logo
08 AĞUSTOS 2026

Özgür Özel: CHP'li başkanlar mal varlıklarını her yıl açıklayacak

"Bütün CHP’li belediye başkanları görev geldikleri gün belediyeye girerken mal varlığını asacaklar, her sene asacaklar, bakacağız. O maaşla o iş olur mu? Bizim başkanlara güvenimiz tam. Onların kendisine güveni tam."

13.03.2024 16:10:00
Haber Merkezi
 
Özgür Özel: CHP'li başkanlar mal varlıklarını her yıl açıklayacak
Özgür Özel: CHP'li başkanlar mal varlıklarını her yıl açıklayacak
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Lideri Özgür Özel, İzmir'in Tire ilçesinde halk buluşmasına katıldı.

Özel, burada yaptığı konuşmada, "Bugün İzmir'deyiz. Hava kapalı. Bakalım nerede yağmur yağacak, nerede güneş açacak derken Tire'ye geldik, otobüsün üstüne çıkarken yağmur başladı. Manisa'mızda, memleketimde bu makbuldür. Berekettir, yağmur iyidir. Gelecek güzel günlerin habercisidir. Tire'yi memleketimiz biliyoruz. Burada çok arkadaşım, dostum var. 10 yaşından beri büyüdüğüm memleket, İzmir'de ortaokul, liseyi okudum. Üniversiteyi okuduğum, vatani görevimi yaptığım memleketim İzmir. Güzel İzmir ile iki gündür sizin gibi güzel insanlarla büyük bir heyecanı paylaşıyoruz" dedi.

"ATATÜRK GENÇLERE EMANET ETTİ"

"31 Mart'ta yerel seçimler var. Tire'de büyük bir heyecan var. İşim, gücüm Tire diyen 39 yaşında adayımız Hayati Okuroğlu'na belediyeyi teslim etmek için gün sayıyor" diyen Özel, "Hayati Başkan mali müşavir. Çalışkan. 3 yıl gençlik kolları başkanlığımızı yaptı. İlçe başkan yardımcılığımızı yaptı. Siyasetten geliyor. Gençlik kollarından geliyor. Tire'nin evladı. CHP'nin İzmir'de 40 yaş altındaki 12 gözbebeği gencinden bir tanesi. Tire'nin her yaştan gençlerine onu emanet etmeye geldim. Sebebi şu, bu partinin kurucusu, aynı zamanda Cumhuriyetin kurucusu diyor ya 'Benim iki büyük eserim varsa, bunlardan biri Cumhuriyetse, diğeri CHP'dir.' Partinin ilk genel başkanı, Cumhuriyetin kurucusu, bu Cumhuriyeti kurdu ama genel başkanlara emanet etmedi. Milletvekillerine, MYK üyelerine, hatta askerlere. Cumhuriyet genelkurmay başkanlarına emanettir demedi, Cumhuriyeti Gazi Mustafa Kemal Atatürk, Hayati gibi gençlere emanet etti. Biz de Hayati'yi Tire'de vatanını, milletini seven herkese emanet ediyoruz" ifadesini kullandı.

Özel, şunları söyledi:

"TİRE İTTİFAKINI KURDUK"

"Hayati Başkan dedi ki Tire ittifakını kurduk. Geçen seçimlerde Tire'de ittifak yaptık. Tire'de CHP'liler AKP gelmesin, cumhur ittifakı gelmesin, MHP gelmesin diye Tire'yi halkçı belediyeciler yönetsin diye ittifak yaptılar. Oylarını çekinmeden verdiler ve bir belediye başkanını ittifakla seçtiler. Şimdi biz o ittifakı Ankara'da bu sefer yapamadık. Çok istedik ama yapamadık. Dedik birlikte olmalıyız, kaybetmemeliyiz. Birbirimize kaybettirmemeliyiz. O ittifak Ankara'da kurulmadı ama ben şuna inanıyorum ki Tire'de sandık başında vicdanlar bir araya gelecek, Tire ittifakı kurulacak. Hayati belediye başkanı olacak. Yaptığımız ankette Hayati Başkan 4 puan önde gidiyor. Arkasında iki rakibi var, en yakın olanından 4 puan önde. Tire'de halkçı bir belediye olsun isteyen kim varsa, hesabı ve kitabı kuvvetli yapacak, esnafı destekleyecek, emekliyi destekleyecek, çiftçiyi destekleyecek bir belediye başkanı için bütün Tire bu sefer Hayati Başkanı destekleyecek. Onu seviyor musunuz, ona güveniyor musunuz? Onu belediye başkanı yapacak mısınız?"

"SİZİN İÇİN ÇALIŞACAK"

"Biliyorsunuz, Tire'de bütün Türkiye'nin örnek aldığı Tire Süt Kooperatifi başarı hikayesi var. Tire Süt Kooperatifi elbette Cumhuriyetin geçmişinde çok önemli yeri olan, özellikle Karaoğlan Ecevit'in partimize emanet ettiği, güçsüzlerin güçlülere karşı bir araya geldikleri, omuz omuza verdikleri, dayanışma içinde oldukları, kazandıkları, kazandırdıkları bir yönetim biçimi. Güçlü şirketlere karşı güçsüz, teker teker bir şey yapamayacak, çiftçilerin, köylülerin ve hayvancılıkla uğraşanların bir araya gelip de birlikte kazandıkları bir model. Tabi bu tip işlerin öncüleri oluyor. Destekçileri oluyor. Tire Süt Kooperatifi diyorsak eğer Aziz Kocaoğlu'na kocaman bir selam yolluyoruz Tire'den. Büyük bir teşekkür yolluyoruz Tire'den. Sonrasında Aziz Başkan birkaç dönem bu görevi başarı ile yaptıktan sonra Tunç Başkanımıza devretti, o da 1 Nisan itibariyle Tire'nin taktiri ile İzmirlilerin taktiri ile görevi bir başka kooperatifçiye, kırsal kalkınma ile ilgili heyecan duyan, projeleri olan, hayvancılığı desteklemek isteyen, kalkınmanın kırsaldan başladığına inanan ve bu konuda heyecanla gün sayan birisine artık İzmir Büyükşehir Belediyesini devredecek. İşte size İzmir Büyükşehir Belediye Başkan adayımız Cemil Tugay. Onu tanıyor musunuz? Onu seviyor musunuz? Ona güveniyor musunuz? O sizin için çalışacak, ben de size güveniyorum."

"SANDIKTA HESAP SORACAĞIZ"

"Değerli Tireliler siz alnının terini toprağa damlatan, oradan bereket fışkırtan, bu bereketle çoluğunun çocuğunun rızkını sağlayan, haram ve yalandan korkan çalışkan insanlarsınız. Bu ülkede en büyük sorunlardan bir tanesi çiftçinin çektikleri. Oysa genç Cumhuriyet kurulduğunda Gazi Mustafa Kemal Atatürk tohum çiftlikleriyle, üretim çiftlikleriyle, orman çiftlikleriyle hem çiftçileri eğitmek, örnek tarım uygulamaları yapmak, önderlik etmek ve bunun için Türkiye tarımını kalkındırmayı tercih etti. Bu ülkenin birinci Cumhurbaşkanının köylülerle ilgili kullandığı ifade şudur, köylü milletin efendisidir. O partinin neferleri, genel başkanı, belediye başkan adayları olarak, hepimizin inancı çiftçinin, köylünün yine milletin efendisi olması gereğidir. Biz birileri gibi çiftçiye kızıp da 'Al ananı da git' demeyiz. Çiftçinin derdi ile dertleniriz. Sorunlarını çözmek isteriz. Bakın bugün Türkiye'de çiftçilerin en önemli sorunu, dünyanın gördüğü bir gerçeği bugünkü yöneticilerin görmemesidir. AB sorunlarının yüzde 30-35'ini doğrudan tarımın destekleme projelerine veriyor. Yine yüzde 35 gibi bir aktarımı kentsel kalkınma, kırsal kalkınma projelerine veriyor. Onların içindeki pay da hesaplandığında AB fonlarının 2 Euro'sundan 1 Euro'su çiftçiye destek için tarım politikalarına, projelerine destek için ayrılmış. Türkiye'de öyle 2 liranın birini bırakın, kanunumuza göre yüzde 1. Yani milli gelirin yüzde 1'i çiftçilere verilmek zorunda. Ne oldu peki geçen sene? Bu yüzde 1'in karşılığı tamı tamına 263 milyar lira ediyordu, ne verdiler çiftçiye? Sadece 85 milyar lira. Alacak ne kadar, 178 milyar lira. Sakın ha 178 milyar lirayı küçük bir para gibi düşünmeyin. Şu kur korumalı mevduat var ya hepimizin sırtından zenginlere verilen fark. Faizi alıyor, dolar çıkarsa da farkını aramızdan alıyor. O paranın toplamı kur korumalı mevduatın toplamı, 152 milyar. Köprülere geçiş garantisi vermiş, toplam ödediği para 162 milyar lira. Size verip de kanuna koyup da vermesi gerekip de vermediği para bu paralardan fazla. 178 milyar lira. 178 milyar lirayı beşli çetelere veren, holdinglere veren, zengin müteahhitlere veren ama çiftçiye gelince 'Al ananı da git' diyen Recep Tayyip Erdoğan'a sandıkta hesap soracağız."

"GÜCÜMÜZÜ GÖSTERMEYE VAR MISINIZ?"

"Mayıs ayında oy isterken, verin kardeşim oyu enflasyon nasıl düşürülür, hayat pahalılığı nasıl engellenir, dolar nasıl düşürülür, mazot nasıl düşürülür diyordu değil mi? O gün mazotun litresi 19 liraydı. Üzerinden 9 ay geçti. Bugün mazotun litresi 42 lira oldu. Nasıl tarlaya gidesin, süresin, ilaç atasın, çapa yapasın, kültivatör çekesin, nasıl hasat yapasın? Nasıl ürünü toplayasın, nasıl götürüp satasın? 42 lira mazotla çiftçi perişan olmuş durumdadır. Eğer çiftçiler bu 31 Mart'ta seslerini yükseltmezse 1 Nisan'dan sonra daha kötüsü kapıdadır. Ne diyorlar, kemer sıkacağız. Ne diyorlar, acı reçeteler içireceğiz. Sıkı para politikasına geçeceğiz. Ey Tire, canım Tire sen hiç acı ilacı beşli çetelerin, patronların, müteahhitlerin içtiğini gördün mü? Sen hiç zenginlerin kemer sıktığını gördün mü? Kemeri yine emekçiye sıktıracak, çiftçiye sıktıracak, işçiye sıktıracak, Tireliye sıktıracak. Kendisi yine bin odalı saraylarında keyif çatacak. Onun için 31 Mart'ta bu iktidara gücümüzü göstermeye var mısınız?"

"EMEKLİNİN HALİNİ GÖRDÜNÜZ"

"Bir başkası, çiftçilerden de dertlisini bulayım mı size? Emekliler bir el kaldırsın görelim. En düşük emekli maaşını alanlar kaldırsın. Kaç para alıyorsunuz, hep bir ağızdan 10 bin lira. Bakın değerli emekliler. Emeklinin halini gördünüz, herkes emekli ve herkes 10 bin liracı. 3 Kasım 2002 AKP ilk iktidara geldiğinde, kaldı ki o günler için ne diyor? Kriz vardı, efendim esnaf yazar kasa atıyordu, sıkıntı vardı diyor. En düşük emekli maaşı o gün 1,5 asgari ücret. Doğru mu? 1,5 asgari ücret düzenini bozmasa, ellemesi emekli ile uğraşmasa, TÜİK kurumuna enflasyonu düşük hesaplatıp, emeklinin hakkını yemese, enflasyona ezdirmese 1,5 asgari ücret bugün 26 bin lira. Yani Tayyip Bey gelip, emeklinin maaşına dokunmasaydı, düzen sürseydi bugün 26 bin liraydı. Ama 10 bin lira alıyoruz. Nasıl büyük bir haksızlığa uğradınız ben size anlatayım. Siz Tire'deki bütün emeklilere anlatın. 3 Kasım 2002 günü en düşük emekli aylığı. 3 Kasım 2002 günü en düşük emekli aylığı 8 çeyrek altın alıyordu. Bunu Türkiye'nin dört bir yanında anlatıyorum. Grup toplantısında 8 çeyrek altın resmi gösterdim, yalansa yalan deyin dedim. Hesap ortada. Bugün kaç çeyrek altın alıyor 10 bin lira, 2,5 çeyrek altın. Tireliler, kıymetli emekliler. Bir an düşünün. Bir çeyrek altın kuyumcudan alıp, cebinize koysanız, yolda giderken düşse ve eve varınca fark etsen, gittiğin bütün yolları gezersin ve ararsın değil mi? Nerede benim çeyrek diye. Bakın bir emekli değil bütün emekliler, bir çeyrek altın değil 5,5 çeyrek altın. Bir sefere mahsus değil her ay kaybediyorlar. Ne yüzden kaybediyorlar, Tayyip Erdoğan emekliyi enflasyona ezdirdiği için kaybediyorlar. Bir kere enflasyonun gerçek rakam yüzde 120'yken, TÜİK 64 açıklıyor. Niye, TÜİK neyin kısaltması? Tayyip'i üzmeyen istatistik kurumu. Ama 64 hesaplıyor, size kaç verdi, yüzde 33. 7 bin 500 lirayı 10 bin lira yaptı. İğneden ipliğe her şeye 2 kat zamlandı, ev kiraları 3 kat arttı. Ama size yüzde 33 verdi."

"5,5 ALTININI ÇALANA EMEKLİ CEVABI VERECEK Mİ?"

"Bakın 5,5 çeyrek altın, AKP döneminde her ay kayıp. Ne alıyorsunuz bayramda, bayram ikramiyesi. Sırası gelmişken, hatırlayalım. Bir selamlayalım, alkışlayalım. Kimin sayesinde alıyoruz bayram ikramiyesi? 2015'te Kemal Bey dedi ki 2 bayramda da birer emekli maaşı. Dediler olmaz, veremezsin. 7 Haziran'da emekliler bunlara oy vermedi, iktidarı tam kaybediyorlardı, 1 Kasım'a yeni seçimi koydular, Devlet Bahçeli sayesinde, gel dedik koalisyon kuralım, kurmam. Sen kur biz destek verelim, istemem. Biz kuralım, sen destekle olmaz. O gün evet dese bugün emekli bambaşka bir noktadaydı. Ama yeniden seçime giderken ne dediler? Biz de vereceğiz. 2015'te söz verdiler, 2018'de bin lira verdiler. Bin lira. O bin lirayı beğenmedik biz. Dedik ki o bin lira azdır, asgari ücret verilsin. O gün bin lira tam 24 kilo dana kıyma alıyordu. Bugün 3 bin lira veriyor. Kaç para alıyor? 6 kilo dana kıyma alıyor. Arada 18 kilo kıyma farkı var. Ramazan mübarek gün. Allah oruçlarınızı kabul etsin, Ramazan'ınınız mübarek olsun. 30 Ramazan oruç tutulacak, iftar var, sahur var, ardından bayram sofrası var. Sadece bayram ikramiyesinde 18 kilo kıyma kayıp. Buzdolabı, mutfaktan kayıp. Sofradan kayıp. Bayram sofrasında torunlarının, çocukların kursağından geçecek 18 kilo kıyma kayıp. 31 Mart'ta emekliler çiftçiler gibi kendi sofrasından kıymayı alana, cebinden 5,5 altın çalana gerekli cevabı verecekler mi? Meselenin özü bu. Adaylar pırıl pırıl ama iş bu seçim genel seçimin ardından yapılan ilk seçim. O günden bugüne mazot pahalılaşmış, hayat, et, süt, yumurta pahalılaşmış, eğer 1 Nisan günü değişen bir şey yoksa nasılsa oy alıyorum dediğinde ondan sonrası çok daha zor ve çileli günler. Ama 31 Mart'ta belediye başkanı olarak bizim kıymetli kardeşimiz Hayati'yi seçerseniz, Hayati yağmur yağarken belki çok fazla değinemedi, sözü bize bırakmak istedi ama Hayati incirinize, cevizinize, kestanenize, depolanması ve pazarlanması aşamasında sahip çıkacak projeleri yapacak. Hayati, büyükşehir belediyesi ile birlikte Toprak Mahsulleri Ofisi'nin eksik bıraktığı için tahılların depolanması sorununa çare arayacak. Lisanslı depoculuk çözümü için büyükşehir belediyemizle birlikte Avrupa Birliği fonlarına başvurarak, Tire'nin bu önemli soruna çare arayacak."

