logo
09 EYLÜL 2026

RUM TEZGAHI

07.07.2010 00:00:00
 




 

 

Fransa ile birlikte AB yolunda Türkiye'nin önüne 17 başlıkta takoz koyan Rumlar, kapalı olan Maraş bölgesine karşılık Türkiye'nin AB ile sürdürdüğü müzakere başlıklarının açılmasını önerdi!

Kıbrıs Rum yönetimi lideri Dimitris Hristofyas, Türkiye'ye 'şok' bir öneride bulundu. Fransa ile birlikte Avrupa Birliği müktesabatının 35 faslından 17'sini kilitleyen Rum yönetimi, KKTC'nin yönetiminde bulunan ancak yerleşime kapalı olan Maraş'ın Rumlara verilmesine karşılık, Türkiye'nin Avrupa Birliği müzakere başlıklarından bazılarının açılmasına izin verebilecekleri önerisinde bulundu. Rum gazetelerine göre Hristofyas, söz konusu öneriyi, birkaç gün önce Brüksel'de gerçekleştirilen zirve çerçevesinde, Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış ile yaptığı 'görüşme sırasında' iletti. Hristofyas, Rum kesiminde yayın yapan "Astra" televizyon kanalına yaptığı açıklamada, "Maraş'a karşılık Türkiye'nin bazı AB müzakere başlıklarının açılmasına onay verebilecekleri mesajını, Bağış aracılığıyla Ankara'ya ilettiğini" söyledi. Hristofyas, "Türkiye'nin katılım sürecinde kesintisiz ilerlemesine izin verilemez. Her zaman karşısında çözülmemiş Kıbrıs sorununu bulacak" dedi.

Yine de eleştiri aldı

Hristofyas'ın önerisine bazı Rum siyasi partileri tepki gösterdi. EURO.KO partisinden yapılan açıklamada, Hristofyas'ın önerisi eleştirildi ve "Kıbrıs Rum tarafının sonu olmayan ve tehlikeli politikalar izlediği" ifade edildi. Açıklamada, "Hristofyas'ın Kıbrıs sorununun pazarlamacısı haline gelmek istemediğini birçok kez söylediği, ancak sıklıkla içeriği olmayan ve tehlikeli öneriler ve fikirler beyan ettiği" görüşüne yer verildi. Rum Ekologlar ve Çevreciler Hareketi ise "Maraş'ın iadesinin Türkiye'nin AB süreciyle ilişkilendirilmesini, Kıbrıs Rum tarafının vermiş olduğu bir diğer taviz" olarak nitelendirdi. Hareketten yapılan açıklamada, "Hristofyas'ın bir kez daha Rum Ulusal Konseyinde konuyu tartışmadan yanlış bir öneri sunduğu" iddia edildi.

Kocaeli'de 7 kişinin öldüğü fabrika yangını davasında tutuklu kamu görevlileri savunma yaptı

Kocaeli'nin Dilovası ilçesinde 7 kişinin öldüğü, 6 kişinin yaralandığı kozmetik fabrikasındaki yangına ilişkin aralarında şirket ve belediye yetkililerinin de bulunduğu 10'u tutuklu, 1'i firari 23 sanığın yargılandığı davanın dördüncü duruşması başladı

09.09.2026 00:10:00
AA
 
Kocaeli'de 7 kişinin öldüğü fabrika yangını davasında tutuklu kamu görevlileri savunma yaptı
Kocaeli'de 7 kişinin öldüğü fabrika yangını davasında tutuklu kamu görevlileri savunma yaptı

Gebze 7. Ağır Ceza Mahkemesince Kandıra Ceza İnfaz Kurumu Yerleşkesi'ndeki salonda yapılan duruşmaya, tutuklu sanıklar, bazı tutuksuz sanıklar, müştekiler ve taraf avukatları katıldı.

Duruşma, dosyaya gelen belgeler ile görevli ve eski belediye çalışanı 5'i tutuklu 7 sanık hakkında hazırlanan iddianamenin okunmasıyla başladı.

Söz verilen tutuklu sanık eski Dilovası Belediye Başkan Yardımcısı Necati Temiz, 31 Mart 2024'teki yerel seçimlerden sonra göreve geldiğini, söz konusu işletmeye eski belediye başkanı döneminde ruhsat verildiğini, kendisinin, işletmenin adres değişikliği nedeniyle yenilenen ruhsatı imzaladığını söyledi.

Temiz, imza için getirilen dosyanın içeriğini incelemek gibi bir sorumluluğunun olmadığını savunarak, işletme sahiplerini tanımadığını, daha önce hiç aynı ortamda bulunmadığını belirtti.

Ruhsatı imzalarken yangının meydana geldiği bina hakkında yıkım kararı olduğunu bilmediğini öne süren Temiz, tahliyesini talep etti.

Dönemin Dilovası Belediyesi İmar ve Şehircilik Müdürü ve Dilovası Belediye Başkan Yardımcısı tutuklu sanık Hüseyin Öztürk, görev yaptığı dönemde 264 kaçak bina için yıkım kararı verdiklerini, Dilovası'nda 40 yılı aşkın süredir biriken kaçak yapı dosyaları nedeniyle mevcut belediye yönetiminin ve sanık olarak yargılanan memurların gerçekleştirilemeyen yıkımlardan sorumlu tutulmasını doğru bulmadığını savundu.

Belediyenin yıkımları karşılayabilecek ekonomik ve sosyal güce sahip olmadığını ve mevcut kaçak yapıların 10 yılı aşkın sürede dahi yıkılamayacağını iddia eden Öztürk, yangının çıktığı işletmeye ruhsat verildiği dönemde kaçak yapıyı tespit edip yıkım kararı alarak Fen İşleri Müdürlüğüne yönlendirdiklerini ancak yıkımın gerçekleştirilmediğini kaydetti.

Öztürk, gerçekleşmeyen yıkımdan dolayı mülkiye müfettişlerinin kendisini sorumlu tuttuğunu ancak 2016'da belediye meclisinde kaçak yapılara yönelik alınan karardaki görevlerini yerine getirdiğini belirterek, yıkım kararını verdikten sonraki süreçten sorumlu olmadığını savundu, tahliyesini istedi.

Eski Yapı Kontrol Müdürü tutuklu sanık Cihan Sorgucu ise bilirkişi raporunun teknik açıdan problemli olduğunu savundu.

Davaya konu yapının yapıldığı ve yangının meydana geldiği tarihte görevde olmadığına değinen Sorgucu, bütçe eksikliği nedeniyle görev süresi içerisinde yıkım ihalesi düzenlemeye vaktinin olmadığını, görev yaptığı süre içerisinde tüm kaçak yapıları ilgili yerlere bildirdiğini, yaptığı iş ve işlemlerde görevi kötüye kullanma veya ihmal olmadığını iddia etti.

Dilovası Belediyesi Yapı Kontrol Müdürü tutuklu sanık Muammer Telli de yanan binanın inşaatının başladığı tarihte belediyede çalışmadığını, yıkım kararının çıktığı tarihlerde yapı kontrol müdürü olmadığını söyledi.

Göreve 2024'ün nisan ayında başladığını belirten Telli, ilçe genelindeki kaçak yapıların yıkım ihalesini gerçekleştirebilmek için müdürlüğün 2024'te 3,5 milyon lira olan bütçesini 2025'te yaklaşık 85 milyon liraya çıkardığını ifade etti.

Telli, 2025'in nisan ayında ilçe genelindeki kaçak yapıların yıkımı için ihale dosyası hazırladığını, aynı yılın temmuz ayında 250 milyon lira bedelle yapılan ihalenin katılımcı olmaması nedeniyle iptal edildiğini aktararak, kaçak yapıları belediyenin kendi imkanlarıyla yıkmanın mümkün olmadığını vurguladı.

Eski Yapı Kontrol Müdür Vekili tutuklu sanık Selim San ise 5,5 aylık kısa bir süre görevde kaldığını, bu süreçte yangının çıktığı işletmeyle ilgili herhangi bir işlem yapmadığını ifade etti.

Tutuklu sanıkların savunmalarının tamamlanmasının ardından duruşmaya yarın sabaha kadar ara verildi.

Olay ve ceza istemleri

Dilovası ilçesi Mimar Sinan Mahallesi'ndeki bir kozmetik fabrikasında 8 Kasım 2025'te çıkan yangında Tuğba Taşdemir (17) ile kuzeni Nisanur Taşdemir (15), Cansu Esetoğlu (15), Hanım Gülek (52), Esma Gikan (31) ve Şengül Yılmaz (59) hayatını kaybetmiş, 7 kişi yaralanmıştı. Kocaeli Şehir Hastanesi'ne kaldırılan Tuncay Yıldız da 15 Kasım'da yaşamını yitirmişti.

Gebze Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan ve Gebze 7. Ağır Ceza Mahkemesince kabul edilen 97 sayfalık iddianamede, tutuklu kozmetik firması yetkilileri Altay Ali ve kardeşi İsmail Oransal ile ortak üretim yaptığı değerlendirilen kozmetik firmasının yetkilileri Aleyna Oransal ve tutuklu sanık Gökberk Güngör hakkında "olası kastla öldürme" suçundan 7'şer kez müebbet, "olası kastla mala zarar verme" suçundan ise 3'er kez 5 ay 10 günden 3 yıla kadar hapis cezası isteniyor.

Olayın yaşandığı fabrikaya iş sağlığı ve güvenliği hizmeti veren Küresel OSGB firmasının işletmecisi firari Ü.Ç, sorumlu müdürü Ü.A. ile iş güvenliği uzmanları M.D. ve S.Ç, fabrika binasının eski sahibi G.D, binayı satın alan şirketin yetkilileri C.Ö.Y, Ö.Y. ve Ö.Y'nin "bilinçli taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma" suçundan 2 yıl 8 aydan 22 yıl 6'şar aya kadar hapisle cezalandırılması istenen iddianamede, kozmetik firması yetkililerinin kaçmasına yardım ettikleri gerekçesiyle tutuklu Ali Osman Akat ve Abdurrahman Bayat ile tutuksuz Ö.A. ve Ö.Y. için "suçluyu kayırma" suçundan 6 aydan 5 yıla kadar hapis cezası talep ediliyor.

Ayrıca, Gebze Cumhuriyet Başsavcılığınca, görevli ve eski belediye çalışanı 7 kişi hakkında hazırlanan ve mevcut dosyayla birleştirilmesine karar verilen iddianamede, sanıklar hakkında "bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma" suçundan 2 yıl 8 aydan 22 yıl 6'şar aya kadar hapis cezası isteniyor. 

Sigara içmeyin, içenden de uzak durun!


 
 
Dünya genelinde yapılan araştırmada, 2023'te yaklaşık 1.7 milyon kişinin pasif içiciliğe maruz kalması sonucu hayatını kaybettiği belirlendi.

08.09.2026 15:55:00
Haber Merkezi/AA
 
Sigara içmeyin, içenden de uzak durun!
Sigara içmeyin, içenden de uzak durun!

Dünya genelinde yapılan araştırmada, 2023'te yaklaşık 1,7 milyon kişinin pasif içiciliğe maruz kalması sonucu hayatını kaybettiği belirlendi.
Ünlü tıp dergisi 'The Lancet'te yayımlanan araştırmada, 204 ülke ve bölgedeki pasif içicilik yaygınlığı ile buna bağlı hastalık yükü incelendi.

Dünyadaki her 3 kişiden biri etkileniyor

Araştırmada, 2023'te dünya genelinde yaklaşık 767 milyonu çocuk olmak üzere 2.7 milyardan fazla kişinin pasif içiciliğe maruz kaldığı ve bu durumun yaklaşık 1.7 milyon kişinin ölümüne neden olduğu belirtildi. Yetişkin ölümlerinin en başta "iskemik kalp hastalığından", çocuk ölümlerinin ise "alt solunum yolu enfeksiyonundan" kaynaklandığı aktarıldı.

Kapalı mekanlarda ısrarla sigara içenler katilden farksız!

Araştırmada, pasif içiciliğin küresel ölçekte önemli bir sağlık riski olmaya devam ettiği belirtilerek özellikle kadın ve çocukların korunması için daha güçlü tütün kontrol önlemleri alınması çağrısında bulunuldu. Pasif içicilik, tütün ürünü kullanan kişilerin çevresindekilerin dumana istemeden maruz kalması olarak tanımlanıyor ve kalp hastalıkları, solunum yolu rahatsızlıkları ile kanser başta olmak üzere ciddi sağlık sorunlarına yol açabiliyor.

