logo
28 EYLÜL 2026

Özgür Özel'den Şükrü Genç'e: Son kez uyarıyorum

"Şu anda CHP'nin adayının karşısında adaylaştığınız için AKP'nin gelme tehlikesi var. Sen hem partiye Sarıyer gibi bir yere AKP'li birini getirmeye, bu riske alet olacaksın, hem günü gelince partiye döneceğim diyeceksin. Yok öyle yağma."

27.03.2024 20:04:00 / Güncelleme: 27.03.2024 20:12:56
Haber Merkezi
 
Özgür Özel'den Şükrü Genç'e: Son kez uyarıyorum
Özgür Özel'den Şükrü Genç'e: Son kez uyarıyorum
Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel, İstanbul Sarıyer'de halk buluşmasında yaptığı konuşmada, bağımsız aday olan Şükrü Genç'i son kez uyardı. Özel, "Buradan son çağrımdır. Partinin Genel Başkanı olarak, geçmişte aradım. 'Yapma başkanım' dedim. 'Yapma büyüğümüzsün' dedim. 'Gel Genel Merkez'de birlikte çalışalım' dedim. Şimdi iş geldi son 4 güne. Kapıda AKP tehlikesi. Kazanma ihtimali sıfır. Oktay Aksu kazanıyor. AKP tehdit ediyor. Eğer gerçekten bu partiye gönül verdiysen, bugün yarın açıklamanı yaparsın. Çekilirsin, Pazartesi günü gelirim rozetini kendim takarım. Yok, şimdi çekilmedin. Pazar'a getirdin. Bize korkulu rüyayı gördürttün, Pazar günü seçimi kazandık, ondan sonra döneyim deme. Vallahi kusura bakma affedemeyiz. Affedemeyiz. Çok açık ve net söylüyorum" ifadesini kullandı.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, İstanbul Sarıyer'de halk buluşmasına katıldı.

Özel, "Türkiye'nin en önemli üniversitelerini barındıran, bu üniversite kentinde, bu güzel Sarıyer'de çok sayıda genç arkadaşım var. Onların yükleri çok ağır. Ben partinin Genel Başkanıyım. Benim yüküm onlar kadar ağır değil. Partinin kurucusu Türkiye'yi kurtardı. Cumhuriyet'i kurdu, sonra Cumhuriyet'i kendinden sonraki genel başkanlara, milletvekillerine, belediye başkanlarına emanet etmedi. Kendi askerdi ama askerlere bile, genelkurmay başkanlarına dahi emanet etmedi. Dedi ki 'Gençler Cumhuriyet'i biz kurduk, onu yüceltecek ve yükseltecek olan sizlersiniz.' Görev sizde arkadaşlar. Sizin güzel sesinize, tekneden cevap geliyor. Buradan denizdeki dostları selamlıyoruz. Onların şahsında Sarıyer'deki bütün balıkçılara, ekmeğini denizden çıkaran herkese rastgele diyoruz" ifadesini kullandı.

Özel, şunları kaydetti:

"DEDESİ ÇANAKKALE'DE KEFENSİZ YATANLAR KURTARIR BU MEMLEKETİ"

"Beka sorunu diyorlar ya, vaktiyle oldu bir beka sorunu. Osmanlı'nın yükselme döneminde padişahlar, örneğin Fatih 6 yabancı dil biliyordu, mühendisliğe meraklıydı, dünyanın en iyi mühendislerini getirdi, topları döktürdü, gemileri karadan yürüttü, akılla, bilimle, fenle çağ kapattı ve çağ açtı. Ama son döneme gelince 200 yıl matbaayı beklettiler. Donanmayı 33 sene Haliç'te çürüttüler. O sırada o dış güçler dedikleri, güçlendi, bilimle, fenle ileriye gittiler. Anadolu'yu işgale kalkıştılar. O zaman donanma geldi, dedim ya denizden birileri gelince tavırlar belli olur. Tayyip Bey'in çok sevdikleri kırmızı halılar serdiler, buyur ettiler. Başları sıkışınca Yıldız Sarayı'nın arka iskelesinden İngiliz zırhlısına binip gittiler. Oysa peşinden gittiğimiz, kurucumuz, partimizin kurucusu, ülkenin kurtarıcısı o işgal donanmasını görünce yanındaki yaverine dedi ki 'Korkma çocuk, geldikleri gibi gidecekler.' Birisi Yıldız Sarayı'nın arka iskelesinden İngiliz zırhlısına binerken, bizimkisi Bandırma Vapuru'na binip Samsun'a gidip, önce memleketi kurtardı, sonra Cumhuriyet'i kurdu. O yüzden beka sorunu dediklerinde, beka sorunu yokken onun siyasetini yapmak değil de olduğunda ne yapacağına bakmak lazım. Yarın yine dış güçler, dış güçler. Öyle bir şey olsa emin olun Tayyip Erdoğan gelirken havaalanına ciplerle giden, ayağında pahalı ayakkabılar, kotlar, üstünde markalı sweatshirtler olanlar, Tayyip Bey çağırdığında oraya dizilen kot üstüne perdelik kumaştan kefen çeken zibidiler değil, dedesi Çanakkale'de kefensiz yatanlar kurtarır bu memleketi."

"MUSTAFA KEMAL GENÇLERİNİ, EVLATLARINI MÜCADELEYE ÇAĞIRIYOR"

"Ama bir yandan da şöyle bir zorluk var. Onların anlatmasına göre Türkiye'nin beka sorunu dış güçlerin gelip Türkiye üzerinde hayal kurmaları, hesap yapmaları. Esas beka sorunu nedir biliyor musunuz? Dünyanın diğer ülkelerinin gelip dünyanın en güzel ülkesinde hayal kurmaları değil, bu ülkenin dünyanın en güzel ülkesinin gençlerinin dünyanın öbür ülkelerinde hayal kurmasıdır. Bizim bununla mücadele etmemiz lazım. O yüzden bütün genç arkadaşlarıma özel olarak seslenmek istiyorum. Gençler enseyi karartmayın, umudu kaybetmeyin, özgürlükleri kısıtlayanlara, festivalleri, konserleri yasaklayanlara, gelecek ümidinizi kıranlara teslim olursanız işte o zaman onlar kazanır. Biz beka sorununu, umudunuzu kaybederseniz yaşarız. Biz sizinle birlikte ülkeyi bu hale getirenlere mücadelemizi yükseltirsek, bir arada olursak, özgürlüğü, demokrasiyi savunursak, biz size emanet edilen bu güzel ülkeye, burayı size emanet eden Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün Türkiye'sine sahip çıkarsak bizi tank da top da yıkamaz. Hiçbir şey yıkamaz. Mustafa Kemal gençlerini, evlatlarını, Cumhuriyet'in kızlarını 'Mustafa Kemal'in askerleriyiz' diye slogan atan sizleri mücadeleye çağırıyor. 31 Mart Pazar günü sandıklara sahip çıkmaya, geleceğinize sahip çıkmaya çağırıyor."

"SEN EMEKLİYE BUNLARI REVA GÖRÜYORSAN, KIŞKIRTACAĞIM"

"1,5-2 aydır meydanlarda diyorum ki, 'Emekliler gelin, sesimize kulak verin, sesimize ses verin, birlikte mücadele edelim. Sizin sesinizi bütün Türkiye'ye duyuralım.' Azdılar önce gitgide arttılar. Geldiler mücadeleye katıldılar. Herkes emekliden konuşmaya, bütün partiler emekliyi konuşmaya başladı. Tayyip Erdoğan önce 'Türkiye büyüyor, herkesin keyfi yerinde, emeklileri kışkırtamazsın Özgür Efendi' dedi. O gün dedim ki bu şartlar altında sen emekliye bunları reva görüyorsan, bana bu düşüyorsa vallahi de kışkırtacağım, billahi de kışkırtacağım. Beraber olduk, omuz omuza, kol kola girdik. Sizlerle birlikte şimdi bütün Türkiye, televizyonlar, gazeteler emeklileri konuşuyor. Önce 'dertleri yok' dedi, sonra 'çalışma yapıyoruz' dedi. Sonra 'para yok' dedi, sonra 'emekli kart' dedi. Sonra 'promosyon' dedi. Dün de dedi ki 'Yahu emekliye enflasyon yüksekken ne versem kör kuyuya gidiyor' dedi. Ey Tayyip Erdoğan sen bakanlarına ikişer, üçer maaş verirken, sen adamlarına beşer maaş verirken, yandaş müteahhitlerine bol keseden dağıtırken, milletvekili maaşına zam yaparken, kendi maaşına kendi kendine zam yaparken, kör kuyuya gitmiyor da emekliye verince mi kör kuyuya gidiyor? Böyle hesabın yere batsın. O yüzden hakkınızı mutlaka alacağız."

"EN DÜŞÜK EMEKLİ MAAŞI 2002'DE 2 TANE KURBANLIK KOÇ ALIYORDU"

"Şunu hiç unutmayın, Türkiye'de her hesap şaşar, altın hesabı şaşmaz. AKP'nin geldiği gün en düşük emekli maaşı 1,5 asgari ücretti. Şimdi Tayyip Erdoğan ilk geldiğinde en düşük emekli maaşı 1,5 asgari ücret. Yani ne yapıyor? Hiç sizinle ilişmese, uğraşmasa, bugün 1,5 asgari ücret 26 bin lira yapıyor. Geldi ne dedi, 'Ben zammı TÜİK'e göre yapacağım, emeklimi enflasyona ezdirmeyeceğim dedi, TÜİK'e göre hesap yaptı. Ne demek TÜİK, Tayyip'i Üzmeyen İstatistik Kurumu. Tayyip'i üzmedi ama bütün emeklileri üzdü ve perişan etti. Bugün 26 bin lira olacak maaş, kaç para en düşük emekli maaşı, 10 bin lira. O gün en düşük emekli maaşı 8 çeyrek altın alıyordu, bugün en düşük emekli maaşı 2,5 çeyrek altın alıyor. O günden bugüne 5,5 çeyrek altın kayıp. Bakın 8'ken 5,5'a düşmemiş, 8'miş, 5,5 eksilmiş ve 2,5 çeyrek altına düşmüş. 3 Kasım 2002'de 8 çeyrek altın alan en düşük emekli maaşı bugün 2,5 çeyrek altın alıyor. Emekli ikramiyesine bakınca eğer, Ramazan Bayramı geliyor. 2018'den beri emekliler bayramda ikramiye alıyorlar. 2018'de bin liraydı, biz bir emekli maaşı ikramiye dedik, onlar bin lira verdi. Bizim o beğenmediğimiz bin lira, 2018'de sadece 6 yıl önce tam 24 kilo kıyma alıyordu. Şimdi aldığınız, alacağınız 3 bin lira sadece 6 kilo kıyma alıyor. Emeklinin Ramazan, bayram sofrasında, mutfağından, dolabından, çoluğunun çocuğunun, torunun kursağından tam 18 kilo kıymayı sadece bayram ikramiyesinden çaldılar. 1 kilo kıyma için insanlar sabahleyin sıraya giriyor, yarı fiyatına 1 kilo kıyma almak için. 18 kilo kıymanız kayıp. Cebinizden bir çeyrek altın düşürseniz, bütün gün ararsınız. Birer emekli değil her emekli. Bir sefer değil her ay, bir çeyrek altın değil 5,5 çeyrek altın kaybediyor. Her bayram ikramiyesinde 18 kilo kıyma kayıp. En düşük emekli maaşı 2002'de 2 tane kurbanlık koç alıyordu, şimdi kurbanlık koyun 15 bin lira. Emekli maaşı 10 bin lira. 2 kurbanlık alan emekli şimdi kurbanın kafası ile iki kolunu butları dışarda kalıyor. Emekliyi bu hale getirenlere yazıklar olsun. Şimdi size soruyorum. Bir şey kaybedildiği yerde bulunur. 5,5 çeyrek altını, 18 kilo kıymayı, 1,5 kurbanlık koyunu nerede kaybettik biz? Sandıkta. Nerede arayacağız? Ne zaman? 31 Mart Pazar günü hep beraber arayacağız hakkımızı."

"SİMİT SAT DİYORSUN YA SEN BU PAZAR GÜNÜ BU EMEKLİDEN OY BEKLEME"

"Şimdi Tayyip Bey dipsiz kuyuya atıyoruz diyor. Dün ona söyledim. 'Emekliyi kör kuyularda, merdivensiz bıraktın sen' dedim. 'Büyük bir haksızlık yaptın sen' dedim. Ama Tayyip Bey'in adamları boş durmuyor. MHP'nin Aksaray Milletvekili, demiş ki 'Eskiden emekliler ek iş yapardılar. Simit satardılar. Her şeyi devletten beklemesinler. Simit satsınlar' demiş. Kulağını açsın ve dinlesin. Emekli dediğin ömrü bu devlete, bu millete hizmet için geçmiş. En rahat edeceği zaman hayatı çileye dönmüş. Şimdi devletten bekleme simit sat diyorsun ya sen bu Pazar günü bu emekliden oy bekleme kardeşim. Hesabını soracağız bunun sana."

"31 MART GÜNÜ BU HÜKÜMETE EĞRİSİNİ DE, DOĞRUSUNU DA GÖSTERECEK"

"Alman devleti emeklisi Hans'ın cebine Euroları koyuyor. İstanbul'a tatile yolluyor. Sarıyerli emekli Hasan Amca Hans'ın yemek yediği dükkânın önünden geçemiyor. 2 kişi yemek yese bir aylık maaşı bırakacak. Hans'ı İstanbul'un güzelliklerine yollayan Alman devletinin emeklisine yaptığına bak, bizim ülkeyi yönetenlerin Hasan Amca'ya reva gördüğüne bak. Şimdi çıkmış Çalışma Bakanı diyor ki 'Emekliler için çalışıyoruz, kart çıkaracağız. Türk Havayolları'nda yüzde 10 indirim yapacağız. PTT kargo ve AVM'de indirim yapacağız.' Yahu İstanbul'dan Malatya, Sivas, Erzurum'a gidiş geliş, uçakla 20 bin lira. Bu emeklinin maaşı 10 bin lira. Sen 20 bin değil 18 bin alsan ne? Buradan anlaşılıyor ki temel kaide belli. Tok açın halinden anlamıyor. Hükümet vatandaşın halinden anlamıyor. Vatandaş 31 Mart günü bu hükümete eğrisini de gösterecek, doğrusunu da gösterecek. Emekliler gücünü gösterecek. Göstereceğiz gücümüzü."