"EL ELE OMUZ OMUZA ÇÖZECEKLER"

"Organize sanayinin su sorununu da tarımdaki su sorununu da çözmek için İZSU ile birlikte projeler yapacak. Biraz önce andığımız Aziz Kocaoğlu'nun buralara yaptığı en önemli iş. Kırsaldaki üretim yollarının, yani tarlaların yollarının kaymak gibi asfalt yapılmasıydı. O yollarda bozulmalar var, tahribatlar var. Önümüzdeki yaz asfalt sezonunda Tire'nin yol sorununu çözüyoruz. Yağmur suyu ile kanalizasyon suyunun ayrıştırılmadığını gördük, CHP bu konuda son derece titiz. Hem taşkın tehlikesi var, hem salgın hastalık, ishal tehlikesi var. Bununla ilgili atık sularla, yağmur sularının ayrıştırılmasını, Tire merkezdeki otopark sorunun çözülmesini, kırsal mahallelerin altyapı sorunlarını çözülmesini, yine organize sanayi bölgesinde dar gelirlilerin yaşadıkları mahallelerde kreş sorunun çözülmesini, kadınların çocuklarını güvenle kreşe bırakmasını, iş hayatına katılmasını, sosyal hayata katılmasını, büyükşehir belediye başkanımızla, Hayati Başkan el ele, omuz omuza çözecekler. İkisi birbirine yakışıyor, ikisi Tire'ye yakışıyor. Onları Tirelilere emanet ediyorum."

"HER YIL MAL VARLIKLARINI AÇIKLAYACAKLAR"

"Hayati Başkan 31'inde seçimi kazanacak. Mazbatayı almaya hep beraber gidecek misiniz? Belediyeye varacaksınız, Hayati Başkan devir teslim için girecek. Elinde çiçeği ile mevcut başkanımıza teşekkür edecek. Devir teslime gidecek ama girmeden önce elindeki çiçeği yanındakine verecek. Bir dakika diyecek. Cepten bir kağıt çıkaracak, o kağıdı belediyenin girişindeki cama asacak. Nedir o kağıt? Mal varlığı, neyi var, neyi yok bileceğiz. Bütün CHP'li belediye başkanları görev geldikleri gün belediyeye girerken mal varlığını asacaklar, her sene asacaklar, bakacağız. O maaşla o iş olur mu? Bizim başkanlara güvenimiz tam. Onların kendisine güveni tam. Bir tarafta Cumhur İttifakı, AKP ve MHP. Her gün birbirine benziyor, kızıyor, küfrediyor. Tehdit ediyor, şantaj yapıyor. 'Oy vermeyene hizmet yok' diyor. 'Doğalgaz bağlatmam' diyor, 'Hatay'ı boynu bükük bırakırım' diyor ama kimse onlara pabuç bırakmıyor. Bu korku ittifakının karşısında bir başka ittifak var. Nasıl bakın, bu korku ittifakı yağmur bulutları gibi ama karşısındaki bizler o aradan çıkan güneşiz. Mavi gökyüzüne inanıyoruz, güzel günlere inanıyoruz. Türkiye ittifakının renkleri ay yıldızlı al bayrağın renkleridir, Türkiye ittifakı milli takım gol atınca kim seviniyorsa Türkiye ittifakında o vardır. Filenin sultanları dünya şampiyonu olduğuna filenin sultanları ile bir gözyaşı dökenler, gırtlağı düğümlenenler, Türkiye ittifakıdır."

"KARDEŞLİK İTTİFAKININ ADI TÜRKİYE İTTİFAKI"

"Türkiye ittifakında partimin aslan sosyal demokratları var, Türkiye ittifakında Tire'nin milliyetçi demokratları iyi insanlar var. Türkiye ittifakında muhafazakar demokratlar var. Birisi gibi gömleği çıkaranlar değil haramdan ve yalandan korkan, muhafazakar demokratlar var. Buradan ifade edelim ki İzmir, Tire. Hepimiz birbirini seven insanlarız. Birbirimizin inancına saygılıyız. Kimseni kimseye karışmadığı, herkesin birbirini dost ve kardeş bildiği, inancına karışmadığı, giyimine karışmadığı, kuşamına karışmadığı ama birisi eğer zordaysa da onu yalnız bırakmayan bir kardeşliğin ittifakının adı Türkiye ittifakıdır. Renklerini söyledim, bir kez de sizinle tekrar edelim. Kırmızı, beyaz. En büyük Türkiye. Türkiye ittifakı kazanınca Türkiye, İzmir, Tire kazanacak. Tire'nin çiftçisi, hayvancılıkla uğraşan süt üreticisi, memuru, esnafı, emekçisi, emeklisi kazanacak. Hep beraber kazanacağız, hep beraber güzel günler göreceğiz. Sizleri seviyor, inanıyor, güveniyorum. Adaylarımızı sizlere, sizleri de Allah'a emanet ediyorum."

BTP Lideri Baş günler öncesinden ‘mezhep savaşı’ ve ‘BOP’ uyarısı!

Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan, Orta Doğu’da tırmanan istikrarsızlık ve bölgesel çatışma risklerine karşı tarihi bir adım atarak "Mekke Ortak Savunma Anlaşması’nı imzaladı

08.08.2026 17:10:00
Haber Merkezi
 
BTP Lideri Baş günler öncesinden ‘mezhep savaşı’ ve ‘BOP’ uyarısı!
BTP Lideri Baş günler öncesinden ‘mezhep savaşı’ ve ‘BOP’ uyarısı!
Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan, Orta Doğu'da tırmanan istikrarsızlık ve bölgesel çatışma risklerine karşı tarihi bir adım atarak "Mekke Ortak Savunma Anlaşması'nı imzaladı.

Suudi Arabistan'ın Mekke kentinde bir araya gelen liderler, bölgedeki güç dengelerini kökten değiştirecek ortak bir savunma paktına imza attı. Dev anlaşmanın hemen ardından Beyaz Saray'dan ilk değerlendirme geldi.

Trump: "Bu iş yakında bitiyor"



Mekke'deki tarihi imza töreninin ardından Oval Ofis'te gazetecilerin karşısına çıkan ABD Başkanı Donald Trump, bölgedeki askeri hareketliliğe ve İran'a yönelik operasyonlara değindi. Trump, Orta Doğu'daki çatışma ortamının sonuna yaklaşıldığını savunarak, "Bence bu iş çok yakında sona erecek. Karşı tarafın uzun süre dayanabileceğini düşünmüyorum" dedi.

Öte yandan Trump, Amerikan ordusunun mühimmat stoklarına ilişkin soruya, bazı silah türlerinde sınırsız tedarike sahip olduklarını ancak yüksek hassasiyetli bazı füze stoklarında sınırlar bulunduğunu kabul ederek yanıt verdi. Trump ayrıca, karşı tarafın kendileriyle bir anlaşma arayışında olduğunu ve yeni bir askeri darbe almak istemediklerini iddia etti.

"Birimize yapılan saldırı hepimize yapılmıştır"

Mekke Ortak Savunma Anlaşması, katılımcı üç ülkeden herhangi birine yapılacak silahlı bir saldırıyı, tüm üye ülkelere yapılmış sayan kolektif bir caydırıcılık maddesi içeriyor. Anlaşma uyarınca savunma sanayisi, askeri eğitim, ortak caydırıcılık ve lojistik iş birliğinin tüm boyutlarıyla geliştirilmesi hedefleniyor.

Paktın mimarları, bu ortaklığın üçüncü bir ülkeye karşı doğrudan bir saldırı ittifakı olmadığını, aksine bölgedeki enerji koridorlarını korumayı ve kolektif güvenliği tesis etmeyi amaçladığını vurguluyor.

Washington sorumluluğu bölgeye mi devrediyor?



Uluslararası analistler, Mekke Anlaşması'nın Trump yönetiminin Orta Doğu stratejisiyle de uyumlu olduğunu belirtiyor. Trump'ın "bölgesel yük paylaşımı" politikasını destekleyen uzmanlar, Washington'ın doğrudan askeri müdahaleler yerine bölgedeki müttefiklerinin güvenlik sorumluluğunu daha fazla üstlenmesini tercih ettiğini, Mekke Paktı'nın da bu stratejinin bir parçası olduğunu ifade ediyor.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ise imzalanan "Mekke Ortak Savunma Anlaşması"na ilişkin yaptığı resmi açıklamada, kolektif caydırıcılığı temel alan bu paktın hiçbir ülkeyi hedef almadığını ve bölgenin huzurunu amaçlayan tüm kardeş ülkelerin katılımına açık olduğunu belirtti. Erdoğan, paktın meşru müdafaa hakkını teyit ettiğini vurgulayarak bölgesel istikrar mesajı verdi.

BTP Lideri Hüseyin Baş: "Dış politikadaki tek pusulamız milletin çıkarları olmalıdır"



Anlaşmadan günler önce (3 Ağustos) yayınladığı mesajda BTP Lideri Hüseyin Baş şöyle diyordu:

'ABD ve stratejik ortağı İsrail'in yıllardır ateşe verdiği coğrafyamızda kaos her geçen gün daha da büyüyor.

Gazze'de aylardır devam eden insanlık dramı, Lübnan'a yönelik saldırılar, Suriye'deki istikrarsızlık, İran'a yönelik tehditler ve bugün Yemen üzerinden yaşanan gelişmeler birbirinden bağımsız değildir. Bunların tamamı, Büyük Ortadoğu Projesi kapsamında bölgeyi yeniden şekillendirmeye yönelik aynı planın farklı aşamalarıdır.

ABD ve İsrail, bölge ülkelerini birbirine düşüren, mezhep ve etnik ayrılıkları derinleştiren politikalarla Ortadoğu'yu sürekli çatışma içinde tutmak istemektedir. Çünkü parçalanmış ve birbirleriyle mücadele eden ülkeler, küresel güçlerin müdahalesine her zaman daha açık hale gelir.

İran'a yönelik saldırılarda da aynı senaryo işletildi. Ağır bir karşılık gördüklerinde "ateşkes" çağrısı yapıp toparlanmaya çalıştılar; ardından yeniden saldırgan politikalarına döndüler. Bu anlayışın değişmeyeceği açıktır. Çünkü mesele barış değil, bölgeyi sürekli kriz içinde tutmaktır.

Bugün en büyük tehlikelerden biri de savaşın mezhep eksenine taşınmak istenmesidir. Böyle bir senaryo gerçekleşirse kazanan ne bölge halkları ne de İslam dünyası olacaktır. Kazanan yalnızca bölgeyi yıllardır dizayn etmeye çalışan küresel güçler olacaktır.

Bu nedenle Yemen'de yaşanan son gelişmeler son derece dikkatle değerlendirilmelidir.

Türkiye, güvenliğini doğrudan ilgilendirmeyen bölgesel çatışmaların tarafı haline gelmemeli; hiçbir küresel planın veya askeri bloklaşmanın parçası olmamalıdır. Dün Gazze'de yaşanan katliam karşısında etkili bir duruş sergileyemeyen uluslararası çevrelerin bugün Yemen konusunda ortaya koyduğu hassasiyet de sorgulanmalıdır.

Türkiye'nin dış politikadaki pusulası; milletimizin çıkarları olmalıdır.

Bağımsız Türkiye Partisi olarak anlayışımız nettir.

Türkiye'nin görevi yeni savaş cephelerinin tarafı olmak değil, bölgede barışı, adaleti ve diplomatik çözümü savunan öncü ülke olmaktır.

Tam bağımsız Türkiye; hiçbir küresel gücün eksenine girmeyen, kendi iradesiyle karar alan, komşularıyla iyi ilişkiler kuran ve bölgesinde güven veren güçlü bir devlettir.

Bugün Türkiye'nin ihtiyacı da tam olarak budur."

Yazın bacaklarda pıhtı tehlikesi artıyor


 
 
Bacakta ani gelişen şişlik, ağrı, kızarıklık ve sıcaklık artışı çoğu zaman önemsenmiyor. Oysa bu belirtiler, yaşamsal risk taşıyan ve halk arasında 'pıhtı oluşması' olarak bilinen derin ven trombozunun ilk sinyalleri olabiliyor.

08.08.2026 15:04:00
Murat Çorbacı
 
Yazın bacaklarda pıhtı tehlikesi artıyor
Yazın bacaklarda pıhtı tehlikesi artıyor

En sık bacaklarda, özellikle de baldır ve uyluk bölgesindeki toplardamarlarda pıhtı oluşumuyla seyreden derin ven trombozu, dünya genelinde her yıl yaklaşık 10 milyon kişide teşhis edilen ciddi bir hastalık. Derin ven trombozunun en büyük tehlikesi ise pıhtının koparak akciğer damarlarına ulaşması ve yaşam kaybıyla sonuçlanabilecek akciğer embolisine (pulmoner emboli) neden olabilmesi. Ayrıca bacakta kalıcı şişlik, ağrı, ağırlık hissi, ciltte renk değişikliği, sertleşme ve iyileşmesi güç olan yaralarla seyreden kalıcı damar hasarına da yol açabiliyor. Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Dr. Ahmet Arif Ağlar, erken dönemde başlanan tedavi sayesinde pulmoner embolinin ve kalıcı damar hasarının önüne geçilebildiğini belirterek, "Özellikle tek bacakta gelişen şişlik ve ağrı gibi belirtiler asla ihmal edilmemelidir. Bu şikayetler derin ven trombozunun en önemli uyarı işaretleri arasında yer alır ve zaman kaybetmeden hekim değerlendirmesi gerektirir" dedi.

Yaz aylarında sıvı kaybı pıhtılaşma riskini artırıyor

Derin ven trombozu (DVT) genellikle bacakların derin toplardamarlarında kan pıhtısı oluşması sonucu gelişen ciddi bir damar hastalığı olarak tanımlanıyor. Güncel sağlık kılavuzlarına göre; hareketsizlikten obeziteye, geçirilmiş ameliyatlardan kansere, ileri yaştan hamileliğe kadar pek çok faktör pıhtı oluşumuna zemin hazırlıyor. Genetik yatkınlığın da tetikleyici olabildiği bu tabloda derin ven trombozu riskinin yaz aylarında artış gösterdiğini anlatan Dr. Ahmet Arif Ağlar, şu bilgileri verdi: "Bunun nedeni ise artan sıcaklık ve terlemeye bağlı gelişen sıvı kaybının, yeterli sıvı tüketilmediğinde kanın koyulaşmasına ve pıhtılaşma eğiliminin artmasına sebep olabilmesidir. Özellikle ileri yaşta olan, kronik hastalığı bulunan, diüretik kullanan ve uzun süre güneş altında çalışan kişilerde bu risk daha belirgin hale gelmektedir. Ayrıca yaz tatillerinde uzun süre hareketsiz kalınan uçak, otobüs veya otomobil yolculukları da bacak toplardamarlarında kan akımını yavaşlatarak derin ven trombozu gelişme riskini artırabilmektedir."

Yeterli su tüketmek, bol hareket etmek şart!

Dr. Ahmet Arif Ağlar, derin ven trombozuna karşı yaz aylarında bazı önlemlerin mutlaka alınması gerektiğini vurgularken, "Yeterli sıvı tüketmek, uzun yolculuklarda düzenli aralıklarla hareket etmek, özellikle 4-6 saatten uzun yolculuklarda belirli aralıklarla ayağa kalkıp birkaç dakika yürümek ve  yüksek risk grubundaki kişilerin hekimin önerdiği koruyucu önlemleri  uygulaması büyük önem taşımaktadır" diye konuştu. 

Şiddetli karın ağrısına dikkat!


 
 
Karnın sağ üst bölümünde başlayan, sırta veya sağ omuza yayılan ve saatlerce sürebilen şiddetli ağrı çoğu zaman basit bir hazımsızlık olarak değerlendirilse de altta yatan neden safra kesesi iltihabı olabiliyor.

08.08.2026 06:49:00
Murat Çorbacı
 
Şiddetli karın ağrısına dikkat!
Şiddetli karın ağrısına dikkat!

Karnın sağ üst bölümünde başlayan, sırta veya sağ omuza yayılan ve saatlerce sürebilen şiddetli ağrı çoğu zaman basit bir hazımsızlık olarak değerlendirilse de altta yatan neden safra kesesi iltihabı olabiliyor. Tıp dilinde 'akut kolesistit' olarak adlandırılan bu tabloda erken tanı ve zamanında uygulanan cerrahi tedavi sayesinde hastalar genellikle kısa sürede sağlıklarına kavuşuyor. Ancak gecikmiş başvurular safra kesesinde delinme, yaygın karın zarı enfeksiyonu ve sepsis gibi yaşamı tehdit eden ciddi sağlık sorunlarına yol açabiliyor.

Ne zaman harekete geçmeli

Genel Cerrahi Uzmanı Dr. İsmail Çalıkoğlu, "Bu nedenle saatlerce süren ve özellikle ateş, bulantı ile kusmanın eşlik ettiği şiddetli karın ağrısı hiçbir zaman ihmal edilmemeli ve en kısa sürede genel cerrahi uzmanına başvurulmalıdır" dedi. Safra kesesi, karaciğer tarafından üretilen safrayı depolayan ve özellikle yağlı yemeklerden sonra bağırsağa boşaltarak yağların sindirimine yardımcı olan küçük ancak önemli bir organ.


Kadınlarda daha sık görülüyor

Safra kesesi iltihabı kadınlarda erkeklere göre yaklaşık 2-3 kat daha sık görülüyor. Östrojen hormonunun safra içerisindeki kolesterol miktarını artırması ve hamilelik döneminde safra kesesi hareketlerinin yavaşlaması, kadınlarda daha sık rastlanmasının en önemli nedenleri arasında yer alıyor. İleri yaş, aile öyküsü, obezite, diyabet, yüksek kolesterol, uzun süreli açlık, hızlı kilo kaybı ve bazı kan hastalıkları da hastalık riskini artıran diğer faktörleri oluşturuyor.

Yağlı yemekler azdırıyor

Safra kesesi iltihabının en önemli belirtisi, özellikle yağlı yemeklerden sonra başlayan, karnın sağ üst bölgesinde hissedilen ve giderek şiddetlenen ağrı oluyor. Bu ağrı çoğu zaman sağ omuza, sağ kürek kemiğinin altına veya sırta yayılabiliyor ve birkaç saatten uzun sürüyor. Ağrıya bulantı, kusma, iştahsızlık ve ateş eşlik edebiliyor. Hastalık ilerledikçe titreme, yüksek ateş ve genel durum bozukluğu gelişebiliyor.

Şanlıurfa'da heyecan yaratan keşif

Şanlıurfa'nın doğusundaki dağlık bölgede yürütülen yüzey araştırmalarında, Neolitik Çağ'a ait ve içerisinde anıtsal dikili taşların bulunduğu devasa bir yaşam alanı gün yüzüne çıkarıldı

07.08.2026 22:30:00
Eyüp Kabil
 
Şanlıurfa'da heyecan yaratan keşif
Şanlıurfa'da heyecan yaratan keşif
Kültür ve Turizm Bakanlığı ile uluslararası arkeoloji heyetlerinin ortaklaşa yürüttüğü Taş Tepeler projesi kapsamında, insanlık tarihini yeniden yazacak nitelikte bir keşfe imza atıldı. Şanlıurfa kent merkezinin 45 kilometre doğusunda yer alan "Karahan Tepe" yakınlarındaki bakir bir vadide, jeoradar taramaları sonucunda yer altında gömülü devasa bir yerleşim tespit edildi. İlk karbon testleri, bu alanın günümüzden tam 12 bin yıl öncesine, yani avcı-toplayıcı toplulukların yerleşik hayata geçiş evresine tarihlendiğini gösteriyor.

Göbeklitepe'nin ikizinden daha büyük

Kazı başkanlığından yapılan ilk açıklamaya göre, yeni keşfedilen yerleşim alanı coğrafi yayılım olarak Göbeklitepe'den yaklaşık 3 kat daha büyük bir alana yayılıyor.

Bölgede yapılan ilk sondaj çalışmalarında, üzerilerinde insan, akbaba, tilki ve leopar kabartmaları bulunan, boyları 6 metreye ulaşan "T" biçimli 40'tan fazla dikili taş belirlendi. Arkeologlar, bu alanın sadece bir tapınak değil, aynı zamanda binlerce insanın aynı anda toplandığı devasa bir ritüel ve sosyal yaşam merkezi olduğunu tahmin ediyor.



Yerleşik hayatın ezberleri bozuluyor

Keşif, insanlığın tarım devriminden önce de büyük topluluklar halinde bir arada yaşadığını ve organize olduğunu kanıtlayan yeni veriler sunuyor.

Henüz tarımın ve evcilleştirilmiş hayvanların olmadığı bir dönemde, bu kadar büyük anıtsal yapıların hangi mühendislik bilgisiyle ve nasıl bir iş gücü organizasyonuyla yapıldığı sorusu, bilim dünyasında yeni bir tartışmanın fitilini ateşledi. Yabancı uzmanlar, bu sit alanının büyüklüğü karşısında insanlık tarihinin kronolojisinin yeniden gözden geçirilmesi gerektiğini savunuyor.



Güvenlik çemberine alındı, kazılar genişletiliyor

Eşsiz buluntuların zarar görmemesi ve kaçak kazıların önlenmesi amacıyla bölge tamamen sit alanı ilan edilerek jandarma koruması altına alındı. Önümüzdeki aylarda dünyanın dört bir yanından yüzlerce arkeolog, antropolog ve jeologun katılımıyla uluslararası düzeyde büyük bir kazı seferberliği başlatılması planlanıyor. Yetkililer, alanın turizme kazandırılması için şimdiden lojistik ve çevre düzenleme çalışmalarına başlandığını bildirdi.

232 belediye başkanı CHP’den istifa etti

YENİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Yaşar Tüzün, ana muhalefet partisinde büyük bir kırılma yaşandığını belirterek, 232 belediye başkanının CHP'den istifa ettiğini ve büyük bölümünün yeni partiye katıldığını açıkladı. Tüzün, ağustos ayı sonuna kadar bu sayının 300'ü aşacağını öngördüklerini ifade etti

07.08.2026 19:00:00
Haber Merkezi
 
232 belediye başkanı CHP’den istifa etti
232 belediye başkanı CHP’den istifa etti
TBMM'de basın toplantısı düzenleyen Yerel Yönetimlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı ve Bilecik Milletvekili Yaşar Tüzün, yerel yönetimler bazında Türk siyasi tarihinin en büyük kitlesel geçiş dalgalarından birinin yaşandığını iddia etti. Özgür Özel liderliğinde CHP'den ayrılan 91 milletvekilinin kurduğu YENİ Parti saflarına, belediye başkanlarının da hızla eklenmeye başladığı belirtildi.

İstifaların kurumsal dağılımı ve 28 il detayı

Toplantıda istifa eden belediye başkanlarının kırılımını net rakamlarla paylaşan Tüzün, yerel yönetim temsilcilerinin resmi kayıt işlemlerine başladığını dile getirdi. Paylaşılan verilere göre istifa eden 232 belediye başkanının kurumsal dağılımı şu şekilde:

• Büyükşehir ilçelerine bağlı 109 ilçe belediye başkanı

• İllere bağlı 54 ilçe belediye başkanı

• Beldelere bağlı 50 belde belediye başkanı

• İl belediye başkanlığı düzeyinde başvuran 17 isim

Tüzün, yaşanan bu istifa dalgasının ardından Türkiye genelindeki 28 ilde hiç CHP'li belediye başkanı kalmadığını ileri sürdü. Bu iller arasında Aydın, Bursa, Balıkesir, Hatay, Bolu, Bilecik, Çanakkale, Kocaeli, Manisa, Samsun ve Trabzon gibi kritik büyükşehir ve merkez iller yer alıyor.

"Ay sonunda sayı 300'ü geçecek"

Büyükşehir belediye başkanlarının geçiş takvimine de değinen Tüzün, ağustos ve eylül aylarında yapılacak belediye meclis toplantılarındaki aritmetik dengelerin korunmasının önemine dikkat çekti. Meclis dengeleri gözetildiği için birçok başkanın istifasını beklettiğini söyleyen Tüzün, "Belediye başkanlarımızın bizzat tarafımı arayarak ilettikleri beyanlar doğrultusunda, ağustos ayı sonu itibarıyla istifa edenlerin sayısının 300'ü geçeceğini tahmin ediyoruz" dedi.

Büyükşehirlerde son durum ne?

Gazetecilerin İstanbul, Ankara ve İzmir gibi metropollere yönelik sorularını yanıtlayan Yaşar Tüzün, güncel durumu şu sözlerle özetledi: "İstanbul ve Ankara ile ilgili şu an için herhangi bir resmi görüşme ya da geçiş açıklaması söz konusu değil. Eskişehir, Muğla ve Tekirdağ gibi iller süreci kendi içlerinde değerlendirecek."

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay'ın AK Parti'ye geçeceği iddialarını yalanlayan Tüzün, kendisinin geçmişteki başarılı çalışmalarını hatırlatarak "Biz kendisiyle YENİ Partimizde buluşmayı umut ediyoruz" açıklamasında bulundu.

CHP'li 19 il belediye başkanından 17'sinin partiye başvurduğunu belirten Tüzün, Bartın Belediye Başkanı'nın kararını haftaya açıklayacağını, Adıyaman Belediye Başkanı Abdurrahman Tutdere'nin ise CHP'de kalmayı tercih ettiğini ve bu karara saygı duyduklarını vurguladı.

YENİ Parti'nin yerel yönetimlere dair temel ilkelerini ve vizyon belgesini ise önümüzdeki günlerde kapsamlı bir lansmanla kamuoyuna duyuracağı bildirildi.

Adalet Komisyonu önünde gerginlik

Kamuoyunda "Terörsüz Türkiye" düzenlemesi olarak bilinen 12 maddelik kanun teklifinin görüşmeleri olaylı başladı. Toplantı salonunun kapısında İYİ Partili vekiller ile AK Partili üyeler arasında salonun küçüklüğü ve kapıların açılmaması nedeniyle sert tartışmalar yaşandı

07.08.2026 17:20:00
Haber Merkezi
 
Adalet Komisyonu önünde gerginlik
Adalet Komisyonu önünde gerginlik
Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM), tarihi adımlardan biri olarak nitelendirilen "Terörsüz Türkiye" sürecinin hukuki çerçevesini belirleyecek yasa teklifi için kritik bir viraja girdi.

Resmi adı "Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi" olan 12 maddelik düzenleme, bugün saat 15.30 itibarıyla TBMM Adalet Komisyonu'nda masaya yatırıldı. Ancak görüşmeler öncesinde komisyon salonunun girişinde tansiyon yükseldi.

Kapıda "salon" kavgası: İYİ Partili vekiller tepki gösterdi

Komisyon Başkanı Cüneyt Yüksel başkanlığında toplanacak kurul öncesinde, salon kapısının geç açılması ve toplantının fiziki olarak yetersiz, küçük bir salonda yapılması muhalefetin tepkisini çekti.

TBMM Adalet Komisyonu salonu önünde bekleyen İYİ Parti milletvekilleri ile AK Parti milletvekilleri arasında sert sözlü tartışmalar yaşandı. İYİ Partili vekiller, böylesine kritik bir kanun teklifinin kamuoyundan ve milletvekillerinden kaçırılarak dar alanlarda müzakere edilmek istendiğini öne sürdü. Gerginliğin ardından komisyon, tartışmaların gölgesinde ilk oturumuna başladı.

Komisyon başkanı yüksel: "Bir af düzenlemesi değil"

Gergin başlayan toplantının açılış konuşmasını yapan Komisyon Başkanı Cüneyt Yüksel, düzenlemenin içeriğine dair net mesajlar verdi. Söz konusu teklifin kesinlikle bir genel af niteliği taşımadığını vurgulayan Yüksel, "Bu teklif, milletimizin 40 yılı aşkın sürelik kanayan yarasını sarma iradesinin somut bir tezahürüdür. Tarihi bir sorumluluğu yerine getiriyoruz" ifadelerini kullandı.

12 maddelik teklif neleri içeriyor?

Meclis Başkanlığına sunulan ve önümüzdeki hafta Genel Kurul'dan geçmesi planlanan teklifin öne çıkan hukuki detayları şunlar:

MGK Şartı ve 6 Aylık Süre: Düzenlemenin hayata geçmesi için Milli Güvenlik Kurulu'nun (MGK) terör örgütünün fiilen lağvedildiğini ve silah bıraktığını Resmi Gazete'de ilan etmesi gerekiyor. Bu ilanın ardından örgüt mensuplarına adli makamlara başvurmaları için 6 aylık süre tanınacak.

Ceza Ertelemeleri: Silah bırakma şartına uyanların; örgüt üyeliği, yardım ve propaganda gibi suçlardan aldıkları cezalar belirli sürelerle ertelenecek. 15 yıl altı hapis cezaları için 5 yıl, 15 yıl üzeri cezalar için 10 yıl infaz erteleme uygulanacak.

