logo
08 AĞUSTOS 2026

Özgür Özel bayram namazını memleketi Manisa'da kıldı

Mutlak butlan kararıyla CHP Genel Başkanlığı sona eren Özgür Özel bayram namazı çıkışında yaptığı açıklamada, "Kimse partisinden istifa etmesin. Kimse partisinden ayrılmasın. Kimse partisinden umudunu kesmesin. Biz bu sorunu bir şekilde hallederiz. Şu aşamada kırılıp, kızıp kimsenin partiden ayrılmasını istemeyiz. Öyle yeni parti falan kuracağımız yok. Atatürk'ün partisine sahip çıkacağız. Mücadele edeceğiz" dedi

27.05.2026 10:38:00
İhlas Haber Ajansı
 
Özgür Özel bayram namazını memleketi Manisa'da kıldı
Özgür Özel bayram namazını memleketi Manisa'da kıldı
CHP'de mahkeme kararıyla uygulanan mutlak butlan sonrası genel başkanlığı sona eren Özgür Özel Kurban Bayramı namazını memleketi Manisa'da kıldı. Manisa'nın Şahzadeler ilçesindeki tarihi Hatuniye Camii'nde bayram namazını kılan Özel cemaatle bayramlaştıktan sonra gazetecilere açıklamalarda bulunarak soruları yanıtladı.

Geçen Kurban Bayramı'ndan bugüne hem Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Ferdi Zeyrek'i hem de Şehzadeler Belediye Başkanı Gülşah Durbay'ı kaybettiklerini hatırlatıp ağır bir bayram günü geçirdiklerini söyleyerek açıklamasına başlayan Özel, "Allah ikisini de gani gani rahmet eylesin. Onun dışında memleketimizdeyiz. Manisa'ya gelince her zaman huzur buluyoruz, güç topluyoruz. Parti olarak zor günlerden geçiyoruz. Maalesef dünya siyaset tarihinde olmayan bir şey oldu. Üzerine yapılan üç kurultaya rağmen bugünkü iktidarı rahatsız eden bir muhalefet olduğumuz için 47 yıl sonra partimiz 1. parti olduğu için 24 yıl sonra AK Parti ilk kez yenildiği, ilk kez 2. parti olduğu için hedefe konduk. Ağır saldırılar altında kaldık ve bir dizi iftira. Daha ceza davasında görüşülmekte ve her biri tel tel dökülmekteyken bir yandan birileri tuttu ve partinin yönetimini değiştirmeye çalıştı. Bu da siyasi hayatımızda büyük bir travma. Bu konuda kararın alındığı günden bugüne kadar tüm siyasi partiler bu kararı kınadılar. Dayanışma gösterdiler. Geldiler ziyaret ettiler. Dün İzmir'i Manisa'yı gördünüz. Manisa'da biz bayramlaşma niyetiyle sokaklarda ilerlerken vatandaşın tepkisini, sahiplenmesini gördünüz. Bundan sonra ümit ediyorum Türkiye siyaseti bu yanlıştan elbette bir şekilde hukuki mücadeleyle kurtulacağız, siyasi mücadeleyle kurtulacağız" dedi.

Ekonomik sorunların vatandaşların canına tak ettiğini kaydeden Özel, "Bir şekilde ülkede artık insanların canına tak etmiş, 20 bin TL emekli maaşına emekliler mahkum edilmiş, asgari ücretliler bir kira kadar asgari ücret bile almıyorlar. Ya aç kalacaklar ya sokakta kalacaklar. Çiftçilerin durumu herkesten berbat. Ortalama çiftçi geliri yıllık 19 bin liraya düşmüş durumda. Borçlar ödenemiyor. Faizin üstüne faiz biniyor. Hacizler var. Esnaf kan ağlıyor. Gençler umutsuz. Bu şartlar altında bizim bu iktidarı değiştirmek tek çaremiz. İktidarın değişeceği görülüyor. Anketlerle görülüyor. Sahada görülüyor. Sokakta görülüyor. Vaktiyle Manisa'da yüzde 60'larla, yüzde 50'lerle seçim kazananlar bugün Manisa'da yoklar, sokakta yoklar. Bugün Cumhuriyet Halk Partisi yerel seçimlerde yüzde 60 oy aldı. En son anketlerde Manisa'da oyu yüzde 67 ve Cumhuriyet Halk Partisi bir tarih yazar ve tüm yoksullar için, tüm işsizler için, tüm emekliler ve tüm emekçiler için tarihin akışını değiştirecek bir zafere doğru giderken Cumhuriyet Halk Partisi yoksulluğu ortadan kaldıracak bir sosyal devleti inşa etmek üzere bir zafere doğru giderken bir darbe girişimi ile karşı karşıya. Cumhurbaşkanı adayı ve çok sayıda arkadaşımız cezaevinde. Ben buradan Silivri'de, İzmir'de, Türkiye'nin dört bir yanındaki cezaevlerinde sadece Cumhuriyet Halk Partili oldukları ve bu iktidar yürüyüşünden yana oldukları için tutulan tüm arkadaşlarımıza bir kez daha sabır diliyorum. Ailelerine metanet diliyorum. Ailelerine güç diliyorum. Bu zor günler geçecek. Şundan herkes emin olsun ki asla ve asla hiçbir gece sabaha kavuşmaksızın bitmez. Asla ve asla kötülük galip gelmez. Asla ve asla iyiler kaybetmez. Haksızlıklar olur. Ama biz hepimiz hem milletimize inanan hem Allah'a inanan insanlarız. Eninde sonunda millet kazanmış eninde sonunda iyilik kazanır. Eninde sonunda dürüstler kazanır. Kim hak ettiyse o kazanır. Hak eden hak ettiğini alır. Bu ülkede herkes çok iyi bir yaşam hak ediyor. Bu güzel ülkede kimse bu kadar haksızlığı, yoksulluğu hak etmiyor. Buna itiraz eden bir Sosyal Demokrat Parti'nin iktidar yürüyüşüne engel olacağız diye bu kadar kötülük, bu kadar haksızlık gerçekten reva değildir. Allah'tan reva değildir. Bunu kimse kabul etmez. Biz de buna teslim olmayız. Bundan sonra da mücadelemizi var gücümüzle sürdürmeye devam edeceğiz. Bir kez daha aziz milletimizin bayramı kutlu olsun. Bu ülkede bu devlet var olsun diye emek veren başta askerimiz, polisimiz olmak üzere devletimizin bütün memurlarına ve bu ülke için çalışan herkese teşekkür ediyoruz. Bir kez daha bayramınızı kutluyorum" diye konuştu.