"ÖĞRETMENLERDEN, AİLELERİNDEN, GENÇLERDEN OY MOY YOK"

"Birkaç husus var. Bir tanesi, öğretmenlerin oyu mülakata hayır diyene. Burada iki husus var anlatayım. Bir, ilk iktidara geldiklerinde Ecevit'e diyordu ki 'Kardeşim 80 bin öğretmen var. Madem bunları atamayacaksın niye mezun ettin' diyordu. 22 yıl iktidar oldu. Şu anda 1 milyon öğretmen var. Atanmayan öğretmenlerin adını değiştirdi, atanamayan öğretmen diyor. Sanki kusur kendindeymiş gibi. Geçen seçimlerden önce hep birlikte konuştuk mülakatı. Söz verdi. Dedik ki mülakat partizanlıktır. Mülakat adam kayırmaktır. Mülakat kul hakkı yemektir. Ayrımcılık yapmaktır. Gençler isyan etti. Dedi ki mülakatı kaldırıyorum. Seçim bitti, dedi ki mülakatı kaldırmıyorum. Şimdi öğretmenler, 80 bin mülakatsız atama istiyorlar. Ona da olmaz diyor. Mülakatı kaldıracağız diye söz verip de kaldırmayanlara, öğretmenlerden, ailelerinden, gençlerden oy moy yok kardeşim. Bir de staj mağdurları var, çıraklık mağdurları var. Genç yaşlarında staj yapmışlar, çıraklık yapmışlar. O yaşlarında sigortaya kayıt olmuşlar. Belli bir primleri ödenmiş, EYT çıkmış. Emekli olmak isteyince işe giriş tarihini staj tarihi kabul etmiyorlar. Buna staj mağdurları isyan ediyor. Ayrıca 9 Eylül 1999'dan öncesi EYT oldu, sonrası olmadı. 18 gün geç işe başlayıp, 18 yıl fazla çalışmak kabul edilemez. Emeklilikte adalet istiyoruz, emeklilikte mutlaka kademe istiyoruz. 9 bin gün mağduru Bağ-Kurluların da SSK'lılar gibi erkeklerin 7 bin 200, kadınların 5 bin günde emeklilik hakkını vereceklerini söyleyip unutturanlara inat bir kez daha hatırlatıyoruz. Atanmayan öğretmenin de kademeli emekliliğin de staj mağdurlarının da sorunlarının yanındayız. Arkasındayız."

"DÖRT DÖRTLÜK BİR BELEDİYE BAŞKAN ADAYI OKTAY AKSU"

"Şimdi gelelim bugünün en önemli konusuna. Burada bir belediye başkan adayımız var. İsmi Oktay Aksu. Sarıyer'in bir evladı. 15 sene İBB'de belediye meclis üyeliği yapmış, iyi bir yerel yönetici. Belediye başkan yardımcılığı deneyimi ile tamamen hazır. Sarıyer'in sevdalısı. Eğitimi, kişiliği, partililiği ile dört dörtlük bir belediye başkan adayı Oktay Aksu. Önce Oktay Başkanımı bütün Sarıyerlilere emanet ediyorum. Bir kişinin ne kadar partili olduğuna göreve geldiği gün değil görevden gittiği gün, aday yapıldığı gün değil yapılmadığı gün bakacaksın. Şimdi bazıları diyor ki ben yıllarca bu partinin adayı oldum. Çok iyi. Hadi o zaman gençleşme zamanı. Hadi o zaman değişim zamanı. Hadi bakalım sen tecrübeni başka tarafa akıt. Gel burada yeni bir heyecanı başlatalım. Olmaz. Ben partinin adayıysam partideyim. Yoksa karşıdayım. Ben rozeti çıkarırım, çekmeceye atarım. Bir de diyormuş ki ben de partiliyim. Sonra partiye geri gelirim. Partinin Genel Başkanı olarak söylüyorum. Bakın partinin adı belli. CHP. Bayrağı belli. Amblemi belli. Kurucusu belli, kim kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk. Mevcut Genel Başkanı belli, Özgür Özel. Partinin adayı da belli, Oktay Aksu. Bu partinin nasıl kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk'se, amblemi altı oksa, Genel Başkanı Özgür Özel'se bu partinin Sarıyer adayı da Oktay Aksu'dur. Efendim, ben aday olayım, seçilirsem geri geleyim. Şu anda CHP'nin adayının karşısında adaylaştığınız için AKP'nin gelme tehlikesi var. Sen hem partiye Sarıyer gibi bir yere AKP'li birini getirmeye, bu riske alet olacaksın, hem günü gelince partiye döneceğim diyeceksin. Yok öyle yağma."

"SARIYER'E AKP KORKUSU YAŞATANLARI SON KEZ UYARIYORUM"

"Buradan son çağrımdır. Partinin Genel Başkanı olarak, geçmişte aradım. 'Yapma başkanım' dedim. 'Yapma büyüğümüzsün' dedim. 'Gel Genel Merkez'de birlikte çalışalım' dedim. Şimdi iş geldi son 4 güne. Kapıda AKP tehlikesi. Kazanma ihtimali sıfır. Oktay Aksu kazanıyor. AKP tehdit ediyor. Eğer gerçekten bu partiye gönül verdiysen, bugün yarın açıklamanı yaparsın. Çekilirsin, Pazartesi günü gelirim rozetini kendim takarım. Yok, şimdi çekilmedin. Pazar'a getirdin. Bize korkulu rüyayı gördürttün, Pazar günü seçimi kazandık, ondan sonra döneyim deme. Vallahi kusura bakma affedemeyiz. Affedemeyiz. Çok açık ve net söylüyorum. Bu güzel öğrencilerin hatırına. Ya buraya AKP gelirse. Neler yapacak bu kampüslere? Boğaziçi'nin içinde kayyum var, dışında da mı kayyum olsun? Olur mu? Bu öğrencilerin burnundan getirirler, hepimizin canını okurlar, bu esnafın burnundan getirirler. O yüzden Sarıyer'e AKP korkusu yaşatanları son kez uyarıyorum. Sarıyer'deki bütün Atatürkçülere, bütün cumhuriyetçiler, demokratlara sesleniyorum. Sarıyer'de Oktay Aksu'da birleşelim. Korkulu rüya görmeyelim."

"MUHAFAZAKÂR DEMOKRATLARIN OYUNU İSTİYORUZ"

"Son olarak şunu söyleyeyim. Biz CHP olarak karşımızdaki tehdit, korku, şantaj ittifakına karşı umudun ve sevginin ittifakıyız. Sadece Sarıyer'de sosyal demokratların değil Sarıyer'deki milliyetçi demokratların, gözünde ve gönlünde güneş olan iyi insanların, haram ve yalandan bıkmış muhafazakâr demokratların, Kürt'ü, Türk'ü, Laz'ı, Çerkez'i ile benim gibi göçmeniyle Sarıyer'deki bütün vatandaşların oyunu istiyoruz. İttifakımızın adı Sarıyer ittifakıdır. İstanbul ittifakıdır, Türkiye İttifakı'dır. Türkiye İttifakı gücünü milletimizden, renklerini ay yıldızlı al bayrağımızdan alır. Kırmızı, beyaz. En büyük Türkiye. Oktay Aksu kazanacak Sarıyer kazanacak. Ekrem İmamoğlu kazanacak İstanbul kazanacak. Ekrem Başkan ile birazdan iftarda buluşacağız. Ekrem Başkan'a selam var mı? Ekrem Başkan'a atılan her oydan bir tane de Oktay Başkan'a var mı? Sizi seviyorum, size güveniyorum. Size inanıyorum. Adaylarımızı size sizi de Allah'a emanet ediyorum."

Savcılığın Merkezi Kayıt Kuruluşu'ndan talebinde 1 Temmuz ile 16 Eylül tarihleri arasında fondan çıkış yapan yatırımcılara yönelik, adet, tutar, bakiye bilgilerinin ise öncelikli olarak gönderilmesi istendi

Savcılığın Merkezi Kayıt Kuruluşu'ndan talebinde 1 Temmuz ile 16 Eylül tarihleri arasında fondan çıkış yapan yatırımcılara yönelik, adet, tutar, bakiye bilgilerinin ise öncelikli olarak gönderilmesi istendi. Bu kayıtlarla, tasfiye sürecine yaklaşılırken fonlardan gerçekleşen çıkışların büyüklüğü, zamanlaması ve yatırımcı bazındaki dağılımı soruşturma dosyasında incelenecek

28.09.2026 14:00:00
Haber Merkezi
 
Savcılığın Merkezi Kayıt Kuruluşu'ndan talebinde 1 Temmuz ile 16 Eylül tarihleri arasında fondan çıkış yapan yatırımcılara yönelik, adet, tutar, bakiye bilgilerinin ise öncelikli olarak gönderilmesi istendi
Savcılığın Merkezi Kayıt Kuruluşu'ndan talebinde 1 Temmuz ile 16 Eylül tarihleri arasında fondan çıkış yapan yatırımcılara yönelik, adet, tutar, bakiye bilgilerinin ise öncelikli olarak gönderilmesi istendi
20 milyar dolarlık büyüklüğe ve 450 binin üzerinde hesap sahibine ulaşan fon soruşturmasında tasfiye koşulları netleşiyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın ekonomi kurmaylarıyla yaptığı toplantıda, öncelikle 1 milyon lira ve altındaki fon paylarının ödenmesinin gündeme geldiği belirtildi.

Toplam büyüklüğü 20 milyar dolara ulaşan ve 450 binin üstündeki hesap sahibini doğrudan ilgilendiren fon kriziyle ilgili İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturma giderek derinleştirilirken, kapatılan fonların tasfiyesine ilişkin koşullar da netleşmeye başladı. Bu kapsamda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın ekonomi kurmaylarıyla yaptığı toplantıda, öncelikli olarak 1 milyon lira ve altındaki fon paylarının ödenmesi yönünde karar çıktığı ifade ediliyor. Son üç aylık dönem başta olmak üzere soruşturmaya konu fonlardaki tüm hesap hareketleri detaylıca incelenecek. Devam eden soruşturmada tutuklu sayısı 51'e yükselirken, 46 düzel kişi, 18 fon ve 42 gerçek kişinin malvarlığı ise kaçırma, değer azaltma, üçüncü kişilere devrin önlenmesi amacıyla donduruldu.

Kapsamda hangi fonlar var?
Son dönemlerde çok sayıda operasyona imza atan Adalet Bakanlığı'nın en kapsamlı soruşturmasını fonlarla ilgili sürdürülen soruşturma oluşturuyor. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama ve Sermaye Piyasası Kanunu'na muhalefet suçları kapsamında yürüttüğü fon soruşturmasında, 7 yatırım şirketine ait fonların para ve yatırımcı trafiğinin ortaya çıkarılması için Merkezi Kayıt Kuruluşuna müzekkere yazdı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçları Soruşturma Bürosunca yürütülen 2026/149004 sayılı fon soruşturması kapsamında 22 Eylül'de Merkezi Kayıt Kuruluşu'ndan fonlara ilişkin ayrıntılı yatırımcı ve işlem kayıtlarını istedi.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı MKK'ya yaptığı başvuruda, Pusula Finans Anonim Şirketi, Tera Yatırım Menkul Değerler A.Ş., Hedef Portföy Yönetimi A.Ş., Bulls Yatırım Menkul Değerler A.Ş., A1 Capital Menkul Değerler A.Ş., Atlas Menkul Kıymetler Yatırım Ortaklığı ile Pardus Menkul Kıymetler A.Ş. ile bağlantılı fonlara ilişkin kayıtların incelenmesini istedi. TCK'nın suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama ile 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu'na muhalefet suçları kapsamında yürütülen soruşturmada tasfiye tarihine kadar yapılan yatırımcı bazlı tüm hareketlerin tespiti istendi.

Para hareketleri ortaya çıkarılacak
Yatırımcıların fonlardaki alım-satım işlemlerinin TL karşılıkları, mevcut hesaplardaki katılma payı değerleri, pay oranları ve benzeri nitelikteki kayıtları isteyen İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, fonlardaki yatırımcı hareketlerinin dönemsel olarak ortaya çıkarılarak, para trafiğinin ayrıntılı biçimde incelenmesini hedefliyor. Savcılığın MKK'dan talebinde 1 Temmuz ile 16 Eylül tarihleri arasında fondan çıkış yapan yatırımcılara yönelik, adet, tutar, bakiye bilgilerinin ise öncelikli olarak gönderilmesi istendi. Bu kayıtlarla, tasfiye sürecine yaklaşılırken fonlardan gerçekleşen çıkışların büyüklüğü, zamanlaması ve yatırımcı bazındaki dağılımı soruşturma dosyasında incelenecek. Soruşturmaya ilişkin sosyal medya hesabından değerlendirmede bulunan Adalet Bakanı Akın Gürlek, amacın birikimlerin istismarına izin vermemek ve mağduriyetin kanunun öngördüğü koşullar çerçevesinde giderilmesinin amaçlandığını bildirdi. Bakan Gürlek, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Aklama Suçları Soruşturma Bürosu tarafından "suç işlemek amacıyla örgüt kurma-üye olma", "nitelikli dolandırıcılık", "suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama" ve "sermaye piyasası kanununa muhalefet" suçları kapsamında yürütülen soruşturmada, para hareketlerinin tüm yönleriyle ortaya çıkarılmasına yönelik çalışmaların sürdüğünü aktardı.

Osmaniye’nin Merkez ilçesine bağlı Çardak Köyü’nde, Farabi Anadolu Lisesi’nin bahçesinde öğretmen Mehmet Bilgili silahlı saldırıda ağır yaralandı. Öğretmen tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı

Osmaniye'nin Merkez ilçesine bağlı Çardak Köyü'nde, Farabi Anadolu Lisesi'nin bahçesinde öğretmen Mehmet Bilgili silahlı saldırıda ağır yaralandı. Öğretmen tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Vali Mehmet Fatih Serdengeçti, saldırıyı gerçekleştirdiği belirtilen A.B.'nin yakalanarak gözaltına alındığını açıkladı

28.09.2026 13:44:00 / Güncelleme: 28.09.2026 13:50:04
Haber Merkezi
 
 Osmaniye’nin Merkez ilçesine bağlı Çardak Köyü’nde, Farabi Anadolu Lisesi’nin bahçesinde öğretmen Mehmet Bilgili silahlı saldırıda ağır yaralandı. Öğretmen tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı
 Osmaniye’nin Merkez ilçesine bağlı Çardak Köyü’nde, Farabi Anadolu Lisesi’nin bahçesinde öğretmen Mehmet Bilgili silahlı saldırıda ağır yaralandı. Öğretmen tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı
Osmaniye'nin Merkez ilçesine bağlı Çardak Köyü'nde, Farabi Anadolu Lisesi'nin bahçesinde öğretmen Mehmet Bilgili ilahlı saldırı sonucu ağır yaralandı. Hastaneye kaldırılan öğretmen tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybetti. Osmaniye Valisi Mehmet Fatih Serdengeçti, şüpheli A.B.'nin kısa sürede yakalanarak belirtirken saldırganın öğretmenin yeğeni olduğunu açıkladı.

Yeğeni olduğu ortaya çıktı
Valiliğin açıklamasına göre olay, 28 Eylül 2026 tarihinde meydana geldi. Merkeze bağlı Çardak köyündeki Farabi Anadolu Lisesi'nin bahçesinde Türk dili ve edebiyatı öğretmeni Mehmet Bilgili, aralarında husumet bulunan yeğeni A.E. Bilgili'nin silahlı saldırısına uğradı. İhbar üzerine okula 112 Acil Sağlık ve jandarma ekipleri yönlendirildi.
Tabancayla açılan ateş sonucu ağır yaralanan öğretmen, ambulansla kaldırıldığı hastanede müdahaleye rağmen kurtarılamadı. Okula giden Vali Mehmet Fatih Serdengeçti, yetkililerden bilgi aldı.

Zanlının psikolojik sorunları olduğu açıklandı
Serdengeçti, gazetecilere, saldırının eğitim öğretimle alakası olmadığını söyledi.
Öğretmen ile yeğeni arasında husumet bulunduğunu dile getiren Serdengeçti, şöyle konuştu:
"Zanlı şizofren, psikiyatri bağlamında uzun yıllardır tedavisi devam ediyor. Daha önce öğretmenimizin kendisini yetiştirdiği, evlat olarak baktığına yönelik bilgiler var elimizde. Fakat son dönemlerde husumet oluşuyor, şizofreni kaynaklı çeşitli iddialardan kaynaklı bu menfur saldırıyı gerçekleştiriyor. Gerek kolluk kuvvetlerimizce gerek Cumhuriyet Başsavcılığınca aydınlatacaktır. Burada öğrenci ve eğitime dönük bir saldırı değil."
Vali Serdengeçti, saldırganın amcası olan öğretmeni hedef aldığını belirterek, "Okulumuzun bahçesinde hedef alıyor. Geçmiş olsun, başımız sağ olsun." dedi. Serdengeçti, şüphelinin yakalandığını ve olayda kullanılan ruhsatsız tabancanın ele geçirildiğini ifade ederek, "Kendisinin, öğretmene husumete dönük çeşitli iddiaları var fakat saldıran kişinin şizofreni belirtileri olduğunu biliyoruz." diye konuştu.

Anayasa Mahkemesi (AYM), Yeni Parti'nin isim ve rumuzunun Siyasi Partiler Kanunu'na aykırı olduğu iddiasıyla hükümsüzlüğüne ve siyasi partiler sicilinden terkinine ilişkin talebi yarın görüşecek

Anayasa Mahkemesi (AYM), Yeni Parti'nin isim ve rumuzunun Siyasi Partiler Kanunu'na aykırı olduğu iddiasıyla hükümsüzlüğüne ve siyasi partiler sicilinden terkinine ilişkin talebi yarın görüşecek. Yenilik Partisi'nin isim benzerliği itirazıyla başlayan süreçte Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı daha önce Yeni Parti'ye isim değişikliği yönünde tebligat göndermişti

28.09.2026 13:30:00
Haber Merkezi
 
 Anayasa Mahkemesi (AYM), Yeni Parti'nin isim ve rumuzunun Siyasi Partiler Kanunu'na aykırı olduğu iddiasıyla hükümsüzlüğüne ve siyasi partiler sicilinden terkinine ilişkin talebi yarın görüşecek
 Anayasa Mahkemesi (AYM), Yeni Parti'nin isim ve rumuzunun Siyasi Partiler Kanunu'na aykırı olduğu iddiasıyla hükümsüzlüğüne ve siyasi partiler sicilinden terkinine ilişkin talebi yarın görüşecek
Anayasa Mahkemesi (AYM), Yeni Parti'nin isim ve rumuzunun Siyasi Partiler Kanunu'na aykırı olduğu iddiasıyla hükümsüzlüğüne ve siyasi partiler sicilinden terkinine ilişkin talebi yarın görüşecek. Yenilik Partisi'nin isim benzerliği itirazıyla başlayan süreçte Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı daha önce Yeni Parti'ye isim değişikliği yönünde tebligat göndermişti.

AYM'nin 24 Eylül'de yayımladığı 29 Eylül Genel Kurul gündeminin ilk sırasında, E.2026/9 (Değişik İşler) numaralı dosya yer aldı. Gündemde dosyanın konusu, "Yeni Parti'nin isim ve rumuzunun 2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunu'nun 96. maddesine aykırılığı ileri sürülerek anılan Kanun'un 104. maddesi gereğince hükümsüzlüğüne ve siyasi partiler sicilinden terkinine karar verilmesi talebi" olarak belirtildi.

Süreç, Yenilik Partisi'nin itirazıyla başladı
Öztürk Yılmaz'ın genel başkanlığını yaptığı Yenilik Partisi, "Yeni Parti" adının kendi parti adıyla karıştırılabileceğini savunarak Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na başvurdu. Yılmaz, "Yeni" ve "Yenilik" ifadelerinin seçmen açısından karışıklığa yol açabileceğini ve Yeni Parti isminde ayırt edici bir ek bulunmadığını ileri sürdü.