Atlas Çağlayan'ın annesi: "Verilecek ceza beni rahatlatmayacak ama bu cezasızlık algısının da ortadan kalkmasını istiyorum"

İstanbul'un Güngören ilçesinde bıçaklanarak öldürülen 17 yaşındaki Atlas Çağlayan'ın ölümüne ilişkin görülecek dava öncesi açıklama yapan anne Gülhan Ünlü, "Artık evladımın adaletini istiyorum. Hiçbir verilecek ceza beni rahatlatmayacak bunu da biliyorum ama bu cezasızlık algısının da ortadan kalkmasını istiyorum. '3 yıl, 5 yıl yatarız, ondan sonra hayatımıza devam ederiz' düşüncesi olmasın artık. Biz artık diğer çocuklarımızı da korumak istiyoruz" dedi

08.09.2026 11:38:00 / Güncelleme: 09.09.2026 07:21:06
İHA
 
Atlas Çağlayan'ın annesi: "Verilecek ceza beni rahatlatmayacak ama bu cezasızlık algısının da ortadan kalkmasını istiyorum"
Atlas Çağlayan'ın annesi: "Verilecek ceza beni rahatlatmayacak ama bu cezasızlık algısının da ortadan kalkmasını istiyorum"
Güngören'de çıkan kavgada bıçaklanarak hayatını kaybeden 17 yaşındaki Atlas Çağlayan'ın ölümüne ilişkin sanık E.Ç.'nin (14) yargılandığı dava öncesi müşteki anne Gülhan Ünlü Bakırköy Adalet Sarayı önünde açıklamalarda bulundu. Müşteki Gülhan Ünlü'ye çok sayıda vatandaş destek olmak için adliye önüne geldi.

Verilecek ceza beni rahatlatmayacak bunu da biliyorum ama bu cezasızlık algısının da ortadan kalkmasını istiyorum

Adliye önünde konuşan Gülhan Ünlü, sanığın en ağır cezayı almasını istediğini belirterek, "İlk duruşmada da söylediğimiz gibi, taleplerimizin hepsi reddedilmişti. Yine bugün aynı taleplerde bulunacağız. Görüntülerin izlenmesini istemiştik ilk duruşmada, maalesef ki reddedilmişti. Duruşmadan beklentim, iştirakçilerin de sanık olarak yargılanması. Sadece dosyada tanık olarak varlar. Dosyada daha şimdiden çok açık olduğunu söyleyebilirim. Mesajlaşmalar var, katilin silahla fotoğrafları var, olaydan 4 gün öncesinde başkasını bıçakladığına dair mesajlaşması var, uyuşturucu var. İştirakçilerin de artık ceza almasını istiyoruz. 8 ay geçti, ne gecemiz var, ne gündüzümüz var, ne uykumuz var. Artık evladımın adaletini istiyorum. Hiçbir verilecek ceza beni rahatlatmayacak bunu da biliyorum ama bu cezasızlık algısının da ortadan kalkmasını istiyorum. '3 yıl, 5 yıl yatarız, ondan sonra hayatımıza devam ederiz' düşüncesi olmasın artık. Biz artık diğer çocuklarımızı da korumak istiyoruz" şeklinde konuştu.



Açıklamasının devamında ceza miktarlarına da değinen anne Gülhan Ünlü, "Bu canilerin, katillerin cezaları, aldıkları ceza gibi olsun. 21 yıl diye ceza veriliyor fakat yatarı 5 yıl oluyor. Bu ceza, mağdur ailelere verilmiş gibi oluyor. Dosyamızda başından beri çok fazla açık var, delil karartma var. Hanginiz, cinayetin işlendiği aleti elinize alırsınız? Almak için bir sebebiniz olması gerekiyor. Biz bu sebebin peşinden koşturuyoruz. Buradan çıktığımda daha umutlu çıkmak istiyoruz" diye konuştu.

Açıklamanın ardından karar çıkması beklenen duruşmanın görülmesine başlandı.

7 ev kül oldu, Kozan'da orman yangını devam ediyor

Adana'nın Kozan ilçesinde çıkan orman yangınına 5 helikopter, 2 uçakla mücadele sürüyor

08.09.2026 10:13:00
İhlas Haber Ajansı
 
7 ev kül oldu, Kozan'da orman yangını devam ediyor
7 ev kül oldu, Kozan'da orman yangını devam ediyor
Adana'nın Kozan ilçesinde çıkan orman yangınına 5 helikopter, 2 uçakla mücadele sürüyor. Bölgede 7 ev yanarak kullanılamaz hale geldi.

Yangın, Kozan ilçesine bağlı Doğanalanı Mahallesi'ndeki ormanda çıktı. Ormanda alevlerin yükseldiğini gören vatandaşlar durumu 112 Acil Çağrı Merkezi'ne bildirdi. Bölgeye çok sayıda Orman Genel Müdürlüğü ekipleri ve itfaiye ekipleri sevk edildi.



Yangın rüzgarın etkisiyle büyürken bölgedeki bazı yerleşim yerleri tedbir alınarak tahliye edildi. 7 ev yanarak kullanılamaz hale geldi. Ekiplerin 5 helikopter, 2 uçakla yangına müdahalesi sürüyor.



Doğanalanı Mahallesi Muhtarı Yunus Bekçi ise yangın haberini alıp bölgeye geldiklerini söyleyerek, "Mahallenin kuzey kısmında tepenin alt eteğinden ateş yükseldi. Zaten poyrazında çok fazla olması nedeniyle bir anda sağa sola savruldu. Her tarafa yayıldı bu hale geldi. Birkaç tane evde hasar olduğu söyleniyor" dedi.

Enizçakırı Mahallesi Muhtarı Ahmet Avcı da "Rüzgarın etkili olması nedeniyle yangın büyüdü. Öncelikle insanları, hayvanları tahliye ettik. Yangının olduğu alanda 15 kadar ev vardı. Yangının içinde kaldılar diye konuştu.

Antalya'da ormanlık ve tarım arazilerinin bulunduğu alanda çıkan yangına müdahale ediliyor

Antalya'nın Serik ilçesinde ormanlık ve tarım arazilerinin bulunduğu alanda çıkan yangına ekiplerin müdahalesi sürüyor

08.09.2026 02:00:00
AA
 
Antalya'da ormanlık ve tarım arazilerinin bulunduğu alanda çıkan yangına müdahale ediliyor
Antalya'da ormanlık ve tarım arazilerinin bulunduğu alanda çıkan yangına müdahale ediliyor

Deniztepesi ve Sarıabalı mahallelerinde henüz belirlenemeyen nedenle yangın çıktı.

İhbar üzerine bölgeye çok sayıda itfaiye aracı sevk edildi.

Bölgedeki evler tahliye edilirken, 5 ev ve bazı seralar yangında kullanılamaz hale geldi.

Yanan bir evde bulunan engelli 3 kişi dumandan etkilendi.

Engelliler İbrahim, Hatice ve Kiraz Karaca, ambulanslarla hastaneye kaldırıldı.

Öte yandan yangına müdahale eden özel bir şirkete ait kepçe şarampole devrildi.

Kazada yaralanan sürücü, hastaneye götürüldü.

Ekiplerin yangını kontrol altına almak için çalışması devam ediyor.


 

Yazın kulaklarımızdan niye daha çok çekiyoruz?


 
 
Yaz aylarında sıcaklıkların artmasıyla birlikte kulak sağlığını olumsuz etkileyebilecek bazı yanlış alışkanlıklar daha sık görülüyor. Kulak, Burun ve Boğaz Hastalıkları Uzmanı Dr. Ecem Sevim Akı, “Kulak kanalında gelişen dış kulak yolu enfeksiyonları (yüzücü kulağı) yaz aylarında belirgin artış gösterirken, bazı durumlarda orta kulak enfeksiyonları da görülebiliyor" dedi. 

08.09.2026 01:24:00
Murat Çorbacı
 
Yazın kulaklarımızdan niye daha çok çekiyoruz?
Yazın kulaklarımızdan niye daha çok çekiyoruz?

Yaz aylarında sıcaklıkların artmasıyla birlikte kulak sağlığını olumsuz etkileyebilecek bazı yanlış alışkanlıklar daha sık görülüyor. Kulak, Burun ve Boğaz Hastalıkları Uzmanı Dr. Ecem Sevim Akı, "Kulak kanalında gelişen dış kulak yolu enfeksiyonları (yüzücü kulağı) yaz aylarında belirgin artış gösterirken, bazı durumlarda orta kulak enfeksiyonları da görülebiliyor. Her iki tabloda da şiddetli kulak ağrısı, işitme kaybı, kulakta akıntı ve ateş gibi yakınmalar ortaya çıkarak hem çocukların hem de yetişkinlerin yaşam kalitesini düşürebiliyor" dedi. Dr. Akı, tatilde kulak enfeksiyonuna yol açan 6 hatayı ve alınabilecek basit ama etkili önlemleri açıkladı.