"Üyelere soralım"

Özel, bir gazetecinin "yeni parti kuracak mısınız" şeklindeki sorusuna şu cevabı verdi:

"Bizim partimizde bir an önce seçimin yapılmasını normalde bizimle birlikte hareket eden 115 milletvekilinin yanında Sayın Kılıçdaroğlu'na katkı sağlayan geçmişte veya onun görüşlerini paylaşan 10 arkadaşımız da bir an önce seçim diyor. 81 il başkanımız, örgütümüz, bütün üyelerimiz, herkes seçim diyor. Sayın Kılıçdaroğlu'nun bu hatayı yapmayacağını, bu mahkeme kararını bir irade gaspına döndürmeyeceği, seçimle gelmediği bir partiyi yönetmeye kalkmayacağını ümit ediyoruz. Bu kurultaya gitmenin yolu çok belli ve hızla bu kurultaya gidebiliriz. Bizim 2 milyon üyemize illerimizde, ilçelerimizde benim cumhurbaşkanı adayını belirlerken yaptığım gibi sandığı koysun. 2 milyon üyemiz koşar gelir bayram havasında oylarını kullanır. Kim adaysa tüm üyelerimizin kararıyla belirlensin. Çünkü üyeler ne yapıyor, mahalle delegeleri ne yapıyor' İlçe ve il delegeleri onlar kurultay delegeleri seçip en son karar veriliyor. Üyeler adına bir piramit gibi Ankara'ya doğru gidecek. Ben hangi delege ile istiyorsa seçime girmeye hazırım. Ayrıca seçimden önce o 40 günlük sürenin ortasında tüm üyelerimize soralım. Üyelerimiz 2 milyon üye kimi seçerse onun elini kaldırıp tek aday olarak da kurultaya gidelim ve bu zaman Türkiye'ye çok iyi bir örnek de olmuş olur. Hem de bütün tartışmalar biter. Şimdi burada demokrasi diyeceksiniz. Sonra elinizdeki mahkeme ile bir siyasi partinin genel başkanı değiştireceksiniz. O da orada oturacak ve partiyi yönetecek. Böyle bir şey olmaz. Yani bu siyasi tarihe kara bir leke olarak geçti. Kaç gün sürebilir' Ne kadar süredir yani' Ne yapılabilir'"

"Kimse istifa etmesin"

