HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 08 ARALIK 2021, ÇARŞAMBA

O geceydi...

18.08.2001 00:00:00
Uzun zaman olmuştu kalemi elime almayalı, kağıda yazı dökmeyeli, sizlerle bir şey paylaşmayalı. Deniyordum olmuyordu. Nasıl anlatmalıydı bunu; tembellik miydi, isteksizlik mi yoksa çaresizlik mi... Yazamıyordum işte, izaha ne gerek var; olmuyordu işte...

Ama yazmalıydım, ne olursa olsun yazmalıydım; sizler için, kendim için. Öyle bir şey ki yazmak; hani konuşursunuz ya hiç durmadan, birikmişsinizdir, anlatır durursunuz... Böyle değil; konuşamadıklarınızı, konuşup da anlatamadıklarınızı yazarsınız. Bir nehir misali akıp giden cümlelerinize takılır gönlünüz, gönlünüzden çağlayan bir nehre dönüşür cümleleriniz.

İşte bunu özlemiştim; bir nehir gibi akmayı ve çağlamayı...

*

O geceydi... Karar vermiştim, yazacaktım.

*

O geceden birkaç gece önceydi. Dostlarla beraberdik. İstanbul'u seyrediyorduk. Geceydi; sanki yıldızların düğünü vardı. Hepsi biraradaydı. Ay da vardı. Yani muhteşem bir İstanbul gecesiydi. Denizde yakamozlar vardı. Ay'ın, yıldızların ve camilerin yakamozları... Camiler birer gerdanlık gibiydi, ışıl ışıldı, herbiri bir tepede İstanbul'u seyrediyorlardı. Biz de onları seyrediyorduk, İstanbul'u seyrediyorduk. Dostlarla beraberdik...

Dostlardan biri "yazmalısın bunu" dedi ve adını "İstanbul'da gece yaşanır" koymalısın. "Olur" dedim sevinçle, "tabii yazarım" diye ekledim. Diğer bir dost katıldı kervana; göğe baktı, İstanbul'a baktı ve "bu şehir kendini böyle affettiriyor" dedi. Mükemmel bir cümleydi. Yazımın konusu belli olmuştu, başlığını ise arkadaşım koymuştu: "Bu şehir kendini böyle affettiriyor". Vakitler ilerlemişti, İstanbul'daydık, dostlarla beraberdik...

*

O geceydi... Karar vermiştim, yazacaktım...

*

Yazacaklarım belliydi. İstanbul'u yazacaktım, dostlarımı yazacaktım, adını ise "bu şehir kendini böyle affettiriyor" koyacaktım...

*

O geceydi... Cümlelerin peşinde yol alalı epey olmuştu. Yazıyordum işte. Hiç durmadan yazıyordum. Sizin için, kendim için yazıyordum. Az kalmıştı, bitmek üzereydi....

Masadan kalktım. Abdest almaya gittim, namaz kılacaktım. Yazıma bir kez daha bakmak istedim...

***

Birden ışıklar yanıp söndü. Sallanmaya başladık. Önce hafifti. Gittikçe şiddeti artıyordu. Hemen çocuklarımın yanına koştum. Şiddetle sallanıyorduk. Çocuklarım uyuyordu. Şiddetle sarsılmaya devam ediyorduk. Çocuklarımı tek tek yataklarından almaya başladım. Deprem devam ediyordu. Mutlak Kudret bütün ihtişamıyla kendini gösteriyordu. Ben âcizdim O Kâdir'di, hanımım âcizdi, O Kâdir'di, çocuklarım âcizdi O Kâdir'di. Deprem devam ediyordu; Mutlak Kudret biz sarsmaya, sallamaya devam ediyordu. Oturduğumuz ev hamur gibi eğilip bükülüyordu, dışarıdan çığlıklar yükseliyordu ve İstanbul Mutlak Kudret'in gücüyle uğulduyordu. O Kâdir'di ben âcizdim, O Allah'tı ben kuldum. Yapılacak tek şey vardı bunu ikrar etmekti: "Lailahe illallah" demekti. Deprem devam ediyordu. Evimiz sallanmaya devam ediyordu. İstanbul sallanıyordu, belki de dünya sallanıyordu. Çocuklarım bana bakıyordu, ben "Lailahe illallah" diyordum...

*

Hiç bitmeyecek sandığım deprem bitmişti. Şimdi sokaklardaydık. İnsanlar korku içindeydi. Sıcacık yuvalarımız şimdi bize düşmandı. İstanbul kapkaranlıktı. Işıl ışıl İstanbul şimdi yalnız yarım kalan yazımın satırlarında kalmıştı.

***

Depremden sağ kurtulduğumuza sevinemedik. Binlerce vatan evladının acısı ile sarsıldık ve ağladık. Ama şuna sevindik; bu vatanın evlatlarındaki yüksek iman şuuruna sevindik. Mutlak Kudret'i tasdik eden, teslim olan kulların varlığına ve çokluğuna sevindik.

Ayrık otlarını da Allah'a havale ettik. Depremin jeolojik görüntüsünün ötesine geçemeyen hakikat yoksunlarını, üçbeş kuruş dünya menfaatini insanlığa tercih edenleri, bu İlahi ikaza aldırmayıp "Belhum Adal"de tepinenleri ve en kötüsü mevcut durumdan siyasi, ticari rant kollayanları... Allah'a havale ettik...

Not: Bu yazı 17 Ağustos 1999 depremi anısına 26 Ağustos 1999 tarihinde kaleme alınmıştır.
 
Okan Egesel / diğer yazıları
- Hz. İnsan’a… / 20.04.2020
- Koronavirüsten önce, koronavirüsten sonra... / 28.03.2020
- ‘Ben Ali’yim’ / 25.06.2019
- Atatürk keramet sahibi bir veliydi / 10.04.2019
- Çok şükür psikolojimiz yetmiyor! / 13.03.2019
- O günler geliyor, görüyorum / 22.02.2019
- Evet, bu seçim beka seçimidir / 06.02.2019
- Kumpasın arkasındakileri açıklıyorum / 11.01.2019
- Mustafa Kemal’in uçaklarına ne oldu? / 05.01.2019
- Yunan’ın galip gelmesini isteyen hainler / 26.12.2018
- Seçimlere bir de bu açıdan bakın / 21.12.2018
- Ey tarih yazıcısı, sorumluluğunun farkında mısın! / 14.12.2018
- O imza tevazudan mı, korkudan mı atılmıyordu? / 11.12.2018
- Atatürk’ü büyük yapan sır / 07.12.2018
- Orhan Boran’ın babasını bilir misiniz? / 04.12.2018
- Atatürk’ü suikasttan Âkif mi kurtardı? / 01.12.2018
- Türk’ten kim rahatsız olur? / 27.11.2018
- Büyük Atatürk ve küçük insanlar / 23.11.2018
- Ödünüz kopuyor ödünüz! / 26.08.2016
- Bir film dönüyo ama... / 20.08.2016
- 'Kendinden emin salaklar ve cahiller' / 18.08.2016
- O mektubu okudunuz mu? / 13.11.2015
- Seçmeyi, yok olduktan sonra mı öğreneceksin! / 02.09.2015
- Bu yazının bir kısmı güvenli bölgede okunmalıdır! / 17.08.2015
- Çuvallamaktan bıkmadınız değil mi? / 12.08.2015
- İlk selam sizden olsun Sayın Başbakan! / 15.10.2014
- Burası neresi? / 20.11.2013
- Dan Brownun şifresi / 03.07.2013
- Bu akiller bir alem / 28.06.2013
- Hüloooğğğlarla nereye kadar? / 22.06.2013
- Millet durarak durmayacak! / 19.06.2013
- Gezi gerçeğine artiz gölgesi / 15.06.2013
- Millete vekil olmak nasıl bir şey? / 13.06.2013
- Hangi akilden aldınız bu aklı! / 12.06.2013
- Millet 'mesaj' değil, 'karar' vermeli / 08.06.2013
- Rol model Yavuz olunca / 07.06.2013
- Fatih kimlere beddua etti? / 21.06.2012
- Sırada hangi değerimiz var? / 16.06.2012
- Kutsal hizmet (!) kervanı / 14.06.2012
- ABD'li Walters mi, Suriyeli Esad mı? / 11.12.2011
- Bu, resmen savaş sebebidir! / 03.12.2011
- Bir 'şahin'in gündüz düşleri / 29.11.2011
- BOP'ta yer almanın hesabı ağır olacak / 16.01.2009
- Ehl-i Beyt'le imtihan olmak / 12.01.2009
- İşte yeni Noel Baba! / 27.12.2008
- Hz. Mevlana bu yıl çok 'bizâr' olacak / 16.03.2007
- Belki Akif'e inanırlar! / 16.01.2007
- Şimdi karar verme zamanı / 11.01.2007
- Fark edilmeyi bekleyen hazineler / 24.12.2006
- Allah bizi bu sevgiden ayırmasın / 13.12.2006
- Fethiye Camii'ni bilen var mı? / 23.08.2006
- Beglik'ten istifa ettik edeli? / 21.08.2006
- Seyretmenin dayanılmaz rahatsızlığı / 15.08.2006
- Bir kez olsun kararlılık / 10.08.2006
- Yönetim zafiyetinden derhal kurtulmamız gerekiyor / 08.08.2006
- Bu zül bize yeter! / 04.08.2006
- Bu övgüden utanıyorum! / 02.08.2006
- Hey mertlik, ne olur ses ver! / 01.08.2006
- Has Oda'nın misafirleri / 30.07.2006
- İdrak etme seferberliği / 27.07.2006
- Aşık'a Bağdat sorulmaz! / 26.07.2006
- Savulun! ABD'den ses geldi / 25.07.2006
- Boğaz'ı vapursuz düşünemiyorum / 24.07.2006
- Bu sesi duyan var mı? / 23.07.2006
- Teslim olmuşların 'çare arama' şovu / 22.07.2006
- Ölümü sevebilmek / 19.07.2006
- İş bir tokatlık ama o 'el' nerede? / 18.07.2006
- Adamlardaki cür'ete bak! / 14.07.2006
- Vatanseverlere 'paranoyak' diyenlerin hali / 13.07.2006
- Bir çeşmenin hikayesi / 12.07.2006
- 'Keşke'lerden kurtulmak / 08.07.2006
- 'Neme gerek' ahlakına son! / 07.07.2006
- "Neme gerek!" / 06.07.2006
- Şehit ruhunu kuşanmak / 05.07.2006
- Başlayacağız' En yakınımızdan / 04.07.2006
- Bakış açısı / 30.06.2006
- İstişare ama kiminle? / 28.06.2006
- Bizden olmayana destek, bizden olana köstek! / 27.06.2006
- Adalet yoksa? / 26.06.2006
- Doğrular ve yanlışlar / 24.06.2006
- Onları diriyken fark edebilmek? / 23.06.2006
- Mahallelerimize ne oldu? / 22.06.2006
- Eski günlerde bıraktığımız izler / 21.06.2006
- Yalnızlığa sürüklenen hayatlar / 20.06.2006
- Çözüm hemen yanıbaşımızda / 19.06.2006
- Şimdi hatırlama zamanı / 17.06.2006
- Hayatımızın her anına gizlenmiş fırsatlar / 16.06.2006
- İçler acısı olan bizim durumumuz / 13.06.2006
- Bu kitabı okumanın tam zamanı / 19.03.2006
- Çağ değiştiren Kutlu İnsana? / 30.11.2005
- Drakula'lar kana doymaz / 30.06.2005
- Pazar günü Çağlayan'dayım / 01.01.2005
- Bekleyen... / 11.10.2003
- Meltem esiyor / 11.08.2002
- O geceydi... / 18.08.2001
- Bayrakların gölgesinde... / 16.06.2001
- Tut elimden! / 14.06.2001

Yeni Mesaj arşivinde 'tarihte bugün'

Yeni Mesaj Gazetesi arşivi 2001 yılına kadar eksiksiz içerikle erişime açık olup ayrıca tüm arşivde anahtar kelimelerle arama yapmak da mümkündür.

18.08.2000, 18.08.1999, 18.08.1998, 18.08.1997, 18.08.1996, 18.08.1995, 18.08.1994, 18.08.1993, 18.08.1992, 18.08.1991, 18.08.1990, 18.08.1989, 18.08.1988, 18.08.1987, 18.08.1986, 18.08.1985, 18.08.1984, 18.08.1983, 18.08.1982


logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 425 10 66
Faks: (212) 424 69 77
E-posta: [email protected] [email protected]


WhatsApp haber: (0542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2021

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez.