logo
08 AĞUSTOS 2026

Sadece Milli Ekonomi Modeline ait kurallar -1-

Denenmiş tüm sistemler, üretimden ve üreticiden yola çıkar. Sadece MEM, tüketen kesimden yanadır. Çünkü piyasalardaki problem sadece “pazar” problemidir

22.05.2026 00:21:00
Haber Merkezi
 
Sadece Milli Ekonomi Modeline ait kurallar -1-
Sadece Milli Ekonomi Modeline ait kurallar -1-
1- MEM TÜKETİM EKSENLİ TEK ANALİZDİR

Denenmiş tüm sistemler, üretimden ve üreticiden yola çıkar. Sadece MEM, tüketen kesimden yanadır. Çünkü piyasalardaki problem sadece "pazar" problemidir. Devletin tüketen kesimi desteklemesi, tüketiciyi güçlendirdiği için mala talebi arttırır. Pazar kabiliyeti güçlenir.

Tüketim olmazsa siz istediğiniz kadar üretim yapın, üreticiyi devlet eli ile destekleyin, bu, sadece üreticinin sonunu hazırlar.

Çünkü pazarda alıcısı olmayan mal, stoklanmaktan başka bir işe yaramaz. MEM için ana hedef, üretim ve tüketim arasındaki dengenin oluşmasıdır. İşte biz, tüketiciyi destekleyerek bunu gerçekleştiriyoruz. Ve sürekli büyüme de ancak böyle yakalanır.







2- SÜREKLİ BÜYÜME MESELESİ

Sürekli büyümenin olabilmesi için, üretim ve tüketimin devamlı devrede olabilmesi şarttır. Eğer ekonomiyi büyütmek istiyorsak, tüketim kesimini desteklemek zorundayız.

Milli Ekonomi Modeli, iktisat tarihinde tüketim kesimi dikkate alınarak hazırlanan tek modeldir. Zira, tüketim kesimi desteklendiğinde üreticinin pazar problemi de kalmayacaktır. Böylece hem üretim, hem de tüketim aynı anda devreye girmiş olacaktır.







Üretim ve tüketimin aynı anda devrede olması, ekonominin sürekli bir hareket halinde olduğunun ifadesidir ki, o takdirde ekonomi sürekli bir büyümenin içine girmiş demektir.

Kapitalist sistemin gereği olarak bugün piyasalarda yaşanılan; insanların elinde olması gereken paranın belli güçlerin elinde toplanmasıdır.

Bu ise, paranın hem üretimden ve hem de tüketimden dışlanması demektir. Neticede, pazarda harcanması gereken para olması gereken ellerde olmadığı için pazar problemi ortaya çıkmaktadır. Dünyada güçlü sermayedarlar olmasına rağmen, ne üretim, ne de tüketim istenilen seviyelerdedir.







Oysa belli ellerde stoklanan sermaye, âdil bir şekilde dağıtıldığında insanların tamamına kazandırılır. Pazar ihtiyacı, üretilen mamuller için halledilmiş olur.

Üretici malını rahatlıkla satabileceği bir pazara kavuşur. Bugün pazara gidenlerin elinde istenilen imkân olmadığı için ne üreten kendisine üretim için gerekli desteği bulabiliyor, ne de tüketen yeterli tüketim imkânlarına kavuşabiliyor.

Ekonomiler için en büyük problem, tüketim kabiliyetini kaybetmiş insandır. Elde edilen gelirin tamamının tüketime dönüştüğünü varsaysak bile, gelir en fazla kendisi kadar bir tüketim oluşturabilir.







Sonuçta üretim ile tüketim arasında, eksik üretim miktarı kadar fark ortaya çıkar. Bu açık kapatılmazsa, zaman içinde ekonomilerin "durağan" döneme geçmesi kaçınılmazdır. Dünya bugün bu kaderi yaşamaktadır.

İşte Milli Ekonomi Modeli, bu durağanlığı kaldırmak için, devletin "senyoraj hakkını" kullanmasını ve bunu "sosyal devlet projeleri" ile tüketim kesimine aktarmayı çözüm olarak sunmaktadır.

MEM'e göre, devlet, piyasalara müdahale etmek zorundadır.







Senyoraj devreye girmeli, devletler para basma haklarını kullanmalıdır. Bununla elde edilecek para, sosyal devlet projeleri ile tüketiciye verilecek ve tüketicinin tetikleyicisi olacaktır.

Senyorajın maaş olarak halka verilmesi, işçinin, memurun, emeklinin, köylünün yani tüketici sınıfın tüketim kabiliyetinin devreye girmesine neden olacaktır. Bu şartlarda, talep olduğu için, üretici de daha çok üretecektir.

Bu iki unsur emme-basma tulumba gibi birbirini harekete geçirecek ve ekonomide istenen denge sağlanacaktır. Sürekli büyüme kendiliğinden ortaya çıkacaktır." (Prof. Dr. Haydar Baş Milli Ekonomi Modeli)

Büyükçekmece'de toprak kayması: Çalışmalar tamamlandı

Büyükçekmece'de meydana gelen göçükte 2 kişinin toprak altında kaldığı ihtimali üzerine başlatılan arama kurtarma çalışmaları, göçük altında kimsenin bulunmadığının tespit edilmesinin ardından sona erdi

04.08.2026 00:30:00 / Güncelleme: 04.08.2026 06:17:18
İHA
 
Büyükçekmece'de toprak kayması: Çalışmalar tamamlandı
Büyükçekmece'de toprak kayması: Çalışmalar tamamlandı
Mimar Sinan Sahili'nde meydana gelen toprak kaymasının ardından göçük altında 2 kişinin bulunduğu iddiasına ilişkin yürütülen arama kurtarma çalışmaları sona erdi. AFAD, itfaiye, sağlık ve polis ekiplerinin iş makineleri desteğiyle yürüttüğü çalışmalarda herhangi bir kişiye rastlanmadı. Çalışmaların tamamlanmasının ardından ekipler bölgeden ayrıldı.








Akşam saatlerinde olay yerinde inceleme yaparak bilgi alan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Vekili Nuri Arslan, "Saat 18.00 civarı, Büyükçekmece Mimar Sinan Mahallesi'nde bir toprak kayması oldu. Olay duyulunca itfaiye, AFAD ekiplerimiz, Büyükçekmece Belediye Başkan Vekilimiz, Kaymakamımız, Valiliğimizle berabere olay yerine geldik. Şu an itibariyle toprak kayması olduğu yerde, toprak kaldırıldı. Şu ana kadar herhangi bir olumsuzluk yok. Hiçbir can kaybı ile karşı karşıya değiliz, şu an itibariyle de olay yeri temizlenmiş durumda. Burası, kum kaya dediğimiz bir sistem üzerine oturtulmuş ama yukarıda anladığım kadarıyla, tarım yapmış veya yoğun bahçe sulama nedeniyle oluşan bir toprak kayması. İlk ihbar, bir anne ve bir çocuk kaldığı, sonra üç kişi diye bir ihbar geldi ama tüm yetkililerle birlikte bir çalışma yaptık ve olumsuz bir şeye rastlamadık" dedi.








Toprak kayması anında bölgede olduğunu belirten Metin Küçük isimli bir vatandaş, "Buradan geçip sahile giderken bir patırtı koptu. Orada bir aile gördüm. Toprak gelince aile kalktı, oradan çıktılar" diye konuştu.

Olay hakkında konuşan görgü tanığı Çağlayan İşgören ise, "Yıkım anını görmedim ama ambulanslarla itfaiyeyi görünce yangın vardır diye tahmin ettim. Merak edip aşağı indim. Bir anne ile çocuğunun toprak altında kaldığını söylediler ama tam belli değildi. Allah'tan pazar günü olmadı. Yoksa çok insan altında kalırdı. Çünkü pazar günü iğne atsan yere düşmüyor buralarda" şeklinde konuştu.
 

Ayvalık'ta ormanlara giriş yasak ama denetim yetersiz

Balıkesir'in Ayvalık ilçesi, son yılların en büyük orman yangınlarıyla mücadele ederken, Balıkesir Valiliği'nin 5 Mayıs 2026 tarih ve 2026/1 sayılı Orman Yangınları ile Mücadele Komisyonu Kararı kapsamında, 15 Haziran-30 Eylül 2026 tarihleri arasında belirlenen mesire alanları ve izin verilen noktalar dışında ormanlara giriş yasaklanmasına rağmen özellikle Ayvalık'taki bazı koy ve ormanlık alanlarda vatandaşların denetimsiz şekilde ormana girmeye devam ettiği gözleniyor

01.08.2026 11:41:00 / Güncelleme: 01.08.2026 11:45:00
İHA
 
Ayvalık'ta ormanlara giriş yasak ama denetim yetersiz
Ayvalık'ta ormanlara giriş yasak ama denetim yetersiz
Balıkesir Valiliğinin aldığı karar doğrultusunda, yangın sezonu boyunca yalnızca belirlenen orman parkları ve mesire alanlarında belirli kurallar çerçevesinde piknik yapılmasına izin verilirken, bunun dışındaki tüm ormanlık alanlara giriş 6831 sayılı Orman Kanunu kapsamında yasak bulunuyor.






Geçtiğimiz yıl söz konusu yasaklar Jandarma ekipleri tarafından sıkı şekilde denetlenirken, bu yıl denetim görevinin Orman İşletme Müdürlüğü ekiplerine bırakıldığı öğrenildi. Ancak sahadaki görüntüler, denetimlerin yeterli düzeyde yapılmadığı yönünde eleştirilere neden oluyor.








Objektiflere yansıyan fotoğraflarda, çok sayıda vatandaşın ormanlık alan içerisindeki sahillere rahatlıkla girerek gün boyu vakit geçirdiği görülüyor. Özellikle yoğun sıcakların ve kuvvetli rüzgârın etkili olduğu günlerde bu durumun, oluşabilecek bir ihmal veya dikkatsizlik sonucu yeni orman yangınlarına zemin hazırlayabileceği değerlendiriliyor.








Son günlerde Ayvalık, Gömeç ve çevresinde binlerce hektarlık alanın kül olduğu büyük orman yangınlarının ardından, vatandaşlar denetimlerin artırılmasını ve yasakların sadece kâğıt üzerinde kalmayıp sahada da etkin şekilde uygulanmasını istiyor.

Uzmanlar ise orman yangınlarıyla mücadelede en etkili yöntemin, yangın çıkmadan önce riskleri ortadan kaldıracak önleyici tedbirlerin eksiksiz uygulanması olduğuna dikkat çekiyor.

logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.