logo
23 TEMMUZ 2026

ÖSYM'den Dikey Geçiş Sınavı'na giren adaylara uyarı

Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) Başkanlığı, 2026 Dikey Geçiş Sınavı'na (2026-DGS) giren adaylara, değerlendirme ve yerleştirme işlemlerinde kullanılmasını istedikleri eğitim bilgilerini kontrol etmeleri ve bu eğitim bilgilerini seçerek 31 Temmuz'a kadar onaylamaları gerektiği uyarısında bulundu

23.07.2026 12:40:00
Haber Merkezi
 
ÖSYM'den Dikey Geçiş Sınavı'na giren adaylara uyarı
ÖSYM'den Dikey Geçiş Sınavı'na giren adaylara uyarı
Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) Başkanlığı, 2026 Dikey Geçiş Sınavı'na (2026-DGS) giren adaylara, değerlendirme ve yerleştirme işlemlerinde kullanılmasını istedikleri eğitim bilgilerini kontrol etmeleri ve bu eğitim bilgilerini seçerek 31 Temmuz'a kadar onaylamaları gerektiği uyarısında bulundu.

ÖSYM'nin internet sitesindeki duyuruda, DGS değerlendirme işlemlerinde, adayların ön lisans seviyesindeki eğitim bilgilerinin kullanıldığı belirtilerek, "2026-DGS'ye başvuran adayların 23-31 Temmuz 2026 arasında Aday İşlemleri Sistemi'nde (AİS) bulunan 'https://ais.osym.gov.tr/DGS/2026/1/BasvuruEgitimGuncelle' adresinden, değerlendirme ve yerleştirme işlemlerinde kullanılmasını istedikleri eğitim bilgilerini kontrol etmeleri ve bu eğitim bilgilerini seçerek 31 Temmuz 2026 saat 23.59'a kadar onaylamaları gerekmektedir" ifadelerine yer verildi.

Duyuruda, eğitim bilgilerinde eksiklik veya hata olduğunu düşünen adayların, mezun oldukları ya da olacakları yükseköğretim kurumlarıyla görüşerek eğitim bilgilerini 31 Temmuz'a kadar YÖKSİS üzerinden düzelttirmeleri ve bu bilgileri onaylamaları gerektiği bildirildi.

Eğitim bilgisi YÖKSİS'e eklenemeyecek durumdaki adayların ise eğitim bilgilerini Kamu Kurumları İşletim Sistemi (KKİS) üzerinden okullarına işlettirmelerinin ardından "https://ais.osym.gov.tr/DGS/2026/1/BasvuruEgitimGuncelle" adresinden bu eğitim bilgilerini seçerek 31 Temmuz'a kadar onaylamaları gerektiği vurgulanan duyuruda, şunlar kaydedildi:

"Adayların bireysel olarak veya yükseköğretim kurumlarının doğrudan merkezimize yapacakları değişiklik veya düzeltme talepleri kabul edilmeyecektir. Eğitim bilgisi kontrol, seçme ve onaylama işlemleri 31 Temmuz 2026 saat 23.59'a kadar sona erecek olup, adayların bu tarihler arasında yapmış olduğu son seçim dikkate alınacak ve bu eğitim bilgisine göre değerlendirme işlemleri yapılacaktır.

2026-DGS'ye başvuran tüm adayların eğitim bilgisi seçme işlemini gerçekleştirmesi gerekmektedir. Eğitim bilgisi kontrol, seçme ve onaylama işlemleri 31 Temmuz 2026 saat 23.59'da sona erecek olup, bu tarihler arasında yapılan son seçim önem arz etmektedir. ÖBP'ye ilişkin işlemlerin yapıldığı tarihte adayın aktif olan tek bir eğitim bilgisi varsa, bu eğitim bilgisi kullanılacaktır. Bu tarihte adayın birden fazla eğitim bilgisi varsa başvuruda seçmiş olduğu eğitim bilgisi, bu eğitim bilgileri arasında ise adayın bu eğitim bilgisi kullanılacaktır (Onay işlemi yapan veya yapmayan tüm adaylar için başvuruda kullanılan eğitim bilgisinin son eğitim bilgileri arasında olup olmadığının anlaşılmasında, ön lisans alan bilgisi, okul kodu kullanılacaktır.) Adayın başvuruda kullandığı eğitim bilgisi bu tarihte aktif eğitim bilgileri arasında bulunmuyor ise adayın en son mezun olduğu eğitim bilgisi kullanılacaktır."

Aziz İhsan Aktaş davasının 55. duruşması başladı

Aziz İhsan Aktaş davasına ilişkin 6'sı görevinden uzaklaştırılan 7 belediye başkanının da aralarında bulunduğu, 7'si tutuklu 200 sanığın yargılandığı davanın 55. duruşması başladı.

 

23.07.2026 11:43:00
Anadolu Ajansı
 
Aziz İhsan Aktaş davasının 55. duruşması başladı
Aziz İhsan Aktaş davasının 55. duruşması başladı

İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesince Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu karşısındaki salonda yapılan duruşmaya, 2'si tutuklu 5 sanık katıldı. Bir kısım tutuksuz sanıklar ve avukatları da farklı şehirlerden Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile duruşmaya bağlandı.

Bazı sanık avukatları da duruşmada hazır bulundu.

Duruşma, sanık ve avukatlarının esas hakkındaki mütalaaya ilişkin beyanlarının alınmasıyla sürüyor.

İddianameden

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan 579 sayfalık iddianamede, Beşiktaş Belediyesi, Avcılar Belediyesi, Esenyurt Belediyesi, İstanbul ASFALT Fabrikaları San. ve Tic. AŞ ile İstanbul Elektrik Tramvay ve Tünel İşletmeleri Genel Müdürlüğü "suçtan zarar gören" 19 kişi "mağdur", 200 kişi ise "sanık" olarak yer alıyor.

İddianamede, sanıklardan Aziz İhsan Aktaş'ın "suç işlemek amacıyla örgüt kurma", 42 farklı fiilden "ihaleye fesat karıştırma", 4 farklı fiilden "edimin ifasına fesat karıştırma", 5 farklı fiilden "resmi belgede sahtecilik", 21 farklı fiilden "özel belgede sahtecilik", "kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık", 10 farklı fiilden "rüşvet verme", "suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama" ve "gerçeğe aykırı fatura düzenleme" suçlarından 187 yıldan 450 yıla kadar hapisle cezalandırılması ve suçtan sağladığı mal varlıklarının müsadere edilmesi isteniyor.

Tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara'nın 2 farklı fiilden "ihaleye fesat karıştırma" ve "rüşvet alma" suçlarından 5 yıldan 15 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edilen iddianamede, görevinden uzaklaştırılan Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer'in 2 farklı fiilden "ihaleye fesat karıştırma" ve 2 farklı fiilden "özel belgede sahtecilik" suçlarından 3 yıldan 9 yıla kadar hapisle cezalandırılması iddianamede öngörülüyor.

İddianamede, görevlerinden uzaklaştırılan Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin, Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar, Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar ile hakkındaki adli kontrolün kaldırılmasının ardından görevine iade edilen Adıyaman Belediye Başkanı Abdurrahman Tutdere'nin "rüşvet alma" suçundan 4 yıldan 12'şer yıla kadar hapisle cezalandırılması talebinde bulunuluyor.

Ayrıca iddianamede, tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat'ın "suç örgütüne üye olma", 26 farklı fiilden "ihaleye fesat karıştırma", 3 farklı fiilden "resmi belgede sahtecilik", 19 farklı fiilden "özel belgede sahtecilik", "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", 4 farklı fiilden "rüşvet alma", "suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama" ve "haksız mal edinme" suçlarından 133 yıldan 337 yıla kadar hapisle cezalandırılması ve suçtan elde ettiği mal varlıklarının müsadere edilmesi isteniyor.

Mütalaadan

Cumhuriyet savcısının 14 Mayıs'ta mahkeme heyetine sunduğu mütalaada ise tutuksuz sanık Aziz İhsan Aktaş'ın "suç işlemek amacıyla örgüt kurma", 29 kez "ihaleye fesat karıştırma", 19 kez "özel belgede sahtecilik", 4 kez "resmi belgede sahtecilik", 3 kez "rüşvet" ve 3 kez "edimin ifasına fesat karıştırmak" suçlarından toplam 103 yıldan 280 yıla kadar hapsi talep ediliyor.

Mütalaada, tutuksuz sanık Baki Nugay'ın "suç işlemek amacıyla örgüt kurma", 30 kez "ihaleye fesat karıştırma", 19 kez "özel belgede sahtecilik", 4 kez "resmi belgede sahtecilik", 7 kez "rüşvet", 3 kez "edimin ifasına fesat karıştırmak" ve "suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama" suçlarından toplam 119 yıldan 328 yıla kadar hapsi isteniyor.

Aziz İhsan Aktaş ve Baki Nugay'ın soruşturma aşamasında yakalanarak tutuklandıktan sonra dosyaya konu örgüt faaliyeti çerçevesinde gerçekleşen rüşvet eylemleri hakkında savcılığa verdikleri bilgiler nedeniyle haklarında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması talep ediliyor.

Tutuklu sanık Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat'ın 30 kez "ihaleye fesat karıştırma", 17 kez "özel belgede sahtecilik", 2 kez "resmi belgede sahtecilik", 1 kez "nitelikli dolandırıcılık", 2 kez "rüşvet", "suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama" ve "haksız mal edinme, mal kaçırma veya gizleme" suçlarından toplam 86 yıldan 234 yıla kadar hapsi istenen mütalaada, tutuksuz sanık Beşiktaş Belediye Başkan Yardımcısı Ali Rıza Yılmaz'ın 21 kez "ihaleye fesat karıştırma", 17 kez "özel belgede sahtecilik", 2 kez "resmi belgede sahtecilik" ve "nitelikli dolandırıcılık" suçlarından toplam 64 yıl 6 aydan 179 yıla kadar hapsi öngörülüyor.

Tutuksuz sanık Beşiktaş Belediye Başkan Yardımcısı Alican Abacı hakkında mütalaada, "ihaleye fesat karıştırma", "özel belgede sahtecilik", "resmi belgede sahtecilik", "nitelikli dolandırıcılık" ve 3 kez "rüşvet" suçlarından toplam 21 yıl 6 aydan 75 yıla kadar hapis cezası isteniyor.

Mütalaada, adli kontrolün kaldırılmasının ardından görevine iade edilen Adıyaman Belediye Başkanı Abdurrahman Tutdere, görevlerinden uzaklaştırılan tutuksuz sanıklar Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar, Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar, görevinden uzaklaştırılan tutuklu sanık Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin ile eşi tutuklu sanık Celal Tekin'in "rüşvet" suçundan 4 yıldan 12'şer yıla kadar hapisle cezalandırılması talebinde bulunuluyor.

Esenyurt Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan tutuksuz sanık Ahmet Özer'in 2 kez "ihmal suretiyle görevi kötüye kullanma" suçundan 6 aydan 2 yıla kadar hapisle cezalandırılması istendiği mütalaada, tutuklanmasının ardından Avcılar Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan tutuklu sanık Utku Caner Çaykara'nın "ulaşım araçlarının hareketinin engellenmesi, kaçırılması veya alıkonulması" suçundan beraatiyle, "rüşvet" suçundan ise 4 yıldan 12 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor.

Toplam 26 sanık hakkında "örgüte üye olma" suçundan 2 yıldan 5'er yıla kadar hapis cezası talebinde bulunulan mütalaada, diğer sanıkların da farklı suçlardan değişen oranlarda hapisle cezalandırılması isteniyor. 

CHP'li başkan istifa etti: 'Bağımsız devam edeceğim'

Giresun'un Espiye Belediye Başkanı Erol Karadere, CHP içinde son dönemde yaşanan gelişmeler nedeniyle "demokratik zeminin ve sağlıklı istişare kültürünün yeterince korunamadığını" belirtti. Karadere, yeni bir demokratik zemin oluşuncaya kadar görevini bağımsız olarak sürdüreceğini duyurdu

23.07.2026 11:00:00
Haber Merkezi
 
CHP'li başkan istifa etti: 'Bağımsız devam edeceğim'
CHP'li başkan istifa etti: 'Bağımsız devam edeceğim'
Giresun'un Espiye Belediye Başkanı Erol Karadere, kamuoyuyla paylaştığı yazılı açıklamada, siyasi partilerin toplum ve memlekete daha iyi hizmet edebilmek adına proje ve hizmet yarışı içinde olması gerektiğini ifade etti. Farklı siyasi görüşlerin doğal olduğunu ancak ortak paydanın yaşanılan şehre ve insanlara hizmet etmek olduğunu vurgulayan Karadere, bu anlayış doğrultusunda CHP üyeliğinden ayrılma kararı aldığını bildirdi.

Karadere, açıklamasında şu ifadelere yer verdi: "Son dönemde Cumhuriyet Halk Partisi'nde yaşanan gelişmeler nedeniyle demokratik zeminin ve sağlıklı istişare kültürünün yeterince korunamadığını üzülerek gözlemlemekteyim.

Benim anlayışıma göre siyasi partiler; toplumumuza, memleketimize ve milletimize daha iyi hizmet edebilmek adına proje ve hizmet yarışı içerisinde olması gereken yapılardır. Farklı siyasi görüşler olabilir; ancak hepimizin ortak paydası yaşadığımız şehre ve insanımıza hizmet etmektir. İşte bu ortak payda, siyasetin üzerinde tutulması gereken en önemli değerdir.

Bu anlayış ve Espiye'mize hizmet etme sorumluluğunun gereği olarak, Cumhuriyet Halk Partisi üyeliğimden istifa ederek, yeni bir demokratik zemin oluşana dek görevime bağımsız Espiye Belediye Başkanı olarak devam etme kararı aldığımı kamuoyunun bilgisine saygıyla sunuyorum.

Espiye Belediye Başkanı olarak görevimi ortak istişare, adalet ve herkes için hizmet anlayışıyla yürütmeye devam edeceğim. Bu yeni dönemde de eskiden olduğu gibi kapımız herkese açık olacak. Espiye'miz için söyleyecek sözü, üretecek fikri ve katkısı olan herkesle bir araya gelmeye, istişare etmeye ve ortak akılla hareket etmeye devam edeceğiz. Çünkü bizim için asıl olan siyasi kimlikler değil; Espiye'mizin geleceği ve hemşehrilerimize en iyi hizmeti sunmaktır.

Bu vesileyle, bugüne kadar birlikte çalışma imkânı bulduğum Cumhuriyet Halk Partisi teşkilatına, yol arkadaşlarıma ve desteklerini esirgemeyen tüm hemşehrilerime teşekkür ediyorum. Bundan sonraki süreçte de hiçbir ayrım gözetmeden, birlik ve beraberlik içerisinde, tek gayemiz olan Espiye'mize hizmet etmek için hep birlikte var gücümüzle çalışmaya devam edeceğiz."

YÖK ve üniversitelere atama kararları Resmi Gazete'de

Yükseköğretim Kurulu (YÖK) üyelikleri ve bazı üniversite rektörlüklerine ilişkin atama kararları Resmi Gazete'de yayımlandı

23.07.2026 05:10:00
AA
 
YÖK ve üniversitelere atama kararları Resmi Gazete'de
YÖK ve üniversitelere atama kararları Resmi Gazete'de

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın imzasıyla yayımlanan kararlara göre, YÖK üyeliklerine, Prof. Dr. Kemal Şenocak ve Prof. Dr. İlhan İlkılıç atandı.

Ayrıca, Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri Hakkı Susmaz ve Prof. Dr. Mürteza Bedir de YÖK üyeliğine seçildi.

8 üniversiteye rektör ataması

Atama kararlarına göre, Ankara Müzik ve Güzel Sanatlar Üniversitesi Rektörlüğü'ne Prof. Dr. Gülçin Yahya Kaçar, Hasan Kalyoncu Üniversitesi Rektörlüğü'ne Prof. Dr. Gül Rengin Küçükerdoğan, İstanbul Gedik Üniversitesi Rektörlüğü'ne Prof. Dr. Feriha Erfan Kuyumcu, İstanbul Topkapı Üniversitesi Rektörlüğü'ne Prof. Dr. Emre Alkin, Mudanya Üniversitesi Rektörlüğü'ne Prof. Dr. Ahmet Kesik, Sanko Üniversitesi Rektörlüğü'ne Prof. Dr. Güner Dağlı, Türk-Alman Üniversitesi Rektörlüğü'ne Prof. Dr. Cemal Yıldız ve Yalova Üniversitesi Rektörlüğü'ne Prof. Dr. Mehmet Bahçekapılı getirildi.

 

‘Bilseydim asla katılmazdım!’

Ahbap soruşturması kapsamında ifadesine başvurulan sunucu Ece Üner, "Haluk Levent'in toplanan yardım paralarını bu şekilde kullanacağını bilseydim en başından böyle bir açıklamada veya yayında bulunmazdım. Haluk Levent'in eylemlerini lanetliyorum" dedi

22.07.2026 22:40:00
İhlas Haber Ajansı
 
‘Bilseydim asla katılmazdım!’
‘Bilseydim asla katılmazdım!’
Ahbap soruşturması kapsamında ifadesine başvurulan sunucu Ece Üner, "Haluk Levent'in toplanan yardım paralarını bu şekilde kullanacağını bilseydim en başından böyle bir açıklamada veya yayında bulunmazdım. Haluk Levent'in eylemlerini lanetliyorum" dedi.

Ahbap soruşturması kapsamında sunucu Ece Üner'in verdiği ifade ortaya çıktı. Üner ifadesinde, "Haluk Levent adlı şahsı sanatçı kişiliğinin yanı sıra Ahbap Derneğinin yöneticisi olarak tanırım. Kendisiyle ilk defa ülkemizde yaşanan büyük deprem sonrası Oğuzhan Uğur tarafından düzenlenen Babala TV adlı Youtube kanalı yayınında gerçekleştirilen programda yüz yüze karşılaştık. O zamana kadar kendisiyle hiçbir şekilde yüz yüze veya telefonla görüşmüşlüğümüz yoktur.

Sonraki süreçte de aynı şekilde görüşmedik. Bu husus gerekli görülmesi halinde arama kayıtlarından da anlaşılacaktır. Bana sormuş olduğunuz Ahbap Derneğine yönelik eleştirilere karşılık olarak söylediğim ifadelerin yer aldığı canlı yayındaki ifadelerde kastettiğim husus Ahbap Derneğinin lehine yapılmış açıklamalar değildir. Ben o dönemde AFAD da bizim Ahbap da bizim şeklinde paylaşımda da bulunmuştum. Bu açıklamadaki amacım ülke olarak içinde bulunduğumuz durumda birlik ve beraberlik mesajı vermekti. Şahsen Ahbap Derneğine bir bağışta bulunmadım. Aynı şekilde gerekli görülmesi halinde banka hesap hareketlerim incelenebilir" dedi.



İfadesinin devamında Üner, "Geldiğimiz noktada ben de diğer insanlar gibi yapılan bağışların kaynağının sorgulanması konusunda yine aynı şekilde sosyal medya hesabımdan sürecin şeffaflıkla yürütülmesi gerektiği yönünde paylaşımlarda bulundum. Yine basından öğrendiğimiz kadarıyla eğer Haluk Levent tarafından yardım paralarının bu şekilde kullanılması sebebiyle ben de kendimi kandırılmış hissediyorum.

Haluk Levent'in toplanan yardım paralarını bu şekilde kullanacağını bilseydim en başından böyle bir açıklamada veya yayında bulunmazdım. İfademin başında da söylediğim gibi o dönemde Haluk Levent'e devlet büyükleri tarafından da çeşitli teşekkürlerde ve ödüllerde bulunulduğu için ben de o amaçla böyle bir açıklamada bulunmuştum. O dönemde böyle bir paylaşımda bulunduğum için pişmanım.

Ahbapla ilgili kendimi kandırılmış hissediyorum. Haluk Levent'in ifadesinde de gördüğümüz kadarıyla yaptığı savunmanın hiçbir geçerliliği bulunmamaktadır. Nitekim bu savunmasının ve yaptıklarının kamu vicdanına sığmadığını düşünüyorum. Bu yönde görüşlerimi belirten altı gün önce de bir tweet atmıştım. Orada da belirttiğim şekilde Haluk Levent'in eylemlerini lanetliyorum" dedi.

Ece Üner adliyede verdiği ifadesinin ardından ayrıldı.

Numan Kurtulmuş yol haritasını açıkladı

TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, siyasi partilerle gerçekleştirdiği kritik "çerçeve yasa" turunun ardından basın toplantısı düzenledi. Kurtulmuş, "Asla genel af ya da şahsa özel af olmayacak" diyerek kırmızı çizgileri çekti ve yasanın Meclis tatile girmeden önce yasalaşmasını ümit ettiklerini belirtti

22.07.2026 22:30:00
Haber Merkezi
 
Numan Kurtulmuş yol haritasını açıkladı
Numan Kurtulmuş yol haritasını açıkladı
Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanı Numan Kurtulmuş, iktidarın "Terörsüz Türkiye" hedefi kapsamında hazırlamayı planladığı "çerçeve yasa" öncesinde yürüttüğü liderler turunu tamamlayarak kameraların karşısına geçti.

İki gün boyunca MHP, DEM Parti, Yeni Yol Partisi, CHP, İYİ Parti ve AK Parti gruplarıyla yoğun bir diplomasi yürüten Kurtulmuş, yeni dönemin yol haritasına ilişkin hayati açıklamalarda bulundu.

"PKK'nın silah bırakmasıyla yeni bir dönem başladı"

Meclis'te gerçekleştirilen görüşmelerin son derece yapıcı ve nitelikli geçtiğini ifade eden TBMM Başkanı Kurtulmuş, Türkiye'nin yarım asırlık terör kamburundan kurtulması için tarihi bir eşikte olunduğunu belirtti.

Kurtulmuş, "PKK'nın silahları bırakması ile birlikte Türkiye açısından yeni bir süreç başlamıştır. Artık silahların tamamen geride bırakıldığı, demokrasinin ve sivil siyasetin tahkim edildiği bir döneme giriyoruz" dedi.

Kırmızı çizgiyi çekti: "Asla genel veya özel af olmayacak"

Kamuoyunda uzun süredir tartışılan ve spekülasyonlara neden olan 'af' iddialarına son noktayı koyan Kurtulmuş, düzenlemenin içeriğine dair net bir sınır çizdi. Meclis Başkanı, "Bu yasal düzenleme geniş bir ittifakla olsun istiyoruz. Ancak şunun altını kalın çizgilerle çizmek isterim: Bu çalışma asla bir genel af ya da şahsa özel bir af niteliğinde olmamalıdır, olmayacaktır" ifadelerini kullandı.

Düzenlemenin, terör örgütü üyelerinin silah bırakmasının ardından hukuki ve infaz şartlarını belirleyen müstakil ve geçici bir yasa olacağını kaydetti.

"Sorumluluk Meclis'teki partilerin üzerindedir"

Hazırlanacak yasal çerçevenin kapsayıcı ve kalıcı olması için tüm siyasi partilerin taşın altına elini koyması gerektiğini hatırlatan Numan Kurtulmuş, parlamentonun ortak iradesine vurgu yaptı. Görüşmelerde genel bir anlayış birliği müşahede ettiğini aktaran Kurtulmuş, şu sözlerle partilere çağrıda bulundu:

"Bu yasa konusundaki sorumluluk, doğrudan TBMM'de grubu bulunan ve temsil edilen tüm siyasi partilerin üzerindedir. Bütün partilerin katılımı ve katkısı ile bu sürecin yürütülmesi hayati önem taşıyor. Ortaya çıkacak metin, son derece nitelikli ve geleceğe yön veren bir çalışma olacak. Bu durum aynı zamanda Gazi Meclis'imizin demokratik gücünü ve kurumsal taşıyıcılığını tüm dünyaya bir kez daha gösterecektir."

Hedef Meclis tatile girmeden yasalaşması

Hükümetin ve parlamentonun takvimine ilişkin de bilgi veren Meclis Başkanı Kurtulmuş, zaman kaybetmeden adımların atılacağını sinyalini verdi.

Görüşmelerden elde edilen çıktıların hızlıca yasa taslağına dönüştürüleceğini belirten Kurtulmuş, "Ümit ve arzu ederiz ki, Meclis yaz tatiline girmeden evvel bu yasa genel kuruldan geçerek yasalaşmış olur. Böylece Türkiye için yepyeni ve temiz bir dönemin kapılarını ardına kadar açmış olacağız" diyerek konuşmasını sonlandı yardı.

Leyla Aydemir davasında gerekçeli karar

Ağrı'da kaybolduktan 18 gün sonra cansız bedeni bulunan 3 yaşındaki Leyla Aydemir'in ölümüne ilişkin davada amca Yusuf Aydemir'e verilen ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasının gerekçeli kararı açıklandı. Mahkeme, küçük Leyla'nın bir süre alıkonulduğu, öldürüldükten sonra ise dere kenarına bilinçli şekilde bırakıldığı kanaatine vardığını bildirdi

22.07.2026 19:20:00
İHA
 
Leyla Aydemir davasında gerekçeli karar
Leyla Aydemir davasında gerekçeli karar
Ağrı'da 2018 yılında kaybolduktan 18 gün sonra cansız bedeni bulunan 3 yaşındaki Leyla Aydemir'in ölümüne ilişkin davada amca Yusuf Aydemir'e verilen ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasının gerekçeli kararı açıklandı. Ağrı 1. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından hazırlanan gerekçeli kararda, 15 Haziran 2018'de Ramazan Bayramı dolayısıyla ailesiyle birlikte Bezirhane köyüne giden 3 yaşındaki Leyla Aydemir'in kaybolmasının ardından başlatılan arama çalışmalarına rağmen çocuğun 18 gün sonra köye yaklaşık 2 kilometre uzaklıktaki dere kenarında ölü bulunduğu hatırlatıldı.

Kararda, adli tıp raporlarında ölüm nedeninin kesin olarak belirlenemediği ancak Leyla'nın açlık veya susuzluktan ölmediği, uzun süre bakımsız kaldığını gösteren herhangi bir bulgunun da tespit edilemediği ifade edildi.

Kararda, yoğun arama faaliyetleri sırasında bulunamayan Leyla'nın, denetimlerin azalmasının ardından dere yatağında ortaya çıkmasının tesadüf olmadığı değerlendirildi.

Gerekçeli kararda, küçük kızın kaybolmadığı, rızası dışında belli bir süre alıkonulduğu, öldürüldükten sonra ise fail tarafından bulunma ihtimali yüksek bir noktaya bilinçli olarak bırakıldığı kanaatine yer verildi.

Mahkeme, olay tarihinde 3 yaşında olan Leyla'nın herhangi bir kişiyle husumet yaşamasının mümkün olmadığına işaret ederek, cinayetin anne ve babasıyla husumeti bulunan biri tarafından işlenmiş olabileceğini değerlendirdi.

Kararda ayrıca, Leyla'nın kaybolduğu tarihten cesedinin bulunduğu güne kadar geçen süreçte yakın akrabaların evlerinde arama yapılmadığı, çocuğun bu süre içinde köydeki akrabalardan birinin evinde saklanmış olabileceği kanaatine ulaşıldığı belirtildi.

Tanık anlatımları doğrultusunda suçun aile içinde işlendiğinin bilindiği, bu nedenle olay hakkında bilinçli şekilde konuşulmaktan kaçınıldığı değerlendirmesi de gerekçeli kararda yer aldı.

Mahkeme, Yusuf Aydemir'in kullandığı SIM karta bağlı mobil internetin 15 Haziran-2 Temmuz 2018 tarihleri arasında kapalı olduğunun, Leyla'nın cansız bedeninin bulunmasının ardından yeniden aktif hale getirildiğinin tespit edildiğini belirtti.

Sanığın, "telefonunu tamire verdiği ve bu nedenle internet kullanamadığı" yönündeki savunmasının ise dosyadaki görüntü kayıtlarıyla çeliştiği ifade edildi. Gerekçeli kararda, Yusuf Aydemir'in olay sonrasında akıllı telefon yerine tuşlu telefon kullanmaya başladığı ve bunun suçtan kurtulmaya yönelik bir davranış olduğu değerlendirmesine yer verildi.

Mahkeme, Yusuf Aydemir'in Leyla'yı ilk etapta yeri belirlenemeyen bir noktada sakladığını, kayıp olduğunun anlaşılmasının ardından ise evinde ve daha sonra serin bir bölümde gizlediğini değerlendirdi.

Kararda, sanığın yoğun arama çalışmaları nedeniyle zaman zaman aramalara katılmadığı, telefonunu kapatarak çocuğun bulunduğu yere gittiği, Leyla'nın bir süre sütle beslendiği, daha sonra ise adli tıp tarafından kesin zamanı belirlenemeyen bir tarihte öldürüldüğü kanaatine varıldığı aktarıldı.

Mahkeme, arama ve denetim faaliyetlerinin azalmasının ardından Yusuf Aydemir'in küçük kızın cansız bedenini traktörüyle köye yakın dere yatağına bıraktığını değerlendirdi.

Leyla Aydemir'in ölümüyle ilgili davada ilk yargılamada Yusuf Aydemir ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılmış, diğer sanıklar ise beraat etmişti. İstinaf mahkemesinin bozma kararının ardından yapılan yeniden yargılamada tüm sanıklar beraat etmiş, karar Yargıtay tarafından hukuka aykırı bulunarak bozulmuştu.

Yeniden görülen davada mahkeme, Yusuf Aydemir'i "çocuğa karşı kasten öldürme" suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan ise toplam 9 yıl hapis cezasına mahkum etti.

Tutuksuz yargılanan diğer sanıklar A.A, Y.A, B.D, H.D, M.A.A. ve M.A. hakkında ise suçların sabit olmadığı gerekçesiyle beraat kararı verildi.

Fethiye’deki yangın 4 saattir devam ediyor

Muğla'nın Fethiye ilçesindeki ormanlık alanda çıkan yangın, rüzgarın etkisiyle geniş bir alana yayılırken, ekiplerin havadan ve karadan müdahalesi devam ediyor.

22.07.2026 18:16:00
İhlas Haber Ajansı
 
Fethiye’deki yangın 4 saattir devam ediyor
Fethiye’deki yangın 4 saattir devam ediyor
Muğla'nın Fethiye ilçesindeki ormanlık alanda çıkan yangın, rüzgarın etkisiyle geniş bir alana yayılırken, ekiplerin havadan ve karadan müdahalesi devam ediyor.

Rüzgarın etkisi ile geniş bir alana yayılan yangın söndürme çalışmalarına 14 helikopter, 5 yangın söndürme uçağı, 21 arazöz, 9 su tankeri, 3 dozer ve 200 personel katılıyor

Muğla'nın Fethiye ilçesinde çıkan orman yangını yerleşim yerlerine yaklaşırken bir mahalle tedbir amaçlı tahliye ediliyor.

Fethiye'nin Göcek Mahallesi'nde çıkan orman yangını, şiddetli rüzgarın etkisiyle kısa sürede büyüyerek İnlice Mahallesi'ne kadar ulaştı. Alevlerin yerleşim yerlerini tehdit etmesi üzerine jandarma ekipleri, İnlice Mahallesi'nde tahliye çalışmalarına başladı.



Alevlerin İnlice Mahallesi'ndeki yerleşim yerlerini tehdit etmesi üzerine bölgede güvenlik önlemlerini artıran jandarma ekipleri, vatandaşların can güvenliğini sağlamak amacıyla mahallede tahliye çalışmalarını başlattı.

Yangına havadan ve karadan çok sayıda ekip müdahale ederken, ekiplerin alevlerin yerleşim alanlarına sıçramaması için havadan ve karadan yoğun çaba sarf ettiği öğrenildi.


Alican Uludağ serbest bırakıldı

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından sosyal medya paylaşımları nedeniyle hakkında başlatılan soruşturma kapsamında gözaltına alınan gazeteci Alican Uludağ, adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı

22.07.2026 18:11:00
İhlas Haber Ajansı
 
Alican Uludağ serbest bırakıldı
Alican Uludağ serbest bırakıldı
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından sosyal medya paylaşımları nedeniyle hakkında başlatılan soruşturma kapsamında gözaltına alınan gazeteci Alican Uludağ, adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Alican Uludağ'ın; sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımlar ile bazı kullanıcıların paylaşımlarının, Türk Ceza Kanunu'nun 216'ncı maddesinde düzenlenen "halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama" ile 217/A maddesinde düzenlenen "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" suçlarını oluşturduğu değerlendirilerek hakkında soruşturma başlatılmıştı. Gözaltına alınan Uludağ, emniyetteki işlemlerinin tamamlanmasının ardından Ankara Adliyesi'ne sevk edildi.

Cumhuriyet savcısı tarafından ifadesi alınan Uludağ, "halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etme" suçundan adli kontrol talebiyle nöbetçi hakimliğe sevk edildi. Hakimlik, Uludağ'ın haftada 4 gün imza atması ve yurt dışına çıkış yasağı uygulanması şartıyla serbest bırakılmasına karar verdi.

Kayseri'de feci kaza: 2 ölü, 9 yaralı

Kayseri'nin Bünyan ilçesinde 2 otomobilin çarpışması sonucu meydana gelen kazada 2 kişi hayatını kaybetti, 9 kişi de yaralandı

22.07.2026 15:41:00
İhlas Haber Ajansı
 
Kayseri'de feci kaza: 2 ölü, 9 yaralı
Kayseri'de feci kaza: 2 ölü, 9 yaralı
Kayseri-Malatya karayolu Köprübaşı Mevkii'nde meydana gelen trafik kazasında, 34 CSH 456 plakalı otomobil ile 44 AHT 507 plakalı otomobil çarpıştı. İhbar üzerine bölgeye çok sayıda ambulans, itfaiye ve polis ekipleri sevk edildi.

Yapılan incelemede kazada isimleri öğrenilemeyen 2 kişinin hayatını kaybettiği belirlenirken, 1'i ağır 9 kişi de yaralandı. Yaralılar ambulanslar ile hastaneye kaldırılarak tedavi altına alındı. Kazanın meydana geldiği yolda geniş güvenlik önlemi alan polis ekipleri de inceleme yaptı. Kazaya karışan araçlarda çekici ile kaldırıldı.

Kazayla ilgili soruşturma başlatıldı.

SSB "Dron Avcısı" teknolojileri için resmi çağrıya çıktı

Küresel ölçekte İHA ve kamikaze dron tehditlerinin artması üzerine Türkiye, hava savunma ekosistemine yeni nesil yerli çözümler entegre etmek için düğmeye bastı. Savunma Sanayii Başkanlığı (SSB) tarafından yayımlanan Bilgi İstek Dokümanı ile tehditleri havada fiziksel ya da ağla yakalayarak imha edecek yerli "Dron Avcısı" sistemleri için başvuru süreci resmen başladı

22.07.2026 15:10:00
Eyüp Kabil
 
SSB "Dron Avcısı" teknolojileri için resmi çağrıya çıktı
SSB "Dron Avcısı" teknolojileri için resmi çağrıya çıktı
Asimetrik savaş senaryolarının en kritik unsuru haline gelen insansız hava aracı (İHA) tehditlerine karşı, Türkiye savunma sanayisinde yerlilik oranını ve teknolojik kabiliyetlerini bir üst faza taşıyor. Savunma Sanayii Başkanlığı (SSB), mikro ve mini İHA tehditlerini çarpma, parça tesirli imha veya ağ fırlatarak yakalama gibi fiziksel yöntemlerle etkisiz hale getirecek yerli sistemleri envantere katmak için resmi olarak çağrıya çıktı.

31 Temmuz'a kadar başvurular kabul edilecek

Yayımlanan dokümana göre, projeye dahil olmak isteyen şirketler, üniversiteler, araştırma merkezleri ve teknoparkların geliştirdiği sistemlerin teknoloji hazırlık seviyesinin en az 6 olması şartı aranıyor.

Sektör paydaşlarının mevcut imkân ve kabiliyetlerini belirlemeyi amaçlayan bu stratejik hamle kapsamında, gerekli dokümanlar 31 Temmuz 2026 saat 16.00'ya kadar elektronik kopya halinde SSB'nin Ankara'daki ilgili birimlerine teslim edilebilecek.

Üç yerli savunma sistemi ön plana çıkıyor

Sektör kaynaklarından edinilen bilgilere göre, SSB'nin bu hamlesine yurt içinden şimdiden somut yanıtlar verilmiş durumda. Türkiye'nin öne çıkan avcı ve önleyici İHA çözümleri arasında üç farklı yerli mimari rekabet ediyor:

STM – TUNGA-X: Kamikaze İHA'lara karşı özel olarak geliştirilen bu sistem, çok rotorlu mimarisi sayesinde dar alanlardan veya hareket halindeki askeri araçlardan dikey dikey kalkış yapabiliyor.

Skydagger – Avcı Dron: Tehdit unsurlarını havada takip ederek fiziksel çarpma ya da parça tesirli yöntemlerle etkisiz kılmak için kurgulandı.

Han Robotics – TAYGAN: Mobil ağ fırlatma mekanizması ve otonom takip yeteneğiyle hassas altyapıların korunmasında stratejik bir kalkan görevi üstleniyor.

Tedarik zinciri KOBİ'lere yayılıyor

SSB'nin bu son çağrısı, Türkiye'nin savunma sanayiini sadece belirli büyük firmaların tekelinden çıkarıp 81 ile yayma vizyonunun da bir parçası olarak değerlendiriliyor. Savunma Sanayii Başkanlığı, kritik savunma teknolojilerinin kesintisiz üretimi için KOBİ'leri, yerel girişimleri ve üniversitelerin Ar-Ge laboratuvarlarını kapsayan geniş tabanlı bir yerli tedarik zinciri kurmayı hedefliyor.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.