logo
16 TEMMUZ 2026

Peşmergeler kaşınıyor

15.04.2003 00:00:00
 
Kürdistan Demokrat Partisi (KDP) Lideri Mesut Barzani ile Kürdistan Yurtseverler Birliği Lideri Celal Talabani'nin, Türk ordusunun Irak'ın kuzeyine müdahale etmemesine karşılık Türkiye'ye verdikleri güvenceler boş çıktı! Kerkük ve Musul'dan çıkmayan peşmergeler, sözkonusu şehirlerdeki Türkmenlere yönelik 'tedhiş eylemlerini' arttırdılar. Peşmergeler önceki gece, Türkmen Cephesi'ne ait bürolara kurşun yağdırdılar. İki kişinin öldüğü önceki geceki saldırının ardından Peşmergeler Türkmenler'in Kerkük'teki bürolarını boşaltmaları için dün saat 16:00'ya kadar ultimatom verdi. Ultimatoma uymayan Türkmen gençler ise silahlanma yoluna gidiyorlar.

Görgü tanıklarının ifadesine göre, Kürdistan Yurtseverler Birliği bayrağı taşıyan dört kişi Bağdat yolunda, kentin güney kesimindeki Türkmen siyasi bürosunun önünde, bir grup Türkmen'e ateş açtı. Olayda, büro önünde bulunan bir çocuk ve babası hayatını kaybetti. Saldırıda çok sayıda kişi de yaralandı.

Türkmenler silah istiyor

Peşmergeler, saldırının ardından Türkmen Cephesi'nin Kerkük'te bürolarını boşaltması için yerel saatle dün 16:00'a kadar ültimatom verdi. Bu gelişmenin ardından Kerkük'teki Türkmen gençlerin silahlanmak için, Türkmen Cephesi bürolarına başvurduğu bildiriliyor. Olayın ardından Kerkük'teki Türkmenler arasında gerginliğin arttığı belirtiliyor. Kentteki Irak askerlerinin çekilmesinin ardından, Kuzey Iraklı Kürt gruplara bağlı Peşmergelerin girdiği Kerkük'te, artık ABD askerleri devriye geziyor. Ancak Kerküklü Türkmenler ve Araplar, silahlı Peşmergeler tarafından tehdit edildiklerini söylüyor.

15 Temmuz'un dijital hafızası ‘15temmuz.bik.gov.tr’ erişime açıldı

Basın İlan Kurumu'nun hayata geçirdiği dijital portalda, 15 Temmuz gecesi görev yapan gazetecilerin birinci ağızdan tanıklıkları kayıt altına alındı. Portalda ayrıca, dönemin manşetleri, genç iletişimcilerin gözünden 15 Temmuz ve kronoloji bölümleri yer alıyor

16.07.2026 15:23:00
Haber Merkezi
 
15 Temmuz'un dijital hafızası ‘15temmuz.bik.gov.tr’ erişime açıldı
15 Temmuz'un dijital hafızası ‘15temmuz.bik.gov.tr’ erişime açıldı
Basın İlan Kurumu tarafından 15 Temmuz hain darbe girişiminin 10. yıl dönümü kapsamında "Dijital Hafıza Portalı - 15temmuz.bik.gov.tr" adlı internet portalı, kamuoyunun erişimine sunuldu.

Türk basınının 15 Temmuz darbe girişimi sürecine ilişkin tanıklığını gelecek nesillere aktarmak amacıyla oluşturulan kapsamlı dijital arşiv; dönemin manşetlerinden gazetecilerle röportajlara, gazetecilik atölyesinin çıktılarından 15 Temmuz kronolojisine kadar birçok farklı içeriği tek çatı altında buluşturuyor.

15temmuz.bik.gov.tr; 15 Temmuz sürecinin basının perspektifinden belgelenerek akademik, mesleki ve toplumsal hafızaya kalıcı bir kaynak olarak kazandırılmasını hedefliyor.

Portal, o geceyi farklı boyutlarıyla ele alan 4 ana başlık altında yapılandırıldı.

15 Temmuz'un medyadaki tanıkları: Gazetecilerin ağzından karanlık gecede yaşananlar

Portalın en kapsamlı bölümü olan "Manşetin Tanıkları"nda, ülke genelinde o gece görev başında olan yayın yönetmeni, editör, yazı işleri müdürü, sayfa sekreteri, foto muhabirleri ve kameramanlarla yapılan 60'ın üzerinde yazılı ve görüntülü röportaja yer verildi.

Darbe girişiminin en kritik saatlerinde sahayı terk etmeyerek millî iradenin sesi olan gazetecilerle yapılan görüşmelerde, o gece yaşananlar, haber üretim süreçleri ve darbe girişimine karşı verilen mesleki mücadele, gazetecilerin anlatımlarıyla belgesel nitelikli bir seri hâlinde kayıt altına alındı.

Röportaj içerikleri, ilgili gazete manşetleriyle ilişkilendirilerek hem görsel hem anlatı temelli bütüncül bir içerik havuzu oluşturuldu. Ziyaretçiler, bir yandan gazetecinin o geceye dair kişisel hafızasını dinlerken, diğer yandan bu hafızanın ertesi sabah gazete sayfalarına nasıl yansıdığını da görebiliyor.

15 Temmuz manşetleri: Basının ortak duruşunun tarihî kaydı

Darbe girişiminin ardından yayımlanan gazete manşetlerinden oluşan bölüm, sayfaları çeviren herkesi o sabahın atmosferine yeniden götürüyor.

Türk basınının o gece ortak bir vicdan ve sorumluluk bilinciyle attığı manşetler, demokrasiye ve millî iradeye sahip çıkan kararlı duruşun tarihe düşülmüş en güçlü kayıtlarından biri olarak hafızalardaki yerini koruyor.

15 Temmuz Manşetleri Gazetecilik Atölyesi: Genç iletişimcilerden manşetler

Basın İlan Kurumu'nun ülkenin 7 bölgesini temsilen 7 üniversiteyle iş birliği içinde gerçekleştirdiği "15 Temmuz Manşetleri Gazetecilik Atölyesi", geleceğin gazetecilerini 15 Temmuz'un gazetecilik açısından taşıdığı sorumluluk ve anlamla buluşturdu.

Atölyeye katılan genç iletişimciler, mesleki reflekslerini tarihî bir kırılma anı üzerinden sınama fırsatı bulurken, 15 Temmuz'a ilişkin özgün manşetler tasarladı. Ortaya çıkan çalışmalar, bir yandan uygulamalı bir öğrenme deneyimi sunarken, diğer yandan genç kuşağın demokrasi, millî irade ve gazetecilik sorumluluğuna dair bakışını yansıtan değerli bir hafıza çalışması niteliği taşıyor.

15 Temmuz kronolojisi: Darbe girişiminin seyri

Darbe girişiminin ilk anlarından millet iradesinin yeniden hâkim olduğu ana kadar yaşanan gelişmeler, bu bölümde tarihsel akış içinde saat saat sunuluyor.

Kronoloji, olayları sırasıyla ve bütüncül biçimde yeniden hatırlatan bir rehber niteliği taşıyor.

Alzheimerda bakım verenlere uzman tavsiyeleri


 
Atlas Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Psikoloji Bölümü ve Atlas Üniversitesi Psikoloji Laboratuvarı araştırmacılarından Araştırma Görevlisi Sevim Eyüpoğlu, Alzheimer hastalarının bakım sürecinde yakınlarına önemli görevler düştüğünü belirterek, hastalığın evrelerini ve davranış değişikliklerini tanımanın hem hasta hem de bakım verenler açısından süreci kolaylaştırdığını söyledi. 

16.07.2026 13:52:00
MURAT ÇORBACI
 
Alzheimerda bakım verenlere uzman tavsiyeleri
Alzheimerda bakım verenlere uzman tavsiyeleri

Atlas Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Psikoloji Bölümü ve Atlas Üniversitesi Psikoloji Laboratuvarı araştırmacılarından Araştırma Görevlisi Sevim Eyüpoğlu, Alzheimer hastalarının bakım sürecinde yakınlarına önemli görevler düştüğünü belirterek, hastalığın evrelerini ve davranış değişikliklerini tanımanın hem hasta hem de bakım verenler açısından süreci kolaylaştırdığını söyledi.

Alzheimer ile baş etmenin ilk adımının hastalığı tanımak olduğunu söyleyen Eyüpoğlu, "Bakım verenler Alzheimer hakkında ne kadar bilgi sahibi olursa hem hastaya yönelik beklentilerini daha doğru yönetebilir hem de hastalığın farklı evrelerinde karşılaşabilecekleri zorluklara karşı hazırlıklı olabilirler" dedi. Alzheimer hastalığının belirli evreleri olsa da bireyin eğitim düzeyi, sosyal çevresi, yaşam deneyimleri, ilgi alanları ve eşlik eden sağlık sorunlarının hastalığın seyrini etkileyebildiğini belirten Eyüpoğlu, bakım verenlerin doktorlarıyla iş birliği içinde hareket etmelerinin önem taşıdığını kaydetti. Bakım verenlerin, sevdiklerinde gözlemledikleri değişimlerin hastalığın bir sonucu olduğunu unutmamaları gerektiğini vurgulayan Eyüpoğlu, "Sevdiklerimizdeki değişimin nedeni onların tercihleri değil, Alzheimer hastalığının yarattığı bilişsel yıkımdır. Bu gerçeği kabul etmek bakım verenlerin beklentilerini daha sağlıklı yönetmesine yardımcı olur" dedi. Alzheimer bakımının uzun soluklu ve kesintisiz bir sorumluluk olduğuna dikkat çeken Eyüpoğlu, bakım verenlerde zamanla sosyal izolasyon, psikolojik yorgunluk ve ekonomik zorlukların ortaya çıkabileceğini belirtti.

Arş. Gör. Sevim Eyüpoğlu, bu yükü hafifletmek için şu önerilerde bulundu:
1. Ortam değişikliklerinden kaçının: Alzheimer'ın özellikle ileri evrelerinde hastaların alışık oldukları ortamda kalmalarının önem taşıdığını belirten Eyüpoğlu, sık ortam değişikliklerinin kafa karışıklığını artırabileceğini söyledi.
2. Sorumluluğu paylaşın: Bakım sürecinin tek bir kişinin omuzlarında olmaması gerektiğini vurgulayan Eyüpoğlu, aile bireyleri ve yakın çevrenin sürece dahil edilmesinin önemine dikkat çekti.
3. Hastanın sınırlarını tanıyın: Kalabalık ve yüksek ses gibi çevresel faktörlerin Alzheimer hastalarında huzursuzluk ve ajitasyona yol açabileceğini belirten Eyüpoğlu, bakım planının bu durumlar göz önünde bulundurularak yapılmasını önerdi.

Ünlülere yönelik uyuşturucu operasyonunda gözaltı sayısı 12 oldu

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından ünlülere yönelik yürütülen uyuşturucu soruşturması kapsamında gözaltına alınanların sayısı 12 oldu

16.07.2026 11:16:00
İHA
 
Ünlülere yönelik uyuşturucu operasyonunda gözaltı sayısı 12 oldu
Ünlülere yönelik uyuşturucu operasyonunda gözaltı sayısı 12 oldu
Kamuoyunda sanatçı, oyuncu, iş adamı ve işletmeci sıfatlarıyla tanınan şüphelilerin uyuşturucu ve uyarıcı madde kullandığı, uyuşturucu madde kullanımını kolaylaştırdığı veya yer temin ettiği iddiaları üzerine İstanbul İl Jandarma Komutanlığı'nca yeni bir çalışma gerçekleştirildi. 25 şüpheli gözaltı kararı verilirken, şüphelilerin yakalanmasına yönelik operasyon yapıldı.

Operasyonda ünlü şarkıcı Sıla Gençoğlu, İlyas Yalçıntaş, Mehmet Fatih Aksoy, Ateş İnce, Şefik Ömer Dolman, Aybüke Aldere, Ayşe Nur Balcı, İrem Haznedar, Öner Faruk Işık jandarma ekiplerince gözaltına alınırken İlyas Yalçıntaş'ın evinde yapılan aramada hassas terazi ve madde kullanımını için olduğu düşünülen malzemeler ele geçirildi.

3 şüpheli daha gözaltına alındı

Operasyon kapsamında Eylem İpek Şafak, Gökhan Şafak ve Orhan Yıldız'ın da gözaltına alıdığı öğrenildi.

Devlet okulları tel tel dökülüyor


 
İstanbul'da bu yıl 101 öğrenci LGS'de tam puan aldı. Bunların 70'ı özel okullarda, 31'i ise devlet okullarında eğitim aldı. Oysa LGS'ye giren her 10 öğrenciden sadece biri özel okullarda eğitim görüyor! Üstelik özel okul öğretmenleri, devlet okullarındaki meslektaşlarının yarısı kadar ücret alıyor.

16.07.2026 10:38:00 / Güncelleme: 16.07.2026 10:44:16
ABDÜLKADİR GÜNDOĞDU
 
 Devlet okulları tel tel dökülüyor
 Devlet okulları tel tel dökülüyor

İstanbul Valiliği, Liselere Geçiş Sistemi (LGS) kapsamındaki merkezi sınavda 500 tam puan alarak birinci olan öğrenciler için ödül töreni düzenledi. Valiliğin bahçesindeki törene, sınavda tüm soruları doğru bilerek birinci olan 70'i özel, 31'i devlet okulundan 101 öğrenci ve aileleri katıldı. Bu yıl LGS'de 452 öğrenci tam puan almıştı. Tam puan alanların 40'ı Ankara'da, 27'si İzmir'de, 21'i Bursa'da, 15'i Konya'da, 14'ü de Kocaeli'ndeki okullardan çıktı. Tam puan alan öğrencilerin 31'i de İmam-Hatip okullarında eğitim görüyordu.

Neden özel okullar daha başarılı?

İstanbul'da bu yıl LGS'ye yaklaşık 200 bin öğrenci girdi. Bunların 20 bini özel okullarda eğitim alıyordu. 180 bin öğrenci arasından sadece 31 öğrenci tam puan alabildi. Eminiz bunların çoğu da özel dershanelerde eğitim almıştır. Devlet okullarında 5 bin 800 LGS adayından biri tam puan alırken, özel okullarda bu oran 285'te bir... Arada 20 kattan fazla başarı farkı var! Oysa özel okul öğretmenleri, devlet okullarındaki meslektaşlarının yarısı kadar ücret alıyor. Bu nedenle günlerce Ankara'da eylem yaptılar.

Devlet okullarındaki meslektaşlarının özlük haklarının 10'da birine bile sahip değiller... Devlet okulları 'gerçek okul' binalarına sahipken, çoğu özel okul apartman binası gibi yerlerde eğitim faaliyetini sürdürüyor... Buna rağmen özel okul öğrencileri kat kat daha başarılı oluyor.

Aslında en iyi öğretmenler devlet okullarında olmalı

Devlet okullarındaki başarısızlık ya sistemden, ya da öğretmen seçiminden kaynaklanıyor. Devlet KPSS ile öğretmen alıyor. Devletin bu sistemle en başarılı, en nitelikli öğretmenleri istihdam etme olanağı bulunuyor. Öğretmen adaylarının da öncelikli tercihi devlet okulları... Bir taraftan özel okullarda öğretmenlik yapan, öte yandan her yıl KPSS'ye giren binlerce öğretmen var!

Ancak gel gör ki işin içine mülakat yani torpil girince niteliksiz öğretmen adayları sınavları kazanıyor, özel okullara çocuklarını gönderecek maddi olanaklardan mahrum olan vatandaşların çocukları ise kalitesiz eğitim almak zorunda kalıyor. Meselenin özü bu… Bir başka nokta da motivasyon… Özel okullar öğretmenlerini başarılı olmaları için motive ediyor, başarılı olmayan öğretmenleriyle sözleşme yenilemiyor. Devlette böyle bir motivasyon yok… Bir kez devlete kapağı attın mı, ister nitelikli öğrenci yetiştir, ister yetiştirme; emekli olana kadar ya da istifa edene kadar maaş garanti…

PKK’lı terörist, AKP ve MHP’ye meydan okudu

PKK Merkez Komitesi üyesi Helin Ümit, örgüt medyasında yaptığı açıklamalarda Ankara’da son dönemde konuşulan olası yasal düzenlemelere ve teslim olma çağrılarına sert bir dille karşı çıktı

16.07.2026 09:00:00
Haber Merkezi
 
PKK’lı terörist, AKP ve MHP’ye meydan okudu
PKK’lı terörist, AKP ve MHP’ye meydan okudu
PKK Merkez Komitesi üyesi Helin Ümit, örgüt medyasında yaptığı açıklamalarda Ankara'da son dönemde konuşulan olası yasal düzenlemelere ve teslim olma çağrılarına sert bir dille karşı çıktı.

Siyasi kulislerde ve Meclis çatısı altında dile getirilen adımlara değinen terörist elebaşı, örgütün mevcut şartlar altında silah bırakmayacağını ya da tasfiye edilmeyi kabul etmeyeceğini ilan ederek açıkça meydan okudu.

Ümit'in yaptığı açıklamalarda öne çıkan en kritik başlıklar şunlar oldu:

"Zindana Girin Demek Akıl Dışıdır"

Örgütün silah bırakması ya da teslim olması yönündeki beklentilere değinen Ümit, "Kimse bize 'Gelin, zindana girin' diyemez, bu akıl dışıdır" ifadelerini kullandı. Bu sözlerle, örgüt kadrolarının herhangi bir yasal teslimiyet veya cezaevi formülünü kesin olarak reddettiğini ortaya koydu.

"Devlet Kendini Değiştirmeden Bizi Değiştiremez"



Türk devletinin mevcut yapısını ve politikalarını değiştirmeden örgüte yönelik bir değişim veya tasfiye dayatamayacağını savunan terörist elebaşı, kolektif yapılarının bozulmasına müsaade etmeyeceklerini ileri sürdü.

Örgüt içinde eyleme katılanlar ve katılmayanlar şeklinde yapılabilecek hiçbir hukuki veya siyasi ayrımı kabul etmeyeceklerini belirtti.

Şart: Abdullah Öcalan'ın Özgürlüğü

PKK kanadı, Ankara'da zaman zaman gündeme gelen olumlu mesajların aksine sahadaki durumun tıkandığını iddia etti. Her türlü çözüm, diyalog ya da adım beklentisinin ancak terörist elebaşı Abdullah Öcalan'ın fiziki özgürlüğüyle mümkün olabileceğini yineleyerek müzakere şartlarını en üst perdeden dayatmaya çalıştı.

Ahbap Derneğine yönelik soruşturmada 14 şüpheli tutuklandı

"Ahbap Derneği adına toplanan bağışların şüphelilerin hesaplarına aktarıldığı" iddiasına yönelik yürütülen soruşturmada 14 şüpheli tutuklandı

16.07.2026 04:57:00
AA
 
Ahbap Derneğine yönelik soruşturmada 14 şüpheli tutuklandı
Ahbap Derneğine yönelik soruşturmada 14 şüpheli tutuklandı

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınarak adliyeye sevk edilen aralarında derneğin kurucusu şarkıcı Haluk Levent'in de yer aldığı 25 şüphelinin hakimlikteki işlemleri tamamlandı.

Sulh ceza hakimliği, Haluk Levent'in de arasında olduğu 14 şüphelinin tutuklanmasına, 11 şüpheli hakkında ise adli kontrol tedbiri uygulanmasına karar verdi.

Tutuklanan isimler şöyle:

"Haluk Levent, Ece Güner, İlker Çetin, Nurdan Eriş, Yusuf Can Ertit, Kemal Ötünç, Şehmuz Baştuğ, Abdülcevat Özkan, Emrah Gödeliner, Erhan Dökmeci, Halil Bostancı, Mehmet Ulu, Yeliz Kaya ve Zafer Yay."

Öte yandan, jandarma ekiplerince gözaltına alınan 17 şüphelinin ise işlemleri sürüyor.

Operasyon

İstanbul Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, "suç işlemek amacıyla örgüt kurma", "nitelikli dolandırıcılık" ve "suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama" suçlarının önlenmesi ile şüphelilerin yakalanmasına yönelik çalışma yürütülmüştü.

Bu kapsamda, Ahbap Derneği çalışanlarına yönelik hazırlanan MASAK raporları, hesap hareketleri incelemeleri ile teknik ve fiziki takip çalışmaları sonucunda, şüphelilerin mali profilleriyle uyumsuz yüksek tutarlı para hareketlerinin bulunduğu, aralarında yüksek miktarlı para transferleri gerçekleştirildiği, şans oyunları hesaplarına yüksek meblağlarda para aktararak bahis oynadıkları ve bu yolla yüksek miktarlarda para kaybettikleri, ayrıca kısa süre içerisinde aralarında zincirleme şekilde çok sayıda tapu devir işlemi gerçekleştirdikleri tespit edilmişti.

Yürütülen soruşturma kapsamında, Ahbap Derneği üyesi ve dernek çalışanlarıyla bağlantılı olduğu belirlenen aralarında derneğin kurucusu olan şarkıcı Haluk Levent'in de yer aldığı 17 şüpheli, 12 Temmuz'da düzenlenen operasyonla gözaltına alınmıştı. Çalışmaların devamında 9 zanlı daha yakalanmıştı.

Şüphelilerden 1'i emniyetteki işlemlerinin ardından buradan bırakılırken, 25 şüpheli adliyeye sevk edilmişti.

İstanbul İl Jandarma Komutanlığı Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce İstanbul, İzmir, Kocaeli ve Muğla'da düzenlenen eş zamanlı operasyonda ise 17 şüpheli daha gözaltına alınmıştı. 

Ahbap Derneği soruşturmasında Haluk Levent'in sevk yazısı ortaya çıktı: "Şiddetli suç şüphesini gösteren somut olgular mevcut"

Ahbap Derneği'ne yönelik soruşturma kapsamında haklarında tutuklama talep edilen Haluk Levent'in sevk yazısı ortaya çıktı. Savcılık, dosyada şüphelilerin üzerlerine atılı suçları işlediklerine ilişkin "kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren somut olguların" bulunduğunu belirterek tutuklama talebinde bulundu

16.07.2026 00:23:00
İHA
 
Ahbap Derneği soruşturmasında Haluk Levent'in sevk yazısı ortaya çıktı: "Şiddetli suç şüphesini gösteren somut olgular mevcut"
Ahbap Derneği soruşturmasında Haluk Levent'in sevk yazısı ortaya çıktı: "Şiddetli suç şüphesini gösteren somut olgular mevcut"
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçu Soruşturma Bürosu tarafından Ahbap Derneği'ne yönelik yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan 25 şüpheli adliyeye sevk edilmişti. Şüphelilerin savcılıktaki işlemleri tamamlandı.

Soruşturma kapsamında Haluk Levent'in yanı sıra Zafer Yay, Emrah Gödeniler, Şehmus Baştuğ, Halil Bostancı, Mehmet Ulu, Abdülcevat Özkan, Kemal Öztünç, Erhan Dökmeci, Yusuf Can Ertit, İlker Çetin, Yeliz Kaya, Ece Güner, Sevda Kurt, Nurdan Eriş, Gonca Akdemir, Ali Barış Kaya, Müge Sözen Küçük ve Recep Sancak tutuklanmaları talebiyle nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edilmişti.


Sevk yazısı ortaya çıktı



Öte yandan, yürütülen soruşturma kapsamında haklarında tutuklama talep edilen Haluk Levent'e yönelik savcılığın sevk yazısı ortaya çıktı. Savcılık tarafından hazırlanan sevk yazısında, soruşturma kapsamında elde edilen delillere yer verildi. Sevk yazısında, 2023 yılında yaşanan deprem felaketinin ardından Ahbap Derneği'ne yapılan bağışların yönetim sürecine ilişkin şüphelerin oluştuğu belirtilerek, soruşturma kapsamında elde edilen bulguların Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) raporundaki tespitlerle desteklendiği ifade edildi.


Derneğin mal varlığının eksiltildiğine ilişkin somut tespitler yapıldı



Ahbap Derneği'nin mal varlığının eksiltildiğinin aktarıldığı sevk yazısında, derneğe ait bazı taşınmazların elden çıkarıldığına ilişkin somut tespitler yapıldığı belirtildi. Yazıda, derneğe yapılan bağışlar ile bütçeden gerçekleştirilen harcamalara ilişkin MASAK incelemeleri ve delil toplama işlemlerinin çok yönlü şekilde sürdüğü kaydedildi.

Öte yandan, dosyadaki mevcut delil durumu, suçların niteliği ve diğer şüphelilerin üzerlerine atılı suçları işlediklerine ilişkin şiddetli suç şüphesini gösteren somut olgular bulunduğunun da belirtildiği yazıda, Haluk Levent'in tutuklanmasına karar verilmesi talep edildi.

Dövülerek katledilmişti, tabutunu kadınlar taşıdı

Muğla'da dövülerek hayatını kaybeden kadının tabutunu kadınlar taşıdı 

15.07.2026 23:00:00
Haber Merkezi
 
Dövülerek katledilmişti, tabutunu kadınlar taşıdı
Dövülerek katledilmişti, tabutunu kadınlar taşıdı
Muğla'nın Menteşe ilçesinde iddiaya göre erkek arkadaşı tarafından darp edilmesi sonucu yaşamını yitiren 38 yaşındaki Sevil Işıktekin, Kurşunlu Camii'nde düzenlenen cenaze töreninin ardından Şehir Yeni Mezarlığı'nda toprağa verilirken, Işıktekin'in tabutunu kadınlar omuzladı.  

Dün, Muğla'nın Menteşe ilçesinde iddiaya göre darp edilmesi sonucu kaldırıldığı hastanede hayatını kaybeden 38 yaşındaki Sevil Işıktekin, düzenlenen cenaze töreniyle son yolculuğuna uğurlandı.

Orhaniye Mahallesi Pazar Sokak'ta geçtiğimiz gün erkek arkadaşı Niyazi Bahçe tarafından darp edilen Sevil Işıktekin, kaldırıldığı hastanede yapılan tüm müdahalelere rağmen yaşamını yitirdi. Olayın ardından gözaltına alınan şüpheli Niyazi Bahçe, çıkarıldığı mahkemece tutuklandı.

Sevil Işıktekin için Kurşunlu Camii'nde öğle namazının ardından cenaze namazı kılındı. Törene Muğla Valisi Dr. İdris Akbıyık, Menteşe Kaymakamı Ali Edip Budan, Menteşe Belediye Başkanı Gonca Köksal Aras, Işıktekin'in ailesi, yakınları ve çok sayıda vatandaş katıldı.

Cenaze töreninde Sevil Işıktekin'in tabutu kadınlar tarafından omuzlarda taşındı. Duygusal anların yaşandığı törende aile fertleri ve yakınları gözyaşlarına hakim olamadı.

Kılınan cenaze namazının ardından 38 yaşındaki Sevil Işıktekin, Şehir Yeni Mezarlığı'nda toprağa verildi.

Üniversitelilere öğrenci affı komisyondan geçti: Daha önce aftan yararlananlar da yeni af kapsamında

TBMM Milli Eğitim Komisyonunda kabul edilen kanun teklifiyle, belirlenen istisnalar dışında ilişiği kesilen veya kayıt hakkını kullanamayan öğrenciler, başvurmaları halinde 2026-2027 eğitim öğretim yılında üniversitelerine dönebilecek

15.07.2026 14:26:00
Haber Merkezi
 
Üniversitelilere öğrenci affı komisyondan geçti: Daha önce aftan yararlananlar da yeni af kapsamında
Üniversitelilere öğrenci affı komisyondan geçti: Daha önce aftan yararlananlar da yeni af kapsamında
TBMM Milli Eğitim Komisyonunda kabul edilen kanun teklifiyle, belirlenen istisnalar dışında ilişiği kesilen veya kayıt hakkını kullanamayan öğrenciler, başvurmaları halinde 2026-2027 eğitim öğretim yılında üniversitelerine dönebilecek. Öğrenci affı genişleyerek daha önce aftan yararlananlar da yeni aftan yararlanabilecek.
Öğrenci affına ve yükseköğretime ilişkin düzenlemeleri içeren Yükseköğretim Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi, TBMM Milli Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonunda kabul edildi.
Teklifle, Anayasa Mahkemesi kararı doğrultusunda Tababet ve Şuabatı San'atlarının Tarzı İcrasına Dair Kanun'da değişikliğe gidilerek, yükseköğretim kurumları ile Sağlık Bakanlığına bağlı araştırma ve uygulama hastanelerinde yabancı uyruklu kontenjanında uzmanlık eğitimi yapmakta olanlara döner sermaye gelirinden pay verilmemesi hüküm altına alınıyor.

Yaş haddi
Yükseköğretim Kanunu'ndaki değişikliğe göre, Yükseköğretim Denetleme Kurulu üyelerinin Kurul'da geçirdikleri süreler, tabi oldukları özel kanun hükümlerine göre fiilen mesleklerinde geçirilmiş sayılacak ve terfi, birinci sınıfa ayrılma ve birinci sınıf olma sürelerinin hesabında dikkate alınacak. Üyelerin yaş haddinde, üye seçilmeden önceki kadronun yaş haddi esas alınacak.
Öğretim üyelerinden, yaş haddini dolduracakları tarihten önce başvurmuş olup sözleşme tarihi itibarıyla öğretim üyesi kadrolarında bulunanlardan yükseköğretim kurumlarınca belirlenen bölüm ve programlarda görevlerinde kalmalarında fayda görülenler, yükseköğretim kurumunun görüşü ve Yükseköğretim Kurulunun kararı ile emeklilik yaş hadlerini doldurdukları tarihten itibaren, yetmiş beş yaşını geçmemek üzere emeklilik veya yaşlılık aylığı bağlanıncaya kadar ikişer yıllık sürelerle sözleşmeli olarak çalıştırılabilecek. Bu fıkra kapsamında çalıştırılacak sözleşmeli öğretim üyesi sayısını bölüm, program veya yükseköğretim kurumları itibarıyla sınırlandırmaya ve uygulamanın hizmet gerekleri ve akademik kriterlere uygun yürütülmesi amacıyla gerekli belirlemeleri yapmaya Yükseköğretim Kurulu yetkili olacak.
Teklifle, sözleşmeli öğretim üyesi istihdamının sürdürülebilirliğini sağlamak amacıyla yaş haddinden sözleşmeli öğretim üyesi olarak çalışan öğretim üyelerinin kadrolu öğretim üyesi olarak çalışmaktayken var olan özlük haklarının, sözleşmeli öğretim üyesiyken de devamı ve her iki statüdeki öğretim üyeleri arasında fiili çalışmaya bağlı ödemeler yönünden uygulama birliğinin sağlanması hüküm altına alınıyor.

Davetle gelen öğretim üyeleri
Türk Cumhuriyetleri ve Akraba Topluluklarındaki Yüksek Öğretim Kurumlarından resmi davet alan öğretim elemanlarına 3 yılı aşmamak ve bütün özlük hakları saklı kalmak üzere üniversite yönetim kurulunun kararı ve Milli Eğitim Bakanlığının onayıyla aylıklı izin verilebilecek. Uluslararası andlaşmalarla kurulan üniversitelerde ve Yükseköğretim Kurulunun taraf olduğu protokoller gereği ikili andlaşmalarla yurt dışındaki yükseköğretim kurumları bünyesinde açılan programlarda bu süre 5 yıla kadar uzatılabilecek.

Ek sınav hakkı
Düzenlemeyle, azami öğrenim süresi sonunda kayıtlı olduğu öğretim kurumundan mezun olabilmek için intörnlük eğitimi dönemi hariç son sınıf öğrencilerine, başarısız oldukları veya alamadıkları teorik veya uygulamalı bütün dersler için iki ek sınav veya tekrar hakkı verilecek.
Bu öğrencilerden teorik veya uygulamalı derslerden başarılı olmuş ancak uygulamalı eğitime veya intörnlük eğitimine başlamamış veya eğitimini tamamlamamış ya da başarısız olanlara, uygulamalı veya intörnlük eğitimlerini tamamlama imkanı tanınacak. Azami öğrenim süresini dolduran ara sınıf öğrencilerine ek sınav hakkı verilmeyecek.
Uygulamalı eğitim ve intörnlük eğitimine ilişkin esasları belirlemeye Yükseköğretim Kurulu yetkili olacak.
Kişisel emek ve birikimine dayanmayan, başkaları tarafından ücret karşılığında veya ücretsiz olarak üretilmiş yayın ve çalışmalarını atama, yükselme, unvan ve derece kazanılmasında kullananların yanı sıra bu fiilleri başkaları adına yapanlara veya bu fiillere aracılık edenlere yönelik de meslekten çıkarma cezası uygulanacak.

Disiplin soruşturmasına yönelik düzenlemeler
Kanun'da yapılan değişiklikle disiplin soruşturmasına, soruşturmasının yürütülmesi ile ifade ve savunma haklarının kullanılmasına ilişkin usul ve esaslar, Anayasa Mahkemesinin iptal kararı dikkate alınarak yeniden düzenleniyor. Böylece hukuki güvenlik ve belirlilik ilkeleri ile hukuki dinlenilme hakkının sağlanması amaçlanıyor.
"Disiplin soruşturması, ifade alma ve savunma hakkı" başlıklı hükme göre, disiplin soruşturmasında ifade ve savunmada soruşturmacı tarafından soruşturulana gönderilecek ifadeye davet yazısında hakkındaki iddiaların neler olduğu açıkça belirtilerek 7 günden az olmamak üzere verilecek süre içerisinde ifadesinin alınacağı ve bu süre içerisinde sözlü veya yazılı ifade verilmediği takdirde dosyadaki mevcut deliller kapsamında işlem tesis edileceği bildirilecek. Soruşturmacı toplanan deliller kapsamında teklifte bulunacak.
Disiplin cezası vermeye yetkili makam tarafından soruşturulana gönderilen savunmaya davet yazısında teklife esas alınan eylemin neden ibaret olduğu ve bu eyleme karşılık gelen disiplin cezasının ne olduğu ile 7 günden az olmamak üzere verilecek sürede savunmasını yapması gerektiği bildirilecek. Davet yazısında ayrıca soruşturulana, savunmasını verilen sürede yapmadığı takdirde savunma hakkından vazgeçmiş sayılacağı ve mevcut delillere göre hakkında karar verileceği aktarılacak. Savunmaya davet yazısında, soruşturulana savunma hakkını kullanmadan önce soruşturma evrakını inceleyebileceği belirtilecek.

Yan dal uzmanlığı olanlara ek ödeme
Tıpta uzmanlık mevzuatına göre yan dal uzmanlığı bulunan öğretim üyeleri ve araştırma görevlileri için ek ödeme tavan oranları, Sağlık Bakanlığında görev yapan emsallerinin aldığı ödeme oranına uygun hale getirilecek.
Kanun'un ilgili hükümleri uyarınca ortak araştırma merkezlerinde görevlendirilen öğretim elemanları, kendi üniversitelerinde yürütülen döner sermaye faaliyetlerine olan katkıları da dikkate alınarak ilgili mevzuatları kapsamında ek ödemeden yararlanmaya devam edecek. Yürütülen proje gelirlerinden alınan dayanıklı taşınırlar koordinatör üniversitenin envanterine kaydedilerek proje kapsamında ortak uygulama ve araştırma merkezi üniversitelerine tahsis edilebilecek. Proje tamamlandığında dayanıklı taşınırların kurumlar arası bedelsiz devirle hangi yükseköğretim kurumuna verileceğine ortak uygulama ve araştırma merkezi yönetim kurulunca karar verilecek. Koordinatör üniversite değişikliğinde ortak uygulama ve araştırma merkezinin borç, alacak ve nakit bakiyeleri, yeni koordinatör üniversiteye devredilecek.
Komisyonda kabul edilen önergeyle, Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu kapsamında birlikte kullanımdaki sağlık tesislerinin bir önceki yıl gayrisafi hasılatının yüzde 2,5 oranı dikkate alınarak ilgili üniversitelerin bünyesinde yürütülen bilimsel araştırma projelerinin desteklenmesi amacıyla o yıla ait merkezi yönetim bütçesinde gerekli ödenek ilgili üniversite bütçesine tahsis edilecek. Birlikte kullanımdaki bir sağlık tesisinin birden fazla üniversite ile protokol akdetmiş olması halinde ise yüzde 2,5 oranı, üniversitelerin birlikte kullanımdaki sağlık tesisinde görevlendirdiği öğretim elemanı sayısıyla orantılı şekilde bölünerek hesaplanacak. Bu kapsamda yürütülecek işlemlere ilişkin usul ve esaslar Hazine ve Maliye Bakanlığı ile Sağlık Bakanlığının uygun görüşü alınarak Yükseköğretim Kurulu tarafından çıkarılacak yönetmelikle belirlenecek.
Kanun teklifinden bir madde çıkarıldı
Komisyonda kabul edilen önergeyle, Sağlık Bakanlığına Bağlı Sağlık Kurumları ile Esenlendirme (Rehabilitasyon) Tesislerine Verilecek Döner Sermaye Hakkında Kanun'da düzenlenen, Sağlık Bakanlığına bağlı sağlık tesislerinin yükseköğretim kurumlarının tıp fakülteleriyle kullanımında bilimsel araştırma projelerine aktarılacak döner sermaye payının belirlenmesine ilişkin hüküm, kanun teklifinden çıkarıldı.
Öğrenci affına ve yükseköğretime ilişkin düzenlemeleri içeren Yükseköğretim Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'ne göre, yükseköğretim kurumlarında hazırlık dahil bütün sınıflarda intibak, önlisans, lisans tamamlama, lisans ve lisansüstü öğrenimi görürken belli sebepler dışında ilişiği kesilenlerden daha önce "öğrenci affından" faydalanmayanlar, başvuruda bulunması halinde 2026-2027 eğitim öğretim yılında öğrenimlerine başlayabilecek.
TBMM Milli Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonunda kabul edilen teklifle Yükseköğretim Kanunu'nda değişikliğe gidiliyor. Buna göre, devlet veya vakıf ayrımı yapılmaksızın kanunla kurulan yükseköğretim kurumları, eğitim ve öğretime Yükseköğretim Kurulunun kararıyla başlayacak. Eğitim ve öğretime başlayan akademik birimler, sonradan ortaya çıkan sebeplerle ve ilgisine göre fakülte, enstitü ve yüksekokullar Cumhurbaşkanı kararı ile konservatuvar, meslek yüksekokulu, uygulama ve araştırma merkezi gibi akademik birimler ise Yükseköğretim Kurulu (YÖK) kararı ile kapatılabilecek.
Vakıf yükseköğretim kurumlarına uygulanacak idari yaptırım ve önlemlerle ilgili olarak kanuni düzenleme yapılıyor. Bu kapsamda, vakıf yükseköğretim kurumlarına fiil ve işlemlerinin ağırlık derecesine göre hangi şartlarda, uyarma veya uyarma ve düzeltme isteme, yeni akademik birim kurma ve/veya program açma taleplerinin askıya alınması, öğrenci kontenjanının kısıtlanması veya öğrenci alımının durdurulması, faaliyet izninin geçici olarak durdurulması ve faaliyet izninin kaldırılması önlemleri ve yaptırımları uygulanabileceği belirleniyor.
Faaliyet izninin geçici olarak durdurulması yaptırımının uygulanmasına yol açan gerekçeleri kurucu vakfın 3 yıl içinde ortadan kaldıramaması, bu durumun süreklilik arz ettiğinin anlaşılması hallerinde kaçınılmaz olarak vakıf yükseköğretim kurumunun faaliyet izni kaldırılacak.
Vakıf yükseköğretim kurumunun ve kurucu vakfın mali yapısının, eğitim ve öğretim faaliyetlerini sürdüremeyecek kadar bozulması ve bu durumun süreklilik arz etmesi halinde, vakıf yükseköğretim kurumu, faaliyet izni kaldırılarak garantör veya YÖK'ün uygun bulacağı aynı ildeki bir devlet üniversitesine devredilecek. Garantör üniversite, faaliyet izni kaldırılan vakıf yükseköğretim kurumunun öğrencilerinin eğitim ve öğretim maliyetini, devraldığı öğrenci ücretleri ile teminat hesabından karşılayacak, ayrıca kamu kaynağı kullanmayacak.
Yükseköğretim kurumları yönetim kurulları, masrafları Teknoloji Transfer Ofisleri (TTO) sermayesinden karşılanmak şartıyla Sınai Mülkiyet Kanunu kapsamındaki hizmet buluşlarının hak sahipliğinin TTO adına devrine karar verebilecek. Bu durumda yükseköğretim kurumunun ilgili mevzuattan doğan hak ve yükümlülükleri TTO'ya ait olacak. TTO, kendi adına tescil edilen haklardan elde edilen gelirin 3'te birini söz konusu hakları devreden yükseköğretim kurumu döner sermayesine, 3'te birinden az olmayacak tutarı ise buluşu yapana ödemekle yükümlü olacak, kalan tutar TTO'ya kalacak. Döner sermayeye aktarılan bu tutarlardan hazine payı hariç herhangi bir kesinti yapılamayacak ve bu tutarlar Kanun'da belirtilen giderler için kullanılacak. Bu düzenlemenin yürürlüğe girdiği tarihten önce hak sahipliği yükseköğretim kurumları bünyesinde olan buluş ve başvurular hakkında da bu madde hükümleri uygulanacak.

Yükseköğretim kurumları ortak ofis kurabilecek
Birden fazla yükseköğretim kurumu ortak bir ofis kurmak için başvurabilecek. Bu durumda yerleşkesinde veya ortağı olduğu teknoloji geliştirme bölgesinde ofis kurulan yükseköğretim kurumu, başvuruda muhatap kurum olarak belirtilecek. Ofis faaliyetlerine katkı sağlayacağı değerlendirilen diğer tüzel kişiler ofise sermaye koymak koşuluyla ortak olabilecek. Ofis, öz sermayesini veya gelirlerini kullanarak üretilen bilgi ve yapılan buluşların ticarileşmesi için yatırım yapabilir veya kamu ve özel sektör şirketleri ile ortaklıklar kurabilecek.
Türkiye'deki devlet yükseköğretim kurumları, Cumhurbaşkanı kararıyla yurt dışında yerleşke, akademik birim, program ve bu kapsamda ihtiyaç duyulan diğer tesisleri kurabilecek. Bu düzenleme uyarınca kurulan yurt dışı birimlerinin ihtiyacı olan akademik ve idari personel, kendi üniversitesinden veya Türkiye'deki yükseköğretim kurumlarından görevlendirme suretiyle veya mahallinden sözleşmeli ya da saat başı ücret karşılığında ilgili Kanun'daki hükümler uygulanarak çalıştırılabilecek.
Türkiye'deki yükseköğretim kurumlarından görevlendirme suretiyle çalıştırılacak olanlar dışındaki personelin nitelikleri, ücretleri, seçim esas ve usulleri, görev yerleri ve süreleri, azami sözleşme süresi, izinleri, yurt dışındaki görevlerinin sona erdirilmesi ile bu maddenin uygulanmasına ilişkin diğer usul ve esaslar Cumhurbaşkanı kararıyla belirlenecek.
Üniversitenin yurt dışındaki faaliyetlerinden elde edilen gelirlerin tutulacağı hesaba, yapılacak harcamalara, üniversite bütçesinden aktarılacak kaynağa, hesabın muhasebeleştirilmesi ve denetimine ilişkin usul ve esaslar Hazine ve Maliye Bakanlığı ile Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığının uygun görüşü alınarak ilgili üniversite tarafından belirlenecek.
Teklifle, anket uygulaması, veri toplama gibi akademik değerlendirme içermeyen katkılar hariç olmak üzere, kişisel emeği ve akademik birikimi dışında ücretli veya ücretsiz olarak, kısmen yahut tamamen başkalarına yazdırdığı tez, makale, kitap veya yaptırdığı proje gibi çalışmalarla önlisans, lisans veya lisansüstü diploma derecesi ya da akademik ünvan alan kişiler, üniversite öğretim mesleğinden çıkarılacak, bu yolla kazanılan akademik derece ve ünvanlar geri alınacak.
Bu kapsamdaki yayın veya çalışmaları ücretli ya da ücretsiz olarak, kısmen yahut tamamen başkaları adına yapan, üreten veya bunlara aracılık eden kişilere 5 bin günden 10 bin güne kadar adli para cezası verilecek. Fiilin, meslek edinen kişilerce işlenmesi halinde verilecek adli para cezası 10 bin günden az 20 bin günden fazla olmayacak. Bu yayın ve çalışmaları kullanmak suretiyle diploma derecesi veya akademik ünvan alan kişilere 5 bin günden 10 bin güne kadar adli para cezası verilecek.
Bu suçtan dolayı tüzel kişilere, Türk Ceza Kanunu'nun ilgili hükümleri uygulanacak
Yurt dışında bulunan bir eğitim kurumu adına hareket ederek mevzuata aykırı bir şekilde Türkiye'de önlisans, lisans ya da lisansüstü program açanlar veya bu programları yürütenler 2 yıldan 4 yıla kadar hapis ve 100 günden 1000 güne, mevzuata aykırı olarak Türkiye'de yükseköğretim kurumu açanlar veya işletenler 2 yıldan 4 yıla kadar hapis ve 100 günden 1000 güne kadar adli para cezasıyla cezalandırılacak. Bu kapsamda, yasaklanan kurum ve fiillerin tanıtımını yapanlara, 1 yıldan 3 yıla kadar hapis ve 50 günden 500 güne kadar adli para cezası verilecek.
Türk veya yabancı yükseköğretim kurumlarına ait diploma, mezuniyet belgesi veya sertifika belgesini sahte olarak düzenleyen ve düzenletenler Türk Ceza Kanunu'nun "Resmi belgede sahtecilik" hükmüne göre cezalandırılacak.
Teklifle, tıp fakültesi olan ve kendisine ait hastanesi bulunmayan vakıf yükseköğretim kurumlarına yönelik düzenleme yapılıyor. Belirlenen sürede hastane açamayan üniversitelere, mülkiyeti veya süresi 30 yıldan az olmamak üzere irtifak hakkına sahip olduğu uygun taşınmaz üzerinde yapacağı hastane inşaatına imar iptali veya yargı süreci gibi zorunlu sebeplerle henüz başlayamayan ya da başladığı inşaatı henüz bitiremeyenler ile bu hüküm kapsamındaki uygun hastanenin mülkiyetinin veya süresi 30 yıldan az olmamak üzere irtifak hakkı, işletme hakkı ve ruhsatının devralınması süreçlerine başlamış ancak devir süreçlerini tamamlayamamış olanlara bu süreçleri tamamlamaları için 30 ay ek süre verilecek. Bu sürelerin sonunda gerekli şartları sağlamayan tıp fakültelerinin öğrencileri YÖK tarafından garantör üniversiteye veya belirlenecek bir devlet üniversitesine intikal ettirilecek.

Öğrenci affı
Teklifle, yükseköğretim kurumlarında hazırlık dahil bütün sınıflarda intibak, önlisans, lisans tamamlama, lisans, lisansüstü öğrenimi gören öğrencilerden bu kanunun daha önce bu kapsamda tanıdığı haklardan yararlanmamış olmak kaydıyla, kendi isteğiyle ilişikleri kesilenler dahil, terör suçu ile kasten öldürme suçlarından, işkence suçundan, eziyet suçundan, cinsel saldırı, çocukların cinsel istismarı, uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçundan mahkum olanlar ile sahte belge sebebiyle kaydı iptal edilenler ile kayıt sırasında sahte belge verenler ile Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nun "Manevi, mali veya bağlantılı haklara tecavüz" başlığındaki suçlar ile terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı nedeniyle ilişiği kesilenler hariç, her ne sebeple olursa olsun ilişiği kesilenler ile bir programı kazanarak kayıt yapma hakkı elde ettikleri halde kayıt yaptırmayanlar bu düzenlemenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren 4 ay içinde ilişiklerinin kesildiği veya kayıt hakkı kazandıkları yükseköğretim kurumuna başvuruda bulunmaları şartıyla belirlenen esaslara göre 2026-2027 eğitim öğretim yılında öğrenimlerine başlayabilecek.
Daha önce farklı bir öğrenim düzeyinde bu düzenlemenin tanıdığı haklardan yararlanılmış olması, başka bir öğrenim düzeyinde bu madde hükümlerinden yararlanmaya engel teşkil etmeyecek.
Yeniden öğrenime başlayanların askerlik ertelemeleri Askeralma Kanunu'nun "Erteleme" başlıklı hükmündeki usul ve esaslara göre yapılacak. Düzenlemenin yürürlüğe girdiği tarihte askerlik görevini yapmakta olanlar terhislerini takip eden 2 ay içinde ilgili yükseköğretim kurumuna başvurmaları halinde bu düzenlemede belirtilen haklardan yararlandırılacak.
Bu düzenlemede yer alan hükümlerden yararlanarak ayrıldığı yükseköğretim kurumuna kayıt yaptıranlardan ÖSYS/YKS puanı giriş yılı itibarıyla aynı veya farklı bir diploma programının aynı türden taban puanına sahip olanlar, bu programlardan birine yatay geçiş talebinde bulunabilecek. Bu kapsamda farklı bir diploma programından yatay geçişle kabul edilecek öğrenci sayıları, ilgili programa kayıtlı öğrenci sayısı ve üniversitenin fiziki koşulları dikkate alınmak suretiyle belirlenecek. Buna ilişkin usul ve esaslar yükseköğretim kurumları senatolarınca belirlenecek.
Bu düzenlemeden yararlanıp bir yükseköğretim kurumunda öğrenci statüsü kazananlar, başvurmaları halinde Anadolu Üniversitesi, Ankara Üniversitesi, Atatürk Üniversitesi ve İstanbul Üniversitesi bünyesindeki açık öğretim önlisans veya lisans düzeyindeki eşdeğer programlara yatay geçiş yapabilecek. Bu düzenlemenin uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye YÖK yetkili olacak.
Komisyonda kabul edilen önergeyle "öğrenci affını" düzenleyen maddeye ekleme yapıldı. Buna göre, Anayasa uyarınca özel kanun hükümlerine tabi olan Polis Akademisi ile buna bağlı eğitim-öğretim kurumları, Jandarma ve Sahil Güvenlik Akademisi ile buna bağlı eğitim-öğretim kurumları, Milli Savunma Üniversitesine bağlı harp okulları, astsubay meslek yüksekokulları ve enstitüler ile Milli Savunma Bakanlığı, Polis Akademisi, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı nam ve hesabına başka yükseköğretim kurumlarında öğrenim görmekteyken kendi isteğiyle veya başka sebeplerle ilişiği kesilen öğrenciler hakkında bu madde hükümleri uygulanmayacak.
Kanun'un "Kurumlara dönüş" başlıklı hükmünde belirtilen koşulları taşıyan ve 67 yaşını dolduran tıpta ve diş hekimliğinde uzmanlık mevzuatına göre uzman olup devlet yükseköğretim kurumlarında çalışmış öğretim üyeleri, 3 yıl içinde ihtiyacı olan bir yükseköğretim kurumuna başvurmaları halinde sözleşmeli olarak çalıştırılabilecek.
Öğrenci affına ve yükseköğretime ilişkin düzenlemeleri de içeren Yükseköğretim Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'ne göre, tıpta uzmanlık eğitimi kontenjanlarında ortaya çıkan araştırma görevlisi kadro ihtiyacı başta olmak üzere yükseköğretim kurumlarının öğretim elemanı kadro ihtiyacının karşılanması amacıyla 48 üniversiteye profesör, doçent, doktor öğretim üyesi, araştırma görevlisi kadroları ihdas edilecek.
TBMM Milli Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonunda kabul edilen teklifle Yükseköğretim Kurumları Teşkilatı Kanunu'nda değişikliğe gidiliyor. Buna göre, İstiklal Bilim ve Teknoloji Üniversitesinde yer alan İslami İlimler, Sağlık Bilimleri, İnsan ve Toplum Bilimleri fakültelerinin Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi bünyesinde de yer alması nedeniyle Sütçü İmam Üniversitesindeki ilgili birimlerle birleştirilmesi ve mükerrerliğin ortadan kaldırılması amaçlanıyor.
İstiklal Bilim ve Teknoloji Üniversitesinin bilim ve teknoloji odaklı bir yükseköğretim kurumu olarak yapılandırılması hedeflendiği için İstiklal Bilim ve Teknoloji Üniversitesine bağlı İletişim ve Turizm fakülteleri Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesine bağlanıyor. Düzenlemelere bağlı olarak Elbistan Meslek Yüksekokulu, Türkoğlu Meslek Yüksekokulu, Onikişubat Meslek Yüksekokulu Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Rektörlüğüne bağlanacak. Ayrıca Sosyal Bilimler, Fen Bilimleri ve Sağlık Bilimleri enstitüleri kapatılarak Lisansüstü Eğitim Enstitüsü açılacak.
Vakıf yükseköğretim kurumlarının personel ücretlerinden kesilen gelir vergisinin iade edilmesine yönelik teşvikten yararlanabilmesi için aranan toplam öğrenci sayısının en az yüzde 50'sinin tezli yüksek lisans ve doktora öğrencilerinden oluşması şartı kaldırılacak.
Kahramanmaraş İstiklal Üniversitesi'nin adı, yaşanan gelişmeler ile ortaya çıkan ihtiyaç nedeniyle misyonunun ve vizyonunun değiştirilerek bilim ve teknoloji ağırlıklı bir üniversite olarak yapılandırılması öngörüldüğü için "İstiklal Bilim ve Teknoloji Üniversitesi" şeklinde değiştiriliyor. Bu amaç doğrultusunda TUSAŞ ile yürüttüğü çalışmalar gözetilerek Üniversite, Rektörlüğe bağlı Mühendislik, Mimarlık ve Tasarım Fakültesi ile Rektörlüğe bağlı olarak yeni kurulan Bilgisayar ve Bilişim Bilimleri Fakültesi, Fen Fakültesi, TUSAŞ Havacılık ve Uzay Bilimleri Fakültesi, Elbistan İşletme Fakültesi ile Yabancı Diller Yüksekokulundan oluşacak.
Mevzuatta Kahramanmaraş İstiklal Üniversitesine yapılmış atıflar, İstiklal Bilim ve Teknoloji Üniversitesine yapılmış sayılacak.
Tıpta uzmanlık eğitimi kontenjanlarında araştırma görevlisi kadrolarının kullanılmaya başlanması nedeniyle ortaya çıkan araştırma görevlisi kadro ihtiyacı başta olmak üzere yükseköğretim kurumlarının öğretim elemanı kadro ihtiyacının karşılanması amacıyla 48 üniversiteye profesör, doçent, doktor öğretim üyesi, araştırma görevlisi kadroları ihdas ediliyor.

Geçiş hükümleri
Kanun'a eklenen geçici maddeyle İstiklal Bilim ve Teknoloji Üniversitesi ile Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi arasında devredilen, birleştirilen veya kapatılan akademik birimlerin geçiş hükümleri düzenleniyor. Bu birimlerdeki bütçe ödenekleri, laboratuvar donanımları ve personelin kadrolarıyla birlikte Sütçü İmam Üniversitesine devredilmesi, kayıtlı öğrencilerin eğitim hakları ve muafiyetleri korunarak mağduriyet yaşanmaksızın aktarılması ve diplomaların verilme usulleri düzenleniyor.
İstiklal Bilim ve Teknoloji Üniversitesine bağlıyken bağlantısı veya adı ve bağlantısı değiştirilerek Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesine bağlanan yükseköğretim birimlerinin ilgili yılı bütçe ödenekleri, bütçedeki ödeneklerin tahakkuka bağlanma yetkisi, laboratuvar donanımı başka bir işleme gerek kalmaksızın Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesine devredilmiş sayılacak.
Bağlantısı değiştirilen birimlerde görev yapan personel, birimin bağlandığı üniversiteye atanmış sayılacak ve bu personele ilişkin kadro ve pozisyonlar herhangi bir işleme gerek kalmaksızın bağlandığı üniversiteye ihdas, tahsis ve vize edilmiş sayılacak.
İstiklal Bilim ve Teknoloji Üniversitesinin İslami İlimler, Sağlık Bilimleri, İnsan ve Toplum Bilimleri, İletişim ve Turizm fakültelerinde öğrenim gören öğrenciler 2025-2026 eğitim-öğretim yılı sonundan geçerli olmak üzere Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesinin teklifte belirtilen fakültelerine aktarılacak.
Komisyonda kabul edilen önergeyle, Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Rektörlüğüne bağlı Afşin Sağlık Yüksekokulu ve Göksun Uygulamalı Bilimler Yüksekokulu kapatılması ve bu yüksekokullarda öğrenim gören öğrencilerin, 2025-2026 eğitim-öğretim yılı sonundan geçerli olmak üzere aynı üniversitenin düzenlemede belirtilen fakültelerine aktarılmasına ilişkin hüküm, kanun teklifinden çıkarıldı.
İstiklal Bilim ve Teknoloji Üniversitesi Rektörlüğüne bağlı Elbistan Mühendislik Fakültesi kapatılacak ve buradaki öğretim elemanları aynı Üniversitenin Mühendislik, Mimarlık ve Tasarım Fakültesine, Üniversitenin Elbistan Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu ve Elbistan Meslek Yüksekokulunda öğrenim gören öğrenciler 2025-2026 eğitim öğretim yılı sonundan geçerli olmak üzere Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Rektörlüğüne bağlı olarak kurulan Elbistan Meslek Yüksekokuluna aktarılacak.
İstiklal Bilim ve Teknoloji Üniversitesi Rektörlüğüne bağlı Türkoğlu Meslek Yüksekokulunda öğrenim gören öğrenciler, 2025-2026 eğitim-öğretim yılı sonundan geçerli olmak üzere Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Rektörlüğüne bağlı Türkoğlu Meslek Yüksekokuluna, İstiklal Bilim ve Teknoloji Üniversitesi Lisansüstü Eğitim Enstitüsünde İslami İlimler, Sağlık Bilimleri, İnsan ve Toplum Bilimleri, İletişim ve Turizm anabilim dallarında öğrenim gören lisansüstü öğrenciler Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Lisansüstü Eğitim Enstitüsüne, Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Sosyal Bilimler, Fen Bilimleri ve Sağlık Bilimleri Enstitülerinde öğrenim gören lisansüstü öğrenciler Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Lisansüstü Eğitim Enstitüsüne 2025-2026 eğitim-öğretim yılı sonundan geçerli olmak üzere aktarılacak.
İstiklal Bilim ve Teknoloji Üniversitesine bağlıyken adı değiştirilerek veya değiştirilmeyerek bu düzenlemeyle Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesine bağlanan birimler 2025-2026 eğitim-öğretim yılı sonunda devredilecek. Bu birimler için ilan edilmiş öğretim elemanı alımları Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi tarafından tamamlanacak.
Düzenlemenin yürürlüğe girdiği tarihte Kahramanmaraş İstiklal Üniversitesine bağlı iken bağlantısı veya adı ve bağlantısı değiştirilerek Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesine bağlanan birimlerde kayıtlı bulunan öğrencilere verilecek mezuniyet belgeleri ile diplomalar, öğrencilerin istemesi halinde kayıt tarihlerinde bağlı bulunduğu üniversite adıyla aktarıldıkları üniversite tarafından verilecek. Bu konuda çıkabilecek ihtilafları sonuçlandırmaya Yükseköğretim Kurulu yetkili olacak.
Kamu Finansmanı ve Borç Yönetiminin Düzenlenmesi Hakkında Kanun'da yapılan değişiklikle, Türk-Japon Bilim ve Teknoloji Üniversitesinin Japonya Hükümeti ve/veya Japonya ülke kuruluşlarından kendi adına yılı yatırım programında yer almaksızın sağlayacağı dış finansmana düzenlemede öngörülen usul ve esaslar çerçevesinde hibe almaya Hazine ve Maliye Bakanı yetkili olacak.
Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu'nda Kahramanmaraş İstiklal Üniversitesi adıyla yer alan üniversitenin adı "İstiklal Bilim ve Teknoloji Üniversitesi" şeklinde değiştiriliyor.
Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Kanunu'nda yapılan düzenlemeye göre, hakkında güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması yapılacakların arasına yükseköğretim kurumlarında çalışacak öğretim elemanları da eklenecek.

İnşaatta işçiler birbirine girdi

Antalya'nın Manavgat ilçesinde inşaat alanında iki işçi grubu arasında çıkan kavgada 3 kişi yaralandı. Yaralanan işçiler ambulanslarla hastaneye kaldırılırken, kavganın ardından inşaatta çalışan çok sayıda işçinin otobüslerle memleketlerine gönderildiği bildirildi

15.07.2026 13:39:00
İhlas Haber Ajansı
 
İnşaatta işçiler birbirine girdi
İnşaatta işçiler birbirine girdi
Manavgat ilçesi 4 Blok; 63 daire, 54 ofis ve 11 ticari dükkandan oluşan Bahçelievler Mahallesi Çetin Emeç Caddesi üzerindeki inşaatta iki işçi grubu arasında bilinmeyen bir sebepten çıkan kavgada Muhammet B., Seyfettin B. ve Kamil B.'nin vücutlarının çeşitli yerlerinden yaralandı. 112 Acil Çağrı Merkezi'ne gelen ihbarın ardından olay yerine çok sayıda ambulans ve polis ekibi sevk edilirken, yaralılar 112 sağlık ekiplerinin olay yerindeki müdahalesinin ardından ambulanslarla Manavgat Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı. Polis ekiplerinin de inşaat içerisinde ve çevresinde önlem aldığı gözlendi.

Diğer taraftan kavga anı çevredeki vatandaşlar tarafından cep telefonuyla kayda alındı.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.