Mutlak butlan kararı sonrası gelişmeleri değerlendiren Özel, "Cumhuriyet Halk Partisi, babaevinde, buradan bayramda mesajımı şöyle vereyim. Duyuyorum. Karadeniz'deki neredeyse bütün belediye başkanları, istifa edelim, yanına gelelim. Aman dedim, yapmayın. İlk gün üyelerde 8-10 bin tane istifa almış, hemen söyledik yapmayın diye. Kimse partisinden istifa etmesin. Kimse partisinden ayrılmasın. Kimse partisinden umudunu kesmesin. Biz bu sorunu bir şekilde hallederiz. İkinci bir ricam da partiyi sahiplenen ve öfkelenen partililerimize geçmişte bizim rakibimiz olan bizi desteklemeyen kişiler parti binalarına geldiğinde sanki butlan kararından onlar sorumluymuş gibi bazı arkadaşlar tepki göstermişler. Birkaç ilimizde olmuş. Nasıl yaparsınız, nasıl edersiniz' Arkadaşlar, Butlan kararının olduğu gün bir milattır. Ya da o karardan sonra polisin bizi gelip partimizden sokağa attığı, gaz sıktığı, cop vurduğu gün bir milattır. O günden sonra Butlan'a sahip çıkanlar Butlancıdır ve bizim onlarla bir gönül bağımız elbette yoktur. Ama o günden önce hangi görüşte olursa olsun Butlan kararından sonra koşan partiye gelen herkes kardeşimizdir, partilimizdir, kimse kimseye eski tutumlarından dolayı, eski desteklediği genel başkandan dolayı bir tavır da göstermesin. Partimizde kardeşliği, birliği, beraberliği sağlamak durumundayız. Ayrıca 1 Haziran'da parti meclisi var. Orada kurultay kararını aldığı takdirde Kemal Bey'le de onu destekleyen ya da onunla birlikte hareket eden kimseyle de bir derdimiz, bir sıkıntımız kalmaz. Biz yolumuza bakarız, Türkiye yoluna bakar. Mesele partiyi iktidar yapmak meselesidir. Şu aşamada kırılıp, kızıp kimsenin partiden ayrılmasını istemeyiz. Öyle yeni parti falan kuracağımız yok. Atatürk'ün partisine sahip çıkacağız. Mücadele edeceğiz. Mutlaka ve mutlaka bu kurultay yapılacak. Bizi partinin dışına atmaya çalışanların bir niyeti varsa onu bilmem. Ama biz buradayız ve mücadeleyi burada sürdürüyoruz" şeklinde konuştu.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ile dün yaptığı telefon görüşmesinin sorulması üzerine Özel şu cevabı verdi: "Devlet beyle zaten biz her bayramda her dilde görüşüyoruz. Yaşım onu gerektirir. Devlet beyi hep ben arıyorum. Kendisi nezaket gösterdiler. Dün akşam hani bugünü beklemeksizin aradılar. Bayramımızı kutladılar. İyi dileklerini söylediler. Takip ettiklerini işte yağmurda ıslanmamızı, memleketimizdeki karşılanmamızı, İzmir'deki dün yapmış olduğumuz toplantıyı, coşkuyu bunlardan bahsederek sağlık dilediler. Bunun dışında da bir şey söylemedi. Zaten Sayın Bahçeli bir başka siyasi parti genel başkanı. Nasıl biz MHP'de işte illerde görevden almalar oluyor. Çeşitli tasarruflar oluyor, teşkilat kapatmalar oluyor. Dikkat ettiyseniz açıp ağzımızı bir kelime söylemeyiz. AK Parti İl Başkanını görevden alır. Biz o iç işlerine kimsenin karışmayız. Yani bir başka partinin siyaseti ile ilgili değerlendirmeler siyasi partiler arasında bir sınır çizgisi vardı orada. O çizgiyi geçmedik, geçmeyiz. Devlet beyin de dün bana söyledikleri tamamen nazik bir iyi dilekler ve bayram tebriğinden ibarettir. Onun dışında Cumhuriyet Halk Partisi kendi sürecini yürütecek, kendi kararlarını verecek. Tabii Devlet beyin şu tespitine ne diyeyim şimdi sizden yani CHP'de yaşayanlar Türkiye'ye zarar veriyor. Bunu istemeyiz çünkü CHP herhangi bir siyasi parti de değildir. Yani dün kurulan partiyi bugün kapatırsanız olur geçer. Cumhuriyet Halk Partisi Cumhuriyet'ten önce kurulmuş partidir. Bu partiyi sarstığınızda milleti sarsarsınız. Bu partiyi üzdüğünüzde milleti üzersiniz. Bu partinin hızlı bir şekilde kendi iç meselelerini hızlı bir şekilde kendi kendine halletmesi lazım. Sorun benimle Kemal bey arasında değil, milletle Tayyip bey arasındadır. Milletle Sayın Erdoğan arasındadır. Verdiği talimatları abartanlar yargı kolları olarak görev yapıp da şimdi yani ülkenin 25 milyon 500 bin kişinin imza verdiği, 15 milyon kişinin oy verdiği Cumhurbaşkanı adayını içeri atıp gözü dönmüş bir şekilde sürekli birilerine iftira attırıp ağzından aldığı kelimeyle ağzından çıkan herkesi içeri atan ve Cumhuriyet Halk Partisi'ni yok etmeye çalışan bir Adalet Bakanı ile karşılaşıyoruz. Onun kişisel sorunu Adalet Bakanlığı yaptığı sırada Adalet Bakanlığı yapmadan önce Savcılık ve hakimlik yaptığı sırada başka maaş alamazken bir servet edinmiş 190 yıl çalışsa bir 1 kuruş harcamasa biriktirse maaşlarını onunla aldığı 16 tane tapunun hesabını veremeyen bu tapuların gerçek olduğunu bin kere de söyledik. Çevre Bakanlığı'nın da bildiği aktif tapuları gösterip pasifleri sakladığı aldığı evleri sattığı evleri gizlediği bir servet edinmiş ve İBB Borsasından geçilmiş birisiyle karşı karşıyayız ve o partiye bunları yapıyor. Benim ona karşı eğilecek bir santimim yok da. Bana ne pazarlıklar, ne teklifler, ne iğrençlikler şu kadar eğilecek bir halim yok da. Ama ülkeyi felakete sürüklüyor. Erdoğan kendi partisinde bir demokrasi kahramanıydı. Yasaklardan geldi, hapisten çıktı, seçime girdi, seçim kazandı. Yüzde 30'u 50 yaptı falan. Şimdi ne oldu' Gerileme başlayınca millete değil üstünde cübbe giydirdiği yargı kolları başkanına güvenerek operasyonlar yaparak seçimde kalıyor. Millet izin vermez. Geçmişte Erdoğan'a sahip çıkan bu millet 3 aylık hapis için 14 aylık rakibini yatırdığını görüyor. Kendisinden 25 yaş 30 yaş genç birisine haksız bir şekilde saldırdığını görüyor. Geçmişte ona sahip çıkan millet aynı duygularla şimdi bize sahip çıkıyor. Hasetliği fesatlığı bırak milletin dediği olur. Milletin sesini dinlesinler. Cumhuriyet Halk Partisi'nin grup başkanını Cumhuriyet Halk Partisi'nin grubu belirler. Grup iç yönetmeninde açıkça yazıyor. Grup başkanı bir şekilde boşalırsa derhal ilk kapalı toplantıda yenisi seçilir. Milletvekillerimiz bir oy fireyle bu seçimi yapmışlardır. Cumhuriyet Halk Partisi'nin genel başkanıyım diye mahkeme kararıyla Sayın Kemal Kılıçdaroğlu olsa bile milletvekili olmadığı için grup başkanı olamaz. O yüzden grupta bir seçim yapılmıştır. Ve bu partiye genel ve biz meclis başkanlığına sorduk. Geçtiğimiz günlerde de yaptığımız iş ve işlemlerin uygun olduğunu tescil ettiler. İsteyen istediği yazıyı yazabilir. Meclis başkanlığında durumu inceler ve kararını verir. Biz ayrıca da dün meclis başkanlığından genel sekreterlikten grup müdürlüğümüze bu konuda herhangi bir işlem olmadığını, usulüne uygun yapılan işlemlerle grup başkanlığımızın tescil edildiğini, internet sitesine de işlendiğini söylediler. Durumda bir değişiklik yok. Şu kadarını söylemek istiyorum. Seçimleri yok sayma kültürü bu partinin kültüründe yok. Kurultayın verdiği bir kararı hazmetmemek yok. O kurultay delegeli iki olağanüstü kongrede o kurultay delegeleri tamamının oy verdiği genel başkana şimdi dönüp de o kurultay delegeleriyle bile seçim yapmaya cesaret etmemek yok."

"İki CHP var. Bir tanesi atanmış CHP, bir tanesi seçilmiş CHP" diyerek açıklamasına devam eden Özel, "Ben seçilmiş CHP genel başkanıyım. Son yapılmış dört kurultayda genel başkan seçilmiş kişi benim. Bir de mahkemenin atadığı, bir butlan kararıyla atadığı bir genel başkan var. Ben Sayın Kılıçdaroğlu, Kemal bey seçildiği her seferinde önümü ilikledim. 'Genel başkanım' dedim. Onunla çalıştım, ona hizmet ettim. Bunda da hiçbir tereddüt duymadım. Kemal bey yeniden aday olursa, yarışırsa, kazanırsa genel başkan olur. Ama atanmış olarak bu göreve devam etmesi partimiz için bir felaket olur. Bunu söyledim" dedi.

Özel açıklamasının ardından partililerle birlikte camiden ayrılarak esnafla kahvaltıya geçti.

Yazın bacaklarda pıhtı tehlikesi artıyor


 
 
Bacakta ani gelişen şişlik, ağrı, kızarıklık ve sıcaklık artışı çoğu zaman önemsenmiyor. Oysa bu belirtiler, yaşamsal risk taşıyan ve halk arasında 'pıhtı oluşması' olarak bilinen derin ven trombozunun ilk sinyalleri olabiliyor.