1. Havuz hijyenine dikkat etmemek... Yeterince dezenfekte edilmeyen havuzlarda bakteri, mantar ve bazı mikroorganizmalar kolayca çoğalabiliyor ve halk arasında 'yüzücü kulağı' olarak bilinen dış kulak yolu enfeksiyonuna (otitis eksterna) yol açabiliyor.

2. Kulağı uzun süre ıslak bırakmak ve yıkamaya çalışmak. Sudan çıktıktan sonra kulağın dış kısmının yumuşak bir havluyla nazikçe kurulanması, başın sağa ve sola eğilerek içeride kalan suyun kendiliğinden boşalmasının sağlanması kulak sağlığının korunmasına yardımcı olur.

3. Kontrolsüz kulak temizleme çubuğu kullanımı. Toplumumuzda kulak kirini pamuklu çubukla temizlemeye çalışmak çok sık yapılan hatalardan biri... Kulak kiri (serumen) aslında kulağı mikroplardan koruyan doğal bir bariyer görevi görür. Ancak pamuklu çubukla kiri dışarı çıkarmaya çalışmak, aksine kirin kulak kanalında daha derinlere itilmesine sebep olur ve dış kulak yolu cildinde hasar oluşturarak bakterilerin ve mantarların kolayca yerleşmesine zemin hazırlayabilir.

4. 'Basit bir su kaçması' diyerek önemsememek.

5. Kulaktaki tıkanıklığa müdahale etmek. Toplumda sık yapılan hatalı davranışlardan biri de; kulakta dolgunluk veya tıkanıklık hissedildiğinde zeytinyağı, sirke, alkol ya da farklı sıvılar damlatmak, yabancı cisimlerle kulağı temizlemeye çalışmak. Oysa bu yanlış uygulamalar kulak kanalını tahriş edebilir, mevcut enfeksiyonu ağırlaştırabilir ve kulak zarında hasara yol açabilir.

6. Kulak zarı deliklerinde ve ventilasyon tüp uygulamalarında önlem almamak. Kulak zarında delik bulunan veya ventilasyon tüpü uygulanmış kişilerde dış kulak yolu ve orta kulak arasındaki bariyer ortadan kalkar. Orta kulağın su ile teması halinde enfeksiyonlar görülebilir. Hastanın kulağı sudan koruması ya da özel kulak tıkacı kullanması gerekir.

Yargıda bitmeyen ‘çifte standart’ tartışması

Uyuşturucu madde kullanımını kolaylaştırma ve uyuşturucu ticareti suçlarından 40 yıla kadar hapis istemiyle yargılanan eski Habertürk Genel Müdürü Veyis Ateş, davanın ilk duruşmasında tahliye edildi

07.09.2026 22:10:00
Haber Merkezi
 
Yargıda bitmeyen ‘çifte standart’ tartışması
Yargıda bitmeyen ‘çifte standart’ tartışması
Uyuşturucu madde kullanımını kolaylaştırma ve uyuşturucu ticareti suçlarından 40 yıla kadar hapis istemiyle yargılanan eski Habertürk Genel Müdürü Veyis Ateş, davanın ilk duruşmasında tahliye edildi.

Karar, Türkiye'de gazetecilere ve kamuoyunca tartışmalı isimlere yönelik yargı uygulamalarında "çifte standart" eleştirilerini yeniden gündeme taşıdı.

Uyuşturucu soruşturması kapsamında tutuklanan eski Habertürk Genel Müdürü Veyis Ateş, 7 Eylül Pazartesi günü ilk kez hakim karşısına çıktı. Ateş hakkında uyuşturucu madde kullanımını kolaylaştırma ve uyuşturucu ticareti suçlarından 40 yıla kadar hapis cezası talep ediliyordu.

Mahkemenin ilk duruşmada tahliye kararı vermesi, kamuoyunda yeni bir tartışmanın fitilini ateşledi.