Hak Yoksunluğu Kontrolü: Cezası ertelenen kişilere erteleme süresine göre 2 ya da 3 yıl boyunca seçme ve seçilme gibi hak yoksunlukları uygulanacak. Süreç içinde yeni bir terör suçu işlenirse erteleme kararı düşecek ve infaz kaldığı yerden devam edecek.

Öcalan ve Yönetim Kadrosu Kapsam Dışı: Düzenlemede 1 Haziran 2005 öncesindeki ağırlaştırılmış müebbet ve müebbet hapis cezaları ile kasten adam öldürme gibi ağır suçlar tamamen kapsam dışı bırakıldı. Böylece teröristbaşı Abdullah Öcalan ve Kandil'deki tepe yöneticilerin yasadan yararlanmasının hukuken önüne geçildi.

Komisyondaki görüşmelerin hızla tamamlanarak kanun teklifinin önümüzdeki hafta Genel Kurul'a indirilmesi ve yasalaşması bekleniyor.

"Terörsüz Türkiye" sürecinde bugüne nasıl gelindi?

1 Ekim 2025 – İlk Sinyal: MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, TBMM yeni yasama yılı açılış resepsiyonunda DEM Partili milletvekilleriyle tokalaşarak yeni bir sürecin kapısını araladı.

22 Ekim 2025 – Tarihi Çağrı: Devlet Bahçeli, parti grup toplantısında teröristbaşı Abdullah Öcalan'a hitaben, örgütü tasfiye ettiğini ve silah bıraktığını haykırması şartıyla "Umut Hakkı" kullanımı dahil yasal düzenlemelerin yapılabileceği tarihi çağrısını gerçekleştirdi.

Ekim - Aralık 2025 – Siyasi Trafik: Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Bahçeli'nin çağrısına tam destek verdiğini açıkladı. AK Parti, MHP ve DEM Parti hukukçuları arkada yasal zemin oluşturmak için teknik çalışmalara başladı.

Bahar 2026 – Bölgesel Görüşmeler: Sınır ötesindeki gelişmeler ve Türkiye'nin diplomatik adımları doğrultusunda terör örgütünün tasfiye sürecine yönelik uluslararası ve bölgesel istişareler yürütüldü.

5 Ağustos 2026 – Teklif Meclis'te: AK Parti, MHP ve DEM Parti gruplarından 360 milletvekilinin ortak imzasıyla hazırlanan 12 maddelik yasa teklifi resmi olarak TBMM Başkanlığına sunuldu.

7 Ağustos 2026 (Bugün) – Komisyonda İlk Oturum: Teklif, TBMM Adalet Komisyonu'nda muhalefet partilerinin fiziki alan yetersizliği protestoları ve sert tartışmalar eşliğinde ilk kez görüşülmeye başlandı.

Aziz Yıldırım'ın kızına yönelik paylaşımlar yapan kişiye ev hapsi

Fenerbahçe Kulübü Başkanı Aziz Yıldırım'ın kızına yönelik sosyal medya paylaşımları nedeniyle gözaltına alınan şüpheli hakkında "konutunu terk etmemek" şeklindeki adli kontrol tedbiri uygulandı

07.08.2026 17:02:00 / Güncelleme: 07.08.2026 17:07:18
Anadolu Ajansı
 
Aziz Yıldırım'ın kızına yönelik paylaşımlar yapan kişiye ev hapsi
Aziz Yıldırım'ın kızına yönelik paylaşımlar yapan kişiye ev hapsi

Fenerbahçe Kulübü Başkanı Aziz Yıldırım, 5 Ağustos'ta avukatı aracılığıyla Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığına sunduğu şikayet dilekçesinde, X sosyal medya platformunda "2007 Hakan Safi" isimli, 20 üyeden oluşan bir sohbet grubu kurulduğunu, gruba üye hesap kullanıcılarının kendisi ve 18 yaşından küçük kızına yönelik sistematik bir şekilde "kişisel verileri hukuka aykırı olarak yayma", "tehdit" ve "hakaret" içerikli paylaşımlarda bulunduğunu iddia etti.

Şikayet üzerine başlatılan soruşturma kapsamında, söz konusu sosyal medya hesaplarının tespiti için İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce yapılan çalışma kapsamında şüpheli Cengiz Y. gözaltına alındı.

Emniyetteki işlemleri tamamlanan zanlı, Bakırköy Adliyesine sevk edildi.

Sevk yazısında "mağdurun ismi ve fotoğrafının kişisel veri kapsamında olduğu" değerlendirmesi

Burada savcılığa çıkarılan zanlı, "kişisel verileri hukuka aykırı olarak ele geçirmek veya yaymak" suçundan tutuklama talebiyle nöbetçi sulh ceza hakimliğine gönderildi.

Savcılığın sevk yazısında, somut olayda mağdurun ismi ve fotoğrafının kişisel veri kapsamında olduğu, eylemin hukuka aykırı olarak ve mağdurun rızası dışında gerçekleştirildiği belirtildi.

Yazıda, şüphelinin, mağdura yönelik "kişisel verileri hukuka aykırı olarak yaymak" suçunu işlediği hususunda kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren olguların bulunması, üzerine atılı suçun vasıf ve mahiyeti, öngörülen ceza miktarı ile olayın oluş şekli de dikkate alınarak tutuklanmasına karar verilmesi talep edildi.

Sulh ceza hakimliği, şüpheli Cengiz Y. hakkında "konutunu terk etmemek" şeklindeki adli kontrol tedbirinin uygulanmasına karar verdi.

Anlaşmanın detayları belli oldu

Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan tarafından imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması'nın detayları belli oldu

07.08.2026 16:20:00
AA
 
Anlaşmanın detayları belli oldu
Anlaşmanın detayları belli oldu
Konuyla ilgili yetkililerden alınan bilgiye göre, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ve Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif tarafından imzalanan Mekke Anlaşması, herhangi bir ülkeyi hedef almayan, külfet paylaşımı ve ortak güvenlik anlayışı temelinde bölgesel ve küresel barış, istikrar ve refahın korunmasına yönelik taahhütleri güçlendirmeyi amaçlayan savunma odaklı işbirliği niteliği taşıyor.

Herhangi bir saldırganlık eylemine karşı kolektif caydırıcılığı güçlendirmeyi amaçlayan anlaşma, üç devletten herhangi birine yönelik herhangi bir silahlı saldırının, hepsine yönelik bir saldırı olarak kabul edileceğini öngörüyor.

Mekke Anlaşması, artan bölgesel ve uluslararası güvenlik tehditlerine karşı ortak mücadele zemini oluşturmak amacıyla bölgesel sahiplenme ilkesi doğrultusunda yürütülen uzun soluklu diplomatik çalışmaların somut sonucu olarak görülüyor.

Anlaşmanın, üç ülkenin birbirlerinin güvenliğini destekleme taahhüdünün yanı sıra savunma sanayisi işbirliğini ve askeri birlikte çalışabilirliği geliştirmeyi amaçlayan savunma odaklı bir düzenleme niteliği bulunuyor.

Herhangi bir ittifak veya anlaşmadan kopuş anlamına gelmeyen Mekke Anlaşması, mevcut müttefiklik ilişkilerini tamamlayarak bölgesel güvenliği güçlendiriyor ve diğer bölge ülkelerinin katılımına açık bir işbirliği zemini oluşturuyor.

Mekke Ortak Savunma Anlaşması, üç ülke arasındaki köklü kardeşlik bağlarını pekiştiren, kendi savunmalarının yanı sıra bölgesel ve küresel güvenliğe katkı sağlayacak bir anlaşma niteliği taşıyor.