08.08.2026 15:04:00
Murat Çorbacı
 
Yazın bacaklarda pıhtı tehlikesi artıyor
Yazın bacaklarda pıhtı tehlikesi artıyor

En sık bacaklarda, özellikle de baldır ve uyluk bölgesindeki toplardamarlarda pıhtı oluşumuyla seyreden derin ven trombozu, dünya genelinde her yıl yaklaşık 10 milyon kişide teşhis edilen ciddi bir hastalık. Derin ven trombozunun en büyük tehlikesi ise pıhtının koparak akciğer damarlarına ulaşması ve yaşam kaybıyla sonuçlanabilecek akciğer embolisine (pulmoner emboli) neden olabilmesi. Ayrıca bacakta kalıcı şişlik, ağrı, ağırlık hissi, ciltte renk değişikliği, sertleşme ve iyileşmesi güç olan yaralarla seyreden kalıcı damar hasarına da yol açabiliyor. Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Dr. Ahmet Arif Ağlar, erken dönemde başlanan tedavi sayesinde pulmoner embolinin ve kalıcı damar hasarının önüne geçilebildiğini belirterek, "Özellikle tek bacakta gelişen şişlik ve ağrı gibi belirtiler asla ihmal edilmemelidir. Bu şikayetler derin ven trombozunun en önemli uyarı işaretleri arasında yer alır ve zaman kaybetmeden hekim değerlendirmesi gerektirir" dedi.

Yaz aylarında sıvı kaybı pıhtılaşma riskini artırıyor

Derin ven trombozu (DVT) genellikle bacakların derin toplardamarlarında kan pıhtısı oluşması sonucu gelişen ciddi bir damar hastalığı olarak tanımlanıyor. Güncel sağlık kılavuzlarına göre; hareketsizlikten obeziteye, geçirilmiş ameliyatlardan kansere, ileri yaştan hamileliğe kadar pek çok faktör pıhtı oluşumuna zemin hazırlıyor. Genetik yatkınlığın da tetikleyici olabildiği bu tabloda derin ven trombozu riskinin yaz aylarında artış gösterdiğini anlatan Dr. Ahmet Arif Ağlar, şu bilgileri verdi: "Bunun nedeni ise artan sıcaklık ve terlemeye bağlı gelişen sıvı kaybının, yeterli sıvı tüketilmediğinde kanın koyulaşmasına ve pıhtılaşma eğiliminin artmasına sebep olabilmesidir. Özellikle ileri yaşta olan, kronik hastalığı bulunan, diüretik kullanan ve uzun süre güneş altında çalışan kişilerde bu risk daha belirgin hale gelmektedir. Ayrıca yaz tatillerinde uzun süre hareketsiz kalınan uçak, otobüs veya otomobil yolculukları da bacak toplardamarlarında kan akımını yavaşlatarak derin ven trombozu gelişme riskini artırabilmektedir."

Yeterli su tüketmek, bol hareket etmek şart!

Dr. Ahmet Arif Ağlar, derin ven trombozuna karşı yaz aylarında bazı önlemlerin mutlaka alınması gerektiğini vurgularken, "Yeterli sıvı tüketmek, uzun yolculuklarda düzenli aralıklarla hareket etmek, özellikle 4-6 saatten uzun yolculuklarda belirli aralıklarla ayağa kalkıp birkaç dakika yürümek ve  yüksek risk grubundaki kişilerin hekimin önerdiği koruyucu önlemleri  uygulaması büyük önem taşımaktadır" diye konuştu. 

8 Ağustos onların günü


 
2002 yılında Uluslararası Hayvan Refahı Fonu (IFAW) tarafından başlatılan ve her yıl 8 Ağustos'ta kutlanan Uluslararası Kedi Günü'nde, kedilerle ilgili farkındalık oluşturmak ve korunma sorununa dikkati çekmek amacıyla çeşitli etkinlikler düzenleniyor. Marketten ya da bakkaldan alacağınz yaş mamayla özellikle sokak kedilerini ödüllendirelim.

08.08.2026 13:02:00
HABER MERKEZİ/AA
 
8 Ağustos onların günü
8 Ağustos onların günü

2002 yılında Uluslararası Hayvan Refahı Fonu (IFAW) tarafından başlatılan ve her yıl 8 Ağustos'ta kutlanan Uluslararası Kedi Günü'nde, kedilerle ilgili farkındalık oluşturmak ve korunma sorununa dikkati çekmek amacıyla çeşitli etkinlikler düzenleniyor. Marketten ya da bakkaldan alacağınz yaş mamayla özellikle sokak kedilerini ödüllendirelim.

Bu kapsamda, nesli tükenme tehlikesi altındaki kedi türlerinin korunması için çeşitli bilimsel ve kurumsal çalışmalar yürütülüyor. Vahşi türler için doğal yaşam alanları korunurken; evcil ırklarda genetik saflığın devamı için kontrollü üretim programları uygulanıyor. Türkiye'nin simgelerinden biri olan Ankara kedisi de nesli tükenme tehlikesi altında olması nedeniyle koruma altında bulunan türler arasında yer alıyor. En eski uzun tüylü kedi ırklarından biri olarak tanımlanan ve Avrupa'da "Angora" kedisi olarak bilinen Ankara kedisi, kendine has uzun ve parlak tüyleri ve farklı renkte gözleriyle dikkati çekiyor.

Kandil bu işe çok kızacak!

Hakkari'nin Yüksekova ilçesinde Jandarma İnsansız Hava Aracı (JİHA) destekli düzenlenen narkotik operasyonunda 253 kilogram esrar ele geçirildi, 1 şüpheli gözaltına alındı

08.08.2026 09:57:00
İhlas Haber Ajansı
 
Kandil bu işe çok kızacak!
Kandil bu işe çok kızacak!
Hakkari'nin Yüksekova ilçesinde Jandarma İnsansız Hava Aracı (JİHA) destekli düzenlenen narkotik operasyonunda 253 kilogram esrar ele geçirildi, 1 şüpheli gözaltına alındı.

İçişleri Bakanlığından yapılan açıklamaya göre, Jandarma Genel Komutanlığı Narkotik Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı, 7'nci Hudut Alay Komutanlığı ve Yüksekova Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde uyuşturucu ticareti yapanlara yönelik çalışma başlatıldı.



Yüksekova İlçe Jandarma Komutanlığı Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerinin gerçekleştirdiği titiz istihbari çalışmalar sonucunda belirlenen adrese operasyon düzenlendi. Havadan JİHA'ların da destek verdiği operasyonda, 253 kilogram esrar ele geçirildi, uyuşturucu ticareti yaptığı değerlendirilen 1 şüpheli yakalandı.

Açıklamada, uyuşturucuyla mücadeleye yönelik operasyonların kararlılıkla ve kesintisiz bir şekilde devam edeceği vurgulanarak, operasyonu başarıyla yürüten ve emeği geçen tüm güvenlik güçleri ile Yüksekova Cumhuriyet Başsavcılığı tebrik edildi.

Narko-terör



PKK terör örgütü, uluslararası raporlarda ve güvenlik kaynaklarında uyuşturucu ticaretini en birincil finansman kaynağı olarak kullanan tipik bir "Narko-Terör" örgütü olarak tanımlanmaktadır.

Soğuk Savaş sonrası dönemde devlet sponsorluklarının azalmasıyla birlikte PKK, silah temini, lojistik altyapı ve militan iaşesini sürdürebilmek için uyuşturucu kaçakçılığı ağlarına doğrudan entegre olmuştur

Dev finansal hacim



Europol ve uluslararası istihbarat raporlarına göre, PKK'nın uyuşturucu ticaretinden elde ettiği yıllık gelirin 1.5 milyar ile 3 milyar dolar arasında olduğu tahmin edilmektedir.

Bu devasa nakit akışı; silah alımlarında, kampların idamesinde ve kara para aklama faaliyetlerinde kullanılmaktadır.

Şiddetli karın ağrısına dikkat!


 
 
Karnın sağ üst bölümünde başlayan, sırta veya sağ omuza yayılan ve saatlerce sürebilen şiddetli ağrı çoğu zaman basit bir hazımsızlık olarak değerlendirilse de altta yatan neden safra kesesi iltihabı olabiliyor.

08.08.2026 06:49:00
Murat Çorbacı
 
Şiddetli karın ağrısına dikkat!
Şiddetli karın ağrısına dikkat!

Karnın sağ üst bölümünde başlayan, sırta veya sağ omuza yayılan ve saatlerce sürebilen şiddetli ağrı çoğu zaman basit bir hazımsızlık olarak değerlendirilse de altta yatan neden safra kesesi iltihabı olabiliyor. Tıp dilinde 'akut kolesistit' olarak adlandırılan bu tabloda erken tanı ve zamanında uygulanan cerrahi tedavi sayesinde hastalar genellikle kısa sürede sağlıklarına kavuşuyor. Ancak gecikmiş başvurular safra kesesinde delinme, yaygın karın zarı enfeksiyonu ve sepsis gibi yaşamı tehdit eden ciddi sağlık sorunlarına yol açabiliyor.

Ne zaman harekete geçmeli

Genel Cerrahi Uzmanı Dr. İsmail Çalıkoğlu, "Bu nedenle saatlerce süren ve özellikle ateş, bulantı ile kusmanın eşlik ettiği şiddetli karın ağrısı hiçbir zaman ihmal edilmemeli ve en kısa sürede genel cerrahi uzmanına başvurulmalıdır" dedi. Safra kesesi, karaciğer tarafından üretilen safrayı depolayan ve özellikle yağlı yemeklerden sonra bağırsağa boşaltarak yağların sindirimine yardımcı olan küçük ancak önemli bir organ.


Kadınlarda daha sık görülüyor

Safra kesesi iltihabı kadınlarda erkeklere göre yaklaşık 2-3 kat daha sık görülüyor. Östrojen hormonunun safra içerisindeki kolesterol miktarını artırması ve hamilelik döneminde safra kesesi hareketlerinin yavaşlaması, kadınlarda daha sık rastlanmasının en önemli nedenleri arasında yer alıyor. İleri yaş, aile öyküsü, obezite, diyabet, yüksek kolesterol, uzun süreli açlık, hızlı kilo kaybı ve bazı kan hastalıkları da hastalık riskini artıran diğer faktörleri oluşturuyor.

Yağlı yemekler azdırıyor

Safra kesesi iltihabının en önemli belirtisi, özellikle yağlı yemeklerden sonra başlayan, karnın sağ üst bölgesinde hissedilen ve giderek şiddetlenen ağrı oluyor. Bu ağrı çoğu zaman sağ omuza, sağ kürek kemiğinin altına veya sırta yayılabiliyor ve birkaç saatten uzun sürüyor. Ağrıya bulantı, kusma, iştahsızlık ve ateş eşlik edebiliyor. Hastalık ilerledikçe titreme, yüksek ateş ve genel durum bozukluğu gelişebiliyor.

Aziz Yıldırım'ın kızına yönelik paylaşımlar yapan kişiye ev hapsi

Fenerbahçe Kulübü Başkanı Aziz Yıldırım'ın kızına yönelik sosyal medya paylaşımları nedeniyle gözaltına alınan şüpheli hakkında "konutunu terk etmemek" şeklindeki adli kontrol tedbiri uygulandı

07.08.2026 17:02:00 / Güncelleme: 07.08.2026 17:07:18
Anadolu Ajansı
 
Aziz Yıldırım'ın kızına yönelik paylaşımlar yapan kişiye ev hapsi
Aziz Yıldırım'ın kızına yönelik paylaşımlar yapan kişiye ev hapsi

Fenerbahçe Kulübü Başkanı Aziz Yıldırım, 5 Ağustos'ta avukatı aracılığıyla Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığına sunduğu şikayet dilekçesinde, X sosyal medya platformunda "2007 Hakan Safi" isimli, 20 üyeden oluşan bir sohbet grubu kurulduğunu, gruba üye hesap kullanıcılarının kendisi ve 18 yaşından küçük kızına yönelik sistematik bir şekilde "kişisel verileri hukuka aykırı olarak yayma", "tehdit" ve "hakaret" içerikli paylaşımlarda bulunduğunu iddia etti.

Şikayet üzerine başlatılan soruşturma kapsamında, söz konusu sosyal medya hesaplarının tespiti için İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce yapılan çalışma kapsamında şüpheli Cengiz Y. gözaltına alındı.

Emniyetteki işlemleri tamamlanan zanlı, Bakırköy Adliyesine sevk edildi.

Sevk yazısında "mağdurun ismi ve fotoğrafının kişisel veri kapsamında olduğu" değerlendirmesi

Burada savcılığa çıkarılan zanlı, "kişisel verileri hukuka aykırı olarak ele geçirmek veya yaymak" suçundan tutuklama talebiyle nöbetçi sulh ceza hakimliğine gönderildi.

Savcılığın sevk yazısında, somut olayda mağdurun ismi ve fotoğrafının kişisel veri kapsamında olduğu, eylemin hukuka aykırı olarak ve mağdurun rızası dışında gerçekleştirildiği belirtildi.

