Online uygulamalar yeme-içme sektörünü krize soktu
Yeme-içme sektörünün kârlılık seviyesi birkaç yıl öncesine kıyasla belirgin biçimde geriledi. Restoranların kâr marjlarını hayatta kalma sınırına çeken krizin temelinde ise yabancı şirketlerin elinde olan Trendyol, Yemek Sepeti gibi pazaryerleri, yine yabancı şirketlerin elinde olan yemek kartları ve bankalar tarafından uygulanan yüksek komisyon oranları ile uzun ödeme vadeleri yer alıyor. Yabancılar Türkiye'de cirit atarken, Türk şirketi Getir, Avrupa'dan kapı dışarı edilmişti!
06.01.2026 00:10:00 / Güncelleme: 06.01.2026 00:12:30
AHMET TURAN YİĞİT
AHMET TURAN YİĞİT





Yeme-içme sektörünün kârlılık seviyesi birkaç yıl öncesine kıyasla belirgin biçimde geriledi. Restoranların kâr marjlarını hayatta kalma sınırına çeken krizin temelinde; yabancı şirketlerin elinde olan Trendyol, Yemek Sepeti gibi pazaryerleri, yine yabancı şirketlerin elinde olan yemek kartları ve bankalar tarafından uygulanan yüksek komisyon oranları ile uzun ödeme vadeleri yer alıyor
Kapatan kapatana...
Yeme-içme sektöründe kâr marjları son yıllarda hızla erirken, yeni kurulan işletmeler maliyet baskısı nedeniyle birkaç ayda kepenk indiriyor. Sektörde kurulan her 10 işletmeden 4'ü henüz ilk 6 ayını dolduramadan kepenk indiriyor. Bu çarpıcı tablonun arkasındaki temel neden ise artan maliyetlerin hızla erittiği kâr marjları. Sektörün kârlılık seviyesi birkaç yıl öncesine kıyasla belirgin biçimde geriledi; birçok işletmede marjlar düşük seviyelere sıkıştı.
Kaymağı yabancı şirketleri yiyor
Restoranların kâr marjlarını hayatta kalma sınırına çeken krizin temelinde; pazaryerleri, yemek kartları ve bankalar tarafından uygulanan yüksek komisyon oranları ile uzun ödeme vadeleri yer alıyor. Sektöre yön veren Trendyol Çinlilerin, Yemek Sepeti ise Almanların elinde... Çalışanlar, yemeği sipariş verenler Türkler ama parayı kazanan yabancılar... Komisyon oranları ve tahsilat vadeleri, çalışılan kanal ve sözleşme koşullarına göre değişiklik gösterebiliyor. Sektördeki işletmeler, satışlarının yüzde 45'ine kadar varabilen bir kısmını komisyon olarak öderken; tahsilatları için ise 10 ile 45 günü bulan süreler beklemek zorunda kalıyor. Türkiye'de yeme-içme sektörünü kıskacına alan bu maliyet sarmalı, sadece işletme sahiplerini değil, doğrudan tüketiciyi de etkiliyor. Sürekli artan menü fiyatlarının ardında, gıda enflasyonu kadar aracı enflasyonu da bulunuyor. İşletmeler, yüksek komisyon yükünü karşılayabilmek için bu maliyeti menülere yansıtıyor. Bugün tüketiciler restoranda ödediği hesabın önemli bir kısmını tabağındaki yemeğin kalitesine veya hizmete değil, yemeği kendisine ulaştıran sisteme ve aracılara ödemiş oluyor. Hem işletmelerin hem de tüketicilerin memnun olmadığı bu yapı, sektöre giren yeni oyuncuların kepenk indirmesindeki en önemli faktörlerden biri olarak öne çıkıyor.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.





























































































