logo
30 TEMMUZ 2026

Ramazan’da dengeli beslenmenin sırrı

Ramazan ayında oruç süresinin uzun olması dengeli beslenmenin önemini artırıyor. Uzmanlar, sağlıklı bir Ramazan ayı için hem iftar hem de sahur sofralarında süt, peynir ve yoğurdun eksik edilmemesini öneriyorlar
 

14.05.2019 00:00:00
 
Ramazan’da dengeli beslenmenin sırrı
Ramazan’da dengeli beslenmenin sırrı

Bu yıl gündüzlerin uzamaya başladığı ve sıcaklıkların arttığı bir döneme denk gelen Ramazan ayında oruç süresi 16 saati aşıyor. İftar ve sahur günün kalan 8 saatine sığdırıldığından, vücudun bu kısıtlı sürede sağlıklı beslenmesi büyük önem taşıyor.

Başta protein ve kalsiyum olmak üzere yağ, karbonhidrat ve çeşitli vitaminleri içermesi sebebiyle, süt ve süt ürünleri Ramazan sofralarının dengeleyici besinleri olarak öne çıkıyor. Beslenme Uzmanı Şenay Avcu, sağlıklı bir Ramazan ayı için hem iftar hem de sahur sofralarında süt, peynir ve yoğurt tüketiminin önemine vurgu yaptı. 


Ramazan ayında dengeli beslenmeye dair değerlendirmelerde bulunan Şenay Avcu, "Tokluk için besinlerin dengeli oranda karbonhidrat, protein ve yağ içermesi önemlidir.

Bu yüzden süt, yoğurt ve peynir grubu besinler, Ramazan dönemi için idealdir. Süt ürünleri sindirimi de kolaylaştırdığından, sahurda içilecek bir bardak süt veya ayran da gün içinde daha uzun süre tok kalmaya yardımcı oluyor. İftar ve sahur sofralarında mutlaka süt veya yoğurt bulundurmaya özen gösterin. Özellikle yüzde 6 oranında yüksek protein içeren sütümüz, uzun süreli tokluk hissi sağlıyor" dedi. 


'Peynirdeki sodyum tansiyonu dengeliyor' 


Avcu konuşmasını şöyle bitirdi: "İftariyelikler arasında yer alan ve sahurda da çokça tercih edilen peynir çeşitleri, içerdiği sodyum sayesinde tansiyonun düşmesine engel olurken, yüksek hayvansal protein de açlık hissini geciktiriyor.

Gün boyunca aç kalan vücudun ihtiyaç duyduğu belirli vitaminler var ki bunlar süt ürünlerinde gizli. Sindirimi kolaylaştırarak bağırsak sorunlarını ortadan kaldırmaya destek olan yoğurdun özellikle iftarda tüketilmesi çok önemli."

İHA


 

Yaklaşık 70 yıllık CHP üyeliğini noktalayan Önder Sav CHP'den istifa etti

Yaklaşık 70 yıllık CHP üyeliğini noktalayan eski genel sekreter Önder Sav, eşi, çocukları ve damadıyla birlikte partiden istifa etti. CHP yönetimini tüzüğü ve üyelerin iradesini yok saymakla suçlayan Sav, siyasi yaşamını Özgür Özel’in genel başkanlığındaki YENİ Parti’de sürdüreceğini açıkladı

30.07.2026 13:40:00
Haber Merkezi
 
Yaklaşık 70 yıllık CHP üyeliğini noktalayan Önder Sav CHP'den istifa etti
Yaklaşık 70 yıllık CHP üyeliğini noktalayan Önder Sav CHP'den istifa etti
Eski Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Sekreteri Önder Sav, Türkiye Büyük Millet Meclisinde (TBMM) düzenlediği basın toplantısında CHP'den istifa ettiğini açıkladı.

Yaklaşık 70 yıldır üyesi olduğu CHP'den ayrılan Sav, siyasi yaşamını Özgür Özel'in genel başkanı olduğu YENİ Parti'de sürdüreceğini duyurdu. CHP'nin mevcut yönetimine sert eleştiriler yönelten Sav, parti yönetiminin tüzüğü ve üyelerin iradesini yok saydığını savundu.

Basın toplantısında konuşan Sav, 16 yıl sonra ilk kez aynı kürsüde kamuoyunun karşısına çıktığını belirterek, "Milletvekilliğini bıraktığım 2011'den bu yana 15 yıl sonra ilk kez bu kürsüde sizlerle beraber oluyorum. Hem mutluluğu hem heyecanı içindeyim" dedi.

CHP'de son dönemde hızlı gelişmeler yaşandığını ifade eden Sav, partiye ilişkin değerlendirmelerini kamuoyuyla paylaşmak istediğini söyledi.

Ankara 36. İdare Mahkemesi'nin 21 Mayıs 2026 tarihinde verdiği "mutlak butlan" kararına değinen Sav, kararın CHP'deki tartışmaları derinleştirdiğini savundu.

Sav, "Hukukun değil, hukuksuzluğun egemen olduğu, hukukun üstünlüğünün çiğnendiği bir dönemi yaşıyoruz" ifadelerini kullandı.

Parti Meclisi üyelerinin önemli bir bölümünün istifa ettiğini belirten Sav, CHP Tüzüğü'ne göre Parti Meclisi ve Merkez Yönetim Kurulu'nun görevinin sona ermiş olması gerektiğini ileri sürdü.

Sav, buna rağmen mevcut yönetimin görevine devam ettiğini belirterek, "Beş kişi de kalsa göreve devam ederiz anlayışıyla mevcut Parti Meclisi ve Merkez Yönetim Kurulu, sanki hukuki geçerliliğini taşıyormuş gibi görev yapmaya devam etti" dedi.

"KURULTAY TALEPLERİ REDDEDİLDİ"
CHP'de 45 gün içerisinde kurultay yapılması gerektiğini ancak bu sürenin aşıldığını öne süren Sav, 5 Kasım 2023 tarihli kurultay delegelerinin yarıdan fazlasının olağanüstü kurultay çağrısı yaptığını söyledi.

Sav, delegelerin genel başkan, Parti Meclisi ve Yüksek Disiplin Kurulu seçimlerinin yenilenmesini istediğini, mevcut yönetimin ise ihtiyati tedbir kararını gerekçe göstererek bu talebi reddettiğini belirtti.

Mutlak butlan kararının parti içi hukuku zedelediğini savunan Sav, mahkeme kararının ana muhalefet partisinin iç işlerine müdahale anlamına geldiğini ileri sürdü.

Sav, "Mahkemenin kararı, ana muhalefet partisinin iç işlerine müdahale etmiş, parti içi hukuku zedelemiş ve üyelerin tercihlerini yok saymıştır" dedi.

Mevcut yönetimin hukuki tartışmalara rağmen görevini sürdürdüğünü belirten Sav, CHP üyelerinin önemli bölümünün bu yönetim anlayışını içine sindiremediğini öne sürdü.

"CHP KURULUŞ FELSEFESİNDEN UZAKLAŞTI"
CHP yönetimine yönelik eleştirilerini sürdüren Sav, partinin Atatürk ilke ve devrimlerinden, laiklikten, hukuk devleti anlayışından ve hukukun üstünlüğünden uzaklaştığını savundu.

Sav, şunları söyledi: "Eğri oturup doğru konuşalım. Bugünkü yöneticilerin yönetimindeki parti, Mustafa Kemal Atatürk'ün önderliğinde Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti'nin ve Kuvâ-yı Milliye'nin devamı olarak 103 yıl önce kurulmuş CHP değildir. Maalesef genleriyle oynanmış, başkalaştırılmış bir partidir.

Binayı ve parti amblemini haksız olarak kullanan kiracılar, elbette uygun ve yakın bir zamanda o binayı tahliye edeceklerdir.

Birkaç gün önce partiden istifa eden, geçmiş dönemlerde senatörlük ve milletvekilliği yapmış 281 değerli arkadaşımızın kamuoyuna açıkladıkları istifa gerekçelerine de katıldığımı belirtmek isterim.

AİLESİYLE BİRLİKTE İSTİFA ETTİ
Açıkladığım nedenlerle; eşim Çiğdem Sav, iki evladım ve damadımla birlikte, derin üzüntü ve tarifsiz bir acı içinde Cumhuriyet Halk Partisi üyeliğinden istifa ediyorum. Mustafa Kemal Atatürk'ün tarif edip kurduğu rejimin ve devrimlerin sahipliğini yapan, hukukun üstünlüğüne, demokratik ve laik hukuk devleti ilkelerine bağlı gerçek CHP'de yeniden buluşmak ümidiyle..."

Önder Sav, eski CHP Milletvekili ve Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Erol Çevikçe'nin de istifa ettiğini paylaştı. Çevikçi'nin rahatzılığı nedeniyle basın açıklamasına katılamadığını söyledi.

Etimesgut Belediye Başkanı Erdal Beşikçioğlu dahil 52 kişi gözaltına alındı

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında Etimesgut Belediye Başkanı Erdal Beşikçioğlu'nun da yer aldığı 55 kişi hakkında gözaltı kararı verildi

30.07.2026 13:22:00
Haber Merkezi
 
Etimesgut Belediye Başkanı Erdal Beşikçioğlu dahil 52 kişi gözaltına alındı
Etimesgut Belediye Başkanı Erdal Beşikçioğlu dahil 52 kişi gözaltına alındı
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında Etimesgut Belediye Başkanı Erdal Beşikçioğlu'nun da yer aldığı 55 kişi hakkında gözaltı kararı verildi.

İçişleri Bakanlığı, "Suç İşlemek Amacıyla Örgüt Kurmak ve Örgüte Üye Olmak, Zimmet, Rüşvet, İrtikap, İhaleye Fesat Karıştırmak, Edimin İfasına Fesat Karıştırmak ve Görevi Kötüye Kullanma" suçlamalarıyla 52 kişinin gözaltına alındığını duyurdu.

Bakanlık açıklamasında, gözaltına alınanlar arasında Beşikçioğlu'nun yanı sıra 37 belediye çalışanı ve 18 firma yetkilisinin de bulunduğu belirtildi.

Cumhuriyet Halk Partisi Sözcüsü Müslim Sarı, "İktidar, sadece CHP'li belediyeleri sistematik biçimde hedef alan operasyonlara derhal son vermelidir" açıklamasını yaptı.

Etimesgut Belediyesi adına açıklama yapan Belediye Başkan Yardımcısı Ebru Keyvan, "Biz görevimizin başındayız. Başkanımızın arkasındayız" dedi.

"Sürecin takipçisiyiz. Net bilgilerimiz yok. Hukuk birimimiz ve avukatlarımızla iletişim halindeyiz" diye ekledi.

Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığından yapılan açıklamada, Etimesgut Belediyesince yapılan bir kısım ihalelerde usulsüzlük, sahte belgeler düzenleme, otopark kiralama ve inşaat projelerine ilişkin olarak imar ve ruhsat işlemleri gibi konularda menfaat temin edildiği iddiaları üzerine soruşturma başlatıldığı belirtildi.

Polis ekiplerinin sabah erken saatlerde düzenlediği operasyonda belediye binasının yanı sıra gözaltı kararı verilen kişilerin ikamet, işyeri ve araçlarında arama yaptığı belirtiliyor.

Etimesgut'ta Erdal Beşikçioğlu 2024 yerel seçimlerinde oyların yüzde 56,6'sını alarak belediye başkanı seçildi.

Ankara'nın metropol ilçelerinden Etimesgut, Beşikçioğlu öncesi dört dönemdir MHP'li belediye tarafından yönetiliyordu.

Erdal Beşikçioğlu kimdir?
1970'te Ankara'da doğan Erdal Beşikçioğlu, Hacettepe Üniversitesi Devlet Konservatuvarı'ndan 1993'te mezun oldu.

Devlet Tiyatroları'nda uzun yıllar görev yapan Beşikçioğlu, başrolünü üstlendiği "Behzat Ç." dizisiyle geniş kitlelerce tanındı.

Trafik kazasında hayatını kaybeden ünlü Erzincan Valisi Recep Yazıcıoğlu'nu canlandırdığı "Vali" filmiyle de biliniyor.

Özgür Özel ve beraberindeki milletvekillerinin Yeni Parti'yi kurmasının ardından, Beşikçioğlu yeni oluşuma katılmayacağını ve CHP'de kalacağını duyurmuştu.

MasterChef şampiyonu Eren Kaşıkçı'nın cenazesi ailesi tarafından teslim alındı

Sarıyer'deki evinde ölü bulunan 2021 MasterChef şampiyonu Eren Kaşıkçı'nın cenazesi Adli Tıp Kurumu'ndan ailesi tarafından teslim alındı

30.07.2026 00:30:00
İHA
 
MasterChef şampiyonu Eren Kaşıkçı'nın cenazesi ailesi tarafından teslim alındı
MasterChef şampiyonu Eren Kaşıkçı'nın cenazesi ailesi tarafından teslim alındı
Sarıyer Kilyos'taki evinde tek başına yaşayan ve 2 gündür kendisinden haber alınamayan 37 yaşındaki MasterChef 2021 şampiyonu Eren Kaşıkçı bugün ölü bulunmuştu.



İncelemenin ardından hayatını kaybettiği öğrenilen Kaşıkçı'nın cenazesi otopsi için Adli Tıp Kurumu'na otopsi için götürülmüştü.



Yapılan otopsinin ardından ünlü şefin cenazesi ailesi tarafından teslim alındı.

Kaşıkçı'nın cenazesinin cemevine götürüleceği cenaze töreni bilgilerinin sonradan paylaşılacağı öğrenildi.

'Geçmiş yasakları bölücülük için kullanıyorlar'

Meltem TV’de Ebru Çanak’ın sunduğu Sümen6 programına konuk olan Anayasa Hukukçusu Prof. Dr. Süheyl Batum, ana dil hakları tartışmalarına ilişkin net mesajlar verdi. Batum, ana dilin konuşulmasının bir hak olduğunu kabul ederken, ana dilde eğitimin toplumsal ayrışmaya yol açacağını savundu. Geçmişteki dil yasaklarının bugün ülkeyi bölmek için fırsat haline getirilmesini “korkunç” olarak nitelendiren Batum, dünyada bu yaklaşımın aksi bir örnek bulunmadığını vurguladı

29.07.2026 19:30:00
Eyüp Kabil
 
'Geçmiş yasakları bölücülük için kullanıyorlar'
'Geçmiş yasakları bölücülük için kullanıyorlar'
Anayasa Hukukçusu Prof. Dr. Süheyl Batum, Meltem TV ekranlarında yayınlanan Sümen6 programında, 'Terörsüz Türkiye' ve Türkiye'nin güncel siyasi ve toplumsal tartışmalarını değerlendirirken ana dil meselesine özel bir yer ayırdı. Programda Ebru Çanak'ın moderatörlüğünde, Bağımsız Türkiye Partisi Başdanışmanı Harun Kayacı ve Yeniçağ gazetesi yazarı Fatih Ergin'in de yer aldığı tartışmada Batum, anayasa hukuku perspektifinden açıklamalarda bulundu.

Batum, konuşmasının ilgili bölümünde ana dil konusunu şu şekilde özetledi: "Ana dil bir haktır ve konuşulabilir. Ancak ana dilde eğitimle insanları ayrıştırmak mümkün değildir." Bu ifadeyle, bireylerin kendi ana dillerini günlük yaşamda kullanma ve öğrenme hakkını temel bir hak olarak kabul ettiğini ortaya koydu. Buna karşılık, eğitim sisteminin ana dil üzerinden yapılandırılmasının toplumsal bütünlüğü zedeleyebileceği uyarısında bulundu.

Batum, geçmiş dönemlerde uygulanan dil yasaklarına da değindi. Bu yasakların tarihsel bir hata olduğunu dolaylı olarak kabul ederken, aynı yasakların bugün siyasi amaçlarla yeniden gündeme getirilmesini eleştirerek, "Geçmişteki yasakları bugün ülkeyi bölmek için bir fırsat olarak kullanmak korkunçtur" ifadesini kullandı. Batum'a göre, geçmişte yaşanan kısıtlamalar, bugün bazı çevreler tarafından Türkiye'nin üniter yapısını zayıflatmak ve ayrışmayı derinleştirmek amacıyla araçsallaştırılıyor.

"Dünyada bunun aksi bir örnek yok"

Batum, görüşlerini uluslararası karşılaştırmalarla da destekledi. "Dünyada bunun aksi bir örnek yoktur" diyerek, hiçbir ülkede ana dilde eğitimin toplumsal ayrışmayı önleyen veya birliği güçlendiren bir model olarak başarıyla uygulanmadığını savundu. Bu yaklaşımın, Türkiye'nin anayasal düzeni ve ulusal bütünlüğü açısından risk taşıdığının altını çizdi.

Programda Batum'un bu sözleri, aynı yayın içinde ele alınan diğer konularla da bağlantılıydı. Özellikle Türkiye Cumhuriyeti'nin resmi dilinin Türkçe olduğu vurgusu, PKK'nın Lozan öncesi düzen ve Sevr benzeri bir yapıya dönme hedefi iddiaları ve "eşit yurttaşlık" söylemlerinin ardında ayrılıkçı talepler bulunduğu yönündeki değerlendirmeleri, ana dil tartışmasına hukuki ve siyasi bir çerçeve kazandırdı. Batum, mevcut sürecin hukuki bir zemin üzerine oturmadığını, "ısmarlama" ve belirsiz bir yapı taşıdığını da dile getirdi.

Prof. Dr. Süheyl Batum'un bu açıklamaları, Türkiye'de dil, kimlik ve eğitim politikaları etrafında süregelen tartışmalara anayasa hukuku eksenli bir katkı olarak kayda geçti.

Seydikemer’de hastane ve evler boşaltıldı

Türkiye'nin gözde turizm ve doğa merkezleri Antalya ve Muğla, peş peşe çıkan orman yangınlarıyla sarsılıyor. Kaş'ta iki gündür sarp arazide süren yangınla mücadele zor şartlarda devam ederken, Fethiye'deki alevler söndürüldü; son olarak Seydikemer'de ziraat alanında başlayıp ormana sıçrayan yangın nedeniyle ilçe devlet hastanesi tahliye edilerek Fethiye-Antalya kara yolu trafiğe kapatıldı

29.07.2026 15:10:00
Haber Merkezi
 
Seydikemer’de hastane ve evler boşaltıldı
Seydikemer’de hastane ve evler boşaltıldı
Muğla'nın Seydikemer ilçesi Bayır Mahallesi yakınlarında ziraat alanında başlayan yangın, şiddetli rüzgarın etkisiyle hızla ormanlık alana sıçradı. Alevlerin yerleşim yerlerini ve kamu binalarını tehdit etmesi üzerine bölgede acil durum alarmı verildi.

Yangın bölgesine yakın mesafede bulunan Seydikemer Devlet Hastanesi'nin yoğun bakım ve palyatif bakım bölümleri tedbir amacıyla tamamen boşaltıldı. Ayrıca alevlerin tehdit ettiği 43 haneden 65 vatandaş tahliye edilirken, bölgedeki 3 boş evin yandığı bildirildi.

Yangının neden olduğu yoğun duman ve güvenlik riskleri sebebiyle Fethiye-Seydikemer-Antalya kara yolu sivil araç trafiğine geçici olarak kapatıldı. Tarım ve Orman Bakanlığı'nın "orman dışı alandan sıçradı" olarak duyurduğu yangına; 5 uçak, 18 helikopter, 93 arazöz, 3 TOMA ve toplam 835 personelle havadan ve karadan yoğun şekilde müdahale ediliyor.



Kaş'ta arazi şartları çalışmaları güçleştiriyor

Antalya'nın Kaş ilçesine bağlı Üzümlü Mahallesi'nde dün sabaha karşı başlayan orman yangını ise ikinci gününde de etkisini sürdürüyor. Yangının sarp, eğimli ve kayalık bir arazi yapısında yayılması kara ekiplerinin müdahalesini büyük ölçüde zorlaştırıyor.

Gece boyunca sarp kayalıklarda yangın işçileriyle yürütülen karadan mücadeleye, sabahın ilk ışıklarıyla birlikte helikopter ve uçaklar yeniden havadan destek vermeye başladı. Antalya genelinde son iki günde çıkan diğer yangınlardan Demre ve Kumluca'daki alevler ise ekiplerin hızlı müdahalesiyle kontrol altına alınarak soğutma çalışmalarına geçildi.

Fethiye'den sevindirici haber geldi

Muğla'nın Fethiye ilçesi Çiftlik Mahallesi'ndeki ormanlık alanda çıkan yangın ise yüreklere su serpti. Şiddetli rüzgarın etkisiyle büyüyen ve yerleşim alan sınırlarına dayanan alevler, Orman Genel Müdürlüğü ekiplerinin çok sayıda arazöz, uçak ve helikopterle gerçekleştirdiği yoğun koordineli operasyon sayesinde tamamen söndürüldü. Bölgede geniş çaplı soğutma çalışmaları yürütülüyor.

Meteoroloji ve Tarım ve Orman Bakanlığı, bölgedeki şiddetli rüzgar ve düşük nem oranına karşı vatandaşları ve ekipleri yeni risklere karşı teyakkuzda olmaya çağırdı.

Türkiye'de beklenen yaşam süresi konusunda TÜİK rakamları açıkladı

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan Hayat Tabloları, 2023-2025 verilerine göre, Türkiye'de doğuşta beklenen yaşam süresi 78,5 yıl oldu. Bir önceki döneme göre artış gösteren yaşam süresi kadınlarda 81,1 yıl, erkeklerde ise 75,9 yıl olarak hesaplandı

29.07.2026 13:00:00
Haber Merkezi
 
Türkiye'de beklenen yaşam süresi konusunda TÜİK rakamları açıkladı
Türkiye'de beklenen yaşam süresi konusunda TÜİK rakamları açıkladı
TÜİK, Hayat Tabloları, 2023-2025 istatistiklerini yayımladı.
Buna göre, Türkiye'de doğuşta beklenen yaşam süresi 78,5 yıl olarak hesaplandı. Bu süre, 2022-2024 döneminde 78,1 yıl olarak açıklanmıştı.
Cinsiyete göre değerlendirildiğinde, erkeklerde beklenen yaşam süresi 75,9 yıl, kadınlarda ise 81,1 yıl oldu. Böylece kadınların erkeklerden ortalama 5,2 yıl daha uzun yaşaması bekleniyor.

Yaş ilerledikçe beklenen yaşam süreleri
Verilere göre, 15 yaşındaki bir kişinin ortalama kalan yaşam süresi 64,7 yıl olarak hesaplandı. Bu süre erkeklerde 62,1 yıl, kadınlarda ise 67,3 yıl olarak belirlendi.
30 yaşındaki bir kişi için ortalama kalan yaşam süresi 50,3 yıl olurken, erkeklerde 47,8 yıl, kadınlarda 52,7 yıl olarak kayıtlara geçti. Bu yaş grubunda kadınlarla erkekler arasındaki fark 4,9 yıl oldu.
50 yaşındaki bir kişinin kalan yaşam süresi ortalama 31,3 yıl olarak hesaplandı. Erkeklerde bu süre 29 yıl, kadınlarda ise 33,4 yıl olarak tespit edildi.
65 yaşındaki bir kişinin kalan yaşam süresi ise ortalama 18,4 yıl olarak açıklandı. Erkeklerin 16,7 yıl, kadınların ise 20 yıl daha yaşaması beklenirken, kadınların bu yaş grubunda erkeklerden ortalama 3,3 yıl daha uzun yaşadığı görüldü.

Eğitim seviyesi yükseldikçe yaşam süresi artıyor
TÜİK verilerine göre, eğitim düzeyi yükseldikçe beklenen yaşam süresi de uzuyor.
Her yaş grubunda, düşük eğitim seviyesine sahip bireylerin beklenen yaşam süresinin daha kısa olduğu, eğitim seviyesinin artmasıyla birlikte yaşam süresinin de yükseldiği belirlendi.
Cinsiyet bazında yapılan değerlendirmede de benzer sonuçlar ortaya çıktı. 30 yaşındaki erkeklerde, ortaöğretim altı eğitim seviyesi ile yükseköğretim mezunları arasında beklenen yaşam süresi farkı 5,1 yıl olurken, kadınlarda bu fark 4,6 yıl olarak hesaplandı.

Sağlıklı yaşam süresi doğuşta 58 yıl
"Belirli bir yaştaki kişinin günlük hayattaki faaliyetlerini sınırlandıracak bir sağlık sorunu olmadan yaşaması beklenen yıl sayısı" olarak tanımlanan sağlıklı yaşam süresi, doğuşta ortalama 58 yıl olarak kaydedildi.
Bu süre erkeklerde 59,1 yıl, kadınlarda ise 56,9 yıl olarak hesaplandı. Verilere göre, erkeklerin sağlıklı yaşam süresi kadınlardan ortalama 2,2 yıl daha uzun oldu.

Kandıra'da birçok plajda denize girmek yasaklandı

Kocaeli'nin Kandıra ilçesinde, Kovanağzı, Kumcağız, Kerpe, Seyrek, Bağırganlı ve Miço Kadınlar Plajı dışındaki tüm sahillerde olumsuz hava ve deniz şartları nedeniyle denize girmek yasaklandı

29.07.2026 12:03:00
İHA
 
Kandıra'da birçok plajda denize girmek yasaklandı
Kandıra'da birçok plajda denize girmek yasaklandı
Kocaeli Valiliği, Kandıra Kaymakamlığı'nın aldığı karar doğrultusunda olumsuz hava ve deniz şartları nedeniyle ilçedeki birçok plajda denize girmenin yasaklandığını duyurdu.

Yapılan açıklamaya göre, bugün Kovanağzı, Kumcağız, Kerpe, Seyrek, Bağırganlı ve Miço Kadınlar Plajı haricindeki tüm sahillerde denize girmek yasaklandı.

Yetkililer, vatandaşların can güvenliği açısından yalnızca cankurtaran hizmeti verilen ve yasak bulunmayan plajlarda, mantar dubalarla belirlenen güvenli alanlar içerisinde denize girmeleri gerektiğini belirterek, alınan tedbirlere uyulmasını istedi.

Kabine bugün toplanıyor. Gündemde hangi konular var?

Cumhurbaşkanlığı Kabinesi, yaklaşık iki haftalık aranın ardından bugün Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında bir araya gelecek

29.07.2026 12:00:00
Haber Merkezi
 
Kabine bugün toplanıyor. Gündemde hangi konular var?
Kabine bugün toplanıyor. Gündemde hangi konular var?
Cumhurbaşkanlığı Kabinesi, yaklaşık iki haftalık aranın ardından bugün Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında bir araya gelecek. Terörsüz Türkiye süreci, ekonomi ve ABD-İran savaşı gündemde olacak.

Kabine, bugün saat 15.30'da Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında Beştepe'de toplanacak.

Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) gündemine gelmesi beklenen süreç yasası kabinenin de önemli gündem başlıklarından biri olacak.

Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) ve Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) sahadaki son raporları kabinede ayrıntılandırılacak.

Toplantıda ekonomideki gidişatın da masada olması bekleniyor. Merkez Bankası'nın faizleri sabit tutma kararı sonrasında para piyasalarındaki göstergeler değerlendirilecek.

Fiyat istikrarının sağlanması adına atılabilecek ek adımlar ele alınacak.

Kabinede tekrar alevlenen ABD-İran savaşı da masada olacak. Hürmüz Boğazı'ndaki gerilimin başta enerji fiyatları olmak üzere Türkiye'ye etkileri değerlendirilecek.

Öte yandan ABD ile NATO zirvesi marjında gerçekleştirilen görüşmelerin ayrıntıları kabinede bir kez daha görüşülecek.

CAATSA yaptırımlarının kaldırılması ve F-35'lerin Türkiye'ye teslimine ilişkin ara formül bulma çalışmalarında gelinen aşamanın kabinede konuşulabileceği değerlendiriliyor.

Kabinede orman yangınları da değerlendirilecek. Hazırlıkların gözden geçirilmesi ve riskli alanların yeniden ele alınması bekleniyor. Yangınlarla sürdürülen mücadele de ayrıntılandırılacak.

Uzmanından YKS tercihleri için uyarı

Uzman eğitimci İsmail Yolcu, "Adaylar kesinlikle kendi istedikleri bölümleri yazmalılar, başarı sırasına ve kontenjanlara bakmalılar. Bu yıla özel puanların yükselme eğilimi görünüyor" dedi

29.07.2026 10:50:00
İhlas Haber Ajansı
 
Uzmanından YKS tercihleri için uyarı
Uzmanından YKS tercihleri için uyarı
Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) tercih maratonu bugün başladı. Uzman eğitimci İsmail Yolcu, adayların tercih listelerini oluştururken bilinçli hareket etmeleri gerektiğini ifade etti. Tercih döneminin üniversite adaylarının geleceklerini şekillendirecek en kritik süreçlerden biri olduğuna dikkat çeken Yolcu, öğrencilerin başarı sıralamalarını dikkate alarak ilgi duydukları ve kendilerini geliştirebilecekleri bölümleri tercih etmelerinin önemine vurgu yaptı.

Adayların yalnızca popüler olduğu için bölüm yazmamaları gerektiğini belirten Yolcu, tercih yapılırken üniversitelerin akademik kadrosu, eğitim imkanları, staj imkanları, kampüs yaşamı ve mezuniyet sonrası istihdam imkanlarının da araştırılması gerektiğini söyledi. Tercih sürecinde ailelerin de öğrencilere baskı yapmak yerine rehberlik etmesi gerektiğini ifade eden Yolcu, uzman desteği alınmasının yanlış tercihlerin önüne geçebileceğini belirtti. Yolcu, adayların tercih süresini son güne bırakmadan tüm seçenekleri dikkatlice değerlendirerek, kendileri için en doğru kararı vermeleri tavsiyesinde bulundu.

"Adaylar kesinlikle kendi istedikleri bölümleri yazmalılar"

Bu yıl düzenlenen YKS'de bir yığılma olduğunu ve bu durumun da sıralamaları etkilediğini belirten Yolcu, "Kontenjanların azaltıldığı göze çarpıyor. Burada adayların yapacağı ilk konu, kendi başarı sıralarıyla 2025 yılındaki başarı sıralarını kıyaslamak olacak ama en çok da 2025 yılıyla 2026 yılındaki kontenjanların karşılaştırılması yapılmalıdır. Örneğin özellikle bu yıl vakıf üniversitelerindeki hukuk kontenjanlarının çok ciddi anlamda azaltılması, bu yıl hukuk tercih yapacak olan öğrencilere daha da dikkatli olmasını gerektiriyor. Aynı zamanda İngiliz Dili ve Edebiyatı ve İngilizce Öğretmenliği gibi bölümlerde ciddi oranda kontenjanlar daraltıldı.

Bu yıl yanlış tercih yapma ihtimali çok yüksek. Bu yıl ki sınavın formatından dolayı inanılmaz bir yoğunluk var. Yoğunluktan kastım yığılmadır. Yani geçen yıl puanı hesaplanan öğrencilerden örneğin 510, 490, 470'li puanlarda havuzun içinde 30 bin öğrenci olması gerekirken 2026'da bu sayı 2-3 katına çıkıyor. O nedenle adaylar kesinlikle kendi istedikleri bölümleri yazmalılar, başarı sırasına ve kontenjanlara bakmalılar. Bu yıla özel puanların yükselme eğilimi görünüyor. Tıp ve mühendislikler çok popüler. O nedenle adaylara bizim önerimiz, 24 tercih hakkı varsa 24'ünün de tamamını kullanmalarını öneriyoruz. Adaylar istemediği hiçbir bölümü tercih listesine yazmasın, hiçbir aday 'Nasıl olsa şu bölümün puanı benim çok önümde, nasıl olsa gelmez' diye asla yazmasın. Çünkü tercihler kesin gelir, kesin gelmez cümlesini biz asla kullanmayız" diye konuştu.

"4 yıl okuduktan sonra ne yazık ki geriye kalan 44 yıl mutsuz oluyorlar"

Adayların sadece popüler bölümlere yönelmesinin yanlış olduğunu ve kontenjanlara göre hareket etmeleri gerektiğini ifade eden Yolcu, "En çok yaşadığımız durumlardan bir tanesi de ailelerin özellikle öğrencilere müdahil olmalarıdır. Anne diyor ki 'Ben gençliğimde eczacı olamadım, hadi sen eczacılık yaz.' Bizim önerimiz ailelerin bir adım geriye çekilmeleri ve gençlerin sesine kulak vermeleridir.

YÖK Başkanı Erol Özvar, bu yıl toplam 16 tane yeni bölümün lansmanını yaptı ve bunların tamamına yakını yapay zekayla ilgili oldu. YÖK, istihdam odaklı bölümlerin önünü açarken, istihdamda sorun yaşanan bölümlerin de önünü kapatıyor. İyi ki de yapıyor. Çünkü gençler ne yazık ki bölümlerin romantik isimleriyle çok fazla haşır neşir olup, bu bölümlerin peşine gidiyorlar ama 4 yıl okuduktan sonra ne yazık ki geriye kalan 44 yıl mutsuz oluyorlar. Yapay zekayla, siber güvenlikle, savunma sanayiiyle, sağlıkla ilgili ve özellikle mühendislikteki bölümler çok popüler ve bu alanlar oldukça yükselmeye müsait. Ne yazık ki öğretmenlikle ilgili hiçbir bölüme gençlerimiz rağbet göstermiyorlar" şeklinde konuştu.

"İlk 2 gün adayların tercih yapmamasını öneriyorum"

Adayların özellikle yüzde 100 İngilizce olan bölümleri tercih etmesinin kendileri için avantajlı olacağını dile getiren Yolcu, sözlerini şöyle sürdürdü:

"En önemli konulardan bir tanesi de adaylar muhakkak yüzde 100 İngilizce olan bölümleri tercih etsinler. Çünkü yabancı dil iş ararken muhakkak sorgulanıyor. Özellikle ilk 2 gün adayların tercih yapmamasını öneriyorum. Bir de son 2 güne özellikle bırakmamalarını istiyorum. Çünkü son günlerde özellikle panik havası ne yazık ki yüksek oluyor ve adaylar dışarıdan fazla etkileniyorlar. Kendi listeleriyle çok oynuyorlar. En önemli ikazım da sosyal medyada kim oldukları belli olmayan sayfalardan uzak dursunlar. Çünkü sosyal medyaya veya yapay zekaya sorulan bölümlerde çok ciddi hatalar olabiliyor. Okullardaki psikolojik danışmanların, rehber öğretmenlerin ve üniversitedeki uzmanların kapıları herkese sonuna kadar açıktır."