Yazıda, şüphelinin, mağdura yönelik "kişisel verileri hukuka aykırı olarak yaymak" suçunu işlediği hususunda kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren olguların bulunması, üzerine atılı suçun vasıf ve mahiyeti, öngörülen ceza miktarı ile olayın oluş şekli de dikkate alınarak tutuklanmasına karar verilmesi talep edildi.

Sulh ceza hakimliği, şüpheli Cengiz Y. hakkında "konutunu terk etmemek" şeklindeki adli kontrol tedbirinin uygulanmasına karar verdi.

Anlaşmanın detayları belli oldu

Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan tarafından imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması'nın detayları belli oldu

07.08.2026 16:20:00
AA
 
Anlaşmanın detayları belli oldu
Anlaşmanın detayları belli oldu
Konuyla ilgili yetkililerden alınan bilgiye göre, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ve Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif tarafından imzalanan Mekke Anlaşması, herhangi bir ülkeyi hedef almayan, külfet paylaşımı ve ortak güvenlik anlayışı temelinde bölgesel ve küresel barış, istikrar ve refahın korunmasına yönelik taahhütleri güçlendirmeyi amaçlayan savunma odaklı işbirliği niteliği taşıyor.

Herhangi bir saldırganlık eylemine karşı kolektif caydırıcılığı güçlendirmeyi amaçlayan anlaşma, üç devletten herhangi birine yönelik herhangi bir silahlı saldırının, hepsine yönelik bir saldırı olarak kabul edileceğini öngörüyor.

Mekke Anlaşması, artan bölgesel ve uluslararası güvenlik tehditlerine karşı ortak mücadele zemini oluşturmak amacıyla bölgesel sahiplenme ilkesi doğrultusunda yürütülen uzun soluklu diplomatik çalışmaların somut sonucu olarak görülüyor.

Anlaşmanın, üç ülkenin birbirlerinin güvenliğini destekleme taahhüdünün yanı sıra savunma sanayisi işbirliğini ve askeri birlikte çalışabilirliği geliştirmeyi amaçlayan savunma odaklı bir düzenleme niteliği bulunuyor.

Herhangi bir ittifak veya anlaşmadan kopuş anlamına gelmeyen Mekke Anlaşması, mevcut müttefiklik ilişkilerini tamamlayarak bölgesel güvenliği güçlendiriyor ve diğer bölge ülkelerinin katılımına açık bir işbirliği zemini oluşturuyor.

Mekke Ortak Savunma Anlaşması, üç ülke arasındaki köklü kardeşlik bağlarını pekiştiren, kendi savunmalarının yanı sıra bölgesel ve küresel güvenliğe katkı sağlayacak bir anlaşma niteliği taşıyor.

Anlaşma, "bölgede barışın, huzurun ve güvenliğin destekleyici unsuru" olarak değerlendiriliyor.

"Türkiye'nin NATO üyeliği ile bölgesel ortaklıklarının birbirinin alternatifi olmadığını, güvenlik yükünün paylaşılmasını sağlayan tamamlayıcı yapılar" olduğunu belirten yetkililer, "Bu anlaşma saldırgan bir askeri cephe, çevreleme girişimi veya saldırı planlaması değil, bölgesel istikrarı sağlamaya yönelik Terörsüz Bölge hedefine de katkı sağlayacak bir adım" değerlendirmesinde bulundu.

"Mekke Anlaşması'nın, hiçbir ülkeyi hedeflemediğini, mevcut diyalog kanallarını kapatmadığını" vurgulayan yetkililer, anlaşmanın, taraflardan birine yönelik silahlı saldırıyı tümüne yapılmış sayarak Birleşmiş Milletler Şartı'nın 51. maddesi uyarınca ortak savunma, meşru müdafaa ve karşılıklı güvenlik taahhüdünü teyit ettiğini bildirdi.

Yetkililer, bu anlaşmanın, yalnızca üç imzacı devletin birbirlerinin savunmasını destekleme taahhüdüyle değil, aynı zamanda savunma sanayi işbirliğini ve birlikte çalışabilirliği artırma taahhütleriyle de tamamen savunma niteliğinde olduğunu dile getirdi.

Türkiye açısından bakıldığında, Mekke Ortak Savunma Anlaşması'nın, bölge ve İslam dünyası için her anlamda tarihi nitelikte olduğu yorumunu yapan yetkililer, "bölgedeki güvenlik mimarisinin Mekke Anlaşması ile yeniden dizayn edildiği" değerlendirmesini yaptı.

Anlaşmayla Türkiye'nin başka çatışmalara sürüklenmediğini, bölgesel etkisini ve tecrübesini bölgenin güçlü aktörleriyle birleştirdiğini belirten yetkililer, "Türkiye değişen ve karmaşıklaşan uluslararası güvenlik ortamında işbirliği seçeneklerini çeşitlendiren bir düzenlemeye imza atmıştır. Türkiye'nin Mekke Anlaşması'na imza atması, küresel deniz ticaret yollarının güvenliğini güçlendirerek ihracata, enerji tedarikine ve ekonomik istikrara katkı sağlayacaktır. Anlaşmaya katılım, Türk askerinin her bölgesel krize gönderileceği anlamına gelmemektedir. Kuvvet kullanımı ve askeri harekat kararları anayasal düzen ile ulusal karar mekanizmaları çerçevesinde alınacaktır." ifadelerini kullandı.

Anlaşmanın, Türkiye'nin uluslararası anlaşmalardan doğan yükümlülüklerine zarar vermediğini vurgulayan yetkililer, şunları kaydetti:

"Anadolu'dan Hicaz'a, İslamabad'dan Riyad'a uzanan kardeşlik hattı, ortak değerlerin ve zor zamanlarda birbirinin yanında duran milletlerin iradesini temsil etmektedir. Mekke Anlaşması Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasındaki işbirliği, tarihi bir sorumluluğun günümüzdeki stratejik karşılığıdır. Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasındaki ilişkiler yalnızca devletler arası çıkarlara değil, ortak tarih, inanç, kardeşlik ve dayanışma bağlarına dayanmaktadır."

KKKA'da önemli gelişme; aşının ilk fazı tamamlanmak üzere

Erciyes Üniversitesi (ERÜ) Rektörü Prof. Dr. Fatih Altun, Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) hastalığı aşısının çalışmalarında ilk fazın tamamlanmak üzere olduğunu söyleyerek, "Birinci fazla birlikte ikinci ve üçüncü faz sürecini de tamamlayıp aşının hazır olması süreçlerine doğru düzenli istikrarlı bir ilerleme içerisindeyiz" dedi

07.08.2026 14:20:00
İhlas Haber Ajansı
 
KKKA'da önemli gelişme; aşının ilk fazı tamamlanmak üzere
KKKA'da önemli gelişme; aşının ilk fazı tamamlanmak üzere
ERÜ bünyesinde çalışmalarına devam eden ve Turkovac'ı geliştiren Prof. Dr. Aykut Özdarendeli başkanlığındaki Aşı Araştırma ve Geliştirme Enstitüsü'nde çalışmalar aralıksız devam ediyor. KKKA aşısı için çalışmalarını sürdüren ekip, aşıda ilk faz çalışmalarını tamamlamak üzere. Çalışmalar hakkında bilgiler veren ERÜ Rektörü Prof. Dr. Fatih Altun, çalışmaların sürdüğü laboratuvarın daha kapsamlı bir hale geleceğini söyleyerek, "Çok büyük bir laboratuvara kavuşuyoruz.

Bu alanda stratejik araştırmalar yapabileceğimiz kapsamlı bir laboratuvar imkanının olması bizim için önemli. Cumhurbaşkanımızın destekleriyle bu laboratuvar imkanına sahip olabilmemiz sadece Kayseri için değil, ülkemiz ve tüm insanlık için de stratejik bir öneme sahip. Laboratuvarımızın da yıl sonu itibarıyla hazırlıklarımız bitmek üzere. İnşaatımız tamamlandı. Laboratuvarın teknik cihazlar anlamında son bağlantıları devam etmekte" dedi.

"Birinci fazla birlikte ikinci ve üçüncü faz sürecini de tamamlayıp aşının hazır olması süreçlerine doğru düzenli istikrarlı bir ilerleme içerisindeyiz"

Çalışmalarına devam edilen KKKA aşısı hakkında bilgiler veren Altun, "Aykut Özdarendeli hocamız çalışmalarını sürdürüyor. Özellikle çalışmalarına Kırım Kongo Kanamalı Virüslü ateşli hastalığı dediğimiz kene ısırmasının sebep olduğu rahatsızlıkla ilgili aşı çalışmalarına devam ediyor. Birinci fazla ilgili ciddi mesafe almış durumdayız. Burada biz elimizden geldiği kadar bu aşı süreçlerini yönetirken de ulusal ve uluslararası boyutta bunun kabul edilmesi bizim için esastır.

Biz hocamıza o süreçlerini de kolaylaştırmak için destek oluyoruz. Yaz aylarına başladığımızda hep gündemimize gelen bir rahatsızlık süreci olarak durmakta ama biz bu konularda Sağlık Bakanlığımızla ve Sağlık Müdürlüğümüzle koordineli bir şekilde çalışmalarımıza devam ediyoruz. Benim tahminim birinci fazla birlikte ikinci ve üçüncü faz sürecini de tamamlayıp aşının hazır olması süreçlerine doğru düzenli istikrarlı bir ilerleme içerisinde olduğumuzu söylemek istiyorum" diye konuştu.

AHBAP Derneği'nin feshi için Asliye Hukuk Mahkemesi'ne açılan davada dernek yönetimine kayyum atanmasına karar verildi. Mahkemenin bu kararı ile derneğin fesih süreci başlamış oldu

AHBAP Derneği'nin feshi için Asliye Hukuk Mahkemesi'ne açılan davada dernek yönetimine kayyum atanmasına karar verildi. Mahkemenin bu kararı ile derneğin fesih süreci başlamış oldu

07.08.2026 12:40:00
Haber Merkezi
 
 AHBAP Derneği'nin feshi için Asliye Hukuk Mahkemesi'ne açılan davada dernek yönetimine kayyum atanmasına karar verildi. Mahkemenin bu kararı ile derneğin fesih süreci başlamış oldu
 AHBAP Derneği'nin feshi için Asliye Hukuk Mahkemesi'ne açılan davada dernek yönetimine kayyum atanmasına karar verildi. Mahkemenin bu kararı ile derneğin fesih süreci başlamış oldu
İstanbul 29. Asliye Hukuk Mahkemesi, AHBAP Derneği'nin yönetimi için kayyum atanmasına karar verdi. Daha önce alınan tedbir kararları kapsamında derneğin mal varlıklarının yönetimi için kayyum heyeti tayin edilmiş, ayrıca iştirak şirketleri olan Ahbap Lojistik ve Ahbap İktisadi İşletmesi'ne Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) kayyum olarak atanmıştı. Mahkemenin son kararıyla birlikte bu kez bizzat derneğin sevk ve idaresi kayyuma devredildi. Böylece ile derneğin hukuki varlığının sona erdirilmesi (fesih) süreci resmen başlatılmış oldu.

Kararda, İstanbul 8. Sulh Ceza Hakimliği'nin 27 Temmuz 2026 tarihli kararıyla kayyım olarak belirlenen 3 kişinin AHBAP Derneği'ne yönetim kayyımı olarak atanmasına hükmedildi. Kayyım heyetinin dernek iş ve işlemlerini yürütmesi, mal varlığını koruması ve resmi süreçleri takip etmesi kararlaştırıldı.

Mahkeme, faaliyetlerin durdurulması kararının uygulanması kapsamında dernek binası ve eklentilerinin mühürlenmesine, fiziki faaliyetlerin engellenmesine ve kayyım heyetinin yönetime fiilen teslim edilmesine karar verdi. Bu kapsamda İstanbul İl Sivil Toplumla İlişkiler Müdürlüğü, İstanbul Valiliği ve İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü'ne müzekkere yazılacak.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı nezdinde yürütülen soruşturmanın odak noktasını; özellikle 6 Şubat 2023 depremleri sonrasında AHBAP Derneği adına toplanan milyarlarca liralık yardım ve bağışların usulsüz kullanımı, haksız kazanç ve kara para aklama şüpheleri oluşturuyor. İlk olarak dernek kurucusu Haluk Levent'in kardeşi Berkant Acil'in mali hareketlerini inceleyen başsavcılık, Şile Belediyesi'nde düzenlenen festival rüşvet soruşturması belgeleriyle çapraz inceleme yaptı. İncelemelerde Haluk Levent, Berkant Acil ve Yeliz Kaya arasında hem mali transferler hem de organik çalışma birlikteliği tespit edildi.

