logo
05 AĞUSTOS 2026

Pentagon’da stok alarmı

5 aydır devam eden ABD-İran savaşında kritik aşamaya girilirken, dış basına sızan istihbarat raporları Washington'ın mühimmat stoklarının "tehlikeli derecede düşük" olduğunu ortaya koydu. Trump'ın "İran için son şans" diyerek müzakere masasını işaret etmesinin arkasında, ABD ordusunun füze savunma sistemlerinin neredeyse tükenme noktasına gelmesi yatıyor

05.08.2026 15:20:00
Haber Merkezi
 
Pentagon’da stok alarmı
Pentagon’da stok alarmı
Amerika Birleşik Devletleri ile İsrail'in 28 Şubat 2026'da başlattığı İran savaşı, beşinci ayını geride bırakırken ABD askeri stratejisi mühimmat duvarına tosladı. Küresel savunma analistleri ve dış basın kaynakları, Pentagon'un milyarlarca dolarlık bütçesine rağmen asimetrik yıpratma savaşı karşısında ciddi lojistik ve operasyonel sıkıntılar yaşadığını aktarıyor.

Hava savunma sistemleri yüzde 80 oranında eritildi

Amerikan istihbarat kaynaklarına dayandırılan bilgilere göre, ABD ordusu savaşın başından bu yana İran füzelerini ve İHA'larını durdurmak için kullandığı kritik mühimmatın büyük kısmını tüketti. Son envanter raporları, ABD'nin elindeki gelişmiş THAAD (Terminal Yüksek İrtifa Alan Savunması) füze stokunun yüzde 80'e yakınını erittiğini gösteriyor. Benzer şekilde, dünya genelinde konuşlu Patriot önleyici füzelerinin de neredeyse yarısı bu süreçte harcandı.

Stratejik ve Uluslararası Çalışmalar Merkezi (CSIS) tarafından hazırlanan güncel raporda, THAAD envanterini savaş öncesi seviyeye getirebilmek için ABD savunma sanayisinin en az 3 yıl boyunca kesintisiz üretim yapması gerektiği vurgulanıyor.

Saldırı füzelerinin omurgası çöktü

Sıkıntılar sadece savunma hatlarıyla sınırlı değil. Karadan karaya uzun menzilli hassas vuruş kabiliyetinin omurgasını oluşturan ATACMS mühimmatının ve yeni nesil PrSM füzelerinin neredeyse tamamının kullanıldığı belirtiliyor. ABD Donanması'nın en güvendiği silahların başında gelen küresel Tomahawk seyir füzesi stokunun ise yaklaşık yüzde 50'si tüketildi.

Pentagon komutanlarının, azalan stokları korumak adına artık yerleşim yerlerini veya Amerikan askeri tesislerini doğrudan tehdit etmeyen İran füzelerine karşı önleme yapmama (yani füzeyi havada vurmama) seçeneğini değerlendirdiği belirtiliyor.

Trump'ın masadaki kozu mu, çaresizliği mi?

ABD Başkanı Donald Trump, son yaptığı açıklamada İran ile yürütülen dolaylı görüşmelerin "çok iyi" ilerlediğini ve Hürmüz Boğazı'nın yakında açılacağını iddia etmişti. Trump, "İkinci Dünya Savaşı'ndan beri en büyük hava saldırısını düzenleyecektik ancak kibarca görüşmek istediler, saldırıyı iptal ettim" diyerek diplomatik bir üstünlük imajı çizmeye çalışsa da, dış basındaki analistler bu kararın arkasında mühimmat yetersizliği ve müttefiklerin baskısı olduğuna dikkat çekiyor.

Körfez'de ABD üslerine ev sahipliği yapan Kuveyt, Bahreyn ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi ülkeler, hava savunması zayıflayan ABD'nin arkasında durmakta tereddüt ediyor. İran'ın bölgedeki ABD üslerine ve müttefik petrol tankerlerine yönelik kararlı balistik füze misillemeleri sebebiyle Körfez ülkeleri, Trump yönetiminden çatışmayı acilen dondurmasını talep ediyor.

İran sahada zaman kazanıyor

Tahran yönetimi ise ABD ile doğrudan müzakere yürüttüğü iddialarını yalanlayarak sadece Umman arabuluculuğunda Hürmüz Boğazı'nda geçici bir koridor için çalıştıklarını belirtiyor. İran askeri kanadı, bu diplomatik duraksama ve ateşkes süreçlerini kendi füze üretim kapasitesini artırmak, hasar gören sistemleri onarmak ve yeni mühimmat tedarik etmek için sonuna kadar kullanıyor.

Gelinen noktada askeri seçenekleri mühimmat kıtlığı nedeniyle daralan Washington, savaşı askeri olarak kazanamayacağını anlayınca diplomatik baskıyla İran'a "Total Surrender" (Tam Teslimiyet) kabul ettirmeye çalışıyor; ancak sahadaki lojistik gerçekler ABD'nin aleyhine işlemeye devam ediyor.

Her yerde çekmiyor: Türkiye’nin gerçek 5G haritası!

1 Nisan'da 81 ilde resmi olarak başlayan 5G döneminde ilk saha verileri geldi. Mobil internet hızları nPerf verilerine göre 4 katına çıksa da kullanıcılar "Her yerde çekmiyor" isyanında. Peki, 5G şu an nerelerde aktif, sinyal alınamayan kör noktalarda ne yapmak gerekiyor? İşte Türkiye'nin dijital dönüşümündeki son durum

05.08.2026 15:30:00
Eyüp Kabil
 
Her yerde çekmiyor: Türkiye’nin gerçek 5G haritası!
Her yerde çekmiyor: Türkiye’nin gerçek 5G haritası!
Türkiye, mobil iletişimde çağ atlatması hedeflenen 5G teknolojisine geçişinin üzerinden geçen birkaç aylık süreçte hız testlerinde rekorlar kırıyor. Operatörlerin BTK ihalesi sonrası 700 MHz ve 3,5 GHz frekans bantları için yaptığı milyar dolarlık yatırımlar meyvesini vermeye başladı.

Bağımsız analiz şirketi nPerf'in yayınladığı son raporlar, Türkiye'deki ortalama mobil indirme hızının 43,7 Mb/sn'den 169 Mb/sn'ye fırladığını gösteriyor. Ancak bu hızı her an deneyimlemek henüz mümkün değil.

5G nerelerde çekiyor?

Türkiye genelinde yürütülen kademeli geçiş planı doğrultusunda, yüksek frekanslı baz istasyonları öncelikle insan yoğunluğunun ve ticari faaliyetlerin en tepe noktada olduğu alanlara konumlandırıldı.

Vodafone, Turkcell ve Türk Telekom altyapılarıyla 81 ilin merkezi meydanlarında ve ana caddelerinde 5G işareti telefon ekranlarında görülüyor.

İstanbul Havalimanı, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi, TBMM binası ve büyük kulüplerin stadyumları 5G'nin ilk kurulum önceliği avantajıyla tam kapasite ve mükemmel hızla çalıştığı ilk alanlar.

İstanbul'da Beşiktaş, Kadıköy, Şişli ve Üsküdar gibi nüfusun ve veri trafiğinin yoğun olduğu ilçelerin merkezi noktalarında sinyaller aktif durumda. Ankara'da Çankaya, İzmir'de ise Konak ve Alsancak bölgeleri öncelikli kapsama alanında yer alıyor.

5G nerelerde çekiyor, nerelerde çekmiyor?

5G'nin kullandığı yüksek frekans bantları, daha çok veri taşırken sinyal menzilinin 4.5G'ye göre daha kısa olmasına neden oluyor. Bu fiziksel kural, büyükşehir merkezlerinde yoğun kapsama ve yüksek hız sağlarken, Türkiye genelinde ciddi kör noktalar yaratıyor.

İlçe merkezlerinin dışındaki köylerde, tarım arazilerinde ve şehirlerarası otoyolların büyük bölümünde henüz 5G altyapısı bulunmuyor. Kademeli yayılım takvimi nedeniyle bu bölgelerin tamamen kapsanması için en az 2 yıllık bir süre öngörülüyor.

5G sinyallerinin duvarlardan ve kalın beton yapılardan geçme kabiliyeti düşüktür. Sokakta 5G çeken telefonunuz, beton blokların sinyali kesmesi sebebiyle bir alışveriş merkezinin otoparkına veya evinizin iç odalarına geçtiğinde kısıtlı kapsama nedeniyle sinyali kaybedebiliyor ve sık sık 4.5G'ye geçiş yapıyor.

Ana arterlerden uzak, ara sokaklarda kalan ve henüz yeni nesil baz istasyonu montajı yapılmamış mahallelerde dalgalı sinyal sorunları yaşanıyor veya bağlantı tamamen kopuyor.

5G'nin çekmediği yerlerde ne yapmalı?

Eğer cihazınız 5G destekliyor ancak bulunduğunuz yerde sinyal alamıyorsanız, mağdur olmamak ve cihaz performansını korumak için şu adımları izleyebilirsiniz:

1. Şebeke Modunu "Otomatik" Ayarında Tutun: Telefonunuzun hücresel ağ ayarlarından ağ modunu yalnızca "Sadece 5G" yapmak yerine "5G/4.5G/3G (Otomatik Geçiş)" konumuna getirin. Böylece cihaz, 5G bulamadığı an kesintisiz olarak güçlü bir 4.5G bağlantısına bağlanacaktır.

2. Boş Yere Batarya Tüketimini Önleyin: 5G sinyalinin çok zayıf olduğu veya sürekli kopup geldiği bir bölgedeyseniz, telefonunuz sürekli istasyon arayacağı için pili hızla tükenecektir. Bu gibi durumlarda, cihaz ayarlarından şebekeyi geçici olarak "Sadece 4.5G" moduna sabitlemek batarya ömrünü ciddi oranda uzatır.

3. Operatörünüzün Kapsama Haritasını Kontrol Edin: Sürekli bulunduğunuz ev veya iş yerinizde sorun yaşıyorsanız, Vodafone, Turkcell veya Türk Telekom'un güncel "Kapsama Alanı Haritalarını" web sitelerinden inceleyerek bölgenize ne zaman istasyon kurulacağını kontrol edebilir, gerekirse operatörünüze sinyal geliştirme talebi (femtocell veya ek baz istasyonu) iletebilirsiniz.

