logo
27 AĞUSTOS 2026

Okyanusun karanlık dünyası: Derin deniz yaratıkları

Güneş ışığının tamamen kaybolduğu, su basıncının tonlarla ifade edildiği ve sıcaklığın sıfıra yaklaştığı derin denizler, Dünya üzerinde yaşamın en zorlu şartlarına ev sahipliği yapıyor

27.08.2026 00:18:00
Yaşar Cebesoy
 
Okyanusun karanlık dünyası: Derin deniz yaratıkları
Okyanusun karanlık dünyası: Derin deniz yaratıkları
Güneş ışığının tamamen kaybolduğu, su basıncının tonlarla ifade edildiği ve sıcaklığın sıfıra yaklaştığı derin denizler, Dünya üzerinde yaşamın en zorlu şartlarına ev sahipliği yapıyor.

"Gece Yarısı Bölgesi" ve "Abisal Bölge" olarak adlandırılan bu derinlikler, sıradan bir canlının saniyeler içinde ezileceği basınca rağmen büyüleyici bir biyoçeşitliliği barındırıyor.







Aşırı Koşullara Evrimsel Uyum

Derin deniz canlıları, yüzlerce atmosferik basınca ve zifiri karanlığa adapte olabilmek için eşsiz anatomik özellikler geliştirmiştir:

Kendi Işığını Üretme: Canlıların %90'a yakını, kimyasal tepkimeler sayesinde kendi ışığını üretebilir. Bu yetenek; avlanma, eş bulma veya düşmanları yanıltma amacıyla kullanılır.







Esnek ve Saydam Vücutlar: Yüksek basınca dayanabilmek için bu canlıların çoğunda sert kemik yapısı veya hava dolu akciğerler bulunmaz. Dokuları çoğunlukla sudan oluşur.

Devasa Ağızlar ve Dişler: Yiyecek bulmanın son derece zor olduğu bu ekosistemde, karşılaşılan her avı kaçırmamak için vücut boyutlarına oranla devasa çeneler ve geriye doğru kıvrık dişler gelişmiştir.







Öne Çıkan Derin Deniz Canlıları

Fener Balığı: 1.000 ile 3.000 metre arasındaki derinliklerde yaşar. Başının üzerindeki ışıklı olta benzeri uzantıyla avlarını kendine çeker.

Damla Balığı: 600 ile 1.200 metre derinlikte bulunur. Kas dokusu yerine jelimsi bir yapıya sahiptir; düşük yoğunluğu sayesinde derin su basıncında zahmetsizce yüzebilir.

Dev Ahtapot: 3.000 ile 4.000 metre derinlikte yaşar. Kulak benzeri yüzgeçleriyle süzülerek hareket eden, derin denizlerin en dikkat çekici türlerindendir.

Tüp Solucanları: 2.000 ile 2.500 metre derinlikteki hidrotermal bacaların etrafında kümelenir. Güneş ışığına ihtiyaç duymadan, kükürtlü gazları besine dönüştüren bakteriler sayesinde yaşar.







Fotosentez Değil, Kemosentez

Derin deniz ekosistemlerinin temelinde fotosentez yer almaz. Güneş ışığı 200 metreden sonra hızla tükenir ve 1.000 metreden sonra tamamen yok olur.

Bu noktada okyanus tabanındaki hidrotermal bacalar devreye girer. Yerin altından çıkan sıcak ve mineralli sular etrafında kümelenen bakteriler, kemosentez yaparak kükürt ve kimyasalları besine dönüştürür.







Bu durum, Güneş olmadan da karmaşık bir yaşam zincirinin kurulabileceğinin en net kanıtıdır.

Derin deniz araştırmaları, sadece okyanusları değil, aynı zamanda Europa veya Enceladus gibi donmuş buz tabakalarının altında okyanus barındıran uzak gök cisimlerinde yaşamın nasıl var olabileceğine dair bilim insanlarına hayati ipuçları sunmaya devam ediyor.

Öğrencilerin çantalarının ideal ağırlığı ne kadar olmalıdır?

Öğrencilerin her gün vücut ağırlıklarının belirgin bir yüzdesini oluşturan ağır sırt çantalarını taşıması, gelişme çağındaki kas-iskelet sistemi üzerinde ciddi ve kalıcı olumsuz etkiler bırakmaktadır

25.08.2026 12:54:00
Hasan Gündoğdu
 
Öğrencilerin çantalarının ideal ağırlığı ne kadar olmalıdır?
Öğrencilerin çantalarının ideal ağırlığı ne kadar olmalıdır?
Uzmanlar, ideal çanta ağırlığının çocuğun toplam vücut ağırlığının %10 ila %15'ini geçmemesi gerektiğini belirtmektedir.






Ağır Çanta Taşımanın Sağlığa Zararları

Omurga Biyomekaniğinin Bozulması: Vücut, sırtındaki aşırı ağırlığı dengelemek için öne doğru eğilme eğilimi gösterir. Bu durum, boyun ve bel omurlarına binen yükü katlayarak duruş bozukluklarına (postür bozukluğu) yol açar.

Kronik Kas ve Eklem Ağrıları: Sırt, omuz ve bel kaslarının sürekli gergin kalması, genç yaşta kronik kas spazmlarına ve sertliklere neden olur.

Omurga Deformasyonları: Gelişim çağındaki kemik yapısı esnek olduğundan, ağır ve tek taraflı çanta kullanımı skolyöz (omurga eğriliği) ve kifoz ( kamburluk) gibi rahatsızlıkları tetikleyebilir veya mevcut eğrilikleri artırabilir.








Sinir Sıkışmaları ve Dolaşım Problemleri: Aşırı ağır ve dar askılı çantalar, omuz bölgesinden geçen sinirler ve kan damarları üzerinde baskı oluşturarak kollarda uyuşma, karıncalanma ve güç kaybına yol açabilir.

Erken Yorgunluk ve Akademik Odak Sıkıntısı: Fiziksel yükün getirdiği kronik yorgunluk, çocuğun gün içindeki enerjisini tüketerek derse olan dikkatini ve genel okul performansını olumsuz etkiler.






Çözüm İçin Yapılması Gerekenler

Ebeveynler ve Öğrenciler İçin

Doğru Çanta Seçimi: Çanta çift askılı, arkası destekli ve omuz pedleri geniş olan modellerden seçilmelidir.

Dengeli Yerleşim: En ağır kitaplar sırta en yakın bölmeye konulmalı, hafif malzemeler öne yerleştirilmelidir. Çanta askıları ayarlanarak tabanının bel hizasından aşağı düşmesi engellenmelidir.

Günlük Temizlik: Çanta her akşam kontrol edilmeli, ertesi gün kullanılmayacak gereksiz materyal ve araç-gereçler çıkarılmalıdır.






Okul Yönetimleri ve Eğitim Sistemi İçin

Kişisel Dolap Uygulaması: Okullarda kilitli öğrenci dolaplarının yaygınlaştırılması, ders kitaplarının okulda bırakılmasına olanak tanır.

Dijital Materyal Dönüşümü: Ağır basılı kaynaklar yerine derslerde e-kitap ve dijital materyal kullanımının artırılması fiziksel yükü önemli ölçüde azaltır.

Ders Programı Düzenlemesi: Günlük ders programları hazırlanırken aynı gün içinde çok sayıda farklı ders yerine blok ders uygulamalarına ağırlık verilmesi, taşınan kitap sayısını azaltır.

Adalete güven yitirildiğinde ne olur?

Adalet mekanizması ve bağımsız yargı, bir devletin toplumsal sözleşmesini ayakta tutan ana sütundur

25.08.2026 00:41:00 / Güncelleme: 25.08.2026 13:11:43
Yaşar Cebesoy
 
Adalete güven yitirildiğinde ne olur?
Adalete güven yitirildiğinde ne olur?
Adalet mekanizması ve bağımsız yargı, bir devletin toplumsal sözleşmesini ayakta tutan ana sütundur.

Yargı sistemine ve hukukun üstünlüğüne dair inancın zedelenmesi ya da tamamen kaybolması, yalnızca hukuki bir kriz değil; sosyal, ekonomik ve kurumsal boyutları olan zincirleme bir çöküş sürecini tetikler.







Toplumsal Çözülme ve İhakk-ı Hak Eğilimi

Yargının adil karar vermediği düşüncesi toplumda yaygınlaştığında, bireyler arasındaki uyuşmazlıkların çözüm adresi kamu otoritesi olmaktan çıkar.

Vatandaşların kendi hakkını kendi gücüyle aramaya çalışması, yani ihakk-ı hak davranışı artış gösterir.

Bu durum, suç oranlarının yükselmesine, şiddetin meşrulaşmasına ve toplumsal huzurun kökten bozulmasına yol açar. Güvensizlik hissi, bireylerin devlete ve birbirlerine olan aidiyet duygusunu zayıflatır.







Ekonomik Çöküş ve Sermaye Kaçışı

Hukuk güvenliğinin bulunmadığı bir iklimde öngörülebilirlik ortadan kalkar. Mülkiyet hakkının ve sözleşme serbestisinin yargı teminatı altında olmadığını gören yerli ve yabancı yatırımcılar, sermayelerini daha güvenli limanlara taşır.

Doğrudan yabancı yatırımlar durma noktasına gelirken, finansal piyasalarda belirsizlik egemen olur. Beyin göçü hızlanır; yetenekli ve eğitimli insan kaynağı, hukuk emniyetinin sağlandığı ülkelere yönelir.







Kurumsal Aşınma ve Meşruiyet Krizi

Adalete olan inancın yitirilmesi, devletin diğer organlarına ve genel olarak kamu kurumlarına duyulan güveni de eritir.

Vergi itaati düşer, kamu düzenine uyum zayıflar ve devletin meşruiyet zemini sorgulanmaya başlar. Liyakat ilkesinin yerini kayırmacılığın aldığı algısı pekiştikçe, kamu hizmetlerinin kalitesi düşer ve bürokratik mekanizma işlevsizleşir.







Toplumsal Barışın Geleceği

Sonuç olarak, adalet sisteminin işlevini kaybetmesi bir devlet için en büyük güvenlik riskidir.







Toplumsal barışın, ekonomik refahın ve kamu düzeninin sürdürülebilmesi, yargı mekanizmasının bağımsız, tarafsız ve erişilebilir kılınmasına bağlıdır. Hukuka güvenin yeniden tesis edilmediği senaryolarda kurumsal ve toplumsal çöküş kaçınılmaz hale gelir.

Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Hüseyin Baş, aynı gün İstanbul'un Zeytinburnu ve Silivri ilçelerinde düzenlenen iki düğüne katılarak BTP camiasının mutluluğuna ortak oldu

Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Hüseyin Baş, aynı gün İstanbul'un Zeytinburnu ve Silivri ilçelerinde düzenlenen iki düğüne katılarak BTP camiasının mutluluğuna ortak oldu

24.08.2026 13:50:00 / Güncelleme: 24.08.2026 13:53:51
Haber Merkezi
 
Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Hüseyin Baş, aynı gün İstanbul'un Zeytinburnu ve Silivri ilçelerinde düzenlenen iki düğüne katılarak BTP camiasının mutluluğuna ortak oldu
Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Hüseyin Baş, aynı gün İstanbul'un Zeytinburnu ve Silivri ilçelerinde düzenlenen iki düğüne katılarak BTP camiasının mutluluğuna ortak oldu
"İlk düğün gençlik kolları üyesinin…"

Önce BTP İstanbul Gençlik Kolları üyesi Mustafa Civelek ile Fatma Kalka'nın Zeytinburnu'ndaki düğününe katılan Hüseyin Baş, genç çifti tebrik ederek mutluluklar diledi. Baş, çifte düğün hediyelerini de takdim etti.






"Düğün bizim düğünümüz"

BTP Lideri Hüseyin Baş daha sonra Silivri'de düzenlenen düğüne geçti. Karabük İl Başkanı Latif Danakol'un kızı Kübra Danakol ile BTP Silivri İlçe Başkanı Bilal Akdeniz'in kardeşi Murat Akdeniz'in düğününe katılan Baş, genç çiftin nikâhında şahitlik yaptı.






Nikâh töreninde konuşan BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş, düğünün BTP camiası açısından taşıdığı anlamı vurgulayarak genç çifte mutluluk dileklerini iletti.
Baş, konuşmasında merhum Prof. Dr. Haydar Baş'ın nikâh törenlerinde yaptığı duayı da hatırlatarak şöyle dedi;
"Düğün bizim düğünümüz. Dolayısıyla düğünümüze hoş geldiniz, şeref verdiniz. Bu emaneti takdim ederken kıymetli babamın her nikâh merasiminde tekrar ettiği o güzel duasını tekrar ediyorum. Allah bu kardeşlerimize iki cihan saadeti nasip eylesin. Vatana, millete, devlete ve dine hadim ve hadime evlatlar yetiştirmeyi nasip etsin."
Baş, evlilik cüzdanını ise "Yuvayı dişi kuş kurar" anlayışıyla gelin Kübra Danakol'a takdim etti.






Halay ve horonla devam etti

Nikâh töreninin ardından düğüne katılanlarla bir araya gelen BTP Lideri Hüseyin Baş, davetlilerle birlikte halay çekti ve horon tepti.






6 gündür kayıp gencin annesi beyin kanaması geçirdi

Gebze'de yaşayan Mehmet Yılmaz; tatil için geldiği Nevşehir'in Acıgöl ilçesinde 6 gündür kayıp. Kaldığı evden ayrıldıktan sonra kendisinden haber alınamayan genç için AFAD, polis ve jandarma ekiplerinin arama çalışmaları sürerken, oğlundan gelecek iyi haberi bekleyen annesi Canan Yılmaz'ın beyin kanaması geçirerek yoğun bakıma kaldırıldığı öğrenildi

23.08.2026 16:30:00
İhlas Haber Ajansı
 
6 gündür kayıp gencin annesi beyin kanaması geçirdi
6 gündür kayıp gencin annesi beyin kanaması geçirdi
Kocaeli'nin Gebze ilçesinde yaşayan ve geçtiğimiz ay 18 yaşına giren Mehmet Yılmaz; tatil için geldiği Nevşehir'in Acıgöl ilçesinde 6 gündür kayıp. Kaldığı evden ayrıldıktan sonra kendisinden haber alınamayan genç için AFAD, polis ve jandarma ekiplerinin arama çalışmaları sürerken, oğlundan gelecek iyi haberi bekleyen annesi Canan Yılmaz'ın beyin kanaması geçirerek yoğun bakıma kaldırıldığı öğrenildi. Anne Yılmaz'ın yoğun bakımda oğlunu sayıklayarak, "Oğlum bulundu mu" diye sorduğu belirtildi.






Edinilen bilgilere göre, Kocaeli'nin Gebze ilçesinde yaşayan Mehmet Yılmaz, tatil için annesinin memleketi Nevşehir'in Acıgöl ilçesine geldi. Bir süre anneannesinin yanında kalan 18 yaşındaki genç, 6 gün önce kaldığı evden ayrıldı. O günden bu yana kendisinden haber alınamaması üzerine ailesi durumu polis ve jandarma ekiplerine bildirdi. İhbar üzerine ekipler tarafından bölgede arama çalışması başlatıldı. Ancak aradan geçen 6 güne rağmen gençten henüz bir haber alınamadı.

Anne beyin kanaması geçirdi

Oğlundan günlerdir haber alamamanın büyük üzüntüsünü yaşayan Canan Yılmaz'ın beyin kanaması geçirdiği ve hastanede yoğun bakım ünitesinde tedavi altına alındığı öğrenildi. Yoğun bakımda tedavisi süren anne Yılmaz, zaman zaman oğlunu sayıklayarak "Oğlum bulundu mu" diye sordu. Annenin oğlundan gelecek güzel haberi beklediği öğrenilirken, ailenin yaşadığı endişe ve üzüntü her geçen gün artıyor.








Dede de torunundan gelecek haberi bekliyor

Mehmet Yılmaz'ın yanında kaldığı dedesi ve ailesi de 18 yaşındaki gençten gelecek haberi bekliyor. Torununun kaybolmasının ardından büyük üzüntü yaşayan dede Ahmet Dinç de Mehmet'in bir an önce bulunmasını istedi. Dede; torununun herhangi bir kötü olay yaşamasından endişe ettiklerini belirterek, ekiplerin çalışmalarının sonuç vermesini ve Mehmet'ten gelecek güzel haberi beklediklerini ifade etti.








"Oğlumun bir an önce bulunmasını istiyorum"

Anne Canan Yılmaz, daha önce yaptığı açıklamada oğlunun telefonunu elinden aldığı için evden ayrılmış olabileceğini düşündüklerini belirterek, "Normalde Kocaeli Gebze'de yaşıyoruz. Buraya anneannesinin yanına tatile gelmişti. Telefonunu elinden aldığım için evden çıkıp gitmiş. Emniyete ve jandarmaya haber verdik, hastaneleri aradık ama şu ana kadar henüz bir bilgi gelmedi. Hiçbir yerden haber çıkmadı" demişti.

Oğlunun Acıgöl'de herhangi bir tanıdığının bulunmadığını ifade eden Yılmaz, "Babası Niğdeli. Niğde'deki akrabalarımıza da haber verdik. Şu ana kadar oraya da gitmemiş. Bilgisayar oyunları oynuyordu ama hangi oyunları oynadığını biliyorum. Oğlumun bir an önce bulunmasını istiyorum" ifadelerini kullanmıştı.








Son görüntüsü güvenlik kamerasında

Mehmet Yılmaz'ın kaldığı evden ayrıldıktan sonraki son görüntüsü, Acıgöl ilçesindeki bir iş yerinin güvenlik kamerasına yansımıştı. Görüntülerde yürüyerek ilerlediği görülen gençten daha sonra herhangi bir haber alınamadı.

Aile, Mehmet Yılmaz'ı bulabilmek için evin çevresinde ve ilçedeki metruk binalarda kendi imkanlarıyla da arama yaptı. Polis ve jandarma ekiplerinin Yılmaz'ı bulmak için başlattığı arama çalışmaları 6'ncı günde de devam ediyor.

Aile, Mehmet Yılmaz'ı gören veya nerede olduğunu bilenlerin en yakın güvenlik birimine bilgi vermesini istedi.

Tarsus-Kazanlı sahilinde plastik kirliliği

Mersin'in Kazanlı ile Tarsus ilçesi arasındaki sahil şeridinde görülen yoğun plastik ve naylon parçaları, ciddi bir çevre kirliliğini gözler önüne serdi

22.08.2026 16:38:00 / Güncelleme: 22.08.2026 16:41:44
İHA
 
Tarsus-Kazanlı sahilinde plastik kirliliği
Tarsus-Kazanlı sahilinde plastik kirliliği
Sosyal medyada 'leo_sano' olarak tanınan Levent Sancak, balık avında karşılaştığı manzaraya tepki gösterdi. Görüntülerde kıyı şeridinin çok sayıda küçük plastik parçasıyla kaplandığı görülürken Sancak, kirliliğin sahil boyunca devam ettiğini belirtti.






Sancak, benzer plastik parçalarını daha önce Adanalıoğlu sahilinde denize ulaşan bazı derelerde de gördüğünü, söz konusu parçaların bu noktalardan denize taşındığına şahit olduğunu ifade etti.

Kirliliğin kaynağının mutlaka araştırılması gerektiğini vurgulayan Sancak, plastik parçalarının sanayi bölgesinden veya başka bir noktadan geliyor olabileceği ihtimalinin yetkili kurumlar tarafından incelenmesini istedi.

Karşılaştığı manzaraya "Facia!" sözleriyle tepki gösteren Levent Sancak, "Bütün sahil plastik parçalarıyla dolu. Burada yüzdüğünüzü düşünün. Balıklara zarar, insanlara zarar, kuşlara zarar Buna ne yapmak lazım, kime şikayet etmek lazım'" diyerek yetkililere çağrıda bulundu.








Bölgedeki plastik kirliliğinin nereden ve nasıl kaynaklandığının tespit edilmesi, derelerden veya farklı noktalardan denize atık taşınıp taşınmadığının araştırılması ve sahil şeridinde gerekli temizlik çalışmalarının başlatılması bekleniyor.

Özellikle kirliliğin kaynağının belirlenerek denize plastik atık ulaşmasının önüne geçilmesi, hem insan sağlığı hem de deniz canlıları ve kıyı ekosisteminin korunması açısından büyük önem taşıyor.

Naylon ve plastik parçaları yalnızca sahilleri değil; denizleri, canlı yaşamını ve geleceği tehdit ediyor.

Ankara'da acı olay!

Ankara'da köpekten kaçarken yere düşüp kafasını vuran 15 yaşındaki çocuk hayatını kaybetti

21.08.2026 16:00:00
İhlas Haber Ajansı
 
Ankara'da acı olay!
Ankara'da acı olay!
Ankara'nın Yenimahalle ilçesinde köpekten kaçarken yere düşüp kafasını vuran 15 yaşındaki çocuk hayatını kaybetti.






Olay, Ankara'nın Yenimahalle ilçesinde bulunan İvedik Organize Sanayi Bölgesi'ndeki bir iş yerinde meydana geldi. Elektromekanik isimli firmada çalışan 15 yaşındaki Berat Yücel, malzeme almak için gittiği sırada bir Alman Kurdu cinsi köpeğin üzerine doğru koşmasıyla panikledi. Köpekten uzaklaşmaya çalışan Yücel, bir süre sonra fenalaşarak yere düştü ve kafasını yere çarptı. Çevredekilerin ihbarı üzerine olay yerine sağlık ekipleri sevk edildi. Bilinci kapalı halde bulunan Yücel, ambulansla hastaneye kaldırıldı. Yücel, doktorların tüm müdahalelerine rağmen hayatını kaybetti. Köpeğin, Yücel'e saldırı anı çevredeki bir fabrikanın güvenlik kamerasına yansıdı.







Köpeğin sahibi adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı

Olayın ardından Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma başlatıldı. Köpeğin sahibi Ü.Y. gözaltına alınırken, Alman Kurdu cinsi köpek ise Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü'ne teslim edildi. Şüpheli hakkında "taksirle öldürme" ve "hayvanı tehlike oluşturacak şekilde serbest bırakma" suçlarından işlem başlatıldığı öğrenildi. Yücel'in ölümüne ilişkin gözaltına alınan köpeğin sahibi Ü.Y.'nin, yapılan işlemlerin ardından adli kontrol şartıyla serbest bırakıldığı belirtildi.







Olayın yaşandığı yerde otomobil tamirciliği yapan Cihat Öztürk, bu köpeği gören tüm çocukların korktuğunu belirterek, "Köpek, gördüğü her kişiye koşup gidiyordu zaten. Herkese koşan bir köpekti. Çocukların hepsi bunu gördüğü zaman kaçıyor. Benim de 18 yaşında bir çocuğum var. Köpek gördüğü zaman kaçabildiği kadar kaçıyor. Çok üzüldük" dedi.

Aydın-Muğla kara yolunda can pazarı

Aydın-Muğla kara yolunda sabah saatlerinde peş peşe meydana gelen 2 ayrı trafik kazası nedeniyle kara yolunda adeta can pazarı yaşandı

21.08.2026 13:55:00
İhlas Haber Ajansı
 
Aydın-Muğla kara yolunda can pazarı
Aydın-Muğla kara yolunda can pazarı
Aydın-Muğla kara yolunda bugün sabah saatlerinde peş peşe meydana gelen 2 ayrı trafik kazası nedeniyle kara yolunda adeta can pazarı yaşandı. Sabah saatlerinde Kırsal Savrandere Mahallesi yakınlarında meydana gelen kaza nedeniyle tıkanan yolda duran bir tırın altına giren otomobil sürücüsü ile yolcu olarak araçta bulunan kızı ağır yaralandı.






Kaza, sabah saatlerinde Muğla-Aydın kara yolu Hallaçlar köyü ile Savrandere köyü arasında meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Çine istikametinden Aydın istikametine seyir halinde olan 09 C 3896 plakalı dorseyi çeken Ahmet T. yönetimindeki 09 C 0670 plakalı tır, yaklaşık 3-4 kilometre önünde meydana gelen başka bir kaza nedeniyle yol tıkandığı için durdu. Bu sırada aynı istikamete seyir halinde olan Yüksel Can yönetimindeki 09 ASF 378 plakalı otomobil, önündeki tıra arkadan çarptı.







"Baba ve kızını kurtarmak için herkes seferber oldu"

Kaza sonrası otomobil sürücüsü Yüksel Can ile araçta yolcu olarak bulunan kızı Tuğçe Can, otomobilde sıkıştı. Kaza ihbarının ardından kazanın hemen birkaç kilometre ilerisinde başka bir kaza nedeniyle bulunan itfaiye ekipleri, ihbarla birlikte saniyeler içinde diğer kazaya yetişti. Bu sırada Çine 112 Acil Servis'te çalışıp mesailerini tamamlayarak Aydın'a dönmekte olan sağlık görevlileri de kazazede baba ve kızına ilk müdahale yaptı. Sıkıştıkları araçtan çıkarılan baba ve kızı olay yerinde yapılan ilk müdahalenin ardından ambulansla hastaneye kaldırıldı.








"Durumları ağır olan baba-kız birbirini sordu"

Kazadan sonra ilk olarak araçtan çıkarılan Tuğçe Can, kendi durumuna aldırış etmeden çevresindekilere babasının durumunu sordu. Aynı şekilde başından ağır yaralanan baba da kendi acısını unutup çevresindekilere kızının durumunu sordu. Adnan Menderes Üniversitesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi'ne kaldırılan baba ve kızın durumunun ağır olduğu öğrenildi.







Kaza ile ilgili inceleme başlatıldı.

Silahlı tribün çetelerine ağır darbe: "Tüm yöneticiler yakalandı"

İzmir'de, 19 Eylül 2025 tarihinde Emircan Övüç'ün hayatını kaybettiği kanlı çatışmanın perde arkasındaki silahlı suç örgütlerine yönelik 4 ilde eş zamanlı dev bir operasyon düzenlendi. Göztepe'nin 'Yalı' ve 'Forza' isimli taraftar grupları içerisine sızarak rant sağlayan, cinayet ve kurşunlama gibi pek çok suça karışan 59 şüpheliye yönelik soruşturmada 28 kişi gözaltına alındı. Adalet Bakanı Akın Gürlek'in de duyurduğu şafak baskınlarında örgüt yöneticilerinin tamamı yakalanırken, evlerden adeta cephanelik ve samuray kılıcı çıktı

21.08.2026 12:46:00
İHA
 
Silahlı tribün çetelerine ağır darbe: "Tüm yöneticiler yakalandı"
Silahlı tribün çetelerine ağır darbe: "Tüm yöneticiler yakalandı"
İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde İzmir Emniyet Müdürlüğü Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, kentte faaliyet gösteren spor kulüplerinden Göztepe'nin 'Yalı' ve 'Forza' adlı taraftar grupları içine gizlenen silahlı suç örgütlerine ağır bir darbe indirdi. Yaklaşık iki yıl süren teknik ve fiziki takip sonucunda, bu iki grubun taraftarlık maskesi altında kendi üyelerine haksız rant sağlamak, karşı gruba üstünlük kurmak ve intikam almak amacıyla adeta birer silahlı suç örgütüne dönüştükleri belirlendi. Soruşturma kapsamında, 19 Eylül 2025 tarihinde Göztepe-Beşiktaş maçının ardından Paten Parkı mevkiinde Yalı grubu üyesi Emircan Övüç'ün Forza grubu üyeleri tarafından öldürülmesi başta olmak üzere; iş yeri kurşunlama, silahlı tehdit, adam kaçırma ve bıçaklı yaralama gibi zincirleme suçlar bütüncül olarak incelendi.






Adalet Bakanı Gürlek duyurdu; tüm yöneticiler yakalandı

Geniş çaplı soruşturma çerçevesinde, Adalet Bakanı Akın Gürlek'in de sosyal medya hesabından detaylarını paylaştığı 21 Ağustos 2026 tarihli eş zamanlı operasyon için düğmeye basıldı. İzmir merkezli olmak üzere Kocaeli, Konya ve Muğla illerinde belirlenen 39 adrese şafak vakti girildi. Haklarında gözaltı kararı bulunan ve aralarında örgüt yöneticilerinin de yer aldığı 32 aktif üyeden 28'i kıskıvrak yakalanarak gözaltına alındı. Operasyon kapsamında her iki örgütün tüm yöneticileri ele geçirilirken, 4 firari şahsı arama çalışmalarının sürdüğü bildirildi. Dosya kapsamında toplam şüpheli sayısının 59 olduğu ve bu kişilerden 27'sinin halihazırda cezaevinde bulunduğu öğrenildi.








Ele geçirilen suç aletleri ve suç bilançosu

Şüphelilerin adreslerinde yapılan aramalarda 1 adet ruhsatsız tabanca, 1 pompalı tüfek ve havalı/kurusıkı tabancalar, 1 adet uzun namlu şarjörü ve çok sayıda çeşitli ebatlarda mühimmat, 1 samuray kılıcı, 1 rambo bıçağı ve beyzbol sopası ile bir miktar uyuşturucu nitelikli hap ele geçirildi. Eylemler arasında; bir kişinin öldürülmesi, çok sayıda silahlı yaralama, hürriyetten yoksun kılma ve iş yeri kurşunlama bulunuyor.








Göztepe Spor Kulübü ile bağlantısı yok

Soruşturmayı titizlikle yürüten adli makamlar ve emniyet güçleri, operasyonun tamamen bireysel suçlara ve örgütlenmelere yönelik olduğunu; Göztepe Spor Kulübü yöneticilerinden ve çalışanlarından hiçbir ismin olaylarla bağlantısının bulunmadığını özellikle vurguladı.

Şüphelilerin emniyetteki işlemleri ve çok yönlü soruşturma devam ediyor.













Karaburun sahilde mühimmat yüklü olduğu değerlendirilen İHA bulundu

Karadeniz kıyısı Arnavutköy Karaburun sahilinde, mühimmat yüklü olabileceği değerlendirilen insansız hava aracı (İHA) bulundu. Sabah saatlerinde kıyıdaki vatandaşların fark ettiği İHA için Sahil Güvenlik ekiplerine haber verilirken, bölgeye SAS komandoları sevk edildi. Ekiplerin incelemesinin ardından İHA'nın bulunduğu yerde imha edileceği öğrenildi. Sahilde bulunan İHA drone kamerasıyla havadan görüntülendi

21.08.2026 12:36:00
İHA
 
Karaburun sahilde mühimmat yüklü olduğu değerlendirilen İHA bulundu
Karaburun sahilde mühimmat yüklü olduğu değerlendirilen İHA bulundu
Olay, sabah saatlerinde Arnavutköy Karaburun sahilinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, kıyıda olta atan vatandaşlar sahilde daha önce görmedikleri bir cisim fark ederek bölgede görev yapan cankurtaranlara haber verdi. İhbar üzerine bölgeye gelen cankurtaran ekipleri, cismin insansız hava aracı olduğunu değerlendirerek Sahil Güvenlik ekiplerine bilgi verdi.

İhbarın ardından bölgeye gelen ekipler İHA üzerinde inceleme başlattı. İlk değerlendirmelerde İHA'nın patlayıcı taşıyor olabileceği ihtimali üzerinde durulurken, bölgeye SAS komandoları sevk edildi.






SAS komandoları yerinde imha edecek

Bölgeye ulaşan SAS komandoları, İHA üzerinde çalışma gerçekleştirdi. Yapılan incelemelerin ardından güvenlik tedbirleri kapsamında İHA'nın bulunduğu noktada yerinde imha edileceği öğrenildi. Öte yandan sahilde bulunan İHA drone kamerasıyla havadan görüntülendi. Görüntülerde İHA'nın gövdesi ve geniş kanat yapısı dikkat çekti.








"Kanat açıklığı çok büyük, ilk defa böyle bir şey gördüm"

İHA'nın bulunmasının ardından bölgeye gelen cankurtaran şefi Muhammet Can Çoban, "Sabah vatandaşın ihbarı üzerine olay yerine geldiğimizde değişik bir manzarayla karşılaştık. Böyle şeyleri sürekli televizyonlarda görüyorduk. Burada görünce biz de şaşırdık. Sabah olta atan vatandaşlar görüyor ve bize ihbarda bulunuyor. Biz de nerede olduğunu tespit ettikten sonra Sahil Güvenlik ekiplerine bilgi verdik. Onlar da şu anda olay yerinde incelemelerini yapıyorlar" dedi.

Bulunan cismin daha önce bölgede karşılaştıkları cisimlerden farklı olduğunu belirten Çoban, "Bu, geçtiğimiz günlerde bulunandan çok farklı ve kanat açıklığı çok büyük. İlk defa böyle bir şey gördüm. Balıkçılıkla uğraşan arkadaşlarımız, denizde ve kıyıda gezen vatandaşlarımız var. Böyle şeylerle karşılaşmak bizi üzüyor, korkutuyor. Önünde soba borusu gibi bir şey vardı ama içerisinde bomba var mı yok mu bilmiyoruz" ifadelerini kullandı.








Karadeniz kıyısında peş peşe şüpheli cisimler

Karaburun ve çevresindeki Karadeniz kıyılarında geçtiğimiz günlerde de mühimmat ve savaş kalıntısı olduğu değerlendirilen çeşitli cisimler görülmüştü. Son olarak sahile ulaşan İHA'nın menşei, nasıl bölgeye ulaştığı ve taşıdığı sistemlerin yapılacak teknik incelemeler sonucunda kesinlik kazanması bekleniyor.

Bolu'da elektrik direğinden yangın çıktı: 8 dekar alan zarar gördü

Bolu'nun Dörtdivan ilçesinde, elektrik direğinden kaynaklandığı değerlendirilen ot yangınında yaklaşık 8 dekar arazi zarar gördü

21.08.2026 12:30:00
İHA
 
Bolu'da elektrik direğinden yangın çıktı: 8 dekar alan zarar gördü
Bolu'da elektrik direğinden yangın çıktı: 8 dekar alan zarar gördü
Yangın, Dörtdivan ilçesine bağlı Çavuşlar Mahallesi Belen mevkiinde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, elektrik direğinden kaynaklandığı değerlendirilen yangında kuru otların tutuşmasıyla alevler kısa sürede çevreye yayıldı.






Bölgeden yükselen alev ve dumanları görenlerin ihbarı üzerine olay yerine itfaiye ile Orman İşletme Müdürlüğü ekipleri sevk edildi. Kısa sürede bölgeye ulaşan ekipler, yangının çevredeki alanlara sıçramaması için çalışma başlattı. 






Ekiplerin müdahalesiyle alevler kontrol altına alınarak söndürüldü. Yangında yaklaşık 8 dekar otluk arazi zarar gördü. 






Bölgede soğutma çalışması yapılırken yangının kesin çıkış nedeninin belirlenmesi için inceleme başlatıldı.






logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.