logo
31 MAYIS 2026

Rusya'daki orman yangınları söndürülemiyor

Rusya'nın Rostov kentinde dün ormanlık alanda çıkan ve yerleşim bölgelerine sıçrayan yangında 500 hektardan fazla alan küle döndü. Şu ana kadar 2 kişinin hayatını kaybettiği yangın nedeniyle 15 ev ve 49 ahırda da büyük hasar oluştu

03.09.2020 13:45:00
Rusya'daki orman yangınları söndürülemiyor
Rusya'daki orman yangınları söndürülemiyor
Rusya'nın Krasnodar bölgesine bağlı Rostov kentinin ormanlık alanlarında dün başlayan ve 2 kişinin ölümüne yol açan orman yangını söndürülemiyor. Belokalitvinsky, Tarasovsky, Kamensky ve Krasnosulinsky çevresinde etkisini sürdüren yangın, gece saatlerine kadar 170 hektarlık alanı küle çevirdi. Gece yarısı orman yangını kontrol altına alınmaya başlanırken, rüzgarın etkisiyle sabah saatlerine doğru etkisini arttırdı. Rusya Acil Durumlar Bakanlığı gece saatlerinde yaptığı açıklamada, 2 kişinin hayatını kaybettiği yangın nedeniyle yerleşim yerlerinden 100 kişinin tahliye edildiğini ifade etti. Bugün yapılan yeni açıklamada ise yangının şiddetini arttırdığı, 522 hektardan fazla alanın küle döndüğü ve alevlerin kontrol altına alınamadığı belirtildi.

Alevler 15 ev 49 ahıra sıçradı

Rostov Valisi Vasily Golubev, Federasyon Konseyi Başkanı Valentina Matviyenko'yu yangına dair bilgilendirdi. Matviyenko'ya yangınla ilgili son durumu anlatan Golubev, söndürme çalışmalarında Be-200 yangın söndürme uçağı, Mİ-8 yangın söndürme helikopteri, 132 itfaiye aracı ve 461 kişinin görev aldığını söyledi.

Yangının 4 farklı bölgede etkisini sürdürdüğünü aktaran Vali Golubev, şu ana kadar yangında 2 kişinin öldüğünü, 15 evin ve 49 ahırın yandığını belirtti.

Yangınla ilgili rapor alan Matviyenko'nun Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'i bilgilendirdiği öğrenildi.

İHA

CHP’de geçmiş dönemlerde görev yapan 221 milletvekili ve senatör ortak bildiri yayımladı

Mahkeme kararıyla CHP Genel Başkanlığı’na getirilen Kılıçdaroğlu ve görevden uzaklaştırılan Özel tartışmaları sürerken, CHP’de geçmiş dönemlerde görev yapan 221 milletvekili ve senatör ortak bildiri yayımladı. Eski vekiller, en geç 45 gün içinde olağanüstü kurultaya gidilmesi için çağrı yaptı

31.05.2026 18:05:00
Haber Merkezi
CHP’de geçmiş dönemlerde görev yapan 221 milletvekili ve senatör ortak bildiri yayımladı
CHP’de geçmiş dönemlerde görev yapan 221 milletvekili ve senatör ortak bildiri yayımladı
Mahkeme kararıyla CHP Genel Başkanlığı'na getirilen Kılıçdaroğlu ve görevden uzaklaştırılan Özel tartışmaları sürerken, CHP'de geçmiş dönemlerde görev yapan 221 milletvekili ve senatör ortak bildiri yayımladı. Eski vekiller, en geç 45 gün içinde olağanüstü kurultaya gidilmesi için çağrı yaptı.

Mahkemenin verdiği "mutlak butlan" kararıyla CHP Genel Başkanlığı görevine dönen Kemal Kılıçdaroğlu etrafındaki tartışmalar sürerken, parti içinde dikkat çeken bir çıkış daha geldi. CHP çatısı altında geçmiş dönemlerde görev yapan 221 milletvekili ve senatör ortak bir kamuoyu duyurusu yayımlayarak karara tepki gösterdi. Kılıçdaroğlu tarafında bulunan Gürsel Tekin ise delegeler üzerinde soruşturma ve tedbir kararları bulunduğunu gerekçe göstererek "Kurultay hemen olmaz" mesajı verdi.

Ortak bildiride, 38. Olağan Kurultay'ın ardından oluşan yönetimin yargı kararıyla ortadan kaldırılmasının demokratik siyasete zarar verdiği savunuldu.

Açıklamada, seçim süreçlerinin Anayasa'nın 79. maddesi gereğince Yüksek Seçim Kurulu tarafından yürütüldüğü ve YSK kararlarının kesin olduğu hatırlatılarak, yargının siyaseti düzenleme aracı haline getirilmesinin toplum vicdanında derin yaralar açacağı ifade edildi.

Bildiriye imza atan eski milletvekilleri ve senatörler, yaklaşık 2,5 yıl önce gerçekleştirilen kurultayın sonuçlarının yok sayılmasını millet iradesine müdahale olarak değerlendirdi.

Açıklamada, siyasal meşruiyetin temel kaynağının sandık olduğu belirtilirken, kurultayda ortaya çıkan iradenin yargı eliyle ortadan kaldırılmasının siyasal kurumlara olan güveni zedelediği savunuldu.

Eski CHP'liler, partide yaşanan tartışmaların büyümeden çözülebilmesi için olağanüstü kurultayın tek çıkış yolu olduğunu belirtti.

Bildiride, mahkeme kararı sonrasında ortaya çıktığı öne sürülen "hukuki temsil boşluğunun" giderilmesi amacıyla derhal olağanüstü kurultay çağrısı yapılması gerektiği vurgulanarak, bu sürecin en geç 45 gün içinde tamamlanması gerektiği ifade edildi.

Ortak açıklamada, mahkeme kararıyla CHP Genel Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Özgür Özel'e de destek verildi. Özel'in liderliğinde CHP'nin yeniden Türkiye'nin birinci partisi haline geldiği ve toplumda yeni bir umut oluşturduğu belirtilen bildiride, bu siyasi enerjinin olağanüstü kurultay iradesiyle sürdürülmesi gerektiği savunuldu.

Eski dönem CHP milletvekilleri ve senatörlerin soyadına göre alfabetik sırayla yer aldığı imzacılar listesi şu şekilde:

Erol Ağagil, Metin Arif Ağaoğlu, Yaşar Ağyüz, Mustafa Akaydın, Vezir Akdemir, Zekeriya Akıncı, Yakup Akkaya, Ayşe Nedret Akova, Bahattin Alagöz, Yavuz Altınorak, Züheyir Amber, Kemal Anadol, Ali Arabacı, Oya Araslı, Necla Arat, Çetin Arık, Arsan Savaş Arpacıoğlu, Ali Arslan, Şevket Arz, Gani Aşık, İsmet Atalay, Abdülkadir Ateş, Aytuğ Atıcı, Erkan Aydın, Hasan Aydın, Osman Aydın, Ergün Aydoğan, Hüseyin Aygün, Feridun Ayvazoğlu, Mustafa Balbay, Bülent Baratalı, Süheyl Batum, Hüseyin Bayındır, Coşkun Bayram, Gülsün Bilgehan, Hüsnü Bozkurt, Mehmet Boztaş, Çetin Osman Budak, Rıdvan Budak, Mehmet Büyükyılmaz, Barış Can.

Ethem Cankurtaran, Mehmet Alev Coşkun, Mustafa Çakır, Rasim Çakır, Halil Çalık, Musa Çam, İsmet Çanakçı, Tolga Çandar, Vahit Çekmez, Süleyman Çelebi, İzzet Çetin, Ömer Çiftçi, Yüksel Çorbacıoğlu, Osman Çoşkunoğlu, Halil Çulhaoğlu, Ayşe Eser Danişoğlu, İsmail Değerli, Kemal Değirmendereli, Nurettin Demir, Yılmaz Demir, Ali Demirçalı, İlhan Demiröz, Turgut Dibek, Celal Dinçer, A. Sedat Doğan, Muharrem Doğan, Orhan Düzgün, Mehmet Ali Edipoğlu, Kemal Ekinci, Oktay Ekşi, Emine Gülizar Emecan, Orhan Eraslan, Nevin Gaye Erbatur, Tuncay Ercenk, Fuat Erçetin, Ali Haydar Erdoğan, Haydar Erdoğan, Hikmet Erenkaya, Abdurrezzak Erten, Refik Eryılmaz.

Mustafa Gazalcı, Hasan Gemici, Nejat Gencan, Süleyman Girgin, Coşkun Gökalp, Cengiz Gökçel, Cemalettin Gürbüz, Zeynep Damla Gürel, Uluç Gürkan, Ayşe Gürocak, Güneş Gürseler, Hulusi Güvel, Namık Havutca, Mahmut Işık, Ruşen Işın, Mehmet Kahraman, Sena Kaleli, Nail Kamacı, İrfan Kaplan, Mehmet Hilal Kaplan, Emin Karaa, Selahattin Karaahmetoğlu, Erdal Karademir, Tuncay Karaytuğ, Atilla Kart, Mehmet Kartal, Yılmaz Kaya, Yakup Kepenek, Mehmet Kerimoğlu, Mehmet Kesimoğlu, Ahmet Güryüz Ketenci, Ali Keven, İsmet Önder Kırlı, Emin Koç, Haluk Koç, Tevfik Koçak, Muhsin Koçyiğit, Osman Korutürk, Erdal Koyuncu, Ural Köklü, Ali İhsan Köktürk, Emre Köprülü, Şevket Köse, Tufan Köse, Mustafa Kul, Şevki Kulkuloğlu, Kazım Kurt, Rüştü Kurt, Muzaffer Kurtulmuşoğlu, Sedef Küçük, Mehmet Küçükaşık.

Faruk Loğoğlu, Türkan Miçooğulları, Mustafa Moroğlu, Güldal Mumcu, Ziya Gökalp Mülayim, Ali Oksal, Güldal Okuducu, Melda Onur, Selahattin Öcal, Ensar Öğüt, Kadir Gökmen Öğüt, Şinası Öktem, Hasan Ören, Sakine Öz, İsmail Özay, Ahmet Sırrı Özbek, Hüseyin Özcan, Osman Özcan, Suat Özcan, İbrahim Özdiş, Kamil Özev, Kazım Özev, Ufuk Özkan, Yüksel Özkan, Mustafa Özyurt, Mustafa Özyürek.

Mehmet Parlakyiğit, Sedat Pekel, Kemal Sağ, Nadir Saraç, Faruk Sarıaslan, Ali Sarıbaş, Sıdıka Sarıbekir, Timucin Savaş, Mehmet Nuri Saygun, Bedri Serter, Nur Serter, Behiç Sonbay, Ertöz Vahit Suiçmez, Tayfur Süner, Ali Haydar Şahin, Şadan Şimşek, Yahya Şimşek, Ali Tekin, Hayati Tekin, Erol Tınaztepe, Mustafa Timisi, Mehmet Tomanbay, Ramis Topal, Binnaz Toprak, Muharrem Toprak, Altan Tuna, Zülfükar İnönü Tümer, Neccar Türkcan, Elif Doğan Türkmen, Rıza Türmen, Enis Tütüncü, Şahin Ulusoy, Engin Uysal, Necati Uzdil, Sedat Uzunbay.

Zeki Ünal, Baha Ünlü, Halil Ünlütepe, Engin Ünsal, Hüseyin Ünsal, Fahrettin Üstün, Akın Üstündağ, Kazım Üstüner, Ali Cumhur Yaka, Rıza Yalçınkaya, Abdülaziz Yazar, M. Ziya Yergök, Erdoğan Yetenç, İdris Yıldız, Sacit Yıldız, Dilek Yılmaz, Mustafa Yılmaz (Malatya), Necati Yılmaz, Rıza Yılmaz, Ahmet Yılmazkaya, Bayram Yılmazkaya, Selami Yiğit, Bekir Yurdagül, Candan Yüceer, Vedat Yücesan, Alaattin Yüksel, Şefik Zengin, Veli Zeren.

GÜRSEL TEKİN: KURULTAY HEMEN OLMAZ
Gürsel Tekin ise kurultay çağrısına yanıt verdi.

Kurultayın hemen olmayacağını açıklayan Tekin sosyal medya hesabından şu ifadeleri yazdı:

"Sevgili CHP'liler, İstanbul'un 196 delegesinin tamamı hakkında mahkeme kararıyla tedbir uygulanmış durumda. Bunun yanında 44 delege tutuklu, 21 delege AK Partiye geçmiş, 5 delege istifa etmiş, 14 delege ihraç edilmiş ve 163 delegenin adı soruşturma dosyalarında yer alıyor.

Ortada böylesine ağır bir tablo varken, delegasyonun meşruiyeti ve temsiliyet gücü ciddi şekilde tartışılır hale gelmiştir. Soruyorum: Bu şartlarda yapılacak bir kurultay ne kadar sağlıklı, ne kadar kapsayıcı ve ne kadar tartışmasız olabilir?"

Tatilciler dönüş yolunda: 43 ilin geçiş noktasında kilometrelerce kuyruk

Ulaşımda 43 ilin geçiş noktasında yer alan "kilit kavşak" Kırıkkale'de, kurban bayramı tatilini tamamlayan vatandaşların dönüşe geçmesiyle gece yarısı yoğun trafik oluştu. Kilometrelerce uzayan araç kuyruğu havadan görüntülendi

31.05.2026 06:00:00
İHA
Tatilciler dönüş yolunda: 43 ilin geçiş noktasında kilometrelerce kuyruk
Tatilciler dönüş yolunda: 43 ilin geçiş noktasında kilometrelerce kuyruk
Kurban Bayramı tatilini memleketlerinde ya da tatil bölgelerinde geçiren vatandaşlar, dönüş için yeniden yollara akın etti.








Türkiye'nin önemli ulaşım güzergahlarından biri olan Kırıkkale'de de gece saatlerinde de yoğunluk arttı. Ankara-Samsun ve Kırıkkale-Kayseri kara yollarının kesiştiği "kilit kavşak"ta yaşanan araç yoğunluğu havadan görüntülendi.








Kilometrelerce araç kuyruğuna takılan sürücüler tampon tampona ilerledi. Trafik ekipleri de yoğunluğun yaşandığı bölgelerde önlem aldı. Ekipler, ulaşımın aksamaması için kavşaklar ve bağlantı yollarında çalışma yaptı. 






Trafik yoğunluğunun pazar gecesine kadar devam etmesi bekleniyor.




















Tatilcilerin dönüşü sürüyor: Bolu geçişinde uzun araç kuyrukları

TEM Otoyolu ve D-100 kara yolunun Bolu geçişinde Kurban Bayramı'nın 4'üncü gününde sabahın erken saatlerinde uzun araç kuyrukları oluştu. Trafiği zaman zaman durma noktasına geldiği Bolu geçişinde oluşan trafik yoğunluğu havadan görüntülendi

30.05.2026 12:01:00
İHA
Tatilcilerin dönüşü sürüyor: Bolu geçişinde uzun araç kuyrukları
Tatilcilerin dönüşü sürüyor: Bolu geçişinde uzun araç kuyrukları
Pazar günü sona erecek olan 9 günlük bayram tatilinin 8'nci, bayramın ise 4'üncü gününde dönüş için yola koyulan sürücüler, Bolu geçişinde yoğunluğunu sürdürüyor.






Özellikle TEM Otoyolu ve D-100 kara yolunun Bolu geçişinde İstanbul istikametine doğru araç trafiği sabah saatlerinde yer yer durma noktasına geldi. 






Tatilcilerin dönüş yolunda kullandığı güzergahlardan olan Köroğlu Rampaları mevkisinde kilometrelerce araç kuyruğu oluştu. Sürücüler, yavaş ilerleyen trafik nedeniyle zor anlar yaşadı.








Ağır vasıtalara geçiş yok

Öte yandan, dönüş yolculuğunda yaşanabilecek olumsuzlukların ve trafik sıkışıklığının en aza indirilmesi amacıyla Bolu Valiliği tarafından yeni bir tedbir kararı alındı. 






Alınan karara göre; Valilikten yapılan açıklamaya göre; Bu kapsamda bugün saat 13.00'den itibaren 1 Haziran Pazartesi günü saat 01.00'e kadar, kamyon, çekici ve tanker cinsi araçların İstanbul istikametine geçilerine izin verilmeyecek.













Artvin'de dere taştı: 5 köyün ulaşımını sağlayan yol hasar gördü

Borçka ilçesinde etkili olan sağanak yağış hayatı olumsuz etkiledi. Yağışların ardından debisi yükselen Camili köyü deresi taşarak çevrede hasara neden oldu

30.05.2026 11:38:00
İHA
Artvin'de dere taştı: 5 köyün ulaşımını sağlayan yol hasar gördü
Artvin'de dere taştı: 5 köyün ulaşımını sağlayan yol hasar gördü
Artvin'in Borçka ilçesinde etkili olan sağanak yağış nedeniyle Camili köyü deresi taştı. Taşkın sonucu beş köyün ulaşımını sağlayan kara yolunda hasar meydana gelirken, yol güvenlik amacıyla ulaşıma kapatıldı.






Taşkın sırasında dere üzerinde bulunan ve bölgedeki beş köyün ulaşımını sağlayan kara yolunun bir bölümünde çökme ve hasar meydana geldi. Yol üzerindeki köprünün korkuluklarının bir kısmı da sel sularına kapılarak yıkıldı.








İhbar üzerine bölgeye sevk edilen ekipler, bölgede güvenlik önlemleri alarak yolu ulaşıma kapattı. Yetkililer, su seviyesinin normale dönmesinin ardından yapılacak teknik incelemeler sonrasında yolun onarılarak yeniden ulaşıma açılacağını belirtti.













Ünlü sunucu, Bodrum'da hastaneye kaldırıldı

Muğla'nın Bodrum ilçesinde rahatsızlanan televizyon programcısı ve haber sunucusu Reha Muhtar, özel bir hastanede tedavi altına alındı

30.05.2026 11:29:00 / Güncelleme: 30.05.2026 11:32:17
İHA
Ünlü sunucu, Bodrum'da hastaneye kaldırıldı
Ünlü sunucu, Bodrum'da hastaneye kaldırıldı
Uzun yıllar televizyon ekranlarında görev yapan Reha Muhtar'ın, yaşadığı rahatsızlık nedeniyle Bodrum'daki özel bir hastaneye başvurduğu öğrenildi. Doktorlar tarafından yapılan kontrollerin ardından Muhtar'ın kalp yetmezliği teşhisiyle tedavi altına alındığı belirtildi.



Hastanede gözetim altında tutulan Muhtar'ın sağlık durumunun doktorlar tarafından yakından takip edildiği öğrenilirken, ailesi de Bodrum'a hareket etti.

Muhtar'ın eski eşi oyuncu Deniz Uğur, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, çocukları Mina ve Poyraz ile birlikte Bodrum'a geldiklerini belirterek sevenlerinden dua istedi. Uğur paylaşımında, "Reha Muhtar'ın hastaneye kaldırıldığı haberini aldık. Çocuklarımızın babalarının yanında olmaları ve sağlık durumunu takip etmeleri için Bodrum'a doğru yola çıktık. Bu süreçte destek veren herkese teşekkür ediyoruz" ifadelerine yer verdi.



Reha Muhtar'ın tedavisinin sürdüğü öğrenildi.

Çocuklarınıza erken yaşta sorumluluk verin


 
 
Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Abdullah Atlı, "Çocuğun önüne bir hedef koymadığımızda ve sorumluluk vermediğimizde, davranışsal problemler ve aile içi çatışmalar 30'lu yaşlara kadar devam edebiliyor. Biz bunu klinikte sıkça gözlemliyoruz" dedi.

30.05.2026 10:42:00
AA
Çocuklarınıza erken yaşta sorumluluk verin
Çocuklarınıza erken yaşta sorumluluk verin

Diyarbakır'da Dicle Üniversitesi (DÜ) Tıp Fakültesi Psikiyatri Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Abdullah Atlı, Cambridge Üniversitesi tarafından yürütülen ve sonuçları geçen yıl kamuoyuyla paylaşılan çalışmada, insan beyninin yaşam boyunca beş gelişim evresinden geçtiğinin ve 9 ile 32 yaş arasının 'ergenlik dönemi' olarak tanımlandığının ortaya konulduğunu söyledi.
Doğumdan ileri yaşlara kadar yaklaşık 4 bin kişinin beyin taramalarının incelendiği araştırmada beynin nöral bağlantılarının zaman içindeki değişimi haritalandırılırken, 32 yaşından sonra gelişimin daha stabil bir yapıya geçtiğini anlatan Atlı, ilerleyen yaşlarda ise gerileme evrelerinin başladığının belirlendiğini ifade etti.
Söz konusu araştırma bulgularının klinik gözlemleriyle de örtüştüğünü belirten Atlı, çalışmanın ileri görüntüleme teknikleriyle elde edilen verilere dayandığını anlattı.