Bakanlığın vizyon haritasına göre, Türkiye'deki yerli üretim baz istasyonlarının ve altyapı bileşenlerinin payı artırılarak, önümüzdeki iki yıl içinde ülkenin en ücra köşelerine kadar 5G sinyalinin ulaştırılması hedefleniyor. O zamana kadar 4.5G, Türkiye'nin dijital dünyadaki en büyük güvencesi olmaya devam edecek.

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, yarın Türkiye'ye çalışma ziyareti yapacak Suriye Dışişleri Bakanı Esad Hasan Şeybani ile görüşecek

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, yarın Türkiye'ye çalışma ziyareti yapacak Suriye Dışişleri Bakanı Esad Hasan Şeybani ile görüşecek

05.08.2026 14:50:00
AA
 
 Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, yarın Türkiye'ye çalışma ziyareti yapacak Suriye Dışişleri Bakanı Esad Hasan Şeybani ile görüşecek
 Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, yarın Türkiye'ye çalışma ziyareti yapacak Suriye Dışişleri Bakanı Esad Hasan Şeybani ile görüşecek
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, yarın Türkiye'ye çalışma ziyareti yapacak Suriye Dışişleri Bakanı Esad Hasan Şeybani ile görüşecek.

Dışişleri Bakanlığı kaynaklarından alınan bilgiye göre, Şeybani, çalışma ziyareti kapsamında yarın Türkiye'ye gelecek.

Bakan Fidan'ın Suriyeli mevkidaşıyla yapacağı görüşmelerde, Suriye'de kalıcı istikrar ile güvenliğin tesisine dönük Türkiye'nin de desteğiyle yürütülen çok yönlü çabaların kapsamlı bir değerlendirmesini yapacağı öngörülüyor.

Suriye'nin terörle mücadele kapasitesinin giderek geliştiğinin müşahede edildiğini vurgulaması beklenen Fidan'ın, Türkiye'nin bu alanda Suriye'yle eşgüdümü daha da ileriye taşımaya kararlı olduğunu ifade etmesi planlanıyor.

Fidan'ın, Aralık 2024'ten bu yana ekonomiden güvenliğe, toplumsal uzlaşıdan yeniden inşaya kadar birçok alanda önemli mesafe katetmiş olan Suriye ile işbirliğinin, kurumsal bir çerçeve dahilinde daha da geliştirilmesinin hedeflendiğini belirterek bu kapsamda, gelecek dönemde yapılacak üst düzey ziyaretlerin planlamalarını gözden geçirmesi öngörülüyor.

Suriye Halk Meclisinin geçen ay faaliyetlerine başlaması suretiyle devletin kurumsallaşmasına dönük adımlarını hızlandıran Suriye ile ilişkilere parlamenter boyut kazandırılması ihtiyacını dile getirmesi öngörülen Fidan'ın, Türkiye'yi de yakından ilgilendiren, Suriye'nin kuzeydoğusunun merkezi hükümete entegrasyonunda gelinen aşamayı ele alması bekleniyor.

Fidan'ın, Suriye'nin istikrar ve güvenlik tesis etme çabalarını sekteye uğratmayı amaçlayan İsrail politikaları ve eylemlerinin kabul edilemez olduğunu belirterek Suriye'nin bölgede ilave bir çatışma sarmalının içine çekilmeden normalleşme doğrultusundaki adımlarını sürdürmesinin önemini vurgulayacağı öngörülüyor.

İsrail'in, Barış Planı'nın ikinci aşamasına geçilmesine yönelik mutabakata rağmen Gazze'de devam eden saldırılarının uluslararası toplumun desteğiyle bir an önce durdurulmasının elzem olduğunu belirtmesi planlanan Fidan'ın, Lübnan'ın güneyindeki İsrail işgalinin sona erdirilmesinin bölgesel güvenlik ve istikrar için kritik önem taşıdığını ifade etmesi bekleniyor.

Fidan'ın, Şeybani ile yapacağı görüşmelerde, Türkiye'nin ABD ile İran arasında ateşkesin temini, Hürmüz Boğazı'nın en kısa sürede açılması ve kalıcı barışa ulaşılması için yürütülen diplomatik çabaları desteklediğini dile getireceği öngörülüyor.

DEM Parti, kamuoyunda çerçeve yasa olarak bilinen teklife imza atma kararı aldı

DEM Parti, kamuoyunda çerçeve yasa olarak bilinen teklife imza atma kararı aldı. DEM Parti Eş Genel Başkanları Tuncer Bakırhan ile Tülay Hatimoğulları, İmralı Heyeti üyeleri Mithat Sancar ile Özgür Faik Erol ve TBMM Adalet Komisyonu'ndaki partili vekiller imza atmak üzere Meclis'e gitti

05.08.2026 14:20:00
Haber Merkezi
 
DEM Parti, kamuoyunda çerçeve yasa olarak bilinen teklife imza atma kararı aldı
DEM Parti, kamuoyunda çerçeve yasa olarak bilinen teklife imza atma kararı aldı
DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, TBMM'de DEM Parti grubunda "çerçeve yasa" teklifine ilişkin toplantı devam ederken gazetecilerin teklifi DEM Parti'nin teklifi imzalayıp imzalamayacağına ilişkin sorusu üzerine, "Değerlendiriyoruz içeride bakacağız" dedi. Toplantıda DEM Parti'nin "Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi"ni imzalama kararı verildi.

