logo
07 TEMMUZ 2026

Ramazan ayında 'Beyaz altın' mesaisi

Şanlıurfa'nın Suruç ilçesinde ekim zamanı gelen pamuk bir yandan toprakla buluşurken bir yandan da hasadı yapılıyor.

24.04.2021 17:55:00
 
Ramazan ayında 'Beyaz altın' mesaisi
Ramazan ayında 'Beyaz altın' mesaisi
Şanlıurfa'nın Suruç ilçesinde ekim zamanı gelen pamuk bir yandan toprakla buluşurken bir yandan da hasadı yapılıyor.

Şanlıurfa'da pamuk ekim sezonu başladı. Sezonun başlamasıyla çiftçiler tarlalarını beyaz altın tohumuyla buluşturuyor. Bir yandan pamuk çiğidi toprakla buluşurken bir yandan da hasat yapılıyor. Suruç ilçesine bağlı kırsal Eskici Mahallesinde çiftçi Reşit Güzel, geçen yıl Nisan ayında ektiği pamuğu bu yıl hasadını yapmaya başladı. Taban suyunun yükselmesiyle pamuk ektiği tarlasını geçen yıldan bu yana su bastığını, bu yüzden hasat yapamadıklarını belirten çiftçi, defalarca başvurmalarına rağmen Devlet Su İşlerinin (DSİ) bölgede tahliye kanalı yapmadığını öne sürdü. Geçen yılın ürününü şimdi hasat etmek zorunda kaldıklarını ve binlerce lira zarara uğradığını belirten Çiftçi Güzel, yetkililerin taban suyuna çözüm bulmasını istedi.

Bölgede birçok verimli arazi taban suyu altında

Ramazan ayında hasat yapmak zorunda kaldıklarını belirten çiftçi Mehmet Yiğit ise 'Millet ekerken biz topluyoruz. Taban suyunun yükselmesi ve Devlet Su İşlerine (DSİ) ait sulama kanalından suyun sızması sonucu tarlalarımızı su bastı. Pamuk tarlamız suyun altında kaldı. Bölgede defalarca sorunumuz için yetkililere başvurmamıza rağmen bölgeye gelip inceleme bile yapmadılar. Tam aksine su giderek arttı. Tarlalarımız bataklık haline geldi. Masraflar ve işçi ücretleri ile birlikte 200 bin lira civarında bir zararımız var. Herkes tarlasını ekerken biz hasat yapıp boş bırakacağız. Yetkililerden isteğimiz bu soruna el atmalarıdır' dedi.

'Çözüm olarak tahliye kanalları istiyoruz'

Taban suyuna çözüm olarak tahliye kanaları istediklerini belirten çiftçi Reşit Güzel, 'Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'dan rica ediyoruz, bir an önce bu duruma bir el astın. Bizi bu çileden kurtarsın. Sürekli tarlalarımızı su basıyor' ifadelerini kullandı.

Pamuk hasadı yapan tarım işçileri, Ramazan ayında 32 derece sıcaklık altında aile bütçelerine katkı sağlamak için çalışıyor.İHA

Antalya Büyükşehir davasında ara karar

Antalya Büyükşehir Belediyesine yönelik soruşturma kapsamında, aralarında görevinden uzaklaştırılan Muhittin Böcek'in de bulunduğu 2'si tutuklu 41 sanığın yargılandığı davanın 3'üncü duruşmasında ara karar açıklandı

07.07.2026 15:10:00
İhlas Haber Ajansı
 
Antalya Büyükşehir davasında ara karar
Antalya Büyükşehir davasında ara karar
Antalya Büyükşehir Belediyesine yönelik "rüşvet" ve "yolsuzluk" soruşturması kapsamında, aralarında görevinden uzaklaştırılan Muhittin Böcek'in de bulunduğu 2'si tutuklu 41 sanığın yargılandığı davanın 3'üncü duruşmasında ara karar açıklandı. Mahkeme heyeti, Muhittin Böcek ile oğlu Mustafa Gökhan Böcek'in tutukluluk hallerinin devamına karar vererek duruşmayı ileri bir tarihe erteledi.

Antalya Büyükşehir Belediyesine yönelik "rüşvet" ve "yolsuzluk" soruşturması kapsamında açılan davanın görülmesine Antalya 6'ncı Ağır Ceza Mahkemesi'nde devam edildi. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi Toplantı Salonu'nda görülen duruşmada, tutuklu sanıklar Muhittin Böcek, Mustafa Gökhan Böcek ve tutuksuz yargılanan bazı sanıklar salonda hazır bulundu.

Duruşmada tanık beyanlarının alınmasının ardından tutuklu sanıklar Mustafa Gökhan Böcek ve Muhittin Böcek savunma yaptı. Mustafa Gökhan Böcek, hakkındaki iddiaların suç niteliği taşımadığını belirterek tahliyesini talep etti. Muhittin Böcek ise sağlık sorunlarına dikkat çekerek, cezaevinde kalma sürecinde sağlık durumunun kötüleştiğini ifade etti ve tahliye talebinde bulundu.

