logo
28 EYLÜL 2026

Özgür Özel, 30'da 28 yaptıkları İzmir'e teşekkür etti

Özel, İzmir’de halk buluşmasında yaptığı konuşmada, “Aday belirleme sürecinde İzmir partimizin sancak gemisidir demiştim. Bugün sancağı yere düşürmeyen, CHP sancağını onur ve gururla taşıyan birtakım kötü niyetlilerin beklentilerinin aksine 30 belediyeden, 28’ini bizlere armağan eden İzmirlilere yürekten teşekkür ediyorum." dedi.

04.04.2024 19:12:00
Haber Merkezi
 
Özgür Özel, 30'da 28 yaptıkları İzmir'e teşekkür etti
Özgür Özel, 30'da 28 yaptıkları İzmir'e teşekkür etti
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, İzmir'de halk buluşmasında konuştu.

Özel, burada yaptığı konuşmada, "Kurultayımızdan sonra bu havaalanına geldiğimizde seçim otobüsümüzü buraya sokmamışlardı. İktidar partisinin adayı için ise kapıları sonuna kadar açtılar. Bu otobüsü buraya sokan şey otobüsün şoförü değildir. Otobüsü buraya sokan şey Özgür Özel'in Genel Başkanlığı ya da bir başkamızın burada koyduğu irade değildir. Bu otobüsü buraya sokan güç, sizsiniz, CHP örgütüdür. Türkiye'nin dört bir yanındaki konuşmalarımda hep İzmir'e, İzmir'in adaylarına ve özellikle İzmir'in seçmenlerine çok seslendim. Onlardan ne çok şey beklediğimiz söyledim. Bir değişim başlayacaksa, bunun İzmir'den başlaması gerektiğini ifade ettim. Koca bir sürecin başka sancıların, tartışmaların, sonrasında büyük bir kampanyanın sonunda örgütümüzün öz gücüyle, herhangi bir siyasi parti ile ittifak yapmaksızın, her birisi CHP'nin evladı olan adaylarımızla birlikte bugün bu otobüsün üzerinde sizlerin huzurundayız" dedi.

Özel'in konuşması şöyle devam etti.

"GAZİ MUSTAFA KEMAL ATATÜRK'ÜN PARTİSİ İKİNCİ PARTİ OLAMAZ"

"Bugün İzmir'den ilan etmek isterim ki Türkiye genelinde aldığımız yüzde 38 oy ile CHP Türkiye'nin birinci partisidir. CHP'nin Genel Başkanlığına aday olduğum süreçte tüm Türkiye ve kurultayımızda şunu söylemiştim. Benim inandığım bir kural var. Benim inandığım bir gerçek var. O da Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün partisi ikinci parti olamaz. Bugün CHP, 14 büyükşehir belediyesini kazanmıştır, 15'inci büyükşehir için büyük bir hukuk mücadelesi içindeyiz. 14 büyükşehir de kalsak dahi CHP'den sonra en çok büyükşehir kazanan partiden 2 il öndeyiz. CHP 35 il kazanmıştır, en yakın rakibinden 11 il ileridedir. 3'ü büyükşehir belediye başkanı olmak üzere 35 kadın belediye başkanımız, geçen dönemki 11 olan sayıyı 35'e, 11 olan kadın belediye başkanımız 35'e çıkarken, bu konuda en önemli katkı İzmir'de gösterdiğimiz 9 kadın adaydan 8'ini seçen İzmir'in seçmenlerine aittir. Türkiye'de neredeyse tamamı gençlik örgütlerimizden gelen 58 genç belediye başkanımız vardır. Bu konuda da en büyük teşekkürü İzmir'de aday gösterdiğimiz 12 gencimizden 11'ini seçen İzmir seçmenlerine borçluyuz."

"30 BELEDİYEDEN 28'İNİ BİZLERE ARMAĞAN EDEN İZMİRLİLERE TEŞEKKÜR EDİYORUM"

"Tam bu aşamada kazananlarla ilgili bir şey söylemeden önce iki tane kaybetmeyenden bahsetmek isterim. Aliağa'da yarışa başladığında yüzde 18 geride olan, Türkiye'nin en canlı, en diri, en samimi kampanyalarından birini yapan, siyaseti bu seçim sonucu ile noktalamayan, aksine bir sonraki seçimin ilk günlerini yaşayan, Aliağa adayımız Çağatay Güç'e yürekten teşekkür ediyorum. İzmir Menemen'de kendi hatalarımızla ve İzmir'de AKP'nin kumpası ile elimizden alınan belediyede, belediye imkânlarının hiçbirimizin el sürmediği köy ve beldelerden devralınan arazilerin satışını bir siyasi finans yöntemine çevrilen bir adaya karşı devletin gücüne karşı bir kadın adayımız mücadeleyi bu seçim için kazanamadı görünüyor ancak o kaybın bütün sorumluluğunu tüm CHP'liler olarak hep birlikte üstleniyoruz. Menemen adayımız Deniz Karakurt'a yürekten teşekkür ediyor, Kubilay'ın kenti Menemen'e ant içiyoruz ki gelecek seçimleri rekor oyla CHP kazanacak. Aday belirleme sürecinde İzmir partimizin sancak gemisidir demiştim. Bugün sancağı yere düşürmeyen, CHP sancağını onur ve gururla taşıyan birtakım kötü niyetlilerin beklentilerinin aksine 30 belediyeden, 28'ini bizlere armağan eden İzmirlilere yürekten teşekkür ediyorum. Aday belirleme süreçlerinin sonunda değişim nerede diye soranlar, İzmir'e baksın demiştim. İzmir adayları toplam yaş ortalamaları 47 olmak üzere benden 2 yaş genç 30 belediye başkanının yaş ortalaması. 12'si genç, 9'u kadın aday, 11'i ve 8'i seçildi. Bu arkadaşlarımız kendileri ile birlikte, yine 50'li yaşlarının başlarında, sakin bir güç, kararlı bir duruş, doğru siyasi okuyuş ve İzmir'in isteklerine en doğru reçeteyi yazacak olan Doktor Cemil Tugay'ın kaptanlığında yürüyoruz."

"İZMİR'İN BEKLENTİLERİNİ GÖRDÜK, İZMİR'İN SESİNİ DUYDUK"

"Aday belirleme süreçlerinde kimsenin hakkını yemedik. Eğer hatamız varsa, kusurumuz, eksiğimiz varsa kastımız yoktur. Ancak İzmir'in memnuniyet anketlerinde en üst düzeyde yer alan 3 arkadaşımızla devam ettik. Diğer arkadaşlarımıza da şunu anlattık. İzmir'in notu kıt, haksız mı haklı. En iyisini hak ediyor. En büyük desteği veriyor mu, veriyor. Biz İzmir'in beklentilerini gördük, İzmir'in sesini duyduk. O sese kulak veren, yanıt veren bir liste ile İzmir'in karşısına çıktık. İzmir değişime, dönüşüme, gençleşmeye, kadınların siyasetteki eşit temsili noktasındaki büyük adıma ve bundan sonraki gelecek güzel günlere oy verdi. Onay verdi. Bundan sonra İzmir hak ettiğini alacak, İzmir iyi belediyecilik uygulamalarını sürdürecek. Yapılanların üstüne koyacak ama o büyük beklentiye de cevap verecek. İzmir artık dünyada ülkelerin değil şehirlerin yarıştığı bir süreçte, Türkiye ile değil dünyanın sayılı kentleri ile yarışacak bir vizyona kavuşmalıdır. Bunun için ben bu iyi ekibe, bu iyi eğitimli ekibe, bu çağdaş ekibe, birbirini düşman görmeyen bir takıma, bu örgütü dizayn etmeye değil İzmir'i dünya kenti yapmaya gelen bu arkadaşlarıma yürekten inanıyorum."

"ATATÜRK'ÜN PARTİSİNİ İKTİDAR YAPMA HEDEFİMİZDE ENGEL TANIMAYACAĞIZ"

"Bundan sonra pek çoğu burada, hep beraber sığamadık. İlçe başkanlarımız Atatürk'ün koltuğunun ilçelerindeki bekçileridir. Siyaseti onlar yapacak, örgüt belediye ilişkilerinin sağlıklı yürütülmesine katkı sağlayacak, belediye başkanlarımızla kamu görevlerini yaparak, önce örgütümüzün, sonra da hepimizin göğsünü kabartacak, yüzünü güldürecek. Buradan bütün örgütümüze çağrım şudur. Elbette örgüt belediye ilişkisi önemlidir. Ama ne belediyeler örgütün yöneteceği kurumlardır, ne de belediye başkanları örgütümüzün amirleridir. Herkes kendi görevini iyi yapınca bir başka göreve talip olursa hakkının yenmeyeceğini görmüştür. Bugün tarihimizde ilk kez memleketim Manisa ve Denizli'de geçmiş dönemin iki başarılı il başkanı büyükşehir belediye başkanımız olmuştur. Örgüt belediye dengesini doğru kuran, birbirine destek olan, yapılan iyi icraatları doğru anlatan örgüte, örgütüne hakkı ile sahip çıkan belediye başkanına sonuna kadar ben de sahip çıkacağım. Eski hastalıklarla, bir ilçe seçimini almak üzerinden yapılabilecek her türlü müdahalede belediye başkanını, kamu hizmetinin sunumunda olmadık taleplerle yıpratmaya girişen ilçe başkanının da karşısında olacağımdan kimsenin şüphesi olmasın. Çünkü herhangi bir 5 yıla talip değiliz. İktidarda başka bir sosyal demokrat parti yok. Atatürk'ün hedeflerini tutturmuş değiliz. Bu 5 yıl kim hata yaparsa, kim yanlış yaparsa, Atatürk'ün partisini girdiği ilk yerel ve genel seçimde birinci parti yapma ve Atatürk'ün partisini ikinci yüzyılın ilk seçiminde iktidar yapma hedefimize, Türkiye'nin bu büyük yürüyüşüne engel olur. Bu yolda engel tanımayacağız. Şimdi örgütümüzden, birbiri ile kardeşlik ilişkisi içinde olacak, birbirinin işini kolaylaştıracak, birbirini övmeyi bir diğerine bırakmayacak belediye başkanlarımız ve ilçe örgütlerimiz için şimdiden bir teşekkür alkışı duyayım, güçlü bir alkış."

"4 YIL EN İYİ HİZMETİ YAPMAK, ÖRGÜT OLARAK ÇOK ÇALIŞMAK DURUMUNDAYIZ"

"Hepinizden, otobüsün üzerindekilerden, ön sıradakilerden, en arka sıradakinden, İzmir'deki herkesten beklentim şudur. Biz milletimizden bir kredi aldık. Bu kredi bir tüketici kredisi değildir. Öyle görürsek harcar, bitirir ve kaybederiz. Bu kredi bir yatırım kredisidir. Seçmen bize '5 yıl iyi yönetin, 4'üncü yılın sonunda karar vereceğim. Eğer Türkiye'nin geleceğine yatırım yaparsanız, belediyeleri iyi yönetirseniz, kavga etmezseniz, Türkiye'yi yönetmeye hazır kadroları yetiştirirseniz size Türkiye'yi yönetmeniz için de daha büyük kredi vereceğim' demiştir. Seçmenin bu kredisini doğru değerlendirmek, bu 4 yıl en iyi hizmeti yapmak, örgüt olarak çok çalışmak durumundayız. Bugün zafer kazandığımız seçimin dördüncü günü değildir. Gelecek zafer kazanacağımız seçimin dördüncü günündeyiz. Bundan sonraki her günü seçime bir gün az kalmanın üzerimize yüklediği sorumlulukla, hep birlikte çalışmak durumundayız."

"İZMİR, HOŞGÖRÜ VE ÖZGÜRLÜKLERİN KENTİDİR"

"İzmir'de olmadığı gibi davrananlar, takiye yapanlar, diğer şehirlere yaptıklarını gizleyenler, partilerinin rozetinden genel başkanlarının resminden uzak duranlar, İzmir'i kandıramamışlardır. Ancak şunu da bilin ki İzmir yaşam biçimlerine karşılıklı teminat olan bir kenttir. Onlar bize bu teminatı, İzmir'e bu teminatı veremediler. Ama sakın, bu zaferin bize kazandırdığı özgüvenle, bir tane AKP'liyi kırarsak, bir tane MHP'liyi üzersek, pek çoğu bize destek vermiş olan Cumhur İttifakı'ndan gençlere, bu partide kendilerini yabancı hissettirirsek, yanlışların en büyüğünü yapmış oluruz. Davet ettik, geldiler. Burası baba evidir. Baba evinde herkese yer vardır. Baba evinde gelen herkes huzur içinde oturabilir. Baba evinde kardeşin biri başını açar, öbürü kapar. Baba kimseye karışmaz. Baba evinin bir odasında biri oturur ve eğlenir. Biri bir odasında namaz kılar, ibadet eder. Baba evi böyle bir yerdir. İzmir birlikte yaşamanın, birlikte yönetmenin, kendinden olmayana da kendi hakkından fazla sahip çıkan, hoşgörü ve özgürlüklerin kentidir. Bunun için sizlere güveniyorum, bunu bütün Türkiye'ye göstereceğiz."

"İZMİR PARTİMİZİ İKTİDARA TAŞIYACAĞIMIZ SANCAK GEMİMİZ"

"Bir seçim bitti. 30 ildeki rakiplerimizden, arkadaşlarımın kalbini kıran, arkadaşlarımın istemeden kalbini kırdıkları varsa, büyükşehir belediye başkan adayı her ne kadar kampanyasında partisinde kopma çabasını samimi bulmasak da, kullandığı dille, yapmış olduğu kampanya ile İzmir'e etmiş olduğu iltifatlarla olumlu bir iklime bugüne kadar katkı sağlamıştır. Biz bir kusur ettiysek, herhangi bir üyemin, herhangi birisinin kalbini kırdıysa, Genel Başkan olarak sorumluluğu alıyorum. Tüm seçim döneminin varsa bilinmeden yapılmış hataları için örgütüm adına bizzat özür diliyorum. Eğer bizi kıranlar, üzenler, haksızlık edenler olduysa, bu meseleyi sürdürmeyeceğimizi, arkadaşlarımızın üstlendikleri kamu görevi gereğince tüm siyasi partilere kapımızın sonuna kadar açık olduğunu, kime oy vermiş olursa olsun tüm seçmenlere, mezhebi etnisitesi ne olursa olsun tüm seçmenlere, tüm belediyelerimizin kapılarının açık olduğunu bir kez daha açıklıkla ifade ediyorum. Bundan sonra İzmir büyük iktidar yürüyüşümüzün en önemli adımlarını atacağımız, İzmir'de yüzleri güldüreceğimiz, partimizi iktidara taşıyacağımız sancak gemimiz olmaya devam ediyor. Bu sancak gemisinin örgütsel anlamdaki başkanı il başkanımızın şahsında bütün örgütümüze, belediyecilik hizmetleri noktasında Sayın Cemil Tugay'ın şahsında, bütün başkanlarımıza, belediye meclislerinde hangi partiden seçilirse seçilsin bu kente yapacakları katkı ile tüm belediye meclis üyelerine, hangi siyasi görüşe sahip olursa olsun tüm muhtarlarımıza, hem başarılar diliyor, hem de bu kentin bir evladı olarak tüm teminatı vererek, en yüksek dayanışma duygularımı ifade ediyorum. Son söz İzmir'de İzmir ittifakı, Türkiye'de Türkiye İttifakı kazandı. Türkiye İttifakı ötekisi olmayan bir ittifaktır. Türkiye İttifakı gücünü milletimizden, renklerini ay yıldızlı al bayrağımızdan alır. İzmir'de bize itimat edip, bizimle birlikte olan, tüm muhafazakar demokratlara, tüm milliyetçi demokratlara, tüm Kürt demokratlara, göçmeni, Laz'ı, Çerkes'i, Pomak'ı ile İzmir'in tüm renklerine, rekor destekleri ile İzmir'in tüm Romanlarına, İzmir'i İzmir yapan gökkuşağı gibi renkli birbirinin içine ve işine karışmayan tüm siyasi görüşlere saygılarımızı, sevgilerimizi sunarken Türkiye İttifakı'nın renkleri ile kırmızı, beyaz. En büyük Türkiye. Türkiye İttifakı kazandı, Türkiye kazanacak."

Fatih Ergin’in anlattıklarının hangisi yanlış?

Gazeteci Fatih Ergin, Kaşif Kozinoğlu’nun ölümüne ilişkin soruşturma kapsamında yaptığı sosyal medya paylaşımı nedeniyle “halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” suçlamasıyla tutuklama talebiyle hakimliğe sevk edildi

28.09.2026 18:47:00
Haber Merkezi
 
Fatih Ergin’in anlattıklarının hangisi yanlış?
Fatih Ergin’in anlattıklarının hangisi yanlış?
Gazeteci Fatih Ergin, Kaşif Kozinoğlu'nun ölümüne ilişkin soruşturma kapsamında yaptığı sosyal medya paylaşımı nedeniyle "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" suçlamasıyla tutuklama talebiyle hakimliğe sevk edildi.

Peki, Ergin'in paylaşımında hangi bilgiler yanlış, hangileri doğru? Kaynaklar karşılaştırıldığında tartışmanın merkezinde tek bir ifade bulunuyor: "eski Adli Tıp çalışanı."

Gazeteci Fatih Ergin, Kaşif Kozinoğlu'nun ölümüne ilişkin yeniden yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan Turgay Tamer'in daha sonra evinde ölü bulunmasına ilişkin sosyal medya hesabından paylaşım yaptı.

Ergin'in paylaşımında Tamer'in Kozinoğlu soruşturması kapsamında gözaltına alındığı, 14'ünde serbest bırakıldığı ve daha sonra evinde ölü bulunduğu aktarıldı.

Bu olayların önemli bölümü farklı haber kaynaklarında da yer aldı.

"GÖZALTINA ALINDI" BİLGİSİ DOĞRU

Turgay Tamer'in Kaşif Kozinoğlu soruşturması kapsamında gözaltına alındığı doğrulanıyor.

DHA'nın haberine göre Tamer, yaklaşık iki hafta önce soruşturma kapsamında gözaltına alındı ve "yurt dışına çıkış yasağı" şeklindeki adli kontrol tedbiriyle serbest bırakıldı.

Dolayısıyla Ergin'in "Tamer, kısa süre önce Kozinoğlu soruşturması kapsamında gözaltına alınıp serbest bırakılmıştı" şeklindeki aktarımının bu bölümü kaynaklarla örtüşüyor.

"SERBEST BIRAKILDI" BİLGİSİ DOĞRU

Tamer'in gözaltı işleminin ardından serbest bırakıldığı da doğrulanıyor.

DHA, Tamer'in adli kontrol tedbiri uygulanarak serbest bırakıldığını bildirirken, soruşturmayla ilgili diğer haberlerde de aynı bilgi yer alıyor.

"EVİNDE ÖLÜ BULUNDU" BİLGİSİ DE DOĞRU

Ergin'in paylaşımındaki en önemli bilgilerden biri olan Tamer'in evinde ölü bulunması da doğrulanıyor.

Tamer, Büyükçekmece'deki evinde eşi tarafından yerde yatarken bulundu. Sağlık ekipleri Tamer'in hayatını kaybettiğini belirledi. Cenazesi kesin ölüm nedeninin belirlenmesi amacıyla Adli Tıp Kurumu morguna gönderildi. DHA, ilk incelemede ölümün şüpheli bulunduğunu aktardı.

Dolayısıyla "evinde ölü bulundu" bilgisi de doğrulanmış durumda.

PEKİ YANLIŞ OLAN NE?

Tartışmanın asıl noktası Turgay Tamer'in mesleki tanımı.

Ergin'in paylaşımında Tamer için "eski Adli Tıp çalışanı" ifadesinin kullanıldığı aktarılıyor.

Ancak Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı'nın açıklamasına göre Tamer, Adli Tıp doktoru değildi. Tamer, Kozinoğlu'nun tutuklu bulunduğu dönemde cezaevinde kampüs doktoru olarak görev yapıyordu. Başsavcılık ayrıca Tamer'in Kozinoğlu'nun sağlık durumunun kötüleştiğinden haberdar edilmediğini ve Kozinoğlu'na herhangi bir tıbbi müdahalede bulunmadığını açıkladı.

Yani resmi açıklamaya göre yanlış olan nokta Tamer'in "Adli Tıp çalışanı" olarak nitelendirilmesi.

BİR İFADE, TUTUKLAMA TALEBİ

Ergin'in gözaltına alınmasının ve ardından tutuklama talebiyle hakimliğe sevk edilmesinin, söz konusu paylaşım üzerinden yürütüldüğü haberleştirildi. Ergin hakkında "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" suçlamasının yanı sıra, suçun basın ve yayın yoluyla işlendiği iddiasının da bulunduğu bildirildi.

Burada dikkat çeken tablo şu:

Tamer'in gözaltına alınması: doğrulanıyor.

Tamer'in serbest bırakılması: doğrulanıyor.

Tamer'in daha sonra evinde ölü bulunması: doğrulanıyor.

Tamer'in cezaevinde görev yapmış doktor olması: doğrulanıyor.

Tamer'in "Adli Tıp çalışanı" olması: Başsavcılık tarafından reddediliyor.

Dolayısıyla Ergin'in paylaşımındaki olayların tamamının yanlış olduğu söylenemiyor. Tartışmalı olan, Tamer'in görevine ilişkin kullanılan ifade.

GAZETECİLİKTE HATA NEREDE BİTER, SUÇ NEREDE BAŞLAR?

Fatih Ergin dosyasında hukuki sürecin nasıl sonuçlanacağı henüz belli değil. Ancak mevcut bilgiler üzerinden bakıldığında tartışma, paylaşımın ana olay örgüsünün yanlış olup olmadığı ile bir meslek tanımındaki hatanın "halkı yanıltıcı bilgi" kapsamında değerlendirilip değerlendirilemeyeceği noktasında düğümleniyor.

Ergin'in tutuklama talebiyle hakimliğe sevk edilmesiyle birlikte kamuoyunun önündeki soru da şu:

Bir gazetecinin haberindeki tek bir yanlış ifade, paylaşımın diğer bölümleri doğru olsa dahi "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" suçlamasıyla tutuklama talebine dayanak yapılabilir mi?

RTÜK'ten Osmaniye'deki saldırıya yayın yasağı

Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK), Osmaniye'de bir öğretmenin okul bahçesinde öldürülmesine ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında yayın yasağı kararı alındığını açıkladı

28.09.2026 16:34:00
İhlas Haber Ajansı
 
RTÜK'ten Osmaniye'deki saldırıya yayın yasağı
RTÜK'ten Osmaniye'deki saldırıya yayın yasağı
Olaya ilişkin RTÜK'ten yapılan açıklamada, "Osmaniye 2. Sulh Ceza Hakimliğinin 28/09/2026 tarihli ve 2026/5294 D. İş sayılı kararı ile Osmaniye Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen 2026/15733 sayılı soruşturma kapsamındaki olay hakkında yayın yasağı getirilmiştir.

Karar; toplum sağlığının ve ahlakın, milli güvenliğin, kamu düzeninin ve kamu güvenliğinin korunması, suç işlenmesinin önlenmesi ve yargı gücünün otorite ve tarafsızlığının sağlanması amacıyla verilmiştir. Kararda, soruşturma konusu olayla ilgili olarak her türlü haber, röportaj, eleştiri vb. yayınların, görsel ve sosyal medya ile internet ortamında yapılmasının 5187 sayılı Basın Kanunu'nun 3. maddesi uyarınca yasaklandığı belirtilmektedir.

Bu kapsamda, tüm medya hizmet sağlayıcılarının söz konusu kararın gereklerine titizlikle uyması önem arz etmektedir. Yayın yasağına aykırı yayın yapılması hâlinde, 6112 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun'un ilgili hükümleri uyarınca gerekli işlemler yapılacaktır. Kamuoyuna saygıyla duyurulur" ifadelerine yer verildi.

Adıyaman'da DEAŞ operasyonu: 5 gözaltı

Adıyaman'da DEAŞ terör örgütüne yönelik düzenlenen operasyonda yabancı uyruklu 5 şüpheli gözaltına alındı

28.09.2026 14:27:00
İhlas Haber Ajansı
 
Adıyaman'da DEAŞ operasyonu: 5 gözaltı
Adıyaman'da DEAŞ operasyonu: 5 gözaltı
Adıyaman'da DEAŞ terör örgütüne yönelik düzenlenen operasyonda yabancı uyruklu 5 şüpheli gözaltına alındı.

Adıyaman Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen soruşturma çerçevesinde, İl Jandarma Komutanlığı Terörle Mücadele ekiplerince DEAŞ'a yönelik operasyon gerçekleştirildi.



Jandarma ekipleri tarafından yürütülen çalışmalar kapsamında yabancı uyruklu R.K.Q.B., W.K.Q.B., R.H.K.B., N.T.H.M. ve N.T.G. isimli şahısların adresleri tespit edildi.

Belirlenen adreslere Özel Harekat Timlerinin de katılımıyla eş zamanlı operasyon düzenlendi. Operasyonda 5 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı.

Şüpheliler, sağlık kontrollerinin ardından işlemleri yapılmak üzere İl Jandarma Komutanlığına götürüldü.

Olayla ilgili soruşturma sürüyor.

Lisede korku dolu anlar: Silahla vurulan öğretmen öldü

Osmaniye'de yeğeni tarafından görev yaptığı okulda silahla vurulan öğretmen hayatını kaybetti

28.09.2026 14:11:00 / Güncelleme: 28.09.2026 14:14:16
İHA
 
Lisede korku dolu anlar: Silahla vurulan öğretmen öldü
Lisede korku dolu anlar: Silahla vurulan öğretmen öldü
Olay, merkez Çardak köyündeki Farabi Anadolu Lisesi'nde yaşandı.

Okulda görev yapan Edebiyat Öğretmeni Mehmet Bilgili, ilk bilgilere göre yeğeni olan A.B. tarafından silahla vuruldu.



İhbar üzerine bölgeye polis ve sağlık ekibi sevk edildi.

Sağlık ekiplerinin kontrollerinde Bilgili'nin hayatını kaybettiği belirlendi.