TBMM'de DEM Parti Grubunda "çerçeve yasa"ya ilişkin DEM Parti Eş Genel Başkanları Tülay Hatimoğulları ve Tuncer Bakırhan, DEM Parti İmralı Heyeti üyesi Şanlıurfa Milletvekili Mithat Sancar ile Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu üyeleri Meral Danış Beştaş, Cengiz Çiçek ve Saruhan Oluç'un yer aldığı bir toplantı düzenlendi.

Toplantı devam ederken arada dışarı çıkan DEM Parti Grup Başkanvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit, kanun teklifine henüz imza atmadıklarını söyledi. DEM Parti Antalya Milletvekili Saruhan Oluç, "çerçeve yasa" teklifiyle ilgili "Anlaşmazlık yok mutabıkız, maddelere DEM Parti onay verdi" dedi. "İmza attınız mı?" sorusuna ise DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, "Değerlendiriyoruz içeride bakacağız" yanıtını verdi.

Yapılan toplantının ardından imza atma kararı alındı. DEM Parti Eş Genel Başkanları Tuncer Bakırhan ile Tülay Hatimoğulları, İmralı Heyeti üyeleri Mithat Sancar ile Özgür Faik Erol ve TBMM Adalet Komisyonu'ndaki partili vekiller imza atmak üzere Meclis'e gitti.

Verilere göre 2025 yılında Türkiye'de çocukların karıştığı olay sayısı 609 bin 959'a gerilerken en çok karıştıkları olay ise "yaralama" oldu

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2025 yılına ait güvenlik birimlerine gelen veya getirilen çocuk istatistiklerini yayınladı. Verilere göre çocukların karıştığı olay sayısı 609 bin 959'a gerilerken en çok karıştıkları olay ise "yaralama" oldu

05.08.2026 13:30:00
Haber Merkezi
 
Verilere göre 2025 yılında Türkiye'de çocukların karıştığı olay sayısı 609 bin 959'a gerilerken en çok karıştıkları olay ise "yaralama" oldu
Verilere göre 2025 yılında Türkiye'de çocukların karıştığı olay sayısı 609 bin 959'a gerilerken en çok karıştıkları olay ise "yaralama" oldu
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2025 yılına ilişkin güvenlik birimine gelen veya getirilen çocuk istatistiklerini açıkladı. Buna göre, geçen yıl güvenlik birimlerine gelen ya da getirilen çocukların karıştığı olay sayısı, bir önceki yıla göre yüzde 0,4 azalarak 609 bin 959 oldu.

Olaylara karışan çocukların 267 bin 794'ü mağdur, 196 bin 308'i suça sürüklenen çocuk, 92 bin 301'i bilgisine başvurulmak üzere, 18 bin 554'ü kayıp olup sonradan bulunan çocuk, 28 bin 251'i kabahat işlediği iddiasıyla, 6 bin 751'i ise diğer nedenlerle güvenlik birimlerine geldi veya getirildi.

Suça sürüklenen çocuklara isnat edilen suçlarda ilk sırayı yüzde 41,6 ile yaralama aldı. Bunu yüzde 14,7 ile hırsızlık, yüzde 9,7 ile uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanma, satma ya da satın alma, yüzde 5,1 ile tehdit suçları izledi.

Güvenlik birimlerine getirilen çocukların yüzde 43,9'unu mağdur çocuklar oluşturdu. Mağdur olarak işlem gören 267 bin 794 çocuğun yüzde 83,9'u suç mağduru, yüzde 16,1'i ise takibi gereken olaylar nedeniyle mağdur olarak kayıtlara geçti.

Suç mağduru olan 224 bin 579 çocuğun maruz kaldığı suçlarda ise yüzde 59,2 ile yaralama ilk sırada yer aldı. Yaralamayı yüzde 10,3 ile cinsel suçlar, yüzde 8,5 ile aile düzenine karşı suçlar, yüzde 5 ile tehdit suçları takip ederken, kalan yüzde 17'lik bölüm diğer suçlardan oluştu.

LGS yerleştirme sonuçları açıklandı

Milli Eğitim Bakanlığı, Liselere Geçiş Sistemi (LGS) yerleştirme sonuçlarının açıklandığını duyurdu

05.08.2026 10:52:00 / Güncelleme: 05.08.2026 11:32:50
İhlas Haber Ajansı
 
LGS yerleştirme sonuçları açıklandı
LGS yerleştirme sonuçları açıklandı
Milli Eğitim Bakanlığı, LGS yerleştirme sonuçlarının "www.meb.gov.tr" adresinden erişime açıldığını bildirdi. Adayların yüzde 89,84'ünün ilk beş tercihinden birine yerleştiği ve öğrencilerin yüzde 93,56'sının ilk yerleştirmede tercihlerine yerleştiği ifade edildi. Sınavla öğrenci alan okullar için açılan 198 bin 905 kontenjandan 190 bin 473'ünün öğrenciler tarafından tercih edildiği, yerleştirme oranının ise yüzde 95,76 olduğu belirtildi. Yerel yerleştirme tercihinde bulunan öğrencilerin yarısından fazlası ilk tercihine yerleşirken, öğrencilerin yüzde 94,53'ünün ise ilk üç tercihinden birine yerleştiği açıklandı.

Adayların kendi illerinde yerleşme oranı yüzde 92,93 oldu

Sınav sonuçlarına göre yüzde 5'lik dilimdeki öğrencilerin kendi ilinde bir okula yerleşme oranı yüzde 89,06, tüm öğrencilerin kendi illerindeki okullara yerleşme oranı ise yüzde 92,93 olarak gerçekleşti. Yüzde 5'lik dilimdeki öğrenciler 81 ildeki 760 okula, yüzde 10'luk dilimdeki öğrenciler ise 81 ildeki bin 193 okula yerleşti.

Yerleştirmeye esas nakil işlemleri iki dönemde yapılacak

Sınavla ve yerel yerleştirme kapsamında açık kalan kontenjanlara yerleştirmeye esas nakil işlemlerinin iki dönem halinde yapılacağı duyuruldu. Bunun yanı sıra yerleştiği okulu değiştirmek isteyen öğrenciler de nakil talebinde bulunabilecek. Her iki yerleştirmeye esas nakil döneminde de merkezi sınav puanıyla öğrenci alan okullar için en fazla 3, yerel yerleştirmeyle öğrenci alan okullar için en fazla 3, pansiyonlu okullar için en fazla 3 okul tercihi yapılabilecek. Yerel yerleştirmeyle öğrenci alan okullar için tercihte bulunan ve ilk yerleştirmede tercihine yerleşen öğrencilerin yerleştirmeye esas nakil tercih dönemlerinde kayıt alanından okul ve farklı tür tercih etme zorunluluğu bulunmayacak ancak tercihlerine yerleşemeyen öğrenciler, yerleştirmeye esas nakil tercihlerinde ilk 2 okulu kayıt alanından seçmek suretiyle en fazla 3 okul tercihinde bulunabilecek. Yapılan tercihlerde aynı okul türünden en fazla 2 okul seçilebilecek.

Birinci nakil tercihler 5-7 Ağustos tarihleri arasında yapılacak

Yerleştirmeye esas birinci nakil için tercihlerin 5-7 Ağustos tarihleri arasında yapılacağı ve sonuçların 10 Ağustos'ta açıklanacağı belirtildi. İkinci nakil tercih başvuruları ise 10-12 Ağustos tarihleri arasında alınacak ve sonuçlar 14 Ağustos'ta ilan edilecek. 17-26 Ağustos tarihleri arasında yerleşemeyen öğrenciler için

boş kalan kontenjanlara il/ilçe öğrenci yerleştirme ve nakil komisyonlarınca yerleştirme başvuruları alınacak. Okul ve kurumlar, yatılılık başvurularını 31 Ağustos-3 Eylül tarihleri arasında alacak. 4 Eylül'de ise yatılılık yerleştirme sonuçları ilan edilecek. Sonuçlara https://sonuc.meb.gov.tr adresinden ulaşılabilecek.

Küçükçekmece'de İETT otobüsüne çarpan otomobildeki 3 kişi hayatını kaybetti

Küçükçekmece'de bir otomobilin İETT otobüsüne çarpması sonucu 3 kişi yaşamını yitirdi

05.08.2026 09:21:00
AA
 
Küçükçekmece'de İETT otobüsüne çarpan otomobildeki 3 kişi hayatını kaybetti
Küçükçekmece'de İETT otobüsüne çarpan otomobildeki 3 kişi hayatını kaybetti

D-100 kara yolu Edirne istikametinde sürücüsünün ismi henüz öğrenilemeyen 34 BLN 100 plakalı otomobil, İETT otobüsüne arkadan çarptı.

İhbar üzerine bölgeye itfaiye, polis ve sağlık ekipleri sevk edildi.

Kazada otomobilde sıkışan 3 kişi, itfaiye ekiplerinin müdahalesiyle bulundukları yerden çıkartıldı.

Ağır yaralı olarak hastaneye kaldırılan 3 kişi, müdahalelere rağmen hayatını kaybetti.

Kaza nedeniyle kara yolu trafiğe kapatıldı.

Otomobil ile İETT otobüsünün yoldan kaldırılması için çalışma başlatıldı. 

2026 YAŞ kararları açıklandı

Cumhurbaşkanı Erdoğan başkanlığında toplanan Yüksek Askeri Şura (YAŞ) toplantısı sona erdi. Erdoğan'ın imzaladığı kararlara göre Hava Kuvvetleri Komutanlığına Orgeneral Rafet Dalkıran atanırken, Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Ercüment Tatlıoğlu'nun görev süresi 1 yıl uzatıldı. Şura kararıyla 25 general ve amiral bir üst rütbeye, 69 albay ise generalliğe yükseltildi

04.08.2026 16:30:00
Haber Merkezi
 
2026 YAŞ kararları açıklandı
2026 YAŞ kararları açıklandı
Türk Silahlı Kuvvetleri'nde (TSK) terfi, atama, görev süresi uzatımı ve emeklilik dosyalarını karara bağlamak üzere toplanan Yüksek Askeri Şura (YAŞ), Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde bir araya geldi. Kritik zirve öncesi Anıtkabir'i ziyaret eden şura üyeleri, yaklaşık 2,5 saat süren basına kapalı görüşmenin ardından TSK'nın yeni yapılanmasını netleştirdi. Alınan kararlar, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın onayının ardından resmiyet kazandı.

Hava Kuvvetleri'nde nöbet değişimi, Deniz Kuvvetleri'nde temdit

2026 YAŞ kararlarındaki en dikkat çekici değişim hava kuvvetlerinde yaşandı. Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Ziya Cemal Kadıoğlu kadrosuzluk nedeniyle emekliye sevk edilirken, bu göreve Muharip Hava Kuvveti Komutanı Orgeneral Rafet Dalkıran atandı.

Görev süresi dolan Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Ercüment Tatlıoğlu'nun görev süresi ise şura kararıyla 1 yıl uzatıldı. Geçen yıl göreve atanan Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu ve Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Metin Tokel ise mevcut görevlerine devam ediyor.

Terfiler ve görev süresi uzatımları

30 Ağustos 2026 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere ilan edilen terfi ve atama listesinin genel bilançosu şu şekilde gerçekleşti:

Rütbe Alanlar: 25 general ve amiral bir üst rütbeye yükseltildi. 69 albay ise general ve amiralliğe terfi etti.

Uzatma Alanlar: TSK bünyesindeki 24 generalin görev süresi 1 yıl, 530 albayın görev süresi ise 2 yıl süreyle uzatıldı.

Orgeneralliğe Yükselenler: Hava Kuvvetleri Komutanlığı bünyesindeki Korgeneral Erdoğan Gür, generallikteki en üst rütbe olan orgeneralliğe yükseltildi.

Emeklilik ve yaş haddi kararları

Şura bünyesinde kadro yetersizliği ve yaş sınırları sebebiyle emeklilik sevkleri de karara bağlandı. Bu doğrultuda; 2 general yaş haddini doldurması sebebiyle 01 Eylül 2026 itibarıyla emekli edildi.

Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Kadıoğlu da dahil olmak üzere toplam 61 general ve amiral, kadrosuzluk nedeniyle 30 Ağustos 2026 tarihinden geçerli olarak emekliye sevk edildi.

Şurada ilk kez yer alan isimler

Bu yılki Yüksek Askeri Şura toplantısı, kabine ve askeri bürokrasideki yeni isimlerin katılımı açısından da önem taşıyordu. Adalet Bakanı Akın Gürlek, İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi ve Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Metin Tokel, YAŞ üyesi sıfatıyla bu kritik toplantıda ilk kez yer aldılar.

Alınan kararların ardından Millî Savunma Bakanlığı ve İletişim Başkanlığı, bir üst rütbeye yükselen tüm personele devlet adına teşekkür ederek yeni görevlerinde başarılar diledi.

Bahçeli'den 'çerçeve yasa'ya imza


 
 
MHP lideri Bahçeli, "Terörsüz Türkiye" süreci kapsamında hazırlanan kanun teklifini imzaladı. Yasanın içeriği ise resmi kanallar yoluyla henüz kamuoyu ile paylaşılmadı. 
 

04.08.2026 14:26:00 / Güncelleme: 04.08.2026 14:44:30
HABER MERKEZİ/AA
 
 Bahçeli'den 'çerçeve yasa'ya imza
 Bahçeli'den 'çerçeve yasa'ya imza

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "Terörsüz Türkiye" süreci kapsamında yapılacak "çerçeve yasa" teklifine imza verdi. MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay, AK Parti Grup Başkanlığına gelerek, MHP Genel Başkanı Bahçeli, MHP Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız, TBMM Başkanvekili Celal Adan, Grup Başkanvekili Filiz Kılıç ve kendisinin imzalarını teslim etti.

Gün içerisinde, diğer MHP milletvekillerinin de kanun teklifine imza atması bekleniyor.

Yeni Parti'nin kuşkuları var

Öte yandan Yeni Parti Grup Başkanvekili Murat Emir, dün Meclis'te gazetecilere yaptığı açıklamada, "AK Parti'nin veya Cumhur İttifakı'nın bu çerçeve yasayı nasıl getireceğini bilmiyoruz. Ama olması gereken eğer ana muhalefetin veya diğer partilerin de katkısı alınmak isteniyorsa, onun Meclis usullerine uygun bir şekilde uygun yöntemlerle yapılması gerekir. Ama şu ana kadar o ciddiyeti ve nezaketi görmüş değiliz" dedi.
Emir, süreçlerin daha katılımcı, şeffaf ve açık olması gerektiğini her defasında vurguladıklarını belirtti.

Taslak muhalefete gösterilmedi

Taslağın üzerinde çalışacak, konuşacak, katkı verecek bir sürecin kendilerine tanınmadığını dile getiren Emir, şunları söylemişti: "Görmediğimiz bir yasa taslağına açıktan, bırakın altına imza atmayı, destek olup olmamayı söylememiz akla aykırıdır. Böyle bir şeyi elbette ki yapamayız. Sadece çerçeve terör yasasını getirelim ama diğer yanıyla demokratikleşme, adalet bir kenarda kalsın, kayyum uygulamaları aynen devam etsin, Anayasa Mahkemesi kararlarına uymamaya devam etsinler, onlar birilerini bir şekilde siyasete sokmaya çalışırken veya affetmeye çalışırken aynı zamanda seçilmiş belediye başkanları tutukluluk adı altında fiilen cezaevinde tutulmaya devam edilsin. Elbette ki bu bütün vicdanları kanatacaktır."

AK Parti'den görüşme talebi gelmedi

Emir, bir gazetecinin "AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler'in çerçeve yasa teklifiyle görüşme talebini net olarak geri çevirdiniz yani?" ifadeleri üzerine, "Biz görüşme talebini geri çevirmedik. Böyle bir görüşme talebi olması gerektiği gibi gelmediği için olması gerektiği gibi isteğin oluşmasını bekleriz" cevabını verdi.

AK Parti yarın toplanıyor
 
Öte yandan AK Parti, yarın TBMM'de yapacağı kapalı grup toplantısında Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi'ni ele alacak. Bilgilendirmeyi AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler ve AK Parti Genel Başkanvekili Efkan Ala yapacak.

Dirençli yumurtalık kanseri için ilk akıllı ilaç onaylandı

Amerikan Gıda ve İlaç Dairesi (FDA), kemoterapiye karşı direnç geliştirmiş agresif yumurtalık kanseri türleri için geliştirilen hedefe yönelik yeni bir ilacı onayladı. Yapılan klinik testlerde ölüm riskini yüzde 35 oranında azalttığı kanıtlanan bu tedavi yöntemi, geleneksel kemoterapinin aksine sadece kanserli hücreleri hedef alarak yan etkileri en aza indiriyor

04.08.2026 14:20:00
Eyüp Kabil
 
Dirençli yumurtalık kanseri için ilk akıllı ilaç onaylandı
Dirençli yumurtalık kanseri için ilk akıllı ilaç onaylandı
Kadın kanserleri arasında en ölümcül türlerden biri olarak bilinen ve genellikle ileri aşamalarda teşhis edilen platin dirençli epitelyal yumurtalık kanseri için tıp dünyasında devrim niteliğinde bir gelişme yaşandı. Geliştirilen ve seçici bir glukokortikoid reseptör antagonisti (SGRA) olan "Relacorilant" etken maddeli yeni akıllı ilaç, standart tedavilere yanıt vermeyen hastalar için resmi olarak onaylanarak klinik kullanıma sunuldu.

Geleneksel kemoterapiler vücuttaki tüm hızlı bölünen hücrelere saldırarak saç dökülmesi, bağışıklık çöküşü ve şiddetli bulantı gibi ağır yan etkilere yol açarken; bu yeni ajan moleküler düzeyde bir "kilit" görevi görüyor. Kanser hücrelerinin hayatta kalmasını ve kemoterapiye direnç göstermesini sağlayan özel hormon reseptörlerini bloke ederek tümörün savunma mekanizmasını tamamen çökertiyor.

Ölüm Riski yüzde 35 azaldı, yaşam süresi uzadı

Uluslararası düzeyde yürütülen ve çok sayıda hastanın katıldığı kapsamlı faz-3 klinik araştırmasının sonuçları, yeni tedavinin başarısını gözler önüne serdi. Standart kemoterapi ilacı ile kombine edilerek uygulanan bu yeni tedavi protokolü, tek başına kemoterapi alan hastalara kıyasla hastalığın ilerleme riskini yüzde 30, ölüm riskini ise %35 oranında azalttı.

Araştırma verilerine göre, geleneksel tedavilerle ortalama 11,9 ay olan genel sağkalım süresi, bu yeni molekül sayesinde 16 aya kadar yükseldi. Uzmanlar, ileri evre ve dirençli yumurtalık kanseri hastalarında sağlanan bu 4 ayı aşkın net artışın, onkoloji tarihi için çok büyük bir başarı istatistiği olduğunu vurguluyor.

Genetik sınırları ortadan kaldıran tedavi

Yeni ilacın en dikkat çekici özelliklerinden biri de biyobelirteç (genetik mutasyon) sınırlaması olmaksızın kullanılabilmesi oldu. Mevcut pek çok yeni nesil kanser ilacı sadece belirli genetik mutasyonları (BRCA gibi) taşıyan hastalarda işe yararken, bu ilaç herhangi bir genetik tarama şartı aranmaksızın tüm platin dirençli yumurtalık kanseri hastalarında yüksek başarı gösterdi. Hastaların ilacı son derece rahat tolere edebildiği, saç dökülmesi ve ağır organ toksisitesi gibi kemoterapi komplikasyonlarının bu kombinasyonda önemli ölçüde azaldığı rapor edildi.

Onkoloji uzmanları, bu onayın ardından kadın üreme sistemi kanserlerinde tedavi kılavuzlarının tamamen değişeceğini ve bu yöntemin yakın gelecekte erken evre kanser tedavilerinde de ilk seçenek olarak deneneceğini belirtiyor.

Çayönü, insanlık tarihine ışık tutacak


 
 
Diyarbakır'ın Ergani ilçesindeki 12 bin yıllık Çayönü Tepesi'nde ilk kez 1965'te start alan ve daha sonra durdurulan kazı çalışmalarına 50 yıl sonra batı bölümünde yeniden başlandı.

04.08.2026 13:45:00
AA
 
Çayönü, insanlık tarihine ışık tutacak
Çayönü, insanlık tarihine ışık tutacak

Dünya uygarlık tarihine ışık tutan Çayönü Tepesi, göçebelikten yerleşik yaşama, avcılık ve toplayıcılıktan üreticiliğe geçilip tarıma ilk başlanılan yerler arasında bulunuyor. Ergani Ovası'nda, Dicle Nehri'nin kenarında, milattan önce 10 binden başlayan yerleşim evreleri bulunan ve 1963'te yüzey araştırmaları sırasında keşfedilen Çayönü'nde ilk kazılar, Dr. Halet Çambel ve Prof. Dr. Robert J. Braidwood tarafından 1964'te başlatılmıştı.
Sadece bölge değil dünya uygarlık tarihi için de büyük önem taşıyan, Çayönü'ndeki kazı çalışmalarıyla kesintisiz yaşamın tüm aşama ve detayları ortaya çıkarılıyor.
Dünya uygarlık tarihine ışık tutan, tarıma geçiş ile hayvanların evcilleştirilmesinin bütün aşama ve detaylarına ulaşılan Diyarbakır'ın Çayönü Tepesi'nde bu yıl 29 kişilik ekiple kazı ve araştırma çalışmaları yürütülüyor.

İlginç veriler ortaya çıkıyor

Kazı Başkanı Doç. Dr. Savaş Sarıaltun, daha önce yerleşmenin doğu kesiminde kazı çalışmalarına başladıklarını, doğu kesiminde Neolitik yerleşmenin farklı evrelerini belirlediklerini, buradaki kazılara bu sene itibarıyla ara verdiklerini söyledi. Önceki yıllarda Çayönü Tepesi'nin doğu bölümünde kazı çalışması yürütüldüğünü anlatan Sarıaltun, şunları kaydetti: "Bu yıl yerleşmenin batı alanında kazıları yoğunlaştırdık. Geçen yıllarda doğu alanda kazılarımızı yapmıştık. Yaklaşık 3 bin 200 metrekarelik alanda yoğun bir şekilde çalışmıştık. O alanda bulduğumuz konutlar, işlik evleri, atölyeler, birbirinin üzerine binmiş dönemler tanımladıktan sonra yaklaşık 50 yıl sonra Çayönü Tepesi'nde batı alanında da kazılara dönmemiz gerektiğini düşündük."

Konutlar var!

Doğu bölümünde günümüzden 11 bin yıl önceki dolguları açığa çıkardıklarını anlatan Sarıaltun, dolgularda yoğun bir şekilde konut yapılarının olduğunu anlattı.
Sarıaltun, şöyle devam etti: "Normal insanların yaşam alanları var. Bu yaşam alanlarının yanında ocakları, işlikleri, atölyeleri var. Dolayısıyla biz o dönemin günlük yaşamını anlamak için önemli verilere sahip olduk. Bununla beraber, çanak çömleksiz Neolitik höyüğün üzerinde milattan önce 7 binlerde, 6 bin 800'lerde yerleşmiş bir çanak çömlekli Neolitik yerleşmeyi tespit ettik. Konut alanlarını açığa çıkarınca karşımıza şu sorular çıktı. Batı alanındaki konutlarla ne farkı var, ayrı ayrı bir mahalle mi var, ayrı bir topluluğun kültürel yapısı mı var, ayrı bir kültürel zincir mi var? Bunu anlamamızın bir tek yolu vardı. Yaklaşık 50 yıl sonra ilk defa batı alanındaki konut alanlarına geri döndük. Doğu ve batı alanındaki konutların arasındaki farkı ortaya koymak istedik."
Batı bölümündeki mimariyi de ortaya çıkarmak istediklerini belirten Sarıaltun, bu alandaki mimariyi anlayarak yerleşmenin stratejisini ve dokusunu anlamaya çalıştıklarını dile getirdi.

Turizme kazandırılacak

Eylül ayına kadar kazı planlamasının olduğunu dile getiren Sarıaltun, bölgeyi turizme kazandırmak istediklerini vurguladı. Sarıaltun, "Hedefimiz Çayönü'nü ören yeri yapmak, gezi güzergahlarını oluşturmak, ziyaretçilerin daha nitelikli ve iyi koşullarda tabelalarıyla bilgi panolarıyla interaktif gezi güzergahlarıyla alanı daha iyi tanımalarını sağlamak" dedi.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.