Ara karar açıklandı

Sanık savunmaları ve taraf beyanlarının ardından ara kararını açıklayan mahkeme heyeti, tutuklu sanıklar Muhittin Böcek ile Mustafa Gökhan Böcek'in tutukluluk hallerinin devamına hükmedip, duruşmayı ileri bir tarihe erteledi.

BTP liderinden Bakan Tekin’e tarih dersi

"Bağımsız Türkiye Partisi Genel Başkanı Hüseyin Baş, müfredattan "Kurtuluş Savaşı" ifadesinin çıkarılacağını açıklayan Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'e sert tepki gösterdi. Baş, işgalden ve Sevr'den Atatürk önderliğinde kurtulduğumuzu vurgulayarak tarihin siyasi hesaplara alet edilmemesini istedi

07.07.2026 12:10:00 / Güncelleme: 07.07.2026 12:18:10
Haber Merkezi
 
BTP liderinden Bakan Tekin’e tarih dersi
BTP liderinden Bakan Tekin’e tarih dersi
Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Hüseyin Baş Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'in, 'Kurtuluş Savaşı'nı ders müfredatlarından çıkaracağız yerine Milli Mücadele diyeceğiz' şeklindeki açıklamasına tepki gösterdi.

Sosyal medya hesabından paylaşım yapan BTP lideri, "Ortada bal gibi bir Kurtuluş Savaşı vardır, ortada destansı bir Millî Mücadele vardır. Bu destansı Millî Mücadele'nin adı Kurtuluş Savaşı'dır" dedi.

BTP liderinin açıklaması şöyle:

"Kurtuluş Savaşı" demeyecekmişiz! Neyden kurtuluyormuşuz? Önce Osmanlı varmış! Millî Eğitim Bakanımız böyle diyor! Evet... Sayın Bakan, Mustafa Kemal Atatürk Samsun'dan Kurtuluş Savaşı'nı başlatmadan önce bir Osmanlı vardı. Ama hangi Osmanlı? Viyana kapılarına dayanan Osmanlı mı, Sevr'e imza atan Osmanlı mı?

Cevap çok açık: Sevr'e imza atan Osmanlı! Payitahtı işgal altında olan bir Osmanlı! Kurucusu Osman Gazi'nin sandukası Yunan askeri tarafından tekmelenen Osmanlı!

"Neyden kurtulduğumuzu size söyleyeyim..."

Ortada bal gibi bir Kurtuluş Savaşı vardır, ortada destansı bir Millî Mücadele vardır. Bu destansı Millî Mücadele'nin adı Kurtuluş Savaşı'dır. Neyden kurtulduğumuzu size söyleyeyim: Sevr'den kurtulduk!

İstanbul'daki İngiliz işgalinden kurtulduk. Gaziantep'teki Fransız zulmünden, Ege'deki Yunan zulmünden, Doğu'daki Ermeni zulmünden kurtulduk. Asırlık Türk yurdunun Haçlı çizmeleriyle çiğnenmesinden kurtulduk.

"Altında Atatürk'ün imzası olan son zafer olmasaydı, önceki hiçbir zaferimizi kutlayamayacaktık"

Tekrarlayalım: Atatürk, yüce Türk milletiyle bir Millî Mücadele vermiştir ve bu mücadelenin adı Kurtuluş Savaşı'dır. Unutmayın; altında Atatürk'ün imzası olan son zafer olmasaydı, önceki hiçbir zaferimizi kutlayamayacaktık! Örneğin, bugün İstanbul'un fethini kutlayabiliyorsak bunu Atatürk'ün İstanbul'u İngiliz işgalinden kurtarmasına borçluyuz. O yüzden tarihi tarihçilere bırakıp temelinde farklı hesaplar olan ucuz işlerle uğraşmamalıyız. Hele de bu konulara eğitimi asla karıştırmamalıyız! Unutmayalım: Osmanlı da bizim, Türkiye de bizim, hatta daha önceki Selçuklu da bizim! Bir takım siyasi hesaplar uğruna tarihimizi birbiriyle çarpıştırmaya kalkmak akıl kârı değildir.


Tanju Özcan'ın yargılandığı davada ikinci gün

Bolu Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Tanju Özcan'ın da aralarında bulunduğu 19 sanığın yargılandığı "rüşvet ve irtikap" davasında ikinci gün oturumu başladı

07.07.2026 10:26:00
İhlas Haber Ajansı
 
Tanju Özcan'ın yargılandığı davada ikinci gün
Tanju Özcan'ın yargılandığı davada ikinci gün
İçişleri Bakanlığı Mülkiye Teftiş Kurulu Başkanlığının ihbarı üzerine başlatılan soruşturma kapsamında hazırlanan 178 sayfalık iddianamenin kabulüyle açılan davanın ilk duruşmasının ikinci gününde sanıklar, "icbar suretiyle irtikap", "irtikaba teşebbüs", "rüşvet", "nitelikli dolandırıcılık" ve "Vakıf ve Dernekler Kanunu'na muhalefet" suçlamalarıyla tekrardan hakim karşısına çıktı.

Davada ikinci duruşma başladı

Davanın ikinci günü öncesinde sabahın erken saatlerinden itibaren duruşmanın görüldüğü Bolu Sosyal Bilimler Lisesi çevresinde polis ekipleri tarafından güvenlik önlemleri alındı. Spor salonunun giriş noktalarında ve çevresinde geniş güvenlik tedbirleri uygulanırken, salona giriş yapan kişiler detaylı aramalardan geçirildi. Sanıkların salona alınmasının ardından duruşmanın ikinci günü başladı.