Türkiye'de özellikle siyasi iktidarı eleştiren gazeteciler hakkında yürütülen soruşturma ve davalarda tutukluluk kararlarının uzun sürmesi, buna karşılık iktidara yakın olduğu değerlendirilen isimler açısından verilen daha hızlı tahliye kararları, uzun süredir muhalefet ve basın örgütleri tarafından eleştiriliyor.

"Aynı hukuk, farklı uygulama mı?"

Tartışmanın merkezinde ise aynı suçlama karşısında sanığın kimliği ve siyasi çevresi yargı kararlarının uygulanmasında etkili oluyor mu, sorusu var.

Bir tarafta yazdıkları, söyledikleri veya yaptıkları nedeniyle tutuklanan ve aylarca hatta yıllarca tutuklu kalan gazeteciler bulunurken, diğer tarafta siyasi iktidara yakınlığıyla bilinen bazı isimlerin daha kısa sürede tahliye edilmesi kamuoyunda "hukuk herkese eşit mi uygulanıyor?" sorusunu gündeme getiriyor.

Çünkü adalet yalnızca mahkeme salonunda verilen karardan ibaret değildir. Adalet, aynı durumda bulunan herkes için aynı ölçünün uygulanmasıdır.

Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) camiası, İstanbul’da düzenlenen düğün töreninde bir araya geldi

Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) camiası, İstanbul'da düzenlenen düğün töreninde bir araya geldi

07.09.2026 16:04:00 / Güncelleme: 07.09.2026 16:08:04
Haber Merkezi
 
Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) camiası, İstanbul’da düzenlenen düğün töreninde bir araya geldi
Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) camiası, İstanbul’da düzenlenen düğün töreninde bir araya geldi
Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) camiası, İstanbul'da düzenlenen düğün töreninde bir araya geldi.

BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş'ın yeğeni, BTP MYK Üyesi Mustafa Hayri Baş'ın kızı Banu Sultan ile BTP Genel Başkan Yardımcısı Sabri Terzi'nin oğlu Emirhan Terzi, düzenlenen törenle dünya evine girdi.

Avcılar'daki düğüne ailelerin ve yakınlarının yanı sıra BTP teşkilatından çok sayıda isim de katıldı.

Düğün öncesinde gerçekleştirilen nikâh merasiminde genç çiftin nikâh şahitlerinden biri de BTP Lideri Hüseyin Baş oldu.
Hüseyin Baş, nikâhın ardından genç çifti tebrik ederek bir ömür boyu mutluluk ve aile saadeti diledi.

Hüseyin Baş düğünde renkli görüntülere eşlik etti

Düğün töreni, nikâhın ardından renkli görüntülere sahne oldu.
Hüseyin Baş, düğünde seslendirilen şarkılara eşlik ederken, davetlilerle birlikte horon ve halay çekti.


Yoğun katılımın olduğu düğünde BTP teşkilat mensupları da genç çiftin mutluluğuna ortak oldu.

Samsun'da 12 Afgan yakalandı

Samsun'da polis ekiplerinin düzenlediği operasyonda yasa dışı yollarla Türkiye'ye girdikleri belirlenen 13 Afganistan uyruklu göçmen yakalanırken, göçmen kaçakçılığı yaptığı belirlenen 4 şüpheli gözaltına alındı

07.09.2026 15:03:00
İhlas Haber Ajansı
 
Samsun'da 12 Afgan yakalandı
Samsun'da 12 Afgan yakalandı
Samsun'da polis ekiplerinin düzenlediği operasyonda yasa dışı yollarla Türkiye'ye girdikleri belirlenen 13 Afganistan uyruklu göçmen yakalanırken, göçmen kaçakçılığı yaptığı belirlenen 4 şüpheli gözaltına alındı.

Edinilen bilgiye göre, Samsun Emniyet Müdürlüğü Göçmen Kaçakçılığı ve Hudut Kapıları Şube Müdürlüğü ekipleri, göçmen kaçakçılığıyla mücadele kapsamında yürüttükleri çalışmalar doğrultusunda Ağrı'dan İstanbul'a gitmekte olan şüphelileri takibe aldı.



Öncü ve artçı araçlarla ilerledikleri tespit edilen şüphelilerin bulunduğu araçlar, Samsun girişinde durduruldu. Yapılan aramada, yurda yasa dışı yollarla Türkiye'ye girdiği belirlenen 13 Afganistan uyruklu kaçak göçmen yakalandı. Kaçak göçmenler hakkında sınır dışı işlemleri başlatıldı.

Operasyon kapsamında Samsun'da A.D., A.B. ve T.İ. gözaltına alınırken, olayla bağlantısı olduğu belirlenen A.E. ise Ağrı'da yakalandı. Ağrı'da yakalanan A.E.'nin de Samsun'a getirileceği öğrenildi.

Emniyetteki sorguları tamamlanan 3 şüpheli bugün Samsun Adliyesine sevk edildi. Nöbetçi mahkemeye çıkarılan A.D. ve A.B. tutuklanarak cezaevine gönderilirken, T.İ. ise mahkemece adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

Manisa'da tarihi uyuşturucu operasyonu

Manisa ve Mersin'de, milyonlarca sentetik ecza hap ile yaklaşık 2 ton uyuşturucu ham maddesinin ele geçirildiği dev operasyonun detayları ortaya çıktı

07.09.2026 14:54:00
İhlas Haber Ajansı
 
Manisa'da tarihi uyuşturucu operasyonu
Manisa'da tarihi uyuşturucu operasyonu
Manisa ve Mersin'de, milyonlarca sentetik ecza hap ile yaklaşık 2 ton uyuşturucu ham maddesinin ele geçirildiği dev operasyonun detayları ortaya çıktı. Operasyonda gözaltına alınan 5 kişi tutuklanarak cezaevine gönderilirken, ele geçirilen uyuşturucu maddelerin piyasa değerinin yaklaşık 1 milyar TL olduğu öğrenildi.

İçişleri Bakanlığı koordinasyonunda, Manisa Valiliği Uyuşturucu ile Mücadele Eylem Planı çerçevesinde, uyuşturucu madde ticaretine yönelik çok yönlü istihbarat ve risk analiz çalışmaları gerçekleştirildi.



Elde edilen bulgular doğrultusunda, Manisa Cumhuriyet Başsavcılığının adli kararlarıyla Manisa Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince, uyuşturucu madde ticareti yapan ve uyuşturucu maddeleri Manisa ile Ege Bölgesi'ndeki illere sevk eden şahıslara yönelik projeli çalışma başlatıldı. Yürütülen çalışmalar kapsamında şüphelilerin faaliyetleri teknik ve fiziki takip altına alınırken, bağlantılı adresler de belirlendi.

Çalışmaların ardından Manisa merkezli olarak Manisa ve Mersin'de belirlenen adreslere eş zamanlı operasyon düzenlendi. Mersin'de operasyon düzenlenen adreslerden birinde uyuşturucu imalatında kullanıldığı belirlenen bir tesis ortaya çıkarıldı. Tesiste sentetik hap basımında kullanılan makinelerin yanı sıra uyuşturucu imalatında kullanılmak üzere hazırlanan çok sayıda malzeme ele geçirildi.



Yapılan aramalarda 2 adet sentetik hap basma makinesi, 1 milyon 983 bin 540 adet sentetik ecza hapı, 1 ton 917 kilogram yeşil reçeteli ilaç ham maddesi, basıma hazır 2 milyon 486 bin adet boş kapsül ve 27 bin 290 adet boş blister ele geçirildi.

Operasyon kapsamında gözaltına alınan Y.G., E.P., A.G., M.F. ve M.V. isimli şüpheliler, emniyetteki işlemlerinin ardından sevk edildikleri adli makamlarca tutuklanarak cezaevine gönderildi.

Ele geçirilen uyuşturucu maddelerin piyasa değerinin yaklaşık 1 milyar TL olduğu öğrenilirken, operasyonun Manisa tarihinin en büyük uyuşturucu operasyonu olduğu belirtildi.
Manisa İl Emniyet Müdürü Adnan Karayel öncülüğünde bugün, operasyon kapsamında ele geçirilen uyuşturucu maddeler ve imalatta kullanılan malzemeler görüntülendi. Milyonlarca hapın yanı sıra tonlarca ham madde, boş kapsül ve blisterler ile hap basımında kullanılan makineler operasyonun boyutunu gözler önüne serdi.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.