Osmaniye’nin Merkez ilçesine bağlı Çardak Köyü’nde, Farabi Anadolu Lisesi’nin bahçesinde öğretmen Mehmet Bilgili silahlı saldırıda ağır yaralandı. Öğretmen tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı

Osmaniye'nin Merkez ilçesine bağlı Çardak Köyü'nde, Farabi Anadolu Lisesi'nin bahçesinde öğretmen Mehmet Bilgili silahlı saldırıda ağır yaralandı. Öğretmen tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Vali Mehmet Fatih Serdengeçti, saldırıyı gerçekleştirdiği belirtilen A.B.'nin yakalanarak gözaltına alındığını açıkladı

28.09.2026 13:44:00 / Güncelleme: 28.09.2026 13:50:04
Haber Merkezi
 
 Osmaniye’nin Merkez ilçesine bağlı Çardak Köyü’nde, Farabi Anadolu Lisesi’nin bahçesinde öğretmen Mehmet Bilgili silahlı saldırıda ağır yaralandı. Öğretmen tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı
 Osmaniye’nin Merkez ilçesine bağlı Çardak Köyü’nde, Farabi Anadolu Lisesi’nin bahçesinde öğretmen Mehmet Bilgili silahlı saldırıda ağır yaralandı. Öğretmen tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı
Osmaniye'nin Merkez ilçesine bağlı Çardak Köyü'nde, Farabi Anadolu Lisesi'nin bahçesinde öğretmen Mehmet Bilgili ilahlı saldırı sonucu ağır yaralandı. Hastaneye kaldırılan öğretmen tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybetti. Osmaniye Valisi Mehmet Fatih Serdengeçti, şüpheli A.B.'nin kısa sürede yakalanarak belirtirken saldırganın öğretmenin yeğeni olduğunu açıkladı.

Yeğeni olduğu ortaya çıktı
Valiliğin açıklamasına göre olay, 28 Eylül 2026 tarihinde meydana geldi. Merkeze bağlı Çardak köyündeki Farabi Anadolu Lisesi'nin bahçesinde Türk dili ve edebiyatı öğretmeni Mehmet Bilgili, aralarında husumet bulunan yeğeni A.E. Bilgili'nin silahlı saldırısına uğradı. İhbar üzerine okula 112 Acil Sağlık ve jandarma ekipleri yönlendirildi.
Tabancayla açılan ateş sonucu ağır yaralanan öğretmen, ambulansla kaldırıldığı hastanede müdahaleye rağmen kurtarılamadı. Okula giden Vali Mehmet Fatih Serdengeçti, yetkililerden bilgi aldı.

Zanlının psikolojik sorunları olduğu açıklandı
Serdengeçti, gazetecilere, saldırının eğitim öğretimle alakası olmadığını söyledi.
Öğretmen ile yeğeni arasında husumet bulunduğunu dile getiren Serdengeçti, şöyle konuştu:
"Zanlı şizofren, psikiyatri bağlamında uzun yıllardır tedavisi devam ediyor. Daha önce öğretmenimizin kendisini yetiştirdiği, evlat olarak baktığına yönelik bilgiler var elimizde. Fakat son dönemlerde husumet oluşuyor, şizofreni kaynaklı çeşitli iddialardan kaynaklı bu menfur saldırıyı gerçekleştiriyor. Gerek kolluk kuvvetlerimizce gerek Cumhuriyet Başsavcılığınca aydınlatacaktır. Burada öğrenci ve eğitime dönük bir saldırı değil."
Vali Serdengeçti, saldırganın amcası olan öğretmeni hedef aldığını belirterek, "Okulumuzun bahçesinde hedef alıyor. Geçmiş olsun, başımız sağ olsun." dedi. Serdengeçti, şüphelinin yakalandığını ve olayda kullanılan ruhsatsız tabancanın ele geçirildiğini ifade ederek, "Kendisinin, öğretmene husumete dönük çeşitli iddiaları var fakat saldıran kişinin şizofreni belirtileri olduğunu biliyoruz." diye konuştu.

TBMM Genel Kurulu, 51 günlük aranın ardından yasama çalışmalarına 1 Ekim'de başlayacak

TBMM Genel Kurulu, 51 günlük aranın ardından yasama çalışmalarına 1 Ekim'de başlayacak

28.09.2026 13:35:00
AA
 
TBMM Genel Kurulu, 51 günlük aranın ardından yasama çalışmalarına 1 Ekim'de başlayacak
TBMM Genel Kurulu, 51 günlük aranın ardından yasama çalışmalarına 1 Ekim'de başlayacak
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş'un katılımıyla, 28. Dönem 5. Yasama Yılı açılışı dolayısıyla ilk olarak Meclis'teki Atatürk Anıtı'na saat 13.00'te çelenk konulacak, saygı duruşunda bulunulacak ve İstiklal Marşı okunacak.

Anıttaki törenin ardından TBMM Genel Kurulu, TBMM Başkanı Kurtulmuş başkanlığında saat 14.00'te açılacak.

Kurtulmuş, yapacağı sunuş konuşması sonrasında Genel Kurul'a Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı takdim edecek, ardından İstiklal Marşı okunacak. Daha sonra Cumhurbaşkanı Erdoğan, Genel Kurul'a hitap edecek.

Meclis başkanlarının yasama yılı açılışı dolayısıyla geleneksel olarak verdiği resepsiyon, Kurtulmuş'un ev sahipliğinde TBMM Tören Salonu'nda saat 18.30'da gerçekleştirilecek.

Yasama yılının açılışında devlet protokolü ile davetiye gönderilen izleyiciler dışında TBMM'ye ziyaretçi kabul edilmeyecek.

Genel Kurul, yeni yasama yılının ilk mesaisini 6 Ekim'de yapacak.