Başvurunun ardından Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, 14 Eylül'de Yeni Parti'ye isim değişikliği talebi içeren bir tebligat gönderdi. Yeni Parti Grup Başkanvekili Murat Emir ise parti adının belirlenmesinde mevcut içtihatların dikkate alındığını belirterek isim benzerliği iddiasına karşı çıktı.

İki seçenek konuşuluyor
Yeni Parti yetkilileri isim benzerliği olmadığını belirtmiş, "Buna rağmen aksi yönde bir karar çıkarsa küçük bir değişiklikle yola devam ederiz" mesajını vermişti.

Kulislerde "Halkın Yeni Partisi" ve "Değişim Partisi" gündeme gelen seçenekler arasında yer alıyor.

Trabzon'da palamut 100-125 lira arasında

Trabzon'da balıkçılar, tezgahlarında yerini alan palamudu tanesi 100 ile 125 lira arasında değişen fiyatlardan satışa sunuyor

 

28.09.2026 12:20:00
Anadolu Ajansı
 
Trabzon'da palamut 100-125 lira arasında
Trabzon'da palamut 100-125 lira arasında

Ortahisar ilçesindeki Moloz mevkisinde yer alan balıkçı tezgahlarında palamudun tanesi 100 ile 125 liradan satılırken, istavritin kilogramı 100, somon 200, çipura 500, levrek ise 600 liradan alıcı buluyor.

Balıkçı Ahmet Çoğalmış, AA muhabirine, vatandaşların bu sezon daha çok palamuda ilgi gösterdiğini söyledi.

Tezgahlardaki palamutların taze olduğunu belirten Çoğalmış, sıcak havanın balıkların görünümünü etkileyebildiğini ifade etti.

Çoğalmış, piyasadaki herkesin şu an taze balık sattığına dikkati çekerek, "Havalar sıcak gittiği için balıklar ezik gibi görünÜyor ama ezik değil. Havaların sıcaklığından dolayı biraz gevşek oluyor. Vatandaş bayat balık aldığını sanıyor ama öyle değil. Şu an piyasa herkes taze balık satıyor." diye konuştu.

Balıkçı Emin Avcı da bu sezon palamudun daha fazla, hamsinin ise daha az olmasını beklediklerini dile getirdi.

Hamsinin şu anda Marmara tarafından geldiğini aktaran Avcı, "Hamsi palamut gibi olmaz, az olur. Şu anda hamsi geliyor ama Marmara tarafından geliyor. Bizim yerli hamsi daha çıkmadı. Palamut olduğu zaman hamsi biraz daha az oluyor" dedi.

Fatih Altaylı herkesin merak ettiği soruyu sordu

Gazeteci Fatih Altaylı, AK Parti eski Genel Başkan Yardımcısı ve eski Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya hakkındaki borsa ve fon iddialarını köşesinde değerlendirdi

28.09.2026 10:08:00
Haber Merkezi
 
Fatih Altaylı herkesin merak ettiği soruyu sordu
Fatih Altaylı herkesin merak ettiği soruyu sordu
Fatih Altaylı, Fatma Betül Sayan Kaya hakkındaki borsa iddialarını köşesine taşıdı. Altaylı, Kaya ve eşinin Tera üzerinden yaptığı öne sürülen işlemlerdeki yüksek getiriyi gündeme getirirken, soruşturmanın toplam büyüklüğü olarak dile getirilen 25 milyar dolara dikkat çekti: "Fatma Betül Kaya'dan 45 milyon doları çıktı. Gerisi nereden çıkacak?"

Gazeteci Fatih Altaylı, AK Parti eski Genel Başkan Yardımcısı ve eski Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya hakkındaki borsa ve fon iddialarını köşesinde değerlendirdi.

Altaylı, Yeni Parti Sözcüsü Zeynel Emre'nin Kaya hakkında ortaya attığı iddiaları ilk duyduğunda bunların gerçeği yansıtmayacağını düşündüğünü belirtti. Ancak daha sonra gündeme gelen rakamların dikkat çekici olduğunu ifade etti.

63 MİLYON TL'DEN 1,3 MİLYAR TL'YE

Altaylı'nın aktardığı iddiaya göre Kaya, nisan ayında Tera üzerinden yaklaşık 63 milyon TL tutarında yatırım yaptı. İddiaya göre bu para eylül ayında yaklaşık 1 milyar 344 milyon TL olarak geri çekildi.

Altaylı, söz konusu rakamları dolar üzerinden de hesaplayarak, yaklaşık 1 milyon 432 bin dolarlık yatırımın 5 ay içerisinde 28 milyon dolara ulaştığı iddiasını gündeme getirdi. Yazar, bunun dolar bazında yaklaşık yüzde 2 binlik artış anlamına geldiğini yazdı.

EŞİNE AİT İŞLEMLER DE GÜNDEMDE

Altaylı, Kaya'nın eşi İlyas Kaya hakkındaki iddiaları da yazısına taşıdı.

Buna göre İlyas Kaya'nın nisan ayında yaklaşık 99 milyon TL yatırdığı, eylül ayında ise yaklaşık 826 milyon TL ile çıktığı öne sürüldü.

Altaylı, bu rakamların dolar karşılığının yaklaşık 2 milyon 250 bin dolardan 17 milyon 210 bin dolara yükselmek anlamına geldiğini belirterek, işlemlerin fonun batmasından hemen önce gerçekleştiği iddiasına dikkat çekti.

"SADECE FATMA BETÜL SAYAN KAYA MI?"



Altaylı'nın yazısının odağındaki soru ise fon soruşturmasının tamamına ilişkin oldu.

Yazar, "Sadece Fatma Betül Sayan Kaya mı yapmıştır bu işi? Başka kimler böyle servet edindi?" sorusunu gündeme getirdi.

Altaylı, ardından soruşturmayla bağlantılı olarak dile getirilen 25 milyar dolarlık toplam büyüklüğe dikkat çekerek şu soruyu sordu:

"Fatma Betül Kaya'dan 45 milyon doları çıktı. Gerisi nereden çıkacak! Çıkacak mı?"

ESKİ DOSYA: İBB'DEN 85 BİN 791 DOLARLIK EĞİTİM ÖDEMESİ

Kaya'nın adı daha önce de ABD'deki eğitimi nedeniyle İBB iştiraki İSBAK'tan aldığı öne sürülen ödemelerle gündeme gelmişti.

İBB'nin eski yönetimi döneminde, Kaya'nın 14 Kasım 2008'de İSBAK AŞ'de elektrik-elektronik mühendisi olarak işe başladığı, yaklaşık iki ay sonra da ABD'de eğitim için İBB bursuyla gönderildiği kamuoyuna yansıyan kayıtlarda yer aldı.

İSBAK tarafından Kaya'ya yurtdışı eğitim sözleşmesi kapsamında 85 bin 791 dolar ve 20 bin 289 TL ödeme yapıldığı belirtildi.

İBB PARAYI GERİ İSTEMİŞTİ

Konu 2021 yılında İBB Teftiş Kurulu'nun incelemesiyle yeniden gündeme geldi.

Dönemin İBB yönetimi, Kaya'dan ve kefil olan aile üyelerinden 85 bin 791 dolar ile 20 bin 289 TL'nin, masraflar ve yasal faiziyle birlikte geri ödenmesini talep etti. Ayrıca dönemin bazı İSBAK yöneticileri hakkında savcılığa suç duyurusunda bulunuldu.

İBB müfettişlerinin raporuna ilişkin haberlerde, yurtdışı eğitim sözleşmesindeki bazı hükümlerin ihlal edildiği iddiaları da yer aldı. Bunlar arasında eğitim sonrasında İSBAK'ta çalışma yükümlülüğü ve eğitim süresinin uzatılmasına ilişkin sözleşme hükümleri tartışma konusu oldu.

Ancak bu eski dosyada da önemli bir ayrım bulunuyor: Kaya hakkında 2021 sonunda işlem başlatıldığı, sonrasında takipsizlik kararlarının verildiği basına yansıdı. Ayrıca Kaya'nın başvurusu üzerine İBB bursuyla ilgili çok sayıda internet içeriğine 2024'te erişim engeli getirildi.

ALTAYLI'NIN VURGUSU NE?



Altaylı'nın yazısındaki temel vurgu, yalnızca Kaya hakkındaki iddialar değil. Yazar, Kaya üzerinden ortaya çıkan rakamların, eğer soruşturmadaki toplam para büyüklüğü iddiasıyla birlikte değerlendirilecekse, "başka kimlerin bu sistemden ne kadar kazanç sağladığı" sorusunu gündeme getirdiğini belirtiyor.

Dolayısıyla "25 milyar doların 45 milyonu eski Bakan'dan çıktı" ifadesi, 25 milyar dolarlık toplam büyüklüğün tamamının Kaya'ya ait olduğu anlamına gelmiyor. Altaylı, Kaya hakkında öne sürülen yaklaşık 45 milyon dolarlık tutarı, soruşturmada konuşulan 25 milyar dolarlık toplam rakamla karşılaştırarak geriye kalan miktarın akıbetini sorguluyor.

Kaya ise iddiaların ardından AK Parti Genel Başkan Yardımcılığı ve diğer görevlerinden istifa etti. Hakkındaki borsa işlemlerine ilişkin iddiaların hukuki olarak kesinleşmiş bir suç veya mahkûmiyet anlamına gelmediği de ayrıca belirtilmeli.

İstanbul'da yağışın da etkisiyle sabah saatlerinde trafik yoğunluğu

İstanbul'da, haftanın ilk iş günü sabah saatlerinde yağışın da etkisiyle bazı bölgelerde trafik yoğunluğu oluştu

28.09.2026 09:10:00 / Güncelleme: 28.09.2026 09:35:10
AA
 
İstanbul'da yağışın da etkisiyle sabah saatlerinde trafik yoğunluğu
İstanbul'da yağışın da etkisiyle sabah saatlerinde trafik yoğunluğu

Anadolu Yakası'nda, D-100 kara yolunda Tuzla'da başlayan yoğunluk Avrasya Tüneli girişine kadar ulaşıyor.

TEM Otoyolu'nda Sultanbeyli'de yoğunlaşan trafik, 15 Temmuz Şehitler Köprüsü'ne kadar devam ediyor.

Otoyolda Fatih Sultan Mehmet Köprüsü istikametinde, Şile Otoyolu'nda ise Altunizade'den Ümraniye'ye kadar araçlar ağır seyrediyor.

Avrupa Yakası'nda D-100 kara yolunda Haliç Köprüsü, Halıcıoğlu, Edirnekapı ve Cevizlibağ çevresinde trafik yoğunluğu yaşanıyor.

Mecidiyeköy'de yağışın da etkisiyle trafik yoğunluğu çift yönlü etkili oluyor.

TEM Otoyolu Bahçeşehir, Saadetdere ve Beylikdüzü'nde trafik ağır seyrediyor.

Öte yandan tramvay, metro, otobüs ve metrobüs duraklarında yolcu yoğunluğu yaşanıyor.

Zincirlikuyu, Cevizlibağ, Uzunçayır ve Altunizade gibi aktarma merkezlerine gelen vatandaşlar araçlara binmek için sıra bekliyor.

Metro İstanbul'un sosyal medya hesabından yapılan açıklamada, "Hava muhalefeti nedeniyle TF1 Maçka-Taşkışla Teleferik Hattı'nda seferler yapılamamaktadır." ifadesi kullanıldı.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Cep Trafik Haritası verilerine göre, kent genelindeki trafik yoğunluğu sabah saatlerinde yüzde 72'ye kadar çıktı.

Yoğunluk, Anadolu Yakası'nda yüzde 89, Avrupa Yakası'nda ise yüzde 58 olarak ölçüldü.
 

İstanbul'da gök gürültülü sağanak etkili oldu

İstanbul'da gök gürültülü sağanak hayatı olumsuz etkiledi, birçok ilçede su baskınları yaşandı

28.09.2026 06:30:00
AA
 
İstanbul'da gök gürültülü sağanak etkili oldu
İstanbul'da gök gürültülü sağanak etkili oldu

Meteoroloji Genel Müdürlüğünün uyarılarının ardından kentteki bazı bölgelerde kısa süreli etkili olan kuvvetli yağış nedeniyle cadde ve sokaklarda su birikintileri oluşurken bazı alt geçitleri, evleri ve iş yerlerini su bastı.

Avrupa Yakası'nda Beşiktaş, Fatih, Şişli, Bakırköy, Sultangazi, Eyüpsultan, Esenler, Küçükçekmece ve Kağıthane ilçelerinde gök gürültülü sağanak etkisini gösterdi.

Yoğun yağış nedeniyle Zincirlikuyu'daki su basan alt geçitte ekiplerin çalışmaları devam ediyor. Araç trafiğine kapatılan alt geçidin su tahliyesinin sabah saatlerine kadar süreceği öğrenildi.

Fatih'teki Zeyrek Mahallesi Eski Mutaflar Caddesi'nde bir otomobil ile kamyonet çökme sonucu meydana gelen çukura girdi. Çevredeki vatandaşlar araçları iterek, bulundukları yerden çıkardı. Yola şerit çekilerek trafiğe kapatıldı.

Eyüpsultan Merkez Mahallesi Sayfiye Sokak'ta ise binaların arasında kalan arsada yağışın etkisiyle toprak kayması yaşandı. İhbar üzerine bölgeye gelen itfaiye ve AFAD ekiplerince çevredeki binalarda yaşayan 25 kişi tahliye edildi. Bölge, şerit çekilerek emniyete alındı.

Esenler'de Mehmet Akif İnan Caddesi'nde seyir halindeki motosiklet, yağış nedeniyle sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu devrildi. Kazada sürücü ve motosiklet savrulurken, olay anı güvenlik kamerasınca kaydedildi.

Küçükçekmece Kanarya Mahallesi Çalıkuşu Sokak'ta ise bir binanın bodrum katındaki otoparkı su bastı. Vatandaşlar otoparktaki araçlarını kendi imkanlarıyla dışarı çıkardı.

Yağış aralıklarla etkisini sürdürüyor. 

Yeni Parti milletvekili Mustafa Erdem hakkında rüşvet soruşturması başlatıldı

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Yeni Parti Antalya Milletvekili Mustafa Erdem hakkında Türk Ceza Kanunu’nun 252. maddesi kapsamında resen soruşturma başlattı. Başsavcılığın açıklamasında soruşturmanın ayrıntılarına yer verilmedi

27.09.2026 21:00:00
Haber Merkezi
 
Yeni Parti milletvekili Mustafa Erdem hakkında rüşvet soruşturması başlatıldı
Yeni Parti milletvekili Mustafa Erdem hakkında rüşvet soruşturması başlatıldı
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Yeni Parti Antalya Milletvekili Mustafa Erdem hakkında Türk Ceza Kanunu'nun 252. maddesi kapsamında resen soruşturma başlattı. Başsavcılığın açıklamasında soruşturmanın ayrıntılarına yer verilmedi.
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Yeni Parti Antalya Milletvekili Mustafa Erdem hakkında "rüşvet" suçundan resen soruşturma başlattı. Başsavcılık açıklamasında, soruşturmanın TCK'nin 252. maddesi uyarınca yürütüldüğü belirtildi.

Soruşturmayı ekonomik suçlar bürosu yürütüyor
Açıklamaya göre dosya, Başsavcılığın Kaçakçılık, Narkotik ve Ekonomik Suçlar Soruşturma Bürosu tarafından yürütülüyor. Soruşturma kapsamında elde edilen deliller üzerine resen işlem başlatıldığı bildirildi.

Başsavcılık ayrıntı paylaşmadı
Başsavcılığın kamuoyuna duyurduğu açıklamada, iddianın dayanağına, soruşturmanın kapsamına veya izlenecek adımlara ilişkin ek bilgi verilmedi.

Kabine yarın Beştepe'de Cumhurbaşkanı Erdoğan başkanlığında toplanacak. Toplantıda öncelikli gündem başlığı fon soruşturmaları olacak

Kabine yarın Beştepe'de Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında toplanacak. Toplantıda öncelikli gündem başlığı fon soruşturmaları olacak

27.09.2026 19:57:00
Haber Merkezi
 
  Kabine yarın Beştepe'de Cumhurbaşkanı Erdoğan başkanlığında toplanacak. Toplantıda öncelikli gündem başlığı fon soruşturmaları olacak
  Kabine yarın Beştepe'de Cumhurbaşkanı Erdoğan başkanlığında toplanacak. Toplantıda öncelikli gündem başlığı fon soruşturmaları olacak
Kabine yarın Beştepe'de Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında toplanacak. Toplantıda öncelikli gündem başlığı fon soruşturmaları olacak.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın başkanlık edeceği toplantıda öncelikli gündem başlığı fon soruşturmaları olacak. Konunun mali ve adli boyutlarına ilişkin son durum hakkında Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek ile Adalet Bakanı Akın Gürlek'in kurul üyelerine bilgi vermesi bekleniyor.

Toplantıda fon krizi nedeniyle mağdur olanlar için atılacak adımlarla, benzer sorunların yaşanmaması için alınacak idari ve finansal tedbirler değerlendirilecek.

Toplantıda terörsüz Türkiye sürecinde terör örgütünün silah bırakma süreci de değerlendirilecek. Sincar dahil Irak'ın kuzeyindeki PKK unsurlarının silah bırakma süreci ile Suriye'de YPG'nin entegrasyonuna ilişkin süreçteki son durum istihbarat raporları eşliğinde masada olacak.

Kabine toplantısında dış politika başlıkları da konuşulacak. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Birleşmiş Milletler Zirvesi'nde gerçekleştirdiği görüşmeler konusunda kurul üyelerini bilgilendirmesi bekleniyor.

Ukrayna-Rusya savaşı ve Karadeniz'deki seyir güvenliği, ABD-İran gerilimi ve ateşkes çabaları, Husilerin Suudi Arabistan'a dönük saldırıları, ve Gazze gibi başlıkların da kabinede değerlendirileceği belirtiliyor.

Toplantıda 1 Ekim'de başlayacak yeni yasama yılı öncesinde meclis gündemine getirilecek öncelikli yasa teklifleri de masada olacak.

Kaşif Kozinoğlu soruşturması kapsamında gözaltına alınan eski adli tıp doktoru, evinde ölü bulundu

Kaşif Kozinoğlu soruşturması kapsamında gözaltına alınan eski adli tıp doktoru, evinde ölü bulundu

27.09.2026 19:06:00 / Güncelleme: 27.09.2026 19:08:31
Haber Merkezi
 
Kaşif Kozinoğlu soruşturması kapsamında gözaltına alınan eski adli tıp doktoru, evinde ölü bulundu
Kaşif Kozinoğlu soruşturması kapsamında gözaltına alınan eski adli tıp doktoru, evinde ölü bulundu
Kaşif Kozinoğlu soruşturması kapsamında gözaltına alınan eski adli tıp doktoru, evinde ölü bulundu. Olayla ilgili soruşturma başlatıldı.

Eski MİT görevlisi Kaşif Kozinoğlu'nun ölümüne ilişkin olarak başlatılan soruşturmada daha önce gözaltına alınıp 4 gün önce serbest bırakılan cezaevi doktoru Turgay Tamer, Büyükçekmece'deki evinde ölü bulundu. Tamer'in kesin ölüm nedeni, otopsinin ardından belirlenecek.

Kozinoğlu'nun 2011 yılında Silivri Cezaevi'nde ölümüne ilişkin olarak yeniden başlatılan soruşturmada cezaevi ve sağlık kayıtlarında dikkat çeken ayrıntılar ortaya çıkmış, Kozinoğlu'nun ilk yardım çağrısının ardından cezaevi görevlilerinin koğuş kapısını yaklaşık 10 dakika sonra açtığı, 112'ye ise olaydan yaklaşık 17 dakika sonra haber verildiği tespit edilmişti. Ayrıca Kozinoğlu'nun ilk yardım çağrısından sağlık ekibinin kendisine ulaşmasına kadar 29 dakika 36 saniye geçtiği belirlenirken, kampüste bulunması gereken ambulans ekibinin yemek için Silivri merkeze gittiği, nöbetçi doktorun ise olaydan haberdar edilmediğini söylediği belirtilmişti.

Başsavcılık tarafından yapılan bilgilendirmede, Tamer'in Kozinoğluna herhangi bir tıbbi müdahalede bulunmadığını belirtildi.

Serbest bırakıldı, 4 gün sonra öldü
Soruşturmada ikinci dalga operasyon düzenlenmiş, operasyonda cezaevi doktoru Tamer de gözaltına alınmıştı. Tamer, serbest bırakılmasından 4 gün sonra Büyükçekmece'deki evinde ölü bulundu.

Tamer'in hâlihazırda el ayak iltihabı rahatsızlığının bulunduğu ve iltihap şişliklerinden dolayı yürümekte dahi zorlandığı; bu sebeple bir süredir doktorluk mesleğini de yapamadığı belirtildi.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.