olması süreçlerine doğru düzenli istikrarlı bir ilerleme içerisindeyiz" dedi

07.08.2026 14:20:00
İhlas Haber Ajansı
 
KKKA'da önemli gelişme; aşının ilk fazı tamamlanmak üzere
KKKA'da önemli gelişme; aşının ilk fazı tamamlanmak üzere
ERÜ bünyesinde çalışmalarına devam eden ve Turkovac'ı geliştiren Prof. Dr. Aykut Özdarendeli başkanlığındaki Aşı Araştırma ve Geliştirme Enstitüsü'nde çalışmalar aralıksız devam ediyor. KKKA aşısı için çalışmalarını sürdüren ekip, aşıda ilk faz çalışmalarını tamamlamak üzere. Çalışmalar hakkında bilgiler veren ERÜ Rektörü Prof. Dr. Fatih Altun, çalışmaların sürdüğü laboratuvarın daha kapsamlı bir hale geleceğini söyleyerek, "Çok büyük bir laboratuvara kavuşuyoruz.

Bu alanda stratejik araştırmalar yapabileceğimiz kapsamlı bir laboratuvar imkanının olması bizim için önemli. Cumhurbaşkanımızın destekleriyle bu laboratuvar imkanına sahip olabilmemiz sadece Kayseri için değil, ülkemiz ve tüm insanlık için de stratejik bir öneme sahip. Laboratuvarımızın da yıl sonu itibarıyla hazırlıklarımız bitmek üzere. İnşaatımız tamamlandı. Laboratuvarın teknik cihazlar anlamında son bağlantıları devam etmekte" dedi.

"Birinci fazla birlikte ikinci ve üçüncü faz sürecini de tamamlayıp aşının hazır olması süreçlerine doğru düzenli istikrarlı bir ilerleme içerisindeyiz"

Çalışmalarına devam edilen KKKA aşısı hakkında bilgiler veren Altun, "Aykut Özdarendeli hocamız çalışmalarını sürdürüyor. Özellikle çalışmalarına Kırım Kongo Kanamalı Virüslü ateşli hastalığı dediğimiz kene ısırmasının sebep olduğu rahatsızlıkla ilgili aşı çalışmalarına devam ediyor. Birinci fazla ilgili ciddi mesafe almış durumdayız. Burada biz elimizden geldiği kadar bu aşı süreçlerini yönetirken de ulusal ve uluslararası boyutta bunun kabul edilmesi bizim için esastır.

Biz hocamıza o süreçlerini de kolaylaştırmak için destek oluyoruz. Yaz aylarına başladığımızda hep gündemimize gelen bir rahatsızlık süreci olarak durmakta ama biz bu konularda Sağlık Bakanlığımızla ve Sağlık Müdürlüğümüzle koordineli bir şekilde çalışmalarımıza devam ediyoruz. Benim tahminim birinci fazla birlikte ikinci ve üçüncü faz sürecini de tamamlayıp aşının hazır olması süreçlerine doğru düzenli istikrarlı bir ilerleme içerisinde olduğumuzu söylemek istiyorum" diye konuştu.

AHBAP Derneği'nin feshi için Asliye Hukuk Mahkemesi'ne açılan davada dernek yönetimine kayyum atanmasına karar verildi. Mahkemenin bu kararı ile derneğin fesih süreci başlamış oldu

AHBAP Derneği'nin feshi için Asliye Hukuk Mahkemesi'ne açılan davada dernek yönetimine kayyum atanmasına karar verildi. Mahkemenin bu kararı ile derneğin fesih süreci başlamış oldu

07.08.2026 12:40:00
Haber Merkezi
 
 AHBAP Derneği'nin feshi için Asliye Hukuk Mahkemesi'ne açılan davada dernek yönetimine kayyum atanmasına karar verildi. Mahkemenin bu kararı ile derneğin fesih süreci başlamış oldu
 AHBAP Derneği'nin feshi için Asliye Hukuk Mahkemesi'ne açılan davada dernek yönetimine kayyum atanmasına karar verildi. Mahkemenin bu kararı ile derneğin fesih süreci başlamış oldu
İstanbul 29. Asliye Hukuk Mahkemesi, AHBAP Derneği'nin yönetimi için kayyum atanmasına karar verdi. Daha önce alınan tedbir kararları kapsamında derneğin mal varlıklarının yönetimi için kayyum heyeti tayin edilmiş, ayrıca iştirak şirketleri olan Ahbap Lojistik ve Ahbap İktisadi İşletmesi'ne Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) kayyum olarak atanmıştı. Mahkemenin son kararıyla birlikte bu kez bizzat derneğin sevk ve idaresi kayyuma devredildi. Böylece ile derneğin hukuki varlığının sona erdirilmesi (fesih) süreci resmen başlatılmış oldu.

Kararda, İstanbul 8. Sulh Ceza Hakimliği'nin 27 Temmuz 2026 tarihli kararıyla kayyım olarak belirlenen 3 kişinin AHBAP Derneği'ne yönetim kayyımı olarak atanmasına hükmedildi. Kayyım heyetinin dernek iş ve işlemlerini yürütmesi, mal varlığını koruması ve resmi süreçleri takip etmesi kararlaştırıldı.

Mahkeme, faaliyetlerin durdurulması kararının uygulanması kapsamında dernek binası ve eklentilerinin mühürlenmesine, fiziki faaliyetlerin engellenmesine ve kayyım heyetinin yönetime fiilen teslim edilmesine karar verdi. Bu kapsamda İstanbul İl Sivil Toplumla İlişkiler Müdürlüğü, İstanbul Valiliği ve İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü'ne müzekkere yazılacak.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı nezdinde yürütülen soruşturmanın odak noktasını; özellikle 6 Şubat 2023 depremleri sonrasında AHBAP Derneği adına toplanan milyarlarca liralık yardım ve bağışların usulsüz kullanımı, haksız kazanç ve kara para aklama şüpheleri oluşturuyor. İlk olarak dernek kurucusu Haluk Levent'in kardeşi Berkant Acil'in mali hareketlerini inceleyen başsavcılık, Şile Belediyesi'nde düzenlenen festival rüşvet soruşturması belgeleriyle çapraz inceleme yaptı. İncelemelerde Haluk Levent, Berkant Acil ve Yeliz Kaya arasında hem mali transferler hem de organik çalışma birlikteliği tespit edildi.

İstanbul Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı, MASAK ve Mülkiye Müfettişliği raporlarının birleştirilmesiyle derinleştirilen soruşturmada mali bulgulara ulaşıldı. Sadece 2023 yılında milyarlarca lira bağış toplayan derneğin banka hesaplarında yapılan incelemelerde, hesap bakiyelerinin neredeyse tamamen boşaltıldığı saptandı. Banka detaylarına göre dernek hesaplarında yalnızca 266 bin TL, 786 bin TL, 8 bin 598 Dolar ve 19 bin Euro civarında bir meblağ kaldığı görüldü. Hatta pazar günleri de dahil olmak üzere dernek hesaplarından yüksek miktarlı finansal işlemler yapıldığı ve bu hesaplarda tek işlem yetkilisinin Haluk Levent olduğu banka kayıtlarıyla doğrulandı.

Davaname metninde yer alan Mali Müfettişlik ve MASAK verilerine göre, dernek bütçesinden Haluk Levent'in asistanı Yeliz Kaya'nın kişisel hesaplarına tespit edilebilen ilk etapta 122 milyon TL doğrudan para çıkışı yapıldı. Ayrıca Dernek Haluk Levent'in derneği usulsüz şekilde borçlandırarak kambiyo senetleri düzenlediği, bu senetler karşılığında alınan yüksek değerli taşınmazların ve dernek iştiraki Ahbap Lojistik'e ait gayrimenkullerin Yeliz Kaya adına tescil ettirildiği belirlendi. Yeliz Kaya'nın sadece 2025 ve 2026 yıllarında dernekle bağlantılı 100 adet taşınmaz işlemi yaptığı, bunların 58 adedini şüpheli Esin Önder Çağlayan'a devrettiği tespit edildi. Soruşturma dosyasında ayrıca Haluk Levent tarafından kullanılan hesaplardan yüksek hacimli yasal bahis oyunlarının oynandığı bilgisi yer aldı.

Teknik ve fiziki takip altında tutulan Haluk Levent'in, 12 Temmuz 2026 günü telefonlarını kapatıp sinyal kesici kullanarak kaçma izlenimi veren eylemlerde bulunduğu ve İzmir yolunda seyir halindeyken güvenlik güçlerince yakalandığı öğrenildi. Soruşturma kapsamında 12, 14, 17 ve 27 Temmuz 2026 tarihlerinde gerçekleşen 4 ayrı operasyon sonucunda tutuklamalar ve adli kontroller peş peşe geldi.

Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan'ın, üçlü ortak savunma anlaşması imzalayacağı bildirildi.

Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan'ın, üçlü ortak savunma anlaşması imzalayacağı bildirildi.
 

07.08.2026 11:06:00
AA
 
Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan'ın, üçlü ortak savunma anlaşması imzalayacağı bildirildi.
Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan'ın, üçlü ortak savunma anlaşması imzalayacağı bildirildi.
Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan'ın, üçlü ortak savunma anlaşması imzalayacağı bildirildi.

Güvenlik kaynaklarından alınan bilgiye göre, Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan bugün Suudi Arabistan'da ortak savunma anlaşması imzalayacak.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, günübirlik çalışma ziyareti için bu sabah Suudi Arabistan'a hareket etmişti.

Pakistan, ABD-İran savaşını sona erdirmek için arabuluculuk çalışmalarında bulunurken, Türkiye Gazze'de ateşkesin sağlanması yönünde diplomatik alanda aktif rol oynadı.

Pakistan ve Suudi Arabistan, 2025'te ortak bir savunma anlaşması imzalayacaklarını duyurmuştu.

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif, 17 Eylül'de "Ortak Stratejik Savunma Anlaşması" imzalamıştı.

Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan üçlü savunma anlaşması imzalayacak

Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan'ın, üçlü ortak savunma anlaşması imzalayacağı bildirildi

 

07.08.2026 10:23:00
Anadolu Ajansı
 
Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan üçlü savunma anlaşması imzalayacak
Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan üçlü savunma anlaşması imzalayacak

Güvenlik kaynaklarından alınan bilgiye göre, Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan bugün Cidde'de ortak savunma anlaşması imzalayacak.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, günübirlik çalışma ziyareti için bu sabah Suudi Arabistan'a hareket etmişti.

Pakistan, ABD-İran savaşını sona erdirmek için arabuluculuk çalışmalarında bulunurken, Türkiye Gazze'de ateşkesin sağlanması yönünde diplomatik alanda aktif rol oynadı.

Pakistan ve Suudi Arabistan, 2025'te ortak bir savunma anlaşması imzalayacaklarını duyurmuştu.

Avcılar Belediyesine yönelik soruşturmada 12 kişi adliyede

Avcılar Belediyesine yönelik "ihaleye fesat karıştırma" soruşturması kapsamında İstanbul merkezli 4 ilde düzenlenen operasyonda gözaltına alınan 12 zanlı Küçükçekmece Adliyesi'ne sevk edildi

07.08.2026 09:04:00
AA
 
Avcılar Belediyesine yönelik soruşturmada 12 kişi adliyede
Avcılar Belediyesine yönelik soruşturmada 12 kişi adliyede

Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığınca, Avcılar Belediyesi Fen İşleri Müdürlüğünün 2022 yılında "Avcılar İlçesi Asfalt İmalatları" ihalesinde kamu kurumlarından yaklaşık maliyet araştırması yapmaksızın yüksek teklif alarak ihalenin maliyetini yükselttiğinin belirlenmesi üzerine "ihaleye fesat karıştırma" suçundan başlatılan soruşturma devam ediyor.

Soruşturma kapsamında gözaltına alınan 12 şüpheli, emniyetteki işlemlerinin ardından Küçükçekmece Adliyesi'ne sevk edildi.

Ne olmuştu?

Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından "ihaleye fesat karıştırma" suçundan yürütülen soruşturma kapsamında Avcılar Belediyesi Fen İşleri Müdürlüğünün 2022 yılında "Avcılar İlçesi Asfalt İmalatları" ihalesinde kamu kurumlarından yaklaşık maliyet araştırması yapmaksızın yüksek teklif alarak ihalenin maliyetini yükselttiği belirlenmişti.

Kamu zararının oluşmasına yol açtıkları gerekçesiyle 14 şüpheli hakkında gözaltı kararı verilmişti.

İstanbul, Ankara, Balıkesir ve Bitlis'te düzenlenen eş zamanlı operasyonda 12 şüpheli yakalanmıştı.

Hakkında gözaltı kararı verilen bir şüphelinin sağlık sorunları sebebiyle hastanede tedavi gördüğü, bir zanlının ise başka bir suçtan cezaevinde olduğu öğrenilmişti.

Hakkında gözaltı kararı verilen 14 isim şu şekilde:

"Yaklaşık Maliyet Komisyonu ve İhale Komisyonu Başkanı Seçkin Özcan, Yaklaşık Maliyet Komisyonu üyesi İsmail Kurtuluş, Yaklaşık Maliyet Komisyonu ve İhale Komisyonu üyesi Salman Kalmaz, Fen İşleri Müdürü ve ihale yetkilisi Nevzat Yalçın, İhale Komisyonu üyeleri Dursun Yavuz, Kemal Baki, Kemal Kenar, bazı inşaat ve asfalt firması yetkilileri Gülay Güneş, Burak Güneş, Furkan Karaca, Behçet Hırdar, Celal Hırdar, Mustafa Timur ve Yüksel Kırıcı."
 

logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.