Geçmişte bireyler çok daha erken yaşta sorumluluk alıyordu

Atlı, şunları kaydetti: "Benim de yakından takip ettiğim bir çalışma. Bu veriler, manyetik rezonans (MR) görüntüleme çalışmalarında tespit edilmiş. Burada aslında çalışan ve büyüyen bir beyin ortaya konuluyor. Ergenlik kavramı çoğu zaman yanlış anlaşılıyor. Ergenlik deyince çoğumuzun aklına hırçın, sinirli bir genç geliyor ama sadece mesele o değil. Ergenlik, büyüyen, gelişen, her şeyi alan ve sürekli aktivite gösteren bir beyin demektir. Bu çalışma da bunu destekliyor. Beynin gelişimi 30'lu yaşların başına kadar sürüyor. 32 yaşa kadar beynin nöronlarındaki gelişim devam etmekte, sinir ağları verimli bir şekilde çalışmaktadır. Bu süreçte beyin sürekli bir yapılanma içerisinde ancak 30'lu yaşların başından sonra bu gelişim yerini daha stabil bir evreye bırakır. 66 yaşına kadar görece dengeli bir dönem devam ederken, sonrasında gerileme başlar, 80'li yaşlardan itibaren ise bu gerileme daha belirgin hale gelir."

Ergenlik sürecinin uzamasında toplumsal değişimlerin de etkili olabileceğine işaret eden Atlı, "Geçmişte bireyler çok daha erken yaşta sorumluluk alıyordu. Günümüzde eğitim süreçlerinin uzamasıyla birlikte bu yaşlar ileriye kaydı. Bugün gençlere evlilik planlarını sorduğumuzda 30-35 yaş aralığı öne çıkıyor. Bu da ergenlik döneminin sosyal olarak da uzadığını gösteriyor. Ailelerin çocuklara erken yaşta sorumluluk vermesi önemli. Çocuğun önüne bir hedef koymadığımızda ve sorumluluk vermediğimizde, davranışsal problemler ve aile içi çatışmalar 30'lu yaşlara kadar devam edebiliyor. Biz bunu klinikte sıkça gözlemliyoruz" değerlendirmesinde bulundu.

Erken dönemde sorumluluk üstlenilmesi gerekiyor

Günümüzde "ev genci" olarak tanımlanan bir kesimin ortaya çıktığını belirten Atlı, şunları söyledi: "Bu bireylerin halen bir gelişim süreci içinde olduğunu söylemek mümkündür ancak bu noktada, gençlere nitelikli bir psikososyal eğitim sunulması, sosyal ve mesleki beceriler kazandırılarak hayatın içine aktif şekilde dahil edilmeleri büyük önem taşıyor. Aksi halde 30'lu yaşlara kadar aile içi çatışmalar devam ediyor. Anne ve babalar 'Bana bağırdı, sözümü dinlemedi' derken, gençler de 'Babam bana bağırdı, travmatize oldum' şeklinde karşılık veriyor. Bu kısır döngüden çıkabilmek için hem ailelerin hem de gençlerin süreci doğru yönetmesi ve erken dönemde sorumluluk üstlenilmesi gerekiyor. Eskiden çağlar yüzlerce yıl sürerken, bugün 10-20 yıl içinde büyük değişimler yaşanıyor. Bu dönüşüm, beynin gelişim süreçlerini de etkilemiş olabilir."

Bireyin yaşamını nasıl değerlendirdiğinin gelişim algısını etkilediğini dile getiren Atlı, "50 yaşına gelmiş birinin kendini 20 yaşında hissetmesi farklı şekillerde yorumlanabilecek bir durumdur. Asıl sorulması gereken, kişinin 20 ile 50 yaş arasında nasıl bir yaşam sürdüğüdür. Eğer işlevsel ve üretken bir yaşam geçirmemişse, kendini hala 20 yaşındaymış gibi hissedebilir. Buna karşılık, spor yapan, kitap okuyan, sosyal aktivitelere katılan ve topluma katkı sağlayan bir yaşam sürmüşse, bu süreci kıymetli görür ve yaşına uygun bir olgunluk hisseder çünkü o 50 yılı dolu dolu yaşamıştır" ifadelerini kullandı.

Yola çıkacaklar dikkat!

Kurban Bayramı tatilinin son günlerine yaklaşırken, memleketlerine veya tatil beldelerine giden vatandaşların erken dönüş yolculuğu ana arterlerde trafiği kilitledi

29.05.2026 19:20:00
Haber Merkezi
Yola çıkacaklar dikkat!
Yola çıkacaklar dikkat!
Kurban Bayramı tatilini İstanbul dışında, memleketlerinde ya da tatil beldelerinde geçiren vatandaşların dönüş yolculuğu başladı.

