HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 20 HAZİRAN 2021, PAZAR

Pazartesi ve perşembe orucu ve hikmeti

18.05.2021 00:00:00
'Pazartesi ve perşembe orucu ve hikmeti' seslendirme dosyası:

İslam dairesi içerisinde bulunup, farz olan ibadetlerini kendince yerine getirmeye çalışan fakat istenilen manada İslam ahlak ve faziletinden, edep ve inceliklerinden uzak halde bulunan kimseler çoktur. Dolayısıyla toplumsal hayatta ahlaki güzellikler bir türlü yansıyamamaktadır.

Bunun sebeplerini araştırmak ve mutlaka gereğini yerine getirmek lazımdır. Aksi takdirde insanlar, Allah'a kulluğun ve ibadetlerin lezzetini bile anlamadan, tatmadan geçici ömürlerini tamamlayıp gideceklerdir. 

İbadet ve kulluğun sadece farzlardan ibaret olduğu zannına kapılıp, nafile ibadetlerden uzak kalan kimselerin, Allah'la yakınlık kurmalarının zor olacağı; farzlarla birlikte nafilelerle meşgul olanların ise daha kolay Hak yakınlığına kavuşacağı bir hadis-i kutside şöyle haber verilmiştir: 

"Kim benim bir dostuma düşmanlık ederse, hiç şüphesiz ben ona harb ilan ederim. Kulum, kendisine farz kıldıklarımdan benim için daha çok sevilmeye değer şeylerle bana yaklaşamaz. Kulum bana nafilelerle yaklaşmaya devam eder; nihayet ben onu severim. Ben onu sevince de onun işiteceği kulağı, göreceği gözü, tutacağı ve vuracağı eli ve yürüyeceği ayağı olurum. Benden isterse, ona verir, bana sığınırsa onu korurum." (Buhari, Rikak: 38, Ahmed İbnu Hanbel (6/256))

Bu hadis-i kutsiden anlaşılan odur ki; nafile ibadetlerin, kulun Allah'la olan irtibatını daha güçlendireceğidir. 

Nafile ibadetlerden bu makalemizde Pazartesi Perşembe orucu hakkında bilgileri aktarmaya çalışacağız. Bildiğiniz gibi Peygamber Efendimiz (s.a.v.) yılın değişik zamanlarında oruç tutmuş, oruç tutmayı sadece Ramazan ayına hasretmemiştir. Onun üzerinde önemle durduğu ve tuttuğu oruç "Pazartesi, Perşembe" oruçlarıdır. 

Hz. Ebu Hüreyre radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: "Ameller Allah Teala hazretlerine pazartesi ve perşembe günleri arz edilir. Ben, amelimin oruçlu olduğum halde arz edilmesini severim."(Tirmizi, Savm 44, (747). 

Ebû Katâde radıyallahu anh şöyle dedi: Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem'e pazartesi günü oruç tutmanın fazileti soruldu. O da şöyle buyurdu: "O gün, benim doğduğum, peygamber olduğum, bana vahiy geldiği gündür." (Müslim, Sıyâm 197, 198) Âişe radiyallahu anhâ şöyle dedi: "Resûlullah (s.a.v.) pazartesi ve perşembe günleri orucuna özen gösterirdi." (Tirmizî, Savm 44)

Pazartesi, perşembe günleri oruç tutmak hakkında İmamı Gazali hazretlerinin önemli gördüğüm şu tespitini de sizlerle paylaşmak isterim: "Âlimler dört günden fazla oruçsuz olmayı kerih(kötü) görmüşlerdir. Dört günü sınır belirtmeleri, bayram ve teşrik günlerinin takdirine göredir. Dört günden fazlasını oruçsuz geçirmenin kerih görülmesi şu hikmete dayanır: Kalp katılaşır, kötü âdetler baş gösterir ve şehvet kapıları açılır. Hayatıma yemin ederim, âlimlerin bu görüşü halkın çoğu hakkında tam isabetli bir görüştür." (İmam-ı Gazali/İhya-i Ulumuddin) 

Gazali hazretlerinin bu görüşünü teyit etmek için herkes kendi halini test etsin? Kalbinde yerleşen duyguların hangisi daha ağırlıklıdır?

Anlaşılan o ki; ibadetle meşgul olan Müslümanların bile gerçek kulluğun, nezaketinden ve zarafetinden uzaklaşmalarının sebeplerinin başında belki de pazartesi, perşembe orucuna devam edilmemesi ya da oruç hakkındaki zafiyettir gelmektedir. 

Aslında diğer nafile ibadetlerin varlığını hemen herkes bilmektedir. 

Bunlar değişik yer ve zamanlarda kılınan namazlar, tutulan oruçlar, yapılan zikir ve dualar, yapılan başka ibadetlerdir. Allah için yapılan hiçbir ibadetin hiçbir davranışın karşılıksız kalmayacağı hakkında birçok ayet ve hadisler vardır ancak konumuzla alakalı olduğuna inandığım için bir Hadisi şerifle yazımıza son verelim: "Kıyamet Günü'nde, insanların, Amellerinden ilk hesaba çekilecekleri şey namazdır. Rabbimiz azze ve celle -en iyi O bildiği halde- (şöyle) diyecektir: 'Kulumun namazına bakın; onu tamam mı yaptı, noksan mı yaptı?' Eğer tam ise, tam olarak yazılacak. Eğer ondan bir şey noksan olduysa, Allah Teala 'Bakın, kulumun herhangi bir tatavvu'u (nafilesi) var mıdır? Eğer tatavvu'u varsa, kuluma farizasını tamamlayın' buyuracak. Sonra ameller işte böyle alınacak." (Ebu Davud, Nesai ve Hâkim.)

Ne güzel fırsatlar hazırlamış Rabbimiz biz kullarına, biz Muhammed ümmetine. Aklı olan bu nimetlerden istifade eder herhalde, değil mi değerli dostlarım? 

 
Uğur Kepekçi / diğer yazıları


logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 425 10 66
Faks: (212) 424 69 77
E-posta: [email protected] [email protected]


WhatsApp haber: (0542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2021

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez.