logo
28 EYLÜL 2026

Peygamberliğin ilanı sırasında Hz. Ali

Resulüllah, üç yıl boyunca genel bir davette bulunmadı. Sadece kabul edebileceğine inandığı kişileri İslam’a davet etmekteydi

01.01.2023 19:50:00
 
Peygamberliğin ilanı sırasında Hz. Ali
Peygamberliğin ilanı sırasında Hz. Ali
Resulüllah, üç yıl boyunca genel bir davette bulunmadı. Sadece kabul edebileceğine inandığı kişileri İslam'a davet etmekteydi.

Üç yıl sonra, Hz. Peygamber'e en yakın akrabalarından başlayarak, insanları Allah'ın dinine davet etmesi emri geldi.

"Ve en yakın akrabalarını (Allah'ın azabına karşı) korkut. İnananlardan Sana uyanlara karşı sevgi kanadını indir, mütevazı ol. Sana isyan ederlerse, de ki: Şüphe yok ki Ben, sizin için yaptıklarınızdan uzağım."

Bunun üzerine Resulüllah bu konuda kendisine yardımcı olması için Hz. Ali'yi çağırdı.

Ben-i Haşim büyüklerinden kırk beş kişiyi öğle yemeğine davet etmesini ve onlara sütle birlikte etli yemek verilmesini istedi.

Bir miktar buğday ve bir koyun budundan yemek yapıldı. Hâlbuki toplantıya katılanların her biri bir oturuşta bir kuzu yemeleriyle meşhurdular. Misafirler belirlenen vakitte geldiler.

Aralarında amcaları Ebu Tâlib, Hamza, Abbas ve Ebu Leheb de vardı. Hep beraber yemek yediler. Hz. Ali bu konuda şöyle diyor:

"Herkes yemeğini yedi. Hiç kimse bir şey istemez oldu. Ama yemekte ellerini daldırdıkları yerden başka bir boşluk görmüyordum.

Ali'nin nefsini elinde bulunduran Allah'a yemin ederim ki, onların tümünün yediği yemeği bir kişi bile yiyebilirdi.

Sonra Resulüllah, 'Topluluğa içecek su ver' dedi. Onlara süt dolu maşrapayı getirdim. Hepsi ondan içti. Hepsi de iyice kandı. Allah'a yemin ederim ki onlardan bir tanesi tümünün içtiği sütü içebilirdi."

Peygamberimiz onlarla konuşmak istediğinde Ebu Leheb atıldı: "Arkadaşınız sizi büyüledi."

Bunun üzerine topluluk dağıldı. Ve Resulüllah onlarla konuşma fırsatı bulamadı.

Bunun üzerine Hz. Peygamber ertesi gün yine böyle bir davet verilmesi kararı aldı.

Hz. Ali Peygamberin emriyle tekrar yemek ve süt hazırlayıp, Haşimoğulları'nın ileri gelenlerini yemeğe ve Hz. Peygamberi dinlemeye davet etti.

Belirlenen vakitte herkes geldi. Yemekten sonra Resulüllah onlara hitaben şöyle dedi:

"Ey Abdulmuttaliboğulları! Kendisinden başka tapacak ilah bulunmayan Allah'a and olsun ki, Ben, size ve tüm insanlara Allah'ın elçisi olarak gönderildim.

Haberiniz olsun ki, nasıl uyuyorsanız öyle de öleceksiniz ve nasıl uyanıp kalkıyorsanız öylece de kalkıp dirileceksiniz.

İyiler iyi amellerinin karşılığını, kötüler ise kötülüklerinin cezasını göreceklerdir. Ve ebedi cennet iyiler için, ebedi cehennem ise kötüler için hazırlanmıştır.

Hiç kimse, ehline Benim, sizin için getirdiğimden daha iyi bir şey getirmemiştir. Ben, size dünya ve ahiret hayrını getirdim.

Allah'ım, Bana emir verdi ki, sizi Allah'ın birliğine ve Benim risaletime davet edeyim. İçinizden kim Bana bu yolda yardım edip, kardeşim, vasim ve Benden sonra halifem olmak ister?"

Hz. Peygamber bunları söyledikten sonra oradakilerden hangisinin kendisine müspet bir cevap vereceğini görmek için bir süre durakladı.

Ortalığı derin bir sessizlik kaplamıştı. Herkes başını eğmiş, düşünceye dalmıştı.

O sırada henüz 15 yaşını geçmemiş olan Hz. Ali sessizliği bozdu ve Hz. Peygambere şöyle dedi: "Ey Allah'ın Peygamberi, Ben Sana bu yolda yardım edeceğim." Sonra elini Hz. Peygambere uzattı.

Ancak Resulüllah, O'na oturmasını emretti ve oradakilere sorusunu tekrarladı.

Hz. Ali tekrar ayağa kalkarak bu yolda O'na yardım edeceğini izhar etti. Peygamber tekrar O'ndan oturmasını istedi. Ve orada bulunanlara hitaben üçüncü kez aynı soruyu sormasına rağmen Hz. Ali'den başka hiç kimse ayağa kalkmadı.

Bunun üzerine Resulüllah, Hz. Ali'nin elini sıkıp şöyle buyurdu: "Bu (Ali) Benim kardeşim, vasim ve halifemdir. O'nu dinleyin ve itaat edin."

Orada bulunanlar gülerek ayağa kalktılar. Bir yandan da Ebu Tâlib'e şöyle diyorlardı: Oğlunu dinlemeni, O'na itaat etmeni emretti, duydun mu?" (Prof. Dr. Haydar Baş İmam Ali eserinden) 

İstanbul'daki sağanak nedeniyle Zincirlikuyu'daki alt geçidi su bastı

İstanbul'da etkili olan sağanak nedeniyle su basan Zincirlikuyu'daki alt geçit, araç trafiğine kapatıldı

28.09.2026 00:10:00
AA
 
İstanbul'daki sağanak nedeniyle Zincirlikuyu'daki alt geçidi su bastı
İstanbul'daki sağanak nedeniyle Zincirlikuyu'daki alt geçidi su bastı

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Afet Koordinasyon Merkezinin (AKOM) uyarılarının ardından kentteki bazı bölgelerde sağanak etkisini gösterdi.

Yağış nedeniyle caddelerde su birikintileri oluştu, sürücüler ve yayalar zor anlar yaşadı.

Yoğun yağış nedeniyle Zincirlikuyu'daki alt geçidi su bastı. Alt geçidin araç trafiğine kapatılması nedeniyle bazı otobüsler seferlerini yapamadı.

Kağıthane'de de Güzeldere Caddesi'nde su birikintisi oluştu. Caddede ilerleyen araçlar güçlük çekti.

Beylikdüzü, Esenyurt ve Sultangazi'de de yağış aralıklarla etkisini sürdürüyor.

 

Kabine yarın Beştepe'de Cumhurbaşkanı Erdoğan başkanlığında toplanacak. Toplantıda öncelikli gündem başlığı fon soruşturmaları olacak

Kabine yarın Beştepe'de Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında toplanacak. Toplantıda öncelikli gündem başlığı fon soruşturmaları olacak

27.09.2026 19:57:00
Haber Merkezi
 
  Kabine yarın Beştepe'de Cumhurbaşkanı Erdoğan başkanlığında toplanacak. Toplantıda öncelikli gündem başlığı fon soruşturmaları olacak
  Kabine yarın Beştepe'de Cumhurbaşkanı Erdoğan başkanlığında toplanacak. Toplantıda öncelikli gündem başlığı fon soruşturmaları olacak
Kabine yarın Beştepe'de Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında toplanacak. Toplantıda öncelikli gündem başlığı fon soruşturmaları olacak.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın başkanlık edeceği toplantıda öncelikli gündem başlığı fon soruşturmaları olacak. Konunun mali ve adli boyutlarına ilişkin son durum hakkında Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek ile Adalet Bakanı Akın Gürlek'in kurul üyelerine bilgi vermesi bekleniyor.

Toplantıda fon krizi nedeniyle mağdur olanlar için atılacak adımlarla, benzer sorunların yaşanmaması için alınacak idari ve finansal tedbirler değerlendirilecek.

Toplantıda terörsüz Türkiye sürecinde terör örgütünün silah bırakma süreci de değerlendirilecek. Sincar dahil Irak'ın kuzeyindeki PKK unsurlarının silah bırakma süreci ile Suriye'de YPG'nin entegrasyonuna ilişkin süreçteki son durum istihbarat raporları eşliğinde masada olacak.

Kabine toplantısında dış politika başlıkları da konuşulacak. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Birleşmiş Milletler Zirvesi'nde gerçekleştirdiği görüşmeler konusunda kurul üyelerini bilgilendirmesi bekleniyor.

Ukrayna-Rusya savaşı ve Karadeniz'deki seyir güvenliği, ABD-İran gerilimi ve ateşkes çabaları, Husilerin Suudi Arabistan'a dönük saldırıları, ve Gazze gibi başlıkların da kabinede değerlendirileceği belirtiliyor.

Toplantıda 1 Ekim'de başlayacak yeni yasama yılı öncesinde meclis gündemine getirilecek öncelikli yasa teklifleri de masada olacak.

Üsküdar Belediyesi Başkan Yardımcısı Amine Cansu Çelik, ev hapsi süreci ve parti içi baskıları gerekçe göstererek CHP'den istifa ettiğini duyurdu

Üsküdar Belediyesi Başkan Yardımcısı Amine Cansu Çelik, ev hapsi süreci ve parti içi baskıları gerekçe göstererek CHP'den istifa ettiğini duyurdu

27.09.2026 19:00:00
Haber Merkezi
 
 Üsküdar Belediyesi Başkan Yardımcısı Amine Cansu Çelik, ev hapsi süreci ve parti içi baskıları gerekçe göstererek CHP'den istifa ettiğini duyurdu
 Üsküdar Belediyesi Başkan Yardımcısı Amine Cansu Çelik, ev hapsi süreci ve parti içi baskıları gerekçe göstererek CHP'den istifa ettiğini duyurdu
Üsküdar Belediyesi Başkan Yardımcısı Amine Cansu Çelik, belediye meclisinde belediye başkanı Sinem Dedetaş'ın tutuklanması sonrası yapılacak başkanvekilliği seçimi öncesinde gözaltına alınarak 5 Eylül'de tutuklanmış, daha sonra ev hapsi şartıyla tahliye edilmişti.

Çelik, yaşadığı sürecin ardından CHP üyeliğinden istifa ettiğini sosyal medya hesabından duyurdu.

"BEKLENTİMİN KARŞILANMADIĞINI GÖSTERDİ"
Amine Cansu Çelik'in sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda şu ifadeler yer aldı:

"2024 yerel seçimlerinde Cumhuriyet Halk Partisi'nden gelen teklifi, siyasi aidiyet tartışmalarının ötesinde, Üsküdar'a ve Üsküdarlılara hizmet etme imkânı bulabileceğim düşüncesiyle kabul ettim. Benim için temel ölçü, hangi makamda bulunduğumdan ziyade Üsküdarlılara ne ölçüde hizmet edebildiğimdi. Ancak zaman içerisinde karşılaştığım yönetim anlayışı, bu beklentimin karşılığını bulmadığını açık biçimde gösterdi.

"MARUZ KALDIĞIM SİSTEMATİK DIŞLANMA"
Görev sürem boyunca liyakat konusunda ciddi tereddütler yaşamama neden olan görevlendirmelere ve kurumsal yetki ve sorumlulukların dışında şekillendiğini düşündüğüm yönetim süreçlerine şahit oldum. Belediye Başkan Yardımcısı olarak yetki ve çalışma alanımın dönem dönem sınırlandırılması, görevimi sağlıklı biçimde yerine getirmemi güçleştiren uygulamalar ve maruz kaldığımı düşündüğüm sistematik dışlanma, zaman içerisinde benim açımdan kabul edilemez bir duruma ulaştı.

Bunun yanında; siyasi geçmişimin, duruşumun ve toplumdaki karşılığımın, şahsıma gerçek bir yönetim alanı açılmaksızın kamuoyuna yönelik bir görüntünün parçası hâline getirildiğini ve zaman zaman suistimal edildiğini gördüm.

"İSTİFA BASKISIYLA KARŞI KARŞIYA BIRAKILDIM"
Bugün yürütülmekte olan hukuki süreç ise bütün bu yaşananları benim açımdan çok daha ağır bir boyuta taşımıştır. Gözaltında bulunduğum süre içerisinde, Belediye Başkan Vekilliği seçimi öncesinde, belediye meclis üyeliğinden istifa etmem yönünde CHP ve Yeni Parti ilçe ve il örgütünden hem şahsıma hem de eşime baskı yapıldığına üzülerek şahit oldum.

İçinde bulunduğum şartlara ve ailemin yaşadığı ağır sürece rağmen böyle bir talep ve baskıyla karşı karşıya bırakılmam yerine öncelikle siyasi öngörü ve süreç yönetiminin başarısızlıklarından sorumlu olan kişilerin göz ardı edilmesi yaşadığım hayal kırıklığını daha da derinleştirmiştir.

"ÜSKÜDAR DIŞINDAN GELEN KADROLAR..."
Üsküdar'a hizmet edebilmek düşüncesiyle içerisinde yer aldığım bu yönetim yapısında, zaman içerisinde Üsküdar dışından gelen kadrolar belediyenin kurumsal işleyişinde etkin hale gelmiştir. Dönem dönem uyarılarda bulunduğum ve itiraz ettiğim benim iradem ve sorumluluğum dışında gerçekleşen birtakım yönetim, iş ve ilişkilerin sonuçları şahsıma ve aileme kadar ulaştı. Bu süreçte özgürlüğümden mahrum kaldım ve her şeyden önemlisi, dört yaşındaki evladımdan ayrı düştüm.

Yaşadığım bu ağır süreç, uzun süredir taşıdığım tereddütleri benim açımdan artık geri dönülemez bir noktaya taşımıştır.

Siyaseti; kurumsal iradenin dışında, kişisel hesapların veya makam mücadelelerinin değil, millete hizmet etmenin vasıtası olarak gördüm. Bugün de aynı anlayışı muhafaza ediyorum.

"CHP ÜYELİĞİMDEN İSTİFA EDİYORUM"
Bu sebeplerle, siyasi ve vicdani sorumluluğumun gereği olarak Cumhuriyet Halk Partisi üyeliğimden istifa ettiğimi kamuoyunun bilgisine sunuyorum. Bundan sonraki süreçte de bugüne kadar olduğu gibi Üsküdar'ın, Üsküdarlının ve milletimizin menfaatini her türlü siyasi hesabın üzerinde tutmaya devam edeceğim.

Kamuoyuna saygıyla duyurulur. Amine Cansu Çelik"

Fon soruşturmasında, hakkında yakalama kararı çıkarılan Tera Portföy CEO'su Emir Münir Sarpyener da gözaltına alındı

Sermaye piyasalarını sarsan dev operasyonda çember daralıyor. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Aklama Suçları Soruşturma Bürosu tarafından yürütülen fon soruşturmasında, hakkında yakalama kararı çıkarılan Tera Portföy CEO'su Emir Münir Sarpyener da gözaltına alındı

27.09.2026 16:08:00
Haber Merkezi
 
Fon soruşturmasında, hakkında yakalama kararı çıkarılan Tera Portföy CEO'su Emir Münir Sarpyener da gözaltına alındı
Fon soruşturmasında, hakkında yakalama kararı çıkarılan Tera Portföy CEO'su Emir Münir Sarpyener da gözaltına alındı
Finans çevrelerinde geniş yankı uyandıran dev soruşturmada yeni bir aşamaya geçildi. Yürütülen çok yönlü mali takip ve analizler neticesinde savcılık düğmeye bastı.
Daha önce şüpheli sıfatıyla hakkında adli kontrol hükümleri kapsamında yurt dışına çıkış yasağı tedbiri uygulanan Tera Portföy CEO'su Emir Münir Sarpyener, kolluk kuvvetlerinin düzenlediği operasyonla yakalanarak emniyete götürüldü. Gözaltı kararıyla birlikte piyasalardaki dikkatler dosyadaki gizemli para akışına çevrildi.

Şüpheli fon hareketleri ve para trafiği masada
Aklama Suçları Soruşturma Bürosu koordinesinde yürütülen operasyonda, kurulan fon mekanizmaları üzerinden gerçekleşen devasa finansal transferler ile şüpheli işlem trafiği titizlikle taranıyor. Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) raporları, dijital incelemeler ve hesap hareketlerinin dosyanın seyrinde kilit rol oynadığı ifade ediliyor.
Gözaltındaki Sarpyener'in emniyetteki sorgu ve ifade işlemlerinin devam ettiği öğrenilirken, soruşturmanın aracı kurumlar ve portföy şirketleri ayağında yeni adımların atılabileceği belirtiliyor.

Kendilerini polis ve savcı diye tanıtıp milyonları dolandırdılar

Konya'da kendilerini polis ve savcı olarak tanıtan şüpheliler, telefonla aradıkları bir vatandaşın 27 bin dolar, 38 bin euro ve 500 bin TL'sini dolandırdı. Olayla ilgili 2 şüpheli tutuklanarak cezaevine gönderildi

26.09.2026 11:44:00 / Güncelleme: 26.09.2026 11:47:41
İHA
 
Kendilerini polis ve savcı diye tanıtıp milyonları dolandırdılar
Kendilerini polis ve savcı diye tanıtıp milyonları dolandırdılar
Edinilen bilgilere göre, Konya Emniyet Müdürlüğü ekipleri, vatandaşların dolandırıcılık olaylarından korunması, suçun önlenmesi ve faillerin yakalanmasına yönelik çalışmalarını sürdürüyor.

Bu kapsamda, kendilerini polis ve savcı olarak tanıtan ve "Eldenci" olarak tabir edilen şüphelilerin, bir vatandaşı telefonla arayarak korku ve panik oluşturmak suretiyle 500 bin TL, 38 bin euro ve 27 bin dolarını alarak dolandırdığı belirlendi.



Asayiş Şube Müdürlüğü Dolandırıcılık Büro Amirliği ekiplerince yapılan çalışmalar sonucunda olayı gerçekleştirdiği tespit edilen 2 şüpheli, aynı gün Ankara'nın Etimesgut ilçesi girişinde yakalandı.

Şüphelilerin üst aramalarında 53 bin 260 euro, 26 bin 941 dolar ve 492 bin 600 TL olmak üzere toplam 4 milyon 778 bin 700 TL değerinde suça konu para ele geçirildi.



Ele geçirilen paralar sahibine teslim edilirken, gözaltına alınan 2 şüpheli, işlemlerin ardından sevk edildikleri adli makamlarca tutuklanarak cezaevine gönderildi.

Karaman'da jandarmanın yakaladığı 31 şahıstan 11'i tutuklandı

Karaman'da jandarma ekiplerinin son bir haftada gerçekleştirdiği asayiş, narkotik ve trafik denetimlerinde çeşitli suçlardan aranan 31 şahıs yakalanırken,11'i tutuklandı

26.09.2026 11:32:00 / Güncelleme: 26.09.2026 11:36:03
İHA
 
Karaman'da jandarmanın yakaladığı 31 şahıstan 11'i tutuklandı
Karaman'da jandarmanın yakaladığı 31 şahıstan 11'i tutuklandı
Edinilen bilgiye göre, İl Jandarma Komutanlığı ekipleri, 18-26 Eylül 2026 tarihleri arasında suçların önlenmesi, aranan şahısların yakalanması ve kentte huzur ve güven ortamının sağlanmasına yönelik denetim ve uygulamalar gerçekleştirdi.



Çalışmalar kapsamında 14 bin 372 şahıs ile 6 bin 695 araç sorgulandı. Jandarma Dedektifleri (JASAT) ve asayiş ekiplerinin koordineli çalışmaları sonucunda çeşitli suçlardan arandığı belirlenen 31 şahıs yakalandı. Jandarmadaki işlemlerinin ardından adli makamlara sevk edilen şüphelilerden 11'i tutuklanarak cezaevine gönderildi.



Denetimlerde yapılan aramalarda ise 49 litre etil alkol, 31 litre bandrolsüz kaçak içki, 24 adet alkol aroması kiti, 11 adet sikke ve kenevir bitkisi ele geçirildi.

İl Jandarma Komutanlığından yapılan açıklamada, Karaman'da huzur ve güven ortamının devamının sağlanması amacıyla denetim ve uygulamaların aralıksız sürdürüleceği bildirildi.

‘Bir bakan istifa edecek dedi’, gözaltına alındı

Gazeteci Ali Tarakcı'nın sosyal medya hesabından yaptığı "Çok önemli bir bakan Cuma günü istifa edecek" paylaşımı, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma konusu yapıldı

26.09.2026 09:07:00
Haber Merkezi
 
‘Bir bakan istifa edecek dedi’, gözaltına alındı
‘Bir bakan istifa edecek dedi’, gözaltına alındı
Gazeteci Ali Tarakcı'nın sosyal medya hesabından yaptığı "Çok önemli bir bakan Cuma günü istifa edecek" paylaşımı, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma konusu yapıldı. Tarakcı hakkında "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" suçlamasıyla gözaltı kararı verilirken, adresinde arama yapılması ve dijital materyallerine el konulması talimatı da verildi.

Soruşturmanın dayanağı olarak Türk Ceza Kanunu'nun 217/A maddesi gösteriliyor. Başsavcılığın soruşturma kapsamında ayrıca CMK'nın 91. maddesine göre gözaltı kararı verdiği bildirildi.

BAKAN İDDİAYI YALANLAMIŞTI

Söz konusu paylaşımın ardından Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'in istifa edeceği yönündeki iddiaları yalanladığı bildirildi.

Bazı haberlerde ise söz konusu paylaşımın ardından borsada hisselerde düşüş yaşandığı iddia edildi. Ancak bu tür bir piyasa hareketi ile tek bir sosyal medya paylaşımı arasında doğrudan nedensellik kurulabilmesi için ayrıca somut ekonomik ve teknik verilerin ortaya konulması gerekir.

ASIL SORU: YANLIŞ HABER Mİ, CEZAİ TEHDİT Mİ?

Gazetecinin iddiasının yanlış çıkması başka, yanlış bir bilginin ceza hukuku kapsamında suç oluşturması başka bir mesele. Burada kamuoyunun önündeki temel hukuki soru şudur:

Bir gazetecinin doğrulanmamış bir siyasi iddiayı sosyal medyada paylaşması hangi koşullarda ceza soruşturmasına konu olabilir ve hangi koşullarda gözaltı gibi daha ağır bir tedbir gerekli hale gelir?

Tarakcı hakkında yürütülen soruşturmanın sonucu, bu soruların yanıtı açısından da önem taşıyacak.

Öte yandan gözaltı, ev araması ve dijital materyallere el konulması gibi ağır tedbirlerin gerekçesinin kamuoyuna açık ve somut biçimde ortaya konulması, soruşturmanın hukuki niteliğine ilişkin tartışmaların sağlıklı yürütülmesi açısından önem taşıyor.

Doktorlar Alzheimer'a yakalanmamak için ne yapıyor?


 
Her gün dünya genelinde milyonlarca insana şifa olmaya çalışan doktorlar da hasta olmamak için sağlıklarına dikkat ediyor. Alzheimer, sıradan insanlarda olduğu kadar sağlık profesyonellerinde de endişeye yol açıyor. Peki doktorlar ne zaman, nasın önlem alıyor?
 

26.09.2026 07:50:00
Murat Çorbacı
 
Doktorlar Alzheimer'a yakalanmamak için ne yapıyor?
Doktorlar Alzheimer'a yakalanmamak için ne yapıyor?

Southampton Üniversitesi yaşlılık psikiyatrisi doçenti Dr. Jay Amin, her gün onlarca Alzheimer hastasını görüyor. Bu konuda İngiltere'de yetkin isimlerden biri... Henüz 45 yaşında olan Amin, kendi Alzheimer önlemlerini The Telegraph gazetesine verdiği mülakatta şu şekilde aktarıyor:

Uyku ilk sırada

Uykuya öncelik veriyorum, diyetimi tamamen lif ve proteine ​​odaklanacak şekilde değiştirdim ve kuvvet antrenmanına başladım. Bu değişikliklerin, yaşamın ilerleyen dönemlerinde demans riskini azaltmada önemli bir rol oynayabileceğine dair kanıtlar var. Eğer uzun yıllar boyunca risk faktörlerini azaltmaya yönelik bir yaşam tarzı sürdürebilirseniz, bunama riskinizin azalması neredeyse kaçınılmazdır!

Dışarıda yürüyüş

30 dakikalık bir sabah yürüyüşü, gün ışığına maruz kalmanızı artırabilir ve daha iyi uyumanıza yardımcı olabilir. Sekiz yıl boyunca 87 binden fazla yetişkini takip eden yakın tarihli bir çalışma, gündüz ışığına daha fazla maruz kalmanın bunamaya karşı koruma sağlayabileceğini öne sürüyor. Günde 42 dakikadan daha az süreyle açık havada gün ışığına maruz kalmak, obezite ve alkol tüketimi gibi bilinen risk faktörlerinden daha güçlü bir demans göstergesiydi.
Pencere kenarında oturmanın faydaları olsa da, bu sadece yaklaşık 1000 lüks (ışık yoğunluğu ölçüsü) sunarken, dışarı çıktığınızda 5000 lüks ile karşılaşırsınız. Dr. Amin, gün ışığı dozunuzu almak için sabah ilk iş olarak yarım saatlik bir yürüyüş yapmanızı öneriyor.
Dr. Amin, "Ancak genel olarak, sabah erken saatlerde gün ışığı almak uykunuzu desteklemeye yardımcı olabilir, bu da önemlidir çünkü kötü uyku demans riskiyle güçlü bir şekilde bağlantılıdır. Bu erken güneş ışığı dozu, melatonin seviyelerinizi düzenler ve geceleri daha iyi uyuyacağınız anlamına gelir" dedi.

Beş dakika kardiyo ve 15 dakika ağırlık çalışması yapın


30 dakikalık yürüyüşünüz yaklaşık 3000 - 3500 adım atmış olsa da, hızlı bir egzersiz yapmak beyninize ekstra bir destek sağlayacaktır.
Dr. Amin, koşu, bisiklet veya HIIT dersi gibi kardiyo egzersizlerinin önemli olduğunu söylüyor. Johns Hopkins Üniversitesi'nin yaptığı bir çalışma, günde sadece beş dakika orta ila yüksek yoğunluklu kardiyo egzersizinin, sıfır dakikaya kıyasla, demans riskini yüzde 41 oranında azalttığını buldu. Bunu günde 10 dakikaya çıkarmak ise riski yüzde 60 oranında azalttı.
Bununla birlikte, direnç antrenmanı - kas gücünü artıran ağırlık kaldırma veya vücut ağırlığı egzersizleri - daha da iyi olabilir. "Artık kronik iltihabı ve insülin direncini azalttığına dair birçok kanıt var" diyor Amin. İltihap nöronları yok ederken, insülin direnci demansın bir belirtisi olan beyinde plaklara yol açabilir.
"Ne yazık ki, modern yaşam tarzımızın (aşırı işlenmiş gıdalar, şekerli içecekler ve yağlı yiyecekler açısından zengin) büyük bir kısmı iltihaplanmayı artırmaya çok elverişli" diye belirtiyor Dr. Amin. İltihaplanma yıllarca devam ettiğinde, kandaki iltihaplı protein seviyelerini yükseltir. Buna karşılık, "mikroglia [beynin ana bağışıklık hücreleri] zararlı sitokinler salgılamaya başlar ve bu da sağlıklı beyin dokusuna zarar vermeye başlayabilir" diye açıklıyor. "Bunun bir başka yönü de, yaşlandıkça kas kütlesini kaybetmeniz ve bunun da daha az aktif olmanıza ve daha az sosyalleşmenize yol açabileceği" ki bu da demans riskini artırabilir, diye ekliyor.

Beyin dostu bir kahvaltı yapın


İştahınız açıldıktan sonra, Dr. Amin, demans uzmanları tarafından hastalığa karşı koruma sağlamak için geliştirilen MIND diyetine dayalı bir kahvaltı öneriyor. Bu diyet, yapraklı yeşillikler, meyveler, kuruyemişler ve tam tahıllara öncelik verirken, kırmızı et, peynir, hamur işleri, tatlılar ve kızarmış yiyecekleri sınırlandırıyor.
Bu, lif açısından zengin bir diye... Lif seviyelerinin artması, kısa zincirli yağ asitlerinin [bağırsak tarafından üretilen iltihap önleyici bileşikler] seviyelerini artırabilir ve bu da bağırsak iltihabınızın seviyesini düşürebilir; bu da beyindeki iltihabın azalmasına yol açabilir. Teori bu. İltihabı azaltmak...

Bir fincan kahve veya çay için - ya da biraz bitter çikolata yiyin


"Çay ve kahve içmenin bazı faydaları olabilir" diyor Dr. Amin. Harvard Üniversitesi'nin yaptığı bir araştırma, günde iki ila üç fincan kafeinli kahve veya bir ila iki fincan çayın, bunama riskini yüzde 18 oranında azalttığını, aynı zamanda bilişsel gerilemeyi yavaşlattığını ve bilişsel işlevleri koruduğunu, bu içecekleri tüketmeyenlere kıyasla bulmuştur. Kahve ve çay, iltihabı ve hücresel hasarı azaltırken bilişsel gerilemeye karşı koruma sağladığı düşünülen polifenoller ve kafein gibi biyoaktif bileşenler içerir. "Bitkisel çikolatayı da buna eklerdim, çünkü yüzde 70 ve üzeri oranlarda benzer bileşikler, polifenoller içerir" diyor dr. Amin.

Başkalarıyla yeni bir beceri öğrenin


Yeni bir beceri edinmek, bunamaya karşı ek koruma sağlayabilir. Amerikan Nöroloji Akademisi'nin araştırması, dil öğrenimi gibi yaşam boyu öğrenmeye katılan kişilerin Alzheimer riskinin daha düşük olduğunu ve bilişsel gerilemenin daha yavaş olduğunu ortaya koyarken, Trinity College Dublin'in bir çalışması da piyano çalmak gibi zihinsel olarak uyarıcı aktivitelerin demans riskini azaltabileceğini buldu.

Bir arkadaşınızla buluşun

En sosyal aktif olan kişilerin, en az sosyalleşenlere göre demans riski yüzde 38 daha düşüktür ve Lancet çalışması ayrıca sosyal izolasyonu bir demans risk faktörü olarak tanımlamıştır. "Her gün arkadaşlarım ve ailem için zaman ayırmaya çalışıyorum" diyor Dr. Amin. "Bunun neden bu kadar koruyucu olduğundan emin değiliz. Sosyal etkileşimin, nöronal bağlantılarınızı yeni yollarla test ederek koruduğu olabilir. Ancak psikolojik bir bileşen de var: Kendini izole hisseden kişilerde depresyon riski artıyor ve bu da bunama için güçlü bir risk faktörü."
Sevdiklerinizle bir sonraki buluşmanızda yürüyüşe çıkmanızı öneriyor. Alternatif olarak, beyninizi meşgul edecek bir aktivite düzenleyin. "Arkadaşlarımı gördüğümde bir müzeye gidebiliriz. Bunun beynimiz için iyi olduğunu kanıtlıyor. Kendinizi farklı senaryolara sokuyorsunuz, diğer kültürler hakkında bilgi ediniyorsunuz."


Akşam yemeğini erken yiyin

Erken akşam yemeği daha iyi uyku ve beyin sağlığını destekleyebilir
Küçük bir araştırmada, yemek yeme saatlerinizi günde dokuz saatle sınırlamanın bilişsel gerilemeyi önleyebileceği ve yatmadan dört saat önce yemeyi bırakmanın ek faydaları olduğu bulundu. "Gece geç saatlerde yemek yemek uyku döngünüzü bozabilir ve bizce uyku, demans riski söz konusu olduğunda inanılmaz derecede önemli bir faktördür." Erken akşam yemeği ayrıca insülin direncini azaltır, bu da demansa karşı koruma sağlayabilir. Dr. Amin, "Yemek yemeyi genellikle 18:00 civarında bitirmeye çalışıyorum ve ardından genellikle 10:00 civarında kahvaltı yapıyorum. Bu çoğu insan için mümkün olmayabilir, bu nedenle 20:00 ile 08:00 arası bile muhtemelen yeterlidir" diyor. Balık, sebzeli tavuk veya bulgurlu salata, MIND diyetiyle uyumlu akşam yemeği seçenekleri arasında yer alıyor.

Erkenden yatağa girin

Sık sık yetersiz uykunun beyni demansa doğru ittiği düşünülmektedir. Dr. Amin, "Uyku, kortizol ve stres seviyelerini etkiler" diye açıklıyor. Kortizol ve stresin artmasının kronik iltihaplanmayı ve hafıza sorunlarını tetiklediği düşünülüyor, diyor. Bir diğer olası mekanizma ise, uyku sırasında beynin amiloid ve tau (demansla bağlantılı protein kümeleri) temizleme sürecinin hızlanmasıdır.
Dr. Amin, "Akşam 8'den sonra telefonuma bakmayı ve çalışmayı bıraktım" diyor. "Erken akşam yemeği yemek de yardımcı oluyor, çünkü beyne günün bittiği sinyalini veriyor ve yatmadan bir saat önce evde ışıkları kısıyorum. Ayrıca öğleden sonra kafeinden kaçınmak ve akşamları yorucu egzersizlerden uzak durmak da mantıklı."

Menopozu rahat atlatmak 7 altın öneri


 
Günümüzde yaşam süresinin uzamasıyla birlikte, kadınların hayatında yeni bir dönemin kapısını aralayan menopozu iyi hissederek, güçlü, fit ve zinde geçirmek büyük önem taşıyor. 
 

26.09.2026 07:28:00
Murat Çorbacı
 
 Menopozu rahat atlatmak 7 altın öneri
 Menopozu rahat atlatmak 7 altın öneri

Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Parvana Seyidova, menopozun yalnızca hormonların değiştiği bir dönem olmadığına işaret ederek, "Kadının bedenini yeniden tanıdığı, ihtiyaçlarını yeniden keşfettiği ve gelecekte nasıl yaş almak istediğine bugünden karar verdiği yeni bir yaşam evresidir. Bu dönemde hedef; sadece sıcak basmalarını azaltmak, uyku problemlerini çözmek veya kilo kontrolünü sağlamakla sınırlı kalmamalı. Asıl hedef; kaslarımızı, kemiklerimizi, kalbimizi, beynimizi ve ruhsal iyilik halimizi birlikte koruyarak sağlıklı, güçlü, hareketli ve kaliteli bir yaşam sürmek olmalı" dedi. Dr. Seyidova menopozda fit ve zinde olmanın basit ama etkili 7 yolunu anlattı; bu süreci 'ikinci bahar'a çevirmek için mutlaka cevaplanması gereken kritik soruyu açıkladı.

Kaslarınıza yatırım yapın

Menopoz döneminde en önemli konulardan biri kas sağlığıdır. Yaşla ve hormonal değişimlerle birlikte kas kütlesinde ve gücünde azalma görülebilir. Oysa kaslarımız yalnızca bedenimizi şekillendirmez; metabolik sağlığımızı, insülin duyarlılığımızı, dengemizi, kemiklerimizi ve ileri yaşlardaki bağımsızlığımızı da destekler. Bu nedenle yürüyüş çok kıymetli olsa da tek başına yeterli olmayabilir. Haftalık yaşam düzeninize mutlaka kuvvet ve direnç egzersizlerini ekleyin. Güçlü ve zinde olmak, tartıdaki rakamdan çok daha önemli.

Kemiklerinizi geleceğiniz gibi koruyun

Menopoz sonrası östrojen seviyelerinin azalmasıyla kemik kaybı hızlanabilir. Bu nedenle kemik sağlığını menopozun ilk yıllarından itibaren korumak çok değerlidir. Ağırlık taşıyan egzersizler, direnç çalışmaları, yeterli protein ve dengeli beslenme temel yaklaşımımız olmalı. Kalsiyum ve D vitamini gereksinimi ise her kadının bireysel özelliklerine göre değerlendirilmelidir. Gerekli durumlarda kemik mineral yoğunluğu ölçümü ve osteoporoz açısından kişisel risk değerlendirmesi yapılmalıdır. Çünkü güçlü kemikler, ileri yaşlarda özgürce hareket edebilmenin temelidir.

Metabolizmanızı aç bırakmayın, doğru besleyin

Menopoz döneminde vücut kompozisyonu değişebilir ve özellikle karın çevresinde yağlanma eğilimi artabilir. Burada çözüm sürekli daha az yemek değildir. Benim yaklaşımım; bedeni aç bırakmak yerine doğru beslemektir. Yeterli ve kaliteli protein, rengarenk sebzeler, liften zengin besinler, sağlıklı yağlar ve mümkün olduğunca az işlenmiş gıdalar günlük beslenmenin temelini oluşturmalıdır. Beslenme planı yalnızca kilo vermeyi değil; kasları, bağırsak mikrobiyotasını, kan şekeri dengesini, kalp-damar sağlığını ve enerjiyi desteklemelidir. Amaç, "diyet yapmak" değil, bedeni uzun ve sağlıklı bir yaşama hazırlamaktır.

Uykunuzu lüks değil, tedavinin bir parçası olarak görün

Menopoz döneminde uykuya dalmakta güçlük, gece uyanmaları veya sıcak basmalarına bağlı uyku bölünmeleri sık görülebilir. Oysa kaliteli uyku; sağlıklı yaş alma ve zinde, uzun yaşam için vazgeçilmez bir unsurdur. Çünkü bedenin kendini yenilediği en kıymetli zamanlardan biri uykudur. Hormonal ve metabolik dengeden iştah kontrolüne, bağışıklık sisteminden zihinsel performansa kadar birçok süreci etkiler. Düzenli uyku saatleri, akşam ışığının azaltılması, geç saatlerde ağır yemek ve aşırı kafeinden kaçınmak gibi küçük değişiklikler bile önemlidir.

Ruhunuzu da bedeniniz kadar önemseyin

Sağlıklı yaş almak yalnızca laboratuvar sonuçlarından ibaret değildir. Bir kadının kendini nasıl hissettiği, hayattan ne kadar keyif aldığı, sosyal ilişkileri, stres düzeyi ve kendisine ayırdığı zaman da iyilik halinin bir parçasıdır. İbadet, dua, nefes çalışmaları, doğada yürüyüş, sevdiğimiz insanlarla zaman geçirmek, yeni şeyler öğrenmek ve bazen yalnızca kendimizle kalabilmek. Bunların hepsi sağlıklı yaş alma yolculuğunun parçalarıdır. Bedenimize gösterdiğimiz özeni ruhumuza da göstermeliyiz.

Menopoz planınız size özel olsun

Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Parvana Seyidova, her kadının menopoz hikayesinin farklı olduğunu, bu nedenle herkese aynı vitaminleri, aynı beslenme programını veya aynı hormon yaklaşımını uygulamanın doğru olmadığını belirterek şöyle konuştu: "Menopoz değerlendirmesinde semptomların yanında; kalp-damar ve metabolik riskler, kemik sağlığı, kas kütlesi ve gücü, uyku, ruhsal iyilik hali, cinsel sağlık ve yaşam tarzı birlikte ele alınmalıdır. Uygun kadınlarda menopoz hormon tedavisi de yaş, menopozdan geçen süre, belirtiler, kişisel ve ailesel riskler dikkate alınarak hekimle birlikte bireysel olarak değerlendirilmelidir."

Bu soruyu mutlaka sorun: 10-20 yıl sonra nasıl bir kadın olmak istiyorsunuz?

Menopozu ikinci bahara çevirmek için her kadının mutlaka kendine sorması gereken tek bir soru olduğunu vurguyan Dr. Seyidova, bu soruyu şöyle açıkladı: "10–20 yıl sonra nasıl bir kadın olmak istiyorsunuz? Güçlü mü? Enerjik mi? Hareketli mi? Bağımsız mı? Hayatın içinde ve kendisiyle barışık mı? İşte ruhsal, zihinsel ve bedensel açıdan sağlıklı ve zinde olmak, sağlıklı yaş almak tam olarak burada başlıyor."

Ülke uyuşturucu pazarı haline geldi

Kocaeli'de düzenlenen uyuşturucu operasyonlarında 1 kilo 37 gram kubar esrar, bin 12 uyuşturucu hap, bonzai, metamfetamin, sentetik ecza ve 4 kök kenevir ele geçirildi. Operasyonda 3 şüpheli hakkında adli işlem başlatıldı

25.09.2026 22:55:00
Haber Merkezi
 
Ülke uyuşturucu pazarı haline geldi
Ülke uyuşturucu pazarı haline geldi
Kocaeli'de düzenlenen uyuşturucu operasyonlarında 1 kilo 37 gram kubar esrar, bin 12 uyuşturucu hap, bonzai, metamfetamin, sentetik ecza ve 4 kök kenevir ele geçirildi. Operasyonda 3 şüpheli hakkında adli işlem başlatıldı.

Kocaeli İl Jandarma Komutanlığınca uyuşturucu ve uyarıcı madde suçlarıyla mücadele kapsamında çalışma gerçekleştirildi. Bu çerçevede 21-23 Eylül tarihleri arasında Kartepe ve Gölcük ilçelerinde belirlenen 3 adrese operasyon düzenlendi.

Adreslerde yapılan aramalarda 1 kilo 37 gram kubar esrar, bin 12 adet uyuşturucu hap, 12 gram bonzai, 20 gram metamfetamin, 5 adet sentetik ecza ve 4 kök kenevir bitkisi ele geçirildi. Uyuşturucuyla ilgili 3 şüpheli hakkında adli işlem başlatıldı.

ÜLKE UYUŞTURUCU PAZARI HALİNE GELDİ

1 Ocak–31 Ağustos 2026 İçişleri Bakanlığı kaynaklarının AA'ya verdiği verilere göre:

12,6 ton skunk
9,9 ton esrar
9,1 ton metamfetamin
1,3 ton kokain
1,1 ton eroin
939 kg bonzai
48 kg afyon sakızı

Toplam: yaklaşık 35 ton uyuşturucu madde.

Ayrıca:

77,6 milyon sentetik ecza
8 milyon captagon
1,5 milyon ecstasy

Toplam: 87,1 milyon uyuşturucu hap

19 milyon kök kenevir ve skunk

Bu rakamlar 1 Ocak–31 Ağustos 2026 dönemini kapsıyor.

Eylül ayında ayrıca açıklanan büyük operasyonlar

Örneğin 7 Eylül'de İçişleri Bakanlığı, 71 ildeki son 10 günlük operasyonlarda 2 ton 367 kilo 634 gram uyuşturucu ve 4 milyon 34 bin 459 hap ele geçirildiğini açıkladı. Ancak bu operasyonların Ağustos günlerini de kapsaması nedeniyle 2,367 tonu 35 tona doğrudan eklemek doğru değil.

8 Eylül'deki 28 il operasyonunda ise 548 kg uyuşturucu ve 2 milyon 788 bin hap ele geçirildi.

22 Eylül'de İstanbul'da ayrıca 224 kg sıvı sentetik uyuşturucu ele geçirildiği bildirildi.

Ancak her operasyonun ardından aynı soru yeniden soruluyor: Yakalanan uyuşturucu, Türkiye'ye giren veya Türkiye içinde dolaşıma sokulan uyuşturucunun ne kadarını oluşturuyor?

Yakalananlar var, peki yakalanamayanlar?

Sokakta uyuşturucuya erişimin kolaylaştığı yönündeki şikâyetler, özellikle gençler ve aileler açısından ciddi bir toplumsal sorun oluşturuyor. Güvenlik güçleri kilogramlarca uyuşturucu ele geçiriyor, çok sayıda operasyon düzenliyor ve şüpheliler hakkında adli işlem başlatıyor.

Fakat operasyonların yalnızca sokaktaki dağıtıcıları yakalaması, uyuşturucu zincirinin tamamının ortaya çıkarıldığı anlamına gelmiyor.

Çünkü asıl soru yalnızca "Kim yakalandı?" değil: Uyuşturucu nereden geliyor? Kim getiriyor? Kim finanse ediyor? Kim dağıtıyor? Paranın trafiği kimlere uzanıyor?

ASIL BARONLAR NEREDE?

Türkiye'de uyuşturucuyla mücadelede operasyon sayısının ve ele geçirilen maddelerin miktarının açıklanması kadar, organize suç ağlarının üst kademelerine ulaşılıp ulaşılmadığı da önem taşıyor.

Sokakta uyuşturucu satan birkaç kişinin yakalanması kolay olabilir. Ancak uluslararası tedarik zincirini yöneten, para trafiğini kontrol eden ve büyük miktardaki uyuşturucunun sevkiyatını organize eden yapıların ortaya çıkarılması çok daha kapsamlı soruşturmalar gerektiriyor.

Bu nedenle Kocaeli operasyonu sonrasında kamuoyunun sorması gereken soru yalnızca "Kaç kilo uyuşturucu yakalandı?" değil:

9 ayda Türkiye'de toplam ne kadar uyuşturucu ele geçirildi?

Ne kadarı piyasaya girmeden yakalandı?

Ya yakalanamayan miktar ne kadar?

Ve en önemlisi: Uyuşturucu ticaretinin asıl organizatörleri nerede?
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.