Anlaşma, "bölgede barışın, huzurun ve güvenliğin destekleyici unsuru" olarak değerlendiriliyor.

"Türkiye'nin NATO üyeliği ile bölgesel ortaklıklarının birbirinin alternatifi olmadığını, güvenlik yükünün paylaşılmasını sağlayan tamamlayıcı yapılar" olduğunu belirten yetkililer, "Bu anlaşma saldırgan bir askeri cephe, çevreleme girişimi veya saldırı planlaması değil, bölgesel istikrarı sağlamaya yönelik Terörsüz Bölge hedefine de katkı sağlayacak bir adım" değerlendirmesinde bulundu.

"Mekke Anlaşması'nın, hiçbir ülkeyi hedeflemediğini, mevcut diyalog kanallarını kapatmadığını" vurgulayan yetkililer, anlaşmanın, taraflardan birine yönelik silahlı saldırıyı tümüne yapılmış sayarak Birleşmiş Milletler Şartı'nın 51. maddesi uyarınca ortak savunma, meşru müdafaa ve karşılıklı güvenlik taahhüdünü teyit ettiğini bildirdi.

Yetkililer, bu anlaşmanın, yalnızca üç imzacı devletin birbirlerinin savunmasını destekleme taahhüdüyle değil, aynı zamanda savunma sanayi işbirliğini ve birlikte çalışabilirliği artırma taahhütleriyle de tamamen savunma niteliğinde olduğunu dile getirdi.

Türkiye açısından bakıldığında, Mekke Ortak Savunma Anlaşması'nın, bölge ve İslam dünyası için her anlamda tarihi nitelikte olduğu yorumunu yapan yetkililer, "bölgedeki güvenlik mimarisinin Mekke Anlaşması ile yeniden dizayn edildiği" değerlendirmesini yaptı.

Anlaşmayla Türkiye'nin başka çatışmalara sürüklenmediğini, bölgesel etkisini ve tecrübesini bölgenin güçlü aktörleriyle birleştirdiğini belirten yetkililer, "Türkiye değişen ve karmaşıklaşan uluslararası güvenlik ortamında işbirliği seçeneklerini çeşitlendiren bir düzenlemeye imza atmıştır. Türkiye'nin Mekke Anlaşması'na imza atması, küresel deniz ticaret yollarının güvenliğini güçlendirerek ihracata, enerji tedarikine ve ekonomik istikrara katkı sağlayacaktır. Anlaşmaya katılım, Türk askerinin her bölgesel krize gönderileceği anlamına gelmemektedir. Kuvvet kullanımı ve askeri harekat kararları anayasal düzen ile ulusal karar mekanizmaları çerçevesinde alınacaktır." ifadelerini kullandı.

Anlaşmanın, Türkiye'nin uluslararası anlaşmalardan doğan yükümlülüklerine zarar vermediğini vurgulayan yetkililer, şunları kaydetti:

"Anadolu'dan Hicaz'a, İslamabad'dan Riyad'a uzanan kardeşlik hattı, ortak değerlerin ve zor zamanlarda birbirinin yanında duran milletlerin iradesini temsil etmektedir. Mekke Anlaşması Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasındaki işbirliği, tarihi bir sorumluluğun günümüzdeki stratejik karşılığıdır. Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasındaki ilişkiler yalnızca devletler arası çıkarlara değil, ortak tarih, inanç, kardeşlik ve dayanışma bağlarına dayanmaktadır."

Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan'ın, üçlü ortak savunma anlaşması imzalayacağı bildirildi.

Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan'ın, üçlü ortak savunma anlaşması imzalayacağı bildirildi.
 

07.08.2026 11:06:00
AA
 
Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan'ın, üçlü ortak savunma anlaşması imzalayacağı bildirildi.
Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan'ın, üçlü ortak savunma anlaşması imzalayacağı bildirildi.
Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan'ın, üçlü ortak savunma anlaşması imzalayacağı bildirildi.

Güvenlik kaynaklarından alınan bilgiye göre, Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan bugün Suudi Arabistan'da ortak savunma anlaşması imzalayacak.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, günübirlik çalışma ziyareti için bu sabah Suudi Arabistan'a hareket etmişti.

Pakistan, ABD-İran savaşını sona erdirmek için arabuluculuk çalışmalarında bulunurken, Türkiye Gazze'de ateşkesin sağlanması yönünde diplomatik alanda aktif rol oynadı.

Pakistan ve Suudi Arabistan, 2025'te ortak bir savunma anlaşması imzalayacaklarını duyurmuştu.

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif, 17 Eylül'de "Ortak Stratejik Savunma Anlaşması" imzalamıştı.

Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) heyeti, Ankara Güvenpark'ta eylemlerini sürdüren er şehit yakınları ve er gazilerini ziyaret ederek taleplerine destek verdi

Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) heyeti, Ankara Güvenpark'ta eylemlerini sürdüren er şehit yakınları ve er gazilerini ziyaret ederek taleplerine destek verdi

07.08.2026 11:01:00
Haber Merkezi
 
 Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) heyeti, Ankara Güvenpark'ta eylemlerini sürdüren er şehit yakınları ve er gazilerini ziyaret ederek taleplerine destek verdi
 Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) heyeti, Ankara Güvenpark'ta eylemlerini sürdüren er şehit yakınları ve er gazilerini ziyaret ederek taleplerine destek verdi
Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) heyeti, Ankara Güvenpark'ta eylemlerini sürdüren er şehit yakınları ve er gazilerini ziyaret ederek taleplerine destek verdi.

BTP Genel Başkan Yardımcısı Emekli Albay Selim Oktay, Ankara İl Başkanı Emekli Yarbay Hüseyin Kuloğlu, Ankara İl Yönetim Kurulu Üyesi Aydın İlik, Çankaya İlçe Başkanı Mehmet Yalçın Vona, Altındağ İlçe Başkanı Bayram Güzel ve Ankara teşkilatından Ayhan Kuru'nun yer aldığı heyet, Güvenpark'ta bir araya geldiği şehit yakınları ve gazilerle görüş alışverişinde bulundu.

Ziyarette, BTP Genel Başkanı Avukat Hüseyin Baş'ın selamı, eylemcilerin sözcüsü Gazi Erdem Çerçioğlu aracılığıyla tüm şehit yakınları ve gazilere iletildi.

Görüşmede, şehit yakınları ve gazilerin dile getirdiği talepler ile "Terörsüz Türkiye" adıyla yürütülen sürece ilişkin endişeleri dinlendi. BTP heyeti, şehit aileleri ve gazilerin haklı mücadelelerinin yanında olduklarını belirterek, partinin konuya ilişkin değerlendirmelerini ve çözüm önerilerini paylaştı.



Ziyaretin ardından açıklamalarda bulunan BTP Genel Başkan Yardımcısı Emekli Albay Selim Oktay, şehit aileleri ve gazilerin haklı mücadelelerini desteklediklerini vurguladı.

Oktay, tüm şehit aileleri ve gazilere, yaşamlarının geri kalanında kimseye muhtaç olmadan onurlu bir hayat sürdürebilecekleri düzeyde maaş bağlanması gerektiğini belirterek, devletin mevcut imkânlarının bunu karşılayabilecek güçte olduğunu ifade etti.

Selim Oktay ayrıca, "Terörsüz Türkiye" sürecine ilişkin şehit aileleri ve gazilerin dile getirdiği endişeleri dikkatle dinlediklerini, Bağımsız Türkiye Partisi'nin bu konudaki duruşunu ve kararlılığını kendileriyle paylaştıklarını söyledi.

BTP heyeti, şehit yakınları ve gazilerin taleplerinin takipçisi olmaya devam edeceklerini belirterek ziyaretini tamamladı.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.