CHP'li Üsküdar Belediye Başkanı gözaltına alındı

Üsküdar Belediyesinde yapı ve iskan ruhsatı işlemlerinde usulsüzlük yapılarak "rüşvet" ve "irtikap" suçu işlendiği iddiasına ilişkin düzenlenen operasyon kapsamında Belediye Başkanı Sinem Dedetaş'ın da aralarında bulunduğu 6 şüpheli gözaltına alındı

29.07.2026 10:12:00
AA
 
CHP'li Üsküdar Belediye Başkanı gözaltına alındı
CHP'li Üsküdar Belediye Başkanı gözaltına alındı
İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının açıklamasında, Üsküdar Belediye Başkan Yardımcısı F.D, Başkan Danışmanı U.M, Özel Kalem A.K, Kent AŞ Genel Müdürü N.A. ve ilgili birim amirleri ile personelin yapı ruhsatı ve iskan ruhsatı verilmesi sürecinde usulsüzlük yaptıkları yönündeki ihbarlar, mağdur beyanları ile bazı şüphelilerin ifadeleri üzerine Üsküdar Belediye Başkanı Sinem Dedetaş hakkında "rüşvet", "irtikap" ve "suç işlemek amacıyla örgüt kurma, yönetme" suçlarından soruşturma başlatıldığı kaydedildi.

Açıklamada, Üsküdar Belediyesince yapı ruhsatı verilmesi sürecinde herhangi bir yetkisi olmamasına rağmen belediye iştiraki Kent AŞ görevlilerinin, kriptolu-kapalı devre mail üzerinden oluşturulan iletişim ağı ile ada parsel bazlı renklendirmeler yaparak hazırlanan Excel tablosuyla Üsküdar Belediyesi personelini talimatlandırmak suretiyle yapı ruhsatı verilmesi sürecini koordine ettiği belirtildi.

MASAK verilerine göre, Kent AŞ ile müteahhitler arasında toplamda 1 milyon 78 bin 870 lira bedelli çok sayıda paravan nitelikte "danışmanlık hizmeti" sözleşmesi imzalandığı vurgulanan açıklamada, bu sözleşmelerle 361 milyon 392 bin 264 liranın Üsküdar Belediyesi ve iştiraki Kent AŞ içerisindeki çıkar amaçlı suç örgütünün faaliyetleri kapsamında gayriresmi olarak yapı ruhsatı almak isteyen müteahhitlerden icbar suretiyle elde edildiği, bunun da mağdur müteahhitlerin beyanları ile Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünün raporlarıyla belirlendiği anlatıldı.

Açıklamada, İçişleri Bakanlığı mülkiye müfettişliğince hazırlanan tevdi raporunda, Belediye Başkanı Dedetaş'ın, Üsküdar Belediyesi ile Kent AŞ arasında belediye iştiraki olmanın ötesinde organik bağ kurularak müteahhitlerin yapı ruhsatı alabilmek adına paravan olarak Kent AŞ ile sözleşme imzalamaya icbar edilmeleri suretiyle gayriresmi gelir temin edilmesi sürecinde belirleyici olduğu belirtildi.

İşlemlerin gecikmesinde etkisi ve dahli bulunan, icbara yönelik algı oluşturulmasında katkısı olan Dedetaş'ın eyleminin "irtikap" suçunu oluşturduğu aktarılan açıklamada, iskan ruhsatının verilmesinden sorumlu birimin ise Üsküdar Belediyesi Yapı Kontrol Müdürlüğü olduğu kaydedildi.

Açıklamada, Kent AŞ Genel Müdürü N.A'nın başkanlığında toplantılar yapılarak her bir inşaatın mevzuata aykırılık niteliğine göre iskan ruhsatı karşılığında müteahhitlerden ne kadar menfaat talep edileceğine karar verildiği ifade edilerek, alınan rüşvet paralarının bir kısmının belediye içerisindeki konum ve yetkiye göre personele verildiği, bir kısmının ise Sinem Dedetaş'ın özel kaleminin talebi ve ihtiyacına istinaden Kent AŞ Genel Müdürüne elden teslim edildiği belirtildi.

Müteahhitlerden elden dolar üzerinden rüşvet alındığı iddiası

Açıklamada, toplam inşaat hacminin büyük olması halinde ise Dedetaş'ın danışmanı U.M. ve Kent AŞ Genel Müdürü N.A. koordinesinde müteahhitlerden elden dolar üzerinden rüşvet alındığı, rüşvet karşılığı mevzuata aykırı olmasına rağmen iskan ruhsatlarının verildiği anlatılarak, rüşvet parasının Üsküdar Belediye binasında Sinem Dedetaş'ın danışmanı U.M'ye parça parça teslim edildiğinin HTS, baz verileri ve şüpheli ifadeleri ile tespit edildiği aktarıldı.

Öte yandan, mevzuata aykırı iskan ruhsatı karşılığında rüşvet olarak nakit ödeme yapmak istemeyen müteahhit firmaya, Dedetaş imzalı paravan bağış protokolüyle tadilat işlerinin üstlendirildiğinin saptandığı kaydedildi.

Açıklamada, Üsküdar Belediyesinde yapı ve iskan ruhsatı verilmesine ilişkin belirlenen usulsüzlüklere ilişkin elde edilen deliller doğrultusunda "rüşvet" ve "irtikap" suçu teşkil edecek eylemlere yönelik 11 adrese eş zamanlı operasyon düzenlendiği ve 6 şüphelinin gözaltına alındığı bildirildi.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.