İstanbul Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı, MASAK ve Mülkiye Müfettişliği raporlarının birleştirilmesiyle derinleştirilen soruşturmada mali bulgulara ulaşıldı. Sadece 2023 yılında milyarlarca lira bağış toplayan derneğin banka hesaplarında yapılan incelemelerde, hesap bakiyelerinin neredeyse tamamen boşaltıldığı saptandı. Banka detaylarına göre dernek hesaplarında yalnızca 266 bin TL, 786 bin TL, 8 bin 598 Dolar ve 19 bin Euro civarında bir meblağ kaldığı görüldü. Hatta pazar günleri de dahil olmak üzere dernek hesaplarından yüksek miktarlı finansal işlemler yapıldığı ve bu hesaplarda tek işlem yetkilisinin Haluk Levent olduğu banka kayıtlarıyla doğrulandı.

Davaname metninde yer alan Mali Müfettişlik ve MASAK verilerine göre, dernek bütçesinden Haluk Levent'in asistanı Yeliz Kaya'nın kişisel hesaplarına tespit edilebilen ilk etapta 122 milyon TL doğrudan para çıkışı yapıldı. Ayrıca Dernek Haluk Levent'in derneği usulsüz şekilde borçlandırarak kambiyo senetleri düzenlediği, bu senetler karşılığında alınan yüksek değerli taşınmazların ve dernek iştiraki Ahbap Lojistik'e ait gayrimenkullerin Yeliz Kaya adına tescil ettirildiği belirlendi. Yeliz Kaya'nın sadece 2025 ve 2026 yıllarında dernekle bağlantılı 100 adet taşınmaz işlemi yaptığı, bunların 58 adedini şüpheli Esin Önder Çağlayan'a devrettiği tespit edildi. Soruşturma dosyasında ayrıca Haluk Levent tarafından kullanılan hesaplardan yüksek hacimli yasal bahis oyunlarının oynandığı bilgisi yer aldı.

Teknik ve fiziki takip altında tutulan Haluk Levent'in, 12 Temmuz 2026 günü telefonlarını kapatıp sinyal kesici kullanarak kaçma izlenimi veren eylemlerde bulunduğu ve İzmir yolunda seyir halindeyken güvenlik güçlerince yakalandığı öğrenildi. Soruşturma kapsamında 12, 14, 17 ve 27 Temmuz 2026 tarihlerinde gerçekleşen 4 ayrı operasyon sonucunda tutuklamalar ve adli kontroller peş peşe geldi.

Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) heyeti, Ankara Güvenpark'ta eylemlerini sürdüren er şehit yakınları ve er gazilerini ziyaret ederek taleplerine destek verdi

Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) heyeti, Ankara Güvenpark'ta eylemlerini sürdüren er şehit yakınları ve er gazilerini ziyaret ederek taleplerine destek verdi

07.08.2026 11:01:00
Haber Merkezi
 
 Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) heyeti, Ankara Güvenpark'ta eylemlerini sürdüren er şehit yakınları ve er gazilerini ziyaret ederek taleplerine destek verdi
 Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) heyeti, Ankara Güvenpark'ta eylemlerini sürdüren er şehit yakınları ve er gazilerini ziyaret ederek taleplerine destek verdi
Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) heyeti, Ankara Güvenpark'ta eylemlerini sürdüren er şehit yakınları ve er gazilerini ziyaret ederek taleplerine destek verdi.

BTP Genel Başkan Yardımcısı Emekli Albay Selim Oktay, Ankara İl Başkanı Emekli Yarbay Hüseyin Kuloğlu, Ankara İl Yönetim Kurulu Üyesi Aydın İlik, Çankaya İlçe Başkanı Mehmet Yalçın Vona, Altındağ İlçe Başkanı Bayram Güzel ve Ankara teşkilatından Ayhan Kuru'nun yer aldığı heyet, Güvenpark'ta bir araya geldiği şehit yakınları ve gazilerle görüş alışverişinde bulundu.

Ziyarette, BTP Genel Başkanı Avukat Hüseyin Baş'ın selamı, eylemcilerin sözcüsü Gazi Erdem Çerçioğlu aracılığıyla tüm şehit yakınları ve gazilere iletildi.

Görüşmede, şehit yakınları ve gazilerin dile getirdiği talepler ile "Terörsüz Türkiye" adıyla yürütülen sürece ilişkin endişeleri dinlendi. BTP heyeti, şehit aileleri ve gazilerin haklı mücadelelerinin yanında olduklarını belirterek, partinin konuya ilişkin değerlendirmelerini ve çözüm önerilerini paylaştı.



Ziyaretin ardından açıklamalarda bulunan BTP Genel Başkan Yardımcısı Emekli Albay Selim Oktay, şehit aileleri ve gazilerin haklı mücadelelerini desteklediklerini vurguladı.

Oktay, tüm şehit aileleri ve gazilere, yaşamlarının geri kalanında kimseye muhtaç olmadan onurlu bir hayat sürdürebilecekleri düzeyde maaş bağlanması gerektiğini belirterek, devletin mevcut imkânlarının bunu karşılayabilecek güçte olduğunu ifade etti.

Selim Oktay ayrıca, "Terörsüz Türkiye" sürecine ilişkin şehit aileleri ve gazilerin dile getirdiği endişeleri dikkatle dinlediklerini, Bağımsız Türkiye Partisi'nin bu konudaki duruşunu ve kararlılığını kendileriyle paylaştıklarını söyledi.

BTP heyeti, şehit yakınları ve gazilerin taleplerinin takipçisi olmaya devam edeceklerini belirterek ziyaretini tamamladı.

Ezine'de 14 kaçak göçmen yakalandı

Çanakkale'nin Ezine ilçesi açıklarında Sahil Güvenlik ekiplerince lastik bot içinde 14 kaçak göçmen yakalandı

07.08.2026 10:23:00
İhlas Haber Ajansı
 
Ezine'de 14 kaçak göçmen yakalandı
Ezine'de 14 kaçak göçmen yakalandı
Çanakkale'nin Ezine ilçesi açıklarında Sahil Güvenlik ekiplerince lastik bot içinde 14 kaçak göçmen yakalandı.

Sahil Güvenlik Komutanlığı ekiplerince Ezine açıklarında bir grup kaçak göçmen olduğu tespit edildi. Bölgeye sevk edilen Sahil Güvenlik botu 'KB-57' tarafından hareket halinde durdurulan fiber karinalı lastik bot içinde 14 kaçak göçmen yakalandı.

Kaçak göçmenler işlemlerinin ardından Ayvacık ilçesindeki Göçmen Ön Kabul ve Sevk Merkezine (GÖKSEM) teslim edildi.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.