Hafta sonu yaşanacak olası büyük yoğunluğa kalmak istemeyen binlerce sürücü, Cuma gününden itibaren yollara akın etti. İstanbul ve Ankara gibi metropollere bağlanan ana arterlerde trafik durma noktasına gelirken, yetkililer sürücüleri dikkatli olmaları konusunda uyarıyor.

Kilit kavşaklar alarm veriyor

Anadolu'dan batıya giden araçların en kritik geçiş noktalarından biri olan ve "kilit kavşak" olarak bilinen Kırıkkale'de dönüş trafiği zirveye ulaştı. 43 ilin kara yolu bağlantı noktasında yer alan şehir geçişinde, Kırıkkale-Ankara ve Kırıkkale-Samsun istikametlerinde kilometrelerce uzayan araç kuyrukları oluştu. Sürücüler yoğunluk nedeniyle ilerlemekte güçlük çekiyor.

Benzer manzaralar Anadolu Otoyolu'nun Bolu Dağı, Düzce ve Gerede kesimlerinde de yaşanıyor. İstanbul yönüne doğru akın eden araçlar nedeniyle otoyolun belirli noktalarında trafik adım adım ilerliyor.

Tekirdağ-İstanbul yolu durma noktasında

Tatilini Ege ve Trakya kıyılarında geçirenlerin dönüş rotası olan Tekirdağ-İstanbul kara yolunda da erken dönüş hareketliliği hakim. Özellikle Tekirdağ girişindeki kritik ışıklı kavşaklarda araç kuyrukları dikkat çekerken, trafik ekipleri akışı rahatlatmak adına bölgedeki 7 ana kavşakta konuşlanmış durumda. Yetkililer bu güzergahtaki yoğunluğun Pazar gecesine kadar artarak sürmesini bekliyor.

Ağır vasıtalara İstanbul'a giriş yasağı geldi

Bu arada İçişleri Bakanlığı, bayram dönüş trafiğindeki kaosu minimuma indirmek amacıyla kritik bir tedbir kararı aldı. Alınan karara göre; 30 Mayıs Cumartesi günü saat 13.00'ten başlayarak, 1 Haziran Pazartesi günü saat 01.00'e kadar ağır tonajlı ve ağır vasıta araçların İstanbul'a giriş yapacağı bazı ana arterlerden geçişi yasaklandı.

Kısıtlama uygulanacak yollar:

O-4 Anadolu Otoyolu: Ankara il sınırından Düzce il sınırına kadar

D-100 Devlet Karayolu: Karabük il sınırından Düzce il sınırına kadar

Bu önlemle birlikte tedarik zincirinin aksamaması sağlanırken, binek araçların dönüş yolculuğunda nefes alması hedefleniyor.

Ekipler sahada

Emniyet ve Jandarma trafik ekipleri, otoyol gişeleri, kavşaklar ve bağlantı noktalarında denetimlerini en üst seviyeye çıkardı. Yetkililer yola çıkacak olan sürücülere şu hayati uyarılarda bulunuyor:

• Uykusuz ve yorgun şekilde direksiyon başına geçmeyin.

• Takip mesafenizi koruyun ve aşırı hızdan kaçının.

• Her 2 saatte bir mutlaka kısa molalar vererek dinlenin.

• Alternatif güzergahları ve güncel trafik yoğunluk haritalarını kontrol etmeden yola çıkmayın.

Marmaris'te gezi teknesi battı

Marmaris Körfezi'nde tura çıkan "Big Boss" isimli gezinti teknesi, Cennet Adası açıklarındaki Akvaryum Koyu' nda battı. İhbar üzerine bölgeye sahil güvenlik ekipleri sevk edildi

29.05.2026 18:00:00
İHA
Marmaris'te gezi teknesi battı
Marmaris'te gezi teknesi battı
Muğla'nın Marmaris ilçesinde Akvaryum Koyu'nda batan gezi teknesindeki 110 yolcu, çevredeki teknelerin müdahalesiyle kurtarılırken, olayda can kaybı ve yaralanma yaşanmadı.

Olay, Marmaris ilçesi Cennet Adası mevkii Akvaryum Koyu'nda saat 15.45 sıralarında meydana geldi. Teknede meydana gelen arızayı fark eden tekne personeli karaya yakın bir noktaya yöneldi.

Olayın ardından teknede bulunan 110 yolcu, aynı firmaya ait başka bir tur teknesi ile çevrede bulunan diğer teknelere güvenli şekilde tahliye edildi. İhbar üzerine bölgeye sevk edilen sahil güvenlik ekipleri ve çevredeki teknelerin yardımıyla yolcular kısa sürede kurtarıldı.

Tahliye işlemlerinin tamamlanmasının ardından tekne tamamen suya gömüldü. Olayda herhangi bir can kaybı ya da yaralanmanın yaşanmadığı öğrenilirken, Marmaris Kaymakamı Nurullah Kaya da olay yerine giderek incelemelerde bulundu.

Yolun karşısına geçmek isteyen çocuk kazada hayatını kaybetti

Trafik ışığında yolun karşısına geçmek için hareketlenen 13 yaşındaki çocuk otomobilin çarpması sonucu hayatını kaybetti

29.05.2026 17:57:00 / Güncelleme: 29.05.2026 18:02:25
İhlas Haber Ajansı
Yolun karşısına geçmek isteyen çocuk kazada hayatını kaybetti
Yolun karşısına geçmek isteyen çocuk kazada hayatını kaybetti
Antalya'da trafik ışığında yolun karşısına geçmek için hareketlenen 13 yaşındaki çocuk otomobilin çarpması sonucu hayatını kaybetti. Kaza sonrası araç sürücüsü sinir krizi geçirdi. Kaza anı ise güvenlik kamerasına yansıdı. Görüntülerde küçük çocuğun yaya olarak ilerlediği ve karşıya geçmek için hareketlendiği sırada süratli bir şekilde gelen otomobilin çarptığı görüldü.






Kaza, saat 13.00 sıralarında Muratpaşa ilçesi Kızıltoprak Mahallesi Aspendos üzerinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, bayram gezmesi için evinden çıkarak tramvay durağına doğru yürüyen 13 yaşındaki Emirhan Soytürk, trafik ışıklarına geldiğinde bir süre bekledi. Işıkta duran araçları gören Soytürk, yayalara yeşil ışığın yandığını düşünerek karşıya geçmek üzere hareketlendi. Bu sırada süratli bir şekilde ışıktan geçtiği iddia edilen Abdullah K.'nın idaresinde ki 07 AZH 25 plakalı hafif ticari araç küçük çocuğa çarptı.







Araç sürücüsü sinir krizi geçirdi

Yaklaşık 25 metre savrulan küçük çocuğun yerde hareketsiz şekilde yattığını gören çevredeki vatandaşlar yardımına koştu. Kazanın 112 Acil çağrı Merkezi'ne ihbarı ile olay yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edilirken, yapılan kontrollerde küçük çocuğun hayatını kaybettiği belirlendi. Kazaya karışan araç sürücüsü Abdullah K.'nın ehliyetini yeni aldığı öğrenilirken, polis merkezine götürülürken araç içerisinde sinir krizi geçirdi. Savcılık ve Olay Yeri İnceleme ekibinin çalışmasının ardından küçük çocuğun cansız bedeni Antalya Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı.







Kaza güvenlik kamerasında

Kaza anı ise güvenlik kamerasına yansıdı. Görüntülerde küçük çocuğun yaya olarak ilerlediği ve karşıya geçmek için hareketlendiği sırada süratli bir şekilde gelen otomobilin çarptığı görüldü. Kazaya durakta beklerken şahit olan Ahmet Yıldız, "Yaya karşıya geçiyordu, tramvay yoluna. Arabada tahminen hızlı geliyordu. Vurma sesini duyup arkamı döndüğümde çocuk yerdeydik. Ama bayağı şiddetli vurdu. Çocuğa çarptıktan sonra ışıkta arabalar duruyordu" dedi.

Yüksek tansiyonu tetikleyen 14 şaşırtıcı neden


 
Anadolu Sağlık Ataşehir Tıp Merkezi’nden Kardiyoloji ve İç Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Nevrez Koylan, yüksek tansiyona sebep olabilen 14 şaşırtıcı faktörü sıraladı.

29.05.2026 17:39:00
MURAT ÇORBACI
  Yüksek tansiyonu tetikleyen 14 şaşırtıcı neden
  Yüksek tansiyonu tetikleyen 14 şaşırtıcı neden

Modern yaşamın yoğun temposu, stres ve kötü beslenme hipertansiyonu tetikleyen başlıca nedenler arasında yer alıyor. Ancak bu nedenlerin hiçbiri yoksa ve tansiyon yine de yükseliyorsa altında daha alışılmadık nedenler olabileceğine dikkat çeken Anadolu Sağlık Ataşehir Tıp Merkezi'nden Kardiyoloji ve İç Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Nevrez Koylan, "Yalnızlık, uyku apnesi, susuzluk, ağrı kesici kullanımı, bazı bitkisel takviyeler ve tiroid problemleri gibi günlük yaşamda çoğu zaman önemsenmeyen faktörler de tansiyon değerlerini yükseltebilir. Kontrol altına alınmayan hipertansiyon ise zamanla kalp, damar, böbrek ve beyin sağlığı üzerinde ciddi hasarlara yol açabilir" uyarısında bulundu.







Kontrol şart!

Özellikle tansiyon problemi yaşayan kişilere verilen ilk tavsiyelerden birinin tuz tüketimini azaltmak olduğunu paylaşan Prof. Dr. Nevrez Koylan, "Bunun nedeni, fazla tuzun vücutta su tutulmasına yol açarak kalp ve damar sistemi üzerinde ekstra yük oluşturmasıdır. Ancak hipertansiyonu tetikleyen nedenler yalnızca tuzla sınırlı değildir. Stres, kaygı ve öfke gibi duygusal değişimlerin yanı sıra günlük yaşamda fark edilmeyen bazı alışkanlıklar da tansiyon değerlerinde ani yükselmelere neden olabilir. Geçici iniş ve çıkışlar her zaman ciddi bir soruna işaret etmese de uzun süre yüksek seyreden değerlerin mutlaka hekim kontrolünden geçmesi gerekir" dedi.
Prof. Dr. Nevrez Koylan yüksek tansiyon üzerinde etkisi olan beklenmedik 14 faktörü sıraladı:







Yalnızlık

Yalnızlık hissi, özellikle uzun vadede büyük tansiyonun yükselmesine neden olabilir. Bu konuda yapılan bir araştırmada, kendisini yalnız hisseden kişilerin büyük tansiyonunda dört yıl içinde 14 puandan fazla artış olduğu ortaya kondu.

Beyaz önlük sendromu

Doktor kontrolü sırasında ölçülen tansiyon değerleriyle evde ölçülen değerler arasında fark görülebilir. "Beyaz önlük etkisi" olarak adlandırılan bu durum, yalnızca muayene ortamında bulunmaya bağlı olarak büyük tansiyonda 10, küçük tansiyonda ise 5 puana kadar yükselmeye neden olabilir. Bu artışın genellikle stres ve kaygıyla ilişkili olduğu düşünülüyor.

Tuvalete gitmeyi geciktirmek

Tuvalet ihtiyacını uzun süre ertelemek de tansiyonun yükselmesine neden olabilir. Yapılan bir araştırmada, en az 3 saat boyunca tuvalete gitmeyen orta yaşlı kadınların büyük tansiyonunda ortalama 4, küçük tansiyonunda ise 3 puan artış görüldü. Benzer etkilerin farklı yaş gruplarındaki kadın ve erkeklerde de ortaya çıkabileceği belirtildi.







Susuzluk

Vücudun yeterli suya sahip olmaması, kan damarlarının daralmasına neden olarak tansiyonu yükseltebilir. Susuz kalan vücut sıvıyı korumaya çalışırken damarlar daha fazla sıkışabilir ve böbrekler daha az idrar üretmeye başlayabilir. Bu durum da kalp ve beyindeki küçük damarlar üzerinde ekstra baskı oluşturabilir.

Duygusal konuşmalar

Dinlenme halindeki kan basıncı, konuşmaya başlanmasıyla birlikte geçici olarak yükselebilir. Bu artışın seviyesi, konuşulan konunun içeriğine ve duygusal yoğunluğuna göre değişebilir. Benzer etki telefon görüşmeleri sırasında da görülebilir.







Şeker

Özellikle yüksek fruktozlu mısır şurubu içeren işlenmiş şekerler, kan basıncının yükselmesinde tuz kadar hatta bazı durumlarda daha fazla etkili olabilir.

Bitkisel takviyeler

Ginkgo, ginseng, guarana, efedra, acı portakal ve sarı kantaron gibi bazı bitkisel takviyeler kan basıncını yükseltebilir. Ayrıca bu ürünler, yüksek tansiyon ilaçları da dahil olmak üzere bazı ilaçların etkisini değiştirebilir.







Uyku apnesi

Uyku apnesi, yüksek tansiyon ve diğer kalp hastalıkları riskini artırabilir. Uyku sırasında solunumun sık sık durup yeniden başlaması, sinir sisteminin kan basıncını yükselten kimyasallar salgılamasına neden olabilir. Ayrıca bu durumun yol açtığı oksijen eksikliği damar duvarlarına zarar vererek vücudun tansiyonu düzenlemesini zorlaştırabilir.

Tiroid problemleri

Vücudun yeterince tiroid hormonu üretmemesi, kalp atış hızının yavaşlamasına ve damarların esnekliğini kaybetmesine neden olabilir. Ayrıca kötü kolesterol olarak bilinen LDL kolesterolü de yükseltebilir ve bu da damar sertliğine yol açarak tansiyonu artırabilir. Nadiren de olsa tiroid hormonunun fazla salgılanması, kalbin daha hızlı ve güçlü çalışmasına neden olarak kan basıncını yükseltebilir.

Doğum kontrol ilaçları

Doğum kontrol hapları, iğneleri ve bazı diğer yöntemler, kan damarlarını etkileyen hormonlar içerdiği için tansiyonun yükselmesine neden olabilir. Bu riskin özellikle 35 yaş üstü, fazla kilolu veya sigara kullanan kadınlarda daha yüksek olduğu düşünülüyor.







Antidepresanlar

Dopamin, norepinefrin ve serotonin gibi beyin kimyasallarını etkileyen antidepresan ilaçlar, kan basıncında değişikliklere yol açabilir. Özellikle serotonin üzerinde etkili ilaçların birlikte kullanılması durumunda tansiyon değerleri yükselebilir.

Ağrı kesici kullanımı

Aspirin ve ibuprofen gibi steroid olmayan anti-enflamatuar ilaçlar hem sağlıklı kişilerde hem de hipertansiyon hastalarında tansiyon değerlerinin yükselmesine neden olabilir. Artış genellikle birkaç puanla sınırlı kalsa da bazı kişiler bu ilaçlardan çok daha fazla etkilenebilir.







Potasyum eksikliği

Böbreklerin kandaki sıvı dengesini koruyabilmesi için sodyum ve potasyumun dengeli olması gerekir. Bu nedenle düşük tuzlu besleniliyor olsa bile yeterince meyve (özellikle muz), sebze, fasulye, az yağlı süt ürünleri ya da balık tüketilmemesi tansiyonun yükselmesine neden olabilir.

Ağrı

Tansiyonu yükselten alışılmadık nedenlerden biri de ağrı olabilir. Ani ya da şiddetli ağrılar, sinir sistemini hızlandırarak kan basıncının yükselmesine yol açabilir.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.