logo
11 TEMMUZ 2026

Sağlam çocuk takibi toplumun sigortası

Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Seyhan Erişir Oygucu, sağlıklı bir toplum için sağlam çocuk izleminin temel teşkil ettiğini belirttiği açıklamalarında, hastalıkların önlenmesinde de büyük önem taşıdığını söyledi

30.08.2020 15:16:00
 
Sağlam çocuk takibi toplumun sigortası
Sağlam çocuk takibi toplumun sigortası
Çocuk sağlığı hizmetlerinin temelini sağlam çocuk izleminin oluşturduğunu söyleyen Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı ve Yenidoğan Uzmanı Yrd. Doç. Dr. Seyhan Erişir Oygucu, sağlam çocuk izlemi ile tüm çocukların sağlıklı olup olmadıklarının belirlenebildiğini, büyüme ve gelişmelerinin izlendiğini, sağlık eğitimi ve aşı gibi koruyucu hekimlik uygulamalarının da sağlandığını söyledi. Oygucu, "Temel amaç hastalıkların önlenmesi, erken tanısı, çocuğun her açıdan sağlıklı büyümesi ve aileye eğitim verilmesinin sağlanmasıdır" ifadelerini kullandı.
Bebeğin doğumundan itibaren ilk muayenesini takiben, ilk kırk sekiz saat içinde, birinci haftada, on beşinci ve otuzuncu günde görüldüğünü söyleyen Oygucu, ilk olarak altı ayda bir, sonrasında ise bir yaşına kadar üç ayda bir, 1-3 yaş arasında altı ayda bir, 3 - 6 yaş arasında ise yılda bir kez sağlık kontrollerinin yapılması gerektiğini belirtti. Doğumdan sonra kan grubu uyuşmazlığı riski taşıyan bebeklere kan grubu ve direkt coombs testlerinin uygulandığını söyleyen Oygucu, yenidoğan sarılığı açısından riskli bebeklerin ise mutlaka yakından takip edilmesi gerektiğini hatırlatarak, "Fenilketonüri, konjenital hipotiroidi, kistik fibrozis, konjenital adrenal hiperplazi, biotidinaz eksikliği gibi toplumda sık görülen, erken tanı konması gereken hastalıklar için gerekli olan tarama testleri topuktan alınan kan örneği ile yapılır. İşitme kaybı olan bebeklerde amaç tanının üçüncü aydan önce konmasıdır. Bu nedenle bütün bebeklere işitme testi yapılır ve tanı ilk üç ayda kesinleştirilir. Altıncı ve sekizinci haftalar arasında gelişimsel kalça çıkığı taraması amaçlı kalça ultrasonografisi yapılır. Bir yaşında demir eksikliği anemisi ve idrar yolu enfeksiyonu açısından da tarama testleri gerçekleştirilir."

Hastalıklardan korunmak açısından önemli

Her başvuruda çocuğun kilo, boy ve baş çevresinin ölçülmesi gerektiğini söyleyen Oygucu, gidişatın büyüme eğrisi üzerine işaretlenmesi gerektiğini de belirtti. Büyüme eğrisi üzerindeki değişikliklerin çocuğun yeterli beslenip beslenemediğinin, sağlığına etki eden negatif bir durum olup olmadığının objektif ve erken bir göstergesi olduğunu ifade eden Oygucu, muayenenin birçok hastalığın tarama yöntemini teşkil ettiğini belirttiği açıklamalarında doğumsal kalp, böbrek hastalıkları, çeşitli organ anomalileri, metabolik hastalıklar, gelişimsel kalça çıkıklığı, nörolojik bozukluklar, inmemiş testis, fıtık, hormonal bozukluklar gibi hastalıkların tanısının fizik muayene sayesinde konulduğunu söyledi.

Sağlıklı bireylerin yetişmesinde önemli

Koruyucu hekimlik uygulamaları açısından her başvuruda çocuğun aşı şemasının kontrol edilmesi gerektiğini belirten Oygucu, aşı şemasına uygun olarak aşılama yapılması, gereksiz ertelemelerin önlenmesi amacıyla ailelerin bilgilendirilmesi ve bir sonraki aşı tarihinin belirlenmesi gerektiğini belirtti. Oygucu sözlerine şöyle devam etti; "Bebekler sağlıklı gelişebilmeleri için D vitamini ve demir desteğine ihtiyaç duyarlar. D vitamini kalsiyum metabolizması, kemik gelişimi ve bağışıklık sisteminde rol oynamaktadır.
Anne sütündeki D vitamininin yetersiz olması nedeniyle bütün bebeklerin iki yaşına kadar D vitamini kullanması gerekir. Demir eksikliği anemisinin önlenmesi ve beyin gelişiminde de önemli rol oynaması nedeniyle zamanında doğan bebeklere dördüncü aylarında, erken doğan bebeklere ise birinci aylarında demir desteği başlanmaktadır. Özetle diyebiliriz ki, tüm çocukların yenidoğan döneminden itibaren belirli aralıklarla sağlam çocuk izlemlerinin yapılması, ileride topluma faydalı, sağlıklı bireyler olabilmeleri açısından önem taşımaktadır." İHA



İzmir merkezli "kurgu kazalarla sigorta dolandırıcılığı" operasyonunda 24 zanlı tutuklandı

İzmir merkezli 5 ilde düzenlenen operasyonda kurgu kazalar ve hasar dosyaları üzerinden sigorta şirketlerini zarara uğrattıkları iddiasıyla gözaltına alınan 54 şüpheliden 24'ü tutuklandı

11.07.2026 02:00:00
AA
 
İzmir merkezli "kurgu kazalarla sigorta dolandırıcılığı" operasyonunda 24 zanlı tutuklandı
İzmir merkezli "kurgu kazalarla sigorta dolandırıcılığı" operasyonunda 24 zanlı tutuklandı

İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının "suç işlemek amacıyla örgüt kurma" ve "nitelikli dolandırıcılık" suçlarına ilişkin yürüttüğü soruşturma sürüyor. Bu kapsamda gözaltına alınan 54 şüphelinin emniyetteki işlemleri tamamlandı.

Şüphelilerden 15'i emniyetteki ifadelerinin ardından, biri de savcılık sorgusu sonrası serbest bırakıldı.

Zanlılardan 24'ü çıkarıldıkları nöbetçi hakimlikçe tutuklandı, 14'ü ise adli kontrol şartıyla salıverildi.

Soruşturma kapsamında firari 3 şüphelinin yakalanmasına yönelik çalışmalar sürüyor.

Olay

İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, İzmir İl Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şubesince "suç işlemek amacıyla örgüt kurma" ve "nitelikli dolandırıcılık" suçlarına ilişkin 6 Temmuz'da çalışma başlatılmıştı.

Soruşturma kapsamında elde edilen bilgi, belge, ifadeler, Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) hesap hareketleri, bilirkişi raporları, müşteki ve bilgi sahibi beyanları, Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezince hazırlanan kurgu kaza raporları ile sigorta şirketlerinden temin edilen hasar ödeme dosyalarının incelenmesi sonucunda şüphelilerin örgütlü şekilde kurgu trafik kazaları düzenledikleri belirlenmişti.

Şüphelilerin, kamera bulunmayan bölgeleri tercih ederek araçları kaza yapmış gibi konumlandırdıkları, fotoğraflarını çektikleri, kendi aralarında kaza tespit tutanağı düzenledikleri ve araçları tamir ettirdikten sonra hasar dosyaları üzerinden sigorta şirketlerine başvurdukları tespit edilmişti.

Soruşturmada, örgüt elebaşılığını E.G'nin yaptığı, şüphelilerin bu yolla sigorta şirketlerini zarara uğrattıkları ve yaklaşık 200 milyon liralık haksız kazanç elde ettikleri ortaya çıkarılmıştı.

Soruşturma kapsamında 62 şüpheli hakkında gözaltı kararı verilmiş, İzmir, İstanbul, Ankara, Ağrı ve Antalya'da düzenlenen eş zamanlı operasyonda 54 şüpheli yakalanmış, 5 şüphelinin ise başka suçlardan cezaevinde bulunduğu belirlenmişti.

Operasyonda yapılan aramalarda maddi hasarlı kaza tutanakları, sigorta poliçeleri, vekaletnameler, kaza taraflarına ilişkin notlar, sigorta ve kasko evrakları, farklı kişilere ait kimlik belgeleri, temliknameler, ibranameler ile çeşitli evrak ele geçirilmişti.

Soruşturma kapsamında 17 avukatın hasar dosyalarının tahsil süreçlerinde yer aldığı, avukat A.A'nın ise örgüt adına hareket ettiği ve örgüt yöneticisi konumunda bulunduğunun değerlendirildiği belirtilmişti. 

Tekirdağ’da mevlit ikramı 50 kişiyi hastanelik etti


 
Tekirdağ'ın Süleymanpaşa ilçesinde düzenlenen mevlit programında ikram edilen pilavdan yedikleri iddia edilen 50 kişi, gıda zehirlenmesi şüphesiyle hastaneye başvurdu.

11.07.2026 00:57:00
HABER MERKEZİ/AA
 
Tekirdağ’da mevlit ikramı 50 kişiyi hastanelik etti
Tekirdağ’da mevlit ikramı 50 kişiyi hastanelik etti

Tekirdağ'ın Süleymanpaşa ilçesinde düzenlenen mevlit programında ikram edilen pilavdan yedikleri iddia edilen 50 kişi, gıda zehirlenmesi şüphesiyle hastaneye başvurdu.

Karacakılavuz Mahallesi'nde düzenlenen mevlit programında vatandaşlara pilav ikram edildi. İkramın ardından mide bulantısı, kusma ve karın ağrısı şikayetleri yaşayan 50 kişi, gıda zehirlenmesi şüphesiyle kentteki farklı hastanelere başvurdu.

Tedavi altına alınan kişilerin sağlık durumlarının iyi olduğu öğrenildi.
Olayla ilgili inceleme başlatılırken, zehirlenme nedeninin belirlenmesi amacıyla ikram edilen pilavdan numune alındığı bildirildi.

Pilavın tavuklu olduğu belirtiliyor. Dolayısıyla zehirlenmenin tavuktan kaynaklandığı tahmin ediliyor.

Silifke Belediyesine yönelik soruşturmada tutuklu sayısı 10'a yükseldi

Mersin'in Silifke ilçesinde belediyeye yönelik rüşvet, ihaleye fesat karıştırma ve suç örgütü iddialarıyla ilgili soruşturma kapsamında; daha önce serbest kalan bir belediye başkan yardımcısıyla birlikte 2 kişi tutuklandı. Soruşturmada tutuklu sayısı 10'a yükseldi

10.07.2026 19:36:00
İHA
 
Silifke Belediyesine yönelik soruşturmada tutuklu sayısı 10'a yükseldi
Silifke Belediyesine yönelik soruşturmada tutuklu sayısı 10'a yükseldi
Silifke Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, Silifke Belediyesinde görev yapan bazı kamu görevlileri ile belediye ile iş yapan yüklenicilerin rüşvet, suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve yönetme, örgüte üye olma, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma ve görevi kötüye kullanma suçlarını işledikleri iddiaları üzerine çalışma başlatıldı.

Soruşturma çerçevesinde alınan ihbarlar doğrultusunda MASAK raporları, banka hareketleri, HTS ve PTS kayıtları ile iletişimin denetlenmesi tedbirleri kapsamında elde edilen deliller incelendi. Ayrıca bazı şüphelilerin etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmak amacıyla verdikleri ifadelerde, belediye ile iş yapan yüklenicilerden hak ediş ödemeleri karşılığında çeşitli menfaatler talep edildiği, bazı kişi ve görevlilere para teslim edildiği, doğrudan temin yöntemiyle yapılan bazı alımlarda usulsüzlükler gerçekleştirildiği ve belediye bağlantılı organizasyonlarda muvazaalı işlemler yapıldığı yönünde beyanlarda bulunduğu belirtildi.

Başsavcılık açıklamasında, etkin pişmanlık kapsamında verilen ifadelerde yer alan çok sayıda hususun HTS ve PTS kayıtları, banka hareketleri, MASAK raporları ve diğer maddi delillerle desteklendiğinin tespit edildiği kaydedildi. Soruşturma kapsamında 19 Haziran'da Silifke'de eş zamanlı operasyon düzenlendi. Şüphelilerin ikametleri, araçları, iş yerleri, Silifke Belediyesi binası ile Silifke Belediyespor Kulübü binasında yapılan aramalarda çok sayıda cep telefonu, bilgisayar, hard disk ve dijital materyal, ihale ve imar işlemlerine ilişkin evraklar, kullanıma hazır firma kaşeleri, kaşelenmiş ve mühürlenmiş teklif mektupları ile teklif zarfları ve yüklü miktarda döviz ele geçirildi.


Daha önce başkan ile birlikte 8 kişi tutuklanmıştı



Soruşturma kapsamında toplam 19 şüpheli hakkında işlem yapıldı. Şüphelilerden 9'u tutuklama, 10'u ise adli kontrol talebiyle Sulh Ceza Hakimliğine sevk edildi. Hakimlik tarafından yapılan değerlendirme sonucunda Silifke Belediye Başkanı Mustafa Turgut, Silifke Belediyespor Kulübü Başkanı Sait O., Belediye Başkan Yardımcısı Ezgi E. D., Özel Kalem Müdürü Ersin S., Ayniyat Müdürü Erdoğan G., festival organizasyon yüklenicisi Erman F.K., Şerife Y. ve Osman Y.'nin de aralarında bulunduğu 8 şüpheli tutuklandı. Diğer şüpheliler hakkında ise adli kontrol kararı verildi.


Operasyonda yeni gelişme: Başkan yardımcısıyla birlikte 2 şüpheli tutuklandı



Operasyonda bugün yeni bir gelişme yaşandı. Daha önce adli kontrol şartı ile serbest kalan Silifke Belediye Başkan Yardımcısı Ş.S.D. ile belediye sporda görev alan V.T. tekrar gözaltına alındı. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen Ş.S.D. ile V.T. çıkarıldıkları nöbetçi mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi.
Operasyonla ilgili soruşturmanın devam ettiği bildirildi.

Erdoğan: ‘Milli güvenliğimizden asla taviz veremeyiz’

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Milli Savunma Üniversitesi (MSÜ) Yenilevent Kampüsü'nde düzenlenen kurmay subaylar mezuniyet töreninde önemli açıklamalarda bulundu. Türkiye'nin içinde bulunduğu zorlu coğrafyada güçlü olmaktan başka şansı olmadığını vurgulayan Erdoğan, "Türkiye’nin güvenliğini kimseye emanet edemez, milli güvenliğimizden asla taviz veremeyiz" mesajını verdi

10.07.2026 19:20:00
Haber Merkezi
 
Erdoğan: ‘Milli güvenliğimizden asla taviz veremeyiz’
Erdoğan: ‘Milli güvenliğimizden asla taviz veremeyiz’
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Milli Savunma Üniversitesi Yenilevent Kampüsü'nde düzenlenen 16'ncı Dönem Müşterek Komuta ve Kurmay Eğitimi ile Kuvvet Harp Enstitüleri 8'inci Dönem Komuta ve Kurmay Eğitimi Mezuniyet Töreni'ne katılarak önemli açıklamalarda bulundu. Küresel güvenlik mimarisinin köklü bir değişimden geçtiğini belirten Erdoğan, savunma sanayisindeki başarılara ve milli duruşun önemine dikkat çekti.

"Kendi gücümüz dışında kimseye umut bağlamadık"

Erdoğan, konuşmasında Türkiye'nin istiklal ve istikbal mücadelesini her zaman kendi bileğinin gücüyle verdiğini ifade etti. İçinde bulunulan coğrafyada dik durabilmek için askeri ve stratejik gücün şart olduğunu söyleyen Erdoğan, "Hangi teşkilata üye olursak olalım, bu zorlu coğrafyada alnımız ak, başımız dik bir şekilde yaşamak için güçlü olmak zorundayız" dedi. Uluslararası ittifaklarda güçlü varlık gösterildiğini ancak Türkiye'nin güvenliğinin asla başkalarının insafına bırakılamayacağını vurguladı.

Savunma sanayisinde yüzde 82 yerlilik ve ihracat rekoru

Savaş konseptinin yapay zeka, siber saldırılar, insansız hava (İHA) ve deniz araçları (İDA) ile radikal bir dönüşüm geçirdiğini belirten Erdoğan, Türkiye'nin bu yeni döneme en hızlı adapte olan ülkelerden biri olduğunu ifade etti.

Cumhurbaşkanı, savunma sanayisinde yüzde 82 yeterlilik oranına ulaşıldığını, son 12 ayda savunma ve havacılık ürünleri ihracatında 11 milyar dolar ile yeni bir rekor kırıldığını ve 4 binden fazla firma ile sektörde faaliyet gösteren yerli teknoloji firmaları sayesinde ordunun en modern sistemlerle donatıldığını belirtti.

"Terörsüz Türkiye ile yeni bir hikaye yazacağız"

Terörle mücadeledeki kararlılığın devam edeceğini altını çizen Erdoğan, Irak ve Suriye operasyonlarının güvenlik paradigmasında yeni bir dönem başlattığını belirtti. İç kalenin sağlam tutulması gerektiğine dikkat çeken Erdoğan, "Ülkemizi yarım asırlık terör kamburundan kurtarmak amacıyla yürüttüğümüz Terörsüz Türkiye sürecimizin başarıya ulaşmasıyla, inşallah içeride ve dışarıda yeni bir hikaye yazmaya başlayacağız" ifadelerini kullandı.

Kuruluşunun 10. yıl dönümüne yaklaşan Milli Savunma Üniversitesi'nin küresel ölçekte en seçkin eğitim kurumlarından biri haline geldiğini söyleyen Erdoğan, okulun eğitim kalitesini övdü. Bu dönem 125'i dost ve kardeş ülkelerden gelen misafir askeri personel olmak üzere toplam 301 subayın mezuniyet heyecanı yaşadığını belirtti.

Tören, dereceye giren kurmay subaylara diplomalarının Cumhurbaşkanı Erdoğan ve komuta kademesi tarafından takdim edilmesiyle son buldu.

Kapalıçarşı soruşturmasında iddianame tamamlandı

"Suçtan elde edilen mal varlığı değerlerinin aklanması" suçunun önlenmesine yönelik "Kapalıçarşı soruşturması"nda 504 şüpheli hakkında hazırlanan iddianamede, yasa dışı yollardan sağlanan gelirlerin, kaynağından uzaklaştırılarak finansal sisteme kabul ettirilmesi amacıyla paravan şirketlerin kullanıldığı belirtildi

10.07.2026 17:20:00
Anadolu Ajansı
 
Kapalıçarşı soruşturmasında iddianame tamamlandı
Kapalıçarşı soruşturmasında iddianame tamamlandı
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, Türker Ak ve Murat Dönmezoğlu'nun elebaşılığını yaptığı suç örgütü tarafından, Venüs Döviz Altın Yetkili Müessese AŞ'nin de arasında olduğu 369 paravan şirketin kullanıldığı, bunların çoğunun Kapalıçarşı'da dönüşümü sağlayan şirketler olduğu kaydedildi.

Örgüt bünyesinde kullanılan paravan şirketlere ilişkin finansal tespitlere yer verilen iddianamede, "Dosya kapsamında temin edilen MASAK raporları, banka hesap hareketleri, şirket kayıtları ve finansal veriler birlikte değerlendirildiğinde, örgüt tarafından kullanılan şirketlerin olağan ticari faaliyet yürütmek amacıyla kurulmuş bağımsız işletmeler şeklinde değil, suç gelirlerinin kabul edilmesi, farklı hesaplar arasında dolaştırılması, katmanlaştırılması ve sonraki finansal aşamalara aktarılması amacıyla oluşturulmuş örgütsel bir finansal ağın parçaları şeklinde faaliyet gösterdiği anlaşılmıştır." ifadeleri kullanıldı.

Soruşturma konusu şirketlere ilişkin finansal veriler incelendiğinde, örgüt bünyesinde kullanılan şirket hesaplarına yüzlerce farklı gerçek ve tüzel kişiden yüksek hacimli para girişlerinin gerçekleştiği vurgulanan iddianamede, şu tespitler yer aldı:

"Yalçın Aktariye hesaplarına 1075 farklı gerçek kişi ve 462 farklı tüzel kişiden yaklaşık 257 milyon lira, Bilhan Group hesaplarına 135 farklı gerçek kişi ve 107 farklı tüzel kişiden yaklaşık 593 milyon lira, Atahan Gıda hesaplarına yaklaşık 708 milyon lira, Biyal Tarım hesaplarına yaklaşık 406 milyon lira, Fast Gayrimenkul hesaplarına yaklaşık 233 milyon lira, İMA Bilişim hesaplarına yaklaşık 213 milyon lira, Öznacar İnşaat hesaplarına yaklaşık 149 milyon lira, Maysan Gıda hesaplarına yaklaşık 136 milyon lira, Arbe Bilişim hesaplarına yaklaşık 101 milyon lira ve Metro Sanayi hesaplarına yaklaşık 85 milyon lira seviyesinde para girişleri gerçekleştiği tespit edilmiştir."

İddianamede, şirket hesaplarında tespit edilen işlem hacmi, para transfer yoğunluğu, işlem yapan gerçek ve tüzel kişi sayısı ile şirketlerin faaliyet alanları, ticari organizasyonları ve mali yapıları birlikte değerlendirildiğinde, söz konusu finansal büyüklüklerin olağan ticari faaliyetlerle açıklanamayacak seviyede olduğu, bu durumun şirketlerin gerçek ticari faaliyet yürütmekten ziyade örgüt tarafından oluşturulan finansal sistem içerisinde fon kabulü ve transferi amacıyla kullanıldıklarını gösterdiği belirtildi.

Soruşturmaya konu şirketlerin birbirinden bağımsız ticari işletmeler olmadığının altı çizilen iddianamede, bu paravan şirketlerin örgütün suçtan elde edilen gelirleri finansal sisteme kabul etmek, katmanlaştırmak ve kaynağından uzaklaştırmak amacıyla oluşturduğu örgütsel finans sisteminin birbirini tamamlayan unsurları olarak faaliyet gösterdikleri öne sürüldü.

Paravan şirketlerin, suçtan elde edilen gelirlerin farklı hesaplar arasında dolaştırılması, döviz bürolarına aktarılması, kripto varlıklara dönüştürülmesi, ödeme kuruluşları vasıtasıyla kaynağından uzaklaştırılması ve yurt dışına çıkarılması amacıyla oluşturuldukları ifade edildi.

Sahte arayüzlü internet siteleri üzerinden forex ve e-pin dolandırıcılığı

Paravan şirketler ile örgüt yöneticisi ve üyeleri tarafından oluşturulan finansal yapı içerisine dahil edilen fonların suçtan kaynaklanan gelirlerden oluştuğu belirtilen iddianamede, örgüt yapılanmasının özellikle lisanssız forex yatırım sistemleri, yasa dışı bahis faaliyetleri, bilişim sistemleri kullanılarak gerçekleştirilen nitelikli dolandırıcılık eylemleri, sahte internet siteleri oluşturulması suretiyle gerçekleştirilen dolandırıcılık faaliyetleri, banka ve kredi kartlarının kötüye kullanılması ile çeşitli dijital dolandırıcılık yöntemleri üzerinden sistematik şekilde suç geliri elde ettiği, elde edilen bu gelirlerin daha sonra örgüt kontrolündeki finansal ağ içerisine dahil edildiği vurgulandı.

İddianamede suç gelirlerinin "sahte arayüz-internet sitesi oluşturularak, forex yatırım dolandırıcılığı ve e-pin sistemleri" kullanılarak elde edildiği, Türkiye genelinde başsavcılıklar tarafından bu dolandırıcılık yöntemine ilişkin 1112 soruşturma ve kovuşturma sürecinin yürütüldüğü kaydedildi.

Söz konusu finansal akışlar bütün halinde değerlendirildiğinde, dolandırıcılık eylemlerinden elde edilen suç gelirlerinin önce sanal POS altyapısı kullanan paravan şirket hesaplarında toplandığı, devamında farklı şirketler arasında transfer edilerek dağıtıldığı ve son aşamada Kapalıçarşı'da faaliyet gösteren döviz büroları aracılığıyla döviz veya altın alımı yapılması yöntemiyle kaynağından uzaklaştırılmaya çalışıldığı tespitine iddianamede yer verildi.

İstanbul 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, iddianame üzerindeki incelemesi sürüyor.

Kuantum ve yapay zekada devrim

Yapay zeka modellerini süper bilgisayarlarla birleştiren hibrit kuantum çağının ilk somut adımı atıldı. Kararsız kübitler artık kendi hatalarını gerçek zamanlı olarak düzeltebiliyor

10.07.2026 17:00:00
Eyüp Kabil
 
Kuantum ve yapay zekada devrim
Kuantum ve yapay zekada devrim
Teknoloji dünyasının iki dev gücü yapay zeka ve kuantum bilgisayarlar, Microsoft'un geliştirdiği "Majorana 1" çipiyle resmi olarak birleşti. Klasik bilgisayarların milyarlarca yılda çözemeyeceği karmaşık moleküler yapıları saniyeler içinde simüle edebilen bu yeni mimari, özellikle ilaç keşfi ve malzeme biliminde devrim yaratmaya hazırlanıyor. Yapay zekanın veri örüntülerini yakalama yeteneği, kuantum çiplerinin atom altı seviyedeki hesaplama gücüyle buluştuğunda kanser tedavilerinden batarya teknolojilerine kadar pek çok alanda süreçler bin kat hızlanacak.

Kırılgan kübit sorunu "topolojik" mimariyle çözüldü

Kuantum bilgisayarların önündeki en büyük engel olan "kübitlerin çevresel gürültüden etkilenerek hata yapması" problemi, ilk kez donanımsal düzeyde aşıldı. Dünya Ekonomik Forumu ve MIT Technology Review tarafından 2026'nın en kritik gelişmeleri arasında gösterilen bu yöntem, topolojik kübit tasarımına dayanıyor. Fiziksel kübitlerin mantıksal gruplar halinde bir araya getirilmesiyle oluşturulan bu yapı, sistemin kendi içindeki hataları anında tespit edip düzeltmesini sağlıyor.

Tek çipte milyonlarca kübit hedefi

Uzmanlar, hata payı sıfıra indirgenen bu yeni mimarinin ticari veri merkezlerine entegre edilmeye başlandığını belirtiyor. Microsoft Source platformunda paylaşılan teknik detaylara göre, Majorana 1 çip tasarımı sayesinde gelecekte tek bir yarı iletken plaka üzerine milyonlarca kararlı kübit yerleştirmek mümkün olacak. Bu durum, siber güvenlikten küresel lojistik ağlarının optimizasyonuna kadar dijital dünyanın çalışma mantığını kökten değiştirecek güçte bir kırılma noktası olarak kabul ediliyor.

Papara'nın sahibi Ahmet Faruk Karslı yeniden gözaltına alındı

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın Papara'nın sahibi Ahmet Faruk Karslı'nın tahliyesine yönelik İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesine yaptığı itiraz, mahkeme tarafından kabul edildi

10.07.2026 14:00:00
İhlas Haber Ajansı
 
Papara'nın sahibi Ahmet Faruk Karslı yeniden gözaltına alındı
Papara'nın sahibi Ahmet Faruk Karslı yeniden gözaltına alındı
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın Papara'nın sahibi Ahmet Faruk Karslı'nın tahliyesine yönelik İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesine yaptığı itiraz, mahkeme tarafından kabul edildi. Karslı, karar doğrultusunda yeniden gözaltına alındı.

İstanbul 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen davanın 7 Temmuz 2026 tarihli duruşmasında Papara'nın sahibi sanık Ahmet Faruk Karslı'nın tahliyesine karar verildi. Tahliye kararına İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından itiraz edildi.

İtirazı değerlendiren İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesi, Ahmet Faruk Karslı hakkında yakalama kararı çıkarılmasına hükmetti. Karar doğrultusunda Ahmet Faruk Karslı, yakalanarak gözaltına alındı. Şüpheliyle ilgili adli işlemlerin sürdüğü öğrenildi.

CHP'de Gürsel Tekin görevine devam edecek: Mahkeme tedbir kararının devamına hükmetti

CHP'nin 38. Olağan İstanbul İl Kongresi'nin iptaline ilişkin dava ertelendi. Ara kararla Gürsel Tekin'in görevine devam etmesine hükmedildi

10.07.2026 13:30:00
Haber Merkezi
 
CHP'de Gürsel Tekin görevine devam edecek: Mahkeme tedbir kararının devamına hükmetti
CHP'de Gürsel Tekin görevine devam edecek: Mahkeme tedbir kararının devamına hükmetti
CHP'nin 38. Olağan İstanbul İl Kongresi'nin iptaline yönelik görülen dava 16 Ekim'e ertelendi. Ara kararla Gürsel Tekin görevine devam edecek.

Mahkeme tedbir kararının devamına hükmetti
CHP 38. Olağan İstanbul İl Kongresi'nde seçilen il başkanı ve il yönetim kurulunun tedbiren görevlerinden uzaklaştırılmasına ve kongrede alınan kararların iptaline ilişkin açılan davada mahkeme, daha önce verilen tedbir ara kararının devamına hükmetti.

DEM Parti'nin Terörsüz Türkiye sürecine dair yaptığı toplantıda, "Öcalan'a yeni yerleşke" iddiaları da soruldu.

DEM Parti'nin Terörsüz Türkiye sürecine dair yaptığı toplantıda, "Öcalan'a yeni yerleşke" iddiaları da soruldu. DEM Parti Eş Genel Başkan Yardımcısı Tayip Temel, “Yasa geçerse Öcalan, sekretaryasıyla birlikte yeni yerleşkeye geçecek” dedi

10.07.2026 13:00:00
Haber Merkezi
 
DEM Parti'nin Terörsüz Türkiye sürecine dair yaptığı toplantıda, "Öcalan'a yeni yerleşke" iddiaları da soruldu.
DEM Parti'nin Terörsüz Türkiye sürecine dair yaptığı toplantıda, "Öcalan'a yeni yerleşke" iddiaları da soruldu.
DEM Parti Eş Genel Başkan Yardımcısı Tayip Temel, DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan, DEM Parti Milletvekili Saruhan Oluç ve DEM Parti STK Komisyon üyesi Sultan Özcan'dan oluşan heyet, Ankara'da süreçte yaşananları konuşmak, eleştiri ve görüşleri dinlemek için bir grup gazeteci ile bir araya geldi.

Toplantıda, İmralı'da Öcalan'ın çalışmalarını yürütmesi için yeni bir yer inşa edildiği haberleri de soruldu. Öcalan'a "yeni bir yerleşke inşa edildiği, ancak yasa çıkmadan Öcalan'ın buraya geçmeyi reddettiği" haberlerini Adalet Bakanlığı'nın yalanlaması da hatırlatıldı. Bu konuya dair üzerine Temel, yeni çıkacak çerçeve yasanın, Öcalan'ın süreçte nasıl yer alacağını içermesi gerektiğini ifade ederek şunu söyledi: "Yasa temmuz ayında geçer ve koşulları sağlanırsa Öcalan, sekretaryasıyla birlikte yeni yerleşkeye geçecek."

DEM Parti heyeti, 24 Mayıs'tan bu yana Abdullah Öcalan'la kendilerinin, ailesinin ve avukatlarının bir temasının olmadığını açıkladı.

Türkiye'nin ev sahipliğindeki 36.⁠ ⁠NATO Zirvesi, yürütülen diplomasi trafiği ve alınan kararlar kadar ikramlarıyla da iz bıraktı

Türkiye'nin ev sahipliğindeki 36.⁠ ⁠NATO Zirvesi, yürütülen diplomasi trafiği ve alınan kararlar kadar ikramlarıyla da iz bıraktı. Türk mutfağına özgü lezzetlerin ikram edildiği zirve, Türkiye'nin gastro-diplomasisine katkı sağladı

10.07.2026 12:41:00
AA
 
Türkiye'nin ev sahipliğindeki 36.⁠ ⁠NATO Zirvesi, yürütülen diplomasi trafiği ve alınan kararlar kadar ikramlarıyla da iz bıraktı
Türkiye'nin ev sahipliğindeki 36.⁠ ⁠NATO Zirvesi, yürütülen diplomasi trafiği ve alınan kararlar kadar ikramlarıyla da iz bıraktı
ABD Başkanı Donald Trump, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, İtalya Başbakanı Giorgia Meloni, İspanya Başbakanı Pedro Sanchez, İngiltere Başbakanı Keir Starmer, Almanya Başbakanı Friedrich Merz ve Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy'nin de aralarında olduğu 30'un üzerinde devlet ve hükümet başkanının katıldığı NATO Zirvesi'ne Türk mutfağı damgasını vurdu.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde liderler onuruna verdiği yemek iki Michelin yıldızlı şef Fatih Tutak tarafından hazırlanırken, Emine Erdoğan'ın ev sahipliğinde Çankaya Köşkü'nde devlet ve hükümet başkanlarının eşlerine verilen yemeğe Şef Osman Sezener imza attı.

Şef Sinem Özler de zirvede uluslararası heyetlere verilen resmi yemeğin menüsünü hazırlayan şeflerden biri oldu.

Gerek zirve kapsamındaki yemeklerde gerekse de liderlerin konakladığı otellerde sofralara tandır, mantı, içli köfte, sütlü Nuriye, baklava ve Maraş dondurması gibi Türk mutfağına özgü lezzetler damga vurdu.

Türk şeflerin, konuk liderler ve eşleri için hazırladığı Türk mutfağına özgü bu lezzetler, Türkiye'nin gastro-diplomasisine katkı sağladı.

"İkramlarımızda yerel lezzetleri ve ürünleri tercih ettik"
Türkiye Aşçılar Federasyonu (TAFED) Başkanı ve Sheraton Ankara Otel'in Başaşçısı Zeki Açıköz, AA muhabirine yaptığı açıklamada, NATO Zirvesi kapsamında Ankara'daki otellerde son bir hafta içerisinde yoğunluk yaşandığını belirtti. Açıköz, liderler ve heyetlerinin tercihinin marka zincir oteller olduğunu vurguladı.

Aralarında Fransa Cumhurbaşkanı Macron, İngiltere Başbakanı Starmer, İtalya Başbakanı Meloni, Almanya Başbakanı Merz, İspanya Başbakanı Sanchez ve Ukrayna Devlet Başkanı Zelenskiy'nin de olduğu 10 liderin çalıştığı Sheraton Ankara Hotel'de konakladığını kaydeden Açıköz, kimi liderlerin 2, kimi liderlerin ise 3 gün konakladığını söyledi.

Konuk devlet ve hükümet başkanlarını Türk misafirperverliğine yakışacak şekilde ağırladıklarını dile getiren Açıköz, şu ifadeleri kullandı:

"Türk misafirperverliği dünyada bir numara. Aşçılar olarak bunu en güzel şekilde yapmaya çalıştık. Bu kapsamda Türk mutfağını da çok iyi tanıttık. Çünkü Türk mutfağı sadece baklava, pide, döner ve kebaptan ibaret değil. Mutfağımızda, 7 farklı bölge, 7 farklı kültür hatta daha da fazlası var. Biz de ikramlarımızda yerel lezzetleri ve ürünleri tercih ettik."

"Türk mutfağını üst düzeyde tanıtma fırsatı bulduk"
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından zirve kapsamında konuk liderlere Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde, Emine Erdoğan'ın ev sahipliğinde Çankaya Köşkü'nde devlet ve hükümet başkanlarının eşlerine verilen yemeklere de değinen Açıköz, şöyle konuştu:

"Cumhurbaşkanlığı Külliyemizde çok muhteşem bir yemek oldu. Oraya da dışarıdan bir şefimiz geldi. Türk mutfağını inanılmaz güzel yaptılar. Şefimize ve Külliye'de çalışan bütün meslektaşlarıma çok teşekkür ediyorum. Çankaya Köşkü'nde Sayın Emine Erdoğan Hanımefendi gelen başkan, başbakan eşlerine güzel bir yemek verdi. Oraya da bir şefimiz geldi. O şefimize, ekibine ve orada çalışan bütün meslektaşlarıma da ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Zirveyle aşçılar olarak Türk mutfağını üst düzeyde tanıtma fırsatı bulduk."
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.