İlk gün olay bazlı savunmalar dinlenmişti

Davanın ilk gününde, tutuklu sanıklar arasında yer alan ve Bolu Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Tanju Özcan, BOLSEV Yönetim Kurulu Üyesi Ali Sarıyıldız, Bolu Belediye Başkan Yardımcısı Süleyman Can, Belediye Meclis Üyesi Cihan Tutal ile tutuksuz sanık Zabıta Müdürü Hakan Yılmaz'ın olay bazlı savunmaları dinlendi.

Tanju Özcan için 263 yıla kadar hapis istemi

Bolu 3'üncü Ağır Ceza Mahkemesi'ne sunulan iddianamede, Tanju Özcan hakkında her bir mağdura yönelik eylemleri ayrı ayrı değerlendirildi. İddianamede; Özcan'ın 6 kez "icbar suretiyle irtikap", 3 kez "irtikaba teşebbüs", 34 kez "nitelikli dolandırıcılık" ve 1 kez "rüşvet" suçundan toplam 90 yıl 3 aydan 263 yıl 6 aya kadar hapis cezasıyla cezalandırılması talep edildi.

Belediye Başkan Yardımcısı Süleyman Can hakkında ise 5 kez "icbar suretiyle irtikap" ve 2 kez "irtikaba teşebbüs" suçlarından toplam 27 yıl 6 aydan 64 yıla kadar hapis cezası istendi.

BOLSEV Yönetim Kurulu Üyesi Ali Sarıyıldız için ise 6 kez "irtikap suçuna yardım", 3 kez "irtikap suçuna yardıma teşebbüs" ve 34 kez "nitelikli dolandırıcılık" suçlarından toplam 72 yıl 7 ay 15 günden 218 yıl 9 aya kadar hapis cezası talep edildi.

6 sanık tutuklu yargılanıyor

Dosya kapsamında Tanju Özcan, Süleyman Can ve Ali Sarıyıldız'ın yanı sıra Bolu Manavlar ve Pazarcılar Esnaf Odası Başkanı Mustafa Altındal, Bolu Belediyesi Mali Hizmetler Müdürü Naim Ayhan ve CHP'li Belediye Meclis Üyesi Cihan Tutal tutuklu bulunuyor.

Soruşturma kapsamında 10 Nisan'da tutuklanan Bolu Belediye Başkan Yardımcısı Leyla Beykoz ile CHP'li Belediye Meclis Üyesi Aydan Özdemir'in ise 11 Mayıs'ta mahkeme kararıyla tahliye edilmişti.

Kırıkkale'de otobüste can pazarı


 
Kırıkkale'de yolcu otobüsünün devrilmesi sonucu 1 kişi öldü, 40 kişi yaralandı.

07.07.2026 08:53:00 / Güncelleme: 07.07.2026 09:58:39
AA
 
Kırıkkale'de otobüste can pazarı
Kırıkkale'de otobüste can pazarı

 
Kırıkkale'de yolcu otobüsünün devrilmesi sonucu 1 kişi öldü, 40 kişi yaralandı.
Tekirdağ'dan Kayseri'ye seyreden D.A.G'nin kullandığı Süha Turizm firmasına ait 38 ADF 410 plakalı yolcu otobüsü, Kaman-Ankara kara yolu Karakeçili Devlet Hastanesi yakınında kontrolden çıkarak devrildi.
Kazada 3'ü ağır 41 kişi yaralandı. Ağır yaralı bir yolcu kaldırıldığı hastanede vefat etti. 


Zemin kırağı nedeniyle kayganlaşmış

Kırıkkale Valisi Hüseyin Engin Sarıibrahim, "38 yolcu, 2 şoför, 1 muavin toplam 41 kişi yaralandı. Yaralılar olay yerinden hastanelere sevk edildi. 3 ağır yaralımızın olduğunu değerlendiriyoruz. Sabahın ilk kırağısıyla zemin kayganlaşmış. Yolun kaygan olması nedeniyle yaşanan bir kaza. Tekrar görüyoruz ki yolcu otobüslerimizde bütün yolcularımızın kemerlerini bağlaması gerekiyor" dedi. Yolculara geçmiş olsun dileklerini ileten Sarıibrahim, otobüs şoförünün gözaltına alındığını, kazayla ilgili soruşturmanın sürdüğünü bildirdi. Vali Sarıibrahim, kaza yerinde incelemede bulunarak bilgi aldı.

Yaz aylarında cildi yıpratan 7 tehlike


 
 
“Yaz aylarında cilt sağlığımızı bozan etkenler” denildiğinde aklımıza çoğu zaman sadece güneşin zararlı ışınları geliyor. Ancak cildimizi tehdit eden riskler bununla sınırlı değil.

07.07.2026 02:43:00
MURAT ÇORBACI
 
 Yaz aylarında cildi yıpratan 7 tehlike
 Yaz aylarında cildi yıpratan 7 tehlike

Sıcak havalar, klimalar, havuzlar, cep telefonları, parfümler ve yoğun terleme gibi etkenler de önemli risk faktörlerini oluşturuyor. Dermatoloji Uzmanı Dr. İlayda Uysal, bu nedenle yaz aylarında cilt sağlığımız için sadece güneşten korunmanın yeterli olmadığına dikkat çekerek, "Genellikle gözden kaçan bu riskler cilt bariyerini zayıflatarak kuruluk, akne ve leke oluşumuna, hatta çeşitli enfeksiyonlara neden olabilir. Dolayısıyla yaz aylarında güneşten korunmanın yanı sıra bu faktörlere karşı da önlem almak son derece önemlidir." Dermatoloji Uzmanı Dr. İlayda Uysal, yaz aylarında cildimizi yıpratan etkenleri anlattı.

1. Havuzlar

Yaz aylarında sıkça tercih edilen havuzlar,  hijyen koşullarının yetersiz olması durumunda  impetigo gibi bakteriyel enfeksiyonlar ve cilt ile gözleri etkileyebilen adenovirüs kaynaklı viral enfeksiyonların da bulaşmasına neden olabiliyor. Diğer yandan klorlu suda uzun süre kalmak ciltte su kaybına bağlı olarak kuruluk, gerginlik ve tahrişe de yol açabiliyor.

Nasıl önlem almalı?

• Çok kalabalık ve hijyen koşullarının düşük olduğu havuzlarda yüzmeyin.
• Havuzda uzun süre kalmamaya özen gösterin.
• Havuzdan çıktıktan sonra zaman kaybetmeden duş almaya dikkat edin.

2. Şezlonglar ve duşakabinler

Havuz kenarları ile duşakabin gibi ortak kullanım alanlarında terlik olmadan çıplak ayakla dolaşılması, şezlongların havlu serilmeden kullanılması cilt sağlığını tehdit edebiliyor. Bu hatalar, Human Papilloma Virüsü'ne (HPV) bağlı siğillerin ve molluskum kontagiozum başta olmak üzere viral enfeksiyonların bulaşmasına yol açabiliyor. Siğiller en sık ayak altı, gövde ve yüz gibi bölgelerde ortası siyah noktasal kanama odakları içeren kabarıklıklar şeklinde görünürken, molluskum ise ortası göbekli ve çukur, çevresi deriden daha kabarık şişlikler şeklinde kendini gösteriyor. Cilt bariyerinin bozulduğu durumlarda basit bir temas bile bu virüslerin bulaşmasını kolaylaştırıyor.

Nasıl önlem almalı?

• Havuz kenarı ve duşakabin gibi ortak alanlarda çıplak ayakla dolaşmayın.
• Terlik ve havlu gibi kişisel eşyaları ortak kullanmamaya dikkat edin.
• Şezlongları havlu sermeden kullanmayın.
• Deride çizik ve sıyrık gibi durumlarda virüsler daha kolay bulaşabileceğinden el ve ayak hijyenine özen gösterin.

3. Klimalar

Yaz aylarında serinlemek için sıkça kullandığımız klimalar ortamın nem oranını düşürerek cildin su kaybetmesine neden olabiliyor.

Nasıl önlem almalı?

• Gün içinde cilt bariyerini destekleyen nemlendirici kullanmayı alışkanlık edinin.
• Her gün 2-2.5 litre su içmeye özen gösterin
• Klimalı ortamlarda doğrudan hava akımına maruz kalmayın.
• Mümkünse ortamın nem dengesini korumak için aralıklı havalandırma sağlayın.

4. Aşırı sıcak hava

Aşırı sıcak hava damarların genişlemesine, kılcal damarların belirginleşmesine ve rozasea hastalığında ataklara yol açabiliyor.

Nasıl önlem almalı?

• Özellikle rozasea (gül hastalığı) sorununuz varsa cildinizi ani hava değişimlerinden koruyun. Aşırı sıcak ve aşırı soğuk ortamlarda bulunmamaya çalışın.
• Melazmaya yatkınsanız güneşten korunmak için şapka, gözlük ve düzenli güneş kremi kullanmayı ihmal etmeyin.

5. Yoğun ter birikimi

Yaz aylarında yoğun terleme malassezia furfur gibi mantar türlerinin çoğalmasına ve bunun sonucunda cilt lekeleri ile gözeneklerin tıkanmasına yol açabiliyor.

Nasıl önlem almalı?

• Cildinizi her akşam terden ve krem artıklarından arındırın.
• Çok yoğun terleme problemi yaşıyorsanız, mantar oluşumunu engellemek için antifungal (mantar önleyici) etki gösteren şampuanları haftada bir veya iki kez vücudunuz için kullanabilirsiniz.

6. Parfümler

Yaz aylarında boyun, dekolte ve el bileklerimize sıktığımız parfümler güneş ışınlarıyla birleşince ciltte leke oluşumunu tetikleyebiliyor.

Nasıl önlem almalı?

• Leke oluşumunu ve alerjik reaksiyonları önlemek için parfümleri cildiniz yerine kıyafetlerinize sıkmayı alışkanlık edinin.

7. Cep telefonları

Günlük hayatın vazgeçilmez parçası haline gelen cep telefonları, yalnızca iletişimi değil cilt sağlığını da etkileyebiliyor. Telefon yüzeyinde biriken bakteri ve kirler, yaz aylarında artan terleme ve sıcaklıkla birleştiğinde ciltte yağ dengesinin bozulmasına neden olabiliyor.

Nasıl önlem almalı?

• Telefon ekranını düzenli olarak temizleyin ve mümkünse dezenfekte edin.
• Uzun görüşmelerde kulaklık veya hoparlör kullanarak telefonun yüzle temasını azaltın.
• Cildinizi temiz tutun, terledikten sonra yüzünüzü yıkayın ve hafif, gözenekleri tıkamayan ürünler kullanmaya özen gösterin.
• Demir oksit filtresi içeren ve mavi ışığa karşı da koruma sağlayan güneş kremlerini tercih etmeniz, cep telefonu ve bilgisayar ekranlarından yansıyan görünür ışığa karşı da koruma sağlayacaktır. 

Alkolün azı bile tansiyonu yükseltiyor


Yeni bir araştırmada, günde az miktarda dahi olsa alkol tüketiminin, tansiyon seviyelerini yükseltebileceği ortaya kondu.

07.07.2026 00:50:00
AA
 
Alkolün azı bile tansiyonu yükseltiyor
Alkolün azı bile tansiyonu yükseltiyor

Yeni bir araştırmada, günde az miktarda dahi olsa alkol tüketiminin, tansiyon seviyelerini yükseltebileceği ortaya kondu. Amerikan Kalp Derneğinin (AHA) bilimsel yayını 'Hypertension' dergisinde yayımlanan araştırma kapsamında, ABD, Güney Kore ve Japonya'dan 19 bin 500'den fazla kişinin verileri yaklaşık 5 yıl incelendi.

Uzmanların verileri analizinde, 'az miktarda' alkol tüketen kişilerde bile tansiyonun yükseldiği görüldü.
Araştırmada, büyük tansiyonun, günde ortalama 12 gram (yaklaşık bir kadeh) alkol tüketen kişilerde yaklaşık bir birim arttığı gözlendi.

Günlük alkol tüketimi 48 grama çıkan kişilerde ise bu artışın yaklaşık 5 birime ulaştığı belirlenirken, küçük tansiyonda ise erkeklerde artış gözlenirken, kadınlarda belirgin bir değişim saptanmadı.

Araştırmanın başyazarı Boston Üniversitesi Halk Sağlığı Okulu Öğretim Üyesi Prof. Marco Vinceti, elde ettikleri bulguların şaşırtıcı olduğunu belirterek, "Düşük miktarda bile olsa alkol tüketiminin zaman içinde tansiyon artışıyla ilişkili olduğunu fark ettik. Alkol alımını sınırlamak tavsiye edilir ancak tamamen kaçınmak çok daha iyidir" değerlendirmesinde bulundu. Yüksek tansiyon, kalp krizinden felce, böbrek yetmezliğinden vasküler demansa (damarsal bunama) kadar birçok ciddi sağlık sorununa yol açabiliyor.

AKP’den önce NATO, Türkiye’ye gelmiyordu

Türkiye, 2004 yılındaki İstanbul Zirvesi’nin ardından tam 22 yıl sonra yeniden bir NATO Liderler Zirvesi’ne ev sahipliği yapıyor

06.07.2026 20:10:00
Haber Merkezi
 
AKP’den önce NATO, Türkiye’ye gelmiyordu
AKP’den önce NATO, Türkiye’ye gelmiyordu
Türkiye, 2004 yılındaki İstanbul Zirvesi'nin ardından tam 22 yıl sonra yeniden bir NATO Liderler Zirvesi'ne ev sahipliği yapıyor. İktidar blokunun aylardır "diplomatik zafer" ve "küresel gövde gösterisi" olarak sunduğu 36. NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi, başkent Ankara'da devasa bir güvenlik kuşatması altında başladı.

Ancak madalyonun diğer yüzü, bu zirvenin Türkiye'nin çıkarlarından ziyade, Batı ittifakının bölgedeki tıkanıklıklarını aşma çabası olduğunu gösteriyor.

Neden Şimdi?



Zirvenin tam da bugün Ankara'da toplanması tesadüf değil. Rusya-Ukrayna savaşı ve Orta Doğu'da tırmanan bölgesel krizler nedeniyle NATO'nun askeri lojistik ve mühimmat ihtiyacı zirve yapmış durumda. Batı dünyası "NATO 3.0" adını verdiği yeni konseptle askeri ve mali yükü ABD'nin üzerinden alıp müttefiklerin sırtına yüklemeyi amaçlıyor.

Türkiye ise tam bu noktada, hem coğrafi konumu hem de son yıllarda cephede test edilmiş savunma sanayii kapasitesi nedeniyle ittifak için "vazgeçilmez bir tedarikçi ve cephe ülkesi" olarak yeniden masaya çağrılıyor. Esasen bu davet, Türkiye'nin diplomatik gücünden ziyade, müttefiklerin mühimmat ve askeri üretim darboğazını aşma ihtiyacından kaynaklanıyor.

"Milli Beka" Söyleminin Gölgesinde Ağır Eleştiriler



Zirve, muhalefet çevreleri ve bağımsız analistler tarafından "halkın gerçek gündemini örtbas eden bir şov" olarak nitelendiriliyor. İktidarın zirveyi iç siyasette bir propaganda malzemesi olarak kullandığını belirten eleştirmenler, şu can alıcı soruları yöneltiyor:

Ekonomik krizin pençesindeki ülkede, binlerce yabancı delege ve 56 binden fazla güvenlik personeli için harcanan devasa bütçeler halkın sırtına ek yük bindiriyor.

Zirvenin ana gündem maddelerinden biri, üye ülkelerin savunma harcamalarını GSYİH'nın yüzde 5'ine çıkarması. Zaten ağır bir ekonomik konjonktürden geçen Türkiye'nin, bütçesinden silaha ve mühimmata daha fazla pay ayıracak olması sosyal refahın iyice gerilemesi anlamına geliyor.



Yıllardır S-400, F-35 krizleri ve CAATSA yaptırımları nedeniyle Batı tarafından bypass edilmeye çalışılan Türkiye, ABD Başkanı Donald Trump'ın Ankara ziyaretiyle bir gecede yeniden "sadık müttefik" ilan ediliyor. Eleştirmenler, Türkiye'nin çıkarlarının yine batılı emperyalist güçlerin bölgesel operasyonlarına ipotek edilmesinden endişeli.

Zirve gerekçesiyle başkentin ana arterlerinin günlerce trafiğe kapatılması, askeri tedbirler ve sokağa çıkma kısıtlamalarını aratmayan barikatlar Ankara halkının günlük yaşamını adeta felç etmiş durumda.

Sonuç olarak; 22 yıl sonra Ankara'da kurulan bu lüks masa, Türkiye'ye eşit bir ortak gibi değil, küresel çatışma haritalarında riskli görevleri üstlenecek bir "cephe ülkesi" rolünü yeniden dayatıyor. Ankara'daki diplomasi trafiği parıldarken, sokaktaki vatandaş faturanın yine kendisine kesileceğinin farkında

Hüseyin Baş’tan Bakan Tekin’e tepki: 'Bal gibi Kurtuluş Savaşı'

BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş, Millî Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'in müfredat ve tarih anlatısına yönelik "Kurtuluş Savaşı demeyeceğiz" çıkışına sosyal medya hesabından sert yanıt verdi. Atatürk'ün İstanbul'u İngiliz işgalinden kurtarması sayesinde bugün fetihlerin kutlanabildiğini hatırlatan Baş, "Bir takım siyasi hesaplar uğruna tarihimizi birbiriyle çarpıştırmaya kalkmak akıl kârı değildir" dedi

06.07.2026 18:10:00
Haber Merkezi
 
Hüseyin Baş’tan Bakan Tekin’e tepki: 'Bal gibi Kurtuluş Savaşı'
Hüseyin Baş’tan Bakan Tekin’e tepki: 'Bal gibi Kurtuluş Savaşı'
Millî Eğitim Bakanlığı'nın yeni eğitim müfredatı ve tarih dersi içeriklerine yönelik tartışmalar siyasetin gündemindeki yerini koruyor. Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Hüseyin Baş, Millî Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'in "Kurtuluş Savaşı" ifadesinin kullanımına yönelik eleştirilerine, sosyal medya X hesabı üzerinden tarihi gerçekleri hatırlatarak sert bir dille tepki gösterdi.

"Hangi Osmanlı? Sevr'e imza atan Osmanlı!"

Bakan Tekin'in "Neyden kurtuluyormuşuz, önce Osmanlı varmış" şeklindeki yaklaşımını eleştiren BTP lideri Hüseyin Baş, Mustafa Kemal Atatürk'ün Samsun'a çıkışından önceki dönemin iyi analiz edilmesi gerektiğini vurguladı. "Evet Sayın Bakan, bir Osmanlı vardı ama hangi Osmanlı?" diye soran Baş, şu ifadeleri kullandı:

"Viyana kapılarına dayanan Osmanlı mı, Sevr'e imza atan Osmanlı mı? Cevap çok açık: Sevr'e imza atan Osmanlı! Payitahtı işgal altında olan bir Osmanlı! Kurucusu Osman Gazi'nin sandukası Yunan askeri tarafından tekmelenen Osmanlı! Ortada bal gibi bir Kurtuluş Savaşı vardır, ortada destansı bir Millî Mücadele vardır. Bu destansı Millî Mücadele'nin adı Kurtuluş Savaşı'dır."

"Neyden kurtulduğumuzu söyleyeyim: Haçlı çizmelerinden!"

Tarihin siyasi mülahazalarla değiştirilemeyeceğini ifade eden Baş, Türkiye Cumhuriyeti'nin hangi şartlarda kurulduğunu tek tek sıralayarak, "Neyden kurtulduğumuzu size söyleyeyim" dedi ve ekledi:

"Sevr'den kurtulduk! İstanbul'daki İngiliz işgalinden kurtulduk. Gaziantep'teki Fransız zulmünden, Ege'deki Yunan zulmünden, Doğu'daki Ermeni zulmünden kurtulduk. Asırlık Türk yurdunun Haçlı çizmeleriyle çiğnenmesinden kurtulduk. Tekrarlayalım: Atatürk, yüce Türk milletiyle bir Millî Mücadele vermiştir ve bu mücadelenin adı Kurtuluş Savaşı'dır."

"İstanbul'un fethini kutlayabiliyorsak Atatürk sayesindedir"

Açıklamasında altı çizilmesi gereken bir kronoloji uyarısında bulunan Hüseyin Baş, Atatürk'ün imzasını taşımayan bir son zafer olmasaydı geçmişteki hiçbir zaferin yâd edilemeyeceğini belirtti. Baş, "Bugün İstanbul'un fethini kutlayabiliyorsak bunu Atatürk'ün İstanbul'u İngiliz işgalinden kurtarmasına borçluyuz. O yüzden tarihi tarihçilere bırakıp temelinde farklı hesaplar olan ucuz işlerle uğraşmamalıyız. Hele de bu konulara eğitimi asla karıştırmamalıyız!" diyerek Millî Eğitim Bakanlığı'nın ajandasını eleştirdi.

"Tarihimizi birbiriyle çarpıştırmayın"

Osmanlı Devleti ile Türkiye Cumhuriyeti'nin birbirinin zıttı değil, aynı zincirin halkaları olduğunu ifade eden BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş, açıklamasını şu sağduyu çağrısıyla tamamladı:

"Unutmayalım: Osmanlı da bizim, Türkiye de bizim, hatta daha önceki Selçuklu da bizim! Bir takım siyasi hesaplar uğruna tarihimizi birbiriyle çarpıştırmaya kalkmak akıl kârı değildir."

Bakanlığın tarih terminolojisine getirmek istediği değişikliklere karşı muhalefet kanadından tepkiler yükselmeye devam ederken, Hüseyin Baş'ın bu kapsamlı tarihi çıkışı sosyal medyada kısa sürede büyük etkileşim aldı.


NATO Genel Sekreteri ilk gelen isim oldu

Türkiye'nin ev sahipliğinde gerçekleştirilecek 36. NATO Liderler Zirvesi için geri sayım sürerken, Ankara'ya ulaşan ilk isim NATO Genel Sekreteri Mark Rutte oldu. Yarın başlayacak ve küresel savunma mimarisini yeniden şekillendirecek kritik zirve öncesi başkente dev güvenlik önlemleri alınırken, Rutte ayağının tozuyla diplomasi trafiğine başlıyor

06.07.2026 15:10:00
Haber Merkezi
 
NATO Genel Sekreteri ilk gelen isim oldu
NATO Genel Sekreteri ilk gelen isim oldu
Küresel diplomasinin ve savunma siyasetinin kalbi, 7-8 Temmuz 2026 tarihlerinde Ankara'da atacak. NATO üyesi 32 ülkenin devlet ve hükümet başkanlarının yanı sıra 100'e yakın bakan ve binlerce delegenin katılacağı tarihi 36. NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi öncesinde en kritik gelişme yaşandı. NATO Genel Sekreteri Mark Rutte'yi taşıyan uçak, Esenboğa Havalimanı'na iniş yaptı. Rutte, havalimanında Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün ve beraberindeki üst düzey heyet tarafından resmi törenle karşılandı.

Brüksel'deki karargahtan ayrılmadan önce sosyal medya hesabından görüntülü bir mesaj paylaşan Rutte, "Tam zamanında geldiniz çünkü ben yola çıkmak üzereydim. Bu binadaki birçok kişi Ankara'ya taşınıyor. İki gün sürecek Ankara Zirvesi büyük ölçüde somut sonuçlara ve taahhütlerin yerine getirilmesine odaklanacak" diyerek zirvenin önemine dikkat çekmişti.

Ankara'da "kırmızı alarm"

Türkiye, ABD Başkanı Donald Trump da dahil olmak üzere dünya liderlerini ağırlamaya hazırlanırken başkentte güvenlik önlemleri en üst seviyeye çıkarıldı. Zirve boyunca kent genelinde 48 bin 841'i emniyet, 7 bin 447'si jandarma olmak üzere toplam 56 bin 288 güvenlik personeli görev yapacak.

Protokol güzergahları ve liderlerin konaklayacağı alanlar "kırmızı alan" ilan edilirken, bazı kamu personeline de idari izin verildi. Zirveyi takip etmek üzere dünyanın dört bir yanından yaklaşık 3 bin basın mensubu da Cumhurbaşkanlığı Millet Kütüphanesi'nde kurulan dev medya merkezine akın etti.

Masada "NATO 3.0" ve savunma harcaması var

Ankara Zirvesi, transatlantik ilişkilerde yeni bir dönemin kapısını aralayacak. Genel Sekreter Rutte, zirvenin en kritik başlıklarından birinin müttefiklerin savunma harcamalarını artırması ve yüzde 5'lik yeni harcama hedefine yönelik inandırıcı planlar sunması olduğunu belirtti. Zirvede, Avrupa'nın konvansiyonel savunmada liderliği üstlenmesini öngören "NATO 3.0" vizyonunun yanı sıra, Ukrayna'ya uzun soluklu askeri ve mali destek paketleri ile ittifakın güney kanadındaki gelişmeler 360 derecelik bir güvenlik perspektifiyle ele alınacak.

Rutte'nin yoğun Ankara programı

Zirve öncesi ilk temasları gerçekleştirecek olan Genel Sekreter Mark Rutte'nin 6-8 Temmuz tarihlerini kapsayan resmi programı şu şekilde netleşti:

6 Temmuz Pazartesi (Bugün):

16:45 – Ankara'ya varışının ardından güncel gelişmeler ve zirve gündemine dair bir basın toplantısı düzenleyecek.

18:00 – Cumhurbaşkanı Erdoğan, NATO Genel Sekreteri Mark Rutte'yi Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde kabul edecek. Bu kritik kabulde, zirvenin ana gündem maddeleri ve Türkiye'nin ittifaktan beklentileri öncelikli olarak masaya yatırılacak.

7 Temmuz Salı (Zirvenin 1. Günü):

Sabah Saatleri – Zirve, Ankara Ticaret Odası (ATO) Kongre ve Sergi Merkezi'nde düzenlenecek olan kapsamlı NATO Savunma Sanayi Forumu ile başlayacak. Rutte, forumun açılış konuşmasını gerçekleştirecek.

17:00 – Beştepe'de üye ülkelerin Dışişleri Bakanları, İstanbul İşbirliği Girişimi (ICI) üyesi ortak ülkelerin (Bahreyn, Kuveyt, Katar, BAE) temsilcileriyle bir araya gelecek. Aynı saatte Ay Yıldız Karargahı'nda Savunma Bakanları için resmi bir resepsiyon verilecek.

18:30 – Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve eşi Emine Erdoğan'ın ev sahipliğinde, devlet ve hükümet başkanları ile eşleri onuruna Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde resmi karşılama resepsiyonu ve akşam yemeği organize edilecek.

19:45 / 20:15 – Eş zamanlı olarak NATO-Ukrayna Dışişleri Bakanları Konseyi Çalışma Yemeği ile Kuzey Atlantik Konseyi Savunma Bakanları Çalışma Yemeği gerçekleştirilecek.

8 Temmuz Çarşamba (Zirvenin 2. Günü):

Sabah Saatleri – Genel Sekreter Mark Rutte ve müttefik liderlerin zirve alanına gelişleri ve basına ilk açıklamaları yapılacak. Ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Rutte, liderleri resmi törenle karşılayarak geleneksel Aile Fotoğrafı çekimine geçecek.

11:15 – Zirvenin ana omurgasını oluşturan, müttefik devlet ve hükümet başkanlarının katılımıyla Kuzey Atlantik Konseyi (NAC) Toplantısı gerçekleştirilecek.

15:00 – NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, iki gün süren tarihi zirvenin sonuçlarını, alınan kararları ve yayımlanan ortak bildiriyi dünya kamuoyuna duyurmak üzere kapanış basın toplantısını düzenleyecek.

Trump'ın Ankara programı şekilleniyor: Programda Anıtkabir ziyareti yok

Ankara’da düzenlenecek 36. NATO Zirvesi öncesi ABD Başkanı Donald Trump’ın programı da netleşmeye başladı. Daha önce basına yansıyan haberlerin aksine ABD Başkanı Donald Trump’ın resmi programında Anıtkabir ziyaretinin bulunmadığı belirtildi

06.07.2026 13:30:00
Haber Merkezi
 
 Trump'ın Ankara programı şekilleniyor: Programda Anıtkabir ziyareti yok
 Trump'ın Ankara programı şekilleniyor: Programda Anıtkabir ziyareti yok
Ankara'da düzenlenecek 36. NATO Zirvesi öncesi ABD Başkanı Donald Trump'ın programı da netleşmeye başladı. Daha önce basına yansıyan haberlerin aksine ABD Başkanı Donald Trump'ın resmi programında Anıtkabir ziyaretinin bulunmadığı belirtildi.

Reuters Beyaz Saray muhabiri Hümeyra Pamuk, X hesabından Beyaz Saray'ın paylaştığı Trump'ın 7-8 Haziran NATO Zirvesi süresince Ankara'daki programını aktardı. Programda Anıtkabir ziyareti bulunmadığı görüldü. Pamuk, "Değişmeyeceği anlamına gelmez ama şimdilik durum bu" ifadelerini kullandı.

Programda Trump'ın NATO Genel Sekreteri ile görüşmesi, NATO aile fotoğrafına katılması ve liderler çalışma oturumunda yer alması öngörülüyor. Trump'ın ayrıca Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile karşılama töreni ve ikili görüşmeye katılması, akşam saatlerinde de NATO liderleri sosyal yemeğinde yer alması planlanıyor.

AP ve Reuters, Trump'ın Ankara'daki NATO Zirvesi sırasında Erdoğan'ın yanı sıra Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski ve Suriye Cumhurbaşkanı ahmet Şara ile de görüşeceğini aktardı.

Geçen hafta basına yansıyan haberlerde ABD Başkanı Trump'ın 7 Temmuz'da Ankara'da ilk olarak Anıtkabir'i ziyaret edeceği iddia edilmişti.

NATO Zirvesi, 7-8 Temmuz'da Ankara'da düzenleniyor. NATO'nun duyurusuna göre zirvede 2025 Lahey Zirvesi'nden bu yana kaydedilen ilerleme ve ittifakın öncelikleri ele alınacak.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.