Sadece Milli Ekonomi Modeline ait kurallar -2-
Elimizde yeterli miktarda emtia olmasına rağmen, alım gücü yeterli seviyede olmadığından talep daralması görülmektedir
23.05.2026 00:46:00
Haber Merkezi
Haber Merkezi





ADİL BİR GELİR DAĞILIMI
Elimizde yeterli miktarda emtia olmasına rağmen, alım gücü yeterli seviyede olmadığından talep daralması görülmektedir. Talep eksikliğini bir şekilde ortadan kaldırmazsanız sonuç "deflasyon" olacaktır. Bunu önlemenin yolu âdil bir gelir dağımıdır. Âdil gelir dağılımına engel haller şöyledir:
- Devletin ekonomiye müdahalesinin ortadan kaldırılması,
- Piyasalarda global sermayedarların önünün açılması,
- Devletlerin senyoraj hakkını kullanmaları yerine dışarıdan faizle borç almaları,
- Faiz ve özelleştirme.

Çözüm: Tüketici kesimin devlet tarafından desteklenmesi, alım gücünün devreye konmasıdır.
Adil bir gelir dağılımı için;
- Devletin piyasada global güçlerin kontrolüne engel olması,
- İsteyen herkese proje mukabili faizsiz kredi verilmesi paranın tekelleşmesini önleyeceği gibi, milli gelirin âdil dağılımını da sağlar,
- Sosyal devlet projeleri gelirin âdil dağılımını sağlar,
- Gelir düzeyine göre vergi alınması gelirde adaleti temin edecektir,
- Yeraltı zenginliklerinin devlet-millet ortaklığı ile işletilmesinden önemli bir gelir temin edilir.

TAM İSTİHDAMIN SAĞLANMASI
İşsizlik bugün kapitalist sistemin halledemediği ve hatta belli bir düzeyde kabul ettiği bir problemdir. Yani, işsizlik olağan görülmektedir. MEM için işsizlik, ekonominin yapısından kaynaklanan bir hastalık değildir.
Sosyal Devlet anlayışı eksik talebi karşılayacağı için "tam istihdamı" sağlayacak, işsizlik problem olmaktan çıkacaktır. Üretimin ve tüketimin beraber desteklendiği bir bütündür MEM. Talebin karşılanması için üretim de sürekli artmak zorundadır. Bu hal, yeni iş sahalarının açılmasına neden olacaktır.

KAYNAKLARIN YETERLİ, İHTİYAÇLARIN SINIRLI OLDUĞU GERÇEĞİ
Kapitalist ve liberal sistemler "ihtiyaçlar sınırsız ve kaynaklar sınırlıdır" yanlış görüşünü savunurlar. Kaynakların sınırlı olduğunu kabul, insanlığın egosunu tahrik etmiş ve doymak bilmeyen hırsı insanlığın ecel şerbeti olmuştur. Oysa ki, insanlığın tarih sahnesine çıktığı günden beri hangi kaynak tükenmiştir, bir düşününüz!
İlkel tarım döneminde yılda bir sefer alınan ürünler, bugünün teknolojik imkânları ile neredeyse her ay ürün alabilmeyi sağlamaktadır.

Bu, ormancılıkta, sanayide, enerjide de böyledir. Kaynaklar açıldıkça açılıyor, sonunu getirmek diye bir şey söz konusu olmuyor. Söz konusu enerji olduğunda, bir ton suyun yüz metre derinliğindeki bir yere düşmesi ile elde edilen enerjiye mukabil, bugün nükleer teknoloji ile bir santimetreküp büyüklüğünde bir maddenin çözülmesi ile yüzlerce misli daha fazla enerji elde edilebilmektedir.
Güneş enerjisinin, dalga enerjisinin, rüzgâr enerjisinin, su enerjisinin sonu olabilir mi? Bunlar sonsuza dek enerji kaynaklarıdır. Özetle, "kaynaklar sınırsızdır, ihtiyaçlar ise sınırlıdır."
İhtiyaçlar; bir insanın yemesi, içmesidir. Bir insan günde binlerce kat elbise giyemez, binlerce öğün yiyemez. Bunlar sınırlıdır.
MEM, "kaynaklar var ve yeterli ve onun için de dünyada kaynak savaşına gerek yoktur" diyor. Bu haksız anlayış nedeniyle milyonlarca insan öldürülüyor.
Devletler bazında bu kaynak bolluğuna bakarsak, kaynaklar konusunda devletin şirket kurarak vatandaşların tamamını bu kaynaklara ortak etmesi mümkündür. Herkese yetecek kadar kaynak vardır." (Prof. Dr. Haydar Baş Milli Ekonomi Modeli)
Elimizde yeterli miktarda emtia olmasına rağmen, alım gücü yeterli seviyede olmadığından talep daralması görülmektedir. Talep eksikliğini bir şekilde ortadan kaldırmazsanız sonuç "deflasyon" olacaktır. Bunu önlemenin yolu âdil bir gelir dağımıdır. Âdil gelir dağılımına engel haller şöyledir:
- Devletin ekonomiye müdahalesinin ortadan kaldırılması,
- Piyasalarda global sermayedarların önünün açılması,
- Devletlerin senyoraj hakkını kullanmaları yerine dışarıdan faizle borç almaları,
- Faiz ve özelleştirme.

Çözüm: Tüketici kesimin devlet tarafından desteklenmesi, alım gücünün devreye konmasıdır.
Adil bir gelir dağılımı için;
- Devletin piyasada global güçlerin kontrolüne engel olması,
- İsteyen herkese proje mukabili faizsiz kredi verilmesi paranın tekelleşmesini önleyeceği gibi, milli gelirin âdil dağılımını da sağlar,
- Sosyal devlet projeleri gelirin âdil dağılımını sağlar,
- Gelir düzeyine göre vergi alınması gelirde adaleti temin edecektir,
- Yeraltı zenginliklerinin devlet-millet ortaklığı ile işletilmesinden önemli bir gelir temin edilir.

TAM İSTİHDAMIN SAĞLANMASI
İşsizlik bugün kapitalist sistemin halledemediği ve hatta belli bir düzeyde kabul ettiği bir problemdir. Yani, işsizlik olağan görülmektedir. MEM için işsizlik, ekonominin yapısından kaynaklanan bir hastalık değildir.
Sosyal Devlet anlayışı eksik talebi karşılayacağı için "tam istihdamı" sağlayacak, işsizlik problem olmaktan çıkacaktır. Üretimin ve tüketimin beraber desteklendiği bir bütündür MEM. Talebin karşılanması için üretim de sürekli artmak zorundadır. Bu hal, yeni iş sahalarının açılmasına neden olacaktır.

KAYNAKLARIN YETERLİ, İHTİYAÇLARIN SINIRLI OLDUĞU GERÇEĞİ
Kapitalist ve liberal sistemler "ihtiyaçlar sınırsız ve kaynaklar sınırlıdır" yanlış görüşünü savunurlar. Kaynakların sınırlı olduğunu kabul, insanlığın egosunu tahrik etmiş ve doymak bilmeyen hırsı insanlığın ecel şerbeti olmuştur. Oysa ki, insanlığın tarih sahnesine çıktığı günden beri hangi kaynak tükenmiştir, bir düşününüz!
İlkel tarım döneminde yılda bir sefer alınan ürünler, bugünün teknolojik imkânları ile neredeyse her ay ürün alabilmeyi sağlamaktadır.

Bu, ormancılıkta, sanayide, enerjide de böyledir. Kaynaklar açıldıkça açılıyor, sonunu getirmek diye bir şey söz konusu olmuyor. Söz konusu enerji olduğunda, bir ton suyun yüz metre derinliğindeki bir yere düşmesi ile elde edilen enerjiye mukabil, bugün nükleer teknoloji ile bir santimetreküp büyüklüğünde bir maddenin çözülmesi ile yüzlerce misli daha fazla enerji elde edilebilmektedir.
Güneş enerjisinin, dalga enerjisinin, rüzgâr enerjisinin, su enerjisinin sonu olabilir mi? Bunlar sonsuza dek enerji kaynaklarıdır. Özetle, "kaynaklar sınırsızdır, ihtiyaçlar ise sınırlıdır."
İhtiyaçlar; bir insanın yemesi, içmesidir. Bir insan günde binlerce kat elbise giyemez, binlerce öğün yiyemez. Bunlar sınırlıdır.
MEM, "kaynaklar var ve yeterli ve onun için de dünyada kaynak savaşına gerek yoktur" diyor. Bu haksız anlayış nedeniyle milyonlarca insan öldürülüyor.
Devletler bazında bu kaynak bolluğuna bakarsak, kaynaklar konusunda devletin şirket kurarak vatandaşların tamamını bu kaynaklara ortak etmesi mümkündür. Herkese yetecek kadar kaynak vardır." (Prof. Dr. Haydar Baş Milli Ekonomi Modeli)






























