Anayasa Mahkemesi (AYM), Yeni Parti'nin isim ve rumuzunun Siyasi Partiler Kanunu'na aykırı olduğu iddiasıyla hükümsüzlüğüne ve siyasi partiler sicilinden terkinine ilişkin talebi yarın görüşecek

Anayasa Mahkemesi (AYM), Yeni Parti'nin isim ve rumuzunun Siyasi Partiler Kanunu'na aykırı olduğu iddiasıyla hükümsüzlüğüne ve siyasi partiler sicilinden terkinine ilişkin talebi yarın görüşecek. Yenilik Partisi'nin isim benzerliği itirazıyla başlayan süreçte Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı daha önce Yeni Parti'ye isim değişikliği yönünde tebligat göndermişti

28.09.2026 13:30:00
Haber Merkezi
 
 Anayasa Mahkemesi (AYM), Yeni Parti'nin isim ve rumuzunun Siyasi Partiler Kanunu'na aykırı olduğu iddiasıyla hükümsüzlüğüne ve siyasi partiler sicilinden terkinine ilişkin talebi yarın görüşecek
 Anayasa Mahkemesi (AYM), Yeni Parti'nin isim ve rumuzunun Siyasi Partiler Kanunu'na aykırı olduğu iddiasıyla hükümsüzlüğüne ve siyasi partiler sicilinden terkinine ilişkin talebi yarın görüşecek
Anayasa Mahkemesi (AYM), Yeni Parti'nin isim ve rumuzunun Siyasi Partiler Kanunu'na aykırı olduğu iddiasıyla hükümsüzlüğüne ve siyasi partiler sicilinden terkinine ilişkin talebi yarın görüşecek. Yenilik Partisi'nin isim benzerliği itirazıyla başlayan süreçte Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı daha önce Yeni Parti'ye isim değişikliği yönünde tebligat göndermişti.

AYM'nin 24 Eylül'de yayımladığı 29 Eylül Genel Kurul gündeminin ilk sırasında, E.2026/9 (Değişik İşler) numaralı dosya yer aldı. Gündemde dosyanın konusu, "Yeni Parti'nin isim ve rumuzunun 2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunu'nun 96. maddesine aykırılığı ileri sürülerek anılan Kanun'un 104. maddesi gereğince hükümsüzlüğüne ve siyasi partiler sicilinden terkinine karar verilmesi talebi" olarak belirtildi.

Süreç, Yenilik Partisi'nin itirazıyla başladı
Öztürk Yılmaz'ın genel başkanlığını yaptığı Yenilik Partisi, "Yeni Parti" adının kendi parti adıyla karıştırılabileceğini savunarak Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na başvurdu. Yılmaz, "Yeni" ve "Yenilik" ifadelerinin seçmen açısından karışıklığa yol açabileceğini ve Yeni Parti isminde ayırt edici bir ek bulunmadığını ileri sürdü.

Başvurunun ardından Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, 14 Eylül'de Yeni Parti'ye isim değişikliği talebi içeren bir tebligat gönderdi. Yeni Parti Grup Başkanvekili Murat Emir ise parti adının belirlenmesinde mevcut içtihatların dikkate alındığını belirterek isim benzerliği iddiasına karşı çıktı.

İki seçenek konuşuluyor
Yeni Parti yetkilileri isim benzerliği olmadığını belirtmiş, "Buna rağmen aksi yönde bir karar çıkarsa küçük bir değişiklikle yola devam ederiz" mesajını vermişti.

Kulislerde "Halkın Yeni Partisi" ve "Değişim Partisi" gündeme gelen seçenekler arasında yer alıyor.

Trabzon'da palamut 100-125 lira arasında

Trabzon'da balıkçılar, tezgahlarında yerini alan palamudu tanesi 100 ile 125 lira arasında değişen fiyatlardan satışa sunuyor

 

28.09.2026 12:20:00
Anadolu Ajansı
 
Trabzon'da palamut 100-125 lira arasında
Trabzon'da palamut 100-125 lira arasında

Ortahisar ilçesindeki Moloz mevkisinde yer alan balıkçı tezgahlarında palamudun tanesi 100 ile 125 liradan satılırken, istavritin kilogramı 100, somon 200, çipura 500, levrek ise 600 liradan alıcı buluyor.

Balıkçı Ahmet Çoğalmış, AA muhabirine, vatandaşların bu sezon daha çok palamuda ilgi gösterdiğini söyledi.

Tezgahlardaki palamutların taze olduğunu belirten Çoğalmış, sıcak havanın balıkların görünümünü etkileyebildiğini ifade etti.

Çoğalmış, piyasadaki herkesin şu an taze balık sattığına dikkati çekerek, "Havalar sıcak gittiği için balıklar ezik gibi görünÜyor ama ezik değil. Havaların sıcaklığından dolayı biraz gevşek oluyor. Vatandaş bayat balık aldığını sanıyor ama öyle değil. Şu an piyasa herkes taze balık satıyor." diye konuştu.

Balıkçı Emin Avcı da bu sezon palamudun daha fazla, hamsinin ise daha az olmasını beklediklerini dile getirdi.

Hamsinin şu anda Marmara tarafından geldiğini aktaran Avcı, "Hamsi palamut gibi olmaz, az olur. Şu anda hamsi geliyor ama Marmara tarafından geliyor. Bizim yerli hamsi daha çıkmadı. Palamut olduğu zaman hamsi biraz daha az oluyor" dedi.

Gaziantep’teki kazada ölen 7 kişinin kimlikleri belli oldu

Gaziantep-Nurdağı kara yolunda yolcu otobüsü ile otomobilin kafa kafaya çarpıştığı feci kazada hayatını kaybeden 2'si çocuk 7 kişinin kimlikleri belirlendi. Otomobilde bulunan ve aynı aileden olan kurbanların cenazeleri otopsi işlemlerinin ardından Hatay'a gönderilirken, hastaneye kaldırılan 16 yaralıdan birinin durumunun ciddiyetini koruduğu açıklandı

28.09.2026 11:40:00 / Güncelleme: 28.09.2026 11:43:58
Haber Merkezi
 
Gaziantep’teki kazada ölen 7 kişinin kimlikleri belli oldu
Gaziantep’teki kazada ölen 7 kişinin kimlikleri belli oldu
Gaziantep'in Şehitkamil ilçesi kırsal Acaroba Mahallesi yakınlarında dün akşam saat 18.06'da meydana gelen, 34 HBS 100 plakalı yolcu otobüsü ile 31 AHB 98 plakalı otomobilin çarpıştığı feci kazanın bilançosu netleşti.

Hatalı sollama sonucu kontrolden çıkan otomobilin şerit ihlali yaparak otobüsün önüne kırılmasıyla gerçekleşen kazada, adli tıp kurumundaki kimlik tespit çalışmaları tamamlandı.

Aynı aileden 7 can yok oldu

Yapılan incelemelerin ardından otomobilde can veren sürücü ve yolcuların tamamının Hatay nüfusuna kayıtlı akrabalar olduğu belirlendi. Feci kazada hayatını kaybeden vatandaşların isimleri şu şekilde açıklandı:

• Gülistan Özdemir (46)

• Nisanur Özdemir (23)

• Zeynep Alin Özdemir (6 - Çocuk)

• Senem Gökşen (44)

• Atakan Gökşen (1 - Bebek)

• Fatma Balık (73)

• Gülhan Yaman (47) 

Gaziantep Adli Tıp Kurumu morgunda geceden bu yana süren otopsi işlemlerinin tamamlanmasının ardından, 7 kişinin cenazesi ailelerine teslim edilerek defnedilmek üzere memleketleri Hatay'a uğurlandı.

1 kişinin hayati tehlikesi sürüyor

Kazanın ardından yan yatan midibüsten çıkarılarak kentteki çeşitli hastanelere sevk edilen 16 yaralının tedavisi hassasiyetle sürdürülüyor. Gaziantep Vali Yardımcısı İlker Eker, ilk saatlerde otobüsteki yolcuların büyük bölümünün hafif ve orta dereceli yaralanmalara sahip olduğunu bildirmişti.

Ancak gelişmeleri yakından takip eden İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi sosyal medya hesabından yaptığı son güncellemede, yaralılardan 1 vatandaşın sağlık durumunun ciddiyetini koruduğunu ve hayati tehlikesinin devam ettiğini duyurdu. Diğer 15 yaralının ise genel durumlarının iyi olduğu ve hayati risklerinin bulunmadığı öğrenildi.

Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından görevlendirilen 1 Başsavcı Vekili ve 2 cumhuriyet savcısı eşliğinde, otobüs içi kameralar ve çevre güvenlik kameraları incelenerek kazayla ilgili geniş çaplı adli tahkikat sürdürülüyor.

İstanbul'da yağışın da etkisiyle sabah saatlerinde trafik yoğunluğu

İstanbul'da, haftanın ilk iş günü sabah saatlerinde yağışın da etkisiyle bazı bölgelerde trafik yoğunluğu oluştu

28.09.2026 09:10:00 / Güncelleme: 28.09.2026 09:35:10
AA
 
İstanbul'da yağışın da etkisiyle sabah saatlerinde trafik yoğunluğu
İstanbul'da yağışın da etkisiyle sabah saatlerinde trafik yoğunluğu

Anadolu Yakası'nda, D-100 kara yolunda Tuzla'da başlayan yoğunluk Avrasya Tüneli girişine kadar ulaşıyor.

TEM Otoyolu'nda Sultanbeyli'de yoğunlaşan trafik, 15 Temmuz Şehitler Köprüsü'ne kadar devam ediyor.

Otoyolda Fatih Sultan Mehmet Köprüsü istikametinde, Şile Otoyolu'nda ise Altunizade'den Ümraniye'ye kadar araçlar ağır seyrediyor.

Avrupa Yakası'nda D-100 kara yolunda Haliç Köprüsü, Halıcıoğlu, Edirnekapı ve Cevizlibağ çevresinde trafik yoğunluğu yaşanıyor.

Mecidiyeköy'de yağışın da etkisiyle trafik yoğunluğu çift yönlü etkili oluyor.

TEM Otoyolu Bahçeşehir, Saadetdere ve Beylikdüzü'nde trafik ağır seyrediyor.

Öte yandan tramvay, metro, otobüs ve metrobüs duraklarında yolcu yoğunluğu yaşanıyor.

Zincirlikuyu, Cevizlibağ, Uzunçayır ve Altunizade gibi aktarma merkezlerine gelen vatandaşlar araçlara binmek için sıra bekliyor.

Metro İstanbul'un sosyal medya hesabından yapılan açıklamada, "Hava muhalefeti nedeniyle TF1 Maçka-Taşkışla Teleferik Hattı'nda seferler yapılamamaktadır." ifadesi kullanıldı.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Cep Trafik Haritası verilerine göre, kent genelindeki trafik yoğunluğu sabah saatlerinde yüzde 72'ye kadar çıktı.

Yoğunluk, Anadolu Yakası'nda yüzde 89, Avrupa Yakası'nda ise yüzde 58 olarak ölçüldü.
 

logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.