HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 26 TEMMUZ 2021, PAZARTESİ

"Öyle bir Leyla'ya Mecnun'um billah"

21.10.2003 00:00:00
Bu köşede yayınlanın son iki yazıda alim, mutasavvuf ve şair olan Bayburtlu Celali'yi kısmen tanıtmaya çalıştık. Bayburtlu Celali Erzurumlu Aşık Sümmani ile çağdaştır, mektuplaşmışlar ve daha sonra görüşmüşlerdir. Birbirlerine iltifat edici şiirler söylemişlerdir ama Celali, alimlik yönü ile, dini kavramları yerli yerinde ve çok kullanması dolayısıyla Erzurumlu Emrah'ı çağıştırmaktadır.

Celali isminin kitlelere ulaştıran ve kulaktan kulağa bütün bir Anadolu'ya yayan şiiri, sohbet meclislerinde, zikir halkalarında sıkça okunan; "Celali'yi buldu kırklar yediler/Yol erkan gösterip hizmet verdiler/Haşre dek bu çarkı dönder dediler/Sormadım ki buna kol dayanır mı" diye giden üç kıtalık şiiridir. Bağrı yanık zakirlerin dilinde daha da bir güzelleşir, derinleşir, dinleyenlere uhrevi hazlar yaşatır bu şiir:

Öyle bir Leyla'ya Mecnun'um billah

İsminde okunur harf-i bismillah

Tutuştu her yanım hasreten-lillah

Mevla'yı zikreden kul kınanır mı

Nice bir alemin perverdigaârı

Mevlam her kuluna vermez bu kârı

Günbegün artıyor bülbülün zârı

Goncasız gülşene gül yaraşır mı.

Her şairin hayatında olduğu ve şiirlerinde yer bulduğu gibi Celali'nin şiirlerinde de gece-gündüz, siyah-beyaz, acı-tatlı, sevinç-keder, inişler-çıkışlar, hicivler-mizahlar hep içiçedir. Çiçeği burnunda bir gelin, tek çocuğunun annesi iken kaybettiği ilk eşinin ardından şöyle seslenir:

Yetim gömleğini diken iğneyi

Her gün yal verdiğin topal ineği

Ayran topladığın o ak küleği

Mahşer yığınağına sakla sar götür

Üç kat arpa beş kat çavdar ekerdik

Kesmük ekmeğine hasret çekerdik

Namertlere ağu merde şekerdik

Sözünü tekrar et iftihar götür

Yetim kalmış idin emzik tavında

Gamla kavrulmuştun gençlik çağında

Bir gül yeşertmeden vuslat halında

Gönül yaraların beraber götür.

"Bayburtlu Celali ve Şiir Dünyası" adlı bu eseri hazırlayıp, ilgilenenlerin istifadesine sunan Cemal Kurnaz ve Mustafa Tatçı'ya, halk edebiyatı, tasavvuf-tekke edebiyatı meraklıları adına hasseten teşekkür ediyoruz ki; Celali Baba gibi bir şiir erbabını, bir tasavvuf erbabını yeni nesillerin, meraklı torunlarının istifadesine sundular. Kitapta yer alan şiirlerin nerede, ne zaman ve hangi vesile ile söyleyip yazıldığını gösteren "Şiirlerle ilgili açıklamalar" adlı bölüm ise; şairin yaşadığı döneme ait sosyal hayattan, ekonomik, siyasi ve kültürel hayattan çok önemli ipuçları veriyor. Celali Baba'nın Batakçı Destanı'ndan birkaç kıta okuyalım ve bakalım ki günümüzden kimleri hatırlatıyor:

Ekser batakçılar dilbaz olurlar

Başı dazdaz gözü çarpaz olurlar

Nerde sefil varsa arar bulurlar

Bu ne insaf bu ne haldir batakçı

Düğünde bayramda giyinir alı

Veresiye almış gene bu malı

Ali'nin külahı Veli'nin şalı

Emanettir sürme yere batakçı

Kimsede beş kuruş görse yapışır

Uyuz, itler gibi alır kapışır

Ver deyince basar tekme tepişir

Atar imanını nara batakçı

Okudum vasfını çektim beyaza

Dağıtsınlar şeki, Şivan, Siraz'a

Altmış para verse peşin kiraza

Tevbe çeker yetmiş kere batakçı.

Yüzyıl önceki hortumculardan bahsediyor herhalde...
 
Aziz Karaca / diğer yazıları


logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 425 10 66
Faks: (212) 424 69 77
E-posta: [email protected] [email protected]


WhatsApp haber: (0542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2021

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez.