Netanyahu’dan dünyayı uyutma manevrası
İsrail yönetiminin aylardır sürdürdüğü katliam ve yıkım politikasının ardından Refah için aldığı "gizli" inşaat kararı, Gazze halkını kalıcı olarak açık hava hapishanesine mahkum etme ve bölgeyi kontrol altında tutma stratejisinin yeni bir adımı olarak ifşa oldu
09.08.2026 12:13:00
Haber Merkezi
Haber Merkezi





İsrail yönetiminin aylardır sürdürdüğü katliam ve yıkım politikasının ardından Refah için aldığı "gizli" inşaat kararı, Gazze halkını kalıcı olarak açık hava hapishanesine mahkum etme ve bölgeyi kontrol altında tutma stratejisinin yeni bir adımı olarak ifşa oldu.
İsrail Ordu Radyosu tarafından sızdırılan bilgilere göre, Başbakan Binyamin Netanyahu ve Savunma Bakanı Israel Katz, iki hafta önce Refah'ın doğusundaki "Sarı Hat" olarak bilinen işgal altındaki bölgede yeniden altyapı ve konut çalışmaları yapılmasına gizlice onay verdi.
Kamuoyundan saklanan bu karar, Tel Aviv'in uluslararası hukuku hiçe sayan "insansızlaştırma ve getolaştırma" planının insani yardım maskesi altında piyasaya sürülmesinden başka bir şey değil.
İnsani Alan Değil, "Askeri Gözetim Kampı" kuruluyor

Başbakanlık Ofisi, sızıntıların ardından paniğe kapılarak projenin Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) destekli eski bir "çadır kompleksi" pilot çalışması olduğunu savunsa da, projenin detayları niyetin vahametini ortaya koyuyor.
Güvenlik kaynakları, kurulacak alanların tamamen İsrail Savunma Kuvvetleri (IDF) kontrolünde olacağını, elektrik, su ve kanalizasyon altyapısının dahi işgal ordusu denetiminde yapılacağını itiraf etti.
İnşaatta çalıştırılacak Gazzelilerin İsrail iç istihbarat servisi Şin-Bet (Shabak) tarafından fişlenerek sıkı bir güvenlik taramasından geçirilecek olması, işgal gücünün yerel halkı adeta köle iş gücü olarak kullanacağını gösteriyor.
Savunma Bakanı Israel Katz'ın daha önce dile getirdiği, Gazze nüfusunu Refah'taki sınırlı kamplara hapsederek sınır dışı etmeye hazırlama planı dikkate alındığında, bu "yeniden inşa" hamlesinin bir iyileştirme değil, kalıcı bir hapishane inşa süreci olduğu netleşiyor.
Dünyayı uyutma ve işgali meşrulaştırma hamlesi

Aylardır "Gazze tamamen silahsızlanmadan tek bir çivi dahi çaktırmayacağız" diyen Netanyahu'nun bu adımı gizlice atması, uluslararası arenada köşeye sıkışan İsrail'in bir "taktik manevrası" olarak okunuyor. Trump yönetiminin "Barış Heyeti" ve çok uluslu güç senaryolarıyla paralel yürütülen bu sözde imar planı, İsrail'in Gazze toprakları üzerindeki askeri ve idari kontrolünü kalıcı hale getirmeyi amaçlıyor.
Kendi bakanlarının bile "Gazze'yi toparlamak istiyoruz" diyerek mülkleştirmeye çalıştığı bu strateji, on binlerce sivilin ölümüne neden olan yıkımı meşrulaştırma çabasıdır. Evleri, hastaneleri ve okulları bombalayarak haritadan silen bir zihniyetin, askeri gözetim altında çadır kent kurarak "yeniden inşa yapıyoruz" iddiasında bulunması, küresel kamuoyunun aklıyla alay etmekten ibarettir.
Filistin topraklarını parça parça yutmayı hedefleyen bu kuşatma projesi, kalıcı bir barış getirmek şöyle dursun, apartheid rejiminin sınır hattını tahkim etmekten başka hiçbir amaca hizmet etmeyecektir.
İsrail Ordu Radyosu tarafından sızdırılan bilgilere göre, Başbakan Binyamin Netanyahu ve Savunma Bakanı Israel Katz, iki hafta önce Refah'ın doğusundaki "Sarı Hat" olarak bilinen işgal altındaki bölgede yeniden altyapı ve konut çalışmaları yapılmasına gizlice onay verdi.
Kamuoyundan saklanan bu karar, Tel Aviv'in uluslararası hukuku hiçe sayan "insansızlaştırma ve getolaştırma" planının insani yardım maskesi altında piyasaya sürülmesinden başka bir şey değil.
İnsani Alan Değil, "Askeri Gözetim Kampı" kuruluyor

Başbakanlık Ofisi, sızıntıların ardından paniğe kapılarak projenin Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) destekli eski bir "çadır kompleksi" pilot çalışması olduğunu savunsa da, projenin detayları niyetin vahametini ortaya koyuyor.
Güvenlik kaynakları, kurulacak alanların tamamen İsrail Savunma Kuvvetleri (IDF) kontrolünde olacağını, elektrik, su ve kanalizasyon altyapısının dahi işgal ordusu denetiminde yapılacağını itiraf etti.
İnşaatta çalıştırılacak Gazzelilerin İsrail iç istihbarat servisi Şin-Bet (Shabak) tarafından fişlenerek sıkı bir güvenlik taramasından geçirilecek olması, işgal gücünün yerel halkı adeta köle iş gücü olarak kullanacağını gösteriyor.
Savunma Bakanı Israel Katz'ın daha önce dile getirdiği, Gazze nüfusunu Refah'taki sınırlı kamplara hapsederek sınır dışı etmeye hazırlama planı dikkate alındığında, bu "yeniden inşa" hamlesinin bir iyileştirme değil, kalıcı bir hapishane inşa süreci olduğu netleşiyor.
Dünyayı uyutma ve işgali meşrulaştırma hamlesi

Aylardır "Gazze tamamen silahsızlanmadan tek bir çivi dahi çaktırmayacağız" diyen Netanyahu'nun bu adımı gizlice atması, uluslararası arenada köşeye sıkışan İsrail'in bir "taktik manevrası" olarak okunuyor. Trump yönetiminin "Barış Heyeti" ve çok uluslu güç senaryolarıyla paralel yürütülen bu sözde imar planı, İsrail'in Gazze toprakları üzerindeki askeri ve idari kontrolünü kalıcı hale getirmeyi amaçlıyor.
Kendi bakanlarının bile "Gazze'yi toparlamak istiyoruz" diyerek mülkleştirmeye çalıştığı bu strateji, on binlerce sivilin ölümüne neden olan yıkımı meşrulaştırma çabasıdır. Evleri, hastaneleri ve okulları bombalayarak haritadan silen bir zihniyetin, askeri gözetim altında çadır kent kurarak "yeniden inşa yapıyoruz" iddiasında bulunması, küresel kamuoyunun aklıyla alay etmekten ibarettir.
Filistin topraklarını parça parça yutmayı hedefleyen bu kuşatma projesi, kalıcı bir barış getirmek şöyle dursun, apartheid rejiminin sınır hattını tahkim etmekten başka hiçbir amaca hizmet etmeyecektir.


















































































