logo
08 AĞUSTOS 2026

Okyanusun altındaki dev şehir: Lost City

Atlantik Okyanusu'nun derinliklerinde, bilim kurgu filmlerini andıran dev kulelerin arasında, yaşamın nasıl başladığına dair milyarlarca yıllık sır çözülüyor

06.02.2026 00:10:00
Abdülkadir Gündoğdu
 
Okyanusun altındaki dev şehir: Lost City
Okyanusun altındaki dev şehir: Lost City
Atlantik Okyanusu'nun derinliklerinde, bilim kurgu filmlerini andıran dev kulelerin arasında, yaşamın nasıl başladığına dair milyarlarca yıllık sır çözülüyor.

"Kayıp Şehir" olarak adlandırılan bu bölge, son dönemde yapılan rekor derinlikteki sondajlar ve kimyasal analizlerle bilim dünyasının odak noktası haline geldi.

İşte bu gizemli "Kayıp Şehir" ve yaşamın kökenine dair sunduğu yeni kanıtlar:



2000 yılında tesadüfen keşfedilen bu alan, bilinen volkanik hidrotermal bacalardan tamamen farklıdır. Orta Atlantik Sırtı'nın yakınında, yüzeyin 700 metre altında yer alan bu bölge, 60 metreyi aşan kireçtaşı kuleleriyle adeta bir su altı metropolünü andırıyor.



Yaşamın Formülü: Kayalar ve Su

Kayıp Şehir'i özel kılan şey, buradaki yaşamın güneş ışığına veya magmatik ısıya ihtiyaç duymadan filizlenmesidir.

Serpantinleşme: Deniz suyunun manto kayalarıyla (peridotit) girdiği kimyasal tepkime sonucu yüksek ısı ve alkali sıvılar açığa çıkar.

Abiyotik Hidrokarbonlar: Burada yaşamın yapı taşları olan hidrojen ve metan, hiçbir canlı organizma müdahalesi olmadan tamamen kimyasal süreçlerle üretilir. Bu, "cansızdan canlıya geçişin" mutfağı olabilir.



Yeni Kanıtlar ve 2024 Rekor Sondajı

Bilim insanları son yıllarda bölgede gerçekleştirdikleri çalışmalarla ezber bozan verilere ulaştılar:

Manto Kayası Çekirdeği: 2024 yılında araştırmacılar, okyanus tabanından 1.268 metre derinliğe inerek rekor bir manto kaya örneği çıkardılar. Bu örnekler, Dünya'nın erken dönemlerindeki kimyasal koşulları günümüze taşıyan bir "zaman kapsülü" niteliğinde.

120 Bin Yıllık Süreklilik: Yapılan tarihlendirmeler, bu sistemin en az 120.000 yıldır aktif olduğunu gösteriyor. Bu uzun süre, karmaşık kimyasal yapıların biyolojik organizmalara dönüşmesi için gereken "istikrarlı ortamı" sağlıyor.

Ekstrem Yaşam Formları: Oksijensiz ortamda, sadece hidrojen ve metanla beslenen mikrobiyal toplulukların varlığı, yaşamın ilk olarak okyanus tabanındaki bu tür alkalin bacalarda başladığı teorisini güçlendiriyor.



Uzayda Yaşam İçin Bir Model

Kayıp Şehir sadece dünyadaki geçmişimizi değil, evrendeki geleceğimizi de aydınlatıyor. Bilim insanlarına göre, Jüpiter'in uydusu Europa ve Satürn'ün uydusu Enceladus gibi buzla kaplı okyanus dünyalarında da benzer "serpantinleşme" süreçleri yaşanıyor olabilir.



"Eğer yaşam burada güneşsiz ve volkanik ısı olmadan başlayabiliyorsa, evrenin geri kalanında da sandığımızdan çok daha yaygın olabilir."



Koruma Altına Alınma Çağrısı

Bilim dünyası, bu eşsiz laboratuvarın derin deniz madenciliği faaliyetlerinden korunması için UNESCO Dünya Mirası listesine alınması gerektiğini savunuyor. Kayıp Şehir, insanlığın "Biz kimiz ve nereden geldik?" sorusuna verilecek en net cevabı derinliklerinde saklıyor olabilir.

Amasya'da vatandaşlar 20 yıldır baraj inşa edilmesini bekliyor

Amasya'da vatandaşlar, arazilerinin kıyısından geçip Yeşilırmak Nehri'ne akan derenin üzerine 20 yıldır baraj inşa edilmesini bekliyor

05.08.2026 10:48:00
İhlas Haber Ajansı
 
Amasya'da vatandaşlar 20 yıldır baraj inşa edilmesini bekliyor
Amasya'da vatandaşlar 20 yıldır baraj inşa edilmesini bekliyor
Amasya'nın Taşova ilçesinde vatandaşlar, arazilerinin kıyısından geçip Yeşilırmak Nehri'ne akan derenin üzerine 20 yıldır baraj inşa edilmesini bekliyor. Yukarı Baraklı ve Özbaraklı köylüleri, yıllardır büyükşehirlere göç veren bölgedeki durumun baraj sayesinde tersine döneceğine inanıyor.






Baraklı Şelalesi'nin de bulunduğu bölgede inşa edilecek barajın 20 yıldır gündemde olduğunu hatırlatan Yukarı Baraklı Köyü Muhtarı Osman Yıldız, "Yetkililer bize 2006 yılında baraj yapılacağını söylemişti. Tüm aşamalar geçildi. ÇED raporu hazırlandı. Fakat henüz faaliyete geçip kazmayı vuramadık. Baraj olmadığından dolayı suyumuz boşa gitmektedir" dedi. Önceden belde olan iki komşu köyün toplam arazisinin 8 bin dönüm olduğunu anlatan Yıldız, "Çevremizde de su ihtiyacı olan komşu köyler var. Eğer baraj yapılsaydı komşu köylerin içme suyu ihtiyacı da karşılanabilir" diye konuştu.








"Baraj yapıldığı an köye geri dönüşler başlayacak"

Birçok arkadaşının büyükşehirlerden köye dönüş planı yaptığına değinen Özbaraklı köyünden Hasan Ünkan, "Büyük şehirlerde yaşamak çok sıkıntılı hale geldi. Nüfus yoğunluğu var. Köylerde ise hayvancılık artıyor. Sulama sıkıntısından dolayı köyümüze geri dönüş yapamıyoruz. Baraj yapıldığı an geri dönüşler başlayacak. Köyler canlanacak" dedi. Köylerinin etrafında geniş ormanlar bulunduğunu vurgulayan Ünkan, "Orman yangınlarının arttığı günümüzde burada baraj olması muhtemel yangın tedbirleri açısından çok önem arz etmektedir" ifadelerini kullandı.







Yıllardır barajın inşa edilmesini beklediklerini söyleyen Yukarı Baraklı Derneği Başkanı Ömer Evci ise, dereye yakın arazilerde elektrik pompaları kullanılarak sulama yapılan sebze ve meyve üretiminde barajın etkisiyle artış olacağına inandığını belirtti.








Ev hanımı Nevin Ünkan ile kahveci İsmail Kılıç da yetkililerden baraj konusunda destek beklediklerini söyledi.

Karadeniz yaylalarında trafik levhaları kevgire döndü

Karadeniz'in eşsiz doğası ve yaylalarına ulaştıran karayollarındaki yön ve işaret tabelaları son yıllarda magandaların atış poligonuna dönüştü

01.08.2026 11:56:00 / Güncelleme: 01.08.2026 12:00:52
İHA
 
Karadeniz yaylalarında trafik levhaları kevgire döndü
Karadeniz yaylalarında trafik levhaları kevgire döndü
Bölge genelinde yollara güvenliği sağlamak amacıyla yerleştirilen yüzlerce trafik işaret ve yön levhası, kimliği belirsiz şahısların ateşli silahlarla hedef tahtası haline getirilmesi sonucu kevgire döndü. Sürücülerin can güvenliğini tehlikeye atan bu durum, aynı zamanda ülke ekonomisine de milyonlarca liralık dev bir yük bindiriyor.






Özellikle Trabzon, Rize, Giresun ve Artvin'in virajlı, dik ve sık sık sis çöken yayla yollarında hayati önem taşıyan "Keskin Viraj", "Dur" ve "Heyelan Riski" gibi uyarı levhaları magandaların kurşunlarıyla parçalanmış durumda. Kurşun delikleri sebebiyle üzerindeki reflektörleri (gece parlayan kaplama) özelliğini yitiren tabelalar, gece seyahat eden sürücüleri adeta kör noktada bırakıyor. Bölgede sürekli yolculuk yapan yerel halk ve sürücüler duruma isyan ederek, "Zaten yollarımız engebeli ve sisli. Tabelalara bakarak yolumuzu bulmaya çalışıyoruz ama tabelalar delik deşik. Virajı göremiyoruz, uçurumu fark edemiyoruz. Bir tabela magandalığı yüzünden her an canımızdan olabiliriz" sözleriyle tepkilerini dile getirdi.








Milli servet çöpe gidiyor, tabela başına maliyet katlanıyor

Karayolları Genel Müdürlüğü (KGM) ekipleri, kurşunlanan levhaları yenilemek için yoğun mesai harcıyor ancak takılan her yeni tabela kısa süre içinde yeniden hedef tahtası haline geliyor. Yapılan son maliyet hesaplamalarına göre; yalnızca bir tek trafik levhasının sökülmesi, yeniden imal edilmesi ve sahada montajının yapılmasının maliyeti 3-5 bin TL arasında değişiyor. Yılda belki binlerce tabelanın tahrip edildiği ülkede harcanan milyonlarca liralık milli servet magandaların "zevk" uğruna yaptığı atışlar nedeniyle çöpe gidiyor.

Tabelaları kurşunlayan kişilerin tespit edilmesi durumunda ise cezai işlem uygulanıyor. Türk Ceza Kanunu (TCK) Madde 152 uyarınca "Kamu malına zarar verme" suçundan 1 yıldan 4 yıla kadar hapis cezası istemiyle dava açılıyor. TCK Madde 170 kapsamında meskun mahalde veya yolda silah ateşlemekten "Genel güvenliği kasten tehlikeye sokma" suçlamasıyla 6 aydan 3 yıla kadar ek hapis cezası uygulanabiliyor. Zarar verilen tüm tabelaların maliyetleri, faizleriyle birlikte faillerden nakit olarak tazmin ediliyor. Jandarma ve emniyet birimleri, vatandaşları da tabelalara ateş açan kişileri gördüklerinde plakalarıyla birlikte derhal 112 Acil Çağrı Merkezi'ne ihbar etmeye